Yerel Haberler
Isparta
Yağışlar etkisini gösterdi Eğirdir Gölü’nde su seviyesi 25 santimetre arttı 27 Şubat 2026 Cuma - 11:44:49 Devlet Su İşleri verilerine göre Eğirdir Gölü’nde su seviyesi 25 santimetre yükseldi. Artan yağışlar, son yıllarda kuraklıkla mücadele eden Eğirdirli üreticilere de umut oldu. Isparta Ziraat Odası Birliği Başkanı Müstahattin Can Selçuk, göldeki yükselişi olumlu karşıladıklarını belirterek, "Bu sene yağışlar sayesinde gölümüz 25 santimetre yükseldi. İnşallah yağışlarımız devam eder ve çiftçimizin yüzü gülmeye devam eder" dedi. Isparta’da kuraklık nedeniyle su seviyesi düşen Eğirdir Gölü’nde, son haftalarda etkili olan yağışların ardından yükseliş kaydedildi. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, 2025 yılı Ağustos ayında 913,17 metre olarak ölçülen göl su kotu, geçtiğimiz hafta itibarıyla 913,45 metreye yükseldi. Böylece su seviyesinde yaklaşık 25 santimetrelik artış yaşandı. Göl içerisindeki DSİ’ye ait bazı ölçüm istasyonlarının ise hâlâ suyla temas etmediği gözlemlendi. Tarımsal sulama, içme suyu ve balıkçılık açısından büyük önem taşıyan Eğirdir Gölü’ndeki yükselişin, ekosistem ve bölge ekonomisi açısından olumlu bir gelişme olduğu belirtildi. Aşağı Gökdere’de su baskınları çiftçiyi zorladı Isparta Ziraat Odası Başkanı ve Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Mustahattin Can Selçuk, kış aylarında etkili olan yağışların sevindirici olduğunu ancak bazı bölgelerde su baskınlarına yol açtığını söyledi. Eğirdir’in Aşağı Gökdere bölgesinde yaşanan su baskınlarına değinen Selçuk, "Şu an kış aylarındayız. Yağışlarımız güzel şekilde devam ediyor. Ancak Eğirdir tarafında, özellikle Aşağı Gökdere bölgesindeki arazilerimizde su baskınları meydana geldi. Oradaki çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Devlet ekiplerimiz bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Görev yapan tüm personele de kolaylıklar diliyorum" dedi. Eğirdir Gölü’ndeki yükseliş umut verdi Son iki yılda Eğirdir Gölü’ndeki su seviyesinin üreticileri zorladığını hatırlatan Selçuk, "İki yıl önce göldeki azalma nedeniyle sadece sabit tesislere, yani elma, ceviz ve şeftali gibi ağaçlara su verilebildi. Geçtiğimiz yıl ise su seviyesinin yetersizliği nedeniyle sulama yapılamadı" diye konuştu. Bu yıl göldeki yükselişe dikkat çeken Selçuk, "Şu anda Eğirdir Gölümüz yaklaşık 25 santimetre yükseldi. İnşallah yağışlarımız devam eder ve özellikle nisan ve mayıs aylarındaki bahar yağışları beklediğimiz gibi gerçekleşirse sulama kanallarına su verilebilir. Ümidimizi kesmiyoruz" ifadelerini kullandı. 2026 üretim sezonuna da değinen Selçuk, "2026 sezonunun başlangıcındayız. Kazasız, belasız ve bereketli bir sezon diliyorum" dedi.