Yerel Haberler
İstanbul
03 Mayıs 2026 Pazar - 23:35 Aleksandar Stanojevic: "Matematiksel olarak 1 hafta daha hayattayız" Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, Gençlerbirliği galibiyeti sonrası, "Matematiksel olarak 1 hafta daha hayattayız" dedi. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Fatih Karagümrük, konuk ettiği Gençlerbirliği’ni 1-0 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, "Kazandığımız için mutluyuz. Fakat burada hoca olduğum dönem boyunca en kötü maçımızı oynadığımızı söyleyebilirim. Ayrıca şanslı bir günümüzdeydik. Kalecimiz Ivo Grbic’in bizi birçok pozisyonda kurtardığını söyleyebilirim. Oyuncularım bugün, yürekten ve iyi bir enerjiyle oynadı. Kazanmayı hak ettiğimizi düşünüyorum. Geride kalan birçok maçta kazanmayı hakkettiğimiz fakat şanssız olduğumuz için kaybettiğimiz maçlar oldu. Bugün de şans bizden yanaydı. Matematiksel olarak 1 hafta daha hayattayız" diye konuştu. "Son ana kadar mücadele etmek bir kültürdür" Oyuncularını motive etme kaynağının sorulması üzerine Stanojevic, "Kendimize, kulübe ve taraftarlarımıza saygı göstermemiz gerekiyor. Son ana kadar mücadele etmek bir kültürdür. Bu da bizim kültürümüz. Devre arasında oyuncularıma nasıl oynadığımız önemli değil, önemli olan ligde kalmamız dedim. İnsanların gözünde belki düşmüş olabilir ama matematiksel olarak hala ligden düşmedik. Oyuncularımı da bu şekilde motive ediyorum" şeklinde cevap verdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 23:32 Gökhan Kağıtçıoğlu: "Hakem, pozisyonun VAR’dan net bir görüntü olmadığı söylendiği için golü veremediğini söyledi" Gençlerbirliği Teknik Sorumlusu Gökhan Kağıtçıoğlu, Fatih Karagümrük açının ardından net gollerinin verilmediğini söyleyerek, "Hakem, pozisyonun VAR’dan net bir görüntü olmadığı söylendiği için golü veremediğini söyledi" dedi. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Gençlerbirliği, deplasmanda Fatih Karagümrük’e 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısına Teknik Direktör Volkan Demirel gelirken, teknik heyetin uyarıyla geri çıktı. Edinilen bilgiye göre maçın ardından gördüğü kırmızı karttan haberi olmadığı öğrenildi. Genç teknik adam, toplantıya katılamazken yerine teknik sorumlu Gökhan Kağıtçıoğlu basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Kağıtçıoğlu, "Böyle bir maçtan sonra konuşmak çok zor. Aslında ilk yarıda istediklerimizi yapmaya çalıştık fakat duran toptan hiç istemediğimiz bir gol yedik. Akabinde oyunun kontrolünü elimize aldık. Penaltıdan yararlanamadık. İkinci yarı öncesi devre arasında 1-2 tane dokunuş yaptık. İkinci yarıda oyunun üstünlüğünü elimize aldık. Çizgiden çıktığı söylenen bir pozisyon var. Hakem, pozisyonun VAR’dan net bir görüntü olmadığı söylendiği için golü veremediğini söyledi. Ama matematiksel bakan herkes, kalecinin topa dokunduktan sonra izdüşüme yeni geliyor. Çok net bir golümüzün verilmediğini düşünüyoruz. İkinci yarıda oyuncularımız maçı çevirmek için her şeyi yaptı. Fakat verilmeyen pozisyonlardan sonra oyunun içinde kalabilmek de zor oluyor. Bu karar bizim için kabul edilir değil. Elimizden gelen her şeyi yaptığımızı düşünüyorum. İlk yarıda karşımızda geçiş oyununu iyi oynayan bir takım vardı. Kalecileri Grbic de oldukça iyi oynadı. Planımız Kasımpaşa maçına kadar bu işi bitirmekti. Fakat maalesef bunu yapamadık. Önümüzde kalan 2 maçta da elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
Tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in dosyası İBB dosyası ile birleştirildi
06 Nisan 2026 Pazartesi - 21:41 Tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in dosyası İBB dosyası ile birleştirildi Görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney hakkında ‘dolandırıcılık’ ve ‘suç örgütüne yardım’ iddiasıyla hazırlanan ve 35 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame, ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ dosyası ile birleştirildi. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve diğer 6 kişiye yönelik ‘dolandırıcılık’ ve ‘suç örgütüne yardım’ suçlarından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ dosyası ile birleştirildi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Deniz Göleli, İnan Güney, İsmail Akkaya, Mehmet Akif Bulut, Sabriye Akkaya, Seyhan Özcan ile Veysel Eren Güven ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, İnan Güney’in Serkan Ö. ve Rauf Cem I.’nın yetkilisi olduğu bir şirkete resmi olmasa da fiiliyatta ortağı olduğu, bu şirkete usulsüz ihaleler ve doğrudan işler bağladığı, bu işleri BELTAŞ Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu Belediye Başkanlığı dönemlerinde Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla suç örgütü üyesi Kağan S. üzerinden gerçekleştirdiği ve gayriresmi ortağı olduğu şirketin yetkilisi olan Serkan Ö. ile İnan Güney’in üniversiteden