Yerel Haberler
Isparta
12 Nisan 2026 Pazar - 17:42 Atıl alandan masal dünyasına Tomurcuk Masal Parkı Davraz Mahallesi’nde uzun yıllardır atıl durumda olan ve eski adıyla Aqua Park olarak bilinen alana Isparta Belediyesi tarafından Tomurcuk Masal Parkı yapılıyor. Kentin yeni cazibe merkezlerinden biri olacak Tomurcuk Masal Parkı’nda özellikle çocuklar ve aileler için sosyal hayatı zenginleştirmeyi hedefliyor. Isparta’nın Davraz Mahallesi’nde uzun yıllardır atıl durumda olan ve eski adıyla Aqua Park olarak bilinen alana Tomurcuk Masal Parkı yapılıyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen öncülüğünde yürütülen proje kapsamında modern bir yaşam ve eğlence merkezi hayata geçiyor. Yaklaşık 16 bin metrekarelik alana yapılan Tomurcuk Masal Parkı içerisinde çocukların keyifli ve güvenli vakit geçirebileceği ve hayal dünyasını geliştirmesi, sosyal etkileşimlerini artırması hedefleniyor. Spor alanları da olacak Tomurcuk Masal Parkı spor alanlarıyla da dikkat çekiyor. Park bünyesinde basketbol, voleybol, tenis sahaları ve yürüyüş yolları inşa edilerek spor yapmak isteyen vatandaşların kullanımına sunulacak. Bu sayede alanın, sağlıklı hayatı teşvik eden çok yönlü bir merkez haline gelmesi planlanıyor. "Ailelerimiz rahatça çaylarını içebilecekler" Alanın daha önce atıl durumda olması nedeniyle, bölgede olumsuz olayların fazla yaşandığını belirten Davraz Mahallesi Muhtarı Hasan Aydemir, Tomurcuk Masal Parkı ile birlikte mahallenin daha da güzelleştiğini söyledi. Muhtar Aydemir, "Burası geçmiş yıllarda çok atıl vaziyetteydi, çok kötüydü. İçerisinde olumsuz olayların yaşandığı bir noktaydı. Ama Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen sayesinde mahallemize çok güzel bir park kazandırıldı. Burası yaklaşık 16 bin metrekarelik bir alanımız. Bu alanda hem çocuklarımız hem de aileleri çok güzel vakit geçirecekler. Çocuklarımıza çeşitli oyun alanlarımız, ailelerimiz için de dinlenme alanlarımız yapılıyor. Çocuklarımız burada hoşça vakit geçirecekler. Ailelerimiz rahatça çaylarını içebilecekler. Ayrıca vatandaşlarımız için yürüyüş yolları kazandırıldı. Yani bir ailemiz gönül rahatlığıyla burada vakit geçirebilecek. Bu parkımızın mahallemize kazandırılmasında Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’in büyük emekleri var. Çok uğraştı. Kendisine mahallem ve şahsım adına Allah razı olsun diyorum. Bu proje ile çocuklarımız kötü alışkanlıklardan uzaklaştırıp hem spora hem de eğlenceye yönlendirmiş olacağız. Ben başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e çok teşekkür ediyorum" dedi. Öte yandan, Tomurcuk Masal Parkı tamamlanmasının ardından Isparta’da hem çocukların neşeyle vakit geçireceği hem de ailelerin huzurla dinlenebileceği yeni bir yaşam alanı olacak.
