Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Pegasus Hava Yolları’ndan Ramazan Bayramı’nda ek seferler
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:01:01
Pegasus Hava Yolları, 17-23 Mart (dahil) tarihleri arasında Ramazan Bayramı nedeniyle Sabiha Gökçen, İzmir, Antalya, Çukurova ve Ankara çıkışlı 271 iç hat, 44 dış hat olmak üzere toplamda 315 ek sefer planladığını açıkladı. Pegasus Hava Yolları, Ramazan Bayramı’nda ek seferlerini açıkladı. 17-23 Mart (dahil) tarihleri arasında Ramazan Bayramı nedeniyle Sabiha Gökçen, İzmir, Antalya, Çukurova ve Ankara çıkışlı 271 iç hat, 44 dış hat olmak üzere toplamda 315 ek sefer planlandı. Sefer yerleri ve sayıları şöyle açıklandı: KKTC İzmir-Ercan - 2 Sabiha Gökçen-Ercan- 6 İç hat İzmir-Kayseri - 4 İzmir-Batman - 2 İzmir-Çukurova -10 İzmir-Ankara -5 İzmir-Elazığ-4 İzmir-Şanlıurfa- 2 İzmir-Mardin - 4 İzmir-Rize - 4 İzmir-Trabzon - 6 Antalya-Kayser -2 Antalya-Çukurova - 4 Antalya-Diyarbakır -4 Antalya-Elazığ - 2 Antalya-Samsun- 2 Antalya-Trabzon - 4 Çukurova-Bodrum - 10 Ankara-Antalya -4 Ankara-Bodrum - 6 İstanbul(IGA)-İzmir - 6 Sabiha Gökçen-İzmir- 19 Sabiha Gökçen-Kayseri- 4 Sabiha Gökçen-Antalya - 38 Sabiha Gökçen-Batman-8 Sabiha Gökçen-Bodrum - 10 Sabiha Gökçen-Çukurova - 15 Sabiha Gökçen-Diyarbakır - 11 Sabiha Gökçen-Dalaman - 14 Sabiha Gökçen-Ankara - 4 Sabiha Gökçen-Elazığ -3 Sabiha Gökçen-Şanlıurfa - 2 Sabiha Gökçen-Gazipaşa - 2 Sabiha Gökçen-Gaziantep - 4 Sabiha Gökçen-Hatay - 8 Sabiha Gökçen-Kars- 2 Sabiha Gökçen-Konya - 3 Sabiha Gökçen-Malatya - 4 Sabiha Gökçen-Mardin - 6 Sabiha Gökçen-Muş- 4 Sabiha Gökçen-Merzifon - 1 Sabiha Gökçen-Ordu - 3 Sabiha Gökçen-Rize - 2 Sabiha Gökçen-Samsun - 2 Sabiha Gökçen-Trabzon - 13 Sabiha Gökçen-Van - 4 Dış hat Sabiha Gökçen-Arlanda - 4 Sabiha Gökçen-Barselona - 2
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:55
TCMB: ’’Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacak’’
Merkez Bankası PPK özetinde, ’’Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır’’ denildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette şu ifadelere yer verildi: ’’Şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin artan bu belirsizlikler emtia fiyatlarında genele yayılan yüksek oynaklıklar ile ham petrol ve doğal gaz fiyatlarında önemli artışa neden olmuştur. Özellikle, tedarik zincirlerindeki aksamaların süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından önem taşımaktadır. Diğer taraftan, ABD yüksek mahkemesinin bazı tarifeleri iptal etmesi ile küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler bir önceki PPK dönemine göre bir miktar yükselmiştir. Buna ek olarak, jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskler güçlenmiştir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin bir önceki PPK dönemine göre bir miktar aşağı yönde revize edilerek 2026 ve 2027 yıllarında yıllık bazda yüzde 2,2 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Emtia fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırmıştır. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler güçlenmiştir. Parasal ve finansal koşullar Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 23 Ocak-6 Mart döneminde yüzde 2,7 seviyesine gerilemiştir. Bu yavaşlamada ihtiyaç ve taşıt kredileri etkili olmuştur. TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,7 seviyesine gerilerken kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 1,1 ile yatay bir seyir izlemiştir. Türk lirası (TL) mevduat faiz oranları, 23 Ocak ile biten haftaya kıyasla 39 baz puan artarak 6 Mart ile biten haftada yüzde 44,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 239 baz puan artışla yüzde 48,3 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 259 baz puan artarak yüzde 59,0; konut kredisi faizleri 208 baz puan azalarak yüzde 34,2; zaman zaman oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 534 baz puan azalarak yüzde 32,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 24 Ocak tarihinde, makrofinansal istikrarı ve parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmek amacıyla yurt dışından temin edilen Türk lirası borçlara uygulanan zorunlu karşılık oranlarında değişiklikler yapmıştır. Buna ilaveten, 31 Ocak tarihinde sıkı parasal duruşu desteklemek ve makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla yabancı para kredilerde sekiz haftalık dönemler için yüzde 1 olan büyüme sınırı yüzde 0,5’e düşürülürken tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesabı limitlerine büyüme sınırı getirilerek sekiz haftalık dönemler için büyüme sınırı yüzde 2 olarak belirlenmiştir. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 23 Ocak’tan bu yana 18,1 milyar ABD doları azalarak 6 Mart itibarıyla 197,5 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 21 Ocak’tan bu yana yaklaşık 40 baz puan artarak 11 Mart itibarıyla 254 baz puan seviyesine yükselmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 11 Mart itibarıyla 21 Ocak’a kıyasla yükselişle yüzde 13,3 seviyesine, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 20,8 seviyesine yükselmiştir. Önceki PPK toplantı haftasından 6 Mart’ a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına 0,6 milyar ABD doları, hisse senedi piyasasına ise 1,1 milyar ABD doları olmak üzere toplamda 1,7 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir. Talep ve üretim Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYH), 2025 yılının dördüncü çeyreğinde yıllık ve çeyreklik bazda sırasıyla yüzde 3,4 ve yüzde 0,4 oranlarında artmıştır. Bitkisel üretimdeki don ve kuraklık olayları kaynaklı gerilemenin etkisiyle tarım katma değerinde gerçekleşen daralma, yıllık bazda büyümeyi yılın son çeyreğinde de sınırlamaya devam etmiştir. Harcama yöntemiyle incelendiğinde, özel tüketim ve toplam yatırımların yıllık büyümeye pozitif katkı verdiği görülmüştür. Çeyreklik bazda ise özel tüketimde artış olurken, toplam yatırımlar sınırlı olarak gerilemiştir. Aynı dönemde, çeyreklik bazda mal ve hizmet ithalatında artış, ihracatında ise düşüş gerçekleşmiştir. Böylelikle net ihracatın çeyreklik büyümeye katkısı negatif yönde olmuştur. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, son çeyrekte hız kesmeye devam ederek potansiyelinin altında bir büyüme sergilemiştir. 2025 yılı genelinde ise büyüme yüzde 3,6 oranında gerçekleşmiştir. Özel tüketimin yıllık büyümeye verdiği katkı sınırlı olarak gerilemiş, yatırımların katkısı artmış, net ihracat ise büyümeyi sınırlamıştır. Ocak ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 2,4, çeyreklik bazda ise yüzde 4,3 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışların aylık ve çeyreklik artışı daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,1 oranında, çeyreklik bazda ise yüzde 1,5 oranında artış göstermiştir. Hizmet üretim endeksinde aralık ayında, aylık bazda yüzde 1,0, çeyreklik bazda ise yüzde 0,5 oranı ile ılımlı bir artış olmuştur. Şubat ayı itibarıyla kartla yapılan harcamalar çeyreklik olarak sınırlı bir artış göstermiştir. Beyaz eşya satışları ocak ayında düşmüş, otomobil satışları şubat ayı itibarıyla yılın ilk çeyreğinde gerilemiştir. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın ilk çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde ise gerilemeye işaret etmiştir. Özetle, yakın döneme ilişkin veriler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin sürdüğünü ima etmektedir. Ocak ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,8 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 1,8 oranında gerilemiştir. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, ocak ayı itibarıyla ilk çeyrekte yüzde 1,2 oranında düşüş kaydetmiştir. Deprem bölgesinde yapılmakta olan konutların 2025 yıl sonuna kadar tamamlanarak teslim edilmesi hedefiyle uyumlu olarak, özellikle geçtiğimiz yılın ikinci yarısında daha kuvvetli seyreden inşaat bağlantılı sektörlerin üretimi ocak ayında gerilemiştir. Nitekim ocak ayında sanayi üretimindeki aylık azalışın yarısından fazlası kauçuk-plastik, mineral ürünler, ana metal, fabrikasyon metal sektörlerinin negatif katkısı kaynaklı olmuştur. Tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler de dışlandığında, sanayi üretimi çeyreklik bazda daha sınırlı bir gerileme göstermiştir. Bununla birlikte, sanayi üretiminin ana eğilimi halen zayıf seyretmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, birinci çeyrek için sektör faaliyetinde ılımlı bir artışa işaret etmiştir. Diğer taraftan kapasite kullanım oranı yataya yakın bir seyir izlemiştir. İnşaat üretim endeksi ise, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 1,3 oranında, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 12,9 oranında yükseliş kaydetmiştir. Ocak ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 1,7 oranında azalmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 1,1 puan düşmüştür. İstihdamdaki azalışa karşın katılım oranındaki düşüşün etkisiyle, işsizlik oranı bir önceki çeyrekteki ortalama yüzde 8,3 seviyesinden ocak ayında yüzde 8,1 seviyesine gerilemiştir. Anket göstergeleri, yılın ilk çeyreğinde imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir. Ocak ayına ilişkin verilerin yayımlanmasıyla birlikte ödemeler dengesi istatistiklerinde, birincil gelir dengesi altındaki portföy yatırımları kaleminde faiz giderlerinin hesaplamasında yöntem değişikliğine gidilerek, 2020 yılının Eylül ayından başlamak üzere geriye dönük revizyon yapılmıştır. Menkul kıymet sahibinin yerleşikliğinin esas alındığı söz konusu revizyon, cari işlemler açığını söz konusu dönemde toplamda 8,9 milyar dolar artırıcı yönde etkilemiş, bu etkinin 4,8 milyar doları ise 2025 yılında gerçekleşmiştir. Revizyonun karşılıklı etkisi net hata noksan kalemine aynı tutarda yansımıştır. Böylelikle 2025 yıl geneli cari açığı 25,2 milyar dolardan revizyon sonrasında 30,1 milyar dolara; cari açığın GSYH’ye oranı ise yüzde 1,6’dan yüzde 1,9 seviyesine yükselmiştir. Söz konusu revizyon sonrasında ocak ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 6,8 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 2,8 milyar ABD doları artarak 32,9 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri 3,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiş, 12 aylık birikimli olarak 60,2 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 63,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür. Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat artış kaydetmiştir. Bununla birlikte, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre yükselmiştir. Söz konusu dönemde, altın ithalatı küresel düzeyde altın fiyatlarının artışı ile desteklenmeye devam etmiştir. Şubat ayı itibarıyla altın ithalatı 12 aylık birikimli olarak 23,4 milyar ABD doları olmuştur. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açıkta şubat ayında artış olacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin mart ayı itibarıyla gözlenmeye başlanacağı, söz konusu etkilerin boyutunun ise savaşın seyri ve şiddetine göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Ocak-şubat döneminde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı sınırlı olarak gerilemiştir. Şubat ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve mart ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta sınırlı bir gerilemeyle birlikte ithalatta yatay seyre işaret etmektedir. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı ocak ayında yüzde 167,2 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 214,4 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir. Enflasyon gelişmeleri ve beklentiler Tüketici fiyatları şubat ayında yüzde 2,96 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,88 puan yükselişle yüzde 31,53 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyon gıda ile alkol-tütün-altın gruplarında belirgin oranda yükselirken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. Yıllık tüketici enflasyonundaki yükselişe karşın, B endeksinin (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı 0,20 puan, C endeksinin (enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı ise 0,34 puan düşerek sırasıyla yüzde 29,91’e ve yüzde 29,46’ya gerilemiştir. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, temel mallar ve enerji gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,45 ve 0,25 puan azalırken; gıda ve alkolsüz içecekler, hizmet ve alkol-tütün-altın gruplarının katkıları sırasıyla 1,24, 0,24 ve 0,10 puan artmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla görece yatay seyretmiştir. Diğer taraftan, gıda hariç tüketici enflasyonu yavaşlamıştır. Şubat ayında tüketici enflasyonundaki yükselişte gıda grubunun etkisi öne çıkmıştır. İşlenmemiş gıda fiyatları büyük ölçüde sebze ile beyaz et fiyatlarına bağlı olarak yükselirken, işlenmiş gıda grubunda özellikle süt ve süt ürünlerinin etkisi belirgin olmuştur. Bununla birlikte, fiyat artışlarının grup geneline yayıldığı izlenmiştir. Söz konusu dönemde gıda fiyatları üzerinde hava koşullarının yanı sıra Ramazan ayına özgü unsurların da etkisi hissedilmiştir. Mevsimsel etkilerden arındırıldığında hizmet enflasyonu, haberleşme hizmetleri fiyatlarındaki belirgin artışların da katkısıyla bir önceki aya kıyasla yükselmiştir. Enerji grubunda, bu dönemde uluslararası enerji fiyat gelişmelerini takiben akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarında artışlar gözlenmiştir. Diğer taraftan, piyasa takas fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) kaynaklı elektrik fiyatındaki gerileme bu grupta daha olumsuz bir görünümü sınırlamıştır. Temel mal grubunda, giyim ve ayakkabı fiyatları mevsimsel etkiler ile gerilemeye devam ederken, dayanıklı tüketim malları fiyatları ılımlı bir oranda yükselmiştir. Diğer temel mallar alt grubunda ise fiyatlar yataya yakın seyretmiştir. Bu görünüm altında, mevsimsel etkilerden arındırılmış temel mal enflasyonu düşüş kaydetmiştir. Enflasyonun ana eğilimi şubat ayında yataya yakın seyretmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon B endeksinde sınırlı bir oranda yükselirken, C endeksinde düşmüştür. Bu ayrışmada işlenmiş gıda enflasyonundaki kayda değer artış (ocak ayında yüzde 2,7’den şubat ayında yüzde 5,2’ye) etkili olmuştur. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıda ve hizmet gruplarında yükselirken temel mallarda belirgin bir şekilde zayıflamıştır. TCMB bünyesinde takip edilen tüm göstergeler bir arada değerlendirildiğinde, ana eğilim yataya yakın seyretmiştir. Göstergeler üç aylık ortalamalar bazında ise sınırlı bir artış göstermiştir. Şubat ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama enflasyon bir önceki aya kıyasla temel mallarda gerilerken hizmet sektöründe görece yatay seyretmiştir. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta ve hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyretmektedir. Şubat ayı itibarıyla yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 27, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında seyretmektedir. Şubat ayında alt kalemler arasında haberleşme hizmetleri aylık yüzde 8,73’lük artış ile öne çıkmış, bu gelişmede cep telefonu görüşme ücretleri etkili olmuştur. Son üç aylık dönemde haberleşme hizmetleri fiyatlarındaki hızlı yükseliş dikkat çekmektedir. Diğer hizmetler grubunda en belirgin yükseliş yüzde 11,06 ile finansal hizmetlerde gözlenmiş, bunu yüzde 5,00 oranındaki artışla bakım-onarım kalemi izlemiştir. Eğitim hizmetlerinde ise aylık fiyat artışı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşmiştir. Bu dönemde, kira enflasyonu aylık bazda yüzde 3,46 olurken yıllık bazda yüzde 53,91’e gerilemiştir. Lokanta-otel grubunda fiyatlar, gıdadaki olumsuz seyre rağmen, yüzde 2,82 ile görece daha sınırlı bir oranda artmıştır. Ulaştırma hizmetleri fiyatları, havayolu ücretlerindeki dönemsel gerilemeye bağlı olarak ılımlı seyretmiştir. Yurt içi üretici fiyatları şubat ayında yüzde 2,43 artışla yüksek seyretmeye devam etmiş ve yıllık enflasyon 0,39 puan artarak yüzde 27,56 olmuştur. Bu dönemde enerji fiyatları (yüzde -0,22) düşerken, dayanıklı (yüzde 4,47) ve dayanıksız (yüzde 3,30) tüketim mal fiyatları yüksek artış oranları ile öne çıkmıştır. Şubat ayında ortalama 71,1 ABD doları