Yerel Haberler
Iğdır
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:24 Nobel ödüllü Aziz Sancar’ın ardından Rektör Gürel’e de fahri profesörlük unvanı verildi Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel’e Azerbaycan Milli İlimler Akademisi tarafından "fahri profesörlük" unvanı verildi. Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar’ın ardından bu unvanı Türkiye’den alan ikinci isim olan Gürel için Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de tören düzenlendi. Azerbaycan Milli İlimler Akademisi tarafından Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel’e "fahri profesörlük" unvanı verildi. Törende Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Başkanı İsa Habibbeyli tarafından Prof. Dr. Gürel’e fahri profesörlük cübbesi giydirildi. Habibbeyli, Iğdır Üniversitesi’nin son yıllarda Türk dünyasıyla geliştirdiği akademik ilişkilerin dikkat çekici olduğunu belirterek, Gürel’in çalışmalarını takdirle takip ettiklerini ifade etti. Prof. Dr. Ekrem Gürel ise, kendisine verilen unvandan büyük onur duyduğunu belirterek, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yaptı. Prof. Dr. Gürel, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir’ dediği, Haydar Aliyev’in ‘İki devlet, tek millet’ sözleriyle ifade ettiği Azerbaycan’ın en köklü bilim kurumlarından birinden bu unvanı almak benim için büyük bir gururdur" dedi. Iğdır Üniversitesi’nin Türk dünyasıyla ilişkilerine de değinen Gürel, üniversiteyi "Türkiye’nin Türk dünyasına açılan kapısı" olarak konumlandırdıklarını belirterek, Azerbaycan başta olmak üzere Türk Cumhuriyetleri ile ortak akademik projeler ve öğrenci değişim programlarını artırmayı hedeflediklerini söyledi.
Iğdır’da arı saldırısı faciaya dönüştü: 400 koyun telef oldu
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:09 Iğdır’da arı saldırısı faciaya dönüştü: 400 koyun telef oldu Iğdır’da yaylaya götürülen koyun sürüsü arıların saldırısına uğradı. Panikle kaçan hayvanların sulama kanalına düşerek birbirini ezmesi sonucu ilk belirlemelere göre 400 koyun telef olurken, 5 kişi de yaralandı.Iğdır’da meydana gelen olayda, arı saldırısına uğrayan koyun sürüsünde büyük çapta telef yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Hakmehmet köyü ile Ağaver köyü arasında yaylaya gitmek için yola çıkan Çetin Naral’a ait yaklaşık 4 bin küçükbaş hayvan, arazide bulunan yaklaşık 200 arı kovanının olduğu bölgeden geçerken arıların saldırısına uğradı. Arıların saldırmasıyla birlikte paniğe kapılan koyun ve kuzular kaçmaya başladı. Kontrolden çıkan sürü, bölgede bulunan sulama kanalının altındaki başka boş bir kanala düşerek burada birbirini ezdi. Yaşanan izdiham sonucu ilk belirlemelere göre 400 koyun telef oldu. Olay sırasında arı saldırısına maruz kalan 5 kişi de yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince Iğdır Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Bölgede jandarma ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alınırken, olayın ardından inceleme başlatıldı. Olayın yaşandığı bölgede yarın Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ve jandarma ekiplerince detaylı hasar tespit çalışması yapılacağı öğrenildi. Hastanedeki tedavisinin ardından hayvanların olduğu yere geri dönen İsmail Naral, şunları söyledi: "Sürü dağa gidecekti. Burada arı kovanlarının içine girdi. Dolu vurmuş gibi etraflarında dönüp ezilerek, boğularak ölmüşler. Böyle bir şey olacağını bilemedik. Arılar vardı, gördük ama bu yoldan gidince bunun olacağını düşünmedik. Arı vurmadı, bu ezilme sonucu oldu." dedi.
Iğdır’da arı saldırısı faciaya dönüştü: 400 koyun telef oldu
03 Mayıs 2026 Pazar - 21:46 Iğdır’da arı saldırısı faciaya dönüştü: 400 koyun telef oldu Iğdır’da yaylaya götürülen koyun sürüsü, arıların saldırısına uğradı. Panikle kaçan hayvanların sulama kanalına düşerek birbirini ezmesi sonucu ilk belirlemelere göre 400 koyun telef olurken, arıların soktuğu 5 kişi de yaralandı. Edinilen bilgilere göre, yaylaya gitmek üzere yola çıkan Çetin Naral’a ait yaklaşık 4 bin küçükbaş hayvan, Hakmehmet ve Ağaver köyleri arasında yaklaşık 200 arı kovanının olduğu bölgeden geçerken arıların saldırısına uğradı. Arıların saldırmasıyla paniğe kapılan koyun ve kuzular kaçmaya başladı. Kontrolden çıkan sürü, bölgede bulunan sulama kanalının altındaki başka boş bir kanala düşerek burada birbirini ezdi. Yaşanan izdiham sonucu ilk belirlemelere göre 400 koyun telef oldu. Olay sırasında arıların saldırısına maruz kalan 5 kişi de yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince Iğdır Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Bölgede jandarma ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alınırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı. Olayın yaşandığı bölgede yarın Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ve jandarma ekiplerince detaylı hasar tespit çalışması yapılacağı öğrenildi. Hastanedeki tedavisinin ardından hayvanların olduğu yere geri dönen İsmail Naral, "Sürü dağa gidecekti. Burada arı kovanlarının içine girdi. Dolu vurmuş gibi etraflarında dönüp ezilerek, boğularak ölmüşler. Böyle bir şey olacağını bilemedik. Arılar vardı, gördük ama bu yoldan gidince bunun olacağını düşünmedik. Arı vurmadı, bu ezilme sonucu oldu" dedi.
Iğdır FK - Amed Sportif Faaliyetler maçının ardından
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:44 Iğdır FK - Amed Sportif Faaliyetler maçının ardından Trendyol 1. Lig’in son haftasında oynanan Iğdır FK ile Amed Sportif Faaliyetler maçının ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 38. ve son haftasında Iğdır FK sahasında Amed Sportif Faaliyetler ile 3-3 berabere kaldı. Bu sonuçla Diyarbakır ekibi adını Süper Lig’e yazdırdı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Hikmet Karaman, "Öncelikle oyuncularıma ve buraya gelen Iğdır taraftarına teşekkür ediyorum. Oyuncularımız iyi bir mücadele etti. Maçtan sonra da herhangi bir farklı düşünceye yer bırakmadı. Bu çok önemliydi. Diğer taraftan da Amedspor’u tebrik ediyoruz. Süper Lig’e çıkmak kolay değil. Ülkeyi bir bütün olarak düşünmemiz gerekiyor. Başarılı olanı, iyi olanı alkışlayacağız. Dolayısıyla Erokspor ile çekiştiler. Erokspor da kendi sahasında 1-1 berabere kaldı. Bir hafta önce birçok konuşma olmuştu. Biz Iğdır olarak bu tür düşünceler içerisinde olmadığımız için hem takım olarak hem de oyuncularımız olarak gururluyuz. Ama bu arada çıkan takımı tebrik edeceksin. Kim çıkarsa çıksın arkadaşlar, bu bir gerçek. Dolayısıyla Amedspor’a da Süper Lig’de başarılar diliyorum. Diğer konu; tabii insanlar maç üzerinden durum değerlendirmesi yapıyor. Aslında Amedspor takımı bu 5. maçında 4 beraberlik, 1 mağlubiyet aldı. Yani bir takım dört beraberlik alıyor, bir de mağlup oluyor. Baktığınızda 5 maçta 8-11 puan kaybetmiş. Aslında belki bu durum çok daha önceden şekillenebilirdi. Dolayısıyla