Yerel Haberler
İstanbul
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "Dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olmayı başardık" 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:32:43 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TÜGVA tarafından 2018’den beri düzenlenen Genç Yönetici Okulu 2026 Zirve Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Bu yaşadığımız toplumda bizim ekonomik gelişmemizin sonucu 1.6 trilyon dolar. 23 yılda dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olmayı başardık. 2002’de 21’inciydik. 400 milyar dolar mal ve hizmet ihracat rakamına ulaştık, yaklaşık 8 katlık bir artışla oldu. Bunun yanında 19.5 milyon istihdamdan 32.5 milyon istihdama yükseldik" ifadelerini kullandı. TÜGVA tarafından 2018’den beri düzenlenen Genç Yönetici Okulu 2026 Zirve Programı’na Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra, TÜGVA Başkanı İbrahim Beşinci, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Gürmen Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Gür Solmaz, ALTUR Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Abdürrahim Albayrak, Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Şimdi Türkiye’mizde girişimcilik konusunda çok iyi bir ortam var. Niye? Çünkü Allah’a çok şükür ülkemiz dünyadaki ülkelerin çoğundan daha iyi durumda. Son 23 sene hep olumlu büyüme kaydetmişiz. Yıllık ortalama yüzde 5.4 reel büyümüşüz. Çok büyük badireler geçirdik, hepsinin üstesinden gelmişiz. 2008-2009 dünya krizi, 2020 Covid krizi, ondan önce 2010’lu yıllarda darbe teşebbüsleri, 2021’de yüksek enflasyon krizi, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı, enerji, gıda krizleri, 2023 tarihin en yıkıcı iki deprem felaketi Maraş’ta olan. Bu gibi ve son bir buçuk yılda da ticaret savaşları, İran-İsrail savaşı, Hindistan-Pakistan savaşı, şimdi Amerika-İsrail ve İran arasındaki Körfez savaşı, Körfez ülkeleri. Hep çalkantılı, kaotik bir dönemlerdeyiz. Bu dönemde istikrarı koruyabilen, ekonomisi güçlü olan ve toplumsal huzuru sağlayan ülkeler hızla yükselirler ve parlarlar. Herkes orayı adres görmek ister. Tabii şöyle bir de gerçek var; bu yaşadığımız toplumda bizim ekonomik gelişmemizin sonucu 1.6 trilyon dolar gibi dünyanın 16. büyük ekonomisi olmayı başardık 23 yılda. 21’inciydik 2002’de. 400 milyar dolar mal ve hizmet ihracat rakamına ulaştık yaklaşık 8 katlık bir artışla oldu bu. Ve bunun yanında 19.5 milyon istihdamdan 32.5 milyon istihdama yükseldik" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1990’da 3 bin dolardı. 2002 sonunda biz iktidara geldiğimizde 3 bin 600 dolardı. Nerede? 12 yıl boşa gitmiş. Şimdi kaç? 18 bin 40 dolar" Bakan Bolat, ekonomide istikrarın çok önemli olduğunun altını çizerken, milli gelirin 2002’den itibaren 6 kat arttığını belirtti. Bolat, "Diğer taraftan iş hayatına erken atılmak çok önemli. Erken yaşta lise yıllarında, üniversite yıllarında küçük küçük işlerle, tecrübelerle, başkasının yanında çalışmak da olur, kendi işini kurmaya çalışmak da olur. Siz çok şanslı bir çağdasınız. Çünkü gerçekten bizim çocukluğumuzun geçtiği 60’lar, 70’ler, delikanlılığımızın 70’leri, işte üniversite ve sonrası 80’li yıllarımız. 90’lar Türkiye için çok zorlu yıllardı, kötü yıllardı. Yani 1991-2002, 11 yılda Türkiye’de dokuz hükümet kuruldu. Dokuz ayrı koalisyonlar kuruldu böyle bir dönemde. İstikrar olmayınca ekonomik gelişme de olmadı. Çok basit bir örnek; Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1990’da 3 bin dolardı. 2002 sonunda biz iktidara geldiğimizde 3 bin 600 dolardı. Nerede? 12 yıl boşa gitmiş. Şimdi kaç? 18 bin 40 dolar. Aynı dönem, yani aradan 2002 sonu 2025 sonu 23 yılda 18 bin 40 dolar. Bu nasıl oldu? İstikrarlı bir yönetim, ondan sonra ekonomide istikrar, gelişme, doğru politikalar ve tedbirlerle... Nüfus 20 milyondan fazla arttı; 65 milyondan 86 milyona çıktı, 21 milyon. Ve bu dönemde nüfus artmasına rağmen kişi başına milli geliri 18 bin dolara çıkarabildik. Ve 10 yılda bir gram ilerleme olmazken 90’lı yıllarda, 2002’den sonra toplam milli gelirimiz 238 milyar dolardan 1.6 trilyon dolara çıktı, 6 katı artış oldu. İhracat 8 katı arttı; mal ve hizmet ihracatı 50 milyar dolardan şimdi 396 milyar dolara çıktı" şeklinde konuştu. "İş hayatında güven çok önemlidir, siyasette de güven çok önemlidir" Güvenin hayattaki öneminin altını çizen Bakan Bolat, "İş hayatında güven çok önemlidir, siyasette de güven çok önemlidir, toplumsal hayatta da, aile hayatında da güven çok önemlidir. Kim evlilik yaparken sözüne güvenilmeyen birisiyle evlilik yapmak ister mi? Kimse istemez. Kim kimle ticaret yapmak isterken güvenilmeyen, borcuna sadık olmayan, dolandırıcılık yapan kişiyle çalışmak ister mi? İstemez. Siyasette aldatan, yolsuzluk yapan, efendim verdiği sözleri tutmayan, halka tepeden bakan, kibirli birisine güvenir misiniz, arkasından gider misiniz? Gitmezsiniz. Onun için hayatın her aşamasında buna da çok çok dikkat etmek lazım" dedi. Bakan Bolat, konuşmasının devamında, "Bunun dışında iyi iletişimde hem kişisel iletişim çok önemli biraz önce söylediğim konular... Hayatta her dakika krizler var, her dakika bir şey çıkar. Yöneticisiniz bir bakmışsınız sizin yöneticiler birbirine girmiş, kapışmışlar. Bir bakarsınız o ona küsmüş, o ona kırılmış; dinliyorsunuz ayrı ayrı, bir şey yok ortada. Sadece iyi iletişim kuramamaktan kaynaklanıyor veya ’benim dediğim doğrudur, benim dediğim olacak’ bağnazlığından kaynaklanıyor. Karşısındakini dinlemek ya da orta yolu bulmak, birbiriyle empati yapmak, kendini karşısındakinin yerine koymak... Bunlar çok kritik şeyler. Bana yapılmasını istemediğim şeyi ben de başkasına yapmamalıyım; bunun adı empatidir. Yani modern jargonda empati diyorlar ama Türkçesi bu: Bana yapılmasını istemediğim şeyi ben de başkasına yapmamalıyım. Bu kadar basit. O nedenle çalışanların, üretenlerin, doğruların yanında olmaya gayret edelim ve TÜGVA örneğindeki gibi gönüllü teşekküllerde teşkilatlanalım ve orada güçlenelim. İnsan sosyal bir varlıktır, insan yalnız yaşayamaz. Hepinize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:30 Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi SAHA 2026 sergilenen yerli ve milli ürünlere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. 7’den 70’e herkes ürünlerle fotoğraf çektirdi. YILDIRIMHAN fuarın gözdesi oldu. "Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tühlerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı 5’inci gününde deva ediyor. Bir çok yerli ve milli ürünün sergilendiği fuar bugün halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi. Vatandaşlar fotoğraf çektirdiler. Fuar da yerli ve milli ürünlerin maketleri de dikkat çekti. 7’den 70’e herkes maketlerin yanında fotoğraf çektirdi.Tayfun Fakı, "Gurur duyoruz Allah bunların devamını nasip etsin. YILDIRIMHAN’ı da göreceğiz inşallah" dedi.Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tühlerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:52 İletişim Başkanı Duran: "Artık teknoloji şirketleri bizi kontrol eden bir konuma geliyorlar" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Artık teknoloji şirketleri sadece birtakım bize mecraların sunmuyorlar. Aynı zamanda bizi kontrol eden, bizlerin anlatılarını kuran çok etkili bir konuma geliyorlar, bu yazılımların hiç de masum olmadığını biz algoritmalar, filtre balonları ve yankı odalarından biliyoruz" dedi. Geleceğin şekillenmesinde etkin rol oynayan genç gazeteciler, akademisyenler, girişimciler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini her yıl bir araya getiren TRT Next programı bu yıl İstanbul’da Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde düzenlendi. Programa İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ve farklı ülkelerden gelen çok sayıda davetli yer aldı. "Teknoloji dediğimiz şeyin çoğu zaman savaşlarla geliştiğini biliyoruz" Palantir adlı Amerikan teknoloji şirketinin yayınladığı 22 maddelik manifestodan bahsederek konuşmasına başlayan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Palantir adlı, merkezi Colorado’da bulunan Amerikan teknoloji şirketi tarafından yayımlanan bu 22 maddelik manifesto, teknolojinin nereye gittiğini ve teknoloji şirketlerinin toplumu şekillendirmede dünyaya bakışta nerede olduğunu veya nerede olacağını anlatan ifadeler kullandı. Bu 22 madde içerisinde Amerika’nın yeniden nasıl konumlanacağı, teknoloji şirketleriyle devletin nasıl iç içe geçeceği ve bu şirketlerin imkânlarının askeri ve jeopolitik üstünlük için nasıl seferber edileceği anlatılıyor. Elbette bu yeni bir şey değil. Teknoloji dediğimiz şeyin çoğu zaman savaşlarla geliştiğini biliyoruz. Fakat şimdi bu sarmal yani savaşlar teknolojiyi geliştirirken, teknoloji tekrar savaşları güçlendiriyor. Bunun gerçekten hızlı bir sarmala döndüğü bir dünyanın içerisindeyiz hepimiz yapay zekadan bahsediyoruz ve artık onu kullanıyoruz. Bu durum beraberinde yeni şeyleri getiriyor. O yüzden bu manifesto diyor ki; "Artık atom çağında değil, yapay zeka çağındayız" deniliyor. Ve caydırıcılık artık bunun üzerinden yürüyecek. Bu manifestoda anlatılan ana konu; Amerikan üstünlüğü nasıl devam ettirilebilir? Kendi medeniyet çerçevesi içinde nasıl bir performans ortaya konabilir?" "Krizler Çağı" denilen bu yenidünyanın ne olduğunu anlamlandırmak gerekiyor" dedi. "Yazılımların hiç de masum olmadığını algoritmalar, filtre balonları ve yankı odalarından biliyoruz" Teknoloji şirketlerinin yalnızca güç ve üstünlük iddialarıyla biçimlendirdiği bir dünya olmasını istemediğini belirten İletişim Başkanı Duran, "Artık teknoloji şirketleri sadece bir takım bize mecraların sunmuyorlar. Aynı zamanda bizi kontrol eden, bizlerin anlatılarını kuran çok etkili bir konuma geliyorlar, bu yazılımların hiç de masum olmadığını biz algoritmalar, filtre balonları ve yankı odalarından biliyoruz. Artık bunun farkındayız ama farkında olmadığımız o kadar çok veriyi veriyoruz ki bazen kendimizle ilgili karar almamızla ilgili bir şeyi son dönemde yaygınlaşan bir özellik bu; yapay zekaya belli bilgileri verip, nasıl karar almamız gerektiğini soruyoruz. Kuantum teknolojisinin yaygınlaştığı kuantum bilgisayarların yaygınlaştığı birçok seçeneğin aynı anda değerlendirilip proses edildiği bir yerde bir cerrah hastasına müdahale etme konusunda kullanabileceği çok önemli bir özellik bu Verilerden yola çıkarak bu teknolojileri kullanarak çok daha iyi doktorluk yapabilirsiniz, çok daha iyi ürün üretebilirsiniz, fakat insan olmanın yerine geçecek kararları da yapay zekâya mı bırakacağız? Bu çok önemli bir soru. Bu teknolojilerin bize ürettiği çiplerle biz birtakım nöral kabiliyetlerimizi geliştirebileceğimizi varsaydığımızda acaba yarı insan yarı makineye giden bir sürecimi yaşayacağız? Bu soruları sormak bu soruların cevabını almak durumundayız bir çip takarak onlarca dili rahatlıkla öğrenebiliriz ona doğru gidiyoruz ama o çiplerin takıldığı zihin artık bizim mi olacak? Bilincimiz nerede olacak şimdi bu büyük soruları soracağımız dünyaya gidiyoruz. Dolayısıyla bu yönle baktığımızda elbette endişe olması lazım ama endişe ile umudun aynı olduğu yerde üretkenlik olur. Daha iyi şeylerin olacağını düşünüyoruz bu umut verici yanı. Ama acaba kontrol kimde olacak? Fark etmeden bilincimiz yönlendiriliyor olabilir mi?" şeklinde konuştu. "Bir meydan okuma ile karşı karşıyayız" Günümüz dünyasının kimlerin şekillendirdiği üzerine tartışan İletişim Başkanı Duran, "Bugün anlatıları kimlerin kurduğu meselesi de önemli. Geriye doğru baktığımızda şairler, vaizler, rahipler akademisyenler ve aydınlar bu anlatıları belirleyen insanlar olarak görülüyordu. Peki bugünün dünyasında söylemleri kimler belirleyecek? Teknoloji şirketleri mi? Biz bir yerden sonra acaba dijital benliğimiz tarafından yönetilen bir benliğe mi sahip oluyoruz? Dolayısıyla bu gerçekten bir meydan okuma imkan olduğu kadar bir meydan okuma ile karşı karşıyayız. Bizim dijitalle olan karşılaşmamız birçok tavrı almayı, bu tablo sonucunda eyleme geçmeyi gerektiriyor. Bu akıntı içerisinde kaybolan nereye gittiğini bilemediğimiz algoritmalarla bir o yana bir bu yana savrulduğumuz bir yerde olmamalıyız" dedi. "Cumhurbaşkanımızın "Dünya beşten büyüktür" dediği konu sadece bir söylem değildir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Teknolojik rekabetin arkasında aynı zamanda büyük bir uluslararası mücadele var. Artık çok kutuplu bir dünyadayız. Amerika teknolojik üstünlüğünü devam ettirecek ve hegemonyasını devam ettirecek bir yerde tutmaya çalışıyor. Bu manifestoları üretenler bunun için uğraşıyorlar. Kamuyu kontrol etmek artık çok daha kolay hale geliyor bunu fark etmek zorundayız. Bu bir anlamda insanlığın özgürlük mücadelesidir. Bugün kendimizi hür zannederken yarı makinalaşmış ve zihinleri kontrol altına alınmış insanlar olmamalıyız. Bu konuda hazırlıklı olmalıyız. Çok kutuplu dünya nereye doğru gidecek belli değil. Amerika bir üstünlüğü bırakmak istemiyor, Çin ise bir üstünlüğü ele geçirmek istiyor ama dünyayı yönetip düzen kurabilecek bir fikre ve iddiaya sahip değil. Türkiye gibi, orta büyüklükte olarak görülen ama dünyaya söyleyecek sözü olan ülkelerin burada öne çıkaracak dünyanın geleceğine dair söz söylemesi gerekiyor, sadece söz söylemek değil bir şeyler yapmak gerekiyor bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın "Dünya beşten büyüktür" ve "Daha adil bir dünya mümkündür" dediği konu sadece bir söylem değil; bu bizim için birçok bölgede ve müdahil olduğumuz birçok krizde geleceğin şekillenmesine etki ettiğimiz bir alandır. Türkiye bugün Libya’da, Karabağ’da, Suriye’de ve Afrika’daki birçok ilişkideki tavrı tamamen bununla alakalı" dedi. "Ana gayemiz hakikatin korunması, güvenliğin sağlanması" Dünyadaki savaş ortamında dezenformasyonla mücadeleye değinen İletişim Başkanı Duran, "Gazze’de yaşananlar bize iki şeyi gösterdi: Birincisi, değerler etrafında dünya siyasetinin gittiğini söyleyenlerin yalancılığını, bazı ülkeler söz konusu olduğunda her şeyi nasıl kenara bıraktıklarını bize gösteren ve çıplak bir şekilde gördüğümüz bir gerçeklikti. Bu anlamda batının liberal olduğunu düşündüğü söylediği şeyin artık tabutuna son çivi çakılmış oldu. İkincisi Bugün Amerika’da Filistin’e sempatisi, İsrail sempatisinin üstüne çıkmış durumda. Avrupa toplumlarında da bu tepkiyi hepimiz gördük. Değişik toplumlardaki bu ortak tepkinin geldiği yer insanlığın haksızlığa karşı bir haykırışıdır. Bu tür tepkileri büyütmemiz gerekiyor ve bunun gelecekte bu tür soykırımların olmaması için neler yapabileceğimizi hep beraber düşünmek durumundayız. Biz İletişim Başkanlığı olarak yapmaya çalıştığımız hakikati korumakla ilgili bir gayret ortaya koymaktır. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi çerçevesinde bunu yapıyoruz yine CİMER üzerinden Türkiye’deki vatandaşlarımızın taleplerini kamuya ileterek bunların karşılanması yönünde çaba gösteriyoruz. Kamu diplomasisi ve stratejik iletişim boyutlarıyla hep ana gayemiz hakikatin korunması, güvenliğin sağlanması, bilgiye ulaşımın yeterli olmadığı aynı zamanda vatandaşlarımızın hakikate ulaşabildiğinin mümkün olabildiği bir habitatı sağlamaktır" dedi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:47 Selçuk Bayraktar: "Yapay zeka, ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor" Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, SAHA 2026 kapsamında düzenlenen programda katılımcılara hitap etti. Bayraktar, "Bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritması, size ’doğruyu’ veya ’faydalıyı’ göstermek üzerine tasarlanmamıştır. Arka planda çalışan yapay zekâ, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyecek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor" dedi. SAHA 2026’da savunma sanayii, teknoloji ve milli üretim konularının ele alındığı programda konuşan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji alanındaki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programa çok sayıda sektör temsilcisi, davetli ve katılımcı da ilgi gösterdi. Sadece metalin ve yazılımın sergilendiği bir fuarda olmadıklarını dile getiren Bayraktar, "21. yüzyılın en keskin teknolojik ve ahlaki yol ayrımında, ’insan’ kalmanın ve insanlık onuruyla hür bir şekilde var olmanın yol haritasını konuşmak üzere bir araya geldik. Bundan yaklaşık 30 yıl önce insanlığa bir ’teknoloji ütopyası’ satıldı. İnternetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceği söylendi. Oysa bugün görüyoruz ki bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değil. Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan ’teknokapitalist küresel tahakkümdür.’ Bu tahakküm, geçmişin diktatörlükleri gibi kaba kuvvetle de gelmiyor. Milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemle, ’gönüllü bir esaret’ olarak hayatımıza giriyor" dedi. "Bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritması, size ’doğruyu’ veya ’faydalıyı’ göstermek üzerine tasarlanmamıştır" diyen Bayraktar, "Arka planda çalışan yapay zekâ, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyecek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor. Baktıkça ağına daha fazla çekiyor, içine çekildikçe daha fazla bakıyorsunuz. Girişim ekosisteminin dünyaya dayattığı ilk cümle hep ’maddi varlığını arttır’ oldu. Medeniyetimizden aldığımız ilhamla, bizce insanın ilk gayesi insanlığa fayda sağlamak olmalıdır" şeklinde konuştu. "Verilerin tekelleşmesine, tek elde toplanmasına asla izin verilmemeli" Yeni çağda insan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını söyleyen Bayraktar, "Sadece makinelerin insanı taklit etmesinden bahsetmiyorum, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz. Bizim yapmamız gereken, İHA ve SİHA serüvenimizde yaptığımız gibi bugüne değil geleceğe odaklanıp, başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine paradigma dönüşümü oluşturarak yepyeni bir kırılım yakalamaktır. Verilerin tekelleşmesine, tek elde toplanmasına asla izin verilmemeli. Verilerimizi küresel dev tekellerin sunucularına teslim etmek yerine, Federe Öğrenme mimarilerini hayata geçirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "’Teknolojik Dayanışma İttifakı’ kurmalıyız" "Yapay zekadan ileri çip teknolojilerine, kuantum bilgi işlemden robotik otomasyona uzanan bu yolda; devasa, merkezcil bir bulut yapısına ihtiyaç duymadan, doğrudan cihaz üzerinde çalışan Uç Bilişim (Edge AI) modellerini geliştirmeliyiz" diyen Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Bu geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir ’Teknolojik Dayanışma İttifakı’ kurmalıyız. Tekellerin dev veri merkezlerine mahkûm olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Bugün bu fuar alanında gördüğünüz; yeni nesil yapay zekâ sistemlerimiz, doğadaki kuş sürüleri gibi birbiriyle haberleşen otonom sürülerimiz ve dünya harp doktrinini yeniden yazan tüm çalışmalarımız, son 8 yılda yetişen TEKNOFEST kuşağının imzasını taşımaktadır. Burada sergilenen her bir eser, sadece birer mühendislik başarısı değil; gökyüzünde, yeryüzünde ve dijital dünyada ’hür ve özgün’ var oluşumuzun perçinlenmiş mühürleridir. Organizasyonu hayata geçiren SAHA İstanbul ailesine, gece gündüz demeden ter döken mühendislerimize, teknisyenlerimize ve savunma sanayimizin tüm kahramanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Yolumuz açık, geleceğimiz hür olsun."
Yurtta hava durumu
05 Nisan 2026 Pazar - 09:28 Yurtta hava durumu Ülke genelininin çok bulutlu, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz (Zonguldak hariç), Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi ile Balıkesir’in doğusu, Sakarya, Bursa ve Bilecik çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Güneydoğu Anadolu’nun yer yer gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları Ege kıyıları ve Trakya’da 3 ila 5 derece artacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor. Rüzgarın ise genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 16 İstanbul: Çok bulutlu 17 İzmir: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19 Adana: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20 Antalya: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 14 Trabzon: Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı 17 Erzurum: Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu, zamanla karla karışık yağmur ve yüksekleri kar yağışlı 10 Diyarbakır: Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 17