civarında seyreden Brent ham petrol fiyatları, mart ayının ilk haftalarında jeopolitik gelişmelerin etkisiyle oldukça dalgalı bir seyir izlemiş; 11 Mart itibarıyla ortalamada 88,5 ABD doları seviyesine ulaşmıştır. Diğer taraftan, yurt içinde eşel mobil uygulamasının ivedilikle devreye alınması, ham petrol fiyatlarındaki artışların tüketici enflasyonuna yansımasını önemli ölçüde sınırlamıştır. Petrol fiyatlarına benzer şekilde, TTF doğal gaz fiyatları arz kısıtları endişesiyle bu dönemde belirgin bir oranda yükselmiştir. Ayrıca enerji ile bağlantısı güçlü üre, sülfür, polipropilen, polietilen gibi emtiaların fiyatları da yukarı yönlü seyretmiştir. Enerji ve hammadde akışındaki kesintiler, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yüksek artışla birlikte üretim maliyetlerini arttırarak küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi şubat ayında tarihsel ortalamasının üzerinde gerçekleşmiştir. Mart ayında, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve alternatif rota arayışları teslimat sürelerini uzatırken, güvenlik riskleri nedeniyle sigorta primleri ve navlun fiyatları yükselmiştir. Bu dönemde, Çin’e yönelik konteyner endeksi önemli ölçüde yükselirken, kuru yük taşımacılık endeksleri artış kaydetmiş; küresel konteyner endeksi ise gerilemiştir. Döviz kuru sepeti 11 Mart itibarıyla euro kurundaki gelişmelerle görece yatay seyretmiştir. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri şubat ayında hem girdi fiyatlarında hem de ürün fiyatlarında yükselişe işaret etmiştir. Şubat ayında enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,9 puan yükselerek yüzde 24,1 seviyesinde; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,6 puan artışla yüzde 18,4 düzeyinde ölçülmüştür. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,1 puan aşağı yönlü güncelleme ile yüzde 22,1 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,2 puan artışla yüzde 17,1 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,3 puan yükselerek yüzde 11,4 düzeyine çıkmıştır. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, şubat ayında 0,9 puan azalarak yüzde 32,0 seviyesine gerilemiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise yüzde 48,8 ile yatay seyretmiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Öncü veriler son iki ayda gıda fiyatlarında gözlenen olumsuz seyrin mart ayında hız kestiğine işaret etmektedir. Geçtiğimiz dönemde sebze fiyatlarında kaydedilen yüksek artışlar, mart ayının ilk yarısında yerini görece düşük oranlı bir artışa bırakmıştır. Diğer yandan, jeopolitik gelişmelerle yükselen petrol fiyatları nedeniyle yurt içi enerji fiyatlarının akaryakıt öncülüğünde önemli ölçüde yükseldiği izlenmektedir. Eşel mobil uygulamasına bağlı olarak, rafineri ürün fiyatlarındaki artışların önemli bir bölümünün maktu ÖTV tutarından karşılanmasıyla bu grupta daha olumsuz bir görünümün önüne geçilmiştir. Hizmet grubunda mart ayında ulaştırma hizmetlerinin öne çıkması beklenmektedir. Jeopolitik gerilim ve uluslararası petrol fiyatlarındaki gelişmelerin yansımasıyla başta havayolu yolu ile yolcu taşımacılığı olmak üzere ulaştırma hizmetleri fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu takip edilmektedir. Ayrıca, özel okul ücret gelişmelerine istinaden eğitim fiyatlarındaki yükseliş sürmektedir. Öncü göstergeler temel mal grubunda ise görece ılımlı bir seyre işaret etmektedir. Emtia fiyatlarındaki oynaklığın ve arz kısıtlarının boyutu dikkate alındığında, enflasyon görünümüne yönelik belirsizlik önemli ölçüde yükselmiştir. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Para politikası Jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan belirsizlikler, ham petrol, doğal gaz ve emtia fiyatlarında yüksek oynaklıklara ve artışa neden olmuştur. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alınmıştır. Bu kapsamda, finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler dikkate alınarak, sıkı parasal duruşu desteklemek amacıyla 1 hafta vadeli repo ihalelerine 2 Mart itibarıyla ara verilmiştir. Böylece, likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılarak ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranı olan yüzde 40’ta oluşması sağlanmıştır. Ayrıca, döviz piyasasının sağlıklı çalışması, döviz kurlarında gözlenebilecek oynaklıkların engellenmesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başlanmıştır. Para politikası uygulamalarının yanı sıra, eşgüdüm dahilinde mali tedbirler de uygulamaya alınmıştır. Bu kapsamda, eşel mobil uygulanması kararı, gübre ithalatında gümrük vergisinin kaldırılması ve gübre ihracatına kısıtlama getirilmesi emtia fiyatlarındaki gelişmelerin tüketici enflasyonu ve üretici maliyetlerine geçişkenliğini sınırlayacaktır. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:53
Gezer Ayakkabı 160 bin çift çizme satışıyla Avrupa hedefini aştı
Küresel piyasalarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve artan üretim maliyetlerine rağmen Gezer Ayakkabı, üretim faaliyetlerini ve ihracatını sürdürdü. Şirket, 160 bin çift çizme satışıyla Avrupa hedefini aştığını açıkladı. Avrupa’nın önde gelen çizme üreticileri arasında yer alan Gezer Ayakkabı, Avrupa pazarında 160 bin çiftin üzerinde satış gerçekleştirdiğini duyurdu. Böylece daha önce belirlenen 150 bin çiftlik satış hedefi aşılmış oldu. Ayakkabı sektöründe döviz kuru ve ticari belirsizliklerin etkili olduğu dönemde şirketin, üretimini veriye dayalı planlama ile sürdürdüğü belirtildi. Şirketin, 100 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösterdiği ve 1.500’den fazla kişiye istihdam sağladığı kaydedildi. Şirketin çizme üretimine ilişkin verileri şöyle açıklandı: Yıllık üretim kapasitesi 3 milyon 200 bin çift ve yıllık satış miktarı 2 milyon 500 bin çift olurken, Avrupa pazarına yapılan satış 160 bin çiftin üzerinde gerçekleşti. Yapılan açıklamaya göre, şirket bünyesinde çizme üretimi ayrı bir uzmanlık alanı olarak ele alınıyor. Bu ürün grubu için özel üretim hattı bulunuyor. Üretim tesisi çok sayıda kalıp ve makine ile destekleniyor, teknolojik yatırımlar sürüyor. Ürünler; endüstri, inşaat, tarım ve hayvancılık gibi farklı kullanım alanlarına yönelik geliştiriliyor. Avrupa pazarındaki satışlarda ürünlerin uluslararası güvenlik standartlarına uygunluğu etkili oldu. Çelik burun ve çelik taban özellikli S4 ve S5 sınıfı modeller iş güvenliği açısından tercih ediliyor, ürünler kaymaz taban, aşınma direnci ve su geçirmezlik gibi özellikler taşıyor. ‘Sarı Çizme’ olarak bilinen ürün grubunun Türkiye’de marka ile özdeşleştiği vurgulanırken, şirketin ihracat faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:47
Kadıköy’de cami inşaatı ivme kazandı
İstanbul’da Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda yapılması planlanan cami projesinin inşaatı hız kazandı. Sahilde uzun yıllardır otopark olarak kullanılan alanın boşaltılması süreci başlatıldı. 2008 yılından bu yana yaklaşık bin 60 araç kapasiteli otopark olarak hizmet veren alan, İBB’ye bağlı İSPARK tarafından işletilen otoparkın geçtiğimiz günlerde araç alımını durdurduğu öğrenildi. İl Çevre Müdürlüğü’nün Şubat ayında alanın boşaltılması yönünde talepte bulunmasının ardından Kadıköy Kaymakamlığı tarafından 16 Mart itibarıyla alanın tahliyesine yönelik resmi yazı gönderildi. Öte yandan, 2015 yılında gündeme gelen cami projesi daha önce Kadıköy Belediyesi tarafından yargıya taşınmıştı. Davaya Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi de dahil olmuştu. İstanbul 3. İdare Mahkemesi 2024 yılında projeyi iptal etmişti. Ancak istinaf sürecinde dosyayı inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dairesi, 15 Aralık 2025 tarihinde iptal kararını bozarak davanın reddine hükmetti. Bu kararla birlikte Kadıköy sahiline yapılması planlanan cami projesine yargıdan onay çıkmış oldu. Projenin, Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda sahil hattına yakın bir noktada, mevcut meydan düzenlemesine uyumlu şekilde inşa edilmesi planlanıyor. Mahkeme kararının kesinleşmesinin ardından imar ve uygulama projelerinin güncellenmesi ve gerekli izin süreçlerinin tamamlanması bekleniyor.
