Yerel Haberler
İstanbul
22 Şubat 2026 Pazar - 18:22 Çatalca’da kocası tarafından öldürülen kadın son yolculuğuna uğurlandı İstanbul Çatalca’da otobüs durağında beklediği sırada eşi tarafından başından vurularak öldürülen Gülten Ürkmez son yolculuğuna uğurlandı. Zanlının olay öncesi eşine önce silah fotoğrafı, ardından iş yerine çelenk gönderdiği iddia edildi. Çatalca ilçesi Binkılıç Mahallesi’nde otobüs durağında beklediği sırada eşi tarafından silahla başından vurularak öldürülen Gülten Ürkmez’in cenazesi, Binkılıç Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Katil zanlısı S.Ü.’nün eşini öldürmeden önce silah fotoğrafları ile tehdit ettiği, olaydan bir gün önce ise iş yerine çelenk gönderdiği iddia edildi. Öte yandan hayatını kaybeden talihsiz kadının 7 ay önce oğlunu kaybettiği, yakınlarının ise bu olay nedeniyle babadan şüphelendikleri öne sürüldü. "Çelenk göndermiş" Gülten Ürkmez’in kardeşi Şenay İnce, "O da içeride çürüsün. Benim yanımda söyledi. ’İkinci vaka yaşanacak, Gülten çocuklarını çek benim üzerimden’ dedi. Sonra beni aradı, ‘Bacım senin aklına ne geliyor?’ dedi. ‘Benim oğlumu o mu öldürdü?’ dedi. Bilmiyorum dedim. Benim bacım 7 ay önce evladını kaybetti. İşe gireyim kendimi avutayım dedi. İşe girdi, girince kocası, ‘Çık o işten’ dedi. Bacım da ‘Çıkmayacağım’ dedi. Kocası, ‘Çıkmayacaksan boşan’ dedi. O da, ‘Tamam 25 senelik evliyiz. Zaten hep bunu istiyordun, boşarım seni’ dedi. ’Madem istemiyorsun gelme’ dedi. Sonra bacımı tehdit etmiş. Silah paylaşmış, çelenk göndermiş iş yerine. Ama bacım hiç beklemiyordu, ’Yapmaz, yapamaz’ dedi. Ama kıydı bacıma" dedi. "Senelerdir huzursuz kızım" Senelerdir kızının şiddet gördüğünü söyleyen anne Gülseren İnce, "Benim kızımın kanı yerde kalmasın, adalet istiyoruz. Senelerdir aynı. Evlendiğinden beri huzursuz kızım. Dövüyor dövüyor sokağa atıyordu kızımı" diye konuştu. "Dedi ki, ’Acaba Berkan’ımı babası mı öldürdü?" Katil zanlısının 7 ay önce ölen oğlunu da öldürmüş olabileceğinden şüphe duyduklarını ifade eden Gülten Ürkmez’in kız kardeşi Gülderen İnce ise, "İkinci vaka dediği zaman benim bacım da aradı, dedi ’Acaba Berkan’ımı babası mı öldürdü?’ Sadece şüphe var içimizde, hiçbir şey bilmiyoruz. Elimizden ne geliyorsa. Benim bacım cıvıl cıvıldı. Sesimizi duyurun her yere" şeklinde konuştu.
