Yerel Haberler
Isparta
Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor 08 Mayıs 2026 Cuma - 10:53:45 Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:42 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu. (FD-
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:37 Eğirdir’de öğrencilere su tasarrufu ve gıda güvenliği eğitimi verildi Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen eğitim programında öğrencilere su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları anlatıldı. Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından öğrencilere yönelik farkındalık eğitimleri aralıksız sürüyor. Bu kapsamda Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen programda su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları gibi önemli konular ele alındı. Programda İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Taran tarafından öğrencilere suyun etkin, verimli ve bilinçli kullanımı hakkında bilgiler verildi. Eğitimde su kaynaklarının korunmasının önemi vurgulanırken, günlük hayatta uygulanabilecek tasarruf yöntemleri örneklerle anlatıldı. Öğrencilere suyun gelecek nesiller için korunması gereken hayati bir kaynak olduğu ifade edildi. Eğitim kapsamında Gıda Mühendisi Gamze Kötek tarafından "Gıda Güvenilirliği ve Gıda Kayıplarının Önlenmesi" konulu sunum gerçekleştirildi. Öğrencilere gıda hijyeni, mikropların bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve güvenilir gıdanın önemi hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Ayrıca eğitimde gıda zehirlenmeleri, belirtileri ve korunma yolları, gıdaların doğru saklama şartları ile alışveriş sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar da anlatıldı. Okul kantinleri ve yemekhanelerde sağlıklı tüketim alışkanlıklarına dikkat çekildi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda soru-cevap bölümleriyle aktif katılım sağlanırken, etkinlik sonunda öğrencilere çeşitli ikramlarda bulunuldu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:57 Isparta’da öğrencilere 5 bin adet balık ekmek dağıtıldı Isparta Eğirdir Su Ürünleri Fakültesince düzenlenen 5. Balık Ekmek Şenliği’nde yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, öğrenciler horon ve oyun havaları eşliğinde doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, ikram edilen balıkların Eğirdir’de yetiştirilen alabalıklar olduğunu belirtti. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Balık Ekmek Şenliği, üniversite öğrencilerinden yoğun ilgi gördü. Ders aralarında etkinlik alanına gelen öğrenciler, balık ekmek yiyerek hem karınlarını doyurdu hem de horon ve oyun havaları eşliğinde eğlendi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrencilerin neşeli anları dikkat çekti. Etkinlikte yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, ikram edilen balıkların Eğirdir ilçesinden temin edilen alabalık olduğu öğrenildi. Saat 12.30’da Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi önünde başlayan şenlik, öğrencilerin yoğun katılımıyla gün boyu devam etti. "Balık sağlıktır, balık lezzettir, lütfen balık tüketiniz" Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, şenliğin bu yıl 5’incisini düzenlediklerini belirterek, "Fakülte olarak her yıl bu etkinliği gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü balığın çok sağlıklı bir gıda olduğunu biliyoruz. Hem öğrencilerimize hem de çevremize sürekli şunu söylüyoruz; balık sağlıktır, balık lezzettir, lütfen balık tüketiniz. En az haftada bir kez, hatta bazı uzmanlara göre haftada iki kez tüketilmesini öneriyoruz. Bunun nedeni, balığın en sağlıklı protein kaynaklarından biri olmasıdır" şeklinde konuştu. "Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor" Türkiye’de su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme sektörünün oldukça iyi bir konumda olduğunu belirten Bilgin, "Avrupa Birliği ülkelerine ve Uzak Doğu başta olmak üzere birçok ülkeye başarılı şekilde ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu başarıda su ürünleri mühendislerinin katkısı oldukça büyük. Sektörümüz Türkiye’de her geçen gün daha da gelişiyor. Bu tür etkinlikleri artırmak istiyoruz. Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor. Bu etkinlikler birlik ve beraberlik açısından da çok önemli. Son olarak şunu söylemek istiyorum; lütfen balık tüketelim. En az haftada bir kez balık yiyelim. Çünkü balık lezzettir, balık sağlıktır" ifadelerini kullandı. Isparta’da üretilen balıklar dağıtıldı Bugün dağıtılan balığın Isparta’da yetiştirilen gökkuşağı alabalığı olduğunu söyleyen Bilgin, "Balıklarımızı ekmek arasına koyarak çeşitli malzemelerle birlikte ikram ediyoruz. Öğrencilerimiz bundan oldukça memnun. Hangi balık olursa olsun, güvenilir olduğu sürece tüketilmesini öneriyorum" dedi. "Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli" Şenliğe katılan öğrencilerden İpek Akmandor, "Ben Boluluyum ama Ankara’da yaşıyorum. Çok eğlenceli bir ortam var. Balık yedik, çok beğendik. Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli. Bu tür etkinlikler bizim için önemli. Sosyalleşmemizi sağlıyor, yakınlaşma ortamı oluşturuyor. Özellikle sınavlardan önce motivasyon oluyor. Daha fazla yapılmasını isteriz. Üniversite hayatının daha etkinlik dolu olması güzel olur" ifadelerini kullandı.
