Yerel Haberler
İstanbul
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: "2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" 27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:26:07 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla başladı. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvede açılış konuşmasını yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, " OECD tarafından 2016’da Norveç’te başlatılan Beceriler Zirvesi’nin altıncısına; Portekiz, Slovenya, Kolombiya ve Belçika’nın ardından Türkiye olarak biz ev sahipliği yapıyoruz. Ülkemizin beceri politikalarında karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunmaktadır. Geleceğimizi belirleyen, yetiştirdiğimiz insan kaynağı ve ona kazandırdığımız becerilerdir. Bugün burada, her yaştan insanın potansiyelini hayata geçirebildiği, fırsatların kuşaklar arasında adil biçimde paylaşıldığı ve kimsenin geride kalmadığı bir geleceği birlikte inşa etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır" Bakan Işıkhan, önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranının tarihi seviyelere ulaşacağını söyleyerek, " Dünyamız; yaşlanan nüfus, dijital ve yeşil dönüşümün iç içe geçtiği derin bir değişim sürecinden geçmektedir. Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır. Bu durum; iş gücü piyasalarını, beceri politikalarını, sosyal koruma sistemlerini, kamu maliyesini ve toplumsal dayanışmanın temellerini doğrudan etkileyen küresel ölçekte bir kırılma noktası olacaktır. Bu dönüşüm yeni fırsatlar sunmakla birlikte, bu fırsatlardan kimlerin nasıl yararlanacağı, büyük ölçüde toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Bu nedenle dijital ve yeşil dönüşümle birlikte beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemeliyiz. Özetle, bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur" Ahilik geleneğinin asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olduğuna değinen Bakan Işıkhan, " Türkiye olarak bu konuda fazlasıyla tarihi tecrübemiz bulunmaktadır. 13. yüzyılda Anadolu’da doğan ve mesleki yetkinliği ahlaki sorumlulukla harmanlayan Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur. Bu köklü gelenek; usta-çırak ilişkisi üzerinden sağlam temeller kurmayı, değişen ihtiyaçlara göre kendini yenileyerek uyum kapasitesini canlı tutmayı ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiyle sürdürülebilir bir beceri mirası oluşturmayı esas almıştır. Günümüzde Ahilikten yapay zekaya uzanan dönüşüm sürecinde temel mesele, yalnızca becerilerin nasıl geliştirileceği değil; bu becerilerin güven, adalet ve sorumluluk ilkeleri temelinde nasıl şekilleneceğidir. Türkiye’nin beceri ekosistemi, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ehil ellerde, geçmişin tecrübesiyle geleceğin ihtiyaçlarını buluşturan bir anlayış üzerine yükselmektedir" ifadelerini kullandı. "3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz" Bakan Işıkhan, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon genci istihdama ve üretime kazandırmayı hedeflediklerini belirterek, " Bu kapsamda Ulusal İstihdam Stratejimiz yoluyla OECD ile uyumlu ve beceri temelli bütüncül bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bu çerçevede demografik fırsat penceremizi en iyi şekilde değerlendirmek ve özellikle kadın ve genç istihdamını artırmak için çaba sarf ediyoruz. Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. Bu ilerlemede önemli katkılar sağlayan ve iki yıl önce başlattığımız İş Pozitif programı ile eğitim, istihdam ve destek mekanizmalarını entegre ederek, 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık. Bu projeyle teşvikler, mesleki eğitim ve bakım destekleriyle istihdamda kalıcılığı hedefledik. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, zatıalinizin liderliğinde Ocak ayında hayata geçirdiğiniz Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile gençlerimizin nitelikli istihdama daha erken ve daha hızlı katılımını artırmayı hedefliyoruz. Bu süreci; İŞKUR’un dijitalleşme adımları, açık iş haritası, aday havuz sistemi ve yapay zeka eşleştirme altyapısıyla güçlendiriyoruz. Beceri envanteri yaklaşımı ve meslek standartları, beceri odaklı proaktif ve teknoloji temelli bir istihdam ekosistemi kurarak, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, kıymetli misafirler; artık şunu çok net biliyoruz: Gelecek, kaynakları en fazla olanların değil, insanına en doğru becerileri kazandıranların olacaktır" dedi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:08 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünyanın teknoloji ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak "Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değişim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir" dedi."Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen OECD Beceriler Zirvesi’ne katıldı.Zirvede katılımcılara hitap eden Erdoğan, "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimim insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz yapmaktadır. Ama şunu hepimiz görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değiBşim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir. İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içindeyiz. Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişmelere paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken, yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor" ifadelerini kullandı."Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor"Uluslararası araştırmaların OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, "Nüfusumuz giderek yaşlanırken, işgücü piyasalarımız yeni baskılara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm beceri özellikle talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak işgücü talebi azalırken, yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor. Bunu ülkemiz dahil tüm ekonomiler farklı düzeylerde tecrübe etmektedir. Bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşması, yeni imkanlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına ’karanlık fabrika’ denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor. Yapay zekanın talimat verdiği, robotları uyguladığı, üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor. Endüstri 4.0 süreci bir taraftan daha ucuz, daha hızlı, hatasız üretim imkanı sunarken, diğer taraftan ciddi sıkıntılara yol açıyor. Sadece ’karanlık fabrika’ gerçeğine bakmak bile işgücü açısından sanayi devrimine bezer bir değişimi dalgası ile karşı karşıya olduğumuzu görmek için yeterlidir. Beceriler zirvesinde ele alınacak 3 konu başlığının başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Şüphesi eğitim bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket, bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi sahibi için yüktür Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısı ile eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor" şeklinde konuştu."2030’da dünya nüfusunun 5’te 1’inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor"İş gücündeki yaşlanmaya dikkat çeken Erdoğan, "OECD değerlendirmelerine göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü yaşlanmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor. 2030’da dünya nüfusunun 5’te 1’inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha fazla süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, ’her koyun kendi bacağından asılır’ sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor. Hamdolsun ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesini çeşitli projelere güçlendirirken, diğer yandan dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemi ile kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz" diye konuştu."Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır"Hayat boyu öğrenme sürecinin sadece bireylerin kariyerlerini değil ülkelerin rekabet gücünü de belirleyeceğini savunan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;"Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Bugün pek çok ülkede kadınlar, göçmenler ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimler potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamıyor. Bu durumun sonuçlarını sadece ekonomik bir kayıp olarak göremeyiz. Beşeri sermayesinin önemli bir kısmını atıl bırakan hiçbir ülke, gerçek anlamda güçlü bir kalkınma hamlesine girişemez. Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 25 sene önce hayal dahi edilmeyen başarılara imza attık. Göreve geldimizde yüze 27,9 olan kadıların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ey çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı. Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanun ile çok önemli bir kolaylığı kadınları istifadesine sunduk. Yeni düzenlemeyle çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik. Aynı şeklide gençlerimizin eğitim ve istihdamı için de tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizde bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana atılan mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyası ile irtibatını arttırıyoruz. Kamuoyu ile paylaştığımız Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı bunlardan biridir. GÜÇ programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. Projemizle çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız"