22 Şubat 2026 Pazar - 16:28 Savcı olduğunu iddia ederek bir yolcuyu tehdit eden şüpheli tutuklandı Toplu taşıma aracında savcı olduğunu iddia ederek bir yolcuyu tehdit eden şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sosyal medyada yayınlanan bir videoda, toplu taşıma aracı içerisinde Cumhuriyet Savcısı olduğunu iddia eden kadın şahsın, yolculardan birine yönelik ‘seni öldürürüm, yobaz, bundan sonra Türkiye’de barın bakalım, polis benim emrimde’ şeklinde sözler sarf ettiği tespit edilerek ‘tehdit’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından re’sen soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında kimliği tespit edilen şüpheli Y.S.’nin Adalet Meslek Yüksekokulu’ndan terk olduğu, hali hazırda Eğitim Fakültesi ’Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik’ bölümünde açık ve uzaktan aktif öğrenci kaydının bulunduğu belirlenmişti. Öte yandan, şüpheli Y.S.’nin ’suça sürüklenen çocuk’ sıfatıyla ’iş yerinden ve kurumdan hırsızlık’, ’kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’, ’tehdit’, ’hakaret’ ve ’kasten yaralama’ suçlarından kaydının bulunduğu tespit edilmişti. Şüpheli Y.S., polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. Şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheli, Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılık işlemleri tamamlanan şahıs, ‘tutuklama’ talebiyle sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce ‘tehdit’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Valisi Gül, şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu
19 Şubat 2026 Perşembe - 20:40 İstanbul Valisi Gül, şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu İstanbul Valisi Davut Gül, Ramazan ayının ilk iftar programında şehit aileleri ve gaziler aynı sofrada bir araya geldi. İstanbul Valiliği ev sahipliğinde, şehit aileleri ile gaziler onuruna düzenlenen "Büyük Aile Sofrası" iftar programı gerçekleştirildi. Bahçelievler Belediyesi Kongre Merkezindeki programa İstanbul Valisi Davut Gül, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar bölge komutanı Tuğamiral Serkan Tezel, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, milletvekilleri, kaymakamlar, çok sayıda şehit yakını ve gazi katıldı. İftar öncesinde ilahiler okunarak, Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Ezanın okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı. "Biz büyük bir aileyiz" Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Biz hep şehit ailelerimizi gördüğümüzde, gazilerimizi gördüğümüzde biz büyük bir aileyiz diyorduk ya, aslında o büyük ailenin en güzel fotoğrafı burada. Kaymakamlarımız, vali yardımcılarımız, belediye başkanlarımız, emniyet müdürümüz, jandarma komutanımız, dernek başkanlarımız ve hiç şüphesiz bugünün öznesi olan sizler. Ülkemizde Ramazan orucunu tutabiliyorsak, bayramlara kavuşabiliyorsak, şehitlerimizin yaptığı fedakarlık, şehit ailelerimizin o vakur duruşu, gazilerimizin fedakarlıkları ve onların bu fedakarlığını, bu değerini, bu kıymetini bilen 86 milyonun vefası vesilesiylesidir. Biz büyük bir aileyiz, bu ailenin her bir ferdi olarak ülkemizin sonsuza kadar yaşaması için, milletimizin sonsuza kadar inançlarını, düşüncelerini istediği gibi yaşayabilmesi için, kimseye esir olmaması için bu birlik, bütünlüğe, bu kardeşliğe ihtiyacımız var. Dünyanın her tarafında, özellikle yakın coğrafyamızda baktığımızda ülkemizin bir huzur adası olduğunu, ülkemizin diğer ülkelere parmakla gösterilen bir kardeşliğinin, barışının olduğunu, farklılıklarımızın zenginlik olarak kabul edildiğini, aramızdaki farklılıkları zenginlik olarak sayıp saflarımızı daha çok sıklaştırarak ülkemizin komşularının başına gelen sıkıntıların gelmemesi için el birliğiyle çalışıyoruz" dedi.
