Yerel Haberler
Hatay
21 Nisan 2026 Salı - 10:04 25 yıl sonra gerçekleşen tarihi anlara tanıklık etmek isteyen vatandaşlar, baraj kapaklarının açıldığı anları meraklı gözlerle izledi Hatay’da Amik Ovası’nın su kaynaklarından olan Yarseli Barajı, 25 yılın ardından aşırı yağışlarla yüzde 100 doluluk oranına ulaştı ve su tahliyesi için baraj kapakları açıldı. En son 2001 yılında baraj kapakları açılan Yarseli Barajı’nda gerçekleşecek su tahliyesini izlemek isteyen meraklı vatandaşların ilgisi havadan görüntülendi. Antakya ilçesi Avsuyu Mahallesi’nin sınırlarında yer alan Yarseli Barajı, Türkiye’nin bereketli topraklarından olan Amik Ovası’na uzun yıllardır su sağlıyor. Bölgenin ekonomik olarak kalkınmasında önemli rol oynayan Yarseli Barajı, bu yılki bereketli yağışlarla yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Geçen yıl son 65 yılın en kurak yılının yaşanmasından dolayı olumsuz etkilenen Yarseli Barajı, bu yılki yağışlarla tam kapasitesini aşarken barajların kapakları 3 santim açılarak su tahliyesine başlandı. Geçen yılı kuraklıkla geçiren Yarseli Barajı’nda, 2001 yılının ardından 25 yıl sonra yeniden su tahliyesi gerçekleştirildiği öğrenildi ve uzun yıllar sonra gerçekleşen su tahliyesine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Yarseli Barajı’nın kapakları açılarak suyun tahliye edilmesi ve vatandaşların ilgisi havadan görüntülendi. "En son baraj tahliye edildiğinde ben 2 yaşındaydım ve burada 3 köyden insanlar izlemeye geldi" Bereketli yağışlarla dolan Yarseli Barajı’nda gerçekleşen su tahliyesini görmek için 3 köyden insanların geldiğini ifade eden Ali İnal, "Bu yıl bol bereketli yağışlar vardı. Geçen yıl kuraklık vardı ama bu yıl yağışlarla barajımız yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Barajımızdaki fazla suyu tahliye ediliyor. Baraj yüzde 100 ulaştığı için sabahtan vatandaşlara tahliye edilecek diye haber verdiler. Köyde de vatandaşlar, baraj patlayacak mı diye tedirgin içindelerdi. Barajımızdaki su tahliye ediliyor ve sorun yok. Herkes burada ve merakla izliyordu. En son baraj tahliye edildiğinde ben 2 yaşındaydım. Şimdi nasip oldu ve bizde izlemeye geldik. Burada 3 köyden insanlar izlemeye geldi" dedi. "En son Yarseli Barajı’nın tahliyesi 2001 yılında gerçekleşti" Yarseli Barajı’nda su tahliyesinin en son 2001 yılında gerçekleştiğini söyleyen Avsuyu Mahalle Muhtarı Hasip Güngörmüş, "Bu yılki yağışlar bereketli geçti. Yarseli Barajımız yüzde 100 doluluk oranı var. Şu anda barajın tahliyesi yapılıyor. En son barajın tahliyesi 2001 yılında gerçekleşti. 2019 yılında yüzde 80 oranına ulaşmıştı ama bu yıl bol yağışlardan dolayı tahliye ediliyor. Geçen yıl bayağı bir kuraklık yaşadık. Tarımsal ve içme sularında ciddi sıkıntılar olmuştu ama inşallah bu yıl bereketli bir yıl olur. Yarseli Barajı tarımsal arazileri sulama amaçlı kullanılıyor. Buradan Asi Nehri’ne akıyor. Buradan Asi Nehri’ne, oradan da denize dökülüyor. Vatandaş çoktandır bu doluluk oranını görmemişti ve güneşli bir havada herkes buraya gelip izlediler" şeklinde konuştu. "Uzun zamandır kuraklık yaşıyorduk ama bu yıl bol yağış aldık. Bol yağışlardan dolayı sular tahliye ediliyor" Uzun yıllardır yaşanan kuraklıktan dolayı tamamen dolmayan barajın kuvvetli yağışlarla dolduğunu ifade eden Ahmet Alver, "Bu yıl bereketli ve bol yağışlı bir yıl geçiriyoruz. Barajımız da yüzde 100 doluluk oranını geçti. Barajımızın biraz kısmı tahliye ediliyor. Uzun zamandır kuraklık yaşıyorduk ama bu yıl bol yağış aldık. Bol yağışlardan dolayı sular tahliye ediliyor. Uzun zamandır kuraklıktan dolayı vatandaşlar bu yıl ilgi gösteriyor. Buradaki barajdaki sular tarım arazilerini sulamakta kullanılıyor" ifadelerini kullandı.
