Yerel Haberler
Isparta
Isparta’da öğrencilere 5 bin adet balık ekmek dağıtıldı 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:57:04 Isparta Eğirdir Su Ürünleri Fakültesince düzenlenen 5. Balık Ekmek Şenliği’nde yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, öğrenciler horon ve oyun havaları eşliğinde doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, ikram edilen balıkların Eğirdir’de yetiştirilen alabalıklar olduğunu belirtti. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Balık Ekmek Şenliği, üniversite öğrencilerinden yoğun ilgi gördü. Ders aralarında etkinlik alanına gelen öğrenciler, balık ekmek yiyerek hem karınlarını doyurdu hem de horon ve oyun havaları eşliğinde eğlendi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrencilerin neşeli anları dikkat çekti. Etkinlikte yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, ikram edilen balıkların Eğirdir ilçesinden temin edilen alabalık olduğu öğrenildi. Saat 12.30’da Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi önünde başlayan şenlik, öğrencilerin yoğun katılımıyla gün boyu devam etti. "Balık sağlıktır, balık lezzettir, lütfen balık tüketiniz" Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, şenliğin bu yıl 5’incisini düzenlediklerini belirterek, "Fakülte olarak her yıl bu etkinliği gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü balığın çok sağlıklı bir gıda olduğunu biliyoruz. Hem öğrencilerimize hem de çevremize sürekli şunu söylüyoruz; balık sağlıktır, balık lezzettir, lütfen balık tüketiniz. En az haftada bir kez, hatta bazı uzmanlara göre haftada iki kez tüketilmesini öneriyoruz. Bunun nedeni, balığın en sağlıklı protein kaynaklarından biri olmasıdır" şeklinde konuştu. "Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor" Türkiye’de su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme sektörünün oldukça iyi bir konumda olduğunu belirten Bilgin, "Avrupa Birliği ülkelerine ve Uzak Doğu başta olmak üzere birçok ülkeye başarılı şekilde ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu başarıda su ürünleri mühendislerinin katkısı oldukça büyük. Sektörümüz Türkiye’de her geçen gün daha da gelişiyor. Bu tür etkinlikleri artırmak istiyoruz. Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor. Bu etkinlikler birlik ve beraberlik açısından da çok önemli. Son olarak şunu söylemek istiyorum; lütfen balık tüketelim. En az haftada bir kez balık yiyelim. Çünkü balık lezzettir, balık sağlıktır" ifadelerini kullandı. Isparta’da üretilen balıklar dağıtıldı Bugün dağıtılan balığın Isparta’da yetiştirilen gökkuşağı alabalığı olduğunu söyleyen Bilgin, "Balıklarımızı ekmek arasına koyarak çeşitli malzemelerle birlikte ikram ediyoruz. Öğrencilerimiz bundan oldukça memnun. Hangi balık olursa olsun, güvenilir olduğu sürece tüketilmesini öneriyorum" dedi. "Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli" Şenliğe katılan öğrencilerden İpek Akmandor, "Ben Boluluyum ama Ankara’da yaşıyorum. Çok eğlenceli bir ortam var. Balık yedik, çok beğendik. Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli. Bu tür etkinlikler bizim için önemli. Sosyalleşmemizi sağlıyor, yakınlaşma ortamı oluşturuyor. Özellikle sınavlardan önce motivasyon oluyor. Daha fazla yapılmasını isteriz. Üniversite hayatının daha etkinlik dolu olması güzel olur" ifadelerini kullandı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:45 Isparta’da öğrencilere 5 bin balık ekmek dağıtıldı Isparta Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından düzenlenen 5. Balık Ekmek Şenliği’nde yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, öğrenciler horon ve oyun havaları eşliğinde doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, ikram edilen balıkların Eğirdir’de yetiştirilen alabalık olduğunu belirtti. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Balık Ekmek Şenliği, üniversite öğrencilerinden yoğun ilgi gördü. Ders aralarında etkinlik alanına gelen öğrenciler, balık ekmek yiyerek hem karınlarını doyurdu hem de horon ve oyun havaları eşliğinde eğlendi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrencilerin neşeli anları dikkat çekti. Etkinlik kapsamında yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, ikram edilen balıkların Eğirdir ilçesinden temin edilen alabalık olduğu öğrenildi. Saat 12.30’da Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi önünde başlayan şenlik, öğrencilerin yoğun katılımıyla gün boyu devam etti. "Balık sağlıktır, balık lezzettir. Lütfen balık tüketiniz" Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, bu yıl balık ekmek şenliğimizin beşincisini düzenlediklerini belirterek " Fakülte olarak her yıl bu etkinliği gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü balığın çok sağlıklı bir gıda olduğunu biliyoruz. Hem öğrencilerimize hem de çevremize sürekli şunu söylüyoruz: Balık sağlıktır, balık lezzettir. Lütfen balık tüketiniz. En az haftada bir kez, hatta bazı uzmanlara göre haftada iki kez tüketilmesini öneriyoruz. Bunun nedeni, balığın en sağlıklı protein kaynaklarından biri olmasıdır" şeklinde konuştu. "Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor" Türkiye’de su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme sektörü oldukça iyi bir konumda olduğunu belirten Bilgin, "Avrupa Birliği ülkelerine ve Uzak Doğu başta olmak üzere birçok ülkeye başarılı şekilde ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu başarıda su ürünleri mühendislerinin katkısı oldukça büyük. Sektörümüz Türkiye’de her geçen gün daha da gelişiyor. Bu tür etkinlikleri artırmak istiyoruz. Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor. Bu etkinlikler birlik ve beraberlik açısından da çok önemli. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Lütfen balık tüketelim. En az haftada bir kez balık yiyelim. Çünkü balık lezzettir, balık sağlıktır" ifadelerini kullandı. Isparta’da üretilen balıklar dağıtıldı Bugün dağıtılan balığın, Isparta’da yetiştirilen gökkuşağı alabalığı olduğunu söyleyen Bilgin, "Balıklarımızı ekmek arasına koyarak çeşitli malzemelerle birlikte ikram ediyoruz. Öğrencilerimiz bundan oldukça memnun. Hangi balık olursa olsun, güvenilir olduğu sürece tüketilmesini öneriyorum" dedi. "Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli" Şenliğe katılan öğrenci İpek Akmandor, "Ben Boluluyum ama Ankara’da yaşıyorum. Çok eğlenceli bir ortam var. Balık yedik, çok beğendik. Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli. Bu tür etkinlikler bizim için önemli. Sosyalleşmemizi sağlıyor, yakınlaşma ortamı oluşturuyor. Özellikle sınavlardan önce motivasyon oluyor. Daha fazla yapılmasını isteriz. Üniversite hayatının daha etkinlik dolu olması güzel olur" ifadelerini kullandı. (FGY-
05 Mayıs 2026 Salı - 17:37 Isparta’da yaylada mahsur kalan çobanlar 30 saat sonra kurtarıldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla yaylaya çıkan 2 çoban, yoğun kar ve tipiyle birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle mahsur kaldı. Çobanlar ve sürü, köylüler ile ekiplerin yardımıyla bulundukları yerden yaklaşık 30 saat sonra kurtarıldı. 9 küçükbaş hayvanın telef olduğunu belirten çoban, "Tipi sırasında koyunlarımızı avluya kapattık. Biz de arkadaşımla birlikte çadıra girdik. Dışarı çıkamadık ve sabaha kadar ateş yaktık. Soğukta çay içerek ateş başında sabahladık" dedi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. Bugün sabah saatlerinde başlatılan çalışmalar sonucu, akşam saatlerine kadar süren çabanın ardından yol onarıldı çobanlar ve sürü bulundukları yerden yaklaşık 30 saat sonra kurtarılarak güvenli şekilde köylerine ulaştırıldı. Köy halkından bir vatandaş, "Çok şükür Yarıkkaya köyünde mahsur kalan çobanlarımızı ve sürümüzü, köylülerimizin ve devletimizin gayretiyle sağ salim kurtardık. Emeği geçen, yorulan ve çaba gösteren tüm köylülerimize ve ekiplerimize Allah razı olsun" dedi. "Ateş başında sabahladık" Yaylada mahsur kalan ve geceyi kar altında geçiren Bilal Akpınarlı, "Tipi sırasında koyunlarımızı avluya kapattık. Biz de arkadaşımla birlikte çadıra girdik. Dışarı çıkamadık ve sabaha kadar ateş yaktık. Soğukta çay içerek ateş başında sabahladık. Yaklaşık 9 hayvanımızı kaybettik" dedi.
Eğirdir Gölü su kirliliği martı popülasyonunu azaltıyor
20 Ağustos 2024 Salı - 10:31 Eğirdir Gölü su kirliliği martı popülasyonunu azaltıyor Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü’nde aşırı kirlilik ve su seviyesinin azalması birçok su canlısının yaşamında çeşitli sorunlara neden oluyor. Eğirdir Gölü çevresi ve su kirliliğinin birçok canlı için tehlikeli olabileceğini söyleyen Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici “Göldeki su kalitesinin giderek azalması, biyolojik çeşitliliğinin azalmasına neden olmaktadır” dedi. Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri olan ve Isparta’nın da içme suyunun bir kısmının karşılandığı Eğirdir Gölü aşırı kirlilik ve kuraklıkla karşı karşıya. Gölde son yıllarda yaşanan bu kuraklık ve kirlilik sonucunda gerek su hacminde gerekse biyolojik çeşitliliği kayıplara uğratmasının yanı sıra göl çevresinde yaşayan canlıları da etkilemektedir. Eğirdir Gölü su kalitesinin azalmasının, göl çevresinde yaşayan canlı türlerin azalmasına bağlı olduğunu vurgulayan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici “Gölün ve denizlerin de süsü olan bildiğimiz o bembeyaz güzel martıların da yaşamını diğer canlar gibi zora sokmaktadır. Martılar bildiğiniz gibi etçil organizmalardır ve göldeki balıklarla beslenirler ama ne yazık ki gölde balığın kalmayışı martıların beslenmesinde çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Gölün bir çok kesimlerinde çok yoğun bir şekilde gelişme gösteren su bitkileri makroskobik ve mikroskobik su bitkilerinin çok aşırı bir şekilde artışı gölde su kalitesini olumsuz etkilemekte canlıların oksijensiz kalmasına da neden olmaktadır. Göl üzerinde kümeler halinde su bitkilerinin koparak geldiği de görülmektedir ve martılar ise bunların üzerinden besin bulmaya çalışmaktadırlar” dedi. “Göldeki su kalitesinin giderek azalması, biyolojik çeşitliliğinin azalmasına neden olmaktadır” Yapılan araştırmalar sonucunda kıyıda biriken yosunların arasında ölü balık yavrularının da biriktiğini vurgulayan Dr. Kesici “Martılar bu ölen balıkları yiyebilmektedirler fakat burada gölde çok yoğun bir şekilde suyun içerisinde bulunan mikroskobik organizmalar olan siyona bakterilerin aşırı bir şekilde artış göstermesi gölün suyundan, besininden yararlanan martılar içinde çok tehlikeli olmaktadır. Çünkü bakteriler bütün canlılarda önemli hastalıklara neden olan etmenlerin başında gelmektedir. Bu sebeple martıların olumsuz bir şekilde etkilenmesi söz konusudur. Aynı zamanda burada bulunan kirlilik unsuru oluşan besinlerin de siyona bakteri sularında martılar tarafından dışkılarıyla veya diğer yöntemleriyle, martıların portör olarak kullanılan taşınması da tehlikeli bir durum oluşturmaktadır. Göl çevresinde daha önceki yıllara nazaran çok daha az martıların yer aldığını görmekteyiz aynı zamanda bu martı popülasyonunun da giderek sayısının azalmasına neden olacaktır. Çünkü göldeki su kalitesinin giderek azalması, biyolojik çeşitliliğinin azalması ve martıların da besin bulamamasına ve bunların da üreme ve çoğalmalarında önemli bir etken olabileceği gibi sağlıklar açısından da çok tehlikelidir” açıklamalarında bulundu. Dr. Erol Kesici konuşmasının devamında gölün dip çamurunun temizlenmesi ve bilinen bilimsel yöntemlerle gölün eski durumuna dönüştürülmesinin sağlanabileceğini ve gölden aşırı su alımının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Eğirdir Gölü’nde yeni bir su kabarcığı tespit edildi
17 Ağustos 2024 Cumartesi - 13:37 Eğirdir Gölü’nde yeni bir su kabarcığı tespit edildi Isparta’nın Eğirdir ilçesinde geçtiğimiz günlerde tespit edilen su kaynağı görünümünde su kabarcığının tespit edilmesinin ardından ikinci bir su kabarcığı daha görüntülendi. Su kaynağı görünümündeki kabarcıkları değerlendiren Dr. Meltem Kaçıkoç “Bu tür oluşumların, göl özelinde kapsamlı bilimsel çalışmalar yapılmadan kesin bir sonuca bağlanması mümkün değildir. Metan gazı olduğu söyleniyor ama farklı bir gaz çıkışı da olabilir” dedi. Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri olan ve Isparta’nın da içme suyunun bir kısmının karşılandığı Eğirdir Gölü’nde 10 Ağustos tarihinde su altından yüzeye çıkan, su kaynağı görünümünde su kabarcığı tespit edilmişti. Geçtiğimiz günlerde Taşeski mevkiinde yeni bir su kabarcığı görüntülendi. Su kabarcığını gördüğü esnada yer altı suyu kaynağı olduğunu düşünen vatandaş “Maşallah, Allah’ım gölümüze çok su ver” dediği anlar yer aldı. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç vatandaşlar tarafından çekilen görüntüleri değerlendirerek Eğirdir Gölü’nde incelemelerde bulundu. Dr. Kaçıkoç yaptığı açıklamasında “Geçtiğimiz günlerde yöre halkı, yüzey alanı yaklaşık 470 kilometre kare olan Eğirdir Gölü’nün biri daha sığ ve kıyı bölgelerinde, diğeri ise daha derin ve orta kısımlarında olmak üzere 2 farklı bölgesinde, önceki yıllarda Burdur Gölü’nde de gündeme gelen su kabarcıkları oluşumlarını gözlemlemişler ve bu durumu ilgili yerel kurumlara bildirmişlerdir. Kamuoyunda, bu duruma ilişkin olarak, metan gazı çıkışı olduğu, yeni bir su kaynağının ortaya çıkmış olabileceği ve mevcut yeraltı suyu kaynaklarının görünür hale gelmiş olabileceğine dair çeşitli varsayımlar gündeme gelmiştir” dedi. “Metan gazı olduğu söyleniyor ama farklı bir gaz çıkışı da olabilir” Göller gibi karmaşık ve etkileşimli ekosistemlerde meydana gelen bu tür oluşumların, göl özelinde kapsamlı bilimsel çalışmalar yapılmadan kesin bir sonuca bağlanması olmadığını söyleyen Dr. Kaçıkoç “Eğirdir Gölü’ndeki su kabarcıkları oluşumlarının arka planını anlamak için detaylı bilimsel araştırmalar yapılması gerekmektedir. Eğirdir Gölü için zaten yeraltı suyu bir kaynak ve göldeki su seviyesi azaldığında göl için bir rezervuar görevi gören yeraltı suyu gölü beslemektedir. Dolayısı ile de göle böyle bir su akışını yeni bir kaynak olarak nitelendirmek çok uygun olmayabilir. Ayrıca gaz çıkışı yönündeki söylemler için ise çıkan gazın herhangi bir ölçümü yapılmadan net bir şey söylenemez. Metangazı olduğu söyleniyor, bu gaz çıkışı farklı bir gazda olabilir. Göller, metanı atmosfere salabilen alanlar olmasının yanı sıra, su kolonunda metan oksidasyonu yoluyla metan emisyonlarını azaltabilen yutaklar olarak da görev yapabilirler. Yani çift taraflı bir etkileşim var. Metan, organik materyalin oksijensiz ortamda ayrışması sonucu ortaya çıkar. Göllerin mevcut metan salınımının, küresel doğal kaynaklı emisyonların yüzde 11’ini oluşturduğu tahmin edilmektedir. Küresel ısınma daha da şiddetlenir ise bu durumda, dünya genelinde göllerdeki oksijen içeriğinin azalması ve bunun sonucunda metan gazı emisyonlarının yüzde 58 yüzde 86 oranında artması beklenmektedir. Son araştırmalar, metanın sadece oksijensiz ortamda değil, aynı zamanda oksijen açısından zengin su kütlelerinde de üretildiğini ortaya koymaktadır. Bu durum siyanobakteriler, diatomlar gibi fitoplankton türlerinin fotosentez süreci sırasında metan salımı yapabilmesi ile açıklanabilir. Dahası bu muhtemel gaz oluşumları, Eğirdir Gölü’nün sediment yapısı gibi fiziksel özellikleri ile, sülfat, Demir içeriği gibi kimyasal ve fitoplanktonlar gibi biyolojik özellikleri ile de doğrudan ilişkili olan karmaşık bir süreçtir. Eğirdir Gölü ekosisteminin iklim değişikliğine tepkisini daha iyi anlamak ve bu sayede gölün sürdürülebilir koruma-kullanım dengesini sağlamak için gölde yürütülecek multidisipliner ve tüm paydaşların aktif katılımının sağlandığı bilimsel çalışmalar büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Çektikleri video ile köylerine oyun parkı isteyen çocukların isteği yerine geldi
