Yerel Haberler
Isparta
Isparta’da soğuk hava depolarındaki 50 bin ton elma için kritik süre 12 Mayıs 2026 Salı - 10:40:49 Isparta’da geçen sezondan kalan yaklaşık 50 bin ton elma, soğuk hava depolarında beklerken Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, ürünlerin stok amacıyla değil, değerinde satılamadığı için depolarda tutulduğunu belirtti. Selçuk, "Geçen yıldan kalan yaklaşık 50 bin ton elma hâlâ depolarımızda bulunuyor. Bu elmaların bir ay içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Aksi takdirde meyve suyuna gitmek zorunda kalacak" dedi. Isparta’da geçtiğimiz sezondan kalan yaklaşık 50 bin ton elma, soğuk hava depolarında alıcılarını beklemeye devam ediyor. Bu sezon yaşanan zirai don nedeniyle rekoltenin düşmesi, üreticileri ekonomik açıdan zor durumda bıraktı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Isparta Ziraat Odası Başkanı ve Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Müstahattin Selçuk, depolardaki elma miktarına yönelik farklı açıklamalara açıklık getirdi. Selçuk, bazı açıklamalarda ifade edildiği gibi 100 bin ton değil, yaklaşık 50 bin ton elmanın depolarda bulunduğunu belirtti. Depolarda bekleyen ürünlerin stok amacıyla tutulmadığını vurgulayan Selçuk, "Bu ürünler, çiftçimizin elinde kalan ve değerinde satılamadığı için depolarda bekletilen ürünlerdir. Stokçuluk söz konusu değildir" dedi. Öte yandan yetkililere çağrıda bulunan Selçuk, depolarda bulunan elmaların okullarda, askeriyelerde ve toplu tüketim yapılan yemekhanelerde kullanılması gerektiğini ifade etti. Selçuk, bu sayede hem ürünlerin zayi olmayacağını hem de çiftçinin emeğinin korunacağını belirtti. "Geçen yıldan kalan yaklaşık 50 bin ton elma hâlâ depolarımızda bulunuyor" Selçuk, "Şu anda ilimizde bulunan bir soğuk hava deposu ve bir elma bahçesindeyiz. Elmalarımız yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Bu yıl tahmini rekoltemizin 1 milyon 250 bin ton civarında olmasını bekliyoruz. Geçen yıldan kalan yaklaşık 50 bin ton elma hâlâ depolarımızda bulunuyor. Bu elmaların bir ay içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Aksi takdirde meyve suyuna gitmek zorunda kalacak. Zaman zaman basında patates, limon gibi ürünlerle ilgili "stokçuluk" iddiaları gündeme geliyor. Ancak bu durum kesinlikle stokçuluk değildir; çiftçimizin elinde kalan üründür" şeklinde konuştu. "Elmalar okullarda ve kurumlarda tüketilmeli" Selçuk, "Depolardaki elmaların okullarda, askeriyelerde ve yemekhanelerde tüketilerek bir an önce değerlendirilmesini istiyoruz. Böylece hem ürün zayi olmayacak hem de çiftçimizin emeği korunmuş olacak. Depolarımız da bu süreçten sonra 3-4 ay adeta dinlenme dönemine girecek. Yeni sezon ürünlerimiz de yetişmeye başladı. Tüm çiftçilerimize kazasız, belasız ve bereketli bir sezon diliyorum. Üreten, ülke ekonomisine katkı sağlayan tüm çiftçilerimizin ve emek veren herkesin ellerinden öpüyorum" ifadelerini kullandı. Depolardaki elma fiyatları 40-50 lira bandında Sezonun sonuna gelindiği için şu anda depolardaki elmanın kilogram fiyatı 40 lira bandında olduğunu belirten Selçuk, "Elmanın iriliğine ve kalitesine göre bu fiyat 40 ile 50 lira arasında değişiyor. Ancak bir ay daha beklenirse bu elmalar sulanacak ve meyve suyuna gidecek. Bu da çiftçimizin emeğinin zayi olması anlamına geliyor. Elma üretimi büyük emek isteyen bir süreçtir. Dikiminden sulamasına, gübrelemesinden budamasına kadar birçok aşamada yoğun iş gücü vardır. Tarım sektörü de en az inşaat sektörü kadar ekonomiyi canlandıran bir alandır. İlaçtan gübreye, işçiden traktöre kadar her aşama ülke ekonomisine katkı sağlar. Çiftçimiz ürününü depoya koyduktan sonra işçilik ve depo maliyetlerini ancak karşılayabiliyor ve şimdiden önümüzdeki yılı düşünmeye başlıyor. Biz de çiftçi temsilcileri