samimi sınıf arkadaşı olduğu aktarılmıştı. Açık hava reklam mecralarında faaliyet gösteren birçok şirket ve şahıs tarafından şüpheli İnan Güney’in söz konusu şirketin gayriresmi ortağı olduğunun bilindiğinin aktarıldığı iddianamede, Güney’in elde ettiği haksız kazancı suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu ve kendi illegal siyasi emellerine harcadığı kaydedilmişti. Hazırlanan iddianamede, Deniz Göleli, İnan Güney, İsmail Akkaya, Mehmet Akif Bulut, Sabriye Akkaya, Seyhan Özcan ve Veysel Eren Güven’in ‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek’ suçlarından toplamda ayrı ayrı 14 yıldan 35 yıla kadar hapis cezalandırılması istenmişti. İddianamenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin dava ile birleştirilmesi talep edilmişti.
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş: "Burada olmam kardeşim ile alakalıdır"
06 Nisan 2026 Pazartesi - 21:21 İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş: "Burada olmam kardeşim ile alakalıdır" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumunda rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve ’İstanbul Senin’ uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel, "Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır" ifadelerini kullandı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. İddianamede örgüte aktarılacak paraları toplamakla görevlendirildiği iddia edilen ve rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan Zafer Keleş duruşmada savunma yaptı. "Burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır, Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır" İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş savunmasında, "Benden 2 ay önce kardeşim Fatih Keleş tutuklandı, benden 1 ay sonra oğlum ve yeğenim tutuklandı. Ben genç yaşımdan beri ekmeğimi taştan çıkaran biri oldum. Bizim ufak bir birikimimiz var. Devlet memurluğu yapıp bıraktım, fabrikada çalıştım, atölyecilik yaptım, inşaat işleriyle uğraştım. Bizim bahsi geçen suçlamalarla alakamız yoktur. Baba, yeğen, kardeş buradayız. Böyle bir hayat yaşamışken tutuklandık. Hiçbir zaman bir örgütle alakam olmamıştır. Benim İBB veya başka bir kamu kurumunda hiçbir işim ve pozisyonum kesinlikle yoktur. 11 aydır cezaevinde tutuluyorum. Benim burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır. Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır. Ben tutuklanırken hakkımda bir beyan vardı. O beyanda benim Bakırköy Belediye binasından Florya’ya kardeşime para taşıdığım söyleniyor. Böyle bir şey olabilir mi? 100 bin kişinin olduğu yerde adam mı yok da ben para taşıyacağım. Ben 65 yaşındayım, bankadan para bile çeksem yanıma üç adam çağırıyorum. 3-5 milyonla ben İstanbul’un içinde mi dolaşacağım? Benim ne işim olur para taşımakla? Ben bu suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum. Bu suçlamalarla 11 aydır kardeşim, oğlum, yeğenim, ben tutukluyuz. Bir suç örgütü var diyorlar. Ben bu suç örgütünü içeride 3 ay kaldıktan sonra öğrendim, korktum. Ben kim olursa olsun hiçbir örgütün yanından geçmedim, işim olmaz. Asılsız suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Ardından İstanbul Senin isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel hakkında iddianamede verilerin İBB Hanem uygulaması içerisine yüklenmesini ve örgütün amaçları için kullanılmasını sağladığı belirtilmişti. "Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da yaydığım ortaya konulamamıştır" Yüksel, iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasına yazılımcı olduğunu söyleyerek başladı. Sanık Yüksel, "İstanbul Senin ve İBB Hanem hakkında savunma yapacağım. Bu iki uygulama sıklıkla birbirine karıştırılmış iddianamede. Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. İstanbul Senin uygulamasını ben geliştirmedim. Bana ‘İstanbul Senin’in akış şemasını sen çiz denilmemiş, şu bilgiler isteniyor’ denilmemiş. Yokum çünkü İstanbul Senin uygulamasında. İstanbul Senin konusunda yetkim ve sorumluluğum yok" diye konuştu. "Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir" İBB Hanem projesi hakkında da savunma yapan sanık, "Bu projenin temel amacı, İBB’den hizmet alan vatandaşların aldıkları hizmetin kurum içi sorgulanmasıdır. Bu uygulamanın tüm süreçleri İBB’nin resmi e-postası üzerinden yapılmıştır. İBB Hanem uygulaması vatandaş kullanımına yönelik bir uygulama değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır faaliyete geçmemiştir. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Hizmetler klasörünün içindeki veriler vardır. Söz konusu veri akışında benim hiçbir rolüm yoktur. Benim test kullanıcımın olduğu uygulamaya girdiğinizde burada sandık verilerini görmüyorsunuz. Bu iddianameyi yazanlar bize çok büyük kötülük yaptılar" dedi. Emrah Yüksel’in savunmasının ardından duruşma yarın saat 10.00’a ertelendi.
Büyükçekmece Belediye Meclisi nisan ayı toplantısı yapıldı
06 Nisan 2026 Pazartesi - 20:26 Büyükçekmece Belediye Meclisi nisan ayı toplantısı yapıldı Büyükçekmece Belediye Meclisi, nisan ayı birinci toplantısını gerçekleştirildi. Toplantıya encümen ve komisyon üyeleri seçimi yapıldı. Büyükçekmece Belediye Meclisi, nisan ayı birinci toplantısını Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi başkanlığında gerçekleştirdi. CHP Büyükçekmece Meclis Üyesi Hilmican Demir, 51 yılını belediyeciliğe adamış Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin ve Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Kazancı’nın uzun süreli tutukluklalarına dikkat çekerek, "Aradan geçen 10 aya rağmen hala iddianamenin hazırlanmamış olması; kişi özgürlüğü, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Hukukun temel ilkesi açıktır: Geciken adalet, adalet değildir" ifadesini kullandı. Gündem maddelerinin görüşülmesinden önce belediye seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 96’ıncı yılı kapsamında Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan ve AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Yazıcı tarafından kadın meclis üyelerine ve kadın mahalle muhtarlarına çiçek takdim edildi. Çiçek takdiminin ardından gündemde yer alan maddeler müzakere edilerek karara bağlanırken, bazı maddeler ise ilgili komisyonlara sevk edildi. Encümen ve komisyon üyeleri seçimi yapıldı Büyükçekmece Belediyesi’nin yeni dönemde bazı komisyonlara seçilen isimler şu şekilde oluştu: "Meclis 1. Başkan Vekili Fatih Çınar (CHP), 2. Başkan Vekili Ayşe Banu Eraslan (CHP), Meclis Katiplikleri Nurcan Kalaycı (CHP), Fuat Ökcü (CHP), Encümen Üyelikleri Hasan Demir (CHP), Kaya Keskinkılıç (CHP), Yusuf Gösterici (CHP), Plan ve Bütçe Komisyonu Orhan Şahin (CHP), Seçkin Sarı (CHP) ve Ramazan Çaylı (Ak Parti), İmar Komisyonu Tarık Erdoğan (CHP), Kerem Ereke (CHP) ve Dinçer Gürbüz (Ak Parti), Ulaşım ve Trafik Komisyonu Hakan Küçük (CHP), Mustafa Büyükyılmaz (CHP) ve Fatih Mehmet Zehir (Ak Parti), Hukuk Komisyonu Hilmican Demir (CHP), Alev Orak (CHP) ve Enes Yılmaz (MHP), Tarife Komisyonu Nurcan Kalaycı (CHP), Orhan Şahin (CHP) ve Yusuf Karademir (Ak Parti), Harita Komisyonu Kerem Ereke (CHP), Fuat Ökcü (CHP) ve Yunus Mercanlı (AK Parti)" "Geciken adalet, adalet değildir" CHP Meclis Üyesi Hilmican Demir, 5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle söz alarak şunları söyledi: "Hukukun üstünlüğünün, adaletin ve savunma hakkının en önemli temsilcileri olan avukatlarımızın gününü kutluyor; görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm hukuk emekçilerine saygılarımı sunuyorum. Avukatlık mesleği, yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda adaletin tesisinde vazgeçilmez bir güvencedir. Savunma olmadan adil bir yargılamadan söz edilemez. Bu nedenle avukatlar, bireylerin haklarını korumanın yanı sıra toplumun adalet duygusunun da teminatıdır. Ancak ne yazık ki, bugün Avukatlar Günü’nü kutlarken, hukukun üstünlüğü ilkesinin ciddi şekilde tartışıldığı bir süreçten geçiyoruz.19 Mart süreciyle birlikte yaşanan gelişmeler, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri açısından toplumda derin kaygılar oluşturmuştur. Bilindiği üzere 51 yılını belediyeciliğe adamış Sayın Başkanımız Dr. Hasan Akgün ile birlikte Başkan Yardımcımız Ömer Kazancı, 31 Mayıs 2025 tarihinde gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştır. Aradan geçen 10 aya rağmen hala iddianamenin hazırlanmamış olması; kişi özgürlüğü, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Hukukun temel ilkesi açıktır: Geciken adalet, adalet değildir. Tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Sayın Başkanımız Dr. Hasan Akgün’ün yerine bizlerin, bu meclisin iradesiyle Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili olarak seçilen Ahmet Şahin, seçildikten çok kısa süre sonra 5 Temmuz 2025 günü gözaltına alınmış ve akabinde tutuklanmıştır. Yine Meclis Üyemiz Rıza Can Özdemir, 31 Mayıs 2025’te gözaltına alındıktan sonra tutuklanmış, 30 Ekim 2025 tarihinde tahliye edilmiş olup yapılan yargılama sonucunda 5 Mart tarihinde beraat etmiş ve kararı kesinleşmiştir. Bir an evvel görevine iade edilmesi gerekmektedir. Hiç kimse, siyasi kimliği, görevi ya da görüşü ne olursa olsun; hukukun keyfi uygulamalarına maruz kalmamalıdır. Aynı şekilde yargı süreçleri şeffaf, hızlı ve adil bir şekilde yürütülmelidir. Bu yalnızca bireylerin değil, toplumun tamamının hukuk sistemine olan güveni açısından hayati önem taşımaktadır. Bugün Avukatlar Günü’nde bir kez daha altını çizmek isterim ki; güçlü bir demokrasi ancak bağımsız yargı ve etkin savunma ile mümkündür. Yargının 3 saç ayağından biri olan savunma makamı ise yalnızca bireylerin hakkını arayan bir mekanizma değil; aynı zamanda adaletin terazisini dengeleyen, hukukun keyfiliğe karşı en önemli güvencelerinden biridir. Avukatların özgürce görev yapabildiği, yargının baskıdan uzak olduğu bir sistem, hepimizin ortak güvencesidir. Bu vesileyle; adaletin herkes için eşit, tarafsız ve zamanında tecelli ettiği bir Türkiye temennisiyle tüm avukatlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü bir kez daha kutluyorum.’’
İstanbul’da aracında ölü bulunan kayıp şahsın son görüntüleri ortaya çıktı
06 Nisan 2026 Pazartesi - 18:22 İstanbul’da aracında ölü bulunan kayıp şahsın son görüntüleri ortaya çıktı Bağcılar’da 3 gündür polis ekiplerince kayıp olarak aranan şahıs, Şişli’de aracının içinde ölü bulundu. Polis ekipleri yaptığı ilk incelemede cinayet veya intihar bulgusuna rastlamazken, şahsın aracıyla seyir halindeki son görüntüleri ortaya çıktı. Geçtiğimiz cumartesi günü O.S.Ç. (27), Bağcılar Şehit Cemal Şenel Polis Merkezi Amirliği’ne babası Mehmet Çiftlikci (53) için kayıp başvurusunda bulundu. Babasıyla en son 3 Nisan’da saat 22.00 sıralarında telefonla görüştüğünü belirten genç, babasının kullandığı araçla sabah eve geleceğini söylediğini ancak kendisine bir daha ulaşamadıklarını bildirdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, ihbar üzerine harekete geçti. Yapılan çalışmalar sonucunda, Çiftlikci’nin kullandığı aracın 4 Nisan’da Galata Köprüsü’nden geçtiği tespit edildi. Son görüntüleri ortaya çıktı Çalışmalarını derinleştiren ekipler, çevredeki kameraları tek tek inceledi. İncelemelerin ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde Çiftlikci’nin 4 Nisan’da gece saatlerinde aracını Şişli Yedikuyular Caddesi’nde park ettiği belirlendi. Görüntülerde Çiftlikci’nin aracından inmediği görüldü. Olay yerine giden ekipler, sürücü koltuğunda hareketsiz şekilde bulunan şahsın hayatını kaybettiğini belirledi. İlk incelemelere göre vücudunda herhangi bir kesici, delici ya da ateşli silah yarası bulunmayan Çiftlikçi’nin kalp rahatsızlığı sebebiyle ölmüş olabileceği değerlendirilirken, kesin ölüm sebebi otopsinin ardından belli olacak. Öte yandan, Çiftlikci’nin aracıyla gittiği son görüntüleri ortaya çıktı. Olayla ilgili çalışmalar sürüyor.