Tutuklu Başkan Yalım’ın belediyede işe aldırdığı sevgilileriyle ilgili çarpıcı detaylar
07 Nisan 2026 Salı - 17:07 Tutuklu Başkan Yalım’ın belediyede işe aldırdığı sevgilileriyle ilgili çarpıcı detaylar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında tutuklanan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın belediyede işe aldığı iki sevgilisiyle ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde aylar süren teknik ve fiziki takibi sonucunda Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyonlarda, 57 yaşındaki Cumhuriyet Halk Partili Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın da aralarında bulunduğu on üç kişi gözaltına alındı. Kamu ihalelerine fesat karıştırıldığı ve rüşvet çarkı kurulduğu iddia edilen Başkan Yalım ile birlikte 9 kişi tutuklandı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan ve Yalım’ın sevgilileri olduğu iddia edilen Aslıhan Aksoy ve Seher Akay ile birlikte 8 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Belediyenin sosyal medya hesabını kontrol ediyordu Operasyon sürecinde Özkan Yalım ile Ankara’da bir otel odasında basılan ve belediyede işe alındığı ortaya çıkan 21 yaşındaki Seher Akay, ifadesinde aylık gelirinin 70 bin lira olduğunu, Yalım ile yaklaşık 3 aydır gönül bağı bulunduğunu, Gürcistan’da kumarhane yasal olduğu için Batum’da casinoya gittiklerini ve bu gezi sonrasında Ankara’ya birlikte döndüklerini itiraf etti. Uşak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosunda görevli olan Seher Akay’ın Uşak Belediyesi sosyal medya hesaplarında paylaşım ve belediye programlarında sunuculuk yaptığı ayrıca sosyal medya içeriklerini seslendirdiği belirtildi. Başkanvekilinin belirlenmesinin ardından işten çıkarılma sürecinin başlatılacağı öğrenilen Seher Akay, "Suç delillerini karartmak" ile suçlamasıyla tutuksuz olarak yargılanacak. Bankamatik memuru sevgili Yerel seçimlerden önce Özkan Yalım’ın şirketlerinden biri olan Yalım Garden Otelde çalışan Aslıhan Aksoy, Özkan Yalım’ın belediye başkanı olmasıyla birlikte Uşak Belediyesi Sosyal Tesislerinde temizlik işçisi olarak işe alındı. "Aşkım bugün işe gelmezsem olur mu?" şeklindeki mesajlarıyla gündem olan Aslıhan Aksoy, asıl görev yerine hiç uğramadan bazen Özel Kalem Müdürlüğünde bazen ise Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde görüldü. Ara sıra işe geldiği ifade edilen Aslıhan Aksoy, Özkan Yalım’ın aracılığı ile İzmir Bornova Belediyesinde işe başlasa da burada da düzenli olarak işe gitmediği iddia edildi. Operasyon kapsamında Kocaeli’ndeki adresinde gözaltına alınan Aksoy, "Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine nitelikli dolandırıcılık" suçundan adli kontrolle serbest bırakıldı.
Yazar Tarık Tufan Esenyurt’ta okurlarıyla buluştu
07 Nisan 2026 Salı - 17:06 Yazar Tarık Tufan Esenyurt’ta okurlarıyla buluştu Esenyurt’ta yazar Tarık Tufan’ın katılımıyla "Edebiyat, Hayat Memat" başlıklı söyleşi düzenlendi. Programın sonunda katılımcılar, yazara kitaplarını imzalatma fırsatı buldu. Esenyurt Belediyesi’nin nisan ayı kültür sanat etkinlikleri kapsamında yazar Tarık Tufan’ın katılımıyla "Edebiyat, Hayat Memat" başlıklı söyleşi düzenlendi. Nazım Hikmet Kültür Merkezi Davet Salonu’nda gerçekleşen programda edebiyat ve hayat üzerine keyifli bir buluşma gerçekleştirildi. Programın sonunda katılımcılar, yazar Tarık Tufan’a kitaplarını imzalatma fırsatı buldu. "Kitabı, edebiyatı ve hayatı konuştuk" Katılımın yoğun olduğu söyleşide Tarık Tufan, okurlarıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, "Esenyurt’ta Kütüphaneler Haftası münasebetiyle hem kütüphanelere devam eden hem de okuma gruplarında bir araya gelen okur dostlarla buluştuk. Kitabı, edebiyatı ve hayatı konuştuk. Hayatın içinde kendi hikayemizin peşinde olmanın ne kadar değerli olduğunu konuştuk. Katılımcıların gözlerindeki heyecan, ‘iyi ki yazıyorum’ duygusunu daha da güçlendiriyor" dedi. "Gençlere verdiği mesajlar çok kıymetliydi" Söyleşiye katılan Dilek Tugay, etkinlikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Esenyurt’ta ikamet ediyorum. Kalemini sevdiğim bir yazardı. Gençlere verdiği güzel mesajlar çok kıymetliydi. Özellikle çocukların teknolojiyle olan ilişkisi üzerine konuşmalar oldukça etkileyiciydi" diyerek programı düzenleyen Esenyurt Belediyesine teşekkür etti.
