Yerel Haberler
Iğdır
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:24 Nobel ödüllü Aziz Sancar’ın ardından Rektör Gürel’e de fahri profesörlük unvanı verildi Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel’e Azerbaycan Milli İlimler Akademisi tarafından "fahri profesörlük" unvanı verildi. Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar’ın ardından bu unvanı Türkiye’den alan ikinci isim olan Gürel için Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de tören düzenlendi. Azerbaycan Milli İlimler Akademisi tarafından Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel’e "fahri profesörlük" unvanı verildi. Törende Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Başkanı İsa Habibbeyli tarafından Prof. Dr. Gürel’e fahri profesörlük cübbesi giydirildi. Habibbeyli, Iğdır Üniversitesi’nin son yıllarda Türk dünyasıyla geliştirdiği akademik ilişkilerin dikkat çekici olduğunu belirterek, Gürel’in çalışmalarını takdirle takip ettiklerini ifade etti. Prof. Dr. Ekrem Gürel ise, kendisine verilen unvandan büyük onur duyduğunu belirterek, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yaptı. Prof. Dr. Gürel, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir’ dediği, Haydar Aliyev’in ‘İki devlet, tek millet’ sözleriyle ifade ettiği Azerbaycan’ın en köklü bilim kurumlarından birinden bu unvanı almak benim için büyük bir gururdur" dedi. Iğdır Üniversitesi’nin Türk dünyasıyla ilişkilerine de değinen Gürel, üniversiteyi "Türkiye’nin Türk dünyasına açılan kapısı" olarak konumlandırdıklarını belirterek, Azerbaycan başta olmak üzere Türk Cumhuriyetleri ile ortak akademik projeler ve öğrenci değişim programlarını artırmayı hedeflediklerini söyledi.
Iğdır FK’de Kenan Koçak dönemi sona erdi
14 Mart 2026 Cumartesi - 01:25 Iğdır FK’de Kenan Koçak dönemi sona erdi Iğdır FK’de teknik direktör Kenan Koçak, Bodrum FK mağlubiyetinin ardından görevinden istifa etti. Koçak, kararını kulübün geleceği ve takımın önünü açma düşüncesiyle aldığını açıkladı. Iğdır FK’de teknik direktör Kenan Koçak ile yollar ayrıldı. Kulüpten yapılan açıklamada, Koçak’ın görevinden istifa ettiği bildirildi. TFF 1. Lig’de mücadele eden Iğdır temsilcisi, sahasında oynadığı maçta Bodrum FK’ye 3-2 mağlup olmuştu. Karşılaşmanın ardından teknik direktör Koçak görevinden ayrılma kararı aldı. Koçak, yayımladığı veda mesajında Iğdır FK’de geçirdiği 45 günlük sürenin kendisi için çok değerli olduğunu belirterek, ayrılık kararını kulübün geleceği ve takımın önünü açmak adına kendi isteğiyle aldığını ifade etti. Futbolda zaman zaman böyle kararların alınması gerektiğini dile getiren Koçak, bu adımın takım üzerinde olumlu bir etki oluşturmasını ve kulübün hedeflediği Süper Lig yolculuğuna katkı sağlamasını temenni ettiğini söyledi. Iğdır FK camiasına hizmet etmekten gurur duyduğunu belirten Koçak, kulübe ve taraftarlara başarı dileklerinde bulundu. Koçak son basın toplantısında; "Taraftarlar için üzgünüm, şehir için üzgünüm, başkanımız için üzgünüm. Ne bu başkan, ne bu taraftar ne de bu şehir bu skoru hak ediyor. O yüzden söyleyecek bir şey yok. Bu maçta mağlup olmamız tamamen yaptığımız bireysel hatalardandır. Başka bir anlatımı da olamaz çünkü her şey göründü. O yüzden üzgünüz, tekrardan özür diliyoruz" ifadelerini kullanmıştı.
Iğdır’da nostalji rüzgarı: Pul ve kartpostalla mesaj gönderme geleneği yeniden canlandı
13 Mart 2026 Cuma - 12:30 Iğdır’da nostalji rüzgarı: Pul ve kartpostalla mesaj gönderme geleneği yeniden canlandı Iğdır’da bir işletmeci, unutulmaya yüz tutmuş pul ve kartpostal gönderme geleneğini yeniden canlandırmak için etkinlik düzenledi. Bayramda mesaj yerine kartpostal gönderilmesini teşvik eden işletme sahibi, katılımcıların yazdığı kartları posta yoluyla sevdiklerine ulaştıracak. Iğdır’da faaliyet gösteren Korsan Semaver Çay Evi, geçmişin sıcak hatıralarını bugüne taşıyan anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İşletme sahibi Harun Cengiz, unutulmaya yüz tutan pul ve kartpostal gönderme geleneğini yeniden yaşatmak amacıyla bayram öncesi bir etkinlik düzenledi. Etkinlik kapsamında postaneden iş yerine ait kişisel pul bastıran Cengiz, çay evine gelen öğrenci, öğretmen ve vatandaşlara kartpostallar dağıttı. Katılımcılar kartpostalların üzerine sevdiklerine duygu ve düşüncelerini yazarak pullarını yapıştırdı. Toplanan kartpostalların zarflara konularak postaneye teslim edileceğini belirten Cengiz, insanların bayramlarda sadece telefon mesajlarıyla değil, daha anlamlı ve kalıcı yöntemlerle iletişim kurmasını amaçladıklarını söyledi. Cengiz konuşmasında, "Eskiden bayramlarda sevdiklerimize, ailelerimize ve uzaktaki akrabalarımıza kartpostallar gönderirdik. Şimdi ise bu gelenek neredeyse bitti. Çoğu kişi artık kartpostalı bile bilmiyor. Günümüzde genellikle telefondan mesaj gönderiyoruz. Ben de dedim ki, bu geleneği yeniden canlandıralım. Sağ olsunlar, bugün PTT’ye giderek buradan bize özel pullar bastırdık. Korsan Semaver Çay Evi’ne ait bu özel pulları hazırladık. Biraz sonra yazdığımız kartların ve zarfların üzerine bu pulları yapıştıracağız. Ardından bunları posta yoluyla sevdiklerimize göndereceğiz. İnşallah güzel bir şekilde yerine ulaşır" dedi. Gelen kişilere kartpostal ve pulları dağıtan Cengiz, kartpostalı ve pulu nasıl kullanacaklarını da uygulamalı olarak anlattı. Etkinliğe katılan Iğdır Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, pul ve kartpostalın geleceğe bir anı olarak kalacağını söyleyerek, "Geleneksel değerlerin yaşatılması noktasında hem öğrencilerimizin hem de buradaki halkın bir nebze olsun dikkatini çekmek istedik. Artık dijitalleşmeden biraz uzak durmak istiyoruz. Burası genel esnafımız için de artık bir işletmeden ziyade adeta bir evimiz gibi oldu. Burada geleneksel değerlerin yaşatıldığı bir alan oluşturmaya çalıştık. Bugün burada sadece öğrencilerimiz yok; bu etkinlik aslında halka açık. Herkesi davet ettik, isteyenler gelip katıldı. Burada duygularımızı kartlara yazarak ailelerimize ya da sevdiklerimize göndereceğiz. Geçmişte nasıl güzel hatıralar yaşanıyorsa, bugün de onları yaşatmaya çalışacağız. Bu hem bizim için nostaljik bir anı olacak hem de öğrencilerimiz için geleceğe, belki de çocuklarına ve torunlarına anlatacakları bir hatıra olarak kalacaktır" diye konuştu. Üniversite öğrencisi Rümeysa Doğan ise, "İlk defa deniyorum ve ilk kez buraya geldim, burada bulunuyorum. İyi ki de yazıyorum. Çünkü bu bayram ailemin yanına gidemeyeceğim" dedi. Kartpostalın ne olduğunu bilmediğini söyleyen Elif Sevinç ise, "İlk kez bir kartpostal gönderiyorum. Ailem uzakta, ben de oldukça uzak bir şehirden geliyorum. Burada üniversite okuyorum. Bizi bir araya toplayan Korsan Semaver’e teşekkür ediyorum. Kartpostal göndermemize yardımcı oldular. İlk kez gönderiyorum, açıkçası nasıl olacağını da bilmiyordum. Ama öğrenmiş oldum. Bence güzel bir deneyim. Bunun unutulmaması gerekiyor. Çünkü artık öyle bir duruma geldik ki kartpostalın ne olduğunu bile bilmeyen, geçmişin izlerini taşımayan insanlar var. Bu yüzden unutulmaması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. Ali Karabacak ise, "Bayramda ailemin yanına gideceğim; ancak yanına gidemediğimiz tanıdıklarımız ve sevdiklerimiz de var. Onlara ilk defa kalıcı bir bayram tebriği gönderme mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.
Iğdır FK - Bodrum FK maçının ardından
12 Mart 2026 Perşembe - 17:23 Iğdır FK - Bodrum FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır’da oynanan Iğdır FK ile Bodrum FK maçının ardından iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır FK, sahasında Bodrum FK’ya 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında toplantısında Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Kenan Koçak değerlendirmelerde bulundu. Koçak, "İlk yarıda rakibin kaleye şutu yok, ama 1-0 önde gidiyorlar. Verilen bir penaltı kararı var ve ilk yarıyı 1-0 mağlup kapatıp soyunma odasına giriyoruz. Ardından ikinci yarıya çıkıyoruz. Gayet iyi oynuyoruz, haklı bir penaltıyla skoru 1-1 yapıyoruz. Ancak sonrasında bireysel hatalarla, 18’in civarında iki kez gereksiz top kaybı yapıp topu rakibe veriyoruz. Ceza sahası içinde temassız oyuncuyu bırakınca yine rakibe bir gol hediye ediyoruz. Üçüncü gol de keza öyle; yapılan bireysel hataların bir sonucu. Bu seviyede böyle bireysel hatalar yaparsanız, rakibe bu şekilde hediyeler verirseniz ve bireysel sorumluluğunuzu bilmezseniz maç kazanmak çok zor olur. Bu yüzden üzgünüm. Taraftarlar için üzgünüm, şehir için üzgünüm, başkanımız için üzgünüm. Ne bu başkan, ne bu taraftar ne de bu şehir böyle bir skoru hak ediyor. Söyleyecek fazla bir şey yok. Bu mağlubiyet tamamen yaptığımız bireysel hatalardan kaynaklandı. Başka bir açıklaması da yok. Her şey ortada. Bu yüzden üzgünüz, tekrar özür diliyoruz" dedi. "Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı" Bodrum FK Teknik Sorumlusu Sefer Yılmaz ise, "Güzel bir havada, keyifli bir maç oldu. İzleyenler için, seyirciler için ve televizyon başında maçı takip edenler için keyifli bir karşılaşmaydı. Tabii biz de kazandığımız için daha da keyiflendik. Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı. Geçen hafta çok hak ettiğimiz bir maçı maalesef kaybetmiştik. Yeniden play-off içinde üst sıraları zorlamak için bu galibiyet bizim için çok önemliydi. Bütün oyuncularımıza teşekkür ediyoruz. Rakibimiz de bugün çok iyi oynadı. Onların da teknik direktörünü ve futbolcularını tebrik ediyorum. Sonuçta bir takım galip gelecekti. Bugün galip gelen biz olduk ve bundan dolayı çok mutluyuz. Şimdi üç gün sonra içeride çok daha önemli bir maçımız var. O maçı da kazanıp yeni bir galibiyet serisi yakalamak istiyoruz" dedi.