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:13 Salsa’nın minik yıldızı: 10 yaşa kupa ve madalyalar doldurdu Bursa’da düzenlenen Karayip Salsa 2. Etap Yarışması’nda birincilik elde eden ve Isparta’da yaşayan 10 yaşındaki Belinay Savaş, 5. kez Türkiye şampiyonu olarak Isparta’ya büyük gurur yaşattı. Savaş, hedefinin milli dansçı olarak Türkiye’yi temsil etmek olduğunu söyledi. Isparta’nın 10 yaşındaki başarılı sporcusu Belinay Savaş, Bursa’da düzenlenen ve 48 sporcunun katıldığı Karayip Salsa 2. Etap Yarışması’nda rakiplerini geride bırakarak 5.kez Türkiye şampiyonu oldu. Türkiye Dans Sporları Federasyonu tarafından gerçekleştirilen organizasyonda üstün bir performans sergileyen başarılı sporcu, kategorisinde birinciliğe ulaşarak tekrardan dikkatleri üzerine çekti. Geçtiğimiz ay Ankara’da düzenlenen Karayip Dansları Salsa 1. Etap Yarışması’nda da şampiyonluk elde eden Savaş, Bursa’daki başarısıyla istikrarlı yükselişini sürdürdü. 5 yaşında başladığı Salsa’da her yıl şampiyon olarak toplamda 5 Türkiye birinciliği ve çeşitli dereceler elde eden Savaş’ın, önümüzdeki dönemde de ulusal yarışmalarda Isparta’yı temsil etmeye devam edeceği öğrenildi. "Beklentimizi aştığı için sonsuz teşekkür ediyoruz’’ Belinay Savaş’ın annesi Şeyda Savaş, kızının 2 yaşından itibaren dansa ilgi duyduğunu vurgulayarak, sınıf öğretmeni aracılığıyla dans eğitmeni Nazan Özel ile tanıştıklarını, ardından profesyonel olarak yönlendirilerek yarışmalara katıldıklarını söyledi. Salsa dansının zorluğundan bahseden Savaş, ‘‘Tabii ki her veli, her aile gibi biz de çocuğumuzun başarılı olmasını istedik. Ama bu kadarını gerçekten beklemiyorduk. Bizi çok onurlandırdı. Beklentimizi aştığı için sonsuz teşekkür ediyoruz’’ dedi. "Çok mutlu oldum ve duygulandım’’ Isparta Kadir Boylu Ortaokulu’nda 5. sınıf öğrencisi Belinay Savaş, "Beş yıldır Salsa dansla ilgileniyorum. Beşinci kez Türkiye şampiyonu oldum. Nazan hocamla birlikte çok çalışarak emeklerimin karşılığını aldım. Beşinci kez Türkiye şampiyonu olduğumda çok mutlu oldum ve duygulandım. Böyle bir başarı bekliyordum ama çok heyecanlandım’’ dedi. ‘‘Dünyayı gezip Türkiye’mi temsil etmek isterim’’ Şampiyon olduktan sonra arkadaşları ve akrabaları tarafından tebrik edildiğini ve mutluluğunu paylaştığını dile getiren Savaş, ‘‘ İlerleyen zamanlarda milli dansçı olmak istiyorum. Dünyayı gezip Türkiye’mi temsil etmek isterim. Benim gibi başarılı olmak isteyenlerin disiplinli olmaları ve çok çalışmaları gerekir. Emek verirlerse karşılığını mutlaka alırlar. Her zaman yanımda oldukları için, beni destekledikleri için anneme ve babama çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız canım ailem’’ şeklinde konuştu. "Hem bizi hem de Belinay’ı gerçekten çok etkiledi’’ İlk kez şampiyon olduğunda da beşinci kez şampiyon olduğunda da aynı hisleri yaşadığını dile getiren Savaş ‘‘Sanki ilk defa oluyormuş gibi hep mutluyuz, hep gururluyuz ve hep heyecanlıyız. Bizi en çok zorlayan konu sağlıklı beslenmesini sağlayabilmekti. Tamamen sağlıklı beslenmesi, uyku düzeni; hem dersleri, hem okulu, hem de dansı. Bunlar hem bizi hem de Belinay’ı gerçekten çok etkiledi. Ama vazgeçmedik. Sonuna kadar mücadele ettik ve çok şükür bu başarılara ulaşmaya başladık’’ şeklinde konuştu. "Her şartta onların arkalarında durmasını tavsiye ediyorum’’ Günümüz şartlarında çocukların farklı alanlara yöneldiğini ifade eden Savaş ‘‘ Ailelerin onların bu alanlara yönelmemesi için bir spor dalına, ilgisi olan bir alana yönlendirilmesini ve her şartta onların arkalarında durmasını tavsiye ediyorum. Ne olursa olsun sonuna kadar yanlarında olup, canı gönülden desteklemelerini öneriyorum. Bir çocuğun mutlaka bir sporla uğraşmasını diliyorum’’ ifadelerini kullandı. "Her şartta kızımın yanındayım’’ Sprocu kızıyla çok gurur duyduğunu söyleyen baba Ali Savaş ise kızının 5 kez Türkiye şampiyonu olmasında ziyade sınırsız dereceleri olduğunu aktararak ‘‘ Her adımında, her şartta yanındayım. Bütün desteklerim onunla. Bize bu gururları yaşattığı için ona sonsuz teşekkür ediyoruz. Gerçekten çok güzel bir duygu’’ cümlelerine yer verdi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:09 Isparta’da hatimle teravihe yoğun akın: 15 camide her gece bir cüz okunuyor Isparta’da Ramazan ayında imamların her gece bir cüz okuduğu ve ortalama 90 dakika süren hatimli teravihler vatandaşlarca yoğun ilgi görüyor. Hatimle teravih hakkında bilgi veren imam Suat Sarıca, "Hatimle teravih, Ramazan ayında Kur’an’ı baştan sona cemaatle birlikte aynı huşu içinde dinleme ve tamamlama fırsatı sunuyor. Cemaatin bu katılımı bizleri de çok mutlu ediyor" dedi. Isparta’da Ramazan ayı, bu yıl da hatimle kılınan teravih namazlarıyla ayrı bir manevi derinlik kazanıyor. Kent genelinde 15 farklı camide uygulanan hatimle teravih namazlarında, imamlar her gece bir cüz Kur’an-ı Kerim okuyarak 29 günün sonunda cemaatle birlikte hatim indiriyor. Normal teravih namazlarına göre daha uzun süren ve ortalama 90 dakika devam eden hatimli teravihlere özellikle gençlerin ve ailelerin ilgisinin arttığı gözlemleniyor. Vatandaşlar, Kur’an-ı Kerim’i baştan sona dinleme imkânı buldukları bu namazların Ramazan’ın ruhunu daha güçlü hissettirdiğini ifade ediyor. Beş asırdır ibadete açık tarihi miras Bu camiler arasında, Üzüm Pazarı civarında bulunan ve Isparta’nın en eski ibadethanelerinden biri olan tarihi Firdevs Bey Camii de yer alıyor. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1561 yılında Firdevs Paşa tarafından Mimar Sinan üslubunda yaptırılan cami, tek kubbeli yapısı ve beş kubbeli son cemaat yeriyle dikkat çekiyor. 1565 tarihli vakfiyesi bulunan ve kaynaklarda adı geçen eser, Mimar Sinan yapıları arasında değerlendiriliyor. Asırlardır ibadete açık olan camide hatimle teravih kılınması, cemaate hem tarihi hem de manevi bir atmosfer sunuyor. Namazın ardından cami avlularında çay ve salep ikramı yapılırken, cemaat hem ibadetini tamamlamanın huzurunu yaşıyor hem de Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunu paylaşıyor. "Ramazan’ın manevi iklimini hatimle yaşıyoruz" Mimar Sinan Camii’nde hatimle teravih namazı kıldıklarını belirten Müstahattin Can Selçuk, Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ederek, "Mübarek Ramazan ayındayız. Ramazan ayımız tüm Müslümanlara, tüm İslam alemine mübarek olsun. Şu anda Isparta Mimar Sinan Camii’nde hatimli teravih namazı kılıyoruz. Rabbim kabul eylesin. Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na ulaşmayı nasip eylesin" dedi. "29 günde hatim coşkusu cemaatle birlikte tamamlanıyor" Müftülüğün açıkladığı 15 camide hatimle teravih namazı kılındığını bildiğini ifade eden Selçuk, "Hatimli teravihte her gün bir cüz okunuyor. 29 gün boyunca birer cüz okunarak Kur’an-ı Kerim tamamlanıyor. Son cüz de imamlarımız tarafından son rekatta tamamlanıyor. Cemaat olarak hep birlikte hatim indiriyoruz" diye konuştu. Hafızlara da teşekkür eden Selçuk, "Kur’an-ı Kerim 600 sayfa ve baştan sona okunuyor. Hafızlarımıza emekleri için çok teşekkür ediyoruz. Yüreklerine, dillerine sağlık. Ben dört yıldır hatimli teravih namazına katılıyorum. Daha önce katılmamıştım ancak son dört yıldır düzenli olarak geliyorum. Rabbim kabul eylesin" ifadelerini kullandı. Isparta’da 465 yıllık tarihi camide hatimle teravih coşkusu Mimar Sinan Camii’nde uzman imam hatip olarak görev yapan Suat Sarıca, caminin tarihini şu sözlerle anlattı: "Camimizin adı Mimar Sinan Camii olmakla birlikte bir diğer adı da Firdevs Bey Camii’dir. Tarihçesine baktığımızda Osmanlı döneminde, Kanuni Sultan Süleyman zamanında, dönemin Isparta Valisi Firdevs Bey tarafından Mimar Sinan üslubuyla yaptırılmıştır. Camimizin dört tarafında ikişer pencere, kubbe bölümünde ise sekiz pencere bulunarak doğal aydınlatma sağlanmaktadır. Mimar Sinan eserleri arasında zikredilen camimiz, 4 Ekim 1914 tarihinde meydana gelen depremde küçük hasarlarla ayakta kalmış, birçok bina yıkılırken büyük zarar görmemiştir. 1921 yılında yapılan tadilat ve tamiratla hasarlar giderilmiş ve 465 yıldır ibadete açık şekilde hizmet vermeye devam etmektedir." Tarihi miras ve mimari özellikleri Camide uygulanan özel ibadet programlarına değinen Sarıca, "2023 yılında Isparta’da ilk kez burada Enderun usulü teravih namazı kılınmıştır. 2024 yılında ise hem Enderun usulü hem de hatimle teravih uygulaması birlikte gerçekleştirilmiştir. Bu yıl da hatimle teravih namazı camimizde devam etmektedir. Ayrıca mübarek gün ve gecelerde sakal-ı şerif ziyaretleri ile öğle namazı sonrası ziyaretler gerçekleştirilmektedir" diye konuştu. Hatimle teravihin manevi anlamı Hatim uygulamasını açıklayan Sarıca, "Hatim, Kur’an-ı Kerim’in baştan sona okunması ve dinlenmesi anlamına gelir. Ramazan ayı Kur’an ayıdır. 29 ya da 30 gün boyunca her gün bir cüz okunarak Kur’an’ın tamamı hatmedilir. Hatim mukabele ile yapıldığı gibi teravih namazında da okunarak hatimle teravih icra edilir. Hatimle teravih her camide uygulanmamaktadır. Uygulanmayan camilerde ise cemaatin ezberleyebileceği kısa sureler ve farklı ayetlerle namaz kıldırılmaktadır. Önemli olan hem hatimli hem de hatimsiz, Peygamber Efendimiz’in (S.A.S.) kıldığı gibi usulüne uygun ve huşu içinde ibadetin yerine getirilmesidir" ifadelerini kullandı. Sarıca son olarak, "Ramazan’da esas olan yalnızca hatim değil, ibadetin ruhunu hissederek namazı huşu içinde kılmaktır. Cemaat açısından sakin ve manevi atmosferin yoğun olduğu bir ortamda ibadet etmek büyük önem taşımaktadır" dedi. Hatimle teravih namazlarının Ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi.
Osmanlı’dan esinlenen yöntemle 11 yılda 800 bağımlı genci hayata döndürdüler
12 Eylül 2025 Cuma - 09:47 Osmanlı’dan esinlenen yöntemle 11 yılda 800 bağımlı genci hayata döndürdüler Kendi çocuklarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gören ve uygulanan tüm tedavi yöntemlerinden olumlu sonuç alamayan iki baba, Osmanlı dönemindeki tedavi yöntemini keşfederek önce kendi evlatlarını iyileştirdi. Şimdi ise aynı durumda olan ailelere ve gençlere umut olmaya devam ediyorlar. Isparta’da kurdukları Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına uygulanan hamam tedavisinden esinlenerek sauna ve çeşitli aktivitelerle ilaçsız tedavi sunuyor. Bu yöntem sayesinde 11 yılda 800’den fazla kişi bağımlılıktan kurtuldu. Isparta’da 2014 yılından itibaren faaliyet gösteren Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), madde bağımlılarını ilaçsız tedavi eden özel bir iyileştirme merkeziyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilklerine imza atan derneğe başvuran bağımlılar, at bakıcılığı, kütüphane, hobi bahçesi, ahşap ve demir atölyesi, oyun salonu ve su terapisi gibi etkinliklerle sosyal hayata kazandırılıyor. Merkez, AMATEM ve benzeri kuruluşların uyguladığı ilaç tedavisini reddediyor. Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına hamam yöntemiyle uygulanan tedaviden ilham alan dernek, günümüz teknolojisini kullanarak sauna yöntemiyle 6 ay süren bir iyileştirme süreci yürütüyor. Başarı oranının yüzde 70’e ulaştığı merkezde bugüne kadar 800’den fazla genç, madde bağımlılığından kurtularak meslek sahibi oldu. Evlatlarını kurtarma mücadelesinden doğan umut Derneğin kuruluş hikâyesi de ise İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, kendi evlatlarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gördüklerinde pek çok tedavi yöntemini denedi ancak sonuç alamadı. Katıldıkları bir etkinlikte Osmanlı dönemindeki hamam tedavisinden ilham alan iki baba, apartmanlarının deposuna kurdukları basit bir sauna sistemiyle ilk 6 kişilik bağımlı grubunu 6 ayda iyileştirmeyi başardı. Bu başarının ardından derneği büyüterek, kendi acılarından doğan bu yöntemle başka ailelere de umut kapısı araladılar. Acıdan doğan bir umut hikâyesi UYUMDER’de tedavi olduktan sonra yaklaşık 3 yıldır gönüllü olarak eğitmenlik yapan Mustafa Sarı, "UYUMDER, 11 yıl önce küçük bir depoda, iki evladıyla sınanmış iki baba tarafından, kendi yaşadıkları acılardan yola çıkılarak kuruldu. Daha sonra yapılan çalışmaları gören Isparta Valiliği’nin de destekleriyle derneğimiz, Isparta-Eğirdir Karayolu’nda yaklaşık 52 dönümlük bir araziye taşındı. Kuruluş hikâyesi şöyle: Kurucularımız İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, evlatlarının sigara bile içmediğini düşünürken bir anda onların madde bağımlısı olduğunu öğrendi. Birçok yöntem denemelerine rağmen sonuç alamadılar. Katıldıkları bir seminerde Osmanlı döneminden kalma bir tedavi yöntemini duyduktan sonra bu yöntemi denemeye karar verdiler. Dernek ilk olarak bir apartmanın bodrum katında kuruldu. İlk 6 kişiyle başladılar ve çok zor, çok acılı bir dönemden geçtiler. Daha sonra buranın yetersiz geldiğini anlayınca Gölcük Tabiat Parkı civarında daha büyük bir alana geçerek ilk sauna sistemini orada başlattılar" ifadelerini kullandı. Asırlık yöntemle ilaçsız tedavi Sauna programının Osmanlı dönemine dayandığını belirten Sarı, "O dönemde şarap bağımlıları ve Müslüman olmayı seçen Hristiyanlar, bağımlılıklarından kurtulmak için hamama girerek vücuttaki maddeleri terleme yoluyla atıyorlardı. Biz de burada tamamen geçmişe dayalı bu yöntemi uyguluyoruz. Dışarıda AMATEM veya başka kuruluşların kullandığı ilaç tedavisini kesinlikle uygulamıyoruz" şeklinde konuştu. 18 yılın izleri, 24 günde temizleniyor Derneğin, Türkiye’de ilk ve tek ilaçsız tedavi merkezi olduğunu söyleyen Sarı, "Sauna programımızda 21 ile 24 gün arasında, kullandığımız vitaminlerin de desteğiyle, vücuttaki bağımlılık maddelerini detoks yöntemiyle temizliyoruz. Bazı maddelerin 18 yıl boyunca vücuttan atılmadığı bilinir, biz bu tedaviyle 21-24 günde bu maddeleri sauna yoluyla atabiliyoruz. Başarı oranımız yüzde 70’tir. Kimse ‘yüzde 100 başarı’ iddiasında bulunamaz, böyle bir şey yoktur. Altı aylık tedavi programımızı adım adım uyguladığımızda başarı ortalaması yüzde 70’tir. Yüzde 30’luk başarısızlık oranı ise genellikle kişilerin istikrarsızlığından kaynaklanır. ‘Annem için geldim, babam için geldim, evlatlarım için geldim’ diyerek isteksiz gelen arkadaşlarımız olabiliyor. Bu nedenle zaman zaman başarısızlık yaşanıyor" dedi. Gençlerin hayatına dokunmak için destek çağrısı UYUMDER olarak maddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden Sarı, "Biz Isparta’da Valilik onaylı bir tedavi merkeziyiz ve tamamen ücretsiz hizmet veriyoruz. Ancak gelen arkadaşlarımıza her zaman yeterli imkân sağlayamıyoruz. Örneğin, kuru bakliyatımızı bile Ankara’dan kendi aracımızla temin ediyoruz. Devletimiz her zaman yanımızda, Allah razı olsun, ama biz büyüklerimizin, belediyemizin ve halkımızın desteğinin her zaman omuzlarımızda olmasını istiyoruz. Buradaki yatak kapasitemiz 50 kişi fakat maddi imkânsızlıklar nedeniyle şu anda 20-25 gence destek olabiliyoruz. Belediyemiz, Valiliğimiz ve iş insanlarımız bize destek verirse, sadece 25 değil 50 gencimizi aynı anda tedavi edebilir ve sahip çıkabiliriz" ifadelerini kullandı.
Isparta’da bir gecede 4 bin 200 ton elma doluya teslim oldu, zarar 170 Milyon TL
10 Eylül 2025 Çarşamba - 17:05 Isparta’da bir gecede 4 bin 200 ton elma doluya teslim oldu, zarar 170 Milyon TL Isparta’da etkili olan dolu yağışı, elma üreticilerini vurdu. Yırtılan filelerin altında kalan bahçelerde yüzde 70’e varan hasar meydana gelirken, yaklaşık 4 bin 200 ton elmanın kullanılamaz hale geldiği, toplam zararın ise 170 milyon TL olduğu açıklandı. Isparta Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Gelendost ilçemizde yaklaşık 3 bin 200 dekar, Barla Köyümüzde ise yaklaşık bin 500 dekar alandaki elma bahçelerimiz büyük zarar görmüştür" denildi.Isparta’nın Eğirdir ve Gelendost ilçelerinde geçtiğimiz Pazar günü gece saatlerinde etkili olan dolu yağışı, tarım arazilerini vurdu. Özellikle elma üretimiyle öne çıkan bölgede, bahçelerin üzerine kurulan dolu fileleri yağan dolunun ağırlığına dayanamayarak yırtıldı. Yapılan ilk incelemelere göre, Gelendost’ta 3 bin 200 hektar, Eğirdir’in Barla Köyü’nde ise bin 500 hektar alandaki elma bahçeleri doludan zarar gördü. Sadece Barla Köyü çevresinde yaklaşık 4 bin 200 ton sofralık elmanın kullanılamaz hale geldiği, bölgedeki toplam zararın ise 170 milyon TL olduğu bildirildi."Ürün yerde kalırsa çiftçi büyük zarar edecek"Elma üreticisi Mehmet Eryılmaz, "Görünen köy kılavuz istemez. Büyük bir zarara uğradık. Bundan sonra ne yaparsak yapalım her türlü zarardayız. Bu zamana kadar elimizden geldiğince bahçelerimize baktık, hiçbir masraftan da kaçınmadık. Ama bu Allah’tan gelen bir şey. Sayın Valimizin açıklamalarını da duyduk. Geçen yıl Büyükkabaca Köyü’nde de aynı durumu yaşamıştık ve valilik sorunumuzu çözmüştü. İnşallah bu kez de sorunumuza çözüm bulunur. Eğer bu ürün dalında kalırsa biz çok büyük zarar ederiz" dedi.Zarar tespit çalışmalarına devam ediyorIsparta Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Gelendost ilçemizde yaklaşık 3 bin 200 dekar, Barla Köyümüzde ise yaklaşık bin 500 dekar alandaki elma bahçelerimiz büyük zarar görmüştür. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerimiz sahada zarar tespit çalışmalarına aralıksız devam etmekte olup, hazırlanacak rapor en kısa sürede Bakanlığımızla paylaşılacaktır. Afetlere karşı çiftçilerimizin Tarım Sigortası (TARSİM) yaptırmalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Afetten etkilenen tüm çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Rabbimden memleketimizi her türlü afetten muhafaza etmesini niyaz ediyorum" ifadelerine yer verildi.
Isparta’da bir gecede 4 bin 200 ton elma doluya teslim oldu, zarar 170 milyon TL
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:44 Isparta’da bir gecede 4 bin 200 ton elma doluya teslim oldu, zarar 170 milyon TL Isparta’da etkili olan dolu yağışı, elma üreticilerini vurdu. Yırtılan filelerin altında kalan bahçelerde yüzde 70’e varan hasar meydana gelirken, yaklaşık 4 bin 200 ton elmanın kullanılamaz hale geldiği, toplam zararın ise 170 milyon TL olduğu açıklandı. Isparta Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Gelendost ilçemizde yaklaşık 3 bin 200 dekar, Barla köyümüzde ise yaklaşık bin 500 dekar alandaki elma bahçelerimiz büyük zarar görmüştür. Ekiplerimiz sahada zarar tespit çalışmalarına aralıksız devam etmekte olup, hazırlanacak rapor en kısa sürede Bakanlığımızla paylaşılacaktır. Afetlere karşı çiftçilerimizin Tarım Sigortası (TARSİM) yaptırmalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük" denildi. Isparta’nın Eğirdir ve Gelendost ilçelerinde geçtiğimiz pazar günü gece saatlerinde etkili olan dolu yağışı, tarım arazilerini vurdu. Özellikle elma üretimiyle öne çıkan bölgede, bahçelerin üzerine kurulan dolu fileleri yağan dolunun ağırlığına dayanamayarak yırtıldı. Yapılan ilk incelemelere göre, Gelendost’ta 3 bin 200 hektar, Eğirdir’in Barla köyünde ise bin 500 hektar alandaki elma bahçeleri doludan zarar gördü. Sadece Barla köyü çevresinde yaklaşık 4 bin 200 ton sofralık elmanın kullanılamaz hale geldiği, bölgedeki toplam zararın ise 170 milyon TL olduğu bildirildi. "Ürün yerde kalırsa çiftçi büyük zarar edecek" Elma üreticisi Mehmet Eryılmaz, "Görünen köy kılavuz istemez. Büyük bir zarara uğradık. Bundan sonra ne yaparsak yapalım her türlü zarardayız. Bu zamana kadar elimizden geldiğince bahçelerimize baktık, hiçbir masraftan da kaçınmadık. Ama bu Allah’tan gelen bir şey. Sayın Valimizin açıklamalarını da duyduk. Geçen yıl Büyükkabaca köyünde de aynı durumu yaşamıştık ve valilik sorunumuzu çözmüştü. İnşallah bu kez de sorunumuza çözüm bulunur. Eğer bu ürün dalında kalırsa biz çok büyük zarar ederiz" dedi. Zarar tespit çalışmalarına devam ediyor Isparta Valiliği’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Gelendost ilçemizde yaklaşık 3 bin 200 dekar, Barla köyümüzde ise yaklaşık bin 500 dekar alandaki elma bahçelerimiz büyük zarar görmüştür. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerimiz sahada zarar tespit çalışmalarına aralıksız devam etmekte olup, hazırlanacak rapor en kısa sürede Bakanlığımızla paylaşılacaktır. Afetlere karşı çiftçilerimizin Tarım Sigortası (TARSİM) yaptırmalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Afetten etkilenen tüm çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Rabbimden memleketimizi her türlü afetten muhafaza etmesini niyaz ediyorum" ifadelerine yer verildi.
Şehit oğlunun adını taşıyan okulun açılışına katılan anne hem gurur hem hüzün yaşadı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 13:25 Şehit oğlunun adını taşıyan okulun açılışına katılan anne hem gurur hem hüzün yaşadı Isparta’da 2025-2026 eğitim öğretim yılı açılışı, geçtiğimiz yıl şehit olan öğretmen Orhan Burak Büyükçaylı’nın adını taşıyan ortaokulda gerçekleştirildi. Törende şehidin annesi, eşi ve yakınları duygusal anlar yaşadı. Okulun ilk zilini şehidin eşi çalarken, tören sonunda konuşan şehidin annesi Ayşe Büyükçaylı, "Geçtiğimiz yıl torunum dünyaya geldiği sırada hemen ardından oğlumun şehitlik haberini aldım. Ne üzüntüyü ne de sevinci tam anlamıyla yaşayabiliyorum, kendimi tamamen bir boşluk içinde hissediyorum. Bugün de kızım doğum yapıyor, her şey aynı güne denk geldi" dedi. Isparta’da 2025-2026 eğitim öğretim yılı dolayısıyla İlköğretim Haftası kutlama programı düzenlendi. Kent genelinde 439 okulda 7 bin 50 öğretmen ve yaklaşık 78 bin öğrenci ders başı yaptı. Açılış töreni, geçtiğimiz yıl Tunceli’de şehit olan Orhan Burak Büyükçaylı’nın adını taşıyan Şehit Orhan Burak Büyükçaylı Ortaokulu’nda yapıldı. Şehidin annesi Ayşe Büyükçaylı, torununun doğum haberiyle aynı gün oğlunun şehit haberini aldığını belirterek, "Bugün hem mutlu hem hüzünlü günüm. Torunum doğduktan hemen sonra oğlumun şehit haberini aldım. Üstüne bir de bugün kızım doğum yapıyor, oğlumun şehit olduğu gün bir tane daha torunum dünyaya geliyor. Anlatılmaz bir duygu içerisindeyim" dedi. "Şehidimiz Orhan Burak Büyükçaylı’ya Allah’tan rahmet diliyorum" Törende İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak’ın konuşmasının ardından söz alan Vali Abdullah Erin, "2025-2026 eğitim öğretim yılının başındayız. Açılış töreni dolayısıyla hep birlikte toplanmış bulunmaktayız. Isparta’mızda 439 okulda, 7 bin 50 öğretmenimizle yaklaşık 5 bin dersliğimizde 78 bin öğrencimiz eğitime başladı. Bu eğitim öğretim yılının Isparta’mıza ve tüm öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Açılışımızı, şehadet mertebesine ulaşalı bir yıl olan şehidimizin adını taşıyan bu okulda gerçekleştiriyoruz. Böylesine anlamlı bir günde hem hüznü hem mutluluğu bir arada yaşadığımızı ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle şehidimiz Orhan Burak Büyükçaylı’ya Allah’tan rahmet diliyorum" dedi. "Torunum doğarken oğlumun şehitlik haberini aldım" Şehidin annesi Ayşe Büyükçaylı ise "Oğlum şehit olalı tam bir yıl oldu. Bugün hem okulun açılış haftasını hem de oğlumun şehadet yıl dönümünü yaşıyoruz. Torunum dünyaya geldiği için mutluyuz ama oğlumuzu kaybettiğimiz için de hüzünlüyüz. Torunum doğarken oğlumun şehitlik haberini aldım. Şu an nasıl bir duygu içinde olduğumu anlatamıyorum. O kadar farklı bir duygu ki… Ne üzüntüyü ne sevinci tam anlamıyla hissedemiyorsun. Sanki duygu yok, his yok, tamamen bir boşluktasın. Anlatılmaz bir acı. Oğlumun isminin bu okula verilmesi bizim için büyük bir onur. İsmi artık burada yaşayacak ve gelecek nesiller bu isim altında eğitim görecek. İnşallah oğlumun şehadeti onlara ilham olur ve başarılı bireyler yetişir. Bugün hem oğlumun vefatının yıl dönümü, hem oğlunun doğum günü, hem de kızım doğum yapıyor. Hepsi aynı güne denk geldi" ifadelerini kullandı. "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun" Şehidin eşi Gizem Büyükçaylı da, "Eşimin adının bu okulda yaşatılıyor olması bana büyük bir gurur ve onur veriyor. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun" dedi. Okulun açılışı için ilk zili Şehit Orhan Burak Büyükçaylı’ın eşi Gizem Büyükçaylı çaldı. Törene şehidin annesi Ayşe Büyükçaylı, eşi Gizem Büyükçaylı, yakınları, İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak, protokol üyeleri ve veliler katıldı.