Bakan Bolat: "Gelecek hafta itibarıyla Suudi Arabistan üzerinden transit ticaret başlayacak"
07 Nisan 2026 Salı - 17:02 Bakan Bolat: "Gelecek hafta itibarıyla Suudi Arabistan üzerinden transit ticaret başlayacak" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Suriye üzerinden Orta Doğu ve Körfez’e transit ticaret artık mümkün hale geldi. Ulaştırma alanında imzalanan anlaşmalarla bu süreç kolaylaştırıldı. Suudi Arabistan ile de önemli bir adım atıldı. Şoförlerimize vize verilmesi konusunda 10 yıldır olmayan bir ilerleme sağladık. Gelecek hafta itibarıyla Suudi Arabistan üzerinden de transit ticaret başlayacak" dedi. Türkiye-Suriye İş ve Yatırım Forumu Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda önemli açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, "Suriye’nin 14 yıl süren çok acılı ve yıkıcı, sancılı bir dönemini 6 Aralık 2024 tarihli devrimle geride bıraktık bu dönemde Suriye halkının en büyük destekçisi Türkiye Cumhuriyeti oldu. Başta Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hükümeti ve milleti el birliğiyle Suriye’nin bu sancılı dönemi atlatmasında yardımcı olmaya gayret ettik. 14 yıl boyunca yaklaşık 3,5 milyona yakın Suriyeli kardeşimize ev sahipliği yaptık" dedi. Toplantıya Suriye Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed Nidal Eş-Şaar, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve iki ülke iş dünyası temsilcileri katıldı. "Suriye ile 3,7 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştık" Bolat, "Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şaara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkede devraldığı yıkım ve enkaz tablosundan bu kadar kısa bir sürede yeni bir devlet inşa etmeye muvaffak oldular. Ticaret noktasında ilişkilerimiz hızlandı. Geçen yıl 3,7 milyar dolar, yüzde 40 artışla ticaret gerçekleştirdik. Biz Suriye ile dengeli, sürdürülebilir ticaretten yanayız. İnşallah gerek 2011 öncesindeki serbest ticaret anlaşmamızın canlandırılması, gerekse daha ileri seviyede geniş şümullü bir ekonomik iş birliği anlaşması yapma konusunda da kardeşlerimize gerekli bilgilendirmeyi yaptık" şeklinde konuştu. "Transit ticaret Suriye üzerinden bütün Orta Doğu’ya ve Körfez’e mümkün hale geldi" Körfez’de ve Orta Doğu’da komşu ülkelerimizi yaralayan acımasız bir savaş durumunun olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, "Bu noktada Türkiye ve Suriye’nin transit ticaretinin hızlanması ve kolaylaşması, Orta Doğu’ya yönelik tedarik ihtiyaçlarının karşılanması noktasında büyük bir önem taşıyor. Ulaştırma alanında ilgili bakanlarımızın imzaladıkları iki anlaşma ile gerek ikili ticaretteki ulaştırma kolaylıkları gerekse de Suriye’den transit geçiş konusunda bir anlaşma geçen yıl 28 Haziran’da İstanbul’da imzalanmıştı. Şu anda transit ticaret Suriye üzerinden bütün Orta Doğu’ya ve Körfez’e mümkün hale geldi. Aynı şekilde kardeşimiz Suudi Arabistan ile de geçen hafta transit ticaret konusunda şoförlerimiz için vize verilmesi konusunda 10 yıldır olmayan bir konuda büyük bir anlaşma ile ilerleme sağlamış durumdayız. Gelecek hafta Çarşamba gününden itibaren Suudi Arabistan üzerinden de transit ticaret başlıyor. Diğer taraftan ticaret alanında karşılıklı fuarlara katılımımız hızlandı. Biz geçen yıl Şam Fuarı’nın resmi şeref misafiri ülke konumundaydık. En büyük pavyonu tutarak ve Türk firmalarını götürerek orada yer aldık. Bu sene de davet ettiler" diyerek sözlerini tamamladı.