bugün son maça denk geldi. İyi bir heyecan oldu. Futbol olarak da bence iki takımı tebrik etmek lazım. Maç öncesi ve maç içerisinde skor sürekli değişti: 1-0, 1-1, 2-1, 2-2… Bunu kaldırmak kolay değil. Zaman zaman bazı taşkınlıklar olabilir. Biraz daha objektif bakmak, doğru değerlendirmek lazım. Nihayetinde bundan sonra play-off oynanacak. Bu açıdan fazla uzatmadan şunu söylemek istiyorum; biz Iğdır olarak sahaya çıktık ve mücadelemizi verdik. Sahada oyuncularımız büyük bir özveri gösterdi. Amedspor da attığımız gollere karşılık verdi. İyi bir maç oldu, standartların üstünde bir mücadeleydi. Bundan sonra play-off liginde mücadele edecek takımlara başarılar diliyorum. Biz de takım olarak sezonun değerlendirmesini yapıp gerekli çalışmaları gerçekleştireceğiz" dedi. "Bu şampiyonluğu özellikle halkımıza armağan ediyorum" Zorlu bir süreç sonrası Süper Lige çıktıklarını söyleyen Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Sertaç Küçükbayrak, "Bütün zorluklara rağmen şampiyon olduk. Bu şampiyonluğu özellikle halkımıza armağan ediyorum. Daha önce görev yapan hocalarımız vardı; Mehmet Altıparmak, Sinan Hoca, Mesut Hoca… Onların da bu şampiyonlukta emeği çok büyük. Kendilerine verdikleri emeklerden dolayı teşekkür ediyorum. Bu anlamda bize destek veren yönetim kurulumuza ve istişare kurulumuza, özellikle Nesih Başkan’a çok teşekkür ediyorum. Çünkü bize sonsuz destek verdiler. Şu mesajı vermek istiyorum: Bir barış süreci var ve bu süreçte Amedspor Süper Lig’de mücadele edecek. Tüm maçlarını kardeşçe ve dostça oynayacak. Bize destek veren basın emekçilerine, Diyarbakır’dan kilometrelerce yol gelerek yanımızda olan taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Ayrıca Iğdır’da bizi destekleyen halkımıza da şükranlarımı sunuyorum. Bölgeden gelen, yüreği bizimle atan herkese teşekkür ediyorum. İnşallah bu başarıların devamı gelir" diye konuştu.
Trendyol 1. Lig: Iğdır FK: 3 - Amed Sportif Faaliyetler: 3
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:08 Trendyol 1. Lig: Iğdır FK: 3 - Amed Sportif Faaliyetler: 3 TFF 1. Lig’in 38. ve son haftasında Iğdır FK evinde Amed Sportif Faaliyetler ile 3-3 berabere kaldı. Amed Sportif Faaliyetler bu sonuçla Süper Lig’e yükselen ikinci takım oldu. Stat: Iğdır Şehir Hakemler: Ali Yılmaz, Mehmet Ali Vardar, Batuhan Bıyıklı Alagöz Holding Iğdır FK: Muhammet Taha Tepe, Robin Yalçın, Alim Öztürk, Atakan Rıdvan Çankaya, Güray Vural, Oğuz Kağan Güçtekin (Ali Kaan Güneren dk. 69), Doh (Doğan Erdoğan dk. 46), Ahmet Emin Engin (Mendes dk. 69), Bacuna, Fofana (Loshaj dk. 84), Bruno Yedekler: Ali Yaşar, Serkan Asan, Tunahan Ergül, Serkan Asan, Melih Akyüz Teknik Direktör: Hikmet Karaman Amed Sportif Faaliyetler: Erce Kardeşler, Mehmet Yeşil (Tarkan Serbest dk. 60), Syrota, Hasan Ali Kaldırım, Murat Uçar, Cem Üstündağ (Atakan Müjde dk. 84), Sinan Kurt, Moreno (Dimitrov dk. 84), Dia Saba (Florent Hasani dk. 90+2), Afena-Gyan (Emrah Başsan dk. 90+2), Diagne Yedekler: Abdulsamed DamluÇekdar Orhan, Oğuzhan Matur, Kahraman Demirtaş, Celal Hanalp Teknik Direktör: Sertaç Küçükbayrak Goller: Fofana (dk. 6 k.k.) Diagne (dk. 45 +4) Atakan Rıdvan Çankaya (dk. 80) (Iğdır FK), Hasan Ali Kaldırım (dk. 19), Diagne (dk. 45 +1 pen.), Dia Saba (dk. 49) (Amed Sportif Faaliyetler) Sarı kartlar: Güray Vural, Doh, Ahmet Emin Engin, Atakan Rıdvan Çankaya, Bacuna, Loshaj, Mendes, Bruno (Iğdır FK) Emrah Başsan (Amed Sportif Faaliyetler)
