Yerel Haberler
İstanbul
13 Mart 2026 Cuma - 18:38 Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakim karşısında: Tutukluluk hali devam edecek Sosyal medya hesabından başörtü takarak söylediği sözler gerekçesiyle tutuklanan Murat Övüç, ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Kendisine ait sosyal medya hesabı üzerinden başına başörtüsü takarak söylediği sözler nedeniyle ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçundan tutuklanan Murat Övüç, ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Murat Övüç ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Yanlış anlaşıldım, özür dilerim" Duruşmada yaptığı savunmasında Övüç, "Söz konusu videoyu tesettürlü kadın takipçilerimi mutlu etmek ve mizah amaçlı çektim. Benim bir art niyetim olmadı. Yanlış anlaşıldım, özür dilerim. Videoyu 2024 yılının Şubat ayında çektim, kapatılan İnstagram hesabımdan paylaştım, bahse konu video paylaşımını yaptığım eski hesabım, sahne kostümler nedeniyle kapatıldı, yeni hesabımda ise takım elbiseli paylaşımlar yapıyordum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamını ve dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Murat Övüç’ün tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Övüç’ün görüntüsünü paylaşan bir sitenin, "Parmağındaki pırlanta yüzüğü adeta kameranın içine soktu" şeklinde paylaşım yapıldığının tespit edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı aktarıldı. Murat Övüç’ün savcılık ifadesinde, "Video yaklaşık 2 yıl önce çekildi. Benim bir sanatçı olmam nedeniyle birçok takipçim bulunuyor. Bunların arasında başörtülü kadınlar da vardır. Benim videodaki amacım, bu videoyu onlar için mizah amaçlı çekmek ve onları eğlendirmektir" şeklindeki beyanları iddianamede yer aldı. Şüphelinin paylaştığı videonun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği iddianamede, sanığın başörtüsü ile sosyal medya platformunda alay ettiği ve başörtüsü kullanan kesime yönelik halkın diğer kesimini alenen tahrik ettiği vurgulandı. İddianamede, Murat Övüç hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
13 Mart 2026 Cuma - 17:33 Eyüpsultan’da kuyumcudan milyonlarca liralık altın çalan 8 şüpheli adliyeye sevk edildi Eyüpsultan’da kuyumcudan 18 milyon lira değerinde altını çalan 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olay, 26 Şubat’ta günü gece saatlerinde, Eyüpsultan ilçesi Göktürk Merkez Mahallesi, Belediye Caddesi’nde bulunan bir kuyumcuda meydana geldi. Gece saat 04.40 sıralarında bir otomobille gelen 5 kişi, dükkanın kepenk kilidini kırarak içeri girdi ve kuyumcudaki 4 kilogram altını çuvala koyup otomobille kaçtılar. Olayı sabah dükkana geldiğinde fark eden iş yeri sahibi E.Y., karakola giderek ihbarda bulundu. İş yeri sahibinin şikayeti üzerine polis, şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü, Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği görevlileri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalar sonucu şahısların kimlikleri tespit edildi. Büyükçekmece, Başakşehir, Bağcılar, Güngören ve Esenler’ de bulunan 9 adreste eş zamanlı operasyonlar yapıldı. Baskınlarda olaya karıştığı tespit edilen 8 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde ise 3 ruhsatsız tabanca, 4 şarjör ve muhtelif sayıda fişek ele geçirildi. Şüpheliler, emniyette işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan, şahısların adreslerinde ele geçirilen silah ve mermiler ile olay sırasında giydikleri tespit edilen eşyalar Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sergilendi.
Tivibu, Sevgililer Günü’ne özel unutulmaz filmleri ekrana getiriyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:07 Tivibu, Sevgililer Günü’ne özel unutulmaz filmleri ekrana getiriyor Televizyon platformu Tivibu, Sevgililer Günü’ne özel unutulmaz filmleri ekrana getiriyor. Şubat ayında ‘La La Land’, ‘Bizimle Başladı Bizimle Bitti’, ‘Venüs’te Görüşürüz’, ‘Aşk İş Başında’, ‘Şeflerin Aşkı’ gibi romantik yapımlar Tivibu’da seyirciyle buluşuyor. Türk Telekom’un televizyon platformu Tivibu, aşk, eğlence ve hayal gücünü bir araya getirdiği birbirinden farklı içeriği izleyicilerle buluşturuyor. Sevgililer Günü’ne özel romantik filmler Tivibu’da izlenebiliyor. Tivibu ekranlarında izleyicilerle buluşan "La La Land", Sevgililer Günü’ne yakışan romantik ve duygusal bir sinema keyfi sunacak. Başrollerini Ryan Gosling ile Emma Stone’nun paylaştığı film, Los Angeles’ta başlayan bir aşk hikâyesini anlatıyor. Aşk ile kariyer arasında yapılan seçimleri ele alan La La Land, platformda özel bir seçenek olarak öne çıkıyor. Platformda öne çıkan yapımlardan biri olan "Şeflerin Aşkı", aşkı ve tutkuyu kelimelerden çok tatlar üzerinden anlatan bir film olarak öne çıkıyor. 19. yüzyıl Fransa’sında geçen hikâye, ünlü gurme Dodin ile onunla yıllardır birlikte çalışan yetenekli aşçı Eugénie arasındaki derin bağı merkeze alıyor. Film, mutfağı sadece yemek yapılan bir alan olarak değil; sevginin, bağlılığın ve sessiz bir aşkın ifadesi olarak sunuyor. Tivibu’da yer alan "Aşk İş Başında", zıt karakterlerin bir araya gelmesiyle filizlenen eğlenceli ve romantik bir hikâyeyi anlatıyor. Profesyonel bir fitness eğitmeni ile ünlü bir sinema aktörünün istemeden yollarının kesişmesiyle bol atışmalı ama bir o kadar da keyifli anlar ortaya çıkıyor. Efsane aşk yeniden platformda Platform, romantik fantastiğin efsaneleşmiş yapımlarından "Alacakaranlık" serisini ekranlara getiriyor. Kristen Stewart ve Robert Pattinson’ın başrollerinde yer aldığı film; Bella ile gizemli vampir Edward arasında filizlenen yasak ve tutkulu aşkı, kurt adamlar ve vampirlerin hüküm sürdüğü ölümsüz bir dünyanın tam ortasında nefes kesici bir hikâyeye dönüştürüyor. Sevgililer Günü’nde "Aynı Yıldızın Altında" Tivibu’nun arşivinde "Aynı Yıldızın Altında" kategorisinde yer alan "Venüs’te Görüşürüz", "Bizimle Başladı Bizimle Bitti", "Love Reset", "Güneşi Söndürmem Gerek" ve çok daha fazla romantik yapım 14 Şubat’a özel izleyicilerin beğenisine sunuluyor. Kayıp, iyileşme ve beklenmedik bir aşk üzerine kurulu "Venüs’te Görüşürüz" duygusal bir yolculuğu anlatıyor. Annesini kaybettikten sonra içindeki boşlukla baş etmeye çalışan Mia’nın, biyolojik annesini bulmak için İspanya’ya uzanan yolculuğu, gizemli ve mesafeli Kyle ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir hâl alıyor. Film, iki gencin geçmişleriyle yüzleşirken birbirlerine tutunmalarını, romantizmi sakin ve samimi bir dille ele alarak izleyiciyle buluşturuyor. "Bizimle Başladı Bizimle Bitti", Colleen Hoover’ın dünya çapında büyük ilgi gören aynı adlı romanından uyarlanan duygusal yönü bir romantik drama olarak dikkat çekiyor. Yeni bir hayat kurmaya çalışan Lily’nin, çekici ve karizmatik Ryle ile yaşadığı ilişki üzerinden ilerleyen film; aşk, geçmiş travmalar ve zorlayıcı ilişki dinamiklerini ele alıyor. Filmin başrollerini Blake Lively ile Justin Baldoni paylaşıyor.
Fatih Belediyesi’nin Yerel Yönetişim Başarısı Uluslararası alanda tescillendi
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:06 Fatih Belediyesi’nin Yerel Yönetişim Başarısı Uluslararası alanda tescillendi Fatih Belediyesi, yerel yönetişim alanındaki başarılı uygulamalarıyla Avrupa Konseyi tarafından verilen Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE-European Label of Governance Excellence)’ni almaya hak kazandı. Marka ödül töreni Türkiye Belediyeler Birliği evsahipliğinde düzenlendi. Fatih Belediyesi’nin ilk kez elde ettiği bu prestijli marka, yerel yönetimlerde iyi yönetişim standartlarının uluslararası düzeyde karşılandığını tescilledi. ELoGE süreci kapsamında Fatih Belediyesi; 12 İyi Demokratik Yönetişim İlkesi ve 97 ayrı kriter çerçevesinde kapsamlı bir değerlendirmeden geçti. Değerlendirmede; şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik, hukukun üstünlüğü, etik davranış, değişime açıklık, insan haklarına saygı, sürdürülebilirlik, sağlam mali yönetim, yetkinlik, verimlilik ve duyarlılık gibi temel yönetişim ilkeleri esas alındı. Uluslararası ölçekte kabul gören bu marka, yerel yönetimlerde kalite, etkinlik ve demokratik standartların yükseltilmesini hedefleyen bir çerçeve sunuyor. "Katılımcı ve şeffaf belediyecilik anlayışımızın tescilidir" Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, alınan markanın Fatih’te yürütülen hizmet anlayışının uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu belirterek şunları kaydetti: "Fatih’te göreve geldiğimiz günden bu yana; şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını esas aldık. Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası’nı almaya hak kazanmak, ortaya koyduğumuz bu vizyonun uluslararası alanda da takdir edildiğinin göstergesidir. Bu başarı, sadece belediyemizin değil, tüm Fatihlilerin ortak başarısıdır." Fatih Belediyesi’nin, ELoGE ile birlikte yerel yönetim alanında örnek uygulamalarını geliştirmeye ve demokratik yönetişim standartlarını daha da yukarı taşımaya devam edeceği belirtildi.
Şekerbank’ın yeni platformu ‘Yerinde Kredi’ ile çiftçilere finansman desteği
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:06 Şekerbank’ın yeni platformu ‘Yerinde Kredi’ ile çiftçilere finansman desteği Şekerbank, çiftçilerin tarımsal girdi ihtiyaçlarına yönelik nakit desteğine hızlı ve kolay erişimini desteklemek amacıyla geliştirdiği yeni platformu ‘Yerinde Kredi’yi hayata geçirdi. Kuruluşundan bugüne tarımsal üretimi destekleyen Şekerbank, yeni platformu ‘Yerinde Kredi’yi üreticilerin hizmetine sundu. Bu platform sayesinde bankanın anlaşmalı olduğu tarımsal girdi satan iş yerlerinden alışveriş yapan Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı çiftçiler; şubeye gitmeden, hasat zamanına göre geri ödemeli ve 15 aya varan vadelerle masrafsız kredi imkânından anında yararlanabiliyor. Yapılan açıklamaya göre banka, ‘Yerinde Kredi’ platformundaki ilk iş birliğini Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (PANKOBİRLİK) ile gerçekleştirdi. Türkiye genelinde PANKOBİRLİK’e bağlı kooperatif satış mağazalarının dahil olduğu iş birliğiyle Şekerbank, çiftçilerin finansmana erişimindeki engelleri ortadan kaldırarak nakit akışlarını güçlendirmeyi sürdürecek. Platformdan kredi başvurusunda bulunacak çiftçilerin PANKO yazıp aralarında boşluk bırakarak TCKN ve doğum tarihini (GGAAYYYY) 1953’e SMS göndermeleri yeterli oluyor. "Finansmana anında erişim imkânı sunuyoruz" Şekerbank Tarım Bankacılığı Grup Başkanı Emre Doğan konuya ilişkin şunları söyledi: "Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu anda, uygun koşullarla finansmana erişebilmesi büyük önem taşıyor. Çiftçilerimizin ihtiyaçlarına uygun dijital ürünler geliştirme hedefiyle hayata geçirdiğimiz ‘Yerinde Kredi’ platformuyla çiftçilerimiz tarımsal girdilerini temin ederken, şubeye gitmeden anında finansmana erişebilme imkânı buluyor. İlk olarak PANKOBİRLİK iş birliğimizle çiftçilerimizin kullanımına sunduğumuz bu platform sayesinde yeni iş birlikleri de gerçekleştirerek geniş üretici kitlelerine doğrudan ulaşıp, tarımsal üretimin kesintisiz şekilde devam etmesine katkı sunacağız." "Ülkemiz tarımına katkı sunmaya devam ediyoruz" PANKOBİRLİK Genel Müdürü Tolga Demirhan ise konuya ilişkin şunları söyledi: "Ülkemiz çiftçisinin tarımsal faaliyetlerinde kullandığı her türlü girdinin temini, dağıtımı ve koordinasyonunu yapan Pancar Ekicileri Kooperatiflerinin üst örgütü ve temsilcisi olan kooperatif olarak; ortaklarımızın tarımsal faaliyetlerini geliştirmek ve finansman yapılarına katkıda bulunmak amacıyla banka ile yapmış olduğumuz iş birliğini genişleterek ülke tarımına katkı sunmaya devam ediyoruz."
Merkez Bankası Başkanı Karahan: "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz"
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:03 Merkez Bankası Başkanı Karahan: "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Bankası Dr. Fatih Karahan, "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor" dedi. 2026 yılının ilk enflasyon raporu bilgilendirme toplantısı İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Türkiye Cumhuriyet Merkez Başkanı Fatih Karahan, 2025 yılında da sıkı para politikasının sonuçlarını kademeli bir şekilde alınmaya devam ettiğini söyledi. "Enflasyonda geçtiğimiz yıl kat ettiğimiz mesafeyi önemsiyoruz" "Talep şartlarının dezenflasyonist düzeyde seyrettiği bu dönemde, enflasyon beklentilerinin ve fiyatlama davranışlarının iyileşmesine de kritik önem atfettik." diyen Karahan, "Fiyat istikrarının sağlanması amacı doğrultusunda, enflasyonda geçtiğimiz yıl kat ettiğimiz mesafeyi önemsiyoruz. Özellikle de; enflasyon rakamlarının arka planında, kira gibi bazı hizmet kalemlerinde uzun süredir direnç gösteren ataletin bu dönemde kırılma işaretleri vermesini kıymetli buluyoruz. Nitekim bu gelişme, dezenflasyon sürecinin bundan sonraki seyrinde anahtar unsurlardan biri olacak. Öte yandan, geride bıraktığımız yakın dönem yine gösterdi ki; hem yurtiçi hem de küresel dinamikler, enflasyonun seyri açısından, gelişmelere bağlı olarak farklılaşabilen etkiler ve riskler taşıyor. Bu ise, veri odaklı bir yaklaşımla sürdürmekte olduğumuz ihtiyatlı para politikası duruşumuzun önemini ortaya koyuyor. Dolayısıyla sıkı para politikamızın enflasyon üzerindeki olumlu etkilerini görmeye devam etmek amacıyla, önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını kararlılıkla kullanmaya hazır olduğumuzu, vurgulamak isterim" dedi. Dış ticarette korumacılık politikalarına bağlı olarak geçen yıl tırmanan belirsizliklerin varlığını koruduğunu ve dalgalanmalar gösterdiği bir süreçten geçildiğini belirten Karahan, "Ticaret gerilimlerinin kademeli olarak yatışmasıyla birlikte, küresel büyüme öngörülerinin de toparlandığına şahit olduk. Türkiye’nin dış talebi için gösterge niteliği taşıyan İhracat Ağırlıklı Küresel Büyüme Endeksi de benzer bir toparlanmaya işaret ediyor. Nitekim endeksin 2025 ve 2026 yılları için tahmin edilen büyüme patikası, 2025 yılının ikinci Enflasyon Raporu’nda en düşük düzeyine gerilemişti. Sonrasında ise görünümün tedricen iyileştiğini ve son veriler ışığında 2025 nisan öncesi döneme yakınsadığını görüyoruz. Buna rağmen halen, tarife adımlarının gündemde olmadığı 2024 son çeyreğine kıyasla daha yavaş bir büyüme patikasında ilerliyoruz. Diğer taraftan, son dönemde artan jeopolitik riskler küresel belirsizliği yukarı yönlü etkiliyor. Bu ise, küresel finansal piyasaları ve tedarik zincirlerini olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığından büyüme üzerinde baskı oluşturuyor. Ayrıca, halihazırdaki korumacılık eğiliminin dış ticaret ile büyüme arasındaki bağlantıyı zayıflatmış olabileceğini dikkate alıyoruz" ifadelerini kullandı. Sıkı para politikasının hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli seyrin devam etmekte olduğunu aktaran Başkan Karahan şunları söyledi: "2025 yılının ilk üç çeyreğinde 2023 yılına kıyasla, tüketimin büyümeye katkısının belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise arttığını görüyoruz. 2025 küresel ticaret belirsizliklerinin etkisiyle bu dönemde net ihracatın katkısı negatife dönse de, sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut. Yılın son çeyreğine dair göstergelere bakacak olursak, Sanayi üretimi, son çeyrekte yatay bir seyir izledi. Hizmet üretim endeksi de ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrini son çeyrekte sürdürdü. İmalat sanayi kapasite kullanım oranına baktığımızda ise, son çeyrek ve ocak ayında sınırlı artışlar olmakla birlikte tarihi ortalamanın altındaki seyrin halen devam ettiğini görüyoruz. İşgücü piyasasına geçecek olursak, manşet işsizlik oranının dördüncü çeyrekte gerilediğini görüyoruz." Başkan Karahan, "2026 yılında da dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz. Enflasyon görünümüne geçmeden önce, cari işlemler dengesi gelişmelerinden de kısaca bahsetmek istiyorum. Cari açık üçüncü çeyrekte bir miktar artmakla birlikte iç talep görünümü ile uyumlu bir şekilde ılımlı seyretti. Bu dönemde cari açığın millî gelire oranı ise ikinci çeyrekteki yüzde 1,3 olan seviyesini korudu. Oranın, son çeyrekte sınırlı ölçüde artsa da, yılı uzun dönem ortalamalarının oldukça altında kapattığını tahmin ediyoruz. 2026 yılında ise, cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte cari denge üzerinde, altın ve enerji fiyatları ile ticaret belirsizlikleri kaynaklı riskler canlılığını koruyor" diye konuştu. "Tüketici enflasyonu 2,2 puan azalarak ocak ayında yüzde 30,7’ye geriledi" 2024 haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci devam ettiğinin altını çizen Karahan, " Bir önceki Rapor dönemine kıyasla, tüketici enflasyonu 2,2 puan azalarak ocak ayında yüzde 30,7’ye geriledi. Bu dönemde çekirdek enflasyon göstergeleri de düşüş sergiledi. Tahmin aralığımız bazında değerlendirdiğimizde, enflasyon kasım ve aralık aylarında bir önceki raporda sunulan aralığın alt bandında gerçekleşti. Bu dönemde dağılım bazlı ana eğilim göstergelerinde de iyileşmelere şahit olduk. Ocak ayında ise aralığın üst bandına yaklaşan bir enflasyon görüyoruz" sözlerini kullandı. Başkan Karahan, "Gıda dışı enflasyondaki kademeli yavaşlama eğilimi sürerken, gıda enflasyonu özellikle son altı aylık dönemde oldukça oynak bir seyir izledi. Bildiğiniz gibi, gıda fiyatları, hava şartlarına bağlı olarak arz yönlü gelişmelerden önemli ölçüde etkileniyor. Döneminde de, bu anlamda özellikle sebze fiyatlarındaki gelişmeler öne çıktı. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, ocak ayında olumsuza dönen hava şartları sonucunda belirgin biçimde yükseldi. Gelişmenin şubat ayına sarkan etkileri de olacak. Ancak, ikinci çeyrekte arz şartlarındaki normalleşmeyle birlikte, bu etkilerin belli ölçüde tersine dönmesini bekliyoruz." dedi "Aylık kira enflasyonunda net bir yavaşlama söz konusu" Aylık kira enflasyonunda net bir yavaşlamanın olduğunu aktaran Başkan Karahan, "Bu raporda yer verdiğimiz "TÜFE kira enflasyonu ile rayiç kira bedelleri arasındaki ilişkiyi" incelediğimiz bir kutu çalışmasının sonuçlarını gösteriyor. Kutu çalışmamızda da ayrıntılarıyla göreceğiniz üzere, çeşitli senaryolar altında kira enflasyonunun bu yıl sonu itibarıyla yüzde 30 ile 36 arasında olabileceği tahmin ediliyor. Eğitim tarafında ise; fiyat ayarlamalarına dair düzenlemelerde, geçmiş 24 ayın enflasyonu yerine 12 ayın etkisini yansıtacak şekilde değişikliğe gidilmesini önemli buluyoruz. Nitekim bu değişikliklerin, geçmiş enflasyona endeksleme mekanizmasını görece zayıflatarak dezenflasyon sürecini desteklemesini bekliyoruz. Örneğin, düzenleme 2025 yılında yürürlükte olsaydı şeklinde bir karşıolgusal analize baktığımızda, eğitim enflasyonunun 16 puan civarında aşağıda olabileceği sonucuna ulaşıyoruz. Bu bakımdan, düzenleme değişikliğinin 2026 yılı için ima ettiği rakamlar, eğitim tarafında dezenflasyon için belli bir alan olduğunu gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Altın fiyatlarındaki hızlı yükselişin etkisini, yabancı para mevduat gelişmelerinde de izlediklerini aktaran Karahan, " Bildiğiniz gibi, KKM’den çıkış sürecinde yabancı para mevduatta bir miktar artış öngörüyorduk. Bununla birlikte, 2025’teki artışın temel belirleyicisinin, altın fiyat hareketleri ve bunu takiben Euro/ABD doları paritesindeki yükseliş olduğu görülüyor. Nitekim altın/ONS fiyatı 2024 yılsonundan itibaren yüzde 97 artarken Euro/ABD doları paritesi ise yüzde 15 yükseldi. Böylece, 2024 yılsonuna göre YP mevduat bakiyesi 79 milyar dolar artarak 267 milyar dolara ulaşırken, parite ve fiyat etkisinden arındırıldığında artışın 21 milyar dolar düzeyinde kaldığını hesaplıyoruz" dedi. "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz" Konuşmasının sonunda yıllık enflasyon oranı tahminlerini açıklayana Başkan Karahan şu ifadeleri kullandı: "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor. Enflasyon ara hedefimizi ise, 2026 ve 2027 yılları için, sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk. 2028 yılı için ise ara hedefimizi yüzde 8 olarak belirledik. Enflasyonun 2028 yılında yüzde 8’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyoruz.2026 yılı tahmin aralığının güncellenmesinde, belli başlı risklerin belirginleşmesi ve varsayım revizyonlarımızın yanı sıra, TÜFE hesaplama yönteminde yapılan değişiklikler kapsamında hizmet grubunun sepet içindeki payının artması da rol oynadı. Her zaman altını çizdiğimiz üzere, dezenflasyon sürecinde, ara hedeflerimize ulaşmak için sıkı para politikası duruşumuzu sürdüreceğiz. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdüreceğimiz temkinli sıkı para politikası duruşumuz; talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecek."
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında örgüt yöneticisi iddiasıyla yargılanan Baki Nugay savunma yapıyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:16 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında örgüt yöneticisi iddiasıyla yargılanan Baki Nugay savunma yapıyor Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen tutuksuz sanık Baki Nugay savunma yapıyor. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Dün görülen duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarına geçilmişti. Örgüt yöneticisi Nugay savunma yapıyor Dün suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş savunma yapmıştı. Bugün, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri kampüsünde devam edilen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşma, Aziz İhsan Aktaş’ın avukatının müvekkili adına savunmasıyla başladı. Duruşmada, iddianamede ismi suç örgütü yöneticisi olarak geçen, belediyelerde araç kiralama ihalesi yaptığı aktarılan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifade sonrası 12 Ağustos 2025 yılında tahliye edilen tutuksuz sanık Baki Nugay savunma yapıyor.
CloudOne "Corporate Venture Studio" modelini hayata geçirdi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:36 CloudOne "Corporate Venture Studio" modelini hayata geçirdi ATP’nin bağlı ortaklığı ATP Capital’in portföy şirketlerinden CloudOne, "Corporate Venture Studio" modelini hayata geçirdi. ATP’nin bağlı ortaklığı ATP Capital’in portföy şirketlerinden CloudOne, yapay zekâ girişimlerinin yalnızca fikir ve teknoloji geliştirmekle sınırlı kalmayıp doğrudan canlı pazarla buluşmasını hedefleyen yeni "Corporate Venture Studio" modelini hayata geçirdi. Model, umut vadeden fikirleri olan girişimci yetenekleri veya erken aşamadaki girişimleri ilk müşteriyle buluşturarak, CloudOne CVS çatısı altında geliştirilen ürünlerin gerçek kullanım koşullarında doğrulanmasını ve sürdürülebilir biçimde büyümesini amaçlıyor. İTÜ Teknokent ekosistemi içinde konumlanan CloudOne; akademik bilgi birikimi, girişimcilik kültürü ve kurumsal teknoloji deneyimini bir araya getirerek, erken aşama girişimlerin kritik ihtiyacının sermayeden önce gerçek kullanım senaryolarıyla beslenen veri, domain know-how’ı, ürünleşme hızı ve entegrasyon yetkinliği olduğu tespitinden hareketle kurgulanmış bütüncül bir yapı sunmayı hedefliyor. CloudOne Corporate Venture Studio, girişimcilerin ürünlerine odaklanmasını zorlaştıran ekip kurma, kaynak ve müşteri edinimi problemlerini çözerek; ürün geliştirme, teknik altyapı ve ticarileşme süreçlerinde kurucu ortak gibi hareket ediyor ve ürünleri laboratuvar ortamları yerine doğrudan pazarda, gerçek müşterilerle birlikte olgunlaştırıyor. CloudOne, Venture Studio kapsamında geliştirilen ürünleri; Burger King, Popeyes gibi önemli markaları bünyesinde barındıran TAB Gıda ekosistemini ve Amasya Et Ürünleri’ni bir kuluçka merkezi gibi kullanarak, yapay zekâ tabanlı ürünleri canlı kullanım ortamları ve kullanıcı verileriyle buluşturuyor. "Yapay zekâ ürünleri pazarda ölçekleniyor" ATP Capital CEO’su Alp Can Gökdeniz, Venture Studio modelinin stratejik önemini şu sözlerle değerlendirdi: "Yapay zekâda asıl değer, fikirlerin gerçek pazar koşullarında test edilip ticarileşmesiyle ortaya çıkıyor. Küresel yapay zekâ pazarının 2030 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşması ve küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolarlık katkı sağlaması bekleniyor. CloudOne’ın Venture Studio modeli, bu büyüyen pazarda girişimlerin ticarileşme eşiğini aşmalarını sağlayan güçlü bir yapı sunuyor." CloudOne Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ergen ise modeli şöyle özetledi: "Venture Studio modelimizle yapay zekâ girişimlerini, pazarda karşılığı olan ve ölçeklenebilir iş modelleri geliştiren uzun vadeli iş ortakları olarak konumluyoruz. İTÜ Teknokent’in sunduğu akademik altyapıyla TAB Ekosistemi’nin operasyonel gücünü bir araya getirerek, çözümleri doğrudan sahaya taşıyoruz." ATP Capital, CloudOne yatırımıyla birlikte; yapay zekâ tabanlı iş fikirlerini gerçek verilerle geliştirip sürdürülebilir şekilde ölçekleyen girişimlere odaklanan uzun vadeli yatırım vizyonunu güçlendirmeye devam etmeyi hedefliyor.
L’Oréal Türkiye, Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’nde genç kadınlarla buluştu
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:26 L’Oréal Türkiye, Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’nde genç kadınlarla buluştu ’Dünyanın bilime, bilimin kadınlara ihtiyacı var’ yaklaşımıyla 24 yıldır ’Bilim Kadınları İçin’ Programını yürüten L’Oréal Türkiye, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’nü özel bir etkinlikle kutladı. 40 yıldır kadının güçlendirilmesi vizyonuyla hareket eden şirket, STEM alanlarında eğitim gören 40 kadın öğrenciyi ofisinde ağırlayarak bilimin kapsayıcı gücüne dikkat çekti. L’Oréal Türkiye’nin Global Ar-Ge ve Bilim & Ruhsatlandırma departmanlarının uzmanlığı ile ‘Bilim Kadınları İçin’ Programının vizyonunu buluşturan etkinlikte; genç yetenekler, L’Oréal çatısı altındaki çok disiplinli çalışma kültürünü ve kariyer hikayelerini keşfetti. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda, bilimin yalnızca laboratuvarlarla sınırlı teknik bir alan olmadığını; şirketin bilimsel süreçlerinde de temel aldığı etik değerler ve yasal güvencelerle şekillenen çok boyutlu bir yapı olduğu vurgulandı. Genç kadınlar, bilimsel kariyer yolculukları, küresel Ar-Ge deneyimleri ve farklı disiplinlerin kesişim noktaları üzerine ilham verici paylaşımlarla bir araya geldi. "Bilimsel ilerlemenin sürdürülebilir olması; etik, güven ve sorumlulukla mümkün" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Hukuk, Bilim ve Ruhsatlandırma Direktörü Hande Karakülah, L’Oréal Türkiye’nin bilime olan bütünsel yaklaşımına dikkat çekti. Karakülah konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bilimsel ilerlemenin sürdürülebilir olması; etik, güven ve sorumlulukla mümkün. L’Oréal Türkiye olarak bilimi, insan sağlığına, topluma ve çevreye saygı temelinde ele alıyoruz. Genç kadınların bilimin her alanında yer alması, daha adil ve kapsayıcı bir gelecek için büyük önem taşıyor." Global deneyimler ve rol modellerden ilham veren hikayeler L’Oreal Amerika, Araştırma ve İnovasyon Birimi, Ürün Güvenliği Kıdemli Bilim Uzmanı Dr. Zehra Kılıç, "Sınır Tanımayan Bilim: Ar-Ge’de Global Bir Kariyer Yolculuğu" başlıklı oturumunda Türkiye’den ABD’ye uzanan kariyer yolculuğunu, bu süreçte karşılaştığı kültürel ve bilimsel farklılıkları ve Ar-Ge’de inovasyon kültürünü aktardı. L’Oréal Türkiye Bilim & Ruhsatlandırma Direktörü Özlem Yılmaz ise kimya mühendisliğinden L’Oréal Türkiye Bilim ve Ruhsatlandırma Departmanı’na uzanan kariyer dönüşümünü, L’Oréal’in bilim ve inovasyona verdiği önemi ve bugün STEM alanında eğitim alan genç kadınlara yönelik en dürüst kariyer tavsiyelerini katılımcılarla paylaştı. Program, L’Oréal Türkiye ve UNESCO iş birliğiyle hayata geçirilen "Bilim Kadınları İçin" Programı’nın 23. yılı kapsamında ödüle layık görülen Doç. Dr. Banu İyisan’ın gerçekleştirdiği "Konfor Alanının Dışında Bilim: Deneyler, Hatalar ve Büyük Başarılar" başlıklı ilham verici konuşmayla devam etti. İyisan, konfor alanının dışına çıkmanın bilimsel gelişimdeki rolünü, deneme-yanılma süreçlerinin büyük başarılara giden yoldaki önemini, programın kariyerine katkılarını ve STEM alanında eğitim alan genç kadınlara yönelik samimi kariyer tavsiyelerini paylaştı. Şirket bilimin kapsayıcı gücüne destek olmaya devam ediyor Geçtiğimiz yıl 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında, L’Oréal Türkiye çocukların bilimle tanışmasını desteklemek amacıyla bilim setleri dağıtımı gerçekleştirilmişti. Bu adımla L’Oréal Türkiye, yalnızca üniversite çağındaki genç kadınlara değil, daha küçük yaş gruplarına da bilimi sevdirmeyi, merak duygusunu güçlendirmeyi ve bilime erişimde fırsat eşitliğini desteklemeyi hedefledi. 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında hayata geçirilen bu çalışmalarla L’Oréal Türkiye, bilimin kapsayıcı gücünü görünür kılmayı, kadınların ve kız çocuklarının bilim yolculuklarını desteklemeyi ve geleceğin bilim insanlarına ilham vermeye devam etmeyi hedefliyor.