olarak bu sorunları dile getirmek zorundayız. Bu konuyu Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a da ilettik. Kendisi de Ankara’da ilgili bakanlıklar ve kurumlarla görüşmeler yaparak destek oluyor. Isparta çiftçimiz adına kendisine teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:04 Huzurevi sakinleriyle gençler aynı masada buluştu Isparta’da hayata geçirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi kapsamında ilkokul öğrencileri, üniversiteliler ve huzurevi sakinleri bir araya gelerek birlikte vakit geçirip deneyimlerini paylaştı. Üç kuşağı ortak bir paydada buluşturan projede huzurevinde kalan yaşlı vatandaşlar duygusal anlar yaşadı. 10 yıldır huzurevinde kalan ve ilk defa böyle bir etkinliğe katılan Hamza Oskay, "Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" dedi. Isparta’da gerçekleştirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi, farklı yaş gruplarını aynı masa etrafında buluşturdu. Proje kapsamında ilkokul birinci sınıf öğrencileri, üniversite öğrencileri ve huzurevinde kalan yaşlılar bir araya gelerek ortak etkinliklerde yer aldı. Etkinlikte oluşturulan gruplarda her kuşaktan bir katılımcı yer aldı. Birlikte vakit geçiren katılımcılar, çeşitli atölye çalışmalarıyla hem üretim yaptı hem de birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldu. Projenin temel amacının, üç kuşağı ortak bir paydada buluşturarak birlikte üretim yapmalarını sağlamak olduğu belirtildi. Etkinliklerde yalnızca ortaya çıkan ürünler değil, paylaşılan anılar, anlatılan hikâyeler ve kurulan bağlar ön plana çıktı. Bir masa etrafında paylaşılan anılar ve deneyimlerin, kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekilirken, çocuklar, gençler ve yaşlıların birbirlerinden çok şey öğrendiği ifade edildi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlıların tecrübelerinden sabır ve sakinliği deneyimleme fırsatı buldu. Herkes birbirine bir miras bıraktı Etkinlik sonunda katılımcılar, maddi değil manevi bir mirasın paylaşıldığını vurguladı. Üç kuşağın bir araya gelerek geçirdiği zamanın, karşılıklı anlayış ve bağ kurma açısından önemli bir kazanım sağladığı ifade edildi. "Sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" 10 yıldır huzurevinde kaldığını belirten 67 yaşındaki emekli kütüphaneci Hamza Oskay, "Ben tam 10 yıldır huzurevinde kalıyorum. Bugün gençlerle birlikte kutu boyama, esans, kolonya ve mum yapımı etkinliklerine katıldık, çok keyifli geçti. Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim. Eskiden met, saklambaç ve dalya gibi oyunlar oynardık. Şimdiki gençlere tavsiyem, telefon ve bilgisayara fazla bağlı kalmamaları, kütüphaneye giderek kitaplardan araştırma yapmalarıdır. Çok memnun kaldım, bu tür etkinlikler devam etmeli." "Üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşturduk" Doktora Öğretim Üyesi İkbal Demet Nane, " Projemizin temel amacı, üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşmalarını ve birlikte üretim yapmalarını sağlamaktı. Bu projede yalnızca bir masa etrafında kozmetik ürünler üretmekten ziyade yaşlılarımızın bilgeliğinden, gençlerimizin cesareti ve teknolojiye olan hâkimiyetinden, çocuklarımızın ise samimiyeti ve sıcaklığından yararlanarak katılımcılara farklı bir deneyim sunmak istedik" şeklinde konuştu. "Katılımcılar birlikte konuşarak birbirine deneyimlerini aktardı" Gün boyunca önce miras kutularının boyandığını anlatan Nane, "Ardından oda kokusu, mum, kolonya ve krem atölyeleri gerçekleştirildi. Tüm çalışmalar öğrencilerimiz tarafından hazırlandı ve üçlü ekipler halinde yürütüldü. Her grupta bir huzurevi sakini, bir ilkokul öğrencisi ve bir üniversite öğrencisi yer aldı. Katılımcılar birlikte konuşarak, kokularını birlikte seçerek ve üretim sürecini birlikte deneyimleyerek ürünlerini hazırladı" ifadelerini kullandı. "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" diyen Nane, "Bir masa etrafında paylaşılan anılar, anlatılan küçük hikâyeler ve deneyimler bu mirasın önemli bir parçasıdır. Bugün çocuklar, gençler ve yaşlılar birbirlerinden çok şey öğrendi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlılarımızdan sabrı ve sakinliği deneyimledi. Hepimiz bugün birbirimize birer miras bıraktık" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:53 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
