Yerel Haberler
İstanbul
Merkez Bankası faizi yüzde 37’de sabit tuttu 12 Mart 2026 Perşembe - 14:05:47 Merkez Bankası faizi değiştirmedi. Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttu. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ’’Enflasyonun ana eğilimi şubat ayında yataya yakın seyretmiştir. Jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alınmıştır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
12 Mart 2026 Perşembe - 14:00 Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, 11 yaşındaki Nazlı’ya paten sürprizi Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, Çınar Mahallesi Koru Parkı ziyareti sırasında karşılaştığı 11 yaşındaki Nazlı’ya verdiği paten sözünü yerine getirdi. Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, Çınar Mahallesi Koru Parkı ziyareti sırasında karşılaştığı 11 yaşındaki Nazlı’ya verdiği paten sözünü yerine getirdi. Parkta iki arkadaşının paten sürdüğünü, Nazlı’nın ise terlik giydiğini fark eden Aksoy, küçük kıza paten hediye edeceğini söylemişti. Aksoy’un talimatının ardından belediye ekipleri Nazlı’nın ailesiyle iletişime geçerek adresine gitti ve pateni teslim etti. Hediyesine kavuşan Nazlı büyük mutluluk yaşarken, artık arkadaşlarıyla birlikte paten sürebiliyor. "Çocuklarımızın hayallerine dokunabilmek bizim için çok kıymetli" Başkan Vekili Can Aksoy, o anlara ilişkin videoyu sosyal medya hesaplarından paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Bir çocuğun yüzündeki gülümseme, bazen bütün yorgunluğu unutturur ve tarifsiz bir mutluluk kaynağı olur. Çocuklarımızın hayallerine küçük de olsa dokunabilmek, onların mutluluğuna ortak olabilmek bizim için çok kıymetli. Nazlı’ya keyifle süreceği pateniyle bol bol gülümseyeceği günler diliyorum." "Çok mutlu oldum" 11 yaşındaki Nazlı Ahmed ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Parkta belediye başkanımızı görmüştüm. İki arkadaşım da yanımdaydı, onların pateni vardı ama benim yoktu. Fotoğraf çekildik, bana paten sözü verdi. Hediye gönderdi. Ona çok teşekkür ediyorum. Çok mutlu oldum."
12 Mart 2026 Perşembe - 13:48 Geleneksel yöntem yerini teknolojiye bıraktı: Altın yatırımı parmak ucunda Artan piyasa hareketliliği ve teknolojinin günlük hayata entegre olması, yatırım yöntemlerinde de yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Yatırımcılar ise geleneksel alımların yanı sıra işlemlerini daha hızlı gerçekleştirebildikleri ve fiyatları anlık takip edebildikleri online kanalları tercih ediyor. Artan piyasa hareketliliği ve teknolojinin günlük hayatın her alanına entegre olması, yatırım yöntemlerinde de yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Geleneksel olarak kuyumculardan ya da bankalar aracılığıyla yapılan altın alımları, son yıllarda giderek daha fazla dijital platformlara taşınıyor. Yatırımcılar, işlemlerini daha hızlı gerçekleştirebildikleri ve fiyatları anlık takip edebildikleri online kanallar üzerinden altın yatırımlarını dijital ortamda yönetmeye başlıyor. Özellikle e-ticaret siteleri ve kurumsal satış kanalları üzerinden yapılan altın işlemlerinde dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Yatırımcılar fiziki mağazalar yerine markaların resmi internet siteleri aracılığıyla alım-satım yapmayı seçiyor. Anlık fiyat takibi ve günün her saatinde işlem yapabilme imkanı, online platformları cazip hale getiriyor. Online satışlarda gram altın, yatırım odaklı külçe ürünler ve sertifikalı seçenekler öne çıkıyor. Ürünlerin ayar, gramaj ve fiyat bilgilerinin detaylı şekilde sunulması, kullanıcıların farklı seçenekleri kolayca karşılaştırmasına ve daha bilinçli karar vermesine katkıda bulunuyor. "Yatırımcılar dijital kanallara yöneliyor" Altın Anne e-ticaret platformu Kurumsal İletişim Sorumlusu Ecem Karaman, yatırım alışkanlıklarındaki değişime dikkat çekerek, "Teknolojinin gelişmesiyle yatırımcılar işlemlerini daha hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirebilecekleri dijital kanallara yöneliyor. Online platformlar sayesinde kullanıcılar hem fiyatları anlık takip edebiliyor hem de ürün bilgilerine detaylı şekilde ulaşabiliyor. Dijital satış kanalları üzerinden kıymetli maden ürünleri sunan markaların sayısı her geçen gün artıyor. Bu platformlar, kullanıcıların güvenle alışveriş yapabilmesi için ürün bilgilerini şeffaf şekilde paylaşmaya özen gösteriyor. Altın Anne de ürünlerini resmi e-ticaret sitesi ve kurumsal satış kanalları aracılığıyla yatırımcılarla buluşturan markalar arasında yer alıyor" dedi. Sektör temsilcileri, dijitalleşmenin yalnızca alışveriş yöntemlerini değil, yatırım kültürünü de dönüştürdüğünü belirtiyor. Altın, değerini koruyan bir yatırım aracı olmaya devam ederken, bu kıymetli madene ulaşma yolları teknolojinin etkisiyle giderek dijitalleşiyor. Güvenli yatırım anlayışı ise artık yalnızca üründe değil, yatırımın gerçekleştirildiği platformun güvenilirliğinde de şekilleniyor.
Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında mütalaa açıklandı: Sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi
12 Şubat 2026 Perşembe - 18:57 Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında mütalaa açıklandı: Sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi Yenidoğan çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davada Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanık Zengin’i 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Sanık Aylin Arslantatar hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası, diğer 11 sanığın ise ayrı ayrı beraatları talep edildi. Yenidoğan Çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, müşteki Beydanur Danaş ile davanın tek tutuklu sanığı Mustafa Kemal Zengin ile 5 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" Duruşmada beyanda bulunan müşteki Beydanur Danaş, "Aylin Arslantatar’ı annemin arkadaşı olması nedeniyle 20 yıldır tanıyorum. Müşteki Halil Emre Yılmaz’la ilgili bir davam vardı. Ailesinden aldığım tehdite ilişkin davaydı. Bizde avukatım olsun Aylin ablayı aradık. Ben bu süreçte Aylin ablanın bürosuna gittim. Oraya gittiğimde Mustafa Kemal Zengin’i orada iki üç kere gördüm. Mustafa Kemal Zengin’le Aylin ablanın arkadaşı olarak tanıştım. Mustafa Kemal Zengin benim konularıma hakim olmaya başladı. Numaramı değiştirdiğim halde tehditler devam etti. Mustafa Kemal Zengin bana ’konuşuruz, hallederiz bu konuyu çözeriz. Sen korkma. Ben gerekirse karşı tarafla da görüşürüm.’ dedi. Bu yüzden benim ve Halil Emre Yılmaz’ın numaralarını annem Aylin Arslantatar’a gönderdi. O da görüşme yapması için Mustafa Kemal Zengin’e gönderdi. Numaram sadece iletişim kurulsun diye verildi. Benim cep telefon numaram zaten Arslantatar’da vardı. Bir şey olursa aranmam içim Mustafa Kemal Zengin’e gönderildi. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında ifade sırasında bana baskı yapıldı. Numaralarım paylaşıldığı, görüşmelerimin ele geçirildiği için korktum. Bu yüzden de şikayetçi olduğumu söyledim. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" dedi. "Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım’ dedi" Duruşmada ‘tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan müşteki Yavuz Engin’in zabıt katibi O.Ö., "Yavuz savcının yanında 2 buçuk yıla yakın süre çalıştım. Kendisinin tehdit edildiğini görmedim ancak yenidoğan dosyasına çalıştığımız dönem savcı Engin’in telefonu çaldı. Engin telefonu hoparlöre alarak konuşmaya başladı. Telefondaki ses ’Yavuz konuşmamız lazım birisini tutuklanmışsın sana çok kızgınlar. Bu kişiler çok tehlikeli senin hakkında her şeyi biliyor’ dedi. Bunun üzerine savcı Engin telefonu hoparlörden çıkararak camın önüne geçti ve konuşmaya başladı, uzun bir süre konuştular. Telefon kapandıktan sonra konunun ne olduğunu sordum. Savcı bana, arayanın Aylin adında bir avukat olduğunu söyledi ve yenidoğan tahliyesi için uğraştıklarını ifade etti. Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım bunun hakkında’ dedi. Tüm bildiklerim bu kadar" şeklinde konuştu. Savunma yapan tutuksuz sanık Aylin Aslantatar ise, "Bebekleri koruma içgüdüsüyle hareket ettiğim için suçlu ilan ediliyorum. Dostane olarak yaklaştığım açık ve nettir. Bugün olsa yine Yavuz’u korurum. Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Adli kontrol tedbirimin kaldırılmasını talep ediyorum" dedi. Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi Duruşmada, esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ ve ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan toplamda 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcılık, sanık Aylin Arslantatar içi ise, ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istedi. Ayrıca Cumhuriyet Savcısı, diğer 11 sanık hakkında suç isnadı oluşmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlarını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma yapmaları ve beyanda bulunmaları için süre verilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi.
Aziz İhsan Aktaş’ın kardeşi: "Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz, Aktaş ailemizin en büyüğüdür"
12 Şubat 2026 Perşembe - 18:39 Aziz İhsan Aktaş’ın kardeşi: "Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz, Aktaş ailemizin en büyüğüdür" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada savunma yapan Aktaş’ın kardeşi tutuksuz sanık Doğan Aktaş, "Akrabalarımla yürüttüğüm ticari işlemler, usulüne uygun, hukuka aykırı değildir. Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz. Aile bağlarımız sıkıdır. Aziz İhsan Aktaş ailemizin en büyüğüdür. Hakkımda örgüt iddiaları yersizdir. İhaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Dün görülen duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarına geçilmişti. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri kampüsünde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Şahsım üzerine bir malvarlığı bulunmamaktadır" Duruşmaya verilen yaklaşık bir saatlik aranın ardından, örgüt lideri iddiasıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın erkek kardeşi tutuksuz sanık Doğan Aktaş savunması devam edildi. Hazırlanan iddianamede, Aktaş hakkında, hisse edinim şeklinin şüpheli olduğunun tespit edildiği, üzerine kayıtlı otomotiv sanayi şirketinin mali profili, şüphelinin hesaplarında dönen para miktarı dikkate alındığında örgüt içerisindeki konumunun diğer üyelere ve kardeşlere göre farklı olduğu, örgütün akaryakıt alanındaki faaliyetlerini bilen ve yöneten kişi olduğu, örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu aktarılmıştı. Savunma yapan Doğan Aktaş, "Yapmış olduğum mühendislik işlerinden çok iyi bir gelir elde ettim. Akrabalarımla yürüttüğüm ticari işlemler, usulüne uygun, hukuka aykırı değildir. Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz. Aile bağlarımız sıkıdır. Aziz İhsan Aktaş ailemizin en büyüğüdür. Şirketlerle ilgili sıkıntı yaşadığımızda kendisine başvururuz ama şirketle bir ilişkisi yoktur. Hakkımda örgüt iddiaları yersizdir. İhaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlamaları kabul etmiyorum. Aziz İhsan Aktaş ile aramızdaki ticari ilişkiden dolayı takip başlattım. Beşiktaş belediyesi sanıklarını tanımıyorum. Şirketim bana aittir, abime değil. Bu şirketi ben yönetiyorum. Asfalt yapma işini ben biliyorum, abim değil. Benim İstanbul’da ilk işimi İSFALT’tan aldım. Tanıkların aslı astarı olmayan beyanlarıyla şirketimi suç geliri olarak göstermektedirler. Tüm mal varlığım İç Kale A.Ş. isimli şirketim üzerinedir. Şahsım üzerine bir malvarlığı bulunmamaktadır. Mal varlığıma el konulması bu hususta yersizdir" ifadelerini kullandı. "İhale verecek olsam, bunu amcam Aziz İhsan Aktaş’ın firmasına değil, babam Ramazan Murat Aktaş’ın firmasına verirdim" İddianamede, Beşiktaş Belediyesi’nin yaptığı ihalelere yaklaşık maliyet fiyat teklifi sunduğu, firmaları örgüt liderinin talimatı ve örgütün imkanlarıyla kurduğu, örgüt liderinin talimatıyla hareket ederek, örgütün amaç ve faaliyetlerini gerçekleştirmek için ihalelere yaklaşık maliyet teklifi sunduğu, örgüt liderini koşulsuz itaat ederek, örgüt hiyerarşisinde yer aldığı ve örgüt üyesi olduğu aktarılan Aziz İhsan Aktaş’ın yeğeni tutuksuz sanık Ferhat Aktaş savunma yaptı. Aktaş, "Aziz İhsan Aktaş’ın bana emir verme yetkisi yoktur. O benim işverenim değildir. Ben örgüt üyesi değilim, suçsuzum. Ben bir ihale verecek olsam, bunu amcam Aziz İhsan Aktaş’ın firmasına değil, babam Ramazan Murat Aktaş’ın firmasına verirdim. Soyadımızı taşıyan herkese dava açıldı, burada yargılanıyor. Utku Caner Çaykara’yı yalnızca ismen tanıyorum. İhale öncesi veya sonrasında bir irtibatım olmamıştır. İhaleye fesat karıştırdığım suçlamalarını reddediyorum" şeklinde konuştu. "Benim üzerime atılı suçlamaların nedeni, rakip firma sahipleri ile aramızda oluşan rekabet ortamıdır" İddianamede, ihaleleri suç örgütüne ait firmaya pazarlık usulüyle teklif vererek, ihaleyi Aziz İhsan Aktaş’ın kontrolünde gerçekleştirdiği ve yapılan ihaleyi suç örgütüne ait firma üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın kuzeni tutuksuz sanık Hamit Ünal ise savunmasında, "Aziz İhsan Aktaş’ın şirketlerime bir karı yada katkısı yoktur. Yargılandığım davada üzerime atılı suçlamalar sadece rakip firma yetkilileri ve gizli tanık beyanları ile iddianameye eklenmiştir. Belirli bir bölgede firmalara davet gönderilmesi hayatın olağan akışına uygundur. Diğer firmalara yapılması planlanan ihaleleri çeşitli yöntemlerle engelleyerek kendi firmamı ön plana aldığım iddiaları kabul edilemez. Baki Nugay ile bir dönem ortaktık. Benim üzerime atılı suçlamaların nedeni, rakip firma sahipleri ile aramızda oluşan rekabet ortamıdır" dedi. Duruşma 17 Şubat’a ertelendi Savunmaların ardından mahkeme, duruşmayı, tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edilebilmesi için 17 Şubat Salı gününe erteledi. Heyet, bu durumun kampüs içerisindeki bakım ve mahkemenin diğer dosyalar üzerindeki çalışmalarını yapacağından dolayı olduğunu belirtti.
Ertuğrul Doğan: "Federasyonumuz uygun görürse seneye B Takım uygulamasına gideceğiz"
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:35 Ertuğrul Doğan: "Federasyonumuz uygun görürse seneye B Takım uygulamasına gideceğiz" Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan, Türkiye Futbol Federasyonu’nun onay vermesi durumunda önümüzdeki sezon B Takım uygulamasına geçileceğini açıkladı. Kulüpler Birliği Vakfı toplantısı, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi. Toplantıda, yabancı oyuncu uygunluğu, yayın havuzu dağılımı, müsabaka saatlerinin düzenlenmesi, zemin kalitesi, B Takımı projesi gibi gündem maddeleri değerlendirildi. Ardından Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 2 ay sonra Kulüpler Birliği toplantısı yaptıklarını belirten Doğan, "Bu süre zarfında kulüp profesyonellerimiz, kendi aralarında yaklaşık 4-5 toplantı yaptı. Yabancı oyuncu uygunluğu ve yayın havuzu dağılımı ile ilgili konular gündeme geldi. Önümüzdeki sezonun müsabaka saatlerinin düzenlenmesi ve oyun kalitesini artırmak için istişarede bulunduk. Zeminle alakalı da konuştuk. Bir ’B Takımı’ projesi var. Kulüpler bunu talep ediyor. Kulüplerin gündeminde olan ’hak mahrumiyeti’ konusu da var. Bu konular gündeme geldi. Bu konuların hepsiyle ilgili başkanlarla kararlar aldık. Bunları Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile paylaşacağız. Burada asıl karar verici TFF. Bazı maddeleri oy birliği ile aldık. Bazı maddeleri de oy çokluğuyla aldık. Bunlarla alakalı açıklamaları hazırlayıp, bunları TFF Başkanı ile paylaşacağız. Kendisinden bu konularda kulüplere yardımcı olmasını isteyeceğiz" şeklinde konuştu. Yabancı oyuncu uygunluğuyla alakalı henüz kesin bir karara varmadıklarını belirten Başkan Doğan, "İçerisindeki gençlerin sayısıyla alakalı kulüplerimizin talepleri var. TFF ile daha bu konuları görüşmedik. Önce bu aldığımız kararları TFF ile paylaşalım. Sonra kamuoyunu bu konuda bilgilendiririz" ifadelerini kullandı. Ertuğrul Doğan, yayın hakları konusunda ise, "Şampiyonluk ile alakalı dağıtılan rakamlar var. Bu dağılımın yeniden düzenlenmesi için bir konu gündeme geldi. Bazı kulüplerin olumlu, bazıların ise olumsuz görüşleri oldu" dedi. "7-8 konuda beklenen kararların tamamı alındı" Toplantı sonrasında kulüp başkanlarının salondan gülerek ayrıldıklarının gözlemlendiğinin söylenmesi üzerine de konuşan Doğan, "Daha önce Ali Başkan da çok ciddi emek vermişti. Ben de elimden geleni yapıyorum. Çok iyi bir toplantı oldu, birçok konuyu görüştük. Alınması gereken kararların tamamı alındı. 7-8 konuda beklenen kararların tamamı alındı. Üzerine basarak söylüyorum; karar verici kurum Türkiye Futbol Federasyonu. Biz kulüpler kendi düşüncelerimizin ne olduğunu bu hafta içinde federasyonumuzla paylaşacağız. Ondan sonra da süreci hep beraber takip edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ligler başlamadan önce zeminlerle ilgili tedbirlerin alınacağını düşünüyoruz" Türkiye’deki statların zeminleriyle ilgili yeni sezon öncesi çalışmalar olabileceğini aktaran Başkan Ertuğrul Doğan, "Profesyoneller bu konuyla ilgili çok ciddi çalışma yürüttü. Çok önemli bir çalışma yapıldı. Statların durumu farklı. Kimisi kulüplerin kendine bağlı, kimisi Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan kiralanmış, kimisi hala Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait. Dolayısıyla bir danışma kurulu üzerinden bir süreç olacak. Anlaştık firmayla da. Avrupa’da gördüğümüz gibi sahalara Türk futbolunun bir an önce kavuşması lazım. Çok önemli statlar yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımız sağ olsun, şu an dünyayı gezerseniz en modern statlar Türkiye’dedir. Ama aynı şeyleri saha zemini için söyleyemiyoruz. Özellikle Anadolu’daki bazı şehirlerimizde bu konuda sıkıntı var. Bunları kendi kulüp başkanları da kabul ediyor. Onlar da bir an önce bu sorunun giderilmesinden yana. Tüm kulüpler aynı şeyi düşünüyor. Bu bir an önce çözülmesi gereken bir konu. İnşallah bu sezon itibarıyla, yaz sezonunda ligler başlamadan önce bu tedbirlerin alınacağını düşünüyoruz" açıklamasında bulundu. "Federasyonumuz uygun görürse seneye B Takımı uygulamasına gideceğiz" Bazı kulüplerin B Takım talep ettiğini ve bu konunun da TFF onayına sunulacağını söyleyen Doğan, "Katılmak isteyen kulüpler bize taleplerini iletti. Biz federasyona ’Şu kulüpler B Takım konusundan yararlanmak istiyor’ diye yazımızı vereceğiz. Bundan sonrası farklı bir süreç. Özellikle alt liglerdeki en büyük maliyetler seyahat ve konaklama maliyetleri. A Takım ile beraber seyahat yapıldığında bu maliyetlerin birçoğunun önüne geçilecek. Dolayısıyla katılmak isteyen kulüplerimiz de var, katılmak istemeyen kulüplerimiz de var. Biz de bu konuda zorunluluk yüklemedik. Katılmak isteyen kulüplerimiz planlamalarını bu yönde hazırladı. Federasyon da uygun görürse önümüzdeki sene bu uygulamaya gideceğiz" ifadelerini kullandı. "Fenerbahçe maçında tek düşüncemiz kazanmak" Trendyol Süper Lig’de bu hafta oynanacak Trabzonspor - Fenerbahçe maçı hakkında da konuşan Ertuğrul Doğan, "Hakemin etkin olmadığı, hak edenin kazandığı, centilmence bir maç olmasını diliyorum. Fenerbahçe’yi, Trabzon’da en güzel şekilde misafir edeceğiz. Trabzonspor olarak tek düşüncemiz var; kazanmak. Ama önce centilmenlik, sakatlıksız, maçın sahada oynandığı, hakemin işin içine müdahil olmadığı, yanlış kararların olmadığı bir maç diliyorum iki takım için de" diye konuştu. "Yeni saat uygulaması yeni sezonda uygulanabilir gibi duruyor" Son olarak Trendyol Süper Lig maçlarının başlama saatinde nasıl bir değişim olacağına da değinen Doğan, "Bazı kulüplerimizin saatlerle ilgili talepleri oldu. Ama burada tabii hem TFF hem de yayıncı kuruluşun da bunu ayarlayabilmesi lazım. Kulüplerimizden gelen talepleri federasyonumuzla paylaşacağız. Dediğimiz gibi burada yayıncı kuruluşun da tutumu önemli. Sadece kulüplerin demesi ve federasyonun okeylemesi de yetmiyor buna. Yayıncı kuruluş da o aradaki saat farkını iyi ayarlamak istiyor. Çünkü maç sonrası görüntüler, maç sonrası yayınlar var. Ramazan ile ilgili zaten saatler açıklandı. Ramazan’dan sonra da lig sonuna kısa bir dönem kalıyor. Şu an anladığımız kadarıyla yeni saat uygulaması ancak yeni sezonda uygulanabilir gibi duruyor. Ama biz kulüplerimizin düşüncelerini ve görüşlerini yarın itibarıyla kulüplerimizle paylaşacağız" diyerek sözlerini tamamladı.
Türk Hava Yolları 100 bin çalışanının fotoğrafıyla giydirdiği 500. uçağını tanıttı
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:32 Türk Hava Yolları 100 bin çalışanının fotoğrafıyla giydirdiği 500. uçağını tanıttı Türk Hava Yolları, 1933 yılında 5 uçaklık mütevazı bir filo ile başlayan yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına daha ulaştı. Milli bayrak taşıyıcı, 2025 yılı sonunda filoya katılan "TK Aile" isimli 500. uçağını düzenlenen özel bir lansmanla tanıttı. Gerçekleştirilen özel uçuşta "TK Aile" isimli uçak gökyüzüne 500 rakamını çizerek ikinci 500 döneminin başlangıcını simgeleyen bir iz bıraktı. 100 bin çalışan ve emeklinin fotoğraflarıyla tasarlanarak hazırlanan 500. uçağın lansmanı; birlik ve beraberlik anlayışını yansıtan geniş bir katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen etkinliğe; Türk Hava Yolları ve iştiraklerinin yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri, çalışanları ve emeklilerinin yanı sıra havacılık sektöründen önde gelen isimler katıldı. 81 ilden gelen şehit çocukları lansmanda yer aldı Lansmanda ayrıca, şehitlerin emaneti olan 81 ilden gelen şehit çocukları, Türk Hava Yolları’nın hafızalara kazınan Iğdır reklam filmi oyuncuları yer aldı. Bu özel buluşma, Türk Hava Yolları’nın büyüme hikayesinin yalnızca rakamlardan değil, aynı zamanda ortak emek, vefa ve dayanışmadan oluştuğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu konukların yanı sıra Türk Hava Yolları’nın reklam yüzü olan oyuncu Kerem Bürsin, Serkan Çayoğlu ve Özge Gürel de katılım gösterdi. "İkinci 500 döneminin başlangıcı olarak görüyoruz" Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, tanıtımda bir konuşma yaptı. Bolat, "500. uçağımız, Türk Hava Yolları için yalnızca filomuza katılan yeni bir uçak değil; 93 yıllık bir emeğin, kararlılığın ve ortak aklın simgesidir. 2003 yılında 65 uçakla başladığımız zirve yolculuğumuzda bugün 500’ü aşkın uçakla 6 kıtada 356 destinasyona ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Bundan 12 yıl önce çektiğimiz ‘Hayal Edince’ reklam filminde 247 uçak ve 247 destinasyonla çıktığımız yolculukta 500’üncü uçak bir hayaldi. Bugün o hayalin gerçeğe dönüştüğünü görmek, Türk Hava Yolları ailesi için ayrı bir anlam taşıyor. 500. uçağımızı bir durak değil, ‘İkinci 500’ döneminin başlangıcı olarak görüyoruz. 2036 yılında bin uçaklık filoya ulaşma hedefimiz doğrultusunda, ülkemizi küresel havacılığın merkezlerinden biri haline getirme kararlılığımızı sürdüreceğiz" dedi. 10 yıl içerisinde bin uçağa ulaşacak Lansmanın ardından katılımcılarla birlikte gökyüzüne havalanan 500. uçakta basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bolat, "Hakikaten çok güzel bir gün. 500 uçağı hayal etmek herhalde bundan 12 yıl önce zordu ama bu gerçekleşti. 12 yıl önce Iğdır’da reklam filmini çektiğimiz dönem Türk Hava Yolları’nın Iğdır’a gitmesi bir hayaldi. 10 yıl içerisinde Türk Hava Yolları bunun 2 katına çıkacak, bin uçağa ulaşacak" şeklinde konuştu. 65 milyar dolarlık katkı sağladık Türk Hava Yolları’nın Türk ekonomisine sağladığı katkılar hakkında konuşan Bolat, "Bu kadar uçak ülke ekonomisine ne kazandıracak bu önemli. THY bu sene 1,5 trilyon dolarlık Türk ekonomisine 65 milyar dolarlık katkı sağlayarak en önemli ekonomik güçlerden birisi oldu. İnşallah 2033 yılında bu rakamlar 150 milyar dolara çıkacak. Türk Hava Yolları’nın büyümesi sadece uçak sayısıyla değil Türk ekonomisine olan katkısıyla da değerlendirmek lazım. 2006 yılında 100. uçağımız geldiğinde THY’nin toplam ihracatı 1,7 milyar dolardı. 2025 yılında bu rakam 18,8 milyar dolara çıktı" diye konuştu. Çin’den 2 milyon turist getirme projemiz var Turizm Bakanlığı ortaklığında Çin ile birtakım projeler başlatıldığının altını çizen Bolat, "Çin’le frekanslarda sıkıntılar vardı ancak bunlar aşıldı. Çin’den 5 taşıyıcı Türkiye’ye uçuyor. Bunları teşvik ediyoruz. Turizm Bakanlığı ile beraber Çin’den 2 milyon turist getirme projemiz var. Çinli turistler daha çok ülkemizin kültürel değerlerini görmek için geliyorlar. 22 tane UNESCO Dünya Mirası Listesi ile 100’e yakın da Geçici Liste’de yer alan tarihi yerlerimizi ve kültürel varlıklarımızı uçaklarımızdaki ekranlardan tüm dünyaya tanıtıyoruz" ifadelerinde bulundu. Gökyüzüne "500" çizildi Tanıtım kapsamında gerçekleştirilen özel uçuşta "TK Aile" isimli uçak gökyüzüne 500 rakamını çizerek ikinci 500 döneminin başlangıcını simgeleyen bir iz bıraktı. TK 500 sefer sayılı uçuşta şehit çocukları ve aileleri, Türk Hava Yolları yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri ve çalışanlar yer aldı. Türk Hava Yolları’nın filo büyüme yolculuğunda kilometre taşları olan diğer uçaklar da etkinlik alanında katılımcılara sergilendi, Türk Hava Yolları’nın ilk uçağının birebir boyuttaki maketi de büyük ilgi topladı. 100. uçak Ağustos 2006 yılında filoya dahil olurken 200. uçak Kasım 2012, 300. uçak Şubat 2016, 400. uçak Mart 2023, 500. uçak ise "TK Aile" ismiyle Aralık 2025’te THY bünyesine katıldı. Birlikte büyüyor, birlikte yükseliyor Türk Hava Yolları, modern uçak yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini ve yolcu konforunu artırırken, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda filosunu güçlendirmeye devam ediyor. 500. uçak, Türk Hava Yolları’nın yalnızca bugünkü gücünü değil, aynı zamanda 2036 yılında ulaşılması hedeflenen bin uçaklık filo vizyonunu da simgeliyor. Türk Hava Yolları, 500. uçağıyla birlikte geçmişten aldığı güçle geleceğe emin adımlarla ilerlerken, "birlikte büyüyor, birlikte yükseliyor" anlayışıyla havacılık sektöründe yeni başarı hikayeleri yazmayı sürdürüyor.
Bahçelievler Semt Lokantası açıldı: 55 liraya 4 çeşit yemek
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:48 Bahçelievler Semt Lokantası açıldı: 55 liraya 4 çeşit yemek Bahçelievler Belediyesi Semt Lokantası projesi hayata geçirildi. İlk semt lokantasının açılışında konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, "Bahçelievlerli komşularımıza bin kişiye her gün diyetisyenlerimiz kontrolünde 55 liraya 4 çeşit yemek vereceğiz" dedi. Bahçelievler Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği Semt Lokantası projesini kamuoyuna tanıtıldı. Proje kapsamında ilk Semt Lokantasının açılışı da yapıldı. Açılışa Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Boztepe, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ve çok sayıda vatandaş katıldı. Günlük bin kişiye hizmet verecek şekilde planlanan Semt Lokantası’nın, yalnızca Bahçelievler sakinlerine değil İstanbul’un farklı ilçelerinden gelen vatandaşlara da hizmet verildiği ifade edildi. "Bin kişiye 55 liraya 4 çeşit yemek vereceğiz" Lokantanın açılışında konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, "Hayırlı olsun, ilk lokantamız burada. Bahçelievlerli komşularımıza bin kişiye her gün diyetisyenlerimiz kontrolünde 55 liraya 4 çeşit yemek vereceğiz. Çok fazla talep var. Üniversite öğrencilerimiz, esnafımız, çalışan vatandaşlarımız, emekli vatandaşlarımız çok ucuza faydalanacaklar. Semt Lokantasını devam ettirip semtimizin farklı yerlerine de açacağız" dedi. İstanbul’un en uygun fiyatlı yemeğini sunduklarını belirten Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, kaliteli ve hijyenik bir öğün menünün Bahçelievler’de 65 TL’den vatandaşlara sunulduğunu dile getirirken Bahçelievlerli komşularına ise ‘BiKart’ uygulaması sayesinde 55 TL’ye 4 çeşit yemek verileceğini söyledi. "Bu reklam amaçlı yapılan bir şey değil" Sosyal çalışmalarından da bahseden Başkan Bahadır, "Başta Bahçelievlerli vatandaşlarımız için sosyal tesisler ve kahvehanelerimizi açtık. Diğer zincir kahve dükkanlarına göre yarı fiyatına ürünlerimizi veriyoruz. Biz kimseye ’Benim sayemde et yedin’ demeyiz dedirtmeyiz. Buradaki amacımız vatandaşlarımızın buradan faydalanmaları. Bizim bakış açımızda reklam yok vatandaşlarımıza sadece hizmet etmek istiyoruz. Belediye başkanı olarak gıdadaki bu yükselişe dur dememiz gerekiyor, Türkiye’nin en ucuz lokantasını olduğunu iddia ediyoruz. Bizden daha uygunu varsa da seve seve tebrik ederiz" şeklinde konuştu. "3 saatte bin kişiye yemek verilmesi kolay bir iş değildir" Yemeklerden memnun kaldığını ifade eden Dursun Ali Barık, "Dışarıda 55 liraya bir çorba dahi içemiyoruz. Burada 3 saatte bin kişiye yemek verilmesi kolay bir iş değildir. Herkese teşekkür ediyorum" dedi. Semt Lokantasının haftanın 7 günü 12.00-16.00 saatleri arasında hizmet vereceği açıklandı.
Bahçelievler Semt Lokantası açıldı: 55 liraya 4 çeşit yemek
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:39 Bahçelievler Semt Lokantası açıldı: 55 liraya 4 çeşit yemek Bahçelievler Belediyesi Semt Lokantası projesi hayata geçirildi. İlk semt lokantasının açılışında konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, "Bahçelievlerli komşularımıza bin kişiye her gün diyetisyenlerimiz kontrolünde 55 liraya 4 çeşit yemek vereceğiz" dedi. Bahçelievler Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği Semt Lokantası projesini kamuoyuna tanıtıldı. Proje kapsamında ilk Semt Lokantasının açılışı da yapıldı. Açılışa Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ve çok sayıda vatandaş katıldı. Günlük bin kişiye hizmet verecek şekilde planlanan Semt Lokantası’nın, yalnızca Bahçelievler sakinlerine değil İstanbul’un farklı ilçelerinden gelen vatandaşlara da hizmet verildiği ifade edildi. "Bin kişiye 55 liraya 4 çeşit yemek vereceğiz" Lokantanın açılışında konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, "Hayırlı olsun, ilk lokantamız burada. Bahçelievlerli komşularımıza bin kişiye her gün diyetisyenlerimiz kontrolünde 55 liraya 4 çeşit yemek vereceğiz. Çok fazla talep var. Üniversite öğrencilerimiz, esnafımız, çalışan vatandaşlarımız, emekli vatandaşlarımız çok ucuza faydalanacaklar. Semt Lokantasını devam ettirip semtimizin farklı yerlerine de açacağız" dedi. İstanbul’un en uygun fiyatlı yemeğini sunduklarını belirten Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, kaliteli ve hijyenik bir öğün menünün Bahçelievler’de 65 TL’den vatandaşlara sunulduğunu dile getirirken Bahçelievlerli komşularına ise ‘BiKart’ uygulaması sayesinde 55 TL’ye 4 çeşit yemek verileceğini söyledi. "Bu reklam amaçlı yapılan bir şey değil" Sosyal çalışmalarından da bahseden Başkan Bahadır, "Başta Bahçelievlerli vatandaşlarımız için sosyal tesisler ve kahvehanelerimizi açtık. Diğer zincir kahve dükkanlarına göre yarı fiyatına ürünlerimizi veriyoruz. Biz kimseye ’Benim sayemde et yedin’ demeyiz dedirtmeyiz. Buradaki amacımız vatandaşlarımızın buradan faydalanmaları. Bizim bakış açımızda reklam yok vatandaşlarımıza sadece hizmet etmek istiyoruz. Belediye başkanı olarak gıdadaki bu yükselişe dur dememiz gerekiyor, Türkiye’nin en ucuz lokantasını olduğunu iddia ediyoruz. Bizden daha uygunu varsa da seve seve tebrik ederiz" şeklinde konuştu. "3 saatte bin kişiye yemek verilmesi kolay bir iş değildir" Yemeklerden memnun kaldığını ifade eden Dursun Ali Barık, "Dışarıda 55 liraya bir çorba dahi içemiyoruz. Burada 3 saatte bin kişiye yemek verilmesi kolay bir iş değildir. Herkese teşekkür ediyorum" dedi. Semt Lokantasının haftanın 7 günü 12.00-16.00 saatleri arasında hizmet vereceği açıklandı.
Üsküdar’da iş yeri müdürü tarafından darp edilen çocuk konuştu: "5 ay boyunca hem psikolojik hem fiziksel şiddet gördüm"
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:38 Üsküdar’da iş yeri müdürü tarafından darp edilen çocuk konuştu: "5 ay boyunca hem psikolojik hem fiziksel şiddet gördüm" Üsküdar’da çalışanı E.D.’yi darp ettiği iddia edilen iş yeri müdürü G.T., ’kasten yaralama’ suçundan tutuklanırken yaşanan olayın detaylarını aktaran anne Ebru İfakat, "Oğlumu ’Bu olayı söylersen dişlerini dökerim, seni komaya sokarım’ diye tehdit etmişler. Şikayetimizi geri çekmeyeceğiz, en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. Olay, Üsküdar Murat Reis Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, iş yerinde çalışan E.D. (16), iş yeri müdürü G.T. (39) tarafından darp edildi. E.D.’nin şikayetçi olması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından başlatılan çalışmalar doğrultusunda gözaltına alınan G.T., emniyetteki işlemlerinin ardından ’kasten yaralama’ suçundan adliyeye sevk edildi. Şüpheli G.T., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan darp anı, iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, şüphelinin çalışan gencin üzerine yürüdüğü, tokat attığı ve başını yere doğru eğerek eline aldığı çubukla boyun bölgesine bastırdığı anlar yer aldı. "Babası ’Benim oğluma neden vurdun’ dediğinde, ’Şakayla vurdum’ diyor" Yaşanan olayın ardından konuşan anne Ebru İfakat, oğlunun yaklaşık 5 aydır hem fiziksel hem psikolojik şiddete maruz kaldığını ifade etti. Oğlunun babası tarafından çalışması için akrabalarının yanına gönderildiğini söyleyen İfakat, "Oğlum babası tarafından çalışmak üzere gönderilmişti. Evde kalmasın, işi olsun diye. Gönderildiği yerin müdürü babasının halasının oğlu, yani kuzeni oluyor. Yaklaşık 5 aydır çocuğuma şiddet uyguluyormuş ama korktuğu için bize hiçbir şey söyleyememiş. Özellikle sırt tarafında, böbreklerine doğru morluklar vardı. Sorduğumda ’Bir şey yok’ dedi, geçiştirdi. Babası da morlukları görünce soruyor. O da ‘G. abi yaptı’ diyor. Babası arayıp ‘Benim oğluma neden vurdun’ dediğinde, ‘Şakayla vurdum’ diyor. Ama bu şaka değil" ifadelerine yer verdi. "’Bu olayı söylersen dişlerini dökerim, seni komaya sokarım’ diye tehdit etmiş" Oğlunun kapalı alanlarda darp edildiğini iddia eden anne İfakat, "Çocuğumu insanların görmediği yerde çekpasla dövüyormuş, çekpasın fırçalı kısmıyla vuruyormuş. ‘Bu olayı söylersen dişlerini dökerim, seni komaya sokarım’ diye tehdit etmiş. Ağır küfürler etmiş. Sürekli manipüle etmiş. 8 gün iznini kesmiş. ‘Adım atıyorsun, iznin yok’ diyormuş. Mutfakta bulaşıkları yıkatıp tekrar yıkatıyor, tuvaleti temizletip tekrar temizletiyormuş" dedi. Olayı öğrenir öğrenmez iş yerine giderek oğlunu aldığını ve hastaneye götürdüğünü belirten anne, karakola giderek şikayetçi olmalarının ardından şüphelinin kendisini aradığını iddia ederek, "‘Niye karakola gittin? Bana kumpas mı kurdunuz? Eğer ciddi dövseydim pipetle beslerlerdi’ dedi. Olay görüntülerinin üzerini kapatmaya çalıştılar. Çocuğumun şiddete meyilli olduğunu iddia edip iftira attılar. Sosyal medyada asılsız paylaşımlar yaptılar. Biri 40 yaşında, biri 16 yaşında. 40 yaşındaki bir insan bir çocuğa el kaldırabilir mi? En çok babasına baskı yapıyorlar. Ama biz şikayetimizi geri çekmeyeceğiz. Devletimize güveniyoruz. En ağır cezayı almasını istiyoruz. Salınmasını istemiyoruz" şeklinde konuştu. "Genellikle mutfakta kapıyı çekip vuruyordu, ‘Burada olan burada kalır, kimseye anlatma’ diyordu" Şiddete maruz kalan 16 yaşındaki E.D. ise sürecin, işe başladıktan bir hafta sonra başladığını söyledi. Genellikle kameraların olmadığı alanlarda darp edildiğini öne süren E.D., "İlk önce küfür etmeye başladı. Sonra el şakası diye vurmaya başladı. Daha sonra bu ağır dayağa dönüştü. Genellikle mutfakta kapıyı çekip vuruyordu. ‘Burada olan burada kalır, kimseye anlatma’ diyordu. ‘Seni komaya sokarım, dişlerini dökerim’ gibi tehditler ediyordu" dedi. Telefonu eline aldığında dahi darp edildiğini söyleyen E.D., "Kaçıyordum ama üstüme gelip darp etmeye devam ediyordu. Müdür olduğu için kimse ses çıkaramıyordu. Yaşı büyük iki kişiye dokunmuyordu. Sadece bana ve bir çırak daha vardı, ona şiddet uyguluyordu. Sırtımda ve yüzümde morluklar oluştu. Sürekli boks torbası gibiydim, oyuncak gibiydim onun için. 5 ay boyunca hem psikolojik hem fiziksel şiddet gördüm. Şimdi ailesi arayıp şikayeti geri çekmemizi istiyor ama ben en ağır cezayı almasını istiyorum. Salınmasını istemiyorum" ifadelerini kullandı.
Beşiktaş’ta yeni transferler için imza töreni düzenlendi
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:33 Beşiktaş’ta yeni transferler için imza töreni düzenlendi Beşiktaş’ta ara transfer döneminde kadroya katılan 7 futbolcu için Başkan Serdal Adalı’nın da katılımıyla imza töreni düzenlendi. Beşiktaş’ın yeni transferler Yasin Özcan, Kristjan Asllani, Junior Olaitan, Hyeon-Gyu Oh, Emmanuel Agbadou, Amir Murillo ve Devis Vasquez için Tüpraş Stadyumu Moda Merkezi’nde imza töreni gerçekleştirildi. İmza törenine Başkan Serdal Adalı’nın yanı sıra Kore Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Woo Sung Lee ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Serdal Adalı: "Transferde titiz bir çalışma yürüttük" Başkan Adalı, Kore Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Woo Sung Lee’ye törene katıldığı için teşekkür ederek sözlerine başladı. Adalı, "Bu transfer döneminde; ben, futbol komitemiz, scout ekiplerimiz ve teknik heyetimiz titiz bir çalışma yürüttük. Teknik heyetimizin talepleri doğrultusunda ihtiyaç duyduğumuz bölgelere; hırsına, çabalarına, çalışma disiplinlerine ve karakterlerine güvendiğimiz bu değerli futbolcularımızı transfer ettik. Ben ve yönetim kurulum, teknik heyetimiz ve camiamız yeni transferlerimize büyük bir heyecanla yaklaştı. Taraftarımız da kendilerinden beklentilerini ve onlara karşı olan sıcak tavırlarını ilk maçta gösterdiler. Bunun artarak devam etmesini temenni ediyorum. Bizim bir hedefimiz ve idealimiz var: Savaşan, üreten, mücadele eden, başarıya aç, özellikle genç ve tecrübeli isimlerin doğru bir şekilde harmanlandığı sporculardan kurulu bir Beşiktaş. Önümüzdeki 10 yılı inşa ettiğimiz bu model camiamızda büyük bir heyecan oluşturdu. Bunun farkındayım ve bundan dolayı oldukça mutluyum. Camiamızı umutlandıracak, harekete geçirecek bu yol haritasının en büyük ispatı, bugün burada imza töreni için toplandığımız yeni transferlerimizdir" ifadelerini kullandı. "Artık söz teknik ekibimiz ve futbolcularımızda" Geçmiş transferlerle ilgili de konuşan Serdal Adalı, "Şu bir gerçektir ki dünya üzerinde yüzde 100 transfer başarısı diye bir şey maalesef yok; hiçbir kulüp bunu yapamıyor. Biz de isteriz aldığımız her futbolcu takıma tam uyum sağlasın ve çok iyi performans göstersin. Ancak bazen yetenekleri tartışılmaz olsa bile ülkeye veya takıma uyum sorunu yaşanabiliyor. Bizim transfer döneminde en büyük başarılarımızdan biri de beklediğimiz verimi alamadığımızda veya iyi bir teklif geldiğinde yolları faydalı şekilde ayırmayı bilmemiz oldu. Bu ayrılıklarda maddi kayıp yaşamadığımız gibi aksine önemli kazanımlar elde ettik. Maaş yükümüzü düşürdük, yaş ortalamasını aşağı çektik, takım kalitesini yükselttik. Asıl başarı buradadır. Teknik heyetimiz de bu tablodan ve takımın geleceğinden oldukça umutlu. Artık söz teknik ekibimiz ve futbolcularımızda" diye konuştu. "Hakem eliyle yazılan bir skandalı konuşmak zorunda kalıyoruz" Corendon Alanyaspor maçında tribünlerde olan taraftara sergilediği duruştan dolayı da teşekkür eden Başkan Adalı, "Ancak ne yazık ki sahada futbolun güzelliğini değil, hakem eliyle yazılan bir skandalı konuşmak zorunda kalıyoruz. Bakın, karşımızda bir ’matematik mucizesi’ var. Sadece tek bir pozisyonda, VAR monitörü başında 5 buçuk-6 dakika harcayan bir hakem; onca oyuncu değişikliğine, onca duraklamaya ve sakatlığa rağmen maçın sonuna toplamda sadece 6 dakika ekliyor. Bu karar kuralları bilmemek değil, Beşiktaş camiasının ve ekran başındaki milyonların aklıyla alay etmektir. Bununla da bitmiyor; tüm kamuoyunun üzerinde birleştiği, lehimize verilmesi gereken net penaltı pozisyonunda VAR odasından çıt çıkmıyor. O sessizlik, aslında çok şey anlatıyor. Bu tablo artık bizim nezdimizde ’insani bir hata’ sınırını çoktan geçmiştir. Bu, hata değil; Beşiktaş’ın emeğine, taraftarın alın terine karşı takınılmış açık bir ’art niyet’ göstergesidir. Buradan federasyona ve ilgili kurullara sesleniyorum. Bu hatalar Türk futbolunun derin bir meselesidir. VAR hatalarını en aza indirmek adına uzun süredir ülkemizde bulunan yabancı VAR eğitmenlerinin de ne kadar faydalı oldukları da büyük bir soru işaretidir. Şimdi burada çok daha sert açıklamalar yapabilirim. Fakat göreve geldiğimizden bugüne hemen her açıklamamızda aldığımız cezalar ve yaşadıklarımızı göz önünde bulundurunca ’VAR hatalarını asla kabul etmem’ diyen federasyon başkanımızın geçmişte söylediği ’Benim dönemimde başkanlar konuşsun, onlar ceza almayacak’ sözlerini de hatırlatarak konuşmama devam etmek isterim" şeklinde konuştu. Geçtiğimiz yıl TFF tarafından duyurusu yapılan ’Tutarlılık İzleme Modülü’ adı verilen sisteme de değinen siyah-beyazlıların başkanı, "Biz futbol kulüplerine maçlardan sonra itiraz ettiğimiz pozisyonların tüm bilgilerini girerek federasyondan gözlemci ve hakem raporlarına göre cevap alacağımız bir sistemdi. Yine federasyon açıklamasına göre bu sistem futbolun iki paydaşı hakemler ve kulüpler arasında şeffaflığı, doğruluğu ve gelişimi konusunda güçlü bir iş birliği sağlayacaktı. Bu sisteme belki de bizim kadar sahip çıkan ve itirazlarını düzenli ve yerinde yapan bir kulüp daha olduğunu ben şahsen düşünmüyorum. Sistemin hizmete açılmasından itibaren sayısız pozisyona itiraz etmiş, belge ve bilgileri eksiksiz doldurmuş olmamıza rağmen tahmin edin ne oldu? İtirazlarımızın bir tanesine bile cevap verilmedi. Tüm itirazlarımız ilk günden beri cevap bekleniyor başlığı altında bekliyor. İlk günden itibaren tek bir cevap alınamayan bir sistem. İşte geldiğimiz nokta budur, takdir ise kamuoyunundur" dedi. "Geçmişten gelen bu yanlış yapılanmayı düzeltmek vakit alıyor" Siyah-beyazlı taraftarların şampiyonluk hasretinden kaynaklı sabırsızlıklarına hak verdiğini söyleyen Başkan Serdal Adalı, "Ancak geçmişten gelen bu yanlış yapılanmayı düzeltmek takdir edersiniz ki vakit alıyor. Bir yandan kulübün bugününü en verimli şekilde geçirmesi için mücadele ederken, diğer yandan da kulübün geleceğini daha sağlam temellere kavuşturacak yatırımlar ve projeler için gece gündüz çalışıyoruz. Basketboldaki başarıyı artırmak ve amatör branşları ayağa kaldırmak için uğraşıyoruz. Daha önce çok defa söylediğim üzere tünelin ucundaki ışık tüm camiamız tarafından görülmeye başlandığına inanıyorum. Sabır, huzur ve istikrarın Beşiktaşımızın başarılı günlere doğru gidişindeki en temel ilkeler olduğunu düşünüyorum. Bizler bu bahsettiğim konularda yoğun bir çaba gösterirken taraftarlarımızdan beklentim ve isteğim yeni transferlerimizin heyecanıyla beraber Kartal Yuvası mağazalarına hak ettiği ilgiyi göstersinler" diye konuştu. Serdal Adalı’nın konuşmasının ardından yeni transferler de duygu ve düşüncelerini de paylaştı. Yasin Özcan: "Bu forma altında elimden gelen her şeyi yapacağım" Beşiktaş’ta olduğu için duyduğu mutluluğu dile getiren Yasin Özcan, "Başkanımıza, yöneticilerimize ve Teknik Direktörümüz Sergen Yalçın’a teşekkür ediyorum bana güvendikleri için. Buraya geldiğim için çok mutluyum. Camianın büyüklüğünü biliyorum. Bu forma altında elimden gelen her şeyi yapacağım. Anderlecht’teyken bir gün telefonum çaldı ve ’Beşiktaş seni istiyor’ dediler. Ben de hiç düşünmeden kabul ettim. Sergen hocayla çalıştığım için de mutluyum. Çok iyi bir hoca. Kendimi sol stoperde daha rahat hissediyorum ama bekte de oynuyorum" dedi. Kristjan Asllani: "Gelmeden önce Muçi ve Rashica ile konuştum " Kristjan Asllani ise ilk maçında kırmızı kart gördüğü için camiadan ve taraftarlardan özür diledi. Asllani, "Buraya gelmemi sağlayan başkanımıza hocamıza teşekkür ediyorum. Buraya geldiğim için çok mutluyum. Kırmızı kart için de bunlar futbolda olan şeyler. Biraz da şanssızdım. Hocam, taraftarlardan ve kulüpten özür diliyorum. Gelmeden önce Muçi ve Rashica ile konuştum. Onlar da bana çok güzel şeyler söylediler" diye konuştu. Junior Olaitan: "Beşiktaş futbolcusu bireysel değil, takım için oynamalıdır" Çok heyecanlı olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Junior Olaitan ise, "Beni buraya getirdikleri için başkanımıza, hocamıza teşekkür ediyorum. Beşiktaş büyük bir kulüp. Görece küçük takımlara karşı sürekli önde oynayan bir takım. Biz de kapalı rakiplerimizi açabilecek kaliteye sahibiz. Bunu herhangi bir takıma karşı yapabiliriz. Beşiktaş’ta oynarken arma için oynarsınız. Beşiktaş futbolcusu bireysel değil, takım için oynamalıdır. Hocamız ne derse ben onu yapmalıyım. Hocamızın istediği herhangi bir pozisyonda ben yüzde 100’ümü vereceğim" değerlendirmesinde bulundu. Hyeon-Gyu Oh: "Bu takımın bir parçası olmaktan gurur duyuyorum" Takımın bir parçası olmaktan gurur duyduğunu aktaran Hyeon-Gyu Oh da, "Ben Beşiktaş için her zaman mücadele edeceğim. Taraftarların da beni bu anlamda sevdiğini biliyorum. Ben hiçbir mücadeleyi kaybetmem. Bütün rakiplerimizi yenebileceğimizi de biliyorum. Geçen maç ilk golümü attım. Taraftarlar da benden daha fazla gol atmamı bekliyor. Ben de oynayacağım karşılaşmalarımı bekliyorum. Elimden geldiğince her maç gol atmak istiyorum" ifadelerini kullandı. Emmanuel Agbadou: "Beni buraya getirmek için çok çaba sarf ettiler, sonunda buradayım" Zor bir transfer süreci sonunda takıma katıldığını belirten Emmanuel Agbadou, "Ama bu transferin gerçekleşmesinde emeği olan herkese teşekkür ederim. Beni buraya getirmek için çok çaba sarf ettiler. Sonunda buradayım ve bu büyük camia için yüzde 100’ümle çalışıp, büyük Beşiktaş’a en iyisini vermek için çalışacağım. Süper Lig’in zor bir lig olduğun düşünüyorum. Fiziksel şiddet ve temponun yüksek olduğu bir lig. Ligde çok iyi forvetler var ve fırsatları çok iyi değerlendiriyorlar. İyi forvetlere karşı oynayacağımı biliyorum ama umarım onlara karşı sakatlıksız bir mücadele vereceğim. Premier Lig’den geldiğinizde oranın tecrübesini gittiğiniz yere de taşıyabilirsiniz. Ben bu tecrübemi Beşiktaş’a getireceğimi düşünüyorum. Defans oyuncusu olarak önde oynayan arkadaşlarıma arkalarında lider ve savaşan bir stoper olduğunun rahatlığını göstermek istiyorum" şeklinde konuştu. Amir Murillo: "Takıma yardımcı olmak için elimden geleni yapacağım" Amir Murillo, siyah-beyazlı takıma yardımcı olmak için elinden geleni yapacağını dile getirerek, "Burada olma fırsatın bana veren başkanımız, hocamız ve teknik ekibimize teşekkür ediyorum. Beşiktaş tarihinin bir parçası olmaktan dolayı çok gururluyum. Takıma yardımcı olmak için elimden geleni yapacağım. Aile her şeydir. Bu aile duygusunu hissediyorum. Taraftarların ban verdikleri mesajdan dolayı çok mutluyum. Bana çok öz güven veriyorlar. Ben de bunun karşılığını elimden geldiğince sahada vereceğim. Hocayla da bir görüşmem oldu. Benden neler beklediğini anlattı. Ben de takıma yardımcı olmak için hocamın benden istediklerini yerine getireceğim" açıklamasında bulundu. Devis Vazquez: "Buraya gelirken kulübün ne kadar büyük olduğu anlatıldı" Beşiktaş’ın eski Kolombiyalı kalecisi Oscar Cordoba ile tanıştığını ve beraber idman yaptığını söyleyen kaleci Devis Vazquez de, "Başkanımıza bana burada olma fırsatı verdiği için teşekkür ederim. Burada olmaktan dolayı mutluyum. Burada bulunduğum süre zarfında elimden geleni yapacağım. Cordoba’yı tanıyorum ve kendisiyle idman da yaptım. Buraya gelirken kulübün ne kadar büyük olduğu da anlatıldı. Satın alma durumunun gerçekleşmesi için de çok çalışacağım ve her gün elimden gelenin yüzde 100’ünü yapacağım" diye konuştu. Yeni transferler imza törenin ardından yönetim kurulu üyeleriyle birlikte stadın içinde bulunan Kartal Yuvası mağazasına geçti ve burada alışveriş yaptı.
Avcılar’da 19 yaşındaki motosikletli Onur’un hayatını kaybettiği feci kazaya ilişkin ilk duruşmada mütalaa açıklandı
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:32 Avcılar’da 19 yaşındaki motosikletli Onur’un hayatını kaybettiği feci kazaya ilişkin ilk duruşmada mütalaa açıklandı Avcılar’da, 19 yaşındaki Onur Sönmemiş’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan tır kazasına ilişkin tır şoförü ilk kez hakim karşısına çıktı. Yargılamanın ilk duruşmasında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Avcılar Firuzköy’de, 24 Mart 2025 tarihinde, 19 yaşındaki Onur Sönmemiş’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan tır kazasına ilişkin yürütülen soruşturma geçtiğimiz günlerde tamamlanmış ve tır şoförü hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlenmişti. Hazırlanan iddianame kapsamında, tutuklu sanık Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, tutuksuz sanık Hüseyin Saraç (39) ile hayatını kaybeden Sönmemiş’in müşteki aile ile tarafların avukatları hazır bulundu. Tahliyesini talep etti Duruşmada savunma yapan sanık Saraç, "Kasten yaşanan bir olay yoktur. Kaza sırasında maktulü görmedim. Olay yerinden kaçmadım. Mahkemeden beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. 6 yıla kadar hapis cezası talebi İlk görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanığın yaşanan kazada asli kusurlu, maktulün ise tali kusurlu olduğunu belirterek, üzerine atılı ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma yapmaları ve beyanda bulunmaları için süre verilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, hayatını kaybeden Onur Sönmemiş ‘maktul’, acılı baba Yusuf Ziya Sönmemiş ‘müşteki’ tır şoförü Hüseyin Saraç (39) ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, maktul Sönmemiş’in sevk ve idaresindeki motosikletin kazaya karıştığı, kaza sonucu hayatını kaybetmesi sonucu soruşturma başlatıldığı aktarıldı. Olaya ilişkin alınan trafik bilirkişi raporuna yer verilen iddianamede, şüphelinin ‘manevraları düzenleyen genel şartlara uymama’ sebebiyle asli kusurlu olduğu, maktulün ise ‘dikkatsiz ve tedbirsiz araç sevk ve idare’ ettiği için tali olarak kusurlu bulunduğu belirtildi. İddianamede, bilirkişi raporunun yanı sıra Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından alınan raporda da aynı şekilde değerlendirme yapıldığı bilgisi yer aldı. Rapora göre hayatını kaybeden Onur Sönmemiş’in genel beden travmasına bağlı beyin kanaması ve iç organ yaralanmasından dolayı meydana geldiği anlatıldı. İddianamede, sanık Hüseyin Saraç’ın savcılıkta alınan ifadesinde, kazada bir kusurunun olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirttiği ancak alınan trafik bilirkişi raporunda sanığın kusurunun sabit olduğu, sevk ve idaresindeki araçla seyir halindeyken manevraları düzenleyen genel şartlara uymama hareketiyle taksir derecesinde kusurlu olduğu ve hakkında dava açmaya yeterli delilin bulunduğu belirtildi. 2 yıldan 6 yıla kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede, sanık Hüseyin Saraç hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.