10 Şubat 2026 Salı - 11:05
Aziz İhsan Aktaş davasında İETT Muhasebe Şube Müdürü tutuksuz sanık Topçu savunma yapıyor
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine 3'üncü haftasında devam ediliyor. Duruşmada, ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen İETT Muhasebe Şube Müdürü tutuksuz sanık Ali Haydar Topçu, savunma yapıyor.
10 Şubat 2026 Salı - 10:42
Fenomen Danla Bilic’i darp eden eski erkek arkadaşına 5 ay hapis cezası
Fenomen Danla Bilic’i kafeteryada kafasına ve çenesine yumruk atarak darp eden eski erkek arkadaşı Berk Çetin hakkında karar açıklandı. Mahkeme sanık Çetin’in 5 ay hapisle cezalandırılmasına karar vererek hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
10 Şubat 2026 Salı - 10:35
Aras Kargo Spor Kulübü, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde AFAD çalışanlarını ağırladı
Aras Kargo Spor Kulübü, 7 Şubat’ta İzmir’de Eczacıbaşı Dynavit’ le oynanan voleybol karşılaşmasında sporu dayanışma ile buluşturdu. 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünün hemen ertesi gününde gerçekleşen karşılaşmada, İzmir AFAD çalışanlarını tribünlerde ağırlayarak anlamlı bir buluşmaya imza attı. Aras Kargo Spor Kulübü, sahadaki mücadelesini toplumsal dayanışma ile güçlendirmeye devam ediyor. Bugüne kadar farklı alanlarda toplumsal farkındalığa dikkat çeken çalışmalar gerçekleştiren Aras Kargo Spor Kulübü, 7 Şubat Cumartesi günü İzmir’de Eczacıbaşı Dynavit ile oynanan karşılaşmada 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla İzmir AFAD çalışanlarını ağırlayarak anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Zorlu afet dönemlerinde bir özveri ve fedakârlıkla görev yapan çalışanlar, karşılaşmayı tribünden takip ederek voleybol heyecanına ortak oldu. Karşılaşma öncesinde Aras Kargo Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Baran Aras, bu zorlu süreçlerde gösterdikleri emek ve özveri için AFAD temsilcilerine teşekkür ederek, günün anısına AFAD İzmir İl Müdürü Nazif Ekinci’ye teşekkür plaketi takdim etti. "Sporun birleştirici gücüyle, birbirimize destek olmaya devam edeceğiz" Aras Kargo Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Başkan Yardımcısı, Aras Kargo Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Billur Kaymak Burkutoğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: "Aras Kargo Spor Kulübü olarak sahaya çıktığımız her maçta yalnızca sportif bir mücadele vermiyoruz; aynı zamanda toplumsal sorumluluğu, ortak hafızayı ve birlik beraberlik hissiyatını yaşatmayı önemsiyoruz. 6 Şubat depremlerinin ardından kaybettiğimiz canları saygı ve rahmetle anarken, o zorlu günlerde ortaya çıkan dayanışma ruhunun bugün de canlı tutulmasının çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. İzmir AFAD çalışanlarını bu anlamlı günde ağırlamaktan dolayı çok mutluyuz çünkü inanıyoruz ki spor; iyileştirici ve birleştirici gücüyle gerçek anlamını buluyor. Aras Kargo Spor Kulübü olarak, bu dayanışma kültürünü sahalardan hayata taşımayı sürdüreceğiz." Maçın onur konuğu olarak AFAD çalışanları adına konuşan AFAD İzmir İl Müdürü Nazif Ekinci, "Böylesine anlamlı bir günde hatırlanmak ve voleybolun coşkusuna dahil edilmek bizler için moral kaynağı oldu. Aras Kargo Spor Kulübü’ne bu ince düşünceleri ve nazik davetleri için teşekkür ediyoruz" dedi.
