Yerel Haberler
Hatay
22 Nisan 2026 Çarşamba - 12:52 Çimentaş’tan 23 Nisan’da Hataylı öğrencilere eğitim ve dayanışma desteği Ege Bölgesi’nin ilk özel çimento şirketi Çimentaş, ÇESVAK (Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı) ve ölçüm sensör teknolojileri alanının öncü şirketlerinden Vega Türkiye 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında, Hatay’da depremden etkilenen öğrencilere yönelik eğitim ve sosyal destek odaklı bir proje gerçekleştirdi. Kütüphane kurulumu, eğitim setleri desteği ve çocuk tiyatrosu etkinliklerinden oluşan proje ile öğrencilerin eğitim süreçlerine katkı sunulması ve motivasyonlarının desteklenmesi hedeflendi. Ülkemiz çocuklarının ve gençlerinin bilgiye, kitaba, eğitime ve sanata erişimini geleceğimize yapılan en değerli yatırımlar arasında olduğunun farkındalığıyla hareket eden Çimentaş; kalıcı değer üretme anlayışının adımlarından bir diğerini Hatay’da depremden etkilenen öğrenciler için attı. 23 Nisan kapsamında Hatay’da hayata geçirilen proje, depremden etkilenen ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin eğitim süreçlerini desteklemeyi, motivasyonlarını güçlendirmeyi ve deprem sonrası dönemin olumsuz etkilerini bir nebze olsun hafifletmeyi amaçlıyor. İki ayaklı projenin ilk adımında, İskenderun Kanuni Sultan Süleyman Ortaokulu bünyesinde kütüphane kuruldu; öğrencilere çanta, kitap ve kırtasiye setlerinden oluşan eğitim destek paketleri ulaştırıldı. Çimentaş çalışanları tarafından başlatılan kitap bağış kampanyasıyla da desteklenen kütüphane projesiyle öğrencilerin kitaplara erişiminin artırılması, okuma alışkanlığının teşvik edilmesi ve öğrenme süreçlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Eğitim setleriyle ise çocukların okul yaşamlarını daha motive ve güçlü biçimde sürdürebilmeleri amaçlanıyor. Sanatın iyileştirici gücü çocuklarla buluştu Projenin ikinci adımında ise İskenderun Teknik Üniversitesi Tiyatro Kulübü iş birliğiyle üniversitenin konservatuvar salonunda "Sihir Sensin" adlı çocuk tiyatro oyunu izleyicilerle buluştu. Çocukların yalnızca akademik değil, duygusal ve sosyal açıdan da desteklenmesi gerektiği anlayışıyla hayata geçirilen etkinliklerle deprem sonrası dönemin zorlu etkilerini hafifletmeye katkı sunuldu. Tiyatro gösterisiyle çocukların birlikte gülmeleri, paylaşmaları, hayal kurmaları ve 23 Nisan’ın neşesini birlikte yaşamaları amaçlandı. Çimentaş ve ÇESVAK (Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Aksoy, projeye ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu: "Çocuklarımızın eğitime erişimini desteklemeyi, gelişim yolculuklarına katkı sunmayı ve geleceğe umutla bakabilmelerine eşlik etmeyi çok kıymetli buluyoruz. Hatay’da gerçekleştirdiğimiz bu proje, Çimentaş olarak insana, eğitime ve ülkemizin geleceğine duyduğumuz sorumluluğun somut bir yansımasıdır." Eğitim, sosyal destek ve dayanışma değerlerini odağına alan projenin resmi açılış töreni, 21 Nisan tarihinde Hatay’da düzenlendi. Çimentaş İnsan Kaynakları Direktörü ve ÇESVAK Yönetim Kurulu Üyesi Melek Özen’in de yer aldığı törenle, projenin bölgedeki faaliyetleri resmen başlatılmış oldu. Uzun yıllardır, gerek şirket olarak doğrudan gerekse de ÇESVAK (Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı) aracılığıyla eğitime katkı sunan Çimentaş, sosyal sorumluluk anlayışını kalıcı değer üretme yaklaşımıyla şekillendirirken; depremden etkilenen bölgelerde çocukların eğitim, sanat ve sosyal gelişim alanlarında desteklenmesini öncelikli sorumluluk alanlarından biri olarak ele alıyor.
Akdeniz’de kaybolup, Kıbrıs’ta cansız bedeni bulunan balıkçıya, eşinin son sözleri ‘güle güle’ oldu
08 Şubat 2026 Pazar - 10:55 Akdeniz’de kaybolup, Kıbrıs’ta cansız bedeni bulunan balıkçıya, eşinin son sözleri ‘güle güle’ oldu Hatay’ın Samandağ ilçesinde tekneyle Akdeniz’e açılan ve 12 gün sonra cenazesi bulunan balıkçı Refik Sahiloğulları’nın ölüm nedeni otopsinin ardından belli olacak. 31 yıllık eşine en son ‘Güle güle’ sözleriyle veda eden Meşure Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyledi. Samandağ ilçesinde yaşayan balıkçı Refik Sahiloğulları (57), 2 Aralık’ta sabah saatlerinde balık avlamak için Kapısuyu Mahallesi Çevlik sahilinden teknesiyle denize açılmıştı. Sahiloğulları’na ait tekne, başka bir balıkçı tarafından boş halde olduğunu görünce, durumu Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bildirdi. Kendisinden bir daha haber alınamayan balıkçıyı bulmak için AFAD ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri çalışma başlatmıştı. Ekiplerin 12 gün süren arama çalışmaları sonuç vermezken, kayıp balıkçının cansız bedeni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinin Karşıyaka bölgesinde karaya vurmuş halde bulunmuştu. Kimlik tespiti yapılan ve ailesine bilgi verilen Sahiloğulları’nın cenazesi, Samandağ ilçesi Çiğdede Mahallesi Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Akdeniz’den teknesiyle açılan balıkçı Sahiloğullarının ölüm nedeni yapılan otopsi sonucunun ardından kesinleşecek. 31 yıllık eşine en son ‘Güle güle’ sözleriyle veda eden Mine Sahiloğulları, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadığını söyleyerek yaşananları anlattı. "Acımız çok büyük, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadık" 31 yıllık eşine son sözleri ‘güle güle’ olan acılı eş Meşure Mine Sahiloğulları, "Refik Sahiloğulları benim eşim olur. Eşim normal gün gibi denize gideceğim diye evden çıktı. Sabah 06.45’de Aralık sabahı eşim, ‘Mine ben gidiyorum ‘ dedi ve bende ona ‘Güle güle’ dedim. 2 Aralık akşam saat 18.00’da Sahil Güvenlik beni aradı. Eşiniz kayıp, teknede değil dediler. Eşim 12 gün boyunca kayıptı. Eşim 14 Aralık’ta Kıbrıs’ın Karşıyaka kıyısında bulundu. Kıbrıs’ta baba ve oğul balık avlamaya gittikleri esnada gördüler. Onlar askerlere askerlerde polislere haber verdiler. Eşimin cenazesini Türkiye’ye gönderdiler. Eşimin cenazesini herhangi bir şey veya parçalanma olmadı. Kıbrıs’ta bulunduğu bölgedeki insanlar eşimin bulunduğu bölgede tek parça halinde olduğunu söylediler, maalesef çok acı yaşadık. 31 yıllık eşimdi ve 32’nci yılımıza geçmiştik ama çok kısa sürdü. Acımız çok büyük, hem kayıp hem de ölüm acısını yaşadık. İki kızım ve bir oğlum olmak üzere 3 çocuğum var. Eşimin son günlerde iyi bir insandı ve her zaman iyiydi. Ailesiyle ilgili, çocuklarına ve eşine düşkünlüğü, kendi halinde merhametli ve çok iyi niyetli bir insandı. Altın kalpli bir insandı. Bizim için çok büyük bir kayıp ve şu an zaten artık konuşacak halde değilim. Ölüm nedeni belli değil, otopsi sonucu daha henüz çıkmadı. Bize biraz uzun sürer dediler. Yurt dışı olduğu için ondan dolayı. Acımız çok büyük ve Allah hiç kimseye yaşatmasın. Hiç kimse bu acıyı, ne kayıp, ne ölümü yaşamasın. Çok erken bir ölümdü, henüz daha 56 yaşındaydı" ifadelerini kullandı.
Acılı eş, tedavi gördüğü hastanenin yıkılmasıyla depremde vefat eden kocasından geriye kalan 3 evladıyla hayata tutundu
07 Şubat 2026 Cumartesi - 09:08 Acılı eş, tedavi gördüğü hastanenin yıkılmasıyla depremde vefat eden kocasından geriye kalan 3 evladıyla hayata tutundu Hatay’da depremde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Mehmet Koçak’ın eşi Seher Koçak 1’i engelli 3 evladına hem annelik, hem de babalık yapıyor. Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay’da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Güldüren Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Koçak, tedavi gördüğü hastanenin yıkılmasıyla enkaz altında kaldı. Depremin ardından kendisinden haber alınamayan Koçak, enkazda 6 gün sonra kurtarıldı. Oğlunun cenazesini bulduktan sonra defneden anne Sebahat Koçak, oğlunun mezarını görmeden dayanamadığını belirterek, her gün oğlunun mezarına gidip dua ettiğini söyledi. "Oğlumu çok özlüyorum ve mezarındaki toprağı görmeden dayanamıyorum" Depremde kaybettiği oğlunun her gün mezarını gittiğini söyleyen acılı anne Sebahat Koçak, "Depremde çok zor durumlar yaşadık, oğlumu kaybettim ve 3 çocuğu vardı. O anlar zor geçti. Dışarıda ve yağmurlarda kaldık. Oğlum hastalandı ve o gün hastanede yatıyordu. Bir iki gün sonra taburcu olacaktı ama deprem oldu ve orada kaybettik. Oğlumun cansız bedenini 6 gün sonra çıkarttık. Mahalledeki mezarlığa defin ettik. O gün ne olduğunu anlayamadık. Yağmurun altında dışarıda kaldık. Enkaz başında aramaya gidiyoruz ama bulamıyorduk. Abisi, 6 gün kaldı enkaz başında ve sonra bulup getirdi. Oğlum müzede temizlik personeliydi. Oğlumu çok özlüyorum. Mezarındaki toprağı görmeden dayanamıyorum. Her gün mezarına giderim" dedi. "İnsan eşini özlemez mi, çocuklar da özlüyor, eşimden geriye 3 çocuğum kaldı" Depremde kaybettiği eşinden kendine emanet kalan birisi engelli 3 evladına hem annelik, hem de babalık yapan anne Seher Koçak, "Depremde evde yakalandık ve eşimde hastanede yatıyordu. O günler çok zor günler yaşadık. Çocuklarım o günü atlatamıyor. Bu engelli oğlum babasına çok ağlıyor. O günlerde çok zor günler yaşadık ve sularının altında yattık. Evde bir şey olmadı ama eve girilmiyordu. İnsan eşini özlemez mi, çocuklar da özlüyor. Eşimden geriye 3 çocuğum kaldı" şeklinde konuştu.