7. Ulusal Kümes Hayvanları Gösterisi’nde bin 500’ün üzerinde süs tavuğu ve kanatlı hayvan görücüye çıktı
14 Ocak 2024 Pazar - 18:16 7. Ulusal Kümes Hayvanları Gösterisi’nde bin 500’ün üzerinde süs tavuğu ve kanatlı hayvan görücüye çıktı Türkiye Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Federasyonu tarafından Isparta’da 7. Ulusal Kümes Hayvanları Gösterisi düzenlendi. 150 bini aşkın vatandaşın katıldığı organizasyonda bin 500’e yakın hayvan sergilendi. Isparta Belediyesi’nin ev sahipliğinde Türkiye Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Federasyonu tarafından 7. Ulusal Kümes Hayvanları Gösterisi gerçekleştirildi. Farklı şehirlerden bin 500’ün üzerinde süs tavuğu, bahçe ve kanatlı hayvan yurt dışından gelen hakemler tarafından değerlendirildi. Isparta Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiricileri Derneği Başkanı Murat Duygu, Isparta Belediyesi’nin katkılarıyla Türkiye’nin en gösterişli gösterisinin düzenlendiğini belirterek, “Burada 7’ncisi düzenleniyor ama en gösterişli, en güzel olarak yapılan organizasyonlardan bir tanesi burada Isparta’da yapıldı. Şu anda katılım sayısı 150 bini geçti. 51 ilden katılımcı geldi ve 200 tane de konaklamalı olarak yurt dışından katılımcı geldi. Günübirlik gelen gidenlerle beraber toplam ortalama 10 bin şehir dışından katılımcı geldi. Katılım güzel, hayvanlar güzel, gösteri güzel, insanların tepkisi güzel” dedi. Tavuk yetiştiriciliğinin hobi olduğunu belirten Duygu, “Biz bu hobiyi insanlarla kaynaşmak için yapıyoruz. Yılda bir kere düzenleniyor ulusal gösteri. Bu yüzden herkes katılımcı olmak istiyor. Bunun amacı da oradaki atmosferi, bu özlenen dostlukları geri kazanmak için bunu yapıyoruz” şeklinde konuştu. "Bin 500’e yakın hayvan var" Yarışmada tavukların puanlanması hakkında bilgiler veren Duygu ”Puanlamalarımız hayvanların güzellik puanlaması. Yani güzellik derken hayvanların kanadı, göz rengi, kanatları, ayak renkleri, ayak paçaları, kuyruk kodları. Puanlamanın iki gün sürmesinin sebebi çok hayvan olduğu için. Bin 500’e yakın hayvan var. O yüzden iki gün sürdü. Puanlamaya 51 ırk katıldı. 51 ırkın içinde en iyi Türkiye şampiyonları, salonun en iyi tavuğu, en iyi horozu, grand şampiyon dediğimiz bu salonun en güzel hayvanı seçiliyor. Kendi kategorisinde onur ödülleri, Türkiye şampiyonları bu şekilde veriliyor” dedi. “İlk defa katıldık, Türkiye şampiyonu olduk” Antalya’dan ilk defa katıldığı yarışmada "Light Brahma" beyaz siyah Columbia renginde tavuğu şampiyon olan Veli İpek ise, “Gösteriye Antalya’dan katılıyoruz. Türkiye şampiyonu olduk. Oğlumla beraber hobi amaçlı yapıyoruz. Tavsiyem gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutabilmek için çocuk yaşta tavuğa yönlendirebiliriz, hayvan sevgisine yönlendirebiliriz. Biz de tavuğu seçtik. Tavukların içinde de tavukların kralı diye tabir edilen Brahma ırkını besliyoruz. İki buçuk senedir üretim yapıyoruz. İlk defa bu sene katıldık ulusal yarışmaya. Bu da bize nasip oldu. Çok sevinçliyiz” dedi. Ulusal Kümes Hayvanları Gösterisi’ni gezmeye gelen Sezai Aşkın, kanatlı hayvanları çok sevdiğini belirterek, “Her yıl yapılması gereken çok güzel bir organizasyon, memnun kaldım. Benim de kanatlı hayvanlarım var, severek besliyorum” dedi.
Farklı ırklardan 1500’ün üzerindeki süs tavuğu ve kanatlı hayvan Isparta’da
14 Ocak 2024 Pazar - 17:44 Farklı ırklardan 1500’ün üzerindeki süs tavuğu ve kanatlı hayvan Isparta’da Türkiye Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Federasyonu tarafından 7. Ulusal Kümes Hayvanları Gösterisi Isparta’da gerçekleştirildi. 150 bini aşkın vatandaşın katılım sağladığı organizasyonda bin 500’e yakın hayvan sergilendi. Isparta Belediyesi’nin ev sahipliğinde Türkiye Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Federasyonunca 7. Ulusal Kümes Hayvanları Gösterisi gerçekleştirildi. Farklı şehirlerden gelen 1500’ün üzerinde süs tavuğu, bahçe ve kanatlı hayvan yurt dışından gelen hakemler tarafından değerlendirildi. Isparta Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiricileri Derneği Başkanı Murat Duygu, Isparta Belediyesi’nin katkılarıyla Türkiye’nin en gösterişli gösterisi olduğunu belirttiği konuşmasında “Burada 7’ncisi düzenleniyor ama en gösterişli en güzel olarak yapılan organizasyonlardan bir tanesi burada Isparta’da yapıldı. Şu anda katılım sayısı 150 bini geçti. 51 ilden katılımcı geldi ve 200 tane de konaklamalı olarak yurt dışından katılımcı geldi. Günübirlik gelen gidenlerle beraber toplam ortalama 10 bin şehir dışlarından katılımcı geldi. Katılım güzel, hayvanlar güzel, gösteri güzel, insanların tepkisi güzel” dedi. Tavuk yetiştiriciliğinin hobi olduğunu belirten Duygu “ Biz bu hobiyi insanlarla kaynaşmak, birbirinin içine birbirimizi daha fazla sıklaşmak için yapıyoruz. Yılda biri tane bir kere düzenleniyor ulusal gösteri. Bu yüzden dolayı herkes katılımcı olmak istiyor. Bunun amacı da oradaki atmosferi, bu özlenen dostlukları geri kazanmak için bunu yapıyoruz” şeklinde konuştu. "Bin 500’e yakın hayvan var." Yarışmada tavukların puanlanması hakkında bilgiler veren Duygu ”Puanlamalarımız hayvanların güzellik puanlaması. Yani güzellik derken hayvanların kanadı, göz rengi gibi kanatları, ayak renkleri, ayak paçaları, kuyruk kodları, bunları her şeyiyle alakalıydı. Puanlamanın iki gün sürmesinin sebebi çok hayvan olduğu için. Bin 500’e yakın hayvan var. O yüzden dolayı iki gün sürdü. Puanlama sonucunda o kategorilerde 51 ırk katıldı. 51 ırkın içindeki en iyi Türkiye şampiyonları, salonun en iyi tavuğu, en iyi horozu Grand şampiyon dediğimiz bu salonun en güzel best şampiyonu o hayvan seçiliyor. Kendi kategorisinde onur ödülleri, Türkiye şampiyonları bu şekilde veriliyor” açıklamalarında bulundu. “İlk defa katıldık, Türkiye şampiyonu olduk” Antalya’dan Isparta’ya İlk defa gösteriye gelerek Light Brahma beyaz siyah Columbia renginde şampiyon olan tavuk sahibi Veli İpek “Gösteriye Antalya’dan katılıyoruz. Türkiye Şampiyonu olduk. Oğlumla beraber hobi amaçlı yapıyoruz. Bir hobici olarak tavsiyem gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutabilmek için çocuk yaşta tavuğa yönlendirebiliriz. Hayvan sevgisine yönlendirebiliriz. Bizde tavuğu seçtik. Tavukların içinde de tavukların kralı diye tabir edilen Brahma ırkını besliyoruz. İki buçuk senedir üretim yapıyoruz. İlk defa bu sene katıldık ulusal yarışmaya. Bu da bize nasip oldu. Çok sevinçliyiz” dedi. Ulusal Kümes Hayvanları Gösterisini gezmeye gelen Sezai Aşkın isimli vatandaş ise kanatlı hayvanları çok sevdiğini belirterek “Her yıl yapılması gereken çok güzel bir organizasyon memnun kaldım. Benimde kanatlı hayvanlarım var severek besliyorum” dedi. (SO-
Isparta’da sağlık çalışanları şehitler ve Filistin için yürüdü
