Yerel Haberler
Hatay
Depremle birlikte öksüz ve yetim kalan siyam ikizi kardeşleri 9 yaşında ölüm ayırdı
30 Ocak 2026 Cuma - 09:16 Depremle birlikte öksüz ve yetim kalan siyam ikizi kardeşleri 9 yaşında ölüm ayırdı Hatay’da kalçaları yapışık doğan 9 yaşındaki siyam ikizleri Ali Haydar ile Medyan İsa Çakırkaya’yı ölüm ayırdı. Öksüz ve yetim olan siyam ikizlerinden Ali Haydar, sağlık sorunları nedeniyle kaldırıldığı hastanede vefat ederek, son yolculuğuna uğurlandı. Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde yaşayan Fuat ile Miyase Çakırkaya çifti, çocuk sahibi olmak için 4. kez tüp bebek tedavisini denendi. Tüp bebek tedavisinin 4. denemesinde başarılı olan Çakırkaya çiftinin 2016 yılında siyam ikizi olan evlatları Ali Haydar ve Medyan İsa dünyaya geldi. Uzun yılların ardından evlat hasreti son bulan Çakırkaya çiftinin çocukları kalça bölgelerinden birbirlerine yapışık halde doğdular. Doğduktan 1 ay sonra ameliyata alınan siyam ikizleri, başarılı geçen ameliyatla birbirlerinden ayrıldılar. Çocuklarıyla birlikte yaşamaya devam eden Çakırkaya çiftinin adeta mutlulukları yarıda kaldı; baba Fuat 2019 yılında cinayete kurban giderken, anne Miyase depremde enkaz altında kalarak hayatını kaybetti. Depremden sonra annesiz ve babasız kalan siyam ikizlerine bakımlarını yapan halası Neval Çakırkaya, ikizlerin hem annesi hem de babası oldu. Halasının yanında yaşayan siyam ikizlerden Ali Haydar, sağlık sorunlarının artması nedeniyle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ali Haydar’ın cenazesi Karyel Mezarlığı’na defnedildi. Ali Haydar’ın ölümüne üzülen halası Çakırkaya, gözyaşlarına hakim olamadı. "Ben halası olarak hem anne oldum hem de baba oldum, kötü bir süreçti ama onlar yanımdayken zaman çok iyi geçiyordu" Annesiz ve babasız kalan siyam ikizlerine hem anne hem de baba olan hala Neval Çakırkaya, "Ali Haydar’ın çok iyi bir hayatı vardı. Ali Haydar ve Medyan İsa ile birlikte siyam ikizi olarak doğdular. Doğduktan 1 sonra ameliyatla ayrıldılar. Kardeşi yaşıyor. Anneleri depremde ölürken babaları ise alacak verecek meselesi yüzünden 2019 yılında öldü. Ali Haydar’ın sağlık sorunları vardı. Akciğer enzimleri, açık kalp ameliyatı, kalbinde delikler vardı ve epilepsi rahatsızlıkları vardı. Cenazesini mezarlığa defnedildi. Ali Haydar ve kardeşi birlikte 1 ay yapışık olarak yaşadılar. Bazı doktorlar 3 ila 6 ay içerisinde ayrılırlar dediler ama Ankara’da hastanede 1 ay sonra ameliyatla ayrıldılar. Ben halası olarak hem anne oldum hem de baba oldum. Kötü bir süreçti ama onlar yanımdayken çok iyi geçiyordu. Onların yanında kendimi iyi hissediyordum. O Cennette ve nur içinde yatsın" ifadelerini kullandı.