Iğdır’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılı törenle anıldı
12 Mart 2026 Perşembe - 11:38 Iğdır’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılı törenle anıldı Iğdır’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. İstiklal Marşı’nın kabulü üzerinden tam 105 yıl geçti. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan ve 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir coşkuyla kabul edilen milli marşımız, bugün de bağımsızlığımızın en güçlü simgesi olmaya devam ederken Iğdır’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Iğdır Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Günün anlam ve önemine ilişkin yapılan konuşmalarda, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini, azmini ve inancını en güçlü şekilde yansıttığı vurgulandı. Program kapsamında bir konuşma yapan Iğdır İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün; "İstiklal Marşı’mız aslında Cumhuriyetimizin kuruluşundan önce yazılmıştır; ancak Cumhuriyet’i müjdelemiştir. Aynı zamanda bu necip milletin karakterini, yapısını ve ona olan güveni anlatan müstesna bir eserdir. İstiklal Marşı’mızı okurken, söylerken ve dinlerken o asrı, o zamanı çok iyi bilmek gerekmektedir." dedi.
Anadolu Aşiretler Federasyonu: "Kürtler siyonist ve emperyalist küresel güçlerin askeri değildir, olmayacaktır"
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:14 Anadolu Aşiretler Federasyonu: "Kürtler siyonist ve emperyalist küresel güçlerin askeri değildir, olmayacaktır" Anadolu Aşiretler Federasyonu, ABD’nin İran’da Kürt grupları silahlandıracağı yönündeki iddialara ilişkin "Kürtler siyonist, emperyalist ve küresel güçlerin askeri değildir ve olmayacaktır" açıklaması yaptı. Iğdır’da 57 şehir ve 260’tan fazla aşiretin yanı sıra yüzlerce kanaat önderinin oluşturduğu Anadolu Aşiretler Federasyonu, ABD’nin İran’da bazı Kürt grupları silahlandıracağı yönündeki iddialara ilişkin basın açıklaması yaptı. Kürt halkının tarih boyunca dış güçlerin projelerinde yer almadığı vurgulanarak, bu tür iddiaların bölge halkları arasında fitne çıkarmayı amaçladığı ifade edilen açıklamada, "Kürtler siyonist, emperyalist ve küresel güçlerin askeri değildir ve olmayacaktır. Kürt halkı tarih boyunca bulunduğu coğrafyada barıştan, kardeşlikten ve birlikte yaşamdan yana tavır almıştır" denildi. Bölgedeki halkların birlik ve beraberliğini hedef alan girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiği belirtilerek, dış güçlerin bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik adımlarına karşı ortak duruş çağrısında bulunuldu. Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan, İsrail ve Amerika başta olmak üzere emperyalist ve siyonist güçlerin, tarih boyunca İslam milletlerini ve İslam devletlerini parçalamak istediğini belirterek, "Son zamanlarda bölgede gündemi meşgul eden, gerçekten birlik ve beraberliğimize zarar veren bazı yapıların olduğunu biliyoruz. Bin seneden fazladır İslamiyet’i tahrip etmeye çalışan güçlerin ve odakların kim olduğunu da biliyoruz. Biz Kürtler üzerinde oynanmak istenen oyunların farkındayız. İsrail ve Amerika başta olmak üzere emperyalist ve siyonist güçlerin, tarih boyunca İslam milletlerini ve İslam devletlerini parçalamak, yıkmak ve birbirine düşürmek için her türlü desteği verdiklerini gördük. Bu milletin zarar görmesi için iftiralar uydurduklarını da biliyoruz. Bugüne