10 Şubat 2026 Salı - 10:28
Moğolistan’daki ilk çocuk kemik iliği naklini Türk ve Moğol hekim ekipleri birlikte gerçekleştirdi
Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın ve beraberindeki Türk sağlık heyeti, Moğolistan’ın Ulan Batur şehrinde ülke tarihinin ilk çocuk kemik iliği naklini başarıyla gerçekleştirdi.
10 Şubat 2026 Salı - 10:28
Garanti BBVA ve TURMEPA’dan 2025’te denizlerde dönüştürücü etki
Garanti BBVA ve TURMEPA iş birliğiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Mavi Nefes Projesi kapsamında 2025 yılında Marmara Denizi, Van Gölü, Göcek ve Saros Körfezi’nde somut, ölçülebilir ve bilim temelli çalışmalar hayata geçirildi. Proje ile atık temizliğinden deniz çayırı restorasyonuna, mercan ekosistemlerinin korunmasından farkındalık eğitimlerine pek çok faaliyet eş zamanlı devam ediyor. Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği (TURMEPA) iş birliğiyle 2021 yılından bu yana sürdürdüğü Mavi Nefes Projesi kapsamında, 2025 yılında deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik somut ve bilim temelli çalışmalar yürütüldü. Marmara Denizi, Van Gölü, Göcek ve Saros Körfezi’nde yürütülen çalışmalarla, denizlerin nefes almasına katkı sağlayan çevresel, bilimsel ve toplumsal etki oluşturuldu. "Bilimi, teknolojiyi, sivil toplumu bir araya getiren yaklaşım" Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, projenin 2025 yılında ulaştığı etkiyi şu sözlerle dile getirdi: "Mavi Nefes ile denizlerimizin bugününü olduğu kadar, geleceğini de korumayı hedefliyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla denizlerin nefes almasına katkı sağlayan somut sonuçlar elde ettik. Bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getiren yaklaşımın, gelecek nesillere daha sürdürülebilir bir dünya bırakmada güçlü bir yol olduğuna inanıyoruz. Ayrıca, bu süreçte yalnızca finansman sağlamanın değil, deniz ekosistemlerini koruyan, kalıcı ve uzun vadeli etki oluşturan projeleri kararlılıkla sürdürmenin kritik olacağı bilinciyle çalışmalarımıza devam edeceğiz." TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, "Aldığımız her iki nefesten birini denizler sayesinde alıyoruz. Bu gerçek, denizlerin korunmasına yönelik kararlı ve sürekli adımlar atılmasını gerektiriyor. Garanti BBVA iş birliğiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda oluşturulan Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında, müsilaj krizine yanıt olarak 2021 yılında başlattığımız Mavi Nefes Projesi ile bilimin rehberliğinde güç birliğiyle somut çözümler üretmeye devam ediyoruz" diye konuştu. 60 ton katı ve 613 bin litre sıvı atık denizlerden uzaklaştırıldı 2025 yılı boyunca Mavi Nefes Projesi kapsamında 60 tonun üzerinde katı atık ve 613 bin litre sıvı atık denizlerden uzaklaştırıldı. Marmara Denizi, Van Gölü ve Göcek’te gerçekleştirilen temizlik faaliyetleriyle su altı ekosistemleri üzerindeki baskılar azaltılırken, Saros Körfezi ve Göcek’te yürütülen koruma ve izleme çalışmalarıyla biyolojik çeşitliliğin devamlılığı desteklendi. Göcek’te oksijen üretim noktaları koruma altında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Mavi Nefes Göcek projesi kapsamında 2025 yılında, 14 bin deniz çayırı ekimi gerçekleştirilerek bu alanlar işaret şamandıralarıyla "oksijen üretim noktası" olarak koruma altına alındı. Bilimsel ölçümlerle canlılığı yüzde 70’in üzerinde teyit edilen bu alanlar, denizlerin doğal karbon yutakları ve oksijen kaynakları olarak kritik bir rol üstleniyor. Saros’ta mercanlara yeniden nefes Mavi Nefes Saros Projesi kapsamında ise yaklaşık 160 hektarlık alanda ekosistem tarama ve müdahale çalışmaları yürütüldü. Kuzey ve güney bölgelