Yerel Haberler
Isparta
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:39 Kansere çare ararken trafik kazasında eşiyle birlikte hayatını kaybetti Antalya–Isparta kara yolunda direksiyon hâkimiyetini kaybederek karşı yönden gelen mermer blok yüklü tırla çarpışan otomobildeki karı-koca hayatını kaybetti. Kazada hayatını kaybeden kadının kanser tedavisi gördüğü, Antalya’da yapılan hastane kontrollerinin ardından eşiyle birlikte Isparta’ya dönüş yolunda oldukları sırada kazanın meydana geldiği öğrenildi. Cenazeler, bugün memleketleri Yalvaç ilçesine getirilerek, Aşağı Tırtar köyü camiinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından karı-koca gözyaşları eşliğinde yan yana toprağa verildi. Kaza, dün saat 13.30 sıralarında Aksu ilçesi Kayadibi Mahallesi Antalya-Isparta yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya’dan Isparta yönüne seyir halindeki Ali Çapraz’ın kullandığı 53 AHL 239 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, önce karşı yönden gelen tırın dorsesine çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil savrularak yine karşı yönden gelen Bekir Ş.’nin kullandığı 07 CHK 136 plakalı mermer blokların yüklü bulunduğu tır ile kafa kafaya çarpıştı. Kazayı görenlerin ihbarı ile olay yerine polis, jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Karı-koca hayatını kaybetti Daha öncede onlarca kazanın yaşandığı bölgeye gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde otomobil sürücüsü Ali Çapraz (63) ve yolcu olarak bulunan eşi Sevda Çapraz’ın (57) hayatını kaybettiğini belirledi. Kazayı yaralı olarak atlatan tır sürücüsü Bekir Ş. ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle trafik jandarma ve polis ekipleri tarafından uzun süre tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı. Gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandılar Antalya Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından cenazeler, Yalvaç Aşağı Tırtar köyü camiinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında gözyaşları eşliğinde yan yana toprağa verildi. Öte yandan hayatını kaybeden kadının kanser tedavisi gördüğü, Antalya’da yapılan hastane kontrollerinin ardından eşiyle birlikte Isparta’ya dönüş yolunda oldukları sırada kazanın meydana geldiği öğrenildi. Cenazeye Isparta İl Emniyet Müdürü Erdem Bildirici, Yalvaç İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden Başkomiser Ramazan Sayım, Komiser Ali Aykut Kerpiçci, ilçe emniyetine bağlı polisler ve köy halkı katıldı. Taziyeleri merhumların oğulları İbrahim ve Yalçın Çapraz kabul etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:35 Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek, "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergileniyor. 4 bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihi serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimlenebilen bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu olan Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum kilisesidir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesinin, Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor Müzede dünyanın en eski parfüm formülünün de bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeri de hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta Koku Medeniyeti’ni oluşturma yolunda attığı adım gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken, aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemizde sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan birinin de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:09 Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda; dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergilenmektedir. 4 Bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede, dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde, aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihsel serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimleyici bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. "1750’lik kiliseden Türkiye’nin ilk koku müzesine uzanan etkileyici yolculuk" Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz Kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum Kilisesi’dir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesi’nin Sayın Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 Bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor En önemli eserlerden biri, dünyanın en eski parfüm formülünün bu müzede bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeride hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta koku medeniyeti oluşturma yolunda attığı adım, gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemiz sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin, Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak, Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor. (FGY-
Isparta’da İtfaiye Teşkilatı’nın 309’uncu kuruluş yıl dönümü kutlandı
25 Eylül 2023 Pazartesi - 14:08 Isparta’da İtfaiye Teşkilatı’nın 309’uncu kuruluş yıl dönümü kutlandı Isparta Belediyesi, İtfaiye Teşkilatı’nın kuruluşunun 309’uncu yıl dönümünü çeşitli etkinliklerle kutluyor. İtfaiye Müdürlüğü tarafından farkındalık oluşturmak amacıyla şehir merkezinde yürüyüş ve araç konvoyu düzenlendi. Her yıl 25 Eylül-1 Ekim tarihleri arası İtfaiye Haftası olarak kutlanıyor. Hafta dolayısıyla Isparta Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından farkındalık oluşturmak amacıyla yürüyüş ve araç konvoyu düzenlendi. Isparta Belediye binası önünden başlayan yürüyüş ve konvoyda İtfaiye Müdürlüğü personeli, tulumbacılar ve itfaiye araçları yer aldı. Yürüyüş ve konvoy Kaymakkapı Meydanı’nda son buldu. Isparta Belediyesi İtfaiye Müdürü Mustafa Balcı, 2023 yılında 81 kişiden oluşan ekiple bugüne kadar 507 vakaya müdahalede bulunduklarını belirterek, "Araç yangınları, trafik kazaları, ev yangınları, boğulmalara müdahale ve diğer yangınlarla birlikte toplam 507 olaya müdahale etmiş bulunmaktayız. Bizler burada İtfaiye Müdürlüğü olarak sayın başkanımız Şükrü Başdeğirmen’in katkılarıyla itfaiyeyi daha genç ve dinamik hale getirmek, araçlarımızı güçlendirmek için mücadele veriyoruz. Bu amaçla yüksek katlı binalar için 42 metre merdivenli araca sahibiz. Personel olarak yine aynı şekilde sualtı ve dağ arama kurtarma ekiplerimiz aynı zamanda 40 kişilik gönüllü Isparta Belediyesi Arama Kurtarma (İSAK) ekibimiz mevcuttur. İtfaiye personeli olarak 20 personelimiz arama ve kurtarma ekipleri oluşturduk yine aynı şekilde deprem bölgelerinde 60 kişilik bir arama kurtarma ekibimiz mevcuttur. Araç konteynerlerimiz devamı için olağanüstü hallerde kullanılmak üzere yine kurtarma aracı siparişimiz var sayın başkanımın katkılarıyla bunları da itfaiye müdürlüğümüze katkı sağlayacağız ve bu şekilde devam ediyoruz halkımızın refahı güvenliği için çalışmalarımıza devam ediyoruz" şeklinde konuştu.
TFF 2. Lig: Isparta 32 Spor: 3 - Düzce Cam Düzcespor: 1
23 Eylül 2023 Cumartesi - 22:28 TFF 2. Lig: Isparta 32 Spor: 3 - Düzce Cam Düzcespor: 1 TFF 2. Lig Kırmızı Grup’un 5. haftasında Isparta 32 Spor, sahasında karşılaştığı Düzcespor’u 3-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar 41. dakikada ceza sahası içerisinde sol çaprazda topla buluşan Zihni Temelci’nin düzgün vuruşu ağlarla buluştu. 1-0 72. dakikada kaleciyle karşı karşıya kalan Alim Harlak kaleciyi geçerek skoru 2-0’a getiren golü kaydetti. 2-0 86. dakikada köşe vuruşunda savunma topu uzaklaştıramadı. Ceza sahası dışından sağ çaprazda topla buluşan Samet Karakoç’un sert şutu ağlarla buluştu. 3-0 90+4. dakikada köşe vuruşunda arka direkte kendini unutturan Şahin Şafakoğlu skoru tayin eden golü kaydetti. 3-1 Hakemler: Onur Bingöl, Recep Güneş, Furkan Ulu Isparta 32 Spor: Alp Tutar, Yiğithan Güveli, Halil Duman, Samet Karakoç, Caner Koca (Abdülkerim Canlı dk. 79), Ömer Çiçek (Emre Can Atilla dk. 86), Zihni Temelci (Cemal Kızılateş dk. 87), Mehmet Küçükdurmuş (Zeki Saki dk.87), Osman Torun, Muhlis İstemi (Alim Harlak dk. 56) Düzcespor: Taha Ayan, Serdar Eralp, Ahmet Sun (Oğuzhan Aydoğan dk. 78), Sedat Cengiz, İbrahim Alan (Yakup Ramazan Zorlu dk. 79), Emre Gündoğdu (Hüseyin Atakan Üner dk. 58), Yasin Palaz (Hamit Kulya dk. 66), Şahin Şafakoğlu, İzmail Zehir, Kerem Can Akyüz, Ömer Esenkaya Goller: Zihni Temelci (dk. 41), Alim Harlak (dk. 72), Samet Karakoç (dk. 86) (Isparta 32 Spor), Şahin Şafakoğlu (dk. 90+4) (Düzcespor) Sarı kart: Mehmet Küçükdurmuş (Isparta 32 Spor)
Doğalgaz nedeniyle bozulan yollarda kilit parke taşı tamirat çalışması yapılıyor
23 Eylül 2023 Cumartesi - 15:41 Doğalgaz nedeniyle bozulan yollarda kilit parke taşı tamirat çalışması yapılıyor Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in girişimleriyle merkeze bağlı bazı köyler doğalgaza kavuştu. Doğalgaz kullanımına başlanan Deregümü ve Kayı köylerinde altyapı çalışmaları dolayısıyla kilit parke taşlarının söküldüğü bölgelerde Isparta Belediyesi tarafından tamirat çalışmaları gerçekleştiriliyor. 2 köyde toplam 9 kilometrelik alanda kilit parke taşı kaplama çalışması yapılıyor. Isparta’da merkeze bağlı Deregümü, Kayı, Yakaören ve Yazısöğüt köyleri Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in girişimleriyle doğalgaz kullanmaya başlamıştı. Doğalgaz altyapısı yapılan köylerde Isparta Belediyesi tarafından yama asfalt çalışmaları yapılmıştı. Deregümü ve Kayı köylerinde doğalgaz altyapı çalışmalarından dolayı kilit parke taşları söküldü. Isparta Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından Deregümü ve Kayı köylerinde kilit parke taşı tamirat çalışmaları gerçekleştiriliyor. Ekipler, doğalgaz altyapısından dolayı sökülen kilit parke taşlarını tekrar döşüyor. Deregümü köyünde 6 kilometre, Kayı köyünde ise 3 kilometre uzunluğundaki alanda kilit parke taşı döşeme çalışması yapılıyor. Deregümü Köyü Muhtarı Ali Toprakçı, Deregümü köyünün yüzde 99’una doğalgaz ulaştığını belirterek, doğalgaz altyapı çalışması sırasında kilit parke taşlarının söküldüğünü söyledi. Bu çalışmanın yaklaşık 6 kilometre alanı kapsadığını ifade eden Muhtar Toprakçı, “Isparta Belediyemiz bu alanlarda tamirat çalışmaları yapıyor. Çalışmalarda sona gelindi. Isparta Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen’e köyümüze vermiş olduğu desteklerden dolayı teşekkür ederim” dedi. Kayı Köyü Muhtarı Aydın Kayabaş da geçen yıl Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in girişimleriyle köylerine doğalgaz geldiğini söyledi. Doğalgaz altyapısından sonra Isparta Belediyesi’nin köyde yama asfalt çalışması yaptığına değinen Muhtar Kayabaş, “Kilit parke taşlarımızın tamiratları da yapılıyor. Yaklaşık 3 bin metrekare alanda kilit parke taşı çalışmamız var. Belediye Başkanımız sağ olsun bu çalışmayı yaptırıyor. Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen’den Allah razı olsun” diye konuştu. Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Serkan Kaya, geçen yıl Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in girişimleriyle şehir merkezine yakın köylere doğalgaz verildiğini belirtti. Bunlardan 2 tanesinin Deregümü ve Kayı köyleri olduğunu söyleyen Kaya, “Geçen sene doğalgaz verildikten sonra Deregümü köyünde sadece 6 kilometrelik kilit parke taşı, 1,5-2 kilometre civarında da asfalt hattı açıldı. Kış döneminde köylerimizin yama asfaltlarını tamamladık. Şimdi de Deregümü köyünde yaklaşık 6 bin metrekare kilit parke taşı kaplaması, Kayı köyünde ise yaklaşık 3 bin metrekare civarında kilit parke taşı kaplaması yapmaktayız” şeklinde konuştu.
Esnaf: "Üreten bir belediye başkanına sahibiz"
22 Eylül 2023 Cuma - 19:20 Esnaf: "Üreten bir belediye başkanına sahibiz" Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, aşağı Mahrukatçılar Sitesi esnafıyla bir araya geldi, talep ve önerilerini dinledi. Esnaf, kendilerini dinleyen Başkan Başdeğirmen’e teşekkür ederken, “Üreten bir belediye, üreten bir belediye başkanına sahibiz. Çalışkan bir kardeşimiz var. Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor” dedi. Belediye Başkanı Başdeğirmen, esnaf buluşmalarıyla onların talep ve önerilerini dinliyor, yapılması gerekenlerle ilgili istişarelerde bulunuyor. Başdeğirmen, esnaf buluşmalarına Davraz Mahallesi’nde bulunan aşağı Mahrukatçılar Sitesi ile devam etti. Esnaf buluşmasında belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri ve Davraz Mahallesi Muhtarı Coşkunt Kunt da yer aldı. Başdeğirmen, göreve geldiği günden bu yana sürekli olarak esnaf buluşmaları yaptığını, aşağı Mahrukatçılar Sitesi’ne de dördüncü kez toplantı için geldiğini söyledi. Esnaf buluşmalarında esnafların bulunduğu bölgelerdeki aksaklıkları giderdiklerini ve sohbet şeklinde şehir adına güzel sonuçlar aldıklarına değinen Başkan Başdeğirmen, “İnşallah bu toplantılar hepimize faydalı olur” dedi. Esnaf tek tek söz alarak talep, istek ve önerilerini Belediye Başkanı Başdeğirmen’e iletti. Bir esnaf, şehirde sanayi siteleri oluşturulması yönünde bir çalışma yapılıp, yapılamayacağını belirterek, “Belediyemiz olarak diğer sanayisi kalkınmış olan Konya, Kayseri gibi sanayi sitelerinin ayrılarak, mekanları geniş tutularak, esnafları rahatlatacak bir çalışmanız olacak mı?" diye sordu. Başkan Başdeğirmen, Isparta Belediyesi’nin işyerleriyle alakalı en çok çalışmayı son 4 yıl içerisinde yaptığını belirtti. Başdeğirmen, “Bunlardan bir tanesi Gül 2’yi tamamladık. Orada 450 dükkanlık yerimiz hazır. Önümüzdeki günlerde temelleri atılacak. TOKİ, Gül 2’nin yanında 271 tane işyerini ayarladı İlk İş Yerim adı altında bir işyeri sitesi kuruyor. Ayrıca buradaki Mahrukatçılar Sitesi alanından doğmuş yeni bir Mahrukatçılar Sitesi alanı vardı. Uzun yıllar mücadele edildi. Onun da planını, 18’ini yapmak bize nasip oldu. Orada da yeni bir site oluşacak inşallah” dedi. Yukarı Mahrukatçılar Sitesi esnaf buluşmasında bir esnafın, orası için ‘burası merkezde kaldı” dediğini aktaran Başkan Başdeğirmen, “’İlavus tarafından bir yer bulunması halinde yeni bir kooperatif kurarak yeni bir yer yapabilir miyiz’ dediler. Tabii kooperatifinizi oluşturun, üyelerinizi yapın, yerinizi bulun, çalışmalara başlayalım, dedim. Bunlar uzun soluklu yürüyüş yolları. Bu çalışmalar biraz uzun süre alıyor. Oradaki sitenin içerisine de girebilirsiniz. Geleceğe yönelik bugünden bir şeyler yapmak zorundayız” ifadelerinde bulundu. Esnaf, kendilerinin talep ve önerilerini dinleyen Başdeğirmen’e teşekkür etti ve “Bizleri dinlediniz. Taleplerimizle ilgili yapacaklarınızdan en ufak şüphemiz yok. Üreten bir belediye, üreten bir belediye başkanına sahibiz. Çalışkan bir kardeşimiz var. Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor” dedi. Esnafa teşekkür eden Başdeğirmen, hayırlı işler ve bol kazanç dileklerini iletti.
Isparta Belediyesi tarafından Avrupa Hareketlilik Haftası dolu dolu kutlandı
22 Eylül 2023 Cuma - 19:15 Isparta Belediyesi tarafından Avrupa Hareketlilik Haftası dolu dolu kutlandı Isparta Belediyesi, Avrupa Hareketlilik Haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenledi. Belediye binası önünde ayak tenisi, empati etkinliği gerçekleştirilirken, baba oğul lastik ve kütük yuvarlama yarışması düzenlendi, kadınlar için step çalışması yapıldı. Her yıl 16-22 Eylül tarihleri arasında kentsel hareketliliği teşvik etmek ve insanları aktif hareketlilik, toplu taşıma ve diğer temiz, akıllı ulaşım çözümleri lehine davranış değişikliğine davet etmek amacıyla Avrupa Hareketlilik Haftası kutlanıyor. Avrupa Hareketlilik Haftası bu yıl ‘Şehrini Keşfet’ teması ve ‘Gelecek Enerjini Koru’ sloganıyla gerçekleştirildi. Isparta Belediyesi de Avrupa Hareketlilik Haftası’nı dolu dolu bir programla kutladı. İlk gün halk yürüyüşü ve gösterilerle başlayan Avrupa Hareketlilik Haftası çerçevesinde hafta boyunca çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Belediye binası önünde ayak tenisi müsabakaları yapılırken, empati etkinliğinde engelli bireylerle basketbol maçı düzenlendi. Emre Mahallesi Spor Kompleksi’nde ise baba ve oğulları için çuval atma, lastik ve kütük yuvarlama yarışması yapıldı. Kıyasıya geçen yarışma sonucunda dereceye girenlere madalyaları verildi. Isparta Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü Salonu’nda ise kadınlar ‘Birlikte Hareket Edelim’ sloganıyla müzik eşliğinde step çalışması yaptı. Ayrıca sokak oyunları ve diğer etkinliklerle Avrupa Hareketlilik Haftası dolu dolu kutlandı.
Türkiye’nin yedi renkli gölünde su seviyesi kritik seviyede
22 Eylül 2023 Cuma - 10:22 Türkiye’nin yedi renkli gölünde su seviyesi kritik seviyede Günün değişik zamanlarında farklı renkler alan, etrafı elma ve şeftali bahçeleriyle çevrili, berrak plajlarıyla ünlü, Türkiye’nin dördüncü büyük doğa harikası Eğirdir Gölü’ndeki su seviyesi kritik seviyelere yaklaşıyor. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji bölümü öğretim üyesi aynı zamanda Su Enstitüsü müdürlüğünü yürüten Doç. Dr. Şehnaz Şener, 1969 yılı Haziran ayından itibaren bugüne kadar göl hacminin yarı yarıya azaldığını belirterek “Göl yüzey alanının ise 55 kilometre kare daha küçüldüğünü söyleyebiliriz” dedi. Türkiye’nin yedi renkli gölü olarak bilinen aynı zamanda Türkiye’nin ikinci tatlı su gölü olan ve Isparta’nın içme suyu ihtiyacının karşılandığı Eğirdir Gölü’nde su kayıpları kritik seviyelere yaklaşıyor. Gölde su seviyesinin azalmasıyla birlikte halk plajlarında kumluk alanlar genişlerken iskeleler de karada kaldı. Suların çekilmesi ilginç görüntüler de oluşturdu. 2016 yılında Bedre Plajı’na kurulan su kaydırağı kumların arasında kaldı. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji bölümü öğretim üyesi aynı zamanda Su Enstitüsü müdürlüğünü yürüten Doç. Dr. Şehnaz Şener, Eğirdir Gölü’nü kaybetmemek için yapılması gereken tek şeyin su kullanımlarının azaltılması gerektiği konusuna dikkat çekti. “Göl hacmi yarı yarıya azaldı, göl yüzey alanı ise 55 kilometre kare küçüldü” Eğirdir Gölü’nün Türkiye’nin ikinci doğal tatlısı gölü olduğuna ve Isparta’nın içme suyu ihtiyacını karşılaması sebebiyle en önemli su kaynaklarından biri olduğuna değinen Doç. Dr. Şehnaz Şener, “Gölün son yıllardaki durumunu hepimiz üzülerek izliyoruz. Göl içme suyu kaynağı olması sebebiyle özel hükümlerle koruma altına alınmış durumda ve gölün su seviyesi minimum işletme kodu özel hükümlerle 914,72 metre olarak belirlenmiş. Devlet Su İşleri 18. Bölge Müdürlüğünün yaptığı göl seviye ölçümlerine göre 1 Eylül tarihinde alınanı en son göl seviyesi 914,70 metre olarak ölçülmüş. Bu değer bu göl seviyesiyle yine DSİ Bölge Müdürlüğümüzün 2020 yılında yaptırmış olduğu batimetri verileriyle göl alanını hesapladığımızda 436 kilometre karelik bir göl yüzey alanı şu anda mevcut durumda ve göl hacmimizi 2 milyar metreküp civarında. Gölün maksimum işletme kodunda bu değerlere baktığımızda ise göl hacmimizin yaklaşık 4,1 milyar metreküp olduğunu biliyoruz. Bu demek oluyor ki geçmişten günümüzde şu anda gölün hacminin yarı yarıya azalmış olduğunu söyleyebiliriz. Gölün maksimum su kodunun ölçüldüğü 1969 yılı Haziran ayından itibaren bugüne baktığımızda göl hacmini yarı yarıya azaldığını, göl yüzey alanının ise 55 kilometre kare daha küçüldüğünü söyleyebiliriz” dedi. “Bedre Plajı’nda kıyıdan itibaren gerçekleşen çekilme 90 metre” Eğirdir Gölü çevresinde gerçekleşen su çekilme noktalarını belirten Şener, “Bunlardan bir tanesi gölün doğusundaki Gelendost-Yenice bölgesi bir diğeri gölün batısında Pupa Çayının göle döküldüğü bölge. Yine gölün kuzeyinde Taşevi bölgesinde ciddi çekilme alanları söz konusu ve şu an burada bulunduğumuz Bedre Plajı’nda da çok ciddi bir göl çekilmesi gözlenmekte. Yaptığımız bu sayısal analizler sonucunda 2010 yılından günümüze kadar Bedre Plajı’ndaki kıyıdan itibaren