Lösemiyi yenen Zümra’nın balon uçurma hayali Vali Taşolar ile gerçek oldu
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:02 Lösemiyi yenen Zümra’nın balon uçurma hayali Vali Taşolar ile gerçek oldu Iğdır’da ateş şikayetiyle başlayan zorlu süreçte lösemi teşhisi konulan ve uzun tedavinin ardından hastalığı yenen 7,5 yaşındaki Zümra Karakuş’un "balon uçurma" hayali, Vali M. Fırat Taşolar ve eşi Didem Taşolar’ın sürpriziyle gerçeğe dönüştü. Iğdır’da yaşayan Zümra Karakuş’un hayatı, henüz 5 yaşındayken yükselen ateş şikayetiyle hastaneye götürülmesiyle değişti. İlk etapta ateş nedeniyle detaylı tetkik yapılmayan küçük Zümra’nın günlerce süren ateş, baş ağrısı, halsizlik ve solgunluk şikayetleri devam etti. Ailesinin ısrarı üzerine yapılan kan tahlillerinde değerlerin ciddi şekilde düşük olduğu tespit edildi. Durumun ağırlaşması üzerine Zümra, ambulansla Van’a sevk edildi. SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan kemik iliği incelemesi ve tedaviler sonucunda Zümra’ya halk arasında "kan kanseri" olarak bilinen lösemi teşhisi konuldu. Küçük Zümra, 10 ay hastanede, ardından 1,5 yıl boyunca ev ve hastane arasında süren zorlu bir tedavi süreci geçirdi. Şimdi 7,5 yaşında olan ve yaklaşık 1 ay önce yapılan kontrollerde kemik iliğinin temiz çıktığı belirlenen Zümra, hastalığı yenmenin mutluluğunu yaşıyor. Televizyonda lösemiyi yenen çocukların balon uçurduğunu gören Zümra, annesi Kader Karakuş’a "Keşke vali amca gelse birlikte balon uçursak" dedi. Ailenin bu isteği Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar’a iletildi. Küçük kızın hayaline kayıtsız kalmayan Vali Taşolar, eşi Didem Taşolar ile birlikte sürpriz hazırladı. Pasta yaptıran ve balonları temin eden Taşolar çifti, Zümra’nın yaşadığı binaya giderek aşağıdan seslendi. Dördüncü kattaki evinin penceresinden bakınca Vali Taşolar’ı karşısında gören Zümra, büyük bir heyecan ve sevinçle aşağı indi. Vali Taşolar’a sarılan Zümra’nın mutluluğu yüzüne yansıdı. Ardından Zümra, Vali Taşolar, eşi ve arkadaşlarıyla birlikte gökyüzüne balon bıraktı. Karakuş ailesinin evine de misafir olan Taşolar çifti, aileyle uzun süre sohbet etti. Hastalık sürecinin zorluğuna dikkat çeken Vali Taşolar, aileyi tebrik ederek Zümra ile yakından ilgilendi. Vali M. Fırat Taşolar, hastalık sürecinde yalnızca çocukların değil ailelerin de ciddi bir psikolojik yük altında kaldığını söyleyerek; "Annenin, babanın kendi gerginliği, psikolojik olarak yıpranmışlığı, birbirleriyle ve diğer çocuklarıyla olan ilişkileri… Aslına bakarsanız, bu durum yalnızca bedensel ya da fiziksel bir rahatsızlık değil. Ailenin kendi içinde ne kadar dayanabildiğiyle ilgili. Bu yüzden insanlar bu süreçte yıpranabiliyor. O yıpranmışlıkları yok saymamak lazım. İnsan bazen kırıyor, üzülüyor; bazen en küçük şeyden bile rahatsız olabiliyor. Gerçekten çok zor bir süreç. Ve siz bu süreci atlattınız sizi tebrik ediyorum" dedi. Aileye geçmiş olsun dileklerini ileten Taşolar, devlet olarak her zaman vatandaşların yanında olduklarını belirtti. Ziyaret, samimi sohbet ve iyi dileklerle sona erdi. Küçük Zümra Karakuş’un annesi, yaşadıkları zorlu