13 Ocak 2024 Cumartesi - 18:47 Isparta’da sağlık çalışanları şehitler ve Filistin için yürüdü Isparta’da sağlık çalışanları ve sivil toplum kuruluşları, Pençe-Kilit harekatında şehit olan 9 asker ve Filistin için "Sessiz Yürüyüş" gerçekleştirdi. Isparta’da hekimler, sağlık çalışanları ve sivil toplum kuruluşları Irak’ın kuzeyinde devam eden Pençe -Kilit harekatında şehit olan 9 asker ve Filistin için "Sessiz Yürüyüş" gerçekleştirdi. Mimar Sinan Camii önünde topluluk adına konuşma yapan Dr. Muhammet Raşit Sancar, “Irak’ın kuzeyinde devam eden Pençe -Kilit harekatında 12 ocak 2024 tarihinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından yapılan saldırı ve akabinde sağlanan temasta kahraman 9 askerimiz şehit oldu. Asil milletimizin Türk Silahlı Kuvvetleri, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için terörle mücadeleyi azim ve kararlılıkla sürdürmektedir" dedi. Konuşmasının devamında Filistin’de yaşanan saldırılara dikkat çeken Sancar, “Terör devletinin, Filistin topraklarında işlediği suçlar büyüyerek devam ediyor. Terörist İsrail, yalnızca Filistin halkına karşı değil, bütün insanlığa karşı, sadece Filistinli çocuklara değil, bütün çocuklara karşı suçludur. Nasıl ki hiçbir suç cezasız kalmaz, İsrail için de ceza günü hızla yaklaşmaktadır. Buradan devletimize ve uluslararası yardım kuruluşlarına sesleniyoruz. Biz Gazzeli sağlık çalışanlarıyla birlikte çalışmaya, oralarda kurulacak hastane ve sağlık tesislerinde görev almaya hazırız. Bununla birlikte İsrail tarafından tutuklanan ve türlü işkencelere maruz bırakılan 54’ten fazla hekimin ve uluslararası ceza hukukuna uymayarak tutuklanan masumların özgürlüklerine güvenli bir şekilde kavuşmaları için ve yıkılan hastanelerin yeniden yapılması, güvenli bir şekilde işlev gösterebilmesi için gereken bütün çalışmaların yapılmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu. “Buradan bir kere daha acil ateşkes çağrımızı yineliyoruz” Konuşmaların ardından, toplanan kalabalık Mimar Sinan Camii önünden Kaymakkapı Meydanı’nda yer alan Gazze Nöbet çadırına kadar yürüdü. Nöbet çadırı önünde konuşma yapan şehit yakını Rabia Durak teröristlerin yaptığı zulme dikkat çekerek, "Memleketimize kast eden, emperyalistlerin maşası olan hainler kirli emellerine asla ulaşamayacaklar. Teröristlerin karşısındaki şer odaklarının tüm insanlık için bir tehdit olduğunu bir kere daha haykırıyoruz. Terör örgütlerini destekleyerek üzerimize salanlarla Gazze’de soykırım yapanlar aynı. Teröre, emperyalizme ve Gazze’deki işgale karşı tek ses olmak için bugün buradayız. Son bilgilere göre Filistin’de, 10 binden fazlası çocuk, 7 binden fazlası ise kadın olmak üzere toplamda 23 bini aşkın insan hayatını kaybetti. 60 binden fazla kişi yaralanırken, 8 bin kişi ise kayıp. İşgalci İsrail’in saldırıları sebebiyle ayrıca, 69 bini tamamen yıkılmış olmak üzere, 359 bin ev zarar gördü. 2 milyon sivil ise saldırlar sonucu Gazze içerisinde zorla göç ettirildi. Mesleklerini icra eden, yaşanan soykırımı haberleriyle dünyaya anlatan 112 gazeteci de, siyonist işgalcilerin saldırıları sonucu hayatını kaybetti. Bugüne kadar 150’ye yakın sağlık merkezi ve hastanenin yanı sıra yaralıları taşıyan 100’den fazla ambulans işgalcilerin saldırısına uğradı. Filistin’de on yıllardır zulmeden işgalci İsrail’e karşı gereken yaptırımlar derhal uygulanmalıdır” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından sivil toplum kuruluşları tarafından vatandaşlara, şehitlerimiz için pişi ve ayran dağıtıldı.