gerçekleşen çekilme miktarı 90 metre civarında.2010 yılından günümüze kadar Yeşil Ada civarında 70 metrelik, Kovada Kanalı çıkışında 70 metrelik yine gölün kuzeyindeki Taşevi bölgesinde en fazla çekilme 160 metre olarak belirlendi” dedi. “İçme suyu için 13 milyon metreküp, tarımsal sulama için alınan su miktarı yaklaşık 160 milyon metreküp” Göldeki su kaybının sadece iklim değişikliğine bağlanmaması gerektiğini vurgulayan Şener, “Tabii ki yağışların azalmasıyla ve sıcaklığın artması sonucunda gerçekleşen buharlaşma miktarlarının artmasında su kaybının etkisi olduğu bir gerçek ancak bunun da ötesinde sürdürülebilir bir göl yönetiminde olması gereken koruma kullanma dengesinin sağlanamamış olması ne yazık ki gölü mevcut duruma getiren en önemli faktördür. Yani koruma kullanma dengesi derken aslında gölden kullanım amacıyla alınan su miktarlarından bahsediyoruz. Rakamsal olarak ifade edecek olursak Eğirdir Gölü’nün içme suyu için 13 milyon metreküp su alınırken tarımsal sulama için alınan su miktarı yaklaşık 160 milyon metreküp. Bu durumda havza içerisinde aynı zamanda sulamada kullanılmak üzere çok fazla sayıda sondaj kuyuları var ve sürekli bir yeraltı suyu çekimi söz konusu. Yani gölden su kullanımında tarımsal sulama aslında en büyük problem olarak karşımıza çıkıyor. Biz bilim insanları olarak bunu yıllardır söylüyoruz. Tarımsal sulamanın daha kontrollü ve özellikle damlama sulamaya geçilmesi gerektiği noktasında ancak hala Havza’nın birçok noktasında vahşi sulamaların yapıldığına ne yazık ki şahit oluyoruz. Atabey Ovası yine tarımsal sulama için gölü kullanan en önemli alanlardan biri. Yaklaşık 14 bin hektarlık bir alanın sulaması yine Eğirdir Gölü’nden karşılanıyor ve bunun için yılda 65 milyon metreküplük bir su çekimi söz konusu. Atabey Ovası’na suyu götürmek için sistem açık kanallarla gerçekleşiyor ve taşıma noktasında da bu süreçte 65 milyon metreküp suyun 40 milyon metre küpünün buharlaştığını söyleyebiliriz. Bunu önlemek adına Atabey sulamasını modern hale getirmek yani kapalı sistemle taşınmasına yönelik 2020 yılında ihalesi yapılmış ve çalışmaları başlatılmıştı ancak hala günümüzde bu çalışmalar tamamlanmış değil ne yazık ki. Tarımsal sulama için çekilen bu afaki su miktarını minimuma indirilebilmesi için bir an önce havzadaki tüm sulama sistemlerinin rehabilite edilmesi ve modernizasyonunun gerçekleştirilmesi zorunludur” şeklinde konuştu. “Yapılması gereken tek şey su kullanımlarının azaltılmasıdır” Gelecek yıllarda Eğirdir Gölü’nün yağıştan beslenemeyeceğini açıklayan Şener, “2020-2100 yılları arasında yağışın yaklaşık yüzde 15 oranında azalacağı, sıcaklığın ise en kötü senaryoya göre 3 ile 6 santigrat derece arasında bir artış göstereceği öngörülmekte. Bu durumda şunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz ki önümüzdeki yıllarda da gölün yağıştan beslenimi artmayacağı gibi buharlaşma kayıpları da her geçen gün daha da artacak. Bu nedenle Eğirdir Gölü’nü kaybetmemek için yapılması gereken tek şey su kullanımlarının azaltılmasıdır. Bu da havzadaki su kullanımlarının, su politikalarının iyileştirilmesi ve buna yönelik gerekli noktalarda şuurlandırma ve farkındalık faaliyetlerinin arttır mümkün olacaktır aksi durumda gelecekte Eğirdir Gölü’nün kuruması ve gölü kaybetmemiz kaçınılmazdır” dedi.