İstanbul’da lüks sitelere dadanan ve 67 suç kaydı bulunan şahıs tutuklandı
19 Şubat 2026 Perşembe - 17:36 İstanbul’da lüks sitelere dadanan ve 67 suç kaydı bulunan şahıs tutuklandı Bağcılar ve Beylikdüzü’nde iki siteden hırsızlık yapan ve 67 farklı suç kaydı olduğu tespit edilen şüpheli yakalandı. Çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanan şüphelinin, suç ortağı ile birlikte ellerinde valizle siteden çıktığı görüntüler güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 29 Aralık 2025 tarihinde Bağcılar’da meydana geldi. Evlerden hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. S.Y.’nin evine giren şüpheli M.K., isimli şahıs 180 bin lira değerinde ziynet eşyası çaldı. Aynı şüpheli 4 Ocak’ta, A.E. isimli şahsın evine girerek 450 bin TL değerinde ziynet ve elektronik eşya çaldı. Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri hırsızlık olaylarıyla ilgili soruşturma başlattı. Ekipler iki hırsızlığın da aynı şüpheliler tarafından yaptığını belirlerken, şüphelilerin, Beylikdüzü’nde bulunan sitede güvenlik kamerası tarafından görüntülendiğini tespit etti. Görüntülerde siteye eli boş giren şüpheli 2 kadının ellerinde valizle siteden çıktığı görüldü. Polis ekiplerinin yaptığı çalışmaların ardından şahıs düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüpheli M.K.’nın 22 yaşında olduğu ve 67 suç kaydı olduğu öğrenildi. Emniyetteki sorgusu tamamlanan şüpheli, adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesinin ardından mahkemeye gönderilen 22 yaşındaki suç makinesi M.K, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polis kimliğini tespit ettiği ve M.K, ile hareket eden şüpheliyi yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası yarına ertelendi
19 Şubat 2026 Perşembe - 17:05 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası yarına ertelendi Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edilmek üzere yarına ertelendi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edilmek üzere yarına ertelendi. Mahkeme başkanı duruşmanın, yarın büyük salondaki yargılama süresinin dolduğunu ancak duruşmanın uzadığını, bu nedenle pazartesiden itibaren duruşmanın kampüste bulunan bir başka salonda görüleceğini belirtti. Öte yandan mahkeme başkanı, yargılamanın yarın saat 13.00’a kadar süreceği bilgisini aktardı.
CHP Genel Başkanı Özel: "YÖK’ü yok edeceğiz"
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:44 CHP Genel Başkanı Özel: "YÖK’ü yok edeceğiz" Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerle buluşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini dışarı süpürdüler, akademisyenleri süpürdüler. Öğrencilerin bazı eleştirileri oldu. Ben ’YÖK’ü yok edeceğiz’ dedim. Alkış da yaptılar, eleştiri de yaptılar ama medeni bir şekilde görüştük" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi’ne ziyaret gerçekleştirerek öğrencilerle buluştu. Ziyaret esnasında öğrencilerin düzenlediği foruma katılan Özel, öğrencilerle sohbet etti. Özel, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi’ne yaptığı ziyarete değindi. Özel, "Erdoğan buraya geldi, bir gün öncesinden trafiğe kapattılar, mahalleyi boşalttılar, öğrencileri kampüse almadılar, öğretim görevlilerini kampüse almadılar ve kampüse dışarıdan getirdikleri gençlik kollarını sokarak Erdoğan’a burada karanfil attırdılar ve bir Boğaziçi mizanseni yapmaya çalıştılar. Bugün öğrenciler bu mizansene inanılmaz