Patlamayı duyan deprem sandı, kendini dışarı attı
13 Mayıs 2024 Pazartesi - 15:15 Patlamayı duyan deprem sandı, kendini dışarı attı Isparta’da bir binanın zemin katında meydana gelen patlamada 1 kişi yaralandı. Evin harabeye döndüğü olayda bina tedbir amaçlı tahliye edildi. Olay, sabah 07.30 sıralarında Isparta merkez Kepeci Mahallesi 1216 Sokak üzerinde bulunan 6 katlı bir apartmanın zemin katında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sabah işe gitmek için evden çıkarken evin banyosunun ışığını kapatmak için düğmeye basan Furkan Ş.’nin ışığı kapatmasıyla birlikte şiddetli bir patlama meydan geldi. Patlama sonucunda vücudunda yanıklar meydana gelen Furkan Ş. yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı Furkan Ş. ambulans ile Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınırken, itfaiye ekipleri evde ve binada çalışma yaptı. Henüz nedeni tespit edilemeyen patlama nedeniyle ev savaş alanına döndü. Olay yeri inceleme ve AFAD ekiplerinin inceleme yaptığı patlama olayına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldı. Bina sakinlerinden bir kişi, "Olay 07.00 ile 07.30 saatleri arasında oldu. Uyuyordum sese uyandım. Deprem olduğunu zannettim, aşağıdan çığlık sesi geldi. Camdan baktığımda inşaatta bir şey olduğunu düşündüm ilk başta. Sonrasında çocuk ’göçtü’ falan dedi. Kapıyı açıp çıktım yan komşum ’ne oluyor’ dedi. Ben de ’deprem oldu çıkalım’ dedim. Aşağı indik alt taraf komple göçmüş haldeydi. Önce bir komşumuz camdan dışarı çıktı bayağı panik halindeydi. Yaralı daha sonradan dışarıya çıktı. Biz bayağı büyük bir olay olduğunu düşündük. Şu anda incelemeler devam ediyor, kontrollü giriş çıkış var, binayı boşalttırıyorlar. Özel eşyalarımızı alıyoruz, birkaç gün de önlem amaçlı kalmayacağız muhtemelen. Ekipler gaz sızıntısı olduğundan şüpheleniyormuş ama hala araştırmalar da devam ediyor" dedi. Bir başka görgü tanığı Sude Naz Gündoğdu ise sabah staj yaptığı pastanede çalıştığı esnada patlama sesini duyduğunu söyleyerek, "07.00 sularında yan tarafta patlama oldu. Arkadaşlarımızla dışarı çıktık. Ses çok yüksekti. Patlama anında yaralanan kişiyi gördüm, vücudunda yanıklar vardı" şeklinde konuştu. Ekipler, gaz sıkışması ihtimal üzerinde duruyor.