Eğirdir Gölü kıyısında bulunan kemiklerin hayvana ait olduğu değerlendiriliyor
10 Şubat 2026 Salı - 09:45 Eğirdir Gölü kıyısında bulunan kemiklerin hayvana ait olduğu değerlendiriliyor Isparta’nın Eğirdir ilçesinde göl suyunun çekilmesiyle ortaya çıkan ve insana ait olduğu öne sürülen kemik parçalarıyla ilgili Müze Müdürlüğü ekipleri inceleme yaptı. İlk değerlendirmede kemiklerin insana değil, hayvana ait olduğu değerlendirildi. Türkiye’nin dördüncü büyük gölü olan ve içme suyu rezervleri açısından büyük önem taşıyan Eğirdir Gölü’nde, son yıllarda etkisini artıran kuraklık nedeniyle su seviyesi önemli ölçüde düştü. Suyun çekilmesiyle daha önce göl altında kalan bazı alanlar gün yüzüne çıkarken kıyı kesiminde insana ait olduğu öne sürülen kemik parçaları ile kırık küp ve farklı yapıda taşların bulunduğu yönünde iddialar üzerine Isparta Müze Müdürlüğü ekipleri inceleme başlattı. Seydim Mahallesi’nde göl kenarına gelen uzman ekipçe yapılan incelemede söz konusu kemiklerin ilk belirlemelere göre hayvana ait olduğu değerlendirildi. Müze yetkilileri, kesin ve resmi sonucun gerçekleştirilecek detaylı analizlerin ardından önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti. 46 yıllık balıkçı hayatında ilk kez gördü Buluntuları fark eden ve Eğirdir’de yaklaşık 46 yıldır balıkçılıkla uğraşan 66 yaşındaki Çetin Ünsal, geçtiğimiz hafta gezi amacıyla Seydim Mahallesi Kuş Kayası mevkiine gittiğini belirterek burada kemik parçaları ile kırık küpler gördüğünü söyledi. Hayatı boyunca göl kıyısında yaşadığını ifade eden Ünsal, böyle bir durumla ilk kez karşılaştığını dile getirdi. Gölün geçmişte çok daha derin olduğunu vurgulayan Ünsal, "Benim yaşım 66. İlk defa gölün bu kadar çekildiğini görüyorum. Eskiden buralar gölün en derin yerleriydi. Bu alanlarda ağ atıp balık tutardım" dedi. Bölgede alışılmışın dışında taşlarla da karşılaştığını anlatan Ünsal, "Kahverengi, normalden daha ağır ve farklı yapıda kayalar var. Bunların da yetkili birimler tarafından incelenmesini istiyorum" diye konuştu. "O günden bugüne göl hiç bu kadar çekilmedi" 1974 yılında da gölde çekilme yaşandığını hatırlatan Ünsal, o dönemde bu seviyenin görülmediğini belirterek, "1974 yılında göl çekilmişti. O zaman 14-15 yaşlarındaki arkadaşlarımız kıyılarda bakır kaplar, kazanlar, leğenler, ibrikler bulup hurdacılara satıyordu. Ama o günden bugüne kadar göl hiç bu kadar çekilmemişti" ifadelerini kullandı. Ünsal, suyun kıyıdan yaklaşık 250 ila 300 metre kadar geri çekildiğini belirterek, hem kemiklerin hem de diğer materyallerin uzman ekiplerce incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Ispartalı Fatma’yı 16 bıçak darbesiyle öldüren eşinin emniyet ifadesi kan dondurdu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:15 Ispartalı Fatma’yı 16 bıçak darbesiyle öldüren eşinin emniyet ifadesi kan dondurdu Van’ın Çaldıran ilçesinde 28 yaşındaki eşini darp ederek 16 bıçak darbesiyle öldüren sanığın emniyette verdiği ifadeler kan dondurdu. Tutuklanma sürecinde eşini başka biriyle yazışırken yakaladığını öne süren sanık, "Bu olayların ardından eşim bana, ‘Kendimi öldürürsem cehenneme giderim. Bunu ben yapamıyorum, sen yap, beni öldür’ dedi. Bunun üzerine önce ellerimle boğmaya çalıştım. Daha sonra bana gösterdiği bıçağı alarak boyun ve boğaz bölgesine birkaç kez sapladım" sözleriyle yaşananları anlattı. Sanık, mahkemede ise bu ifadelerini hatırlamadığını söyledi. Bunun üzerine mahkeme duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay, 26 Aralık 2024 günü saat 17.30 sıralarında Van’ın Çaldıran ilçesindeki bir aile apartmanında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Isparta’nın Yalvaç ilçesinden Van’a gelin giden 28 yaşındaki Fatma Çakırbeyli ile eşi Reşat Çakırbeyli arasında henüz nedeni belirlenemeyen bir anlaşmazlık çıktı. Fatma Çakırbeyli, uzun süre darbedildikten sonra 2’si boyun bölgesine olmak üzere toplam 16 bıçak darbesiyle hayatını kaybetti. Cinayet sırasında çiftin iki çocuğunun apartmanın alt katında bulunduğu öğrenildi. Olayın ardından polis ekipleri apartmandaki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Gözaltına alınan Reşat Çakırbeyli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 28 yaşındaki iki çocuk annesi Fatma Çakırbeyli’nin cenazesi ise 2 Ocak 2025 tarihinde memleketi Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yukarıkaşıkara köyünde toprağa verildi. 5 Şubat’ta Erciş Ağır Ceza Hâkimliği’nde SEGBİS aracılığıyla ilk kez hâkim karşısına çıkan sanığın, yakalandığı gün kolluk kuvvetlerine verdiği ifadeler kan dondururken, duruşmada bu beyanlarını hatırlamadığını söylemesi dikkat çekti. Mahkeme heyeti, ifadeler arasındaki çelişkiler nedeniyle duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Duruşmaya Yalvaç Adliyesi’nde katılan aile ise sanığın en ağır şekilde yargılanması için yetkililerden adalet çağrısında bulundu. "Eşimin başka biriyle mesajlaştığını yakaladım" Sanık Reşat Çakırbeyli, mahkemede verdiği ifadesinde, "Fatma Çakırbeyli ile 10 senedir dinî nikahlı evliydim. Bu evliliğimizden Efraim ve Bünyamin isminde iki çocuğumuz var. Olaydan bir ay önce Fatma’nın gizlice sosyal medya kullandığını yakaladım. Bir erkekle yazışıyordu. Mesajlarda birbirlerine aşk sözleri yazmışlardı. ‘Ucunda ölüm varsa sana geleceğim, seni bırakmam’ şeklinde mesajlar vardı. Fatma’ya sordum ama kim olduğunu söylemedi" dedi. Bir süre sonra oğlundan, eşinin bir öğretmene hediye verdiğini duyduğunu belirten sanık, "Fatma’ya bu kişinin kim olduğunu sordum. ‘Kimse duymasın, konuyu kapatalım’ dedi. Oğlumun okulundan bir öğretmen olduğunu söyledi. Ben de kimseyle konuşmamasını istedim ve konuyu kapattım" ifadelerini kullandı. "Bana bunları söyleyince kendimi kaybettim" Olay günü eve gittiğini anlatan sanık, "Yukarı çıktım, Fatma kapıyı açtı, morali bozuktu. Bana ‘Sen beni kamerayla mı engelleyeceksin, bu kamerayı sökeceksin’ dedi. Ben de sökmeyeceğimi söyledim. Bana ‘Sen adam mısın, sen o öğretmenin tırnağı olamazsın, onun bana verdiği ilginin yarısını sende görmedim’ dedi. Bu sözleri duyunca kendimi kaybettim" dedi. Mutfakta olduklarını belirten sanık, "Çocuklar evde değildi. Fatma bana bıçağı gösterdi ama neden gösterdiğini bilmiyorum. Bıçağı nasıl aldığımı hatırlamıyorum. 16 kez bıçaklandığını söylüyorlar, iki tanesi ölümcülmüş, nasıl olduğunu bilmiyorum. O an kendimi kaybettim" diye konuştu. "Önce boğdum sonra bıçakladım" Sanığa, soruşturma aşamasında verdiği ve eşinin ölmek istediğini söylediğine dair beyanı hatırlatıldı. Sanık, emniyetteki ifadesinde, "Eşim bana ‘Kendimi öldürürsem cehenneme giderim, bunu ben yapamıyorum, sen yap beni öldür’ dedi. Bunun üzerine önce ellerimle boğmaya çalıştım, sonra bana gösterdiği bıçağı alarak boyun ve boğaz bölgesine birkaç kez sapladım" demişti. Ancak sanık, ilk duruşmada hâkim karşısında bu sözlerini hatırlamadığını belirtti. Mahkeme heyeti, sanığın emniyet, savcılık ve mahkemedeki ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğunu tutanağa geçirdi. Kuzeni konuştu iddialar dikkat çekti Mahkeme sonrasında konuşan Fatma Çakırbeyli’nin kuzeni Mevlüt Çelik, "Bugün kuzenimin davasına katıldık. Karşı tarafın avukatları, yaşadığı toplum yapısı nedeniyle sanığa çok fazla yüklenilmemesi gerektiğini savundu. Olayın bir anlık sinirle gerçekleştiğini söylüyorlar ama bu kesinlikle bir anlık öfke değildi. Sanığın koğuş arkadaşı da bazı şeyleri kendi ağzıyla itiraf etti. Ayrıca daha önceden sanığın abisinin ‘namusunu temizle, bu işi bitir’ dediğini duyduk" dedi. Kardeşi tepki gösterdi planlı olduğunu savundu Mahkeme sonrası konuşan merhum Fatma Çakırbeyli’nin kardeşi Tolga Şapçı, "Ablam 13 ay önce katledildi ve bugün duruşmadaydım. Sanığın ve avukatlarının yalanlarını dinledim. Bu şahıs işine geleni hatırlıyor, işine gelmeyeni hatırlamıyor. Ablamı 16 kez bıçakladığını hatırlamıyor ama ablamın kendisini aldattığını ve abisinin ‘namusunu temizle’ dediğini hatırlıyor. Yalanları o kadar ortada ki kendi avukatı bile ağzından kaçırdı, ablam için ‘evet katledildi’ dedi. Koğuş arkadaşının söylediğine göre de her şeyi anlatmış, hatta kendisine ‘namusunu temizle’ denildiğini ifade etmiş. Olayın bir anlık öfkeyle gerçekleştiğini söylüyorlar ancak ben buna inanmıyorum. Bu cinayetin planlı olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma, eksik hususların giderilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelenirken, sanığın tutukluluk durumunun belirli aralıklarla dosya üzerinden değerlendirileceği bildirildi. Davanın bir sonraki duruşması 14 Mayıs 2026 saat 11.00’e bırakılırken, mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Aile ise mahkemenin ardından kızlarının mezarını ziyaret etti.