kadar bu gerçeğin bilinciyle hareket ettik. Biz Kürtler, binlerce yıllık kültürü, medeniyeti, siyasi duruşu ve güçlü bir inancı olan bir milletiz. İslamiyet’e, imana ve İslam milletlerine hizmet etmiş; onlarla birlikte yürümüş bir halkız. Kürtler, bin yılı aşkın süredir İslamiyet’e bayraktarlık yapmış, askerlik yapmış, ordular kurmuş ve kahramanlık göstermiş bir millettir" dedi. Kürtlerin kültürüyle, ahlakıyla ve toplumsal yapısıyla örnek olmuş bir millet olduğunu söyleyen Armağan, "Bizi biz yapan, bizi yücelten medeniyetimizi ve kültürümüzü asla terk etmeyeceğiz. Kürtler, Selahaddin-i Eyyubi Mescid-i Aksa’yı fethederken Türk beyleri de onun yanında saf saf dizilmiş, İslam’a, imana ve Kur’an’a hizmet ederek birlikte mücadele etmiştir. Selahaddin-i Eyyubi ile birlikte Türkler de Mescid-i Aksa’nın fethinde yer almıştır. Yine Yavuz Sultan Selim Han’ın yanında İdris-i Bitlisi’nin duruşu bunun en açık örneklerinden biridir. Osmanlı’nın kuruluşunda da Taceddin-i Kürdi’nin güçlü desteği olmuştur. İşte Kürtler budur. Biz Kürtler ve Türkler tarih boyunca hep bir olduk, beraber olduk. Dünyanın bütün güçleri bir araya gelse bizi birbirimizden ayıramaz. Bu nedenle bölgede İsrail’in, Amerika’nın, Avrupa’nın ve siyonist güçlerin oyunlarına asla gelmeyiz. Biz Kürtler paçavra değiliz. Biz Kürtler İsrail’in, Amerika’nın ve Avrupa’nın hiçbir siyonist gücünün askeri değiliz. Hiçbir zaman da olmadık, bundan sonra da olmayacağız" diye konuştu. Kürtlerin binlerce yıllık bir kültüre sahip olduğunu Türkler ile hep beraber hareket ettiğini dile getiren Armağan, "Bizler binlerce yıllık medeniyete sahip, onurlu ve köklü bir milletiz. Bu anlayışla Türkiye’deki 260’tan fazla aşiretle birlikte, Türkiye dışında yaşayan Kürt kardeşlerimizle de birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek için azami gayret göstereceğiz. İslamiyet’in kahraman orduları olan Türkler, Araplar ve Kürtler bir araya gelerek İslam milletlerini ve İslam devletlerini daha güçlü bir birlik içinde buluşturacaktır. İnşallah bu birliktelik, yeni dünyanın oluşumunda güçlü bir zemin hazırlayacaktır" dedi. Barış sürecine de değinen Armağan, şunları söyledi: "Şu anda ülkemizde çok güzel bir barış süreci var. Terörsüz Türkiye süreci var. Bizim bu birlik ve beraberliğe azami derecede destek verdiğimizi burada bir kez daha hatırlatıyorum. Bu süreci asla zayi etmeyeceğiz. Dışarıdan fitneyle yaklaşan, iftiralarla ortamı bozmak isteyen siyonist güçlere ve devletlere asla fırsat vermeyeceğiz. Elbette bizim de eksiklerimiz olabilir. Zaman zaman aramıza fitne sokulmaya çalışılıyor. Ancak zemin de zaman da çok müsaittir. İnşallah bu zemini ve zamanı en güzel şekilde değerlendireceğiz. Ülkemiz buna muktedirdir, devletimiz buna muktedirdir. Biz Kürtler tarih boyunca birlik ve beraberlik için çalıştık. Devletimize, birlik ve beraberliğimize Kürtler olarak azami derecede destek vermeye devam edeceğiz. Ta ki âlem-i İslam uyansın. Âlem-i beşeriyet, bu iki milletin birlik ve beraberliğiyle ve terörsüz bir Türkiye ile daha güçlü bir geleceğe yürüyecektir. Bunu net bir şekilde söylüyorum: İstikbal yalnız ve yalnız İslamiyet’indir. Cebrail şeytanla barışmaz. Yine söylüyorum, Cebrail şeytanla barışmaz. Bizim yolumuz bellidir, kültürümüz bellidir. Biz bu birlik ve beraberlik içinde olacağız. Tekrardan teşekkür ediyorum. Allah birlik ve beraberliğimizi daim eylesin."