Başkan Başdeğirmen “Öğrencilerimiz teknolojiyle çok güzel projeler üretiyor”
11 Ocak 2024 Perşembe - 16:06 Başkan Başdeğirmen “Öğrencilerimiz teknolojiyle çok güzel projeler üretiyor” Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Hafız İbrahim Demiralay İlkokulu 3/E sınıfının Robotik Kodlama Sergisinin açılışını gerçekleştirdi. Açılışta konuşan Başkan Başdeğirmen İlkokul öğrencilerinin teknolojiyle çok güzel projeler ürettiğini söyledi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, eşi Şadiye Başdeğirmen ile birlikte Hafız İbrahim Demiralay İlkokulu 3/E sınıfının Robotik Kodlama Sergisinin açılışını gerçekleştirdi. Iyaşpark AVM giriş katındaki serginin açışına İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur, Hafız İbrahim Demiralay İlkokulu Müdürü Haydar Kaya, öğretmenler, öğrenciler ve veliler de katıldı.Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, sergi alanına gelişlerinde öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılandı. Karşılamanın ardından Robotik Kodlama Sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Hafız İbrahim Demiralay İlkokulu Müdürü Haydar Kaya, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen ile İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’a minik öğrencilerin hazırladıkları projelerin yer aldığı serginin açılışına katıldıkları için teşekkür etti. Başdeğirmen çifti ve beraberindekiler serginin açılış kurdelesini öğrencilerle birlikte kestiler. Başdeğirmen çifti sergiyi gezerek, öğrencilerin hazırlamış oldukları birbirinden özel projeleri inceleyip, bilgi aldılar. Öğrencilerin hazırladıkları projeleri inceleyen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Siber Isparta Gençlik Merkezimiz var. Oraya gelip, daha güzel projeler üretebilirsiniz. Aferin sizlere, çok güzel projeler hazırlamışsınız” dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in Hafız İbrahim Demiralay İlkokulu binasının yapımına destek verdiği gibi faaliyetlerine de katılarak öğrencileri yalnız bırakmadığını söyledi. Isparta’nın eğitim ve kültür altyapılarıyla gelişmiş bir şehir olduğuna değinen Baydur, “Biz de öğretmen arkadaşlarımızla buna katkı koymaya çalışıyoruz. Ama bunun yalnız olmayacağını yerel yönetimlerimizle, sivil toplum kuruluşları ve velilerimizle başaracağımızı biliyorum. O anlamda da her yönüyle çok güçlü olduğumuzun farkındayız. Bilimsel çalışmalarda özellikle robotik kodlamayla ilgili faaliyete geçen Siber Isparta Gençlik Merkezimizle daha güzel faaliyetleri bundan sonra yürüteceğiz. Öğretmenlerimiz başta olmak üzere öğrencilerimizi kutluyorum. Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen ve Şadiye Başdeğirmen Hanımefendiye katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Robotik Kodlama Sergisinin hazırlanmasından dolayı öğretmenler, öğrenciler ve velileri tebrik ederek, ülkenin geleceği olan teknolojiyle çocukların yetiştirilmesi kadar değerli başka bir şeyin olamayacağını ifade etti. Başkan Başdeğirmen, “Bizler ülke olarak sürekli her çocuğumuzla bir basamak atlayarak çok daha güzel, çok daha başarılı, üstün yerlere gelmek zorundayız. Bu anlayışla öğretmenlerimizin de çocuklarımıza bu kadar güzel teknolojiyle yakın eğitim vermesi bizleri son derece memnun etti. Ülkelerin gelişmesi şuan ki şartlarda teknoloji. Bunun da değerini bilmek önemli. Çok güzel projeler yapılmış” derken öğrencilere okula isminin verildiği Hafız İbrahim Demiralay’ın önemini anlattı. Hafız İbrahim Demiralay’ın ülkeye ve Isparta’ya büyük kazançlar sağlayan bir halk kahramanı olduğunu kaydeden Başkan Başdeğirmen, “Hafız İbrahim Demiralay, Kurtuluş Savaşında Isparta’mızda mücadele vermiş daha sonrasında ülkemiz için cephede savaşan bir büyüğümüzdür. Kendisi milletvekilliği yapmış o günkü ismiyle mebusluk yapmış. Onun ismini taşıyan okuldan da böyle güzel bir başarı beklenirdi. Sizler çok güzel projeler yapmışsınız ama sizlerin 10-15 sene sonranızı gözümde canlandırıyorum ülkemize nasıl katkı sağladığınızı düşünmek beni çok mutlu ediyor. Ülkemiz için hepimiz güzel işler yapacağız. Sizleri, ailelerinizi ve öğretmenlerinizi tebrik ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum” görüşlerinde bulundu. Açılışın ardından Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, öğrenciler, öğretmenler, veliler ve vatandaşlara Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yılı anısına kalem hediye etti.
Isparta Belediyesinin desteğiyle Kayı köyüne sosyal tesis inşa ediliyor
10 Ocak 2024 Çarşamba - 16:50 Isparta Belediyesinin desteğiyle Kayı köyüne sosyal tesis inşa ediliyor Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Kayı köyünde muhtarlık ve vatandaşlar tarafından başlatılan sosyal tesis yapım çalışmalarına destek veriyor. Hafriyat alımına başlanan sosyal tesis için belediye tarafından iş makinesi ve malzeme desteği sağlanıyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, göreve geldiği ilk günden bu yana köy, ilçe ve beldelerden gelen talepleri geri çevirmiyor. 5 yıllık süre içerisinde birçok köy, ilçe ve beldeden gelen talepler karşılandı, karşılanmaya da devam ediliyor. Daha önce Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in girişimleriyle doğalgaza kavuşan Kayı köyünde doğalgaz hattı için bozulan yollarda kilit parke taşı döşeme çalışmaları yapılmış, caminin çevre düzenlemesi gerçekleştirilmişti. Kayı köyünde muhtarlık ve vatandaşlar sosyal tesis yapımı için kolları sıvayarak, bu konuda Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’den destek istedi. Kayı köyüne sosyal tesis konusunda destek sözü veren Başkan Başdeğirmen, ihtiyaçlarla ilgili gerekli talimatları verdi. Isparta Belediyesi, Kayı köyüne inşa edilecek sosyal tesis için araç, ekipman ve malzeme desteği sağlıyor.Kayı köyündeki sosyal tesis inşaatı hafriyat alımıyla başladı. Hafriyat alımı Isparta Belediyesi ve İl Özel İdaresi tarafından yapılıyor. Hafriyat alımının ardından sosyal tesisin temeli atılacak. Kayı Köyü Muhtarı Aydın Kayabaş, köylerinde her yapılan hizmette Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in imzası olduğunu belirterek, kendisinin doğalgaz, kilit parke taşı ve cami çevre düzenleme çalışmalarında yardımcı olduğunu söyledi. Köye sosyal tesis inşa edeceklerini ifade eden Kayabaş, “Belediye başkanımızdan bu konuda bir talepte bulunduk. Başkanımız ‘yerini belirleyin yardımcı olalım’ dedi. Başkanımız her verdiği sözü yerine getiriyor. Belediye ve İl Özel İdaresi ekipleri buradalar. 400 metrekare kapalı alan olacak. İçerisinde düğün salonu, yemek pişirme alanı, idari odalar ve gelin odası ile tuvaletler bulunacak. Belediyemizin çok hizmetlerini görüyoruz. Başkanımız sayesinde başarılı olacağız. İl Özel İdaresi de gerekli desteği veriyor. Belediye başkanımız köyümüze verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür eder, hizmetlerinin devamını dileriz. Allah yolunu açık etsin inşallah” dedi. Köy halkından Ercan Döner de Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e köylerine vermiş olduğu desteklerden dolayı teşekkür etti. Döner, “Başkanımız doğalgaz ve diğer konularda bize destek verdi. Sosyal tesis konusunda da yardımcı olacağını söyledi. İnşallah biz de devamını getirebiliriz” şeklinde konuştu.