Yerel Haberler
İstanbul
26 Mayıs 2026 Salı - 22:30 Fenerbahçe, Euroleague Final Four’da yaşanan aksaklıklarla ilgili resmi başvuruda bulundu Fenerbahçe, Atina’da düzenlenen Euroleague Final Four organizasyonunda taraftarların yaşadığı aksaklıklarla ilgili Euroleague yönetimine resmi olarak başvuru yapıldığını, kendilerine kapsamlı bir açıklama ve somut geri dönüş beklediklerini duyurdu. Sarı-lacivertlilerin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, "22-24 Mayıs 2026 tarihlerinde Atina’da düzenlenen EuroLeague Final Four organizasyonu kapsamında, özellikle yarı final karşılaşması öncesinde ve sırasında yaşanan ciddi biletleme ve organizasyon aksaklıklarına ilişkin olarak EuroLeague nezdinde resmi girişimlerde bulunulmuştur. Kulübümüz tarafından yapılan başvuruda; taraftarlarımızın yaşadığı mağduriyetler, biletleme süreçlerinde ortaya çıkan operasyonel sorunlar, oturma düzenine ilişkin ciddi aksaklıklar ve organizasyon sürecinde yaşanan yönetim eksiklikleri detaylı şekilde kayıt altına alınmıştır. Başta taraftarlarımız olmak üzere, sporcularımızın ve teknik ekibimizin ailelerini de doğrudan etkileyen bu kabul edilemez sürece ilişkin tüm itirazlarımız ve değerlendirmelerimiz EuroLeague ile resmi olarak paylaşılmış; yaşanan aksaklıklara ilişkin kapsamlı bir açıklama ve somut geri dönüş beklentimiz de kendilerine açık şekilde iletilmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak; taraftarlarımızın haklarının korunması, organizasyon süreçlerinde eşitlik ve şeffaflığın sağlanması ve benzer mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması adına sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız" denildi.
Sezai Karakoç Kütüphanesi yenilenen yüzüyle hizmete açıldı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:48 Sezai Karakoç Kütüphanesi yenilenen yüzüyle hizmete açıldı Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un talimatlarıyla yenilenen Sezai Karakoç Kütüphanesi, artırılan kapasitesi, modern çalışma alanları ve yeni sosyal donatılarıyla öğrencilerin hizmetine sunuldu. Esenyurt Belediyesi, öğrencilerin daha konforlu ve verimli bir ortamda ders çalışabilmeleri amacıyla Sezai Karakoç Kütüphanesi’nde kapsamlı yenileme çalışmaları gerçekleştirdi. Atatürk Mahallesi’nde bulunan Necmettin Erbakan Parkı içerisindeki kütüphane, modern altyapısı ve genişletilen kapasitesiyle yeniden hizmet vermeye başladı. Yapılan çalışmalar kapsamında kütüphanenin elektrik altyapısı tamamen yenilenirken, öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun yeni nesil çalışma masaları yerleştirildi. Priz ve internet erişimine sahip modern masalar sayesinde öğrenciler daha rahat çalışma imkânına kavuştu. Ayrıca kütüphanede daha önce bulunmayan mola alanları oluşturularak öğrencilerin hava şartlarından etkilenmeden dinlenebileceği sosyal alanlar hizmete sunuldu. Kütüphanede uygulamaya alınan turnike sistemiyle giriş-çıkışlar kontrollü hale getirilirken, öğrencilerin daha düzenli ve disiplinli bir çalışma ortamında vakit geçirmesi sağlandı. Yapılan yenileme çalışmalarıyla birlikte kütüphanenin kapasitesi 80 kişiden 124 kişiye çıkarıldı. İç ve dış cephesi tamamen yenilenen kütüphane, modern görünümü ve sessiz çalışma ortamıyla öğrencilerden yoğun ilgi görüyor. Öğrencilere çay, çorba ve çeşitli ikramların da sunulduğu kütüphane, Esenyurtlu gençlerin önemli çalışma alanlarından biri haline geldi. "Kütüphanenin yeni halinden çok memnunuz" Sezai Karakoç Kütüphanesi öğrencilerinden Resul Yağız yapılan yenileme çalışmalarından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi: "Geçen sene de bu kütüphaneyi kullanıyordum. O dönem yoldan geçen küçük çocuklar ya da ders çalışmayan kişiler de içeri giriyordu. Bu durum ders çalışan öğrencileri olumsuz etkiliyordu. Yapılan yeni düzenlemelerle birlikte artık daha kontrollü bir sistem oluştu. Şu anda kütüphaneye daha çok düzenli ders çalışan öğrenciler geliyor ve ortam çok daha sessiz hale geldi. Eskiden öğrenciler için mola alanı yoktu. Soğukta, yağmurda ya da sıcak havalarda dışarı çıkmak zorunda kalıyorduk. Yapılan yenilemeyle birlikte artık kendimize ait bir mola alanımız var. Böylece hava şartlarından etkilenmeden molalarımızı daha rahat geçirebiliyoruz. Ayrıca masalar büyütüldü ve priz sistemi yenilendi. Geçen yıl ciddi şarj sıkıntısı yaşıyorduk. Her masada priz bulunmadığı için telefonumuzun ya da bilgisayarımızın şarjı bittiğinde ders çalışmayı bırakmak zorunda kalıyorduk. Şimdi ise her masada priz bulunuyor. Hem daha geniş hem de daha konforlu çalışma alanları oluşturuldu. Yapılan bu yenilikler öğrenciler için çok daha rahat ve verimli bir çalışma ortamı sağladı. Bize bu imkânları sağlayan Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’a teşekkür ederim."
Sezai Karakoç Kütüphanesi yenilenen yüzüyle hizmete açıldı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:31 Sezai Karakoç Kütüphanesi yenilenen yüzüyle hizmete açıldı Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un talimatlarıyla yenilenen Sezai Karakoç Kütüphanesi, artırılan kapasitesi, modern çalışma alanları ve yeni sosyal donatılarıyla öğrencilerin hizmetine sunuldu. Esenyurt Belediyesi, öğrencilerin daha konforlu ve verimli bir ortamda ders çalışabilmeleri amacıyla Sezai Karakoç Kütüphanesi’nde kapsamlı yenileme çalışmaları gerçekleştirdi. Atatürk Mahallesi’nde bulunan Necmettin Erbakan Parkı içerisindeki kütüphane, modern altyapısı ve genişletilen kapasitesiyle yeniden hizmet vermeye başladı. Yapılan çalışmalar kapsamında kütüphanenin elektrik altyapısı tamamen yenilenirken, öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun yeni nesil çalışma masaları yerleştirildi. Priz ve internet erişimine sahip modern masalar sayesinde öğrenciler daha rahat çalışma imkânına kavuştu. Ayrıca kütüphanede daha önce bulunmayan mola alanları oluşturularak öğrencilerin hava şartlarından etkilenmeden dinlenebileceği sosyal alanlar hizmete sunuldu. Kütüphanede uygulamaya alınan turnike sistemiyle giriş-çıkışlar kontrollü hale getirilirken, öğrencilerin daha düzenli ve disiplinli bir çalışma ortamında vakit geçirmesi sağlandı. Yapılan yenileme çalışmalarıyla birlikte kütüphanenin kapasitesi 80 kişiden 124 kişiye çıkarıldı. İç ve dış cephesi tamamen yenilenen kütüphane, modern görünümü ve sessiz çalışma ortamıyla öğrencilerden yoğun ilgi görüyor. Öğrencilere çay, çorba ve çeşitli ikramların da sunulduğu kütüphane, Esenyurtlu gençlerin önemli çalışma alanlarından biri haline geldi. "Kütüphanenin yeni halinden çok memnunuz" Sezai Karakoç Kütüphanesi öğrencilerinden Resul Yağız yapılan yenileme çalışmalarından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi: "Geçen sene de bu kütüphaneyi kullanıyordum. O dönem yoldan geçen küçük çocuklar ya da ders çalışmayan kişiler de içeri giriyordu. Bu durum ders çalışan öğrencileri olumsuz etkiliyordu. Yapılan yeni düzenlemelerle birlikte artık daha kontrollü bir sistem oluştu. Şu anda kütüphaneye daha çok düzenli ders çalışan öğrenciler geliyor ve ortam çok daha sessiz hale geldi. Eskiden öğrenciler için mola alanı yoktu. Soğukta, yağmurda ya da sıcak havalarda dışarı çıkmak zorunda kalıyorduk. Yapılan yenilemeyle birlikte artık kendimize ait bir mola alanımız var. Böylece hava şartlarından etkilenmeden molalarımızı daha rahat geçirebiliyoruz. Ayrıca masalar büyütüldü ve priz sistemi yenilendi. Geçen yıl ciddi şarj sıkıntısı yaşıyorduk. Her masada priz bulunmadığı için telefonumuzun ya da bilgisayarımızın şarjı bittiğinde ders çalışmayı bırakmak zorunda kalıyorduk. Şimdi ise her masada priz bulunuyor. Hem daha geniş hem de daha konforlu çalışma alanları oluşturuldu. Yapılan bu yenilikler öğrenciler için çok daha rahat ve verimli bir çalışma ortamı sağladı. Bize bu imkânları sağlayan Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’a teşekkür ederim." (RU-
Dünya genelinde 316 milyon kişi bağımlılıkla mücadele ediyor
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:00 Dünya genelinde 316 milyon kişi bağımlılıkla mücadele ediyor Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Prof. Dr. Kültegin Ögel, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını belirtti. Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözlendiğine dikkat çeken Ögel, özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Ögel, Türkiye’de de tabloya dikkat çekerek, "Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi verilerine göre, bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunlar giderek daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor" dedi. Uzmanlara göre, bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizerek, "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor. Sanat terapisi, bireyin yalnızca mevcut duygularını değil; geçmiş yaşantılarını, ihtiyaçlarını ve baş etme biçimlerini de fark etmesine yardımcı oluyor. Kişi yaptığı çalışmalar aracılığıyla kendilik farkındalığını artırabiliyor. Bu süreç, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi güçlendirirken değişim motivasyonunu da destekliyor" dedi. Selvi, grup sanat terapilerinin kişilerarası farkındalığı geliştirdiğini belirterek, "Katılımcılar benzer deneyimlere sahip bireylerle bir araya geldiklerinde yalnız olmadıklarını fark ediyorlar. Bu paylaşım süreci empatiyi ve sosyal destek duygusunu güçlendiriyor. Sanat terapisinin en önemli özelliklerinden biri de bireye ’doğru’ ya da ’yanlış’ baskısı hissettirmeyen güvenli bir alan oluşturması. Bu yöntemde estetik kaygı ya da doğru-yanlış değerlendirmesi bulunmaz. Bu da bireyin kendini daha özgür ve güvenli bir şekilde ifade etmesine alan açar" dedi.
Kurban Bayramı’nda sofra uyarısı: Eti dinlendirmeden tüketmeyin, aşırıya kaçmayın
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:48 Kurban Bayramı’nda sofra uyarısı: Eti dinlendirmeden tüketmeyin, aşırıya kaçmayın Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte kurban ibadeti ve sofra hazırlıkları heyecanı başladı. Bayram sofralarında kontrolsüz et, tatlı ve hamur işi tüketiminin, böbrek hastalıklarından hipertansiyona, obeziteden kalp-damar hastalıklarına kadar birçok sağlık sorununu tetikleyebiliyor. Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, porsiyon kontrolünün kaybedilmesi ve özellikle yeni kesilmiş etin bilinçsiz tüketilmesinin sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu söyledi. Aydın, "Kurban Bayramı’nda en sık yapılan hatalardan biri kesilen etin hemen tüketilmesidir. Yeni kesilmiş et sert olduğu için sindirimi zorlaştırır ve mide-bağırsak sorunlarına neden olabilir" dedi. Etlerin kesildikten sonra en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, özellikle mide rahatsızlığı bulunan kişilerin bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Dinlendirilmeden tüketilen etlerin hazımsızlık, şişkinlik ve mide ağrısı gibi şikayetleri artırabileceğini ifade etti. Izgara yapılırken etin ateşe çok yakın olmaması gerektiğini belirten Aydın, kömürleşmiş etlerin sağlık açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Ayrıca etlerin ekstra yağ eklenmeden kendi yağıyla pişirilmesi gerektiğini ifade etti. Kırmızı etin yanında sebze ve yeşillik tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Aydın, "C vitamini ette bulunan demirin emilimini arttırabilir. Bu nedenle et yemeklerinin yanında salata ve sebze tüketmek hem besin çeşitliliği sağlar hem de eten alınan faydayı arttırır" dedi. Et saklama kuralları Bayramda yapılan en büyük hatalardan birinin de etlerin yanlış şartlarda saklanması olduğuna dikkat çeken Aydın, şu uyarılarda bulundu: "Etler büyük parçalar halinde değil, porsiyonluk olarak saklanmalı Buzdolabı poşeti veya yağlı kağıt kullanılmalı Derin dondurucuda -18 derecede muhafaza edilmeli Etler oda sıcaklığında değil, buzdolabında çözdürülmeli Çözdürülen et tekrar dondurulmamalı"b Bayram ziyaretlerinde yoğun şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların tercih edilmesinin daha sağlıklı olacağını ifade eden Aydın, porsiyon kontrolünün de ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Bayramda su tüketimi ve yürüyüşü ihmal etmeyin Metabolizmanın dengeli çalışabilmesi için günlük 2-2,5 litre su tüketiminin önemine dikkat çeken Aydın, güne bir bardak su ile başlamanın metabolizmayı canlandıracağını belirtti. Bayram boyunca fiziksel aktivitenin artırılması gerektiğini de söyleyen Aydın, yakın mesafedeki ziyaretlerin yürüyerek yapılmasını önerdi. Ayrıca geç saatlerde yenilen ağır akşam yemeklerinin sindirim sistemini zorlayabileceğini ifade etti.
Üreten kadınlar Trendyol’la Türkiye’den dünyaya açılıyor
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:31 Üreten kadınlar Trendyol’la Türkiye’den dünyaya açılıyor Trendyol’un sunduğu e-ticaret ve e-ihracat imkânları, Türkiye’nin farklı şehirlerindeki kadın üreticilerin ürünlerini milyonlarca müşteriye ulaştırıyor. İlknur Evcan’ın evde başlayan üretim yolculuğu, bugün 10 kadının birlikte çalıştığı Desenİzmir markasına dönüşmüş durumda. Evcan, ev tekstili ürünlerini platform aracılığıyla yurt içi ve yurt dışındaki müşterilerle buluşturuyor. Trendyol’un e-ticaret ile sunduğu erişim gücü, bugün birçok yerel üreticinin hikâyesini bulunduğu şehirle sınırlı kalmaktan çıkarıp Türkiye geneline ve sınırlar ötesine taşıyor. İzmirli girişimci İlknur Evcan da evde başladığı üretim yolculuğunu platform aracılığıyla büyüterek markasını yurt içi ve yurt dışına açılan bir ev tekstili firmasına dönüştürdü. İzmir’de yaşayan iki çocuk annesi Evcan’ın tekstil alanında herhangi bir deneyimi yoktu. Kızının doğumunun ardından çalışma hayatına ara veren Evcan’ın girişimcilik yolculuğu, evinde kullandığı kendi el emeği masa servislerinin misafirlerinden ilgi görmesiyle başladı. Öncelikle internetteki videoları izleyerek dikim öğrendi. İlk başlarda evinde üreterek başladı. Annesi ile bir arkadaşı, markanın ilk ekibini oluşturdular. Markanın çıkış ürünü Amerikan servisler oldu. Sağlam, leke tutmayan ve uzun süre kullanılabilen suplalar kısa sürede kullanıcıların ilgisini çekti. Evde başlayan bu üretim, zamanla bir atölyeye taşındı. Pandemi döneminde ev yaşamına ve sofra düzenine artan ilgi, Desenİzmir’in büyümesini hızlandırdı. Eşi ve çocuklarından büyük destek gördüğünü belirten İlknur Evcan, evden atölyeye geçiş için "Bir yıl kadar evde çalıştıktan sonra küçük bir yer tutma ihtiyacı doğdu" diyor. 10 kadın birlikte üretiyor Bugün Desenİzmir, 10 kadının birlikte üretim yaptığı bir markaya dönüşmüş durumda. İlknur Evcan, üç kişiyle başlayan yolculuğun hikayesini, "Kadınların gücünü burada çok iyi hissedebiliyorsunuz. Mesela işlerimiz arttıkça ürünleri taşıyabilmek için forklift satın aldık, atölyede forklift kullanmayı öğrendik. Farklı dikiş teknikleri, yeni modeller, tasarımlar çıkardık. Lisede başlayan tasarım merakımın buralara geldiğine annem hala inanamıyor. Hem kızımın hem oğlumun anneleriyle gurur duyması, benim için her şeyden değerli" sözleriyle anlattı. Üretimi biliyordu, platform ile müşterilerine ulaştı Evcan için platform, bu yolculukta önemli bir dönüm noktası oldu. Evcan’ın ürünleri, platform aracılığıyla yalnızca Türkiye’nin farklı şehirlerindeki müşterilere değil, yurt dışındaki müşterilere de ulaşmaya başladı. Supla, runner, kırlent, çocuk supla ve masa örtüsü gibi ürünler, e-ticaret ve e-ihracat sayesinde İzmir’deki atölyeden farklı ülkelere uzanan bir yolculuğa çıktı. Üretim tarafında kendine güvendiğini ancak pazarlama ve geniş müşteri kitlelerine ulaşma konusunda zorlandığını belirten İlknur Evcan, e-ticaret ve e-ihracatın markasına kattığı değeri şu sözlerle ifade etti: "İyi bir pazarlamacı değilim, iyi bir üreticiyim. Trendyol benim için ürünlerimi geniş müşteri kitlesine ulaştırmamı destekleyen muhteşem bir adım oldu, hayatıma çok şey kattı. E-ihracatı hayal gibi görüyordum. Tek tuşla yurt dışına ürün gönderebilmek bana çok uzak geliyordu. Gerçekleştikten sonra bile hâlâ inanamıyorum. Platform bize çok güzel bir yol açtı." Her ülkeden talep var Platform üzerinden yaptıkları mikro ihracat ile her ülkeden sipariş aldıklarını belirten İlknur Evcan, "Ürünlerimizi çoğunlukla Körfez ülkelerine ve Romanya’ya gönderiyoruz. Özellikle Ramazan ayında Körfez Bölgesi satışlarımızda yüzde 40 oranında artış görüyoruz. Hedefimiz Doğu Avrupa’da genişlemek. Avrupa’daki insanların ürünlerimizi seveceğini düşünüyorum" dedi.