Yerel Haberler
İstanbul
Garanti BBVA, BonusFlaş’ı uçtan uca yeniledi 11 Mart 2026 Çarşamba - 16:13:06 Garanti BBVA, BonusFlaş’ı uçtan uca yeniledi. Modern arayüzü, hızlandırılmış NFC ile Mobil Temassız ve QR ödeme akışları, gelişmiş kart yönetimi, kişiselleştirilmiş kampanya altyapısı ve dijital cüzdan özellikleriyle BonusFlaş, cüzdan, kampanya, ödeme ve kart deneyimini tek platformda sunuyor. Garanti BBVA, BonusFlaş’ı kapsamlı bir dönüşüm sürecinin ardından yeniden tasarladı. BonusFlaş, yapılan güncelleme ile birlikte, müşteri deneyimi, teknoloji altyapısı ve dijital cüzdan kabiliyetleri açısından uçtan uca yenilenmiş bir platform olarak hayata geçti. Mastercard Danışmanlık Hizmetleri ekibinin stratejik yönlendirmeleri, proje yönetimi, uygulama geliştirme ve önyüz tasarımı desteğiyle güçlendirilen yeni versiyon, kampanya ve ödeme deneyimini tek bir ekosistemde birleştirerek kullanıcılara hızlı, akıllı ve kişiselleştirilmiş bir dijital deneyim sunuyor. 2015 yılında "Kart bilgileriniz ve kampanyalarınız tek uygulamada" yaklaşımıyla sektörde önemli bir adım olarak hayata geçen BonusFlaş, kısa sürede Garanti BBVA’nın çok kullanılan mobil bankacılık uygulamalarından biri hâline gelmişti. GarantiPay, harcama kontrol, dijital slip gibi birçok yeni özellik BonusFlaş üzerinden kullanıcılarla buluşmuştu. Değişen müşteri beklentileri ve dijital standartlar doğrultusunda uygulama şimdi daha bütünleşik bir yapıya kavuştu. "Uçtan uca yeniledik" BonusFlaş’ın uçtan uca yenilenmesiyle ilgili konuşan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, "Garanti BBVA olarak müşterilerimizin hayatını gerçekten kolaylaştıran anlamlı deneyimler oluşturmanın bir yolu olarak görüyoruz. Bugün artık mesele sadece teknoloji sunmak değil; müşteriyi gerçekten tanıyan, ihtiyacı doğru anda anlayan ve bütünleşik bir finansal deneyim sunabilmek. Kullanıcıların beklentisi de bu yönde değişiyor; bir uygulamadan öte, kendilerini anlayan ve doğru anda öneri sunan akıllı bir asistan deneyimi bekliyorlar. BonusFlaş’ı da tam bu noktada bir adım ileri taşıyoruz. Yapay zeka ile güçlendirdiğimiz yeni BonusFlaş, kampanya ve sadakat deneyiminin ötesine geçerek harcama, tasarruf ve öneriyi aynı çatı altında buluşturan akıllı bir dijital cüzdana dönüşüyor. Müşterilerimize daha kişisel, daha bütünleşik ve daha proaktif bir finansal deneyim sunuyor; bankacılığın geleceğini bugünden inşa etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "İhtiyaçlara göre kampanyalar öneriyoruz" Yeniliklerden bahseden Garanti BBVA Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Kerem Orbay, "Bonus ve BonusFlaş markalarımızla Türkiye’de ödeme sistemleri alanında birçok yeniliğe imza attık, kart ve kampanya deneyimini dijitalleştiren, sektörde referans noktası haline gelen yenilikleri hayata geçirdik. Yine bu öncü yaklaşımın devamı niteliğinde, yenilediğimiz BonusFlaş’ı, kullanıcılarımızın ödeme deneyimini uçtan uca yeniden tasarlayan bir platform olarak hayata geçirdik. Kullanıcılarımız artık günlük hayatın içinde ihtiyaç duyduğu pek çok işlemi tek platform üzerinden yapabiliyor. Kullanıcılar, tüm kartlarını tek bir yerden yönetebiliyor, kampanyalara tek dokunuşla katılabiliyor ve harcamalarını sektör bazlı grafiklerle takip edebiliyor. Ödeme, sadakat, kampanya, analiz ve kişisel önerileri tek bir platformda entegre ederek, kullanıcıların hayatını kolaylaştıran ve değer katan bir dijital cüzdan olarak konumlandırıyoruz. Kişiselleştirme yaklaşımımızı ise hiper-kişiselleştirme boyutuna taşıdık. Müşterilerimizin harcama alışkanlıklarını, tercihlerini ve etkileşimlerini analiz ederek ilgi alanlarına ve ihtiyaçlarına göre kampanyalar ve öneriler sunuyoruz. Ana sayfa deneyimini de kullanıcı tercihlerine göre dinamik olarak kurguladık; en sık kullanılan işlemler, takip edilen markalar ve öne çıkan fırsatlar kişiye göre farklılaşabiliyor. Böylece BonusFlaş, her kullanıcı için kendine özgü bir deneyime dönüşüyor. Garanti BBVA’nın dijitalleşme ve inovasyon vizyonunun somut bir örneği olan bu yeni versiyonla kullanıcılarımızın finansal deneyimini daha güvenli, hızlı ve kişisel hâle getirmeyi amaçlıyoruz." Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, "Dijitalleşme, ödeme deneyimini kartın ötesine taşıyarak kullanıcıların hayatını her geçen gün daha da kolaylaştırıyor. Bu dönüşümü yalnızca teknolojimizle değil, danışmanlık ve strateji yetkinliklerimizle de destekliyoruz. BonusFlaş’ın yenilenme yolculuğunda Garanti BBVA ile yakın bir iş birliği içinde çalışarak ürün stratejisinden tasarım ve yazılım süreçlerine kadar geniş partner ekosistemimizin gücünü bu projeye taşıdık. Hiper-kişiselleştirme yetenekleriyle BonusFlaş’ın, müşterilere doğru anda doğru değeri sunan bir alışveriş katalizörüne dönüşmesine katkı sağlamaktan ve bu güçlü iş ortaklığıyla ekosisteme yeni bir değer kazandırmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" açıklamalarında bulundu. Sade ve hızlı arayüz BonusFlaş ile kullanıcılar daha sade ve yönlendirici bir ana sayfa deneyimiyle karşılaşıyor. Sık kullanılan işlemlere daha hızlı erişilebiliyor, kampanyalara tek tıkla katılım sağlanabiliyor ve kazanım durumları net biçimde takip edilebiliyor. Kampanya önerileri ve bildirimler, kullanıcıların harcama alışkanlıklarına göre anlamlı şekilde sunuluyor. Tüm kartlar tek cüzdanda Ödeme tarafında ise süreçler hızlandı ve sadeleşti. Android kullanıcıları ödeme öncesinde kayıtlı kartları arasından hızlıca seçim yapabiliyor. GarantiPay ve 3D Secure ile internetten ödemeler, kredi kartı borcu, fatura ve Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemeleri ile karttan karta yurt dışı para transferi gibi işlemler fiziki karta ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebiliyor. Çoklu kart sahibi müşteriler için kart yönetimi de yeniden kurgulandı. Toplam limit, kalan limit ve toplam borç bilgisi tek ekrandan görüntülenebiliyor; toplu borç ödeme yapılabiliyor. Harcama grafikleri sayesinde tüm kartlardaki işlemler sektör bazlı analiz edilebiliyor. Günlük, haftalık ve dönemsel harcama dağılımları karşılaştırılabiliyor. Garanti BBVA, kullanıcı deneyimini sürekli iyileştirmeyi ve müşterilerinin beklentilerini her zaman odağında tutmayı temel öncelik olarak konumlandırıyor. Yeni BonusFlaş ile dijital ödeme ve kampanya ekosistemini daha da geliştirecek yenilikleri önümüzdeki dönemde de kullanıcılarıyla buluşturmayı hedefliyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 16:12 Mesut Bakkal: "Puan farkını kapatmamız için bütün maçları kazanmamız gerekiyor" Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Mesut Bakkal, zirvedeki rakipleriyle olan puan farkını kapatmaları için kalan bütün maçları kazanmaları gerektiğini söyledi. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Amed Sportif Faaliyetler, konuk olduğu İstanbulspor’u 4-0 mağlup etti. Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Mesut Bakkal, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Bakkal, sözlerine hayatını kaybeden teknik adamlar Orhan Kaynak ve Engin Fırat için başsağlığı mesajlarıyla başladı. Mesut Bakkal karşılaşma için değerlendirmesinde ise şunları söyledi: "Geçen haftalara baktığınız zaman çok daha iyi mücadele eden, daha iyi oynayan bir Amed vardı. Maçın ilk devresinde bir pozisyon haricinde üretmeyi de bildik. Özellikle yan toplardan çalıştığımızın karşılığını almak bizi çok sevindiriyor. Çünkü çok uzun adamlarımız var. Oradan golleri bulmamız bizi sevindiriyor. Koyduğumuz hedef doğrultusunda, bu benim 5. maçım 11 puan aldık ama beraberlik aldığımız için diğer takımları yakalamakta 3-4 puan farkımız var. Onu da kapatmamız için kalan bütün maçları kazanmamız gerekiyor. O bağlamda yola çıktık. Geçen hafta Serik’i yendik, bu hafta İstanbul. Pazar günü Manisa maçımız var, sonrasında Hatay maçı. Hedef puanımız 67. Milli takım arasından sonra devam edeceğiz. İyi oyuncularımız var. Biraz daha disiplinli, özverili oynadıkları zaman farkları ortaya çıkıyor. Güzel bir galibiyet, yolumuza devam etmek istiyoruz."
