Yerel Haberler
Isparta
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:00 Isparta Belediyesi’ne ait ikinci akaryakıt istasyonu temmuzda faaliyete geçecek Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, belediyeye ait ikinci akaryakıt istasyonunun temmuz ayı sonunda faaliyete geçeceğini açıkladı. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, yeni otogarın yanındaki alanda yapımı devam eden belediyeye ait ikinci akaryakıt istasyonunda incelemelerde bulundu. Başkan Başdeğirmen, yüklenici firma yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. İncelemeleri sonrası açıklama yapan Başdeğirmen, "Isparta Belediyesi olarak şehrimize ikinci akaryakıt istasyonunu kazandırmak için çalışmalarımız devam ediyor. Alanımız yeni otogar alanımızın yanında bulunan park alanımız. Bu yaptığımız yatırım bölgedeki ihtiyacı karşılayacak. Diğer akaryakıt istasyonumuz da Antalya yolu üzerinde bulunuyor. Bu da ikinci olarak Ispartalı vatandaşlarımıza hizmet edecek. Burada bir üst geçit yapıldı. Bu nedenle otogarımızdaki hava bir farklı oldu. Müthiş bir güzellik ortaya çıktı. Yan tarafındaki yeşil alanlarıyla, büyük geçiş alanlarıyla ve servis yollarıyla bir büyükşehir havasında ortam oluştu. Bundan dolayı çok memnuniyet duyuyorum. Isparta Belediyesi’nin şirketi olan ISBAŞ adına bu işletmeyi yapıyoruz. İnşallah nasip olursa temmuz ayının sonunda faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Bu sayede hem istihdam sağlayacağız hem de vergi vereceğiz. Buradaki vatandaşlarımızın da ihtiyacını karşılamış olacağız. Bu yatırımımız Isparta’mıza hayırlı olsun" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:26 Doğadan koparılması yasak olan akzambak bitkisi Isparta’da laboratuvarda çoğaltılıyor Türkiye’de doğal olarak yetişen ve doğadan toplanması yasak olan akzambak bitkisi, Isparta’da laboratuvar ortamında çoğaltılıyor. Sağlık alanındaki kullanımıyla bilinen bitkinin üretimiyle hem doğa korunuyor hem de ekonomiye katkı hedefleniyor. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, doğada sınırlı şekilde bulunan ve korunması gereken akzambak bitkisi doku kültürü yöntemiyle laboratuvar ortamında çoğaltılıyor. Doğadan sökülmesi yasak olan bitkinin kontrollü şartlarda üretilmesiyle hem doğal popülasyonun korunması hem de üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen üretim sayesinde, çoğaltılması zor olan akzambak kısa sürede daha fazla sayıda elde edilebiliyor. Yaklaşık 6 ay süren üretim sürecinde bitkiler, steril şartlarda çoğaltılarak dış ortama uyum sağlayacak şekilde yetiştiriliyor. Bu yöntemle elde edilen akzambakların hem yurt içi kullanımda değerlendirilmesi hem de ihracata kazandırılması hedefleniyor. Doku kültürü laboratuvarında bitkiler kitleler halinde çoğaltılıyor Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Görevlisi Tolga Polat, "Burası Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Eğitim, Araştırma ve Uygulama Çiftliği’ne bağlı Doku Kültürü Laboratuvarı. Yaklaşık 5 yıllık bir geçmişe sahip olan bu laboratuvarda bitkileri invitro ortamda çoğaltıyor, ardından dış şartlarda alıştırıyoruz. Bu şekilde vejetatif çoğaltma yaparak bitkilerin kitleler halinde üretimini sağlıyoruz. Şu anda ağırlıklı olarak akzambak bitkisi üzerinde çalışıyoruz ancak salep, soğanlı süs bitkileri, lale ve bazı meyve anaçları üzerine de çalışmalarımız sürüyor" dedi. Akzambak üretiminde hedef ihracat ve dışa bağımlılığı azaltmak Polat, "Akzambak üzerinde yoğunlaşmamızın nedeni özel sektör-üniversite iş birliği kapsamında yürütülen bir proje. Bu bitki Türkiye’de doğal olarak bulunuyor ancak doğadan sökülmesi yasak. Biz burada hem doğaya kazandırılması hem de ekonomik değeri yüksek olan bu bitkinin yurt dışı ihracatına katkı sağlamak amacıyla üretim yapıyoruz. Böylece dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Akzambak üretimi 6 aylık süreçte tamamlanıyor Üretim sürecine değinen Polat, "Akzambak soğanlı bir bitki. Öncelikle bitkinin pullarını alıp dezenfekte ediyoruz ve çoğaltma ortamına dikiyoruz. Yaklaşık 28 gün sonra bitkiler çoğalıyor ve bir bitkiden ortalama 5 yeni bitki elde edilebiliyor. Belirli bir sayıya ulaştıktan sonra köklendirme aşamasına alıyoruz. Köklenen bitkiler sera içerisindeki yoğun bakım ünitelerinde yaklaşık 12 gün tutuluyor ve dış ortama adapte ediliyor. Tüm süreç yaklaşık 6 ay sürüyor ve yıl boyunca devam ediyor" ifadelerini kullandı. Steril ortamda üretimle hızlı ve kontrollü çoğaltma sağlanıyor Doku kültürü çalışmalarının steril ortam gerektirdiğini vurgulayan Polat, "Kullandığımız tüm materyalleri otoklavda dezenfekte ediyoruz. Laminer kabinlerde, UV ışık altında steril şartlarda çalışıyoruz. Bu yöntem doğada yavaş çoğalan bitkilerin daha hızlı ve kontrollü şekilde üretimini sağlıyor. Kurulum maliyeti yüksek olsa da sonrasında ekonomik üretim imkanı sunuyor. Laboratuvarımızda özel sektör iş birliğiyle 8 kişi çalışıyor, ayrıca lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin tez ve projeleri de burada yürütülüyor" dedi.