AJet Ankara-Bükreş uçuşları başladı
07 Nisan 2026 Salı - 16:39 AJet Ankara-Bükreş uçuşları başladı Romanya ile Türkiye arasındaki ulaşım ve ticari ilişkiler açısından stratejik bir adım olan AJet Ankara-Bükreş direkt uçuşları resmen başladı. AJet Havayolları, Ankara-Bükreş arası direkt seferlere nisan ayı itibariyle başladı. Ankara Esenboğa Havalimanından geçtiğimiz günlerde kalkan Boeing 737-8 MAX tipi AJet uçağı, Bükreş Havalimanı’na indi. AJet Havayolları, Ankara-Bükreş hattında pazartesi, perşembe ve cumartesi günleri olmak üzere haftada 3 gün karşılıklı sefer düzenleyecek. AJet’in Ankara’dan Romanya seferlerine başlaması, iş dünyasında da olumlu karşılandı. Romanya Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası (RTTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Atalay İç Anadolu bölgesinin ihracat potansiyeline dikkat çekerek, "Aksaray, Konya, Eskişehir, Kırıkkale, Kırşehir, Çankırı gibi İç Anadolu illerimizde faaliyet gösteren firmalarımızın Romanya’ya ulaşımı konusunu yıllardır önemsedik. Daha önce Ankara’dan Bükreş’e direkt uçuşların başlatılmasını sağlamış, ancak yolcu yetersizliği gibi teknik nedenlerle bu seferler kaldırılmıştı. Bu sürecin ardından girişimlerimizden vazgeçmedik; Türk ve Rumen makamları nezdinde temaslarımızı kararlılıkla sürdürdük" ifadelerini kullandı. Seferlerin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere büyük katkı sağlayacağını söyleyen Atalay, "Ankara-Bükreş arasındaki doğrudan uçuşlar; ticaretten turizme, yatırımdan diplomatik temaslara kadar pek çok alanda yeni kapılar aralayacaktır" açıklamalarında bulundu. Yeni uçuş hattının özellikle İç Anadolu’daki iş dünyası için büyük bir operasyon kolaylığı sağlayacağını belirten Atalay, geçmişte yaşanan zorluklara değindi. Bugüne kadar bölge illerinden Romanya’ya ulaşım için aktarmalı uçuşların tercih edilmek zorunda kalındığını, bu durumun hem zaman kaybına hem de ek maliyetlere yol açarak iş dünyasını zorladığını dile getirdi. Süreci katkı sunanlara teşekkür eden Atalay, "Bölge illerinden vatandaşlarımız, kurum ve kuruluş temsilcilerinden yoğun şekilde tebrik ve teşekkür mesajları aldık. Bu başarıda emeği geçen başta AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Kürşad Zorlu ve AJet Genel Müdürü Sayın Kerem Sarp olmak üzere tüm yetkililere şükranlarımı sunuyorum. Bu hat, başkentimiz Ankara için hayırlı olsun" dedi.
Eczacıbaşı Dynavit, play-off 3-4 etabı ilk maçına hazır
07 Nisan 2026 Salı - 16:35 Eczacıbaşı Dynavit, play-off 3-4 etabı ilk maçına hazır Eczacıbaşı Dynavit, Vodafone Sultanlar Ligi play-off 3-4 etabı ilk maçında Zeren Spor’u konuk edecek. Turuncu-beyazlılar, karşılaşmanın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti. Vodafone Sultanlar Ligi normal sezonunu dördüncü sırada bitiren Eczacıbaşı Dynavit, üçüncülük için sahaya çıkmaya hazırlanıyor. Play-off 3-4 etabı ilk maçında Zeren Spor’u konuk edecek ekip, rövanş karşılaşmasını 11 Nisan’da deplasmanda oynayacak. Seride durumu 2-0’a getirmeyi hedefleyen turuncu-beyazlılar mücadeleden galip ayrılmak istiyor. Karşılaşma hazırlıklarına tüm hızıyla devam eden ev sahibi ekip, günü tek idmanla tamamladı. Mücadele öncesi görüşlerini dile getiren Eczacıbaşı Dynavit takım kaptanı Simge Aköz, "Sezon başından beri isteğimiz her zaman sahada mücadelemizle ve oyunumuzla kendimizi ortaya koyan bir takım olmaktı. Yarı finalde de heyecanımızı ve isteğimizi sahaya yansıttığımızı düşünüyorum. Her ne kadar sonuç istediğimiz gibi olmasa da V.Bank’ın ne kadar güçlü bir rakip olduğunu biliyoruz. Seyir zevki yüksek, mücadele seviyesi üst düzey maçlar oynandı. Elbette kazanmak isterdik ancak bu kez yeterli olmadı. Sezon henüz bitmiş değil. Önümüzde üçüncülük maçı var ve biz sahaya yine aynı hırsla çıkacağız. Gücümüzü ve karakterimizi ortaya koyup bu süreci en iyi şekilde tamamlamak istiyoruz. Aynı zamanda Şampiyonlar Ligi Final Four öncesinde yüksek bir moralle yolumuza devam etmek bizim için çok önemli" dedi.
Batı Anadolu Şirketler Topluluğu’na üç ödül birden
07 Nisan 2026 Salı - 16:21 Batı Anadolu Şirketler Topluluğu’na üç ödül birden Ege Bölgesi’nin önemli sanayi gruplarından Batı Anadolu Şirketler Topluluğu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) çatısı altında düzenlenen 8. İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde, 2025 yılı ihracat performansıyla üç ödülün birden sahibi oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi çatısı altında faaliyet gösteren Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımı ile gerçekleşti. Amerika, Avrupa ve Afrika kıtasında 20’yi aşkın ülkeye ihracat gerçekleştiren ve yıllık 5,8 milyon ton çimento üretim kapasitesiyle bölgesinin en büyük üreticilerinden biri olan Batı Anadolu Şirketler Topluluğu, başarılı ihracat performansı sergileyen şirketlerin ödüllendirildiği törenden bu yıl da önemli başarılarla döndü. Türkiye çimento sektörü ihracatında önemli bir pazar payına sahip olan şirketler topluluğu; bu yıl 8’incisi düzenlenen ödül töreninde üst üste 8’inci kez ilk 5 şirket arasına girmeyi başararak 3 kategoride (klinker, gri çimento ve genel çimento) ‘En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma’ ödüllerini aldı. Ankara’da Ticaret Bakanlığı’nda düzenlenen törende Batı Anadolu Şirketler Topluluğu adına ödülleri İcra Kurulu Üyesi & Pazarlama ve Beton Grup Başkanı Selçuk Uçar ve Uluslararası Ticaret Müdürü Efe Duman aldı. İhracatta istikrar, sahadaki yatırımlarla destekleniyor Batı Anadolu Şirketler Topluluğu’nun ihracat performansına ilişkin değerlendirmede bulunan İcra Kurulu Üyesi ve Pazarlama ve Beton Grup Başkanı Selçuk Uçar, grubun 2025 yılı toplam çimento ve klinker ihracatının yaklaşık 2 milyon ton olarak gerçekleştiğini belirtti. Uçar, şu ifadeleri kullandı: "İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nin düzenlediği ilk yıldan bu yana her yıl üst sıralarda yer alarak ödüle hak kazanmamız, ihracatta kurduğumuz yapının istikrarlı şekilde ilerlediğini gösteriyor. Bu sonuçları yalnızca bir performans göstergesi olarak değil, sahada attığımız adımların karşılığı olarak değerlendiriyoruz. Üretim altyapımızı güçlendirmeye, lojistik kabiliyetlerimizi geliştirmeye ve farklı pazarlardaki varlığımızı derinleştirmeye odaklanıyoruz. Özellikle limanlara yakın üretim yapımız ve devam eden yatırımlarımız sayesinde, Akdeniz havzasından Atlantik hattına uzanan geniş bir coğrafyada rekabet gücümüzü artırıyoruz. İhracat, Batı Anadolu için büyümenin temel bileşenlerinden biri olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de ihracatın toplam iş hacmimiz içindeki payını yukarı taşımayı ve daha fazla pazarda kalıcı bir oyuncu haline gelmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz." İhracat ödüllerinde istikrarlı başarı grafiği Yıllık çimento ve klinker üretim kapasitesini yaklaşık 9 milyon tona çıkarmayı hedefleyen Batı Anadolu Şirketler Topluluğu, ihracattaki performansını sürdürüyor. Bu kapsamda grup, klinker sektörü ‘En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma’ kategorisinde 4’üncülük ödülüne; genel çimento sektörü (klinker dahil) ‘En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma’ kategorisinde 5’incilik ödülüne; gri çimento sektörü ‘En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma’ kategorisinde ise 5’incilik ödülünelayıkgörüldü.