’Üşümesin’ diye montunu veren albayı bulan Beliz, görüşmede duygusal anlar yaşadı
30 Ocak 2026 Cuma - 08:55 ’Üşümesin’ diye montunu veren albayı bulan Beliz, görüşmede duygusal anlar yaşadı Hatay’da depremde vefat eden annesini ve ağabeyini 13. saatte enkaz altından çıkaran askerin kendisine üşümesin diye verdiği montu 3 yıldır özenle saklayan Beliz Aydın, emanetin sahibi olan Emekli Albay Raşit Çelik ile göz yaşları içerisinde görüntülü görüşme gerçekleştirdi. Görüşme esnasında Beliz’e ‘Devletimiz adına oradaydık, devletimiz sizinle beraber olsun diye biz oradaydık. O montta devletimizin bir montu, benim değil’ diyen Emekli Albay Çelik’in sözleriyse gururlandırdı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay’da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Cebrail Mahallesi’nde yakalanan 19 yaşındaki Beliz Aydın’ın enkaz altında çıkartılan annesi Betül Günyaşar hastanede hayatını kaybederken ağabeyi Abdurrahman Aydın iki bacağı ampute edilerek hayatta kaldı. Asrın felaketini derinden yaşayan Beliz, depremin 13.saatinde enkazın altından annesi ve ağabeyini kurtaran askerin kendisine üşümesin diye emanet olarak verdiği parkayı 3 yıldır özenle saklıyordu. Beliz’in özenle sakladığı emaneti Türkiye gündemine getiren İhlas Haber Ajansı’nın haberi sonrası montu genç kıza verenin Emekli Albay Raşit Çelik olduğu ortaya çıktı. Emanetin sahibi olan Emekli Albay Çelik, Beliz’i arayarak 3 yıl sonra görüşme gerçekleştirdi. Gözyaşları içerisinde geçen duygusal görüşmede Emekli Albay Çelik’in söyledikleriyse gururlandırdı. "Ben, sen kendini yalnız hissetme diye ‘Gelip, tekrar montu senden alacağım’ demiştim" Deprem günü Beliz ile aralarında geçen diyaloğu anlatan Emekli Albay Çelik, "Seni böyle görünce çok mutlu oldum. Ben montu sana verirken kardeşin ve anneni arabamıza koyduk, babanda geldi bizle beraber. Tek başına kalmıştın, yabancı kişiler vardı ve sen bana ‘ben bunları tanımıyorum’ demiştin. Bende, sen yalnızlık hissetme diye ‘Gelip, tekrar montu senden alacağım’ demiştim. Hatıralar bazen böyle kötü zamanlarda oluşuyor, o gün çok kötü bir gündü. Biz askerimizle beraber çok yerde görev yaptık, o anda orada kimse yoktu ve çok karanlıktı. Umarım, mont seni sıcak tutmuştur. Ben daha sonra geri geldim, gelmekte çok zordu. Askerlerimizle bir çok yere uğramak zorunda kaldık. Oradakilere sorduğum zaman, akrabalarının seni götürdüğünü söylemişlerdi bana. Annene çok üzüldüm, ağabeyinde en azından yaşıyor ve ona sevindim. Annene Allah rahmet eylesin, elimizden geleni yapmaya çalıştık. Orada senin gibi bir çok insan vardı, bir çoğunun hayatı söndü ve bir çoğunun hayatı devam etti. Çok şükür ağabeyin kurtuldu, sen kurtuldun ve biz çok sevindik. Ağabeyine çok selam söyle, oda o anları gördü. Zor anlardı, gerçekten çok zor anlardı" dedi. "O mont sende bir hatıra olarak kalsın, çok iyi bir hatıra değil ama devletimizin yanında olduğunun bir göstergesi olsun senin açından onu isterim" Emekli Albay Çelik, depremin 1.gününde Türkiye Cumhuriyet Devleti adına Hatay’da olduklarını ve Beliz’e verdiği montun asıl sahibinin millet olduğunu ifade ederek "Bir şey yapmak gerekiyordu, bizde bir şey yapmaya çalışıyorduk. Devletimiz adına oradaydık, devletimiz sizinle beraber olsun diye biz oradaydık. O montta devletimizin bir montu, benim değil. Milletimizin montuydu, milletimize geri verdik ve bunu böyle algılamanı istiyorum, benim şahsi montum değil. O mont artık sende kalsın, asıl sahibi milletimiz ve sizlersiniz. O mont sende bir hatıra olarak kalsın, çok iyi bir hatıra değil ama devletimizin yanında olduğunun bir göstergesi olsun senin açından onu isterim. Seni almışlardı, eğer seni orada tek başına görsem daha çok üzülürdüm. En azından o gün güvenli bir yere gitmen beni sevindirmişti. Kendine çok dikkat et" ifadelerini kullandı. "O mont beni gerçekten güvende hissettirdi, kendimi çok güvende hissetmiştim" Emekli Albay Çelik tarafından verilen montla kendisini yalnız hissetmediğini söyleyen Beliz Aydın, "Bende sizi gördüğüme mutlu oldum. Montu hala saklıyorum. Siz gittikten sonra dayım geldi, ben gitmek istemiyorum dedim. Annemleri bekleyeceğim dedim ama orada tek başıma durmamı istemediler. Ben size çok ulaşmak istedim. Çok teşekkür etmek istedim, ben geri vermek için sizi bekliyordum ve hep sakladım, montu. Ogün gerçekten, kendimi yalnız hissetmemiştim. O mont beni gerçekten güvende hissettirdi, kendimi çok güvende hissetmiştim. Bende annemin en yakın arkadaşı Çilem teyzemin vasıtasıyla sizlere ulaştım, onlarla da tanışmanızı isterim" dedi.