süreci anlattı. Günlerce süren ateş ve halsizlik sonucu hastaneye sürekli gidip geldikten sonra hastalığın teşhis edildiğini söyleyen anne Karakuş, "Bizim çocuğumuz sürekli ateşleniyordu. Grip gibiydi ama antibiyotik kullanıyorduk, hiçbir fayda etmiyordu. Baygın gibiydi, rengi solmuştu. Bir türlü kan almıyorlardı. ‘Ateşliyken kan almıyoruz’ diyorlardı. Iğdır’da kaç doktora götürdüm, acile de götürdüm ama acildeki doktor da kan almıyordu. ‘Kan alın, öyle kızıma ilaç yazın’ dedim, yine yapmadı. Sonra başka bir doktora gittim, o da özel bir doktordu." Yaşadıkları sürecin son anlarında kızının durumunun ağırlaştığını belirten anne, sözlerine şöyle devam etti: "O da ‘Ateşi yüksekken kan alırsak değerler kötü çıkar’ dedi. En sonunda çocuk kendinden geçecek duruma geldi. Rengi tamamen solmuştu. Gece yarısı tekrar acile götürdük. Bu sefer başka bir doktor denk geldi. Hemen kanlarını aldılar. Kırmızı kan değeri 17 olması gerekirken 3’e düşmüştü. Hemen gerekli yerlere haber verildi ve ambulansla Van’a sevk edildik." Van’da başlayan tedavi sürecinin uzun ve zorlu geçtiğini ifade eden anne Karakuş, yaklaşık 10 ay hastanede kaldıklarını söyledi. Bu süreçte Van’da ev kiraladıklarını belirten anne, "Ateşi düşürüldü, hemen kan takviyesi yapıldı. Kemik iliği incelendi. Üç gün sonra hastalığın ne olduğu söylendi ve tedavi süreci başladı. İki ay önce kemik iliği nakli yapıldı ve temiz çıktı. Buna göre ilaçları kesildi. Ancak önümüzdeki iki yıl içinde yüzde 20 tekrar riski bulunuyor" dedi. Benzer süreçleri yaşayan ailelere de tavsiyelerde bulunan anne Karakuş, çocuklara yaklaşımın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu hastalığı yaşayan ailelere en büyük tavsiyem, çocuğa sürekli hasta gibi davranmamaları. ‘Hastadır, uyumasın’, ‘Ne isterse yapalım’, ‘Ne isterse alalım’ gibi bir yaklaşım doğru değil. Bu şekilde çocuklar eve döndüklerinde psikolojilerini toparlayamıyor, kendilerini sürekli hasta hissediyorlar." Küçük Zümra: "balonları hastalığım gibi gökyüzüne uçurdum" Iğdır’da lösemi tedavisini tamamlayan küçük Zümra Karakuş, yaşadığı süreci ve kendisi için yapılan sürprizi anlattı. Zümra’nın duygusal sözleri yürekleri ısıttı. Kendisi için hazırlanan sürprizden büyük mutluluk duyduğunu belirten Zümra Karakuş, şunları söyledi: "Ben Zümra Karakuş. Lösemi hastalığı geçirmiş bir çocuğum. Bugün oturuyordum, camdan biri ‘Zümra, Zümra!’ diye seslendi. Bir baktım, Vali amca gelmiş. Sonra balonlar, pastalar getirdiler." Balon uçurmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Zümra, sözlerine şöyle devam etti: "Balonları ne yaptın diye sorarsanız… Uçurdum. Sürpriz yaptıkları için çok mutlu oldum. Balonları, hastalığım gibi gökyüzüne uçurdum." Bu anın kendisi için bir hayalin gerçekleşmesi olduğunu belirten küçük Zümra, şunları kaydetti: "Geçen yıl bir çocuğun iyileştiğini görmüştüm. En büyük hayali gökyüzüne balon uçurmaktı. Oradan etkilenmiştim. ‘Keşke ben de yapabilseydim’ demiştim. Öğretmenim de ‘Belki bir gün sana da böyle bir sürpriz yapılır’ demişti." Zümra, kendisine yapılan ziyaretle hayalinin gerçekleştiğini belirterek, "Gerçekten de oldu. Vali amca geldi eve. Birlikte oturduk, balon uçurduk. Evde de bana yeni bir balon getirdiler. Vali amcaya ve eşine çok teşekkür ediyorum. Onları çok seviyorum" dedi.