Yerel Haberler
Hatay
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:00 Mesleğine olan ciddiyetini kaybetmeyen berber, yaz kış demeden müşterilerini takım elbiseyle tıraş ediyor Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 46 yıldır berberlik yapan Selahattin Aslan, son 5 yıldır yaz kış demeden müşterilerine olan saygısından dolayı takım elbiseyle tıraş ediyor. Reyhanlı ilçesi Yeşilova Mahallesi’nde yaşayan 56 yaşındaki berber Selahattin Aslan, 10 yaşındayken çırak olarak başladığı berberlik mesleğini 46 yıldır sürdürüyor. Berberliği 1979 yılından bu güne ilk günkü aşkla sürdüren Aslan, ilk yıllarda ustura, el makinesi ve makasla çalışırken yıllar geçtikten sonra iş yerinde protez saçtan cilt bakımına kadar hizmet vererek işini hevesle yapıyor. Şehirdeki meslektaşlarından farklı bir ilke edinen Aslan, müşterilerine olan saygısından dolayı yıllardır müşterilerini takım elbiseyle tıraş ediyor. Berberliği 46 yıldır severek yapan Aslan’ın takım elbiseyle yaptığı tıraşa müşterileri ilk başta şaşırsalar da yıllar geçtikçe alıştılar. "Kendime ve müşterime saygımdan o günden beri 5 yıldır takım elbiseyle çalışıyorum" Müşterilerini yıllardan beri takım elbiseyle karşılayıp tıraş ettiğini ifade eden Selahattin Aslan, "Ben 1979’dan beri bu erkek berberliğini yapmaktayım. Mesleğe ilk başladığım yıllarda bir ustura, o zamanlarda jilet yoktu. O zamanlarda el makinesi, makas ve tarakla biz bu işi yürütürdük. O günden bu yana da Reyhanlı’ya hep yeniliklerle geldik. Çok şükür şu anda iş yerimizde; protez saç, lazer epilasyon, cilt bakım, hacamat ve erkek adına ne düşünüyorsan hepsi mevcut var. Berber mesleğinde 46 yılı bitirip 47’nci yıla gireceğim. Ben normalde giyinmeyi ve gezmeyi seven biriyim. Son 5 yıldır kendime ilke edindim. Kendime ve müşterime saygımdan dolayı o günden beri 5 yıldır takım elbiseyle çalışıyorum. Tabii şaşıranlar ve tuhafına gidenler de var. Yaz ve kış her zaman takım elbiseli olduğum için ’seni rahatsız etmiyor mu’ diyenler de var ama ben kendimi rahat hissediyorum" dedi. "Çocuklar ağlamasınlar diye ben de o tıraş koltuğu yerine araba koltuğu aldım ve o araba içerisinde çocukları tıraş ediyorum" Çocuklar tıraş olurken ağlamasın diye arabalı tıraş koltuğu kullandığını ifade eden Selahattin Aslan, "Arkamızda da gördüğünüz gibi çocuklar tıraşa geliyor. Çocuklar tıraşda biliyorsunuz ki hep ağlarlar. Çocuklar ağlamasınlar diye ben de o tıraş koltuğunu yerine araba koltuğu aldım, araba içerisinde çocukları tıraş ediyorum. O şekilde daha ağlamıyorlar. İstedikleri modeller daha net çıkıyor ve daha güzel oluyor. Bu mesleği 46 yıldır bu mesleği yapmaktayım, işimi severek yapıyorum. Ben çocuk yaşta bu mesleğe başladığımda, mesleği sevdiğimden dolayı biran önce adapte oldum. Kendimi bu mesleğe alıştırdım ve o gündür bu gündür devam ediyorum. Allah izin verirse ömrümün sonuna kadar bu şekilde çalışacağım. İstiyorum ki meslektaşlarım işlerini severek yapsınlar ve bu mesleği öldürmesinler" ifadelerini kullandı.