11 Mart 2026 Çarşamba - 16:10 12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde erken tanının önemi vurgulandı Kronik böbrek hastalığına dikkat çekmek amacıyla ‘Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat’ farkındalık kampanyası hayata geçirildi. 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında tanıtılan proje ile erken tanı ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi vurgulanıyor. 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında kronik böbrek hastalığına dikkat çekmek amacıyla AstraZeneca Türkiye, Türk Nefroloji Derneği ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu işbirliğiyle ‘Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat’ farkındalık projesi hayata geçirildi. Projenin tanıtımı Model Tülin Şahin’in moderatörlüğünü yaptığı toplantıda yapıldı. Toplantı kapsamında, kronik böbrek hastalığı; hekim, hasta ve hasta yakını perspektifinden ele alındı. Açılış konuşmasını AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç’in yaptığı toplantıda Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Taner Balbay yaptıkları çalışmalar ve hastalıkla ilgili önemli bilgileri aktardı. Bir hasta yakını olan Tülin Şahin ve kronik böbrek hastası Duygu Bayındır’ın yaşadıkları deneyimleri paylaştığı toplantı, duygusal anlara da sahne oldu. "Düzenli kontrollerle sağlıklı bir geleceğin mümkün olduğu mesajını yaymak istiyoruz" AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında sağlık alanında kalıcı değer oluşturmanın yalnızca yenilikçi tedavileri sunmakla sınırlı olmadığını, farkındalık ve erken tanı çalışmalarıyla bu hastalıkla mücadelede çok daha önemli ilerlemelerin kaydedilebileceğini vurguladı. Gönenç, "Bilimin bugün imkansız gibi görünenleri gelecekte mümkün hale getirebileceğine olan inancımızla, toplum sağlığına katkıda bulunmayı en büyük önceliğimiz olarak görüyoruz. Kronik böbrek hastalığı gibi bireylerin yanı sıra aileleri de dahil olmak üzere toplumun geniş bir kesimini etkileyen ve sağlık sistemi üzerinde büyük yük oluşturan bu hastalığa dair farkındalık oluşturmak da sosyal sorumluluk anlayışımızın temel bir parçası. Bu proje ile erken tanı ve düzenli kontrollerle sağlıklı bir geleceğin mümkün olduğu mesajını tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz" dedi. ‘‘Erken tanı konulduğunda hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak mümkün’’ Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ise kronik böbrek hastalığının üç aydan uzun süren kalıcı böbrek fonksiyon bozukluğu olarak tanımlandığını ve Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kişiyi etkilediğini belirtti. Hastalığın sinsi ilerlediğine dikkat çeken Türkmen, "Böbrekler, vücudumuzdaki zararlı maddelerin atılmasını sağlayan hayati organlarımızdır ve fonksiyonlarını kaybetmeleri yaşamı derinden etkiler. Hastalık sinsi ilerlediği için pek çok kişi durumun farkında olmuyor; ancak halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtiler başladığında hastalık çoktan ilerlemiş olabiliyor. Özellikle diyabet ve hipertansiyon hastaları ile 60 yaş üzerindeki bireylerin düzenli kontrol yaptırması büyük önem taşıyor. Erken tanı konulduğunda hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Bu nedenle farkındalık çalışmaları yapmak ve erken tanının önemine dair mesajları geniş kitlelere ulaştırmak oldukça önemli" ifadelerini kullandı. "Basit kan ve idrar testleri böbrek sağlığı açısından önemli veriler sağlar" Konuşmasında aile hekimlerinin kronik hastalıkların erken tespiti ve takibindeki kilit rolüne dikkat