21 Nisan 2026 Salı - 09:30 Hatay’da 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 13-19 Nisan tarihleri arasında kaçakçılık olaylarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 19 şüpheli hakkında işlem yapılırken, 3 kişi tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, il genelinde gerçekleştirilen çalışmalarda toplam 14 olay meydana geldi. Olaylar kapsamında 1 şahıs hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet, 9 şahıs hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet, 2 şahıs hakkında resmî belgede sahtecilik, 1 şahıs hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve 6 şahıs hakkında ise Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında rüşvet suçundan işlem yapıldı. Rüşvet suçundan işlem yapılan 6 şahıstan 3’ü tutuklanırken, 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer 13 şüpheli ise işlemlerinin ardından serbest kaldı. Operasyonlarda 73 adet elektronik sigara, 7 bin 160 adet gümrük kaçağı sigara, 4 adet kaçak cep telefonu, 140 kilogram tütün, 118 kilogram nargile tütünü, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız tüfek ile 135 adet fişek ele geçirildi. Öte yandan, rüşvet soruşturması kapsamında CMK 135 tedbirleri uygulanan ve aralarında polis memuru, Nüfus Müdürlüğü personeli ile iş takipçisinin de bulunduğu 6 şüpheliye yönelik 14 Nisan’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 1 adet ruhsatsız tabanca, 22 adet fişek, 36 adet av tüfeği fişeği, 135 adet 9x19 mm fişek ile çok sayıda evrak ele geçirildi. Ayrıca, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarda Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan 3 yıl 7 ay 22 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 kişi yakalanarak tutuklandı ve cezaevine teslim edildi.
Cumhurbaşkanının açıkladığı deprem konutlarının fiyatları depremzedeleri sevindirdi
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:17 Cumhurbaşkanının açıkladığı deprem konutlarının fiyatları depremzedeleri sevindirdi HATAY (İHA) – Hatay’da deprem konutlarında yaşayan vatandaşların yüzü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem konutlarının ödemesinin faizsiz, 2 yıl ödemesiz, 18 yıl aylık 8 bin 750 TL’lik taksitlerle ve peşin satış bedelinin 484 bin TL olacağını açıklamasıyla güldü. Depremden sonra sıcak yuvasında yaşamaya başlayan depremzede Engin Aşkar, evlerin fiyatlarının daha yüksek olmasını beklerken açıklanan fiyatların kendisini sevindirdiğini söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da binlerce bina yerle bir olmuştu. Asrın felaketi sonrası kısa sürede başlayan ihya ve inşa çalışmaları kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından konutların inşaatına başlanmıştı. Asrın inşasıyla birlikte yuvalarına kavuşan vatandaşlara güzel haber Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konut fiyatlarının faizsiz, 2 yıl ödemesiz, 18 yıl aylık 8 bin 750 TL’lik taksitlerle ve peşin satış bedelinin 484 bin TL olacağını açıklaması vatandaşların yüzünü güldürdü. Depremde evi yıkılan ve Antakya ilçesi Güldüren Mahallesi’nde yeni sıcak yuvasında yaşayan depremzede Engin Aşkar, "Deprem konutlarının açıklandığı fiyattan aslında daha üst bekliyordum ama şu anki fiyat bizi sevindirici bir haber oldu" dedi. Belirlenen rakamın herkesin ödeyebileceği bir fiyat olduğunu ifade eden Aşkar, "Depremde çok kötü şeyler yaşadık ve korkunçtu. O anı hatırlamak istemiyorum. En ufak bir sarsıntıda o anları tekrar yaşıyoruz. Onu atlatmak çok zor oldu. Şimdiki evimiz daha rahat ve ısı yalıtım her şey güzel. Evimiz 3+1 odalı. 2 çocuğum var ve perde duvar olması güven veriyor. Deprem konutlarının açıklandığı fiyattan aslında daha üst bekliyordum. Şu anki fiyat bizi sevindiren bir haber oldu. Beklediğimizin rakamın altında oldu. Herkesin ödeyebileceğini düşünüyorum. Böyle olması iyi oldu. Bu haber bizi mutlu etti. Eve girmeden önümüze kağıt verdiler ve onları imzaladık. İmzalamak zorunda kaldığımız için herkeste böyle bir panik oldu ve korku oldu. ’Bak devlet şöyle yapar, ödeyemeyeceksiniz ve çok borca gireceksiniz. Hatta 5, 8, 10 milyon gibi para isteyecekler.’ Bu kadar insan mağdur iken bu rakamları kesin ödeyemez de, mantıklı düşünmek lazımdı. Biz de mantıklı olanı yaptık ve şu an belirlenen fiyat bence herkesin rahat bir şekilde ödeyebileceği güzel bir fiyat oldu. Buradan yetkililere ailem adına çok teşekkür ediyorum. Hiç olmazsa öyle bir barınma olanağı sundular. Evler için de ödeme kolaylığı sağlandığı için ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. "Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın açıkladığı ev fiyatları çok iyi, ucuzdu ve fiyatı çok beğendik" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı konut fiyatlarının çok uygun olduğunu söyleyen depremzede Mehmet Kılınç ise, "Deprem zamanında hanımla birlikte korku içinde dışarıya çıktık. Hanım, çocuklar ve torunların hepsi ağlıyordu. Oradan çıktıktan sonra bizleri konteyner kente gönderdiler. 15 ay konteynerde kaldık. Depremde evimiz yıkıldı ve akrabalarımız öldü. TOKİ’den çıkan evimiz çok konforlu, güzel ve dört dörtlük ev oldu. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın açıkladığı ev fiyatları çok iyi ve ucuzdu. Fiyatı çok beğendik. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun, devletimizden Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
‘Bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladı, bırakabilmek için 15 yıldır mücadele ediyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:55 ‘Bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladı, bırakabilmek için 15 yıldır mücadele ediyor Hatay’da görevli Doktor Abdulkerim Girişken, sigara bağımlılığından kurtulmak için kişin kararlı olması gerektiğini ifade ederek sigarayı bırakmak isteyenlerin sigara bırakma klinikleri veya ‘Alo 171’i arayarak bağımlılıklarından kurtulabileceklerini söyledi. Sigarayı bırakabilmek için 15 yıldır mücadele veren Alican Rende, ‘bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladığını anlattı. Tütün kullanımı, günümüzde halk sağlığını tehdit eden en büyük önlenebilir nedenlerden biri olarak kabul ediliyor. Türkiye’de insanların en çok kullanılan Sigara; başta akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmak üzere pek çok solunum sistemi hastalığına yol açarken, kalp-damar hastalıkları ve inme riskini de ciddi ölçüde rahatsızlıklara zemin hazırlıyor. Sigara kullanımın çocuk yaşlarına kadar düşerken sigarayla tanışma anlarının sigara bağımlılığın başlangıcı olarak görülüyor. Sigara bağımlısı olan insanların ‘Ben bağımlı değilim’ diyerek inkar ettiğini söyleyen Arsuz ilçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli Doktor Abdulkerim Girişken, sigara bağımlılığından kurtulmaya karar vermiş kişiler ilçe sağlık müdürlüklerimizde sigara bırakma kliniklerine başvuru yaparak ilk adımı atacaklarını söyledi. Lise