7’nci boya böceği literatüre kazandırıldı
13 Mayıs 2024 Pazartesi - 10:20 7’nci boya böceği literatüre kazandırıldı Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Genç boyamada kullanılan 7’nci böcek türünü dünya literatürüne kazandırdı. Yapmış olduğu çalışma sonucu ülke ekonomisine katkı sağlayacağını söyleyen Genç, "Ekonomik, ticari, gıda ve tekstil sektörüne yeni bir buluş olarak dünyanın yedinci boya böceğini dahil etmiş olduk" ifadelerine yer verdi. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi tarafından dünya literatürüne yeni bir boya böceği kazandırıldı. Uzun yıllar süren saha araştırması ve bilimsel deneyler ışığında boyamada kullanılan bir böcek olan "koşnil"in kırmızı renk veren bir türü keşfedildi. Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Genç tarafından 2021 yılında başlatılan çalışma bugün adını dünya literatürüne yazdırdı. Dünyada 6 tür böcek ve deniz salyangozunun renk elde etmek üzere bütünleşik tekstil endüstrisinde kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Genç, çalışmalar neticesinde 7’nci boya böceğini keşfettiğini ilan etti. Yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Mustafa Genç 25 yıldır bu alanda çalışma yürüttüğünü belirterek, "2006 ile 2012 arasında Başbakanlık Osmanlı Arşivleri’nde kökboyama ve bitkiler üzerine çalıştım. Arşivde çalışırken Anadolu coğrafyasındaki doğal boyar madde kaynakları, boya haneler ve buradaki üretim süreçleri ile ilgili ne kadar çalışma yapıldığını araştırdım. Ben arşivde çalışırken bir arşiv kaydında Osmanlı Devleti döneminde boya böcekleri ile ilgili bir çalışma yapıldığını ve bu boya böceklerinin de sonrasında Anadolu’nun özellikle Mersin ve Antalya civarında sıcak olan bölgede üretimi ve bir deneme gerçekleştirildiği ilgili bir kayda rastlamıştım. Antalya, Mersin sahilinde bu kaktüslerin üzerinde bu böcek türü yetişiyor mu diye arayışa geçmiştim. Daha sonrasında bize bir öğrencimiz Kıbrıs’ta buna benzer bir böcek olduğunu söyledi ve fotoğrafını gönderdi. Baktığımda bunun bir koşnil türü olduğunu gördüm. Sonrasında Prof. Dr. Gökhan Aydın’la beraber Kıbrıs’ta direkt olarak alanda bir çalışma gerçekleştirdik. Bu böcek ilk defa Kıbrıs’ta 2016 yılında görülüyor. Bizim coğrafyada kaktüs türü Frank yemişi olarak biliniyor, Anadolu coğrafyasında da onların üzerinde zararlı bir parazit olarak ortaya çıkmış. Kıbrıs tarım Bakanlığından izin alarak Gökhan Aydın hocayla beraber bu böceklerden numuneler aldık ülkemize getirdik. Antalya’daki kaktüslerin üzerine aşılama yöntemiyle bunun denemelerini yaptık ve burada da aynı sonuçları verdi" dedi. "Çalışmalar sonucu sektörde kullanılabileceğine karar verdik" Yüksek lisans öğrencisi Bengü Aydın’la birlikte laboratuvardaki boyama işlemlerini gerçekleştiren Genç, böceği ipek, pamuk ve yün kumaş üzerinde denemelerini yaptığını söyledi. Genç, "Bizim alanımızın şöyle bir özelliği var. Yaptığınız boyanın sadece tutunması, renk vermesi değil daha sonraki süreçlerde bunun ne kadar kalıcı, kullanılabilir, ekonomik ve ticari değeri gibi birçok durumu göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Biz öncelikli olarak bunun haslıklarının ne kadar olduğunu ve boyar madde içerikleri ile ilgili bir çalışma gerçekleştirdik. Boyamaları tamamladıktan sonra ’ışık, yıkama, sürtünme haslıkları ile ilgili olarak ve içerisindeki boyar madde oranları nedir?’ şeklinde bir net bilgiye sahip olabilmek için İstanbul’da Doğal Boya Araştırma Geliştirme Laboratuvarı’na boyama örneklerini ve boya böceğimizden numune gönderdik. Gelen sonuçlardan sonra biz bunun sektörde kullanılabileceğine karar verdik" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Mustafa Genç, literatüre kazandırdığı böceği dünyaya duyurmak için makale çalışması gerçekleştirdiğini ve Textile Research Journal dergisinde yayımlanmasının ardından dünyanın kırmızı renk veren yedinci boya böceğini bütün dünyaya ilan etmiş olduklarını söyledi. "Ülkemize ekonomik anlamda katkı sağlayacak bir alan açtık" Bu böceğin daha önce koşnil türü olarak keşfedildiğini ancak boyama yönüyle ilgili çalışma yapılmadığını Prof. Dr. Genç boya böceğinin özelliklerinden bahsetti. Genç konuşmasının devamında Böceğin kullanım alanlarından bahsederek, "Boya böceği çünkü sadece tekstil boyamasında değil gıdalarda renklendirici olarak, kozmetik sektöründe ruj, oje kullanılan ekonomik değeri çok yüksek olan bir böcek. Biz bu böceği Avrupa’dan ya da diğer dünya ülkelerinden kilogramını 300 euro’ya alıyoruz. Kendimiz ürettiğimiz de aynı zamanda ciddi manada yeni bir üretim modeli ile ülkemize ekonomik anlamda katkı sağlayacak bir alan açmış olacağız. Bütün bunları değerlendirdiğimizde ekonomik, ticari, gıda ve tekstil sektörüne yeni bir buluş olarak dünyanın yedinci boya böceğini dahil etmiş olduk" dedi.