bir cevap verdi. Üniversite öğrencisiymiş gibi gösterilen AK Gençlik ‘hadi mavi Boğaziçi kartınızı gösterin de görelim’ denmişti, bir tane kart görememişti. Bugün bizi burada nezaketle karşılayan, ağırlayan, sorular soran, sohbet eden arkadaşlarımız hatıra fotoğrafında yüzlerce öğrenci kartını kaldırıp poz verdiler. Dünün ve bugünün özeti budur. Bir üniversiteye oraya saygı duyarak gelirseniz, üniversite de size saygı duyar. Neden korkuyor Erdoğan? Protesto edilecekmiş. Protesto edilecek şeyler yapmayaydın" ifadelerini kullandı. "O ülkeyi var eden en güçlü, en önde kurumlar geriletiliyorsa o ülkeye düşmanlık ediliyordur" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi’ndeki yönetime ilişkin ise, "Ya şöyle bir hatırlayalım, ne yaptı 5 yıl önce buraya ilk olarak Melih Bulu’yu rektör olarak atadı. Bu üniversitede ders verme niteliğinde olmayan, akademik olarak bu üniversitenin kurallarına göre Boğaziçi’nde ders veremeyecek durumda olan birini kayyum olarak buraya atadı. Buna isyan edildi, protestolar yapıldı. Belli bir süre sonra o bıraktı gitti, istifa etti. Pirincin içinden bir beyaz taş aradılar. Bu üniversitede ders verebilen, görev almış birisi içine sindirip kayyum olmayı kabul etti. ’Pirincin içindeki beyaz taşım ben’ dedi. O günden bugüne yaptığı rektörlük göreviyle birlikte üniversitenin geleneğine, kurumsallığına saldırıyor. Üniversiteyi üniversite yapan ve Türkiye’de en güçlü öğrenci kulübü geleneği var. Öğrenci kulüplerine, onların mekanlarına, çalışmalarına saldırıyor. Biraz önce oradaydık, kapalı kapılarının önünde küçük mini protesto konserini dinledik. O konsere bile saldırıyorlar. Dün tehdit ettiler. Eğer bir kurumun, bir ülkenin geleneği olan kurumları hedefteyse ve o ülkeyi var eden en güçlü, en önde kurumlar geriletiriliyorsa o ülkeye düşmanlık ediliyordur. Erdoğan, Boğaziçi’ne saldırarak Boğaziçi’ni dünya sıralamasında 60 sıra kadar geriletti" dedi. "Kaybettiği AK Parti’li belediyenin memurunu üniversiteye koymuş, maaş veriyor" Konuşmasına devam eden Özel, "Üsküdar Belediyesi’ni kaybetmiş, buraya Üsküdar Belediyesi’ndeki memurları getiriyor. Kaybettiği AK Parti’li belediyenin memuru, 600 memuru üniversiteye koymuş, maaş veriyor. Üniversiteye şu kadar bir katkıları yok. Boğaziçi Üniversitesi’ne ne katkıları olabilir belediye çalışanı ne yapabilir burada? 120 tane paraşütle öğretim görevlisi getirmiş. Yani okulun kendi kuralları, kaideleri, yükselme ve burada ders verme yetkinlikleri olmayanları paraşütle getirip buraya atıyorlar" ifadelerini kullandı. "YÖK’ü yok edeceğiz" Ziyaret esnasında öğrencilerin düzenlediği foruma katılarak sorulara cevap verdiğini belirten Özel, "Ama ne oldu? Ülkenin Cumhurbaşkanı, ülkenin en önemli eğitim kurumlarından bir tanesine böyle kapıdan girip de gelemedi. Bütün üniversiteyi boşalttı, süpürdüler. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini dışarı süpürdüler, akademisyenleri süpürdüler. AK Gençlik işgal yapıp orada güya açılış yaptılar, fotoğraf çektirdiler. Biz bu zorlama ve işgal siyasetine karşı her zamanki organik olması gerektiği gibi siyasetimizde kendimiz geldik, kendimiz girdik, merhaba dedik. Sağ olsun üniversite öğretim görevlileri her gün yaptıkları 12.00-15.30 arası eyleme destek verdik. Sağ olsun üniversite öğrencileri davet ettiler. Onların deyimiyle bir forum alalım dediler. Gösterdikleri yere oturduk. Soru sordular, cevap verdik. ‘İleride ne yapacaksınız?’ dediler. Bazı eleştirileri oldu. Mesela ’YÖK’ün adını değiştireceksiniz’ dediler. ’Yok’ dedim. Ben ’YÖK’ü yok edeceğiz’ dedim. Alkış da yaptılar, eleştiri de yaptılar ama medeni bir şekilde görüştük. Bu bütün öğrenciler CHP’li değil. İçlerinde CHP üyesi belki Türkiye’de ortalama gibidir, yüzde 10’dur belki. Hepsi politik de değil. Farklı partilere oy verenler de var, ama medeniyet diye bir şey var. Öyle itmeden, kakmadan, kahretmeden, çıldırtmadan, düşmanlaştırmadan yapabilirsiniz bazı ziyaretleri ama bu medeniyetten yoksun birisi ülkeyi yönetiyor maalesef. Onun dışında biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin nasıl rektör seçeceğini anlattık. Öğretim görevlilerinin, öğrencilerin, okulla bağını koparmamış mezunlarının belli katsayılarla oy kullanacakları seçimle belirleneceğini anlattık. Tabii çok sorunlar var, uzun uzun konuşmak lazım. Genç araştırma görevlilerinin sorunları var. Türkiye’de yeni mezunların dörtte üçünün fırsatını bulursa yurt dışına gitme gibi Türkiye açısından en önemli beka sorunu var. Ve buradaki şikayetlerin en önemlisi özgürlüklerin kısıtlanması, kayyum siyaseti, kayyum atama modeli, üniversitenin kimliğine yapılan dışarıdan müdahale. Sadece Boğaziçi’nin değil, İstanbul’daki bütün üniversitelerin, Türkiye’deki bütün üniversitelerin sorunları var. Buradan geçen hafta uğradığı saldırı, işgal, yaşadığı travma, üzüntü karşısında yaptığımız bu ziyaret vesilesiyle Türkiye’deki tüm üniversite öğrencilerini ve tüm öğretim görevlilerini, akademisyenleri saygıyla selamlıyoruz. Hangi görüşte olurlarsa olsunlar onların düşünce özgürlüğünü, söz söyleme özgürlüğünü ve kendi kendilerini yönetme ve bilimin gerektirdiği şekilde eğitim verme ve eğitim alma haklarını savunuyoruz" dedi. "Valilerle vebal bölüşümüne gitmesin" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Kurulamayan her sahur sofrasının, yapılamayan olması gerektiği gibi yapılamayan her iftarın, geçinemeyen her emeklinin, okula arzu ettiği beslenme çantasını götüremeyen her öğrencinin ve bundan kahrolan her velinin vebali 23 yıldır Türkiye’yi yöneten, her yetki elinde olan Erdoğan’dadır. Daha valilerle vebal bölüşümüne gitmesin" dedi.
Rıza Akpolat’ın özel kalemi: Bana en büyük baskıyı Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır"
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:07 Rıza Akpolat’ın özel kalemi: Bana en büyük baskıyı Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır" Aziz İhsan Aktaş davasında Rıza Akpolat’ın özel kalemi tutuksuz sanık Emirhan Akçadağ savunma yaptı. Sanık, "Rıza Akpolat cezaevindeyken bile 100 bin lira birine ödeme yapmıştı, Akpolat’ın kendi hesabından eski eşi Bodrumda tatil yapmıştır. Rıza Akpolat gezmeyi ve lüks yaşamı severdi, çevresini de bu lüksten eksik bırakmazdı. Bu tatiller, gelen gayri resmi paralardan yapılırdı" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davaya, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam edildi. "Savcılık tarafından bana baskı yapılmadı, en büyük baskıyı Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır" Savunmasında, Aziz İhsan Aktaş’ı yakından tanıdığını belirten Beşiktaş Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Rıza Akpolat’ın özel kalemi olan ve 2 Temmuz 2025 tarihinde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında tahliye edilen tutuksuz sanık Emirhan Akçadağ savunma yaptı. Sanık Akçadağ hakkında