‘Abi’ diye seslenenler olsa da oto yıkamacı Gülcan, depremin yıkamadığı hayalleriyle ekmek parasını kazanıyor
01 Ağustos 2025 Cuma - 09:46 ‘Abi’ diye seslenenler olsa da oto yıkamacı Gülcan, depremin yıkamadığı hayalleriyle ekmek parasını kazanıyor Hatay’da depremde iş yeri yıkılan ve ardından yeni açtığı iş yerinde hayata tutunan oto yıkamacı Gülcan Kırk, erkek mesleği olarak bilinen oto yıkamacılığını 6 yıldır sürdürüyor. Antakya ilçesinde yaşayan 44 yaşındaki Gülcan Kırk, kendi işini kurma hayaliyle 2019 yılında oto yıkamacı açtı. Depreme kadar Kuzeytepe Mahallesi’nde ilk açtığı iş yerinde yıkamacılık yapan Kırk’ın iş yeri asrın felaketinde yıkıldı. Depremin ardından 8 ay ara veren ve ardından Ekinci Mahallesi’nde yeni iş yerini açan Kırk, mesleğini kaldığı yerden devam ettirmeye başladı. Oto yıkamasını il açtığında ‘yapamazsın’ diyenlerin söylemlerine ve kendisine zaman zaman ‘abi’ diyerek hitap eden müşterilerinin bakış açısına rağmen mesleğini sürdürmekten vazgeçmeyen Kırk, 6 yıldır araç yıkayarak ekmek parasını kazanmaya devam ediyor. "Hayalimde olan ya kuruyemişçi olacaktım ya da oto yıkamacı olacaktım. Ben de oto yıkamacı olmaya karar verdim" 2019 yılında başladığı oto yıkamacı mesleğinde 6’ncı yılını geride bırakan Gülcan Kırk, "Oto yıkama işletmecisi olarak burada araba yıkıyorum. Pasta cila, seramik kaplama, ppf kaplama, cam filmi ve jant boyama işleri yapıyorum. Ben 2019 yılında bu işe başladım. Deprem senesine kadar işimi çok güzel bir şekilde devam ettirdim. Depremden önceki iş yerim Antakya ilçesi Kuzeytepe Mahallesi’ndeydi. Depremde maalesef direkt iş yerim yerle bir oldu. Depremden 8 ay aradan sonra yer değişikliği olarak burada tekrar işimi devam ettiriyorum. Bu işe başlamadan önce ben arabaları yıkamaya veriyordum ama istediğim temizliği alamıyordum. Ben de oto yıkamacı olmaya karar verdim. İşe başlarken çok güzel tepkiler aldım. İlk başlarda çok fazla şaşırıyorlardı. Hatta çoğu insan benim bu işi yapamayacağımı, 3 ay sonra devredeceğimi düşünürken 6’ncı yılımdayım şu an. Örneğin; abi diye sesleniyorlar ama arabanın içerisinden ben çıkınca çok şaşırıyorlardı. Güzel tepkiler alıyorum. Bu yıl 6’ncı yılım olduğu için artık alıştılar. Temizlik yapmayı seviyorum. Kirli bir şeyi insanlara temiz vermeyi, o yüzlerindeki ifadeyi görmeyi çok seviyorum. İşimi de çok seviyorum" dedi. Kadın oto yıkamacıya ilk başlarda ön yargılı olduğunu sonra alıştığını söyleyen müşteri Ali Baz ise, "Kadın birinin araba yıkayacağını düşünmedim. Çünkü biraz güç gerektiren bir iş olduğunu düşündüm. Arabayı yıkadıktan sonra diğer araç yıkama yerlerine göre şöyle bir farklılık var. Özellikle en ufak noktasının bile temizlendiğini gördüm ve gerçekten benim eşim de öyledir. En ufak noktayı bile temizler ve bence bu biraz kadınlara has bir özelliktir. Ayrıca aracın bagajının torpidosunun her noktasının da düzenli bir şekilde tarafıma teslim edildiğini görünce gerçekten hep aynı yere getirmek durumunda kaldık" ifadelerini kullandı.
Kavurucu sıcakta gerçekleştirilen beton dökümü katılaşma sürecini etkiliyor
01 Ağustos 2025 Cuma - 09:19 Kavurucu sıcakta gerçekleştirilen beton dökümü katılaşma sürecini etkiliyor İskenderun Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde görevli Dr. Öğretim Üyesi Sıtkı Alper Özdemir, aşırı sıcak havalarda gerçekleştirilen beton dökümünün katılaşma etkisine dikkat çekerek, yaz aylarında beton dökümünün gece saatlerinde yapılması gerektiğini söyledi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkım yaşayan Hatay’da yerinde dönüşüm projeleri ve yeni konut inşaatları hız kesmeden devam ediyor. Hava sıcaklığının zaman zaman 40 derecenin üzerine çıktığı kentte kavurucu sıcak inşaat çalışmalarını da etkiliyor. İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Mühendislik Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Sıtkı Alper Özdemir, aşırı sıcak havalarda yapılan beton dökümlerinde dikkat edilmesi gereken hususlara dair açıklamalarda bulundu. Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarının beton kalitesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Özdemir, "Yaş betonun priz süreci 1 ila 3 saat arasında başlar ve 28 gün boyunca devam eder. Bu süreçte betonun içerisindeki suyun korunması ve düzenli olarak nemlendirilmesi, maksimum dayanım için kritik öneme sahiptir" dedi. "Güneşin etkisinin azaldığı akşam saatlerinden sabaha kadar yapılan dökümler, betonun daha sağlıklı bir şekilde priz almasını sağlar" Yaz aylarında gece saatlerinde beton dökümünün katılaşmaya etkisinin yüksek olduğunu ifade eden Özdemir, "Özellikle 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda, dökülen betonun yüzeylerinin telis bezi ile kapatılması ve bu bezin sürekli nemli tutulması gerekiyor. Bu yöntem hem ekonomik hem de kolay uygulanabilir bir çözümdür. Belediyeler, yaz aylarında beton döküm saatlerini düzenleyebilir. Güneşin etkisinin azaldığı akşam saatlerinden sabaha kadar yapılan dökümler, betonun daha sağlıklı bir şekilde priz almasını sağlar. Bu tür önlemlerle hem yapıların dayanıklılığı artacak hem de inşaat süreci güvence altına alınacaktır" diye konuştu.
Kavurucu sıcakta kadınların tandır başında zorlu mesaisi
31 Temmuz 2025 Perşembe - 09:49 Kavurucu sıcakta kadınların tandır başında zorlu mesaisi HATAY (İHA) – Hatay’da emekçi kadınlar, 45 dereceyi bulan kavurucu sıcağa rağmen tandır başında mesai yaparak ekmek paralarını kazanmaya devam ediyor. Hatay’da kavurucu sıcaklıklar etkili olmaya devam ediyor. 45 dereceyi bulan hava sıcaklığı kentte çeşitli meslek gruplarını olumsuz etkiliyor. Sıcak havada zorlu mesaiyi sürdüren emekçi kadınlar, alevlerin içerisinde tandır başında çalışarak ekmek paralarını kazanıyorlar. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan 5 kadın, tandırcılık mesleğini yaparak aile ekonomisine katkı sağlıyorlar. Kavurucu sıcağa rağmen pişirilen; ekmek, biberli ekmek ve gözleme vatandaşların damağında tat bırakıyor. "Tandır çok sıcak, kışın soğuk ama yine tandıra elini sokup o ekmeği çıkarmak zorunda kalıyorsun" Alevlerin yükseldiği tandırın içine elini soktuklarını söyleyen Makbule Doğru, "Tandırda ekmek yapıyoruz, biberli, ıspanaklı, peynirli, patatesli yapıyoruz. 3 yıldır tandırcılık yapıyorum. Tandırcılık çok zor, buradaki iş çok çok yoğun oluyor. Bu ateşe elimizi koyuyoruz düşünün. Sabah ezanın ardından hamur yoğuruluyor sonra tandırı yakıyoruz. Hamurların kesimini ve ekmekleri yapıyoruz. Fiyatlar uygun ve müşteri memnun kalıyor, bir yiyen bir tane daha yiyor. Herkes buradaki emeği görüyor ve ekmeği alan Allah yardımcınız olsun diyor. Ekmeği yiyen ve ateşi görenler emeği görüyor. Kışın soğuk ama yine tandıra elini sokup o ekmeği çıkarmak zorunda kalıyorsun. Yapmak zorunda olduğumuz için gene o sıcağa elimiz girecek" dedi. "Tandır önünde durunca sanki solaryuma girmiş gibi kapkara olduk" Tandırda sıcak havada çalışmanın zorluğundan bahseden Şehire Koşar, "Tandırda sıcakta ekmek yapıyoruz. Bu sac tavandan 50 dereceyi de geçtiği oluyor. Biz zor şartlarda çalışıyoruz. Ekmek, katıklı ekmek, biberli, patatesli ve ıspanaklı gözleme yapıyoruz. İnsanlarda her yerden gelip alıyorlar. Tandırcılık dünyanın en zor mesleği diyebilirim. Burası hem çok sıcak hem insanlar sabahtan kahvaltıya geliyor ve onlara hizmet vermek zorundasın. Sabah 07.00’de geliyoruz. Sipariş olursa akşama kadar sürüyor ama eğer sipariş olmazsa 15.00 veya 16.00’ya kadar çalışıyoruz. Tandır önünde durunca sanki solaryuma girmiş gibi kapkara olduk. Sıcaklıklara artık gerçekten alıştık" ifadelerini kullandı.