Iğdır’da Nevruz’un simgesi semeniler hazırlanmaya başlandı
10 Mart 2026 Salı - 13:10 Iğdır’da Nevruz’un simgesi semeniler hazırlanmaya başlandı Iğdır’da baharın ve bereketin simgesi olan, Nevruz Bayramı geleneğinin önemli unsurlarından semeni hazırlıkları başladı. Buğday, mısır veya arpa gibi tahılların çimlendirilmesiyle elde edilen semeniler, Nevruz sofralarını süslemek için yetiştiriliyor. Iğdır’da Nevruz Bayramı öncesinde geleneksel hazırlıklar başladı. Azerbaycan ve Türk halk kültüründe baharın, bereketin ve yeniden doğuşun simgesi olarak kabul edilen semeni için tahıllar çimlendirilmeye başlandı. Genellikle buğday, mısır veya arpa tanelerinin ıslatılıp birkaç gün boyunca filizlendirilmesiyle hazırlanan semeni, Nevruz sofralarının vazgeçilmez sembolleri arasında yer alıyor. Yeşeren tahıllar, baharın gelişini ve doğanın yeniden canlanmasını temsil ediyor. Iğdır’da her yıl Nevruz öncesi evlerde ve bazı işletmelerde hazırlanan semeniler, bayram günü sofraların ortasına konularak kutlamalara renk katıyor. Bölgedeki birçok kişi, bu geleneği yaşatmak amacıyla Nevruz’a günler kala semeni yetiştirmeye başlıyor. Baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı yaklaşırken, Iğdır’da hazırlanan semeniler de yeşererek bayram sofralarını süslemeye hazırlanıyor. Iğdır’da çay ocağı işleten Harun Cengiz’de baharın, bereketin ve yeniden doğuşun sembolü olan semeni için buğdayları özenle hazırladı. Kaplara toprak ve buğday bırakan Cengiz, Nevruz öncesi yapılan bu hazırlığın eski bir gelenek olduğunu söyleyerek, "Semeni, bölgemizde baharın gelişini, bereketi ve yeniden dirilişi simgeleyen çok eski bir gelenektir. Özellikle Nevruz öncesi buğday taneleri ıslatılıp kaplara yerleştirilerek ekilir. Demin benim yaptığım gibi hazırlanır ve yeşermesi beklenir. Yeşeren semeni, doğanın uyanışını ve yeniden başlangıcı temsil eder. Iğdır’da aileler bu geleneği yaşatmaya devam ediyor. Biz de bu geleneği yaşatıyoruz. Semeni bazen evlerde hazırlanır, bazen de bizim demin hazırladığımız gibi hazırlanır. Bahar bayramında sofralara konulur ve baharın müjdesi olarak görülür. Bu gelenek hem kültürümüzü yaşatıyor hem de birlik ve paylaşma duygumuzu güçlendiriyor" dedi. Semenin bereket ve paylaşmanın sembolü olduğunu söyleyen Cengiz, "Semeni hazırlanırken önce toprağımızı ayarlıyoruz. Daha sonra buğdayı ıslatıp birkaç gün bekletiyoruz. Bekledikten sonra kapları hazırlıyoruz. İlk önce kapların içine belli bir seviyeye kadar toprak dolduruyoruz. Ardından buğdayları yerleştiriyoruz. Buğdayların üzerine hafifçe toprak ekleyip suluyoruz ve güneşe bırakıyoruz. Zaten birkaç gün içinde hemen yeşermeye başlıyor. Biz semeniyi birkaç tane fazla hazırlıyoruz. Genelde her eve bir tane bırakıyoruz, kendi evimize koyuyoruz ve eşe dosta da hediye ediyoruz. Onların evine de birlik, bereket ve bolluk gitsin diye bu şekilde hediye olarak veriyoruz" dedi.