Yerel Haberler
Isparta
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:39 Kansere çare ararken trafik kazasında eşiyle birlikte hayatını kaybetti Antalya–Isparta kara yolunda direksiyon hâkimiyetini kaybederek karşı yönden gelen mermer blok yüklü tırla çarpışan otomobildeki karı-koca hayatını kaybetti. Kazada hayatını kaybeden kadının kanser tedavisi gördüğü, Antalya’da yapılan hastane kontrollerinin ardından eşiyle birlikte Isparta’ya dönüş yolunda oldukları sırada kazanın meydana geldiği öğrenildi. Cenazeler, bugün memleketleri Yalvaç ilçesine getirilerek, Aşağı Tırtar köyü camiinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından karı-koca gözyaşları eşliğinde yan yana toprağa verildi. Kaza, dün saat 13.30 sıralarında Aksu ilçesi Kayadibi Mahallesi Antalya-Isparta yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya’dan Isparta yönüne seyir halindeki Ali Çapraz’ın kullandığı 53 AHL 239 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, önce karşı yönden gelen tırın dorsesine çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil savrularak yine karşı yönden gelen Bekir Ş.’nin kullandığı 07 CHK 136 plakalı mermer blokların yüklü bulunduğu tır ile kafa kafaya çarpıştı. Kazayı görenlerin ihbarı ile olay yerine polis, jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Karı-koca hayatını kaybetti Daha öncede onlarca kazanın yaşandığı bölgeye gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde otomobil sürücüsü Ali Çapraz (63) ve yolcu olarak bulunan eşi Sevda Çapraz’ın (57) hayatını kaybettiğini belirledi. Kazayı yaralı olarak atlatan tır sürücüsü Bekir Ş. ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle trafik jandarma ve polis ekipleri tarafından uzun süre tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı. Gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandılar Antalya Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından cenazeler, Yalvaç Aşağı Tırtar köyü camiinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında gözyaşları eşliğinde yan yana toprağa verildi. Öte yandan hayatını kaybeden kadının kanser tedavisi gördüğü, Antalya’da yapılan hastane kontrollerinin ardından eşiyle birlikte Isparta’ya dönüş yolunda oldukları sırada kazanın meydana geldiği öğrenildi. Cenazeye Isparta İl Emniyet Müdürü Erdem Bildirici, Yalvaç İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden Başkomiser Ramazan Sayım, Komiser Ali Aykut Kerpiçci, ilçe emniyetine bağlı polisler ve köy halkı katıldı. Taziyeleri merhumların oğulları İbrahim ve Yalçın Çapraz kabul etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:35 Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek, "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergileniyor. 4 bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihi serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimlenebilen bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu olan Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum kilisesidir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesinin, Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor Müzede dünyanın en eski parfüm formülünün de bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeri de hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta Koku Medeniyeti’ni oluşturma yolunda attığı adım gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken, aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemizde sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan birinin de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:09 Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda; dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergilenmektedir. 4 Bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede, dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde, aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihsel serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimleyici bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. "1750’lik kiliseden Türkiye’nin ilk koku müzesine uzanan etkileyici yolculuk" Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz Kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum Kilisesi’dir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesi’nin Sayın Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 Bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor En önemli eserlerden biri, dünyanın en eski parfüm formülünün bu müzede bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeride hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta koku medeniyeti oluşturma yolunda attığı adım, gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemiz sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin, Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak, Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor. (FGY-
Isparta’da 1 milyon 250 bin ton elma rekoltesi bekleniyor
06 Ekim 2023 Cuma - 17:13 Isparta’da 1 milyon 250 bin ton elma rekoltesi bekleniyor Türkiye’de toplam elma üretiminin dört birine sahip ve tadı ve aroması ile coğrafi işaret alan Isparta elmasının hasat mevsimi başladı. Hasat döneminde 1 milyon 250 bin ton rekolte bekleniyor. Gül, hububat ve lavanta sezonlarının sona ermesinin ardından Isparta’da üreticiler bu kez elma hasadına başladı. Isparta’da sezonun başlamasıyla birlikte, merkeze bağlı Senirce köyünde de hummalı bir hasat dönemi yaşanıyor. Ülkedeki her 4 elmadan birinin sahibi olan Isparta’da hasat süresince yaklaşık 1 milyon 250 bin ton ürün elde edilmesi bekleniyor. Isparta’da Eğirdir ve Gelendost’un başı çektiği elma üretimi ayrıca, merkeze bağlı köyler, Senirkent ve Gönen ilçelerinde yoğunlukla yapılıyor. Sabahın ilk ışıklarında işçilerin bahçelere giderek toplamaya başladığı elmalar, kasalarda bir araya getirildikten sonra traktörler yardımıyla bahçelere en yakın alanda yer alanda bulunan soğuk hava depolarına sevk edilerek muhafaza altına alınıyor. “Bu yıl 1 milyon 250 bin ton civarında bir rekolte beklentimiz var” Isparta’nın her tarafında elma sezonunun başladığını dile getiren Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, “Eğirdir, Gelendost, Atabey ve Gönen ilçelerimizde elma üretimimiz başladı. Burada yetiştirilen elmalar genelde Starking, Golden, Granny Smith gibi farklı farklı çeşitler var ama elmaların yüzde 95’i bu şekilde” dedi. Üretilen elmaların yurt içinde ihracatının gerçekleştiğini vurgulayan Can Selçuk, “Bizim ürettiğimiz elmalar metropol ilerimize Ankara, İstanbul, İzmir gibi illerimize gidiyor. Bu yıl 1 milyon 250 bin ton civarında bir rekolte beklentimiz var” şeklinde konuştu. Yaklaşık olarak elma hasadı sezonunun iki ay sürdüğünü belirten Selçuk, “Bizim ürettiğimiz elmalar pazarlarda, manavlarda, marketlerde alıcı buluyor. Yurt dışı ihracatında ise Çin, Hindistan, Dubai, Avrupa ve Arap ülkelerinde de bizim elmamız alıcı buluyor ve ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz ve ülkemizin reklamını yapmış oluyoruz” dedi. Elma bahçelerinde yıllardır tarım işçisi olarak çalıştığını belirten Ümmü Gökdoğan, “Sabahın erken saatlerinde sekiz gibi geliyoruz. 5-6 senedir bu işi yapıyorum. Geldiğimiz zaman elma toplayıp seçiyoruz. Elma toplama zamanımız iki ay sürüyor. Yaptığımız iş zor değil kolay bir iş” şeklinde konuştu.
Başkan Başdeğirmen: “Gazi Kemal ve İskender Mahallesindeki tarihi evlerin de restorasyonunu yapacağız”
05 Ekim 2023 Perşembe - 15:56 Başkan Başdeğirmen: “Gazi Kemal ve İskender Mahallesindeki tarihi evlerin de restorasyonunu yapacağız” Gazi Kemal ve İskender Mahallesi sakinleriyle Mahalle Buluşması’nda bir araya gelen Başkan Başdeğirmen, Damgacı Sokak’ta tarihi binaların restorasyonunda sona gelindiğini, İmam Hasan Sokak için restorasyon projesinin hazırlandığını, bir ay sonra bölgede çalışmaların başlayacağını söyledi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Gazi Kemal ve İskender Mahallesi sakinleriyle Mahalle Buluşması’nda bir araya geldi. Toplantıda vatandaşlar istek ve önerilerini dile getirirken, yapılabilecek çalışmalar konusunda Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ilgili müdürlüklere talimat verdi. Toplantının her iki mahalle için de hayırlı olması dileklerinde bulunan Başkan Başdeğirmen’e teşekkür eden vatandaşlar da istek ve önerilerini dile getirdi. Vatandaşlar, aşevinin yan bölümünde bulunan ağaçların yıllar içinde çürüdüğünü, dallarının kırıldığını ve bakımlarının yapılması isteğini dile getirdi. Bu konuda gereğinin yapılması talimatı verildi. Mahallelerindeki bazı metruk ve tarihi binaların bulunduğunun belirtilerek bu binaların akıbetinin sorulması üzerine Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, bugüne kadar 246 adet metruk bina yıkımı yaptıklarını, yıkılamayanların ise tescilli bina sınıfına girdiğini aktardı. Anıtlar Kurulunun tescillediği binaların yıkılamayacağını, belediye olarak kendilerinin bu binaları çevresiyle birlikte koruma altına aldıklarına değinen Başkan Başdeğirmen, “Tescilli binalarda yıkım yapılamaz. Metruk binaları yıktık. Damgacı Sokak’ta restorasyon çalışmaları yapıyoruz. 28 evin restorasyonunu yapıyoruz. Geri kalanlarına devam ediyoruz. Restorasyon zor ve uzun bir süreç alıyor. Tescilli binaların tamamını restore etmek istiyoruz. Damgacı Sokak ve İmam Hasan Sokak’taki tarihi evlerin restorasyonu için ihaleler yaptık. İmam Hasan Sokağın tamamının projeleri hazırlanıyor. Ardından bir ay sonra yapım işine başlıyoruz. Daha sonra Gazi Kemal ve İskender Mahallelerimizdeki evler yapılacak” dedi. 1301 Sokak köşesinde eski bir evlerinin bulunduğunu dile getiren bir vatandaş da onun içinde 2 büyük ağaç çıktığını ve bir yangın esnasında yandaki evleri tehdit edebileceğini aktararak, bununla ilgili yapılabilecekleri sordu. Başkan Başdeğirmen de Park ve Bahçeler Müdürlüğüne gereğinin yapılması talimatını verdi. TOKİ konutlarının durumuyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, konutların yapımının tamamlandığını altyapı ve tesisat çalışmalarının kaldığını dile getirdi. Başdeğirmen, “Daha önce buralar teslim edilecekti. Buradaki müteahhidimizi tüm ekibiyle birlikte deprem bölgesine aldılar. Türkiye’deki tüm TOKİ müteahhitleri o bölgeye gitmek zorunda kaldı. Şehrimize çok güzel konutlar yapıldı. Vatandaşlarımızdan bu konuda biraz daha sabır bekliyoruz. Sizlere çıkan konutlarınızda güle güle oturmanızı diliyorum” şeklinde konuştu. Çayboyu üzerinde ahşap bir dükkan içerisinde ticaret yapmaya çalıştığını dile getiren bir yaşlı kadın da, yağışlardan dolayı dükkanının çürümeye başladığını ve su aldığını aktararak yardım talebinde bulunurken, Başkan Başdeğirmen de bölgeye ekip gönderilmesi ve evlerine de doğalgaz tesisatı döşetilmesi noktasında talimat veridi. Başdeğirmen, “Teyzem sen yine katmer yapmaya devam et, senin oranın bakımını yapalım. Evine de yardımcı olalım” dedi. Mahalle sakinlerinden bir kadın da dört yol ayrımına yolun görülmesi için ayna konması talebini iletirken, “Yol ayrımı olduğu için bölgede çocuklar oyun oynayamıyorlar. Çocuklarımızın oynayabileceği bir park talep ediyoruz” derken, Başkan Başdeğirmen dikiz aynasının takılacağını, çocukların oynaması için de mevcut park alanındaki oyuncakların yenilenmesini ve sayısının artırılması talimatını verdi. Programın ardından günün anısına mahalle muhtarları tarafından Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e çiçek ve teşekkür plaketi takdim edildi.
Eğirdir’de Dünya Yaşlılar Günü kutlandı
02 Ekim 2023 Pazartesi - 16:51 Eğirdir’de Dünya Yaşlılar Günü kutlandı Isparta’nın Eğirdir ilçesinde ‘1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’ huzurevinde gerçekleştirilen programla kutlandı. Eğirdir Huzurevi’nde düzenlenen programa Eğirdir Kaymakamı Adem Çelik, Eğirdir Belediye Başkanı Veli Gök, Huzurevi Müdürü Melek Gök ve huzurevi sakinleri katıldı. Huzurevi müdürü ve çalışanlarının hazırladığı kahvaltı ile başlayan programda huzurevi sakinleri mutluluklarını dile getirerek, teşekkür ettiler. Kaymakam Çelik, huzurevinde kalan vatandaşlarla ayrı ayrı ilgilendi. Kaymakam Çelik, programda yaptığı konuşmada huzurevi sakinlerine sağlıklı bir yaşam dileyerek, “Yaşlılarımız tecrübeleri ve bilgi birikimleriyle geleceğimize ışık tutan, geçmişi yaşatarak milli kültür ve değerlerimizi yarınlara aktaran toplumsal hafızamızdır. Milletimiz, bugünlere gelmemizde çok büyük emekleri olan büyüklerimize saygı ve sevgiyle yaklaşmayı sağlayan bir kültürün temsilcisi olmuş; büyüklere gösterilen minnet duyguları ve ihtimam toplumumuzda varlığını her zaman hissettirmiştir. Her birinizi sağlıklı bir şekilde görmek bizleri de çok mutlu etti. Her birinizin ellerinden öpüyorum. Allah hepinize sağlık, mutluluk ve huzur versin” dedi. Daha sonra huzurevinde incelemelerde bulunan Kaymakam Adem Çelik ve Başkan Veli Gök, göreve yeni başlayan Huzurevi Müdürü Melek Gök’ü makamında ziyaret ederek, hayırlı olsun dileklerinde bulundular.