iddianamede, örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş tarafından belirlenen firmaların pazarlık usulüyle yapılan ihaleye davet edildiği, Akçadağ ve sanık İsmail Yalçın’ın sahte olduklarını bildikleri maliyet teklifleri ile yaklaşık maliyeti hesapladıkları için fesat karıştırdıkları, ihalede Aktaş’ın fiillerine iştirak ettikleri öne sürülmüştü. Suçlamalara ilişkin savunma yapan sanık Emirhan Akçadağ, "3 Ocak 2025 günü, saat 15.00 civarlarında Rıza Akpolat’ın savunma stratejisine ilişkin bir masa kuruldu. Akpolat’ın savunmasında her şeyi reddetmesi ve bilgisinin olmadığını söylemesi üzerine kurgulandı. 2 gün sonra Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat beni çağırdı ve ’Alican nasıl bir insan, her şeyi o yapmış. Bu pislik onun yanına kalamaz’ dedi. Bir anda, Rıza Akpolat’ın manevi oğlum ve kardeşim dediği kişinin hain ilan edildiğini gördüm. Olayın sıcaklığıyla böyle olduğunu düşündüm. Sanık Taner Çukadar da günah keçisi ilan edildi. Akpolat gözaltına alındıktan sonra yapılan tüm toplantılarda, herkese, kim gözaltına alınırsa alınsın Akpolat’ın adının geçmeyeceği telkin edildi. Haziran ayında Aziz İhsan Aktaş, Alican Abacı ve Ozan İş, görevlerine ara vermişlerdi. Savcılık tarafından bana baskı yapılmadı, en büyük baskıyı, Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır. Bizlere, itirafçı ve iftiracı diyenlere cevabım; Halkımızın gerçeği bilmeye hakkı vardır" ifadelerini kullandı. "Rıza Akpolat cezaevindeyken bile 100 bin lira birine ödeme yapmıştı" Savunmasına devam eden sanık Emirhan Akçadağ, "Rıza Akpolat, kendi çocuklarını ve benim çocuklarımı siyasete alet etmiştir. Rıza Akpolat benimle ilgili itibarsızlaştırma savunması yapmıştır. 6 sene boyunca yıllık izin kullanmadım. Tüm hayatımı Rıza Akpolat’a göre koordine ettim. Bana bugün, itibar celladı deniyor ama o günlerde Rıza Akpolat’ın cebinden, bana bunu diyen kişilere tatil ayarlıyordum. Tüm bu ödemeleri Akpolat’ın talimatıyla yapıyordum. Aylık 15 bin lira maaş alan bir şoför, nasıl 30 bin lira ev aidatı öder? Bir başka şoför, Ali Haydar Fırat’a 100 bin lira göndermişti. Bunu ifademde söylemiştim, bunun neresi iftira? Ben bu ödemelerin hesabını Rıza Akpolat’a veriyordum. Kendisi iftira dese de bu ifadeler gerçektir. Rıza Akpolat cezaevindeyken bile 100 bin lira birine ödeme yapmıştı, Akpolat’ın kendi hesabından eski eşi Bodrumda tatil yapmıştır. Gazeteci Altan Sancar, Akpolat’ın basın danışmanıdır. Onun işlerindeki tüm otel masraflarını Akpolat karşılamaktadır. Bunun dekont ve evrakları bende mevcuttur, mahkemeye sunuyorum. Rıza Akpolat gezmeyi ve lüks yaşamı severdi, çevresini de bu lüksten eksik bırakmazdı. Bu tatiller, gelen gayri resmi paralardan yapılırdı. Sözlerimde basta Ekrem İmamoğlu olmak üzere bazı CHP’li isimleri tenzih ediyorum, onları dahil etmiyorum. Bu salonda bulunan sanıklar dahil, çoğu kişi anlattığımdan daha fazla gerçeği biliyor. Benim için, ‘yüzümüze bakamadı’ diyenlere ise şunu demek istiyorum; Yüze bakamayacak kişi ben değil, belediyenin paralarını aklayanlardır" şeklinde konuştu. Akpolat: "Ben kendimi, itibarımı ve ailemi kurtarma derdindeyim" İddialara ilişkin söz alan tutuklu sanık Rıza Akpolat, "Ben ve tüm ailem içeride bu itirafçı iftiracılar dışarıdadır. Bu nedenle duruşmada gerginlik oluyor. Ben kendimi, itibarımı ve ailemi kurtarma derdindeyim" dedi. Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor.