Yerel Haberler
Iğdır
Iğdır Üniversitesi, APAIE Hong Kong 2026’da yerini aldı 25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:57:13 Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Hong Kong’ta Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği’nin (Asia-Pacific Association for International Education-APAIE) en prestijli etkinliği olan 19. APAIE 2026 Konferansı ve Fuarı’nda Iğdır Üniversitesini temsil etti. Her yıl yaklaşık 70 ülkeden 3 bine yakın üniversite yöneticisi, akademisyen ve yükseköğretim profesyonelini bir araya getiren fuarda Rektör Gürel, Iğdır Üniversitesinin uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda stratejik temaslarda bulundu. Assam Down Town Üniversitesi ile Akademik İş Birliği Fuar kapsamında Hindistan’ın önde gelen yükseköğretim kurumlarından Assam Down Town Üniversitesi ile Iğdır Üniversitesi arasında "Memorandum of Understanding on Academic Cooperation (MoU)" ve Erasmus anlaşması imzalandı. Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel ile Assam Down Town Üniversitesi Uluslararası Ofis Başkanı Prof. Dr. Mrinmoy Basak tarafından imzalanan protokol çerçevesinde; akademik ve idari personel değişimi, lisans ve lisansüstü öğrenci hareketliliği, ortak araştırma projeleri, ders verme faaliyetleri, sempozyum ve bilimsel etkinlikler düzenlenmesi gibi pek çok alanda iş birliğinin önü açıldı. Bu anlaşma, Iğdır Üniversitesi’nin uluslararası akademik ağını genişletme hedefi açısından önemli bir kilometre taşı oldu. Hong Kong Başkonsolosu Kerim Sercan Evcin ile Görüşme Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel, konferans süresince Türkiye’nin Hong Kong Başkonsolosu Kerim Sercan Evcin ile de bir araya geldi. Görüşmede, Iğdır Üniversitesi’nin uluslararası akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi ve bilimsel çalışmaların desteklenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Küresel Yükseköğretimde Daha Güçlü Bir Iğdır Üniversitesi 23–27 Şubat 2026 tarihleri arasında Hong Kong’da düzenlenen konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektör Gürel, organizasyonun dünyanın en büyük ve en saygın uluslararası yükseköğretim etkinliklerinden biri olduğunu vurguladı. Iğdır Üniversitesi’nin küresel görünürlüğünü artırmak adına fuarın önemli imkanlar sunduğuna dikkat çeken Rektör Gürel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Fuarda uluslararası akademik iş birliklerimizi güçlendirmeyi, öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmayı, çift diploma, ortak program ve araştırma projelerine yönelik yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca küresel yükseköğretimdeki güncel gelişmeleri yakından takip etmekten de büyük memnuniyet duyuyoruz."
24 Şubat 2026 Salı - 16:52 Iğdır’da ramazan pidesi kuyruğu Iğdır’da Ramazan ayının başlamasıyla birlikte fırınların önünde uzun pide kuyrukları oluştu. Vatandaşlar, iftar sofralarının vazgeçilmezi olan sıcak Ramazan pidesini alabilmek için fırınlara akın etti. On bir ayın sultanı Ramazan’ın gelişiyle birlikte Iğdır’da fırıncıların yoğun mesaisi sabahın erken saatlerinde başladı. Türkiye’de ilk iftarın yapıldığı il olan Iğdır’da, iftar saatine doğru fırın önlerindeki kalabalık gözle görülür şekilde arttı. İftar vakti yaklaştıkça pide almak isteyen vatandaşlar metrelerce kuyruk oluşturdu. Fırın çalışanları ise artan talebe yetişebilmek için aralıksız üretim yaptı. Sıcak pideyi sofralarına götürmek isteyen vatandaşlar, dakikalarca sıra bekledi. Iğdır’da fırın işletmecisi, Sedat Ekelik, Ramazan ayı boyunca süren yoğun mesailerini ve Ramazan pidesinin özelliklerini anlattı. Sabah saat 09.00’da mesaiye başladıklarını belirten fırıncı, "Sabah 9’da hamur yapımına başlıyoruz. Akşam ezanına kadar aralıksız şekilde hamur yoğurup pide pişiriyoruz. Vatandaşlar pidelerini sıcak alabilsin diye sürekli üretim yapıyoruz" dedi. Ramazan pidesinin diğer pidelerden farklı olduğunu vurgulayan Ekelik, "Ramazan pidesinin hamuru daha yumuşak olur. Kıvamını tutturmaya özen gösteriyoruz. Daha güzel ve şekilli çıkıyor, tadı da farklı. Sonuçta Ramazan’a özel bir pide. Vatandaşlar özellikle bu ayı ve bu pideyi bekliyor" ifadelerini kullandı. İftar saatine doğru yoğunluğun arttığını dile getiren Ekelik, "Herkes sıcak pide almak istediği için kuyruklar oluşuyor. Özellikle iftara bir saat kala büyük bir yoğunluk yaşanıyor. Amacımız, ezan okunduğunda kimsenin burada kalmaması. Herkes sıcak pidesini alıp evine yetişsin istiyoruz" diye konuştu. Çeşitli pide çeşitleri ürettiklerini de belirten Ekelik, "Susamlı, yumurtalı gibi farklı pideler yapıyoruz. Ancak vatandaşlarımızdan isteğimiz, ihtiyaçları kadar almaları. Fazla alındığında israf oluyor. Bazen bir kişi 5-10 pide alabiliyor ama buna gerek yok. Ramazan ayında israf olmamasına dikkat edelim" dedi. Fırıncı, Ramazan ayı boyunca sıcak pide üretimine devam edeceklerini sözlerine ekledi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:32 22 temsilcilik ve 200’ü aşkın aşiretin oluşturduğu federasyondan MEB’e destek açıklaması 22 temsilcilik ve 200’ü aşkın aşiretin oluşturduğu Anadolu Aşiretler Federasyonu, okullarda manevi değerlere yönelik etkinlikler nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı’na destek verdi; gençlerin ahlaklı yetişmesinin toplumsal gelecek için hayati olduğunu vurguladı. Millî Eğitim Bakanlığı, 81 il valiliğine gönderdiği yazıyla okullarda Ramazan ayı boyunca uygulanacak etkinlikleri duyurdu. "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla planlanan sosyal ve kültürel faaliyetlerin, öğrencilerin paylaşma, dayanışma ve birlik gibi toplumsal ve manevi değerleri öğrenmesini amaçladığı belirtildi. Bakanlık, etkinliklerin gönüllülük esasına göre yürütüleceğini ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" çerçevesinde sosyal ve duygusal becerileri desteklediğini açıkladı. Bazı okullarda kültürel şenlikler, söyleşi programları ve gönüllü iftar sofraları gibi uygulamalar yapılacağı bildirildi. Ancak genelgeye çeşitli çevrelerden eleştiriler geldi. Eğitim sendikaları ve laiklik savunucuları, okullarda dini içerikli etkinliklerin devletin tarafsız eğitim anlayışıyla çeliştiğini savundu. Bazı akademisyen ve yazarlar, etkinliklerin ideolojik yönlendirme riskini taşıdığı görüşünü dile getirdi. Bakan Yusuf Tekin, eleştirilere yanıt olarak etkinliklerin gönüllülük esasına göre düzenleneceğini ve toplumsal değerleri güçlendirmeye yönelik olduğunu vurguladı. Tekin ayrıca bazı eleştiri metinlerindeki ifadeleri hakaret sayarak yargıya taşıyacağını açıkladı. Bunun üzerine Anadolu Aşiretler Federasyonu MEB’e destek açıklaması yaptı. Federasyon adına konuşan Anadolu Aşiretler Federasyonu başkanı Ferhat Armağan; " Ülkemizde 22 temsilcilik ve 200’ü aşkın köklü aşiretin oluşturduğu bir federasyonuz. Birkaç gündür ülkemizi maalesef meşgul eden, gündemini değiştiren ve kalb-i küllî ile vicdan-ı umumî dediğimiz bizi ciddi manada üzen hadiseler görüyoruz. Bununla ilgili konuşmak istiyoruz. Öncelikle Millî Eğitim Bakanımızı tebrik ediyorum. Gerçekten gençlerimizin yetişmesi ve ahlaklı bireyler olarak topluma kazandırılması çok önemlidir. Dolayısıyla bu hamlenin çok daha önceden yapılması elzemdi. Ancak şimdi yapılmış olması da güzel; buna da seviniyoruz. "Çekirdekten yetişme" diye bir tabir vardır." ’Epstein davası ve ahlaki çöküş örneği’ "İnsanın manevi değerleri olmadığı zaman, insanlık mertebesinden hayvaniyetten daha aşağı bir seviyeye düşebildiğini hepimiz gördük. Yeryüzünü ve insanları meşgul eden Epstein davasını da yakından takip ettik. İnsanlıktan çok daha aşağı bir mertebeye düşen bu davada, eğer insan kendisini manevi değerlerden uzak bırakırsa neler olabileceğini gördük. Davada ilim adamları yok muydu? Vardı. Sanatçılar yok muydu? Vardı. Devlet başkanları ve devletleri yönetenler yok muydu? Onlar da vardı. Maalesef tüm insanlığa şu anda görüyoruz ki bu tür olaylar, manevi değerlerden uzaklaşmanın sonuçlarıdır. Zulmeden siyonist bir yapının bu işin içinde olduğunu da biliyoruz." ’Gençliğin ahlaki eğitimi ve kültürel değerlerin korunması’ "Biz Müslümanların ve gençlerimizin ahlaklı yetişmesi; topluma ve devlete sadık, erdemli bireyler olması çok önemlidir. Bunun eksikliğinin acısını geçmişte fazlasıyla yaşadık. Gerçekten neredeyse bir asır boyunca gençliğimizin ahlaktan ve manevi değerlerden uzak kalmasının sıkıntısını ciddi şekilde tecrübe ettik. Dolayısıyla Millî Eğitim Bakanımızı tebrik ediyoruz. Ayrıca, bu ülkenin birlik ve beraberliğini istemeyen ve gençlerimizin ahlaklı yetişmesini istemeyen bazı çevreleri de görüyoruz. Onları iyi tanıyoruz, iyi biliyoruz. Hiçbir zaman bu ülkede taş üstüne taş koymayan, Türkiye’nin hayırlı işlerinde hiçbir katkısı olmayan insanlar olduklarını da gördük. Bütün toplum da bunları yakından biliyor. Bir örnek vermek isterim: Hiçbir zaman bize ait olmayan, millî ve yerli bir gelenek olmayan yılbaşı kutlamaları; gerçek Hristiyanlıkta da, Yahudilikte de ve diğer semavi dinlerde de olmayan bir göreneğe dayanıyor. Buna rağmen, sanki bizim kültürümüzün bir parçasıymış gibi sunuluyor ve o günde, Müslümanlara bu gelenek dolayısıyla zorla bir tutum veya iştah empoze ediliyormuş gibi algı oluşturuluyor. Bu durum da bizi derinden üzüyor." dedi.
Iğdır Valiliği’nden TİGEM arazisine izinsiz yol
01 Ekim 2025 Çarşamba - 14:40 Iğdır Valiliği’nden TİGEM arazisine izinsiz yol Iğdır Valiliği’nin, Ağrı Dağı’na yönelik başlattığı "turizm ve güvenlik yolu" projesi kapsamında, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Kazımkarabekir Tarım İşletmesi’nin mera alanından izinsiz olarak yol geçirmesi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda krize neden oldu. Iğdır Valiliği Ağrı Dağı’na yönelik başlattığı "turizm ve güvenlik yolu" projesi kapsamında, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Kazımkarabekir Tarım İşletmesi’nin mera alanından izinsiz yol geçirdi. Yaklaşık 100 bin dönümlük mera alanında gerçekleştirilen yol çalışmasının, TİGEM’den izin alınmadan başlatıldığı öğrenildi. Valiliğin yürüttüğü proje, mevcut yasal düzenlemelere rağmen uygulamaya konulurken, Tarım Bakanlığı içinde projenin yargıya taşınıp taşınmaması konusu henüz netleşmedi. Edinilen bilgilere göre, Kazımkarabekir Tarım İşletmesi’ne ait ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürüldüğü mera statüsündeki alandan geçirilen yol, kurumlar arasında ciddi bir görüş ayrılığına yol açtı. Mera Kanunu’na göre, bu tür alanlarda yol, inşaat ya da altyapı çalışmaları için ilgili kurumların onayı ve izin süreci gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı kaynakları, yürütülen çalışmanın mera vasfını yok saydığını, yasal izin sürecinin devre dışı bırakıldığını belirtiyor. Valiliğin izinsiz şekilde projeye başlaması ise kurumlar arası koordinasyon eksikliğine işaret ediyor. Proje 76 kilometre, tartışmalı bölüm TİGEM arazisinde Ağrı Dağı’nın turizm potansiyelini artırmak ve güvenlik altyapısını güçlendirmek amacıyla planlanan proje, toplam 76,4 kilometre uzunluğunda. Bugüne kadar 47,8 kilometresi tamamlanan yolun üçüncü etap çalışmaları sürüyor. Ancak güzergâhın TİGEM’e ait mera arazisinden geçirilmesi, projeye ilişkin hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi. Bakanlık sessiz, karar çıkmadı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın konuyu mahkemeye taşıma konusunda henüz bir karar vermemesi, farklı yorumlara neden oldu. Sürecin yargıya taşınmaması halinde, benzer uygulamaların başka bölgelerde de emsal oluşturabileceği ifade ediliyor. Hayvancılık ve turizm arasında sıkışan proje Bir yanda bölgesel kalkınmayı hedefleyen turizm ve güvenlik projesi, diğer yanda ülke hayvancılığı açısından kritik öneme sahip mera alanları bulunuyor. Yasal düzenlemelerin görmezden gelindiği yönündeki eleştiriler, kamu yönetiminde planlama ve yetki paylaşımı konularındaki sorunları da bir kez daha gündeme taşıdı.
Şehitler için yapılan anıtta utandıran ihmal
29 Eylül 2025 Pazartesi - 23:03 Şehitler için yapılan anıtta utandıran ihmal Iğdır’ın Aralık ilçesi Hasanhan köyü mevkisinde 8 Eylül 2015’te Dilucu Sınır Kapısı’na görevli polisleri taşıyan servis aracına PKK’lı teröristlerce düzenlenen saldırıda şehit olan 13 polis anısına yaptırılan anıt, anma töreninden günler sonra ortaya çıkan görüntülerle tartışma konusu oldu. Valilik himayesinde, İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde Iğdır Ticaret Borsası ve hayırseverlerin desteğiyle Iğdır’ın Aralık ilçesi Hasanhan köyü mevkisinde 8 Eylül 2015’te Dilucu Sınır Kapısı’na görevli polisleri taşıyan servis aracına PKK’lı teröristlerce düzenlenen saldırıda şehit olan 13 polis için anıt yapıldı. Saldırının 10. yılında şehitler, 9 Eylül’de düzenlenen törenle anıldı. Ancak aradan geçen 20 günün ardından çekilen görüntüler, alanın yalnızca anma günlerinde hatırlandığını gözler önüne serdi. Vatandaşların cep telefonlarıyla kaydettiği karelerde törenden sonra dağıtılan helva, su ve meyve suyu kaplarının olduğu gibi alanda bırakıldığı görüldü. Çöplerin toplanmamış olması, şehitler için yapılan anlamlı mekana gölge düşürdü. Bölge halkı, "Bu manzara şehitlerimizin aziz hatırasına yakışmıyor. Anıt yalnızca bir gün değil, her zaman temiz ve bakımlı olmalı" diyerek görüntülere tepki gösterdi. Şehitlerin emaneti olarak görülen anıtın yalnızca törenlerde değil, yılın her günü özenle korunması gerektiğine dikkat çeken vatandaşlar, yetkilileri daha duyarlı olmaya davet etti.