Yerel Haberler
İstanbul
11 Mart 2026 Çarşamba - 09:34 "Glokom belirti vermeden görme kaybına yol açabilir" Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokomun sessiz ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet İçağasıoğlu, "Glokom belirti vermeden görme kaybına yol açabilir. Düzenli göz muayenesi, ilaçlara uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, görmenin korunması için en etkili önlemlerdir. Özellikle 40 yaş sonrası ve risk gruplarındaki kişiler kontrollerini ihmal etmemelidir" dedi. VM Medical Park Pendik Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet İçağasıoğlu, 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Glokomun göz içi basıncının artışıyla göz sinirine zarar veren ve tedavi edilmezse görme kaybına yol açabilen kronik bir hastalık olduğunu belirten Op. Dr. Ahmet İçağasıoğlu, "Glokom halk arasında göz tansiyonu olarak bilinir. Hastalık çoğu zaman sinsi şekilde ilerler ve erken dönemde hastalar herhangi bir belirti fark etmeyebilir. Bu nedenle glokom ‘sağlıklı gözün sessiz hırsızı’ olarak adlandırılır" dedi. ’’Görme kaybı geri döndürülemez’’ Glokomun retina ve optik siniri etkilediğini anlatan Op. Dr. İçağasıoğlu, hastalığın mekanizmasını şu sözlerle açıkladı: "Hastalık genellikle önce çevresel görmeyi etkiler. Başlangıçta hastalar görmelerinin iyi olduğunu düşünebilir, bu yüzden çoğu fark etmez. Ancak ilerledikçe görme alanı daralır ve ileri evrede tünel görme gelişebilir. Glokomda kaybolan retinal ganglion hücreleri ve optik sinir lifleri geri gelmez. Tedavinin amacı kaybedilen görmeyi geri kazandırmak değil, hastalığın ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmaktır." Göz içi basıncının dalgalanmalarının da hastalıkta önemli rol oynadığını dile getiren Op. Dr. İçağasıoğlu, "Sadece ortalama basınç değil, gün içi dalgalanmalar ve özellikle gece yükselmeleri de sinir hasarını hızlandırır. Bu yüzden düzenli damla kullanımı ve takip hayati önemdedir" dedi. ’’Düzenli takip kritik önemde’’ Glokom tedavisinde düzenli kontrollerin ve ilaç uyumunun büyük önem taşıdığını belirten Op. Dr. İçağasıoğlu, hastaların çoğu zaman kendilerini iyi hissettikleri için tedaviyi aksatabildiğini ifade etti. Op. Dr. İçağasıoğlu, "Glokom kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. Göz içi basıncı kontrol altında tutulmazsa, sinir hasarı sessiz şekilde devam eder. Düzenli takip, OCT ve görme alanı testleri ile hastalığın ilerlemesini izlemek gerekir. Tedavi planı buna göre ayarlanır" şeklinde konuştu. ’’40 yaş sonrası göz muayenesi ihmal edilmemeli’’ Glokomda erken tanının görmenin korunmasında en önemli faktör olduğunu kaydeden Op. Dr. İçağasıoğlu, "Glokomda erken tanı görmenin korunmasında en önemli faktördür. Özellikle 40 yaşından sonra düzenli göz muayenesi ihmal edilmemelidir. Ailede glokom öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Bu yüzden bu kişilerin daha erken yaşlardan itibaren düzenli göz muayenesi yaptırmaları gerekir" dedi. ’’Sağlıklı yaşam alışkanlıkları göz sağlığını destekliyor’’ Günlük yaşam alışkanlıklarının göz sağlığı üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Op. Dr. İçağasıoğlu, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı önerilerini şöyle paylaştı: "Tempolu yürüyüş, hafif koşu ve yüzme gibi aerobik egzersizler göz içi basıncını birkaç birim düşürebilir ve gözün kan dolaşımını artırabilir. Ancak çok ağır kaldırma gibi basıncı artırabilecek egzersizlerden kaçınılması gerekir. Ayrıca uyku pozisyonu da önemlidir; yüzüstü uyumak veya sürekli aynı göz üzerine yatmak basıncı artırabilir. Bazı yoga hareketlerinde yapılan baş aşağı duruşlar da dikkatli uygulanmalıdır. Çok fazla kahve veya su, göz içi basıncını geçici olarak yükseltebilir. Sıvı tüketimini gün içine yaymak daha sağlıklıdır. Antioksidan açısından zengin beslenme ve sigaradan uzak durmak göz sinirini korumaya yardımcı olur." ’’Bebeklerde de görülebiliyor’’ Glokomun nadir de olsa bebeklerde görülebileceğini belirten Op. Dr. İçağasıoğlu, konjenital glokom hakkında şunları söyledi: "Konjenital glokomda göz içi sıvısının dışarıya akmasını sağlayan yapıların gelişiminde bozukluk olur. Bu durum göz içi basıncının yükselmesine ve göz dokularında hasara yol açabilir. Bebeklerde aşırı göz sulanması, ışıktan kaçma, gözleri sıkma ve kornea bulanıklığı en sık görülen belirtilerdir. Ayrıca göz büyüklüğünde artış ve korneada ödem görülebilir. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır." Tedavinin genellikle cerrahi yöntemlerle yapıldığını söyleyen Op. Dr. İçağasıoğlu, "Erken dönemde yapılan müdahale ile görme büyük oranda korunabilir. Geç kalınırsa optik sinir hasarı kalıcı olur" dedi. Dünya Glokom Haftası mesajı Op. Dr. İçağasıoğlu, toplumda farkındalık oluşturmanın önemine değinerek şunları paylaştı: "Glokom sessiz ilerleyen bir hastalıktır. Belirti vermeden görme kaybına yol açabilir. Düzenli göz muayenesi, ilaçlara uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, görmenin korunması için en etkili önlemlerdir. Özellikle 40 yaş sonrası ve risk gruplarındaki kişiler kontrollerini ihmal etmemelidir."
‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında 50 bin kadına ulaşıldı
13 Şubat 2026 Cuma - 11:35 ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında 50 bin kadına ulaşıldı Türk Telekom’un Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi bu yıl da binlerce kadına ulaştı. 2019 yılından bu yana toplamda 50 bin kadının katıldığı projede, 50 girişime 3 milyon TL’nin üzerinde iş geliştirme hibesi sağlandı. Teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonuyla ‘Türkiye’ye Değer’ projeler hayata geçiren Türk Telekom, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesiyle girişimci kadınlara sunduğu desteği sürdürüyor. Şirketin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği iş birliğinde yürüttüğü projede kadınların dijital yetkinlikleri geliştirilerek ekonomik ve toplumsal hayatta daha aktif rol almaları amaçlanıyor. Bugüne kadar toplamda 50 bin kadının hayatına dokunan ve 50 kadının 3 milyon TL’nin üzerinde hibe almasını sağlayan proje kapsamında, Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin; proje ortaklarının temsilcileri TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kopuz, UNDP Türkiye Temsilci Yardımcısı Mustafa Ali Yurdupak, Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ve 2025 sonunda hibe desteği alan 20 girişimci kadın ile bir araya geldi. Şahin, girişimcilerin yolculuklarını dinlerken bu zamana kadarki başarılarından dolayı kendilerini tebrik etti. Yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında 2025 yılında tüm Türkiye’den 15 binden fazla kadın; Dijital İçerik Geliştirme, Dijital Reklamcılık, Dijital Finansal Okuryazarlık, Sosyal Medya Fotoğrafçılığı ve Dijital Pazarlama gibi eğitimler aldı. Eğitimlerin ardından tasarım odaklı düşünme atölyelerine katılanlar arasından seçilen girişimci kadınlara mentörlük desteği sunulurken, girişimlerini büyütme potansiyeline sahip olanlara hibe desteği sağlanarak işlerini geliştirmelerine, ekonomik ve toplumsal hayata daha güçlü biçimde katılmalarına destek olunuyor. "Fırsat eşitliği için kapsayıcı ve sürdürülebilir projeler yürütüyoruz" ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında girişimci kadınlar ile bir araya gelen Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’ye Değer vizyonumuz ve ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük etme misyonumuzu, kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizle sürdürüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken ekonomik, sosyal, bölgesel ve fiziksel sebepler ile toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için erişilebilir teknolojiler geliştiriyor, projeler ortaya koyuyoruz. Şirket olarak, girişimci kadınların yanında olmayı; onların dijital dünyada daha görünür olmasını, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir iş modelleri kurabilmelerini desteklemeyi öncelikli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Ülkemizin dijital geleceğine liderlik ederken, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemiz ile bu geleceği kadınlarımızla birlikte oluşturmaktan, her adımda onların yanında olmaktan gurur duyuyoruz. Şirket olarak 2019 yılından bu yana yürüttüğümüz ve 15 bini 2025 yılında olmak üzere bu zamana kadar toplamda 50 bin kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimler verdiğimiz ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında paydaşlarımız ve iş geliştirme hibesi almaya hak kazanan girişimcilerimiz ile bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Projenin 2025 döneminde mentörlük programı için 31 farklı şehirden toplamda 222 başvuru aldıklarını açıklayan Şahin, "40 girişimci mentörlük programına alınırken jüri tarafından seçilen 20 kadın girişimciye ise toplamda 2 milyon TL hibe desteğinde bulunduk. Sosyal sorumluluk projelerimizle, fırsat eşitliği sağlamaya ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından ‘Eşitsizliklerin Azaltılması’ amacına katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Tüm girişimcilerimizi yürekten tebrik ediyor, başarılarının diğer kadınlara ilham vereceğine inanıyorum" diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eğitim-öğretim süreçlerine çok yoğun bir biçimde katkı verdik"
13 Şubat 2026 Cuma - 10:54 Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eğitim-öğretim süreçlerine çok yoğun bir biçimde katkı verdik" Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eğitim-öğretim süreçlerine çok yoğun bir biçimde katkı verdik, çok güzel şeyler yapıldı. Türkiye’nin tamamında sınıf kapasitesi, öğrenci sayısı, sınıf başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi uluslararası eğitim niteliğini gösteren göstergeler açısından çok önemli gelişmelerin altına imza attık" dedi. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Aziz İstanbul’a İyiliğin 1000 Hali" projesi kapsamında Beykoz Anadolu Kavağı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Salim Düzgit İlkokulu ve Ortaokulu’nun açılışına katıldı. 6 Şubat 2023’de meydana gelen depremlerin ardından yıkılıp tekrar yapılan okulda 10 sınıf bulunuyor. Açılış programında, İstanbul Valisi Davut Gül, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, Düzgit Ailesi üyeleri ve çok sayıda davetlide hazır bulundu. Açılışta konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eğitim-öğretim süreçlerine çok yoğun bir biçimde katkı verdik, çok güzel şeyler yapıldı. Türkiye’nin tamamında sınıf kapasitesi, öğrenci sayısı, sınıf başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi uluslararası eğitim niteliğini gösteren göstergeler açısından çok önemli gelişmelerin altına imza attık. Türkiye ile ilgili rakamlar değişik ortamlarda sürekli dile getiriyoruz. Ama daha rahat anlaşılabilmesi açısından Beykoz ile ilgili rakamları söyleyeyim size. 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Beykoz’da 39.744 öğrencimiz eğitim görüyormuş. Bugün, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında bu rakamı özellikle veriyorum; eğitim-öğretim alan öğrenci sayımız 41.284. Yaklaşık olarak 2.000 civarında öğrenci sayımızda artış var" dedi. Beykoz’da öğretmen sayısının 2 kat arttığını söyleyene Bakan Tekin, "2002-2003 eğitim-öğretim yılında Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki okullarımızda ders veren öğretmen sayımız 1.417. Şu an 2.830. Yani öğrenci sayısında yaklaşık 2.000 artış varken, öğretmen sayımız iki kat artmış. Bu uluslararası göstergeler açısından çok önemli bir rakam. Peki fiziki anlamda eğitim-öğretim ortamları açısından baktığımızda durum ne? 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Beykoz’da 655 tane sınıfımız varmış. 72 okulda 655 sınıf. Şimdi, şimdi 189 okul var ve 1.753. Yani sınıf sayımız üç kat artmış durumda. Bu süreçte emeği geçen, genel bütçeden aktarılan paylar itibariyle, hayırseverlerimizin katkıları itibariyle, yerel yönetimlerin katkıları itibariyle emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun" ifadelerini kullandı. "Deprem bölgesinde 2,5-3 yıllık bir süreç içerisinde sınıf kapasitemizi yüzde 15 artırdık" "AK Parti iktidarlarının başlangıcından itibaren ülkemizdeki kamu binalarını, özellikle de eğitim-öğretim binalarını deprem ve afetlere karşı dayanıklılığını artıracak tedbirleri önceledik" diyen Bakan Tekin, "Bütün okullarımızı bu kapsamda İstanbul Valiliğimizin koordinesinde güçlendirme ihtiyacı olanları güçlendirdik, yıkılıp yeniden yapılması gerekenleri yıkıp yeniden yaptık. Bu okul da 6 Şubat depremleri vesilesiyle yıkılıp yeniden yapılması gereken okullarımızdan bir tanesi olarak tespit edilmiş, hayırseverlerimiz de katkı verdi. Ben bu vesileyle şunun altını çizmek istiyorum: Bakın biraz önce söylediğim rakamlar 22-23 yılda yapılan okul sayıları gibiydi. Fakat 6 Şubat depremlerinin yaşandığı 11 ilimizde yaklaşık 2,5-3 yıllık bir periyot içerisinde, 2,5-3 yıllık bir süreç içerisinde sınıf kapasitemizi yüzde 15 artırdık. Şunu anlatmak istiyorum: 6 Şubat depremlerinde bu 11 ilimizde 9.700 civarında sınıfımız yıkıldı, kullanılamaz hale geldi. Yaklaşık 10.000 diyelim. Bu yıl Eylül ayında bölgede 15.000 ilave sınıf eğitim-öğretime açılmış durumda. Önümüzdeki Eylül ayında bu sayı 25.000’e çıkacak" değerlendirmesinde bulundu. "24 sınıflı bir okulu İstanbul Büyükşehir Belediyesi 6 yılda ancak bitirebildi" Siyasal muhalefeti anlamakta zorlandığını söyleyen Tekin, "Bazen yapılanları en azından arada bir takdir etseler çok mutlu olacağız. Mesela dün Cumhurbaşkanımız da söyledi; 1939 depremlerinden sonra 1940 yılı başlarında Türk basınında atılan manşetlere bakarsanız, dalga geçer gibi manşetler atıyorlardı. Evi yıkılan ailelere sekizer tane çivi dağıtılıyordu sadece. Hadi diyelim ki o İkinci Dünya Savaşı şartları, orayı geçtik. Ben şimdi bir daha çok somut bir rakam vereceğim. Ocak ayında, 2020 yılı 24 Ocak tarihinde Elazığ’da bir deprem oldu. Elazığ depreminden sonra kendilerine teşekkür ediyoruz; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bize birer okul yapmak üzere taahhütte bulundu. Üzerinden kaç yıl geçmiş? 6 yıl geçmiş. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yapacağım taahhüdünde bulunduğu okul 24 sınıflı Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. A ve C bloklarını Aralık ayında teslim ettiler, 2025 Aralık ayında. B bloğunu da bu yıl Ocak ayında teslim ettiler. 24 sınıflı bir okulu İstanbul Büyükşehir Belediyesi 6 yılda ancak bitirebildi" diye konuştu. "32 sınıflı bir okulu 6 yılda ihalesine çıkabilen bir siyasi partinin genel başkanının ve siyasi muhalefetin açıklamaları gerçekten bizi üzüyor" Bakan Tekin, "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Anadolu Lisesi’nin yapımını üstlendi. 32 sınıflı bir okul. Üzerinden kaç yıl geçmiş? 6 yıl geçmiş. Okul nerede? Yok. Ocak ayında ihalesine çıkabildiler daha. Şimdi tablo böyleyken; 2,5 yılda biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak 15.000 sınıf yapmışken, 24 sınıflı bir meslek lisesini 6 yılda bitiren, 32 sınıflı bir okulu 6 yılda ihalesine çıkabilen bir siyasi partinin genel başkanının ve siyasi muhalefetin açıklamaları gerçekten bizi üzüyor. Ben bu anlamda iktidarıyla muhalefetiyle herkesin kamusal işlerin daha hızlı yürümesi açısından, kamusal hizmetlerin daha verimli yürümesi açısından biraz daha duyarlı olmaya, yapılanları takdir etmeye, yapılmayanlar konusundaki eleştirilerin dikkate alınabilmesi için bu konuda biraz daha özenli bir dil kullanmaya davet ediyorum. Bunu yaptığımız zaman Türkiye’de demokrasi, Türkiye’de siyasal muhalefet, Türkiye’de hukuk devleti, anayasal devlet güçlenecektir" ifadelerini kullandı. İstanbul’da 2026 yılı içerisinde yapılacak olan eğitim projelerine değinen İstanbul Valisi Davut Gül ise şunları söyledi: "Özellikle okul öncesi eğitimin daha çok gündemimize gelmesi, çalışan annelerin ihtiyaçlarıyla birlikte de. Biz de hayırseverlerimizle 2026 yılı içerisinde yüz tane kreş, yüz tane anaokulu, yüz tane de 4 altı yaş Kur’an kursu yapacağız. İnşallah İstanbul’umuz diğer illere göre okul öncesi eğitimdeki kreş eğitimindeki eksikliklerini tamamlayıp çocuklarımızın mahalle ölçeğinde bir ortam kazanmış olacak."
Cari denge Aralık ayında 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi
13 Şubat 2026 Cuma - 10:44 Cari denge Aralık ayında 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi Aralık ayında cari işlemler hesabı 7 milyar 253 milyon dolar açık kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayı Ödemeler Dengesi Gelişmelerine göre, cari işlemler hesabı 7 milyar 253 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 691 milyon ABD doları açık verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 7 milyar 439 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre, Aralık ayında cari açık yaklaşık 25,2 milyar ABD doları olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 69,7 milyar ABD doları açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 63,5 milyar ABD doları fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 18,5 milyar ABD doları ve 528 milyon ABD doları açık verdi. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler bu ay 2.651 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş olup, bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 1.674 milyon ABD doları ve 2.533 milyon ABD doları oldu. Finans hesabı 2025 yılı Aralık ayı yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 3,3 milyar ABD doları ve krediler 36,2 milyar ABD doları katkı verirken; net portföy yatırımları 1,7 milyar ABD doları, ticari krediler 2,2 milyar ABD doları ve net efektif ve mevduatlar 15,6 milyar ABD doları negatif yönlü etki etti. Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı 22,0 milyar ABD doları oldu. Aralık ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkışlar 465 milyon ABD doları olarak kaydedilmiştir. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 642 milyon ABD doları artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 1.107 milyon ABD doları arttı. Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 252 milyon ABD doları gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 287 milyon ABD doları net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü. Portföy yatırımları Aralık ayında 73 milyon ABD doları tutarında net giriş kaydetti. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 839 milyon ABD doları ve DİBS piyasasında 501 milyon ABD doları net alış yaptığı görüldü. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; yurt dışı yerleşiklerin bankalar ve diğer sektörler ihraçlarında sırasıyla 383 milyon ABD doları ve 85 milyon ABD doları net alış, Genel Hükümet ihraçlarında ise 140 milyon ABD doları net satış yaptığı görüldü. Yurt dışından kredi kullanımlarında bu ay bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 1.317 milyon ABD doları, 567 milyon ABD doları ve 4.333 milyon ABD doları net kullanım gerçekleşti. Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası cinsinden 2.049 milyon ABD doları net azalış ve yabancı para cinsinden 109 milyon ABD doları net artış olmak üzere toplam 1.940 milyon ABD doları net azalış kaydetti. Resmi rezervlerde bu ay 4.136 milyon ABD doları net azalış oldu.
Fenerbahçe’de hedef, Trabzonspor’a karşı seriyi sürdürmek
13 Şubat 2026 Cuma - 10:35 Fenerbahçe’de hedef, Trabzonspor’a karşı seriyi sürdürmek Trendyol Süper Lig’de Trabzonspor’a konuk olacak Fenerbahçe, rakibine karşı son maçlarda elde ettiği galibiyet serisini sürdürmek ve bu sezonki namağlup ünvanını korumak istiyor. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Fenerbahçe, yarın saat 20.00’de deplasmanda Trabzonspor ile kozlarını paylaşacak. Bu sezon oynadığı 21 maçta yenilgi yüzü görmeyen sarı-lacivertliler, ezeli rakibini yenerek zirve yarışında hata yapmak istemiyor. Ligde son 3 deplasmanda galibiyet elde eden Tedesco’nun öğrencileri zorlu mücadeleyi kazanması halinde takipçisi olan bordo-mavililer ile puan farkını açacak. Fenerbahçe, Trabzonspor’u yenmesi halinde Aralık 2002 - Nisan 2005 tarihleri arasında rakibine karşı aldığı ligde 5 maçlık galibiyet serisini de tekrarlayacak. Deplasman karnesi Fenerbahçe, bu sezon dış sahada 11 karşılaşmaya çıktı. 9’unu Tedesco, 1’ini Mourinho, 1’ini de Zeki Murat Göle’nin yönetiminde oynayan sarı-lacivertliler 7 galibiyet, 4 beraberlik elde etti. Kanarya, ligde konuk olduğu maçlarda 25 gol atarken, kalesinde 9 gol gördü. Fenerbahçe, deplasmanda en son Kocaelispor’u 2-0 mağlup ederken, son 7 deplasman maçının 6’sında sahadan galibiyetle ayrıldı. Tedesco’nun büyük maç performansı Fenerbahçe, ligin ilk yarısındaki büyük maçlarda başarılı performans sergiledi. Sarı-lacivertliler, ezeli rakiplerine karşı oynadığı 3 lig maçında 7 puan topladı. Kadıköy’de Trabzonspor’u 1-0 mağlup eden Kanarya, Beşiktaş deplasmanında da 3-2’lik galibiyet elde etti. Evinde karşılaştığı Galatasaray ile ise 1-1 berabere kaldı. Tedesco yönetimindeki takım Turkcell Süper Kupa finalinde de Galatasaray’ı 2-0 yenerek kupanın sahibi oldu. Milan Skriniar’ın cezası bitti Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’ndan (PFDK) 2 maç men cezası alan Milan Skriniar’ın cezası tamamlandı. Slovak defans, kupada Erzurumspor FK ve ligde Gençlerbirliği ile oynanan karşılaşmalarda forma giyemedi. Bu sezon ligde Fatih Karagümrük ve Gençlerbirliği maçlarında kart cezaları nedeniyle kadroda olmayan Skriniar, 19 maçta 90 dakika sahada kaldı. Sarı-lacivertlilerde eksikler Turkcell Süper Kupa finali sonrası sağ arka adalesinde kısmi yırtık tespit edilen ve yaklaşık 5 hafta takımdan ayrı kalarak tedavisi süren Levent Mercan, dün yapılan antrenmanın ilk bölümünde takımla çalıştı. Levent’in, bordo-mavililere karşı kadroda olup-olmayacağı son idmanın ardından netlik kazanacak. Tedavisi devam eden Archie Brown ise maç kadrosunda olmayacak. Kerem Aktürkoğlu ve Musaba kart sınırında Fenerbahçe’de yarınki mücadele öncesi Kerem Aktürkoğlu ve Anthony Musaba, sarı kart ceza sınırında yer alıyor. Bu iki isim Trabzonspor’a karşı kart görmesi halinde gelecek hafta Kadıköy’de oynanacak Kasımpaşa maçında cezalı duruma düşecekler. En golcü Talisca Sarı-lacivertlilerin Brezilyalı forveti Anderson Talisca, bu sezon attığı 12 golle takımının en golcü ismi konumunda. Tüm kulvarlarda 20 golü bulunan 32 yaşındaki futbolcu, Süper Lig’de de son 6 maçta 6 gol, 2 asistlik katkı sağladı. Talisca, 4 gün önce oynanan Gençlerbirliği karşısında da fileleri havalandırdı.
Merkez Bankası anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 24,11 oldu
13 Şubat 2026 Cuma - 10:28 Merkez Bankası anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 24,11 oldu Cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 23,23 iken, bu anket döneminde yüzde 24,11 oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Şubat ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ni yayımladı. Anket, reel sektör ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 71 katılımcı tarafından yanıtlandı ve sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirildi. Yıllık enflasyon beklentileri Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 23,23 iken, bu anket döneminde yüzde 24,11 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 22,20 iken, bu anket döneminde yüzde 22,10 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 16,94 iken, bu anket döneminde yüzde 17,11 olarak gerçekleşti. 12 ay sonrası enflasyon beklentileri 2026 yılı Şubat ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 25,87 olasılıkla yüzde 19,00 - 20,99 aralığında, yüzde 33,08 olasılıkla yüzde 21,00 - 22,99 aralığında, yüzde 25,70 olasılıkla ise yüzde 23,00 - 24,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 18,46’sının beklentilerinin yüzde 19,00 - 20,99 aralığında, yüzde 43,08’inin beklentilerinin yüzde 21,00 - 22,99 aralığında, yüzde 29,23’ünün beklentilerinin yüzde 23,00 - 24,99 aralığında olduğu gözlendi. 24 ay sonrası enflasyon beklentileri 2026 yılı Şubat ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 16,07 olasılıkla yüzde 13,00 - 15,99 aralığında, yüzde 44,38 olasılıkla yüzde 16,00 - 18,99 aralığında, yüzde 18,06 olasılıkla ise yüzde 19,00 - 21,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 18,97‘sinin beklentilerinin yüzde 13,00 - 15,99 aralığında, yüzde 55,17‘sinin beklentilerinin yüzde 16,00 - 18,99 aralığında, yüzde 13,79‘unun beklentilerinin yüzde 19,00 - 21,99 aralığında olduğu gözlendi. Faiz beklentileri Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 36,43 iken, bu anket döneminde yüzde 36,95 oldu. Mart ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi bu anket döneminde yüzde 36,08 olarak gerçekleşti. Döviz kuru beklentileri Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 51,17 TL iken, bu anket döneminde 51,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 51,89 TL iken, bu anket döneminde 52,39 TL olarak gerçekleşti. GSYH büyüme beklentileri Katılımcıların GSYH 2026 ve 2027 yılı büyüme beklentileri bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de sırasıyla yüzde 3,9 ve 4,3 olarak gerçekleşti.