Isparta’da sağlık çalışanları Filistin için yürüdü
11 Mayıs 2024 Cumartesi - 23:22 Isparta’da sağlık çalışanları Filistin için yürüdü Isparta’da sağlık çalışanları ve sivil toplum kuruluşları, Filistin için "Sessiz Yürüyüş" gerçekleştirdi. Isparta’da hekimler, sağlık çalışanları ve sivil toplum kuruluşları 26 haftadır İsrail’in saldırılarına maruz kalan Filistin için "Sessiz Yürüyüş" gerçekleştirdi. Kaymakkapı Meydanı’nda yer alan Gazze nöbet çadırı önünde toplanan sağlıkçılar Mimar Sinan Camii önüne kadar yürüdü. Burada topluluk adına konuşan Hüseyin Özgüven sağlık çalışanları olarak her zaman Filistin halkının yanında olacaklarını belirterek, “Bizler hekimler ve sağlık çalışanları olarak, 26’ncı haftasında toplandığımız yürüyüşümüzde çağrımızı yineliyoruz. Yerel ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarına, devletlere, sağlık ve yardım organizasyonlarına sesleniyoruz. Gazze, insani yardım bekliyor. Bombalardan kurtulabilen bir avuç mazluma acilen insani yardım ulaştırılmalıdır. Yaralı ve hastalar bir an önce tahliye edilmelidir. Dünyanın dört bir tarafında aynı hassasiyeti paylaştığımız nice hekim ve sağlık çalışanları adına bizler; her türlü göreve hazır olduğumuzu tekrar dile getiriyoruz. Vicdanımızla, şuurumuzla, duamızla, mesleklerimizle, eylemlerimizle Gazze’deki kardeşlerimizin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Normalleştirmeyeceğiz, sabırla ve azimle zulme karşı duranlar olacağız” dedi. Yürüyüş dua edilmesi ve ilahi okunmasının ardından son buldu.
Gülhane Heykeli Kaymakkapı’da beğeniye sunuldu
11 Mayıs 2024 Cumartesi - 19:42 Gülhane Heykeli Kaymakkapı’da beğeniye sunuldu Isparta Belediyesi tarafından Kaymakkapı Meydanında gül çiçeğinin gülyağına dönüşümünü temsil eden Gülhane Heykeli yapıldı. Vali Aydın Baruş, "Isparta’nın gülün rengine, şekline daha çok bürüneceğini tahmin ediyorum” dedi. Isparta 31 Mayıs, 2 Haziran tarihleri arasında yapılacak olan Gül Festivali’ne hazırlanıyor. Isparta Belediyesi tarafından Kaymakkapı Meydanı’nda bulunan gül takının olduğu alana gül çiçeğinin gülyağına dönüşümünü temsil eden Gülhane Heykeli yapıldı. Kaymakkapı Meydanına konulan Gülhane Heykeli, Ispartalıların ve şehir dışından gelecek olan misafirlerin beğenisine sunuldu. Isparta Valisi Aydın Baruş, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve protokol üyeleri tarafından Gülhane Heykeli açılışı gerçekleştirildi. Vali Aydın Baruş, gül imbiğine güllerin dökülmesi, odun ateşiyle imbiğin ısıtılarak kaynatılmasının anlatıldığı geleneksel usullerle gülyağının elde edilmesinin sembolize edildiği Gülhane heykelinin vatandaşların beğenisine sunulduğunu dile getirdi. Baruş, "Ispartalı vatandaşlarımızın ve dışarıdan gelen insanların fotoğrafla hatıra kazanabileceği bir görünüm elde edildi. Isparta dünya gül üretiminin yüzde 65-70’ini karşılayan bir il. Gül denince akla Isparta geliyor. Dolayısıyla biz gülümüzü ilimizin tanıtımında çok iyi kullanmak durumundayız. Her yıl Gül Festivali yapılıyor. Bu yılda inşallah 31 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında Gül Festivalimiz 3 gün devam edecek şekilde gerçekleştirilecek. Gelecek ziyaretçilerimizin bu kadar çok çiçeğin olduğu gülün rengini şehre verdiği bir başka bir kent yok. Biz bununla gurur duyuyoruz. Tüm hemşerilerimizi de bu etkinliklere, bu organizasyona sahip çıkmaya davet ediyoruz. Çünkü bu tanıtım fırsatıdır. İlimize ne kadar çok ziyaretçimiz gelirse ekonomimiz o kadar çok hareketlenir. İlimizin tanıtımını o kadar güzel şekilde sağlarız diye düşünüyorum. Bu anıtın kazandırılmasında emeği geçen başta Isparta Belediye Başkanımıza ve değerli personeline de çok çok teşekkür ediyorum. Katkı sunan esnafımıza teşekkür ediyorum. Yavaş yavaş önümüzdeki yıllarda Isparta’nın gülün rengine, şekline daha çok bürüneceğini tahmin ediyorum. Isparta’nın her yerinde artık gülü görme imkanımız olacak” dedi.
Isparta’da motosikletin çarptığı genç kız 10 günlük yaşam mücadelesini kaybetti
11 Mayıs 2024 Cumartesi - 18:04 Isparta’da motosikletin çarptığı genç kız 10 günlük yaşam mücadelesini kaybetti Isparta’da motosikletin çarptığı üniversite öğrencisi genç kız 10 günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Motosiklet sürücüsü ise tutuklandı. Kaza, 1 Mayıs’ta gece saatlerinde Süleyman Demirel Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre. Rıdvan K. (29) idaresinde olan 32 FJ 498 plakalı motosiklet, caddede yolun karşısına geçmeye çalışan Elif Metiner’e (20) çarptı. Çarpışmanın etkisi ile Metiner metrelerce sürüklendi. Kazayı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarla birlikte bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Metiner, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Isparta Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Metiner, tedavisinin 10’uncu gününde hayatını kaybetti. Metrelerce sürüklendi Kaza anı ise çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Metiner’in motosikletli bir grubun cadde üzerinde seyir halinde olduğu ve arkadan gelen sürücünün karşıdan karşıya geçmeye çalışan Metiner’e çarptığı ardından metrelerce sürüklendiği anlar yer aldı. Sürücü Rıdvan K. ise gözaltına alınarak emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından çıkarıldığı adli makamlar tarafından tutuklandı. Öte yandan, Elif Metiner’in Süleyman Demirel Üniversitesi Eczacılık Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi, motosiklet sürücüsü Rıdvan K.’nın ise askeri personel olduğu öğrenildi.
Başkan Başdeğirmen: "İl Genel Meclisi ile birlikte Isparta’ya hizmet etmek boynumuzun borcu"
10 Mayıs 2024 Cuma - 14:54 Başkan Başdeğirmen: "İl Genel Meclisi ile birlikte Isparta’ya hizmet etmek boynumuzun borcu" Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, belediye meclisi üyeleriyle birlikte 31 Mart yerel seçimleri sonrası yeniden oluşan İl Genel Meclisini ziyaret etti. İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Ertuğrul ve meclis üyeleri ile bir araya gelen Başkan Başdeğirmen, "İl Genel Meclisimizle, hep beraber ortak kararlar alabiliyoruz, bu Isparta için büyük bir şans. Sizinle birlikte ilçelerimize, kasabalarımız ile köylerimize hizmet götürmeye hazırız" dedi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve belediye meclisi üyeleri, Isparta İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Ertuğrul ve İl Genel Meclisi Üyelerini mayıs ayının son oturumu öncesinde ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini iletti. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, İl Genel Meclisine çalışmalarında başarı dileklerini ileterek, "Hepimiz rozetlerimizi, Türk bayrağına değiştirerek geldik. Burada amacımız Isparta’mızın tüm ücra köşesine kadar en güzel hizmetleri götürerek vatandaşlarımızın memnuniyetini, yaşam şartlarını daha yükseğe çıkarabilmek. Biz şunu görüyoruz, bizler il genel meclisiyle beraber şehrimize her türlü hizmet etmeye mecburuz. Bu bizim boynumuzun borcu. Tabii ki il genelinde yapmış olduğu çalışmalardan kalan sizlerle istişareli olarak geri kalan kısmını tamamlama anlamında destek maiyetinde bizler de sizlerin yanında oluyoruz. Yani sizlerin yardımcısı konumunda 204 köyümüz, 9 beldemiz ve 12 ilçemize hizmet götürmeye bizler de hazırız. Sizler her türlü hizmeti yapıyorsunuz, tabii ki yaşam devam ediyor, ihtiyaçlar bitmiyor. Geçen 5 yıl hiçbir hizmetimizi aksatmadık. Deprem oldu, sel felaketi oldu, yangın oldu, salgın hastalık oldu diyerek hiçbir hizmetten geri kalmamışız. Sizlerle beraber tüm hizmeti her yere ulaştırmışız. Bundan sonra da aynı düşüncelerle bu hizmete devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Başkan Başdeğirmen günün anısına İl Genel Meclisi Başkanı Ertuğrul’a gül motifli bir tablo hediye etti.
Yavruyken otomobilin çarpıp felç bıraktığı köpek, esnafın maskotu oldu
10 Mayıs 2024 Cuma - 09:58 Yavruyken otomobilin çarpıp felç bıraktığı köpek, esnafın maskotu oldu Isparta’da 11 yıl önce geçirdiği kaza sonucu ayakları felç olan Diren isimli köpek, kırtasiye sahibi ve çalışanları tarafından kendisine uzanan yardım eli sayesinde Isparta’nın maskotu oldu. Isparta’da 11 yıl önce geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu iki arka ayağı felç olan Golden cinsi köpeğe Isparta merkezde bulunan bir kırtasiye sahibi ve çalışanları sahip çıktı. 11yıl önce yardım eli uzatılan sokak köpeğine gerekli fizik ve ilaç tedavileri uygulandıktan sonra “Diren” ismi verildi. Sağlığına kavuşan ancak 2 ayağını kullanamayan Diren köpek, Isparta’nın maskotu oldu. 11 yıldır Diren’e baktıklarını söyleyen Nurullah Sayınbaş, “11 yıldır burada bakıyoruz. Yavruyken geçirdiği bir kaza sonucu arka ayakları tutmuyor. Bakıma muhtaç olduğu için sahiplendik kitabevi olarak. Gerekli bakımı tedavileri görüldü. Yıllardır dükkanımızda bakımını sağlamaktayız. Diren Isparta halkı tarafından bilinen, sevilen bir köpek haline geldi. Adeta bu caddenin maskotu olmuş durumda" dedi. Diren’in yürüyebilmesi ve koşabilmesi için yürüteç yaptırdıklarını söyleyen Sayınbaş, "İnsanlardan sürekli Diren hakkında geri dönüş alıyoruz. ’Protez bacak, yürüteç yaptıralım mı? Var mı ?’ diye soruyorlar ama insanlarımızın akıllarında şüphe kalmasın. Diren’in yürüteci, protez bacağı var ama hareketlerini kısıtladığı için kullanmamasını uygun gördük. Dükkanın içerisine rahatça girip çıkabilmesi, akşam kapanış yaptığımız zaman rahatça hareket edebilmesi açısından kullanmıyoruz. Biraz da yaşlandığı için hareketleri kısıtlandı. İlk geldiği zamanlar gerekli fizik tedavileri aldıktan sonra daha rahat hareket edebiliyor bazen ayağa kalkıp koşabiliyordu. Yaşından kaynaklıda hareketleri biraz kısıtlandı. Kimsenin bir şüphesi olsun istemiyoruz" şeklinde konuştu. Sokaktan geçen insanlar Diren’i soruyor Konuşmasının sonunda Isparta’da Diren’e karşı insanların ilgili olduğunu söyleyen Sayınbaş, "Gerek müşterilerimiz gerekse sokaktan geçen insanlar Diren’i sevmek için bize soruyorlar. Diren içeride olduğu zaman ’Diren nerede? Sevelim’ gibi geri dönüşler alıyoruz. Gelen insanlar Diren’i sevmeden gitmek istemiyor. Mamasını almak isteyenler bile oluyor ama biz gerek görmüyoruz. Bütün ihtiyaçları ve bakımını biz karşılıyoruz. Bizim himayemiz altında" açıklamalarında bulundu.