16 Ağustos 2024 Cuma - 16:42 Çektikleri video ile köylerine oyun parkı isteyen çocukların isteği yerine geldi Çektikleri video ile belediye başkanından oyun parkı isteyen Direkli köyü çocuklarının sesini duyan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatı ile, Direkli köyüne oyun parkı kuruldu. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, köy, belde ve ilçelerden gelen talepleri geri çevirmiyor, imkanlar ölçüsünde her talebe olumlu yanıt veriyor. Çocuklar konusunda da hassas olan Başkan Başdeğirmen, Direkli köyündeki çocukların talebine kayıtsız kalmadı. Direkli köyünde video çeken çocuklar, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’den çocuk oyun parkı istediklerini belirttiler. Çocuklar videoda, “Biz Direkli köyü çocuklarıyız. Şükrü başkanımız bizim parkımız yok, biz park istiyoruz” dediler. Başkan Başdeğirmen bu talep üzerine hemen talimat vererek, çocukların isteğini yerine getirdi. Çocuklardan başkana teşekkür Isparta Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri Direkli köyüne giderek, çocuk oyun parkını kurdu. Direkli Köyü Muhtarı Hasan Erkek, çocukların Başkan Başdeğirmen’den oyun parkı talebi olduğunu, bu talebinde hemen yerine getirildiğini söyledi. Erkek, “Çocukların sesini hemen duyduğu için belediye başkanımıza teşekkür ediyorum. Çocuklarımız oyun parkında oynamaya başladılar. Başkanımız asfalt ve kilit parke taşı konusunda da destek veriyor. Köyümüz sanki Isparta’nın bir mahallesi gibi belediyeden destek görüyor. Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür ediyorum” dedi. Çocuklar da köylerine oyun parkı kurulmasından dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür ettiler.
İkizler, krampon paralarını Isparta 32 Spor’a bağışladılar
16 Ağustos 2024 Cuma - 14:26 İkizler, krampon paralarını Isparta 32 Spor’a bağışladılar TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Isparta 32 Spor için “Isparta 32 Spor için El Ele” sloganıyla düzenlenen Yardım Kampanyası’na 11 yaşındaki Mehmet Ayaz Mert ve Hasan Yağız Mert isimli ikiz kardeşlerde katıldı. İkizler, krampon için kumbaralarında topladıkları paraları Isparta 32 Spor’a bağışta bulundular. Kumbaralarındaki bin 219 TL’yi Isparta 32 Spor Kulüp Başkanı Gültekin Özdemir’e teslim eden Mehmet Ayaz Mert ve Hasan Yağız Mert, Kanal 32 ekranlarında düzenlenen bağış gecesini izleyerek kampanyaya destek oldular. Aksu Enerji Finans Sorumlusu Gökhan Mert’in ikiz evlatları Mehmet Ayaz Mert ve Hasan Yağız Mert’in bu örnek düşüncesi Isparta 32 Spor yönetimini de mutlu etti. Kumbaralarındaki parayı Isparta 32 Spor’a bağışladılar Isparta Arena Park Gençlikspor U-11 Takımında oynayan Mert Kardeşler, hedeflerinin Isparta 32 Spor formasını giymek olduğunu söyleyerek, “Futbolu çok seviyoruz. Mustafa Tutar başkanımızın yayına katıldığı sırada bizlerde canlı yayını izliyorduk. O anda karar verip babamıza ilettik. Krampon için topladığımız parayı Isparta 32 Spor’un yardım kampanyasına destek olmak istedik. Isparta 32 Spor’u çok seviyoruz. İleride bu takımda forma giymek istiyoruz. Tüm Ispartaspor sevdalılarına desteğe davet ediyoruz” dediler. "Bu bağışı çok anlamlı buluyoruz" Kumbarayı ikiz kardeşlerle birlikte açan Isparta 32 Spor Kulüp Başkanı Gültekin Özdemir, Mert kardeşlere teşekkür ederek, “Bu bağış kadar o kadar kıymetli ki. Normalde hiçbir desteği elden almıyoruz. Buradan çıkan miktarı sizin adınıza kulüp hesabınıza yatıracağız. İkiz Kardeşlerin krampon için biriktirdiği para Isparta 32 Spor için çok değerli ve anlamlı. Şu ana kadar aldığımız en değerli bağış. Bu bağışı duyan Ispartaspor sevdalılarının da desteğini bekliyoruz” dedi.