zamanlarından arkadaşlarından görerek sigara içmeye başladığını ifade eden Alican Rende, 15 yılın ardından sigarayı bırakmak istediği için hastaneye başvurduğunu söyledi. "Bu süreç içerisinde de yemeklerden tat alma, koku alma ve fiziksel olarak akciğerlerin temizlenme aşaması başlıyor" Sigarayı bırakmak isteyenlerin öncelikle isteyerek karar vermesinin önemli olduğunu söyleyen Doktor Abdülkerim Girişken, sigara kullanımının kanser riskini ortaya çıkarabileceğini belirterek "Sigarayla tanışma aslında çocuk yaşlarda başlıyor. Ailemizde, çevremizde içen bireylerle tanışmış oluyoruz. Özellikle kötü kokusu çok akıllarda yer kalıyor. Zamanla bunu kullanma aşamasına gelen ilk tanışma ise ortaokul çağında başlamış olabiliyor. Bu yaşlara kadar düştü ne yazık ki; ilerleyen çağlarda arkadaş ortamı, iş hayatı, kötü bir zaman geçmişi olan durumlarda sigarayla tanışmak çok mümkün oluyor. Aslında burada içenler ‘ben bağımlı değilim’ diyerek bana çok inkar ediyorlar. Bireyin ilk önce bunun için karar vermesi lazım. Karar vermekle istemek arasında fark var. Kişi buna kararlıysa, eylemleri doğrultusunda sigarayı bırakmak için hedefler belirler. Sigara kullanımı özellikle solunum sisteminde ve kardiovasküler sistemde çok sıkıntılar yaşatıyor. Ağız ciğerlerimizde, dudağımızda, dişimizde, gırtlağımızda, boğazımızda ağrılara sebep olur, tür yerlerde ne yazık ki kanser risklerine yol açabiliyor. Özellikle sigara ilk bırakma aşamalarında kişi çok yoruluyor. Bu süreç içerisinde de yemeklerden tat alma, koku alma ve fiziksel olarak akciğerlerin temizlenme aşaması başlıyor. İlk 1 yılda neredeyse yüzde 70’i, 2 yılda ise yılda neredeyse yüzde 95’i eski haline tamamen dönmüş bir hale ulaşıyor. Sigara bırakmaya karar vermiş kişiler ilçe sağlık müdürlüklerimizde sigara bırakma kliniklerine başvurabilirler. Buna ek olarak Alo 171’i arayarak ilgili hizmetleri alabilirler" şeklinde konuştu. "15 yıl önce lise zamanlarındayken arkadaşlarımdan görüp ‘onlara bir şey olmuyorsa bana da bir şey olmaz’ diye başladım" Lise zamanlarında başladığı sigarayı 15 yılın ardından bırakmak istediğini söyleyen Alican Rende, "15 yıl olması gerekiyor lise zamanlarındayken arkadaşlarımdan görüp ‘onlara bir şey olmuyorsa bana da bir şey olmaz’ diye başladım. Bir yerden sonra uyanınca sigara içtiğini fark ediyorsun ve sigaran bittiği zaman arıyorsun. O zaman bağımlı olduğunu fark ediyorsun. Üniversite öğrencisiyken, 7 yıl önce ilaç vardı ve onu kullandım. Uzun süre bıraktım ama pandemi döneminde geri başladım. Pandemi bittiğinde tekrardan bıraktım. Depremle birlikte geri başladım. Ağız alışkanlığı olduğu için bir şeyler yemek zorundaymışım gibi hissediyordum ve çevreyi değiştiremedim. Çevremde herkes sigara içiyordu ama ilaçla bıraktığım dönemde bütün dumanlar beni rahatsız etmeye başladı, o günler güzeldi. Farkında olmadan tekrardan başladım. Bir defadan olmaz diye geri başladım ve sonrasında alışkanlık geri geliyor. Yoğun ve stresli bir dönemden geçiyorum. Bırakmaya karar verdiğim bir dönem var ama o şu an değil. Sigarayı hiç sevmiyorum. Cidden sevmeden içiyorum ama alışkanlık bir şekilde çözemiyorum. Şu şekilde sigara içilmeyen ortamda insanlarla oturamıyorum, bu sıkıntılı bir durum geliyor. Sigara içmeyen arkadaşlarımız da sigara içilen ortama girdiği için bizle oturmak istemediğini fark ediyorsun. Kıyafetlerin veya saçın kötü kokuyor. Sigarayı bırakmayı istediğim için buradayım" ifadelerini kullandı.
‘Bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladı, bırakabilmek için 15 yıldır mücadele ediyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:54 ‘Bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladı, bırakabilmek için 15 yıldır mücadele ediyor Hatay’da görevli Doktor Abdulkerim Girişken, sigara bağımlılığından kurtulmak için kişin kararlı olması gerektiğini ifade ederek sigarayı bırakmak isteyenlerin sigara bırakma klinikleri veya ‘Alo 171’i arayarak bağımlılıklarından kurtulabileceklerini söyledi. Sigarayı bırakabilmek için 15 yıldır mücadele veren Alican Rende, ‘bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladığını anlattı. Tütün kullanımı, günümüzde halk sağlığını tehdit eden en büyük önlenebilir nedenlerden biri olarak kabul ediliyor. Türkiye’de insanların en çok kullanılan Sigara; başta akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmak üzere pek çok solunum sistemi hastalığına yol açarken, kalp-damar hastalıkları ve inme riskini de ciddi ölçüde rahatsızlıklara zemin hazırlıyor. Sigara kullanımın çocuk yaşlarına kadar düşerken sigarayla tanışma anlarının sigara bağımlılığın başlangıcı olarak görülüyor. Sigara bağımlısı olan insanların ‘Ben bağımlı değilim’ diyerek inkar ettiğini söyleyen Arsuz ilçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli Doktor Abdulkerim Girişken, sigara bağımlılığından kurtulmaya karar vermiş kişiler ilçe sağlık müdürlüklerimizde sigara bırakma kliniklerine başvuru yaparak ilk adımı atacaklarını söyledi. Lise zamanlarından arkadaşlarından görerek sigara içmeye başladığını ifade eden Alican Rende, 15 yılın ardından sigarayı bırakmak istediği için hastaneye başvurduğunu söyledi. "Bu süreç içerisinde de yemeklerden tat alma, koku alma ve fiziksel olarak akciğerlerin temizlenme aşaması başlıyor" Sigarayı bırakmak isteyenlerin öncelikle isteyerek karar vermesinin önemli olduğunu söyleyen Doktor Abdülkerim Girişken, sigara kullanımının kanser riskini ortaya çıkarabileceğini belirterek "Sigarayla tanışma aslında çocuk yaşlarda başlıyor. Ailemizde, çevremizde içen bireylerle tanışmış oluyoruz. Özellikle kötü kokusu çok akıllarda yer kalıyor. Zamanla bunu kullanma aşamasına gelen ilk tanışma ise ortaokul çağında başlamış olabiliyor. Bu yaşlara kadar düştü ne yazık ki; ilerleyen çağlarda arkadaş ortamı, iş hayatı, kötü bir zaman geçmişi olan durumlarda sigarayla tanışmak çok mümkün oluyor. Aslında burada içenler ‘ben bağımlı değilim’ diyerek bana çok inkar ediyorlar. Bireyin ilk önce bunun için karar vermesi lazım. Karar vermekle istemek arasında fark var. Kişi buna kararlıysa, eylemleri doğrultusunda sigarayı bırakmak için hedefler belirler. Sigara kullanımı özellikle solunum sisteminde ve kardiovasküler sistemde çok sıkıntılar yaşatıyor. Ağız ciğerlerimizde, dudağımızda, dişimizde, gırtlağımızda, boğazımızda ağrılara sebep olur, tür yerlerde ne yazık ki kanser risklerine yol açabiliyor. Özellikle sigara ilk bırakma aşamalarında kişi çok yoruluyor. Bu süreç içerisinde de yemeklerden tat alma, koku alma ve fiziksel olarak akciğerlerin temizlenme aşaması başlıyor. İlk 1 yılda neredeyse yüzde 70’i, 2 yılda ise yılda neredeyse yüzde 95’i eski haline tamamen dönmüş bir hale ulaşıyor. Sigara bırakmaya karar vermiş kişiler ilçe sağlık müdürlüklerimizde sigara bırakma kliniklerine başvurabilirler. Buna ek olarak Alo 171’i arayarak ilgili hizmetleri alabilirler" şeklinde konuştu. "15 yıl önce lise zamanlarındayken arkadaşlarımdan görüp ‘onlara bir şey olmuyorsa bana da bir şey olmaz’ diye başladım" Lise zamanlarında başladığı sigarayı 15 yılın ardından bırakmak istediğini söyleyen Alican Rende, "15 yıl olması gerekiyor lise zamanlarındayken arkadaşlarımdan görüp ‘onlara bir şey olmuyorsa bana da bir şey olmaz’ diye başladım. Bir yerden sonra uyanınca sigara içtiğini fark ediyorsun ve sigaran bittiği zaman arıyorsun. O zaman bağımlı olduğunu fark ediyorsun. Üniversite öğrencisiyken, 7 yıl önce ilaç vardı ve onu kullandım. Uzun süre bıraktım ama pandemi döneminde geri başladım. Pandemi bittiğinde tekrardan bıraktım. Depremle birlikte geri başladım. Ağız alışkanlığı olduğu için bir şeyler yemek zorundaymışım gibi hissediyordum ve çevreyi değiştiremedim. Çevremde herkes sigara içiyordu ama ilaçla bıraktığım dönemde bütün dumanlar beni rahatsız etmeye başladı, o günler güzeldi. Farkında olmadan tekrardan başladım. Bir defadan olmaz diye geri başladım ve sonrasında alışkanlık geri geliyor. Yoğun ve stresli bir dönemden geçiyorum. Bırakmaya karar verdiğim bir dönem var ama o şu an değil. Sigarayı hiç sevmiyorum. Cidden sevmeden içiyorum ama alışkanlık bir şekilde çözemiyorum. Şu şekilde sigara içilmeyen ortamda insanlarla oturamıyorum, bu sıkıntılı bir durum geliyor. Sigara içmeyen arkadaşlarımız da sigara içilen ortama girdiği için bizle oturmak istemediğini fark ediyorsun. Kıyafetlerin veya saçın kötü kokuyor. Sigarayı bırakmayı istediğim için buradayım" ifadelerini kullandı.
Çilek bahçesi selle birlikte su altında kaldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:42 Çilek bahçesi selle birlikte su altında kaldı Hatay’ın Yayladağı ilçesinde etkili olan yağışla birlikte yollar göle dönerken çilek bahçelerinin sular altında kaldığı anlar kameraya yansıdı. Sel suların çekilmesinin ardından dere kenarına yakın çilek bahçeleri zarar gördü. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Yayladağı ilçesinde geçtiğimiz hafta sonunda yağışla birlikte sel etkili olurken yollar adeta göle döndü. Şiddetli yağışla birlikte yolların göle döndüğü, evleri ve bahçeleri su bastığı anlar ile vatandaşların selden kaçma anları kameraya yansıdı. Giderlerin açılmasıyla kent merkezindeki sular çekildi ve geriye selden zarar gören alanlar kaldı. Suların çekilmesinin ardından dere kenarlarına yakın çilek bahçeleri büyük oranda zarar gördü. İlkbaharla birlikte hasada hazırlanan çiftçiler, maddi kayba uğradıklarını söylediler. "Yağmur dindikten sonra sular çekildiğinden asıl manzarayla karşılaştık" Hasat yapma planı yaptığı 7 dönümlük çilek bahçesinin selle birlikte zarar gördüğünü ifade eden çiftçi Malik Kahya, "Burası bizim Yayladağı’ndaki 7 dönümlük tarlamız. Kış aylarında ekmeye başladık ve Nisan ayında verim alıp hasat yapacaktık ama fırtına ve selle birlikte mahvetti. İleride çöplük alanı var. Selle birlikte çöpler de dereye aktı. Tarlanın bir dönümlük yerinde ciddi bir hasar var. Hasar olarak yaklaşık 100 ila 200 bin TL zarar var. Buraya emek verdik. Meyvede olan zarar önemli değil telafi ederiz ama deredeki çöpler sorun teşkil ediyor. Çöpler doğaya büyük zarar vermiş. Ektiğimiz tarla 7 dönümün 1,5 dönümünde ciddi hasar mevcut. Oradan meyve toplayıp toplayamayacağımız belli değil. Biz evdeydik ve yağmur yağmaya başladı. Yağmurdan dolayı dışarıya çıkacak durumumuz yoktu. Yağmur dindikten sonra gelip baktığımızda dışarıda sanki kıyamet kopuyordu. Sular çekildiğinden sonra asıl manzarayla karşılaştık" dedi. "Önceden görülmemiş bir sele kapıldık ve çileklerimiz selde mahsur kaldı" Dere kenarlarındaki çilek tarlalarının zarar gördüğünü ifade eden çiftçi Hüseyin Yücedağ, "Bu yaşıma kadar ilk defa böyle bir felaketle karşılaştım. Yayladağı için asrın felaketi diyebiliriz. Önceden görülmemiş bir sele kapıldık. Çileklerimiz selde mahsur kaldı. Bayağı bir malzemelerimiz gitti. Dere kenarındaki çilek tarlalarının 3’te 1’i kullanılamaz hale geldi. Yaklaşık 1 ay bazı bakımları yaptıktan sonra hasada başlayacaktık böyle bir sel felaketi olunca zarar gördü. Sel zamanında ben evdeydim. Yağmur da kuvvetlenince gidip baktığımda 10 ila 15 dakika içinde sel felaketini yaşadık" ifadelerini kullandı.
Asi Nehri’ne düşerek kaybolan gencin 9 gün sonra cansız bedeni bulundu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 08:49 Asi Nehri’ne düşerek kaybolan gencin 9 gün sonra cansız bedeni bulundu Hatay’da Asi Nehri’ne düşerek kaybolan 24 yaşındaki Berkan Karakaya’nın cansız bedeni, ekiplerin 9 gün süren çalışmalarıyla bulundu. Defne ilçesi Turunçlu Mahallesi’nde 2 Şubat günü arıtma tesisi mevkiinde Asi Nehri’ne düşen 24 yaşındaki Berkan Karakaya akıntıya kapılarak kaybolmuştu. Durum üzerine AFAD, itfaiye ve gönüllü arama ve kurtarma ekipleri çalışma başlatmıştı. Karakaya’nın cansız bedeni ekiplerin yoğun mesaisi sonrası 9 gün sonra Samandağ ilçesi Tekebaşı Mahallesi Asi Nehri’nin denizle buluştuğu noktada bulundu. Karakaya’nın cansız bedeni Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı. "Maalesef bir gencimiz Asi Nehri’ne düşerek hayatını kaybetti" Ekiplerin çalışmalarının yoğun şekilde devam ettiğini ifade eden Okan Eryılmaz, "Bizler yıllardır Asi Nehri’nin kıyısında oturan halklar olarak teyakkuz halindeyiz. Sürekli gelerek çalışmaları yakından görüyoruz. Yardım etmek için gidip geliyoruz. Kış aylarında Asi Nehri’nde akıntı çok oluyor. Maalesef bir gencimiz Asi Nehri’ne düşerek hayatını kaybetti. Asi Nehri’yle ilgili insanların duyarlı olması gerekiyor. 8 gün boyunca arama kurtarma ekiplerin hepsi burada çalışmalar yapıyor" dedi. "Bu aylarda Asi Nehri’ne girmek ölüm demektir" Asi Nehri’ne kış ayında girmenin ölüm anlamına geldiğini söyleyen vatandaş Vahit Bahçeci ise, "Arkadaşları görüp sorduğumuzda bir gencimiz Antakya tarafından Asi Nehri’ne düştü. Söylenenlere göre Asi Nehri’ni geçersin geçemezsin iddiasına girmişler. Bu aylarda Asi Nehri’ne girmek ölüm demektir" ifadelerini kullandı.