çeken Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Taner Balbay da "Türkiye genelindeki 30 bin aile hekimimiz, hastaların sağlık sistemiyle ilk temas noktası. Her aile hekimi ortalama 3 bin hastaya hizmet vererek koruyucu sağlık hizmetlerinin temelini oluşturuyor. KBH gibi ilerleyici hastalıkların erken teşhisi için vatandaşlarımızın yılda en az bir kez aile sağlığı merkezlerine giderek basit kan ve idrar testlerini yaptırmaları böbrek sağlığının yanı sıra tüm vücut sağlığı açısından da önemli veriler sağlar. Ayrıca böbrek sağlığını korumak için günde 2-2,5 litre su tüketimi, tuzun azaltılması ve günde ortalama 30 dakikalık yürüyüş gibi alışkanlıkların kazanılması da kritik öneme sahip. ’Sağlıklı Böbrek Sağlıklı Hayat’ projesi ile bu basit ama hayat kurtaran adımların tüm toplumda benimsenmesini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Annemin böbreğinde tümör tespit edildiğinde hayatımız tamamen değişti" Toplantının moderatörlüğünü üstlenen Tülin Şahin ise bir hasta yakını olarak yaşadıklarını paylaşarak kronik böbrek hastalığının yalnızca hastayı değil tüm aileyi etkileyen bir süreç olduğunu anlattı. Annesinin böbrek tümörü nedeniyle böbreğinin alındığını ve ardından diyaliz sürecine girildiğini söyleyen Şahin, sürecin duygusal ve fiziksel zorluklarını şu sözlerle paylaştı: "Bir böbrek hastası yakını olmak, aslında o süreçte hastayla birlikte her şeyi yaşamak demek. Annemin böbreğinde tümör tespit edilip diyaliz süreci başladığında hayatımız tamamen değişti. Haftada iki gün, saatlerce süren diyaliz seanslarında kapıda beklemek, hayatınızı bu takvime göre organize etmek hem fiziksel hem de ruhsal olarak çok yıpratıcıydı. Anneme böbrek nakli yapılması bizim için yeni bir umut ve dönüm noktası oldu. Bu süreç bana sağlığın, organ bağışının ve en önemlisi düzenli kontrollerin ne kadar değerli olduğunu öğretti. Erken tanı imkânı varken bunu ihmal etmemek gerekiyor." "Nakil olduktan sonra böbreğin ömür boyu sorunsuz çalışmayabileceğini bu süreçte öğrendim" Kronik böbrek hastası Duygu Bayındır da çok genç yaşta aldığı tanıdan bugüne uzanan 18 yıllık sağlık yolculuğunu paylaştı. Henüz 19 yaşındayken böbrek fonksiyonlarının yaklaşık yüzde 70’ini kaybettiğini öğrendiğini belirten Bayındır, annesinin böbreğini bağışlamasıyla nakil olduğunu ve sonrasında bağışıklık baskılayıcı tedavilerle yaşamını disiplinli bir şekilde sürdürdüğünü anlattı. Bayındır konuşmasının devamında duygularını şu sözlerle aktardı: "19 yaşımda tanıştığım bu hastalık bana sabrı ve dayanıklılığı öğretti. Annemin böbreğiyle yapılan nakil sonrası hayatımı artık bambaşka bir şekilde sürdürmeye başladım. Hijyenden beslenmeye kadar her adımda dikkatli olmam gerekiyor. Kronik böbrek hastalığı uzun soluklu bir süreç ve zamanla ilerleyebiliyor. Şu anda hastalığım 4. evrede ve ikinci bir nakil ihtimali gündeme gelmiş durumda. Nakil olduktan sonra böbreğin ömür boyu sorunsuz çalışmayabileceğini bu süreçte öğrendim. Bu nedenle düzenli kontroller ve tedaviler hayatımın önemli bir parçası oldu." Toplantıda tanıtımı yapılan, toplam dört bölümden oluşan, "Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat" video serisinin ilk videosu da yayımlandı. Serinin tamamı ilerleyen günlerde YouTube’daki AstraZeneca Türkiye kanalı üzerinden yayımlanacak. Videolarda hekim görüşlerinin yanı sıra hasta ve hasta yakınlarının gerçek yaşam deneyimlerine yer veriliyor. Böylelikle hastalığın erken tanı ile kontrol altına alınabileceğine dair farkındalığı artırmak ve toplumda düzenli sağlık kontrolü alışkanlığını güçlendirmek hedefleniyor.
TÜRGEV Genç Araştırmacıları 5. Ulusal Öğrenci Kongresi başladı
13 Şubat 2026 Cuma - 12:21 TÜRGEV Genç Araştırmacıları 5. Ulusal Öğrenci Kongresi başladı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) 5. Ulusal Öğrenci Kongresi, lisans ve lisansüstü öğrencilerin hazırladıkları akademik çalışmaların bildiri sunumuyla başladı. Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) tarafından yürütülen Platform Çalışmaları kapsamında düzenlenen 5. Ulusal Öğrenci Kongresi başladı. Düzenlenen kongrede lisans ve lisansüstü öğrencilerin yıl boyunca yürüttükleri akademik çalışmaların bildiri sunumları paylaşıldı. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesinde başlayan programa TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, TÜRGEV Meclis Üyesi Mevlüt Uysal, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve misafirler katıldı. "Gençlerin iyi yetişmesi gerekiyor" TÜRGEV Üyesi Mevlüt Uysal, gençlerin iyi bir eğitim seviyesinde olmaları gerektiğini söyleyerek, "Gençler, eğer kendinden önceki nesillerden daha başarılı olmazsa dünya daha kötüye gider. Yani önümüzdeki dönemde dünyanın daha iyi olmasından da olmamasından da gençler sorumludur. Bu manada gençlere çok büyük görevler düşüyor. Eksikleri, gençler daha iyi görür. Gençler, bilmeli ki bir gün bu koltuklarda onlar olacak. Ülkeyi yönetenlerden biri sizlerden biri olacak. Eleştirdiğiniz şey, göreve geldiğiniz de daha iyi yapılamıyorsa asıl problem orada başlar. Bu manada gençlerin iyi yetişmesi gerekiyor" dedi. "Burada sunulan her bildiri, sabırla yürütülmüş bir arayışın ve ciddiyetle kurulan bir düşünce sürecinin izini taşıyor" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, platform çalışmalarının gençlere olan faydasından bahsederek, "Platform çalışmaları; gençlerin ihtisas alanlarında derinleşirken aynı zamanda disiplinler arası düşünme becerisi kazandığı, düşüncenin emekle ve sorumlulukla buluştuğu bir zemin. Biz bu yapıyı yalnızca bir eğitim modeli olarak görmüyor; gençlerimize dokunduğumuz, dünyayı, toplumu ve geleceği birlikte anlamlandırdığımız bir yol arkadaşlığı olarak tanımlıyoruz. Biliyoruz ki güçlü bir gelecek, düşünen ve sorumluluk alan gençlerle mümkün. Burada sunulan her bildiri, sabırla yürütülmüş bir arayışın ve ciddiyetle kurulan bir düşünce sürecinin izini taşıyor. Özellikle şu noktada ben gençlerimizi özellikle tebrik etmek istiyorum. Hepinizin yoğunlukları var. Bunlarla beraber aslında ciddi bir akademik çalışmayı beraber yürütmek, onu sürdürmek gerçekten zor bir iş" ifadelerini kullandı. Üniversite öğrencileri akademik sunum gerçekleştirdi Program öğrencilerin Dr. Melike Gündüz başkanlığında hazırladığı ’Göç Bağlamında Toplumsal Yansımalar’ konulu sunumla devam etti. Kongreye 100 öğrencinin katıldığı ve tüm platformlarda toplam 150 dersin gerçekleştirildiği öğrenildi. Süreci başarıyla tamamlayan 42 öğrenciden 35’i bildirisini tamamlayarak kongre programına dahil olmaya hak kazandı. Yapılan iki aşamalı değerlendirme ve takvim planlaması sonucunda kongrede 29 bildiri sunumu gerçekleştirildi. Kongre 14 Şubat Cumartesi saat 17.00’a kadar devam edecek.
9. Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması için başvurular başladı
13 Şubat 2026 Cuma - 11:44 9. Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması için başvurular başladı Erdemir’in bu yıl "Sonsuz İnsan, Sonsuz Form" temasıyla düzenlediği Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması için başvurular başladı. Heykel sanatının gelişimine katkı sunmayı ve genç yetenekleri desteklemeyi amaçlayan yarışma, aynı zamanda Türkiye’deki sanat eğitiminin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım niteliği taşıyor. Erdemir, Türkiye’nin dört bir yanındaki güzel sanatlar fakültelerinde eğitim gören genç heykeltıraşları üretime teşvik etmeye devam ediyor. Dokuzuncu kez düzenlenen yarışmanın ön başvuru süreci 6 Mart Cuma günü sona erecek. Bu yılki tema doğrultusunda, çeliğin insan hayatındaki vazgeçilmez yerinin sanat yoluyla anlatılması ve genç sanatçıların üretim süreçlerine katkı sağlanması hedefleniyor. Yarışma, Türkiye’deki üniversitelerin güzel sanatlar fakültelerinin heykel bölümlerinde lisans ve lisansüstü eğitimlerine devam eden öğrencilerin katılımına açık olacak. Eser gönderim süreci 18-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Yarışmanın ödül töreni ise 16 Haziran’da OYAK Maden Metalürji Konferans ve Fuaye Alanı’nda yapılacak. "Sonsuz İnsan, Sonsuz Form" Bu yılın teması, insanın üreticiliğini çeliğin dönüşebilirliği ve teknolojinin insan kimliği üzerindeki etkileriyle birlikte ele alıyor. Seçici Kurul, ödül kazanan eserleri belirleyecek Yarışmada Seçici Kurul tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda birinci, ikinci ve üçüncü derece ödülleri sahiplerini bulacak. Ayrıca Mansiyon Ödülü, Erdemir Özel Ödülü ve Jüri Özel Ödülleri kapsamında toplam 18 eser sahibi ödüllendirilecek. Daha fazla bilgiye erdemir.com.tr web sitesi üzerinden ulaşılabilecek.
‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında 50 bin kadına ulaşıldı
13 Şubat 2026 Cuma - 11:35 ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında 50 bin kadına ulaşıldı Türk Telekom’un Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi bu yıl da binlerce kadına ulaştı. 2019 yılından bu yana toplamda 50 bin kadının katıldığı projede, 50 girişime 3 milyon TL’nin üzerinde iş geliştirme hibesi sağlandı. Teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonuyla ‘Türkiye’ye Değer’ projeler hayata geçiren Türk Telekom, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesiyle girişimci kadınlara sunduğu desteği sürdürüyor. Şirketin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği iş birliğinde yürüttüğü projede kadınların dijital yetkinlikleri geliştirilerek ekonomik ve toplumsal hayatta daha aktif rol almaları amaçlanıyor. Bugüne kadar toplamda 50 bin kadının hayatına dokunan ve 50 kadının 3 milyon TL’nin üzerinde hibe almasını sağlayan proje kapsamında, Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin; proje ortaklarının temsilcileri TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kopuz, UNDP Türkiye Temsilci Yardımcısı Mustafa Ali Yurdupak, Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ve 2025 sonunda hibe desteği alan 20 girişimci kadın ile bir araya geldi. Şahin, girişimcilerin yolculuklarını dinlerken bu zamana kadarki başarılarından dolayı kendilerini tebrik etti. Yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında 2025 yılında tüm Türkiye’den 15 binden fazla kadın; Dijital İçerik Geliştirme, Dijital Reklamcılık, Dijital Finansal Okuryazarlık, Sosyal Medya Fotoğrafçılığı ve Dijital Pazarlama gibi eğitimler aldı. Eğitimlerin ardından tasarım odaklı düşünme atölyelerine katılanlar arasından seçilen girişimci kadınlara mentörlük desteği sunulurken, girişimlerini büyütme potansiyeline sahip olanlara hibe desteği sağlanarak işlerini geliştirmelerine, ekonomik ve toplumsal hayata daha güçlü biçimde katılmalarına destek olunuyor. "Fırsat eşitliği için kapsayıcı ve sürdürülebilir projeler yürütüyoruz" ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında girişimci kadınlar ile bir araya gelen Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’ye Değer vizyonumuz ve ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük etme misyonumuzu, kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizle sürdürüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken ekonomik, sosyal, bölgesel ve fiziksel sebepler ile toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için erişilebilir teknolojiler geliştiriyor, projeler ortaya koyuyoruz. Şirket olarak, girişimci kadınların yanında olmayı; onların dijital dünyada daha görünür olmasını, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir iş modelleri kurabilmelerini desteklemeyi öncelikli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Ülkemizin dijital geleceğine liderlik ederken, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemiz ile bu geleceği kadınlarımızla birlikte oluşturmaktan, her adımda onların yanında olmaktan gurur duyuyoruz. Şirket olarak 2019 yılından bu yana yürüttüğümüz ve 15 bini 2025 yılında olmak üzere bu zamana kadar toplamda 50 bin kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimler verdiğimiz ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında paydaşlarımız ve iş geliştirme hibesi almaya hak kazanan girişimcilerimiz ile bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Projenin 2025 döneminde mentörlük programı için 31 farklı şehirden toplamda 222 başvuru aldıklarını açıklayan Şahin, "40 girişimci mentörlük programına alınırken jüri tarafından seçilen 20 kadın girişimciye ise toplamda 2 milyon TL hibe desteğinde bulunduk. Sosyal sorumluluk projelerimizle, fırsat eşitliği sağlamaya ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından ‘Eşitsizliklerin Azaltılması’ amacına katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Tüm girişimcilerimizi yürekten tebrik ediyor, başarılarının diğer kadınlara ilham vereceğine inanıyorum" diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eğitim-öğretim süreçlerine çok yoğun bir biçimde katkı verdik"
13 Şubat 2026 Cuma - 10:54 Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eğitim-öğretim süreçlerine çok yoğun bir biçimde katkı verdik" Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eğitim-öğretim süreçlerine çok yoğun bir biçimde katkı verdik, çok güzel şeyler yapıldı. Türkiye’nin tamamında sınıf kapasitesi, öğrenci sayısı, sınıf başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi uluslararası eğitim niteliğini gösteren göstergeler açısından çok önemli gelişmelerin altına imza attık" dedi. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Aziz İstanbul’a İyiliğin 1000 Hali" projesi kapsamında Beykoz Anadolu Kavağı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Salim Düzgit İlkokulu ve Ortaokulu’nun açılışına katıldı. 6 Şubat 2023’de meydana gelen depremlerin ardından yıkılıp tekrar yapılan okulda 10 sınıf bulunuyor. Açılış programında, İstanbul Valisi Davut Gül, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, Düzgit Ailesi üyeleri ve çok sayıda davetlide hazır bulundu. Açılışta konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eğitim-öğretim süreçlerine çok yoğun bir biçimde katkı verdik, çok güzel şeyler yapıldı. Türkiye’nin tamamında sınıf kapasitesi, öğrenci sayısı, sınıf başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi uluslararası eğitim niteliğini gösteren göstergeler açısından çok önemli gelişmelerin altına imza attık. Türkiye ile ilgili rakamlar değişik ortamlarda sürekli dile getiriyoruz. Ama daha rahat anlaşılabilmesi açısından Beykoz ile ilgili rakamları söyleyeyim size. 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Beykoz’da 39.744 öğrencimiz eğitim görüyormuş. Bugün, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında bu rakamı özellikle veriyorum; eğitim-öğretim alan öğrenci sayımız 41.284. Yaklaşık olarak 2.000 civarında öğrenci sayımızda artış var" dedi. Beykoz’da öğretmen sayısının 2 kat arttığını söyleyene Bakan Tekin, "2002-2003 eğitim-öğretim yılında Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki okullarımızda ders veren öğretmen sayımız 1.417. Şu an 2.830. Yani öğrenci sayısında yaklaşık 2.000 artış varken, öğretmen sayımız iki kat artmış. Bu uluslararası göstergeler açısından çok önemli bir rakam. Peki fiziki anlamda eğitim-öğretim ortamları açısından baktığımızda durum ne? 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Beykoz’da 655 tane sınıfımız varmış. 72 okulda 655 sınıf. Şimdi, şimdi 189 okul var ve 1.753. Yani sınıf sayımız üç kat artmış durumda. Bu süreçte emeği geçen, genel bütçeden aktarılan paylar itibariyle, hayırseverlerimizin katkıları itibariyle, yerel yönetimlerin katkıları itibariyle emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun" ifadelerini kullandı. "Deprem bölgesinde 2,5-3 yıllık bir süreç içerisinde sınıf kapasitemizi yüzde 15 artırdık" "AK Parti iktidarlarının başlangıcından itibaren ülkemizdeki kamu binalarını, özellikle de eğitim-öğretim binalarını deprem ve afetlere karşı dayanıklılığını artıracak tedbirleri önceledik" diyen Bakan Tekin, "Bütün okullarımızı bu kapsamda İstanbul Valiliğimizin koordinesinde güçlendirme ihtiyacı olanları güçlendirdik, yıkılıp yeniden yapılması gerekenleri yıkıp yeniden yaptık. Bu okul da 6 Şubat depremleri vesilesiyle yıkılıp yeniden yapılması gereken okullarımızdan bir tanesi olarak tespit edilmiş, hayırseverlerimiz de katkı verdi. Ben bu vesileyle şunun altını çizmek istiyorum: Bakın biraz önce söylediğim rakamlar 22-23 yılda yapılan okul sayıları gibiydi. Fakat 6 Şubat depremlerinin yaşandığı 11 ilimizde yaklaşık 2,5-3 yıllık bir periyot içerisinde, 2,5-3 yıllık bir süreç içerisinde sınıf kapasitemizi yüzde 15 artırdık. Şunu anlatmak istiyorum: 6 Şubat depremlerinde bu 11 ilimizde 9.700 civarında sınıfımız yıkıldı, kullanılamaz hale geldi. Yaklaşık 10.000 diyelim. Bu yıl Eylül ayında bölgede 15.000 ilave sınıf eğitim-öğretime açılmış durumda. Önümüzdeki Eylül ayında bu sayı 25.000’e çıkacak" değerlendirmesinde bulundu. "24 sınıflı bir okulu İstanbul Büyükşehir Belediyesi 6 yılda ancak bitirebildi" Siyasal muhalefeti anlamakta zorlandığını söyleyen Tekin, "Bazen yapılanları en azından arada bir takdir etseler çok mutlu olacağız. Mesela dün Cumhurbaşkanımız da söyledi; 1939 depremlerinden sonra 1940 yılı başlarında Türk basınında atılan manşetlere bakarsanız, dalga geçer gibi manşetler atıyorlardı. Evi yıkılan ailelere sekizer tane çivi dağıtılıyordu sadece. Hadi diyelim ki o İkinci Dünya Savaşı şartları, orayı geçtik. Ben şimdi bir daha çok somut bir rakam vereceğim. Ocak ayında, 2020 yılı 24 Ocak tarihinde Elazığ’da bir deprem oldu. Elazığ depreminden sonra kendilerine teşekkür ediyoruz; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bize birer okul yapmak üzere taahhütte bulundu. Üzerinden kaç yıl geçmiş? 6 yıl geçmiş. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yapacağım taahhüdünde bulunduğu okul 24 sınıflı Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. A ve C bloklarını Aralık ayında teslim ettiler, 2025 Aralık ayında. B bloğunu da bu yıl Ocak ayında teslim ettiler. 24 sınıflı bir okulu İstanbul Büyükşehir Belediyesi 6 yılda ancak bitirebildi" diye konuştu. "32 sınıflı bir okulu 6 yılda ihalesine çıkabilen bir siyasi partinin genel başkanının ve siyasi muhalefetin açıklamaları gerçekten bizi üzüyor" Bakan Tekin, "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Anadolu Lisesi’nin yapımını üstlendi. 32 sınıflı bir okul. Üzerinden kaç yıl geçmiş? 6 yıl geçmiş. Okul nerede? Yok. Ocak ayında ihalesine çıkabildiler daha. Şimdi tablo böyleyken; 2,5 yılda biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak 15.000 sınıf yapmışken, 24 sınıflı bir meslek lisesini 6 yılda bitiren, 32 sınıflı bir okulu 6 yılda ihalesine çıkabilen bir siyasi partinin genel başkanının ve siyasi muhalefetin açıklamaları gerçekten bizi üzüyor. Ben bu anlamda iktidarıyla muhalefetiyle herkesin kamusal işlerin daha hızlı yürümesi açısından, kamusal hizmetlerin daha verimli yürümesi açısından biraz daha duyarlı olmaya, yapılanları takdir etmeye, yapılmayanlar konusundaki eleştirilerin dikkate alınabilmesi için bu konuda biraz daha özenli bir dil kullanmaya davet ediyorum. Bunu yaptığımız zaman Türkiye’de demokrasi, Türkiye’de siyasal muhalefet, Türkiye’de hukuk devleti, anayasal devlet güçlenecektir" ifadelerini kullandı. İstanbul’da 2026 yılı içerisinde yapılacak olan eğitim projelerine değinen İstanbul Valisi Davut Gül ise şunları söyledi: "Özellikle okul öncesi eğitimin daha çok gündemimize gelmesi, çalışan annelerin ihtiyaçlarıyla birlikte de. Biz de hayırseverlerimizle 2026 yılı içerisinde yüz tane kreş, yüz tane anaokulu, yüz tane de 4 altı yaş Kur’an kursu yapacağız. İnşallah İstanbul’umuz diğer illere göre okul öncesi eğitimdeki kreş eğitimindeki eksikliklerini tamamlayıp çocuklarımızın mahalle ölçeğinde bir ortam kazanmış olacak."
Cari denge Aralık ayında 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi
13 Şubat 2026 Cuma - 10:44 Cari denge Aralık ayında 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi Aralık ayında cari işlemler hesabı 7 milyar 253 milyon dolar açık kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayı Ödemeler Dengesi Gelişmelerine göre, cari işlemler hesabı 7 milyar 253 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 691 milyon ABD doları açık verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 7 milyar 439 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre, Aralık ayında cari açık yaklaşık 25,2 milyar ABD doları olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 69,7 milyar ABD doları açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 63,5 milyar ABD doları fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 18,5 milyar ABD doları ve 528 milyon ABD doları açık verdi. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler bu ay 2.651 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş olup, bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 1.674 milyon ABD doları ve 2.533 milyon ABD doları oldu. Finans hesabı 2025 yılı Aralık ayı yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 3,3 milyar ABD doları ve krediler 36,2 milyar ABD doları katkı verirken; net portföy yatırımları 1,7 milyar ABD doları, ticari krediler 2,2 milyar ABD doları ve net efektif ve mevduatlar 15,6 milyar ABD doları negatif yönlü etki etti. Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı 22,0 milyar ABD doları oldu. Aralık ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkışlar 465 milyon ABD doları olarak kaydedilmiştir. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 642 milyon ABD doları artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 1.107 milyon ABD doları arttı. Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 252 milyon ABD doları gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 287 milyon ABD doları net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü. Portföy yatırımları Aralık ayında 73 milyon ABD doları tutarında net giriş kaydetti. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 839 milyon ABD doları ve DİBS piyasasında 501 milyon ABD doları net alış yaptığı görüldü. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; yurt dışı yerleşiklerin bankalar ve diğer sektörler ihraçlarında sırasıyla 383 milyon ABD doları ve 85 milyon ABD doları net alış, Genel Hükümet ihraçlarında ise 140 milyon ABD doları net satış yaptığı görüldü. Yurt dışından kredi kullanımlarında bu ay bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 1.317 milyon ABD doları, 567 milyon ABD doları ve 4.333 milyon ABD doları net kullanım gerçekleşti. Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası cinsinden 2.049 milyon ABD doları net azalış ve yabancı para cinsinden 109 milyon ABD doları net artış olmak üzere toplam 1.940 milyon ABD doları net azalış kaydetti. Resmi rezervlerde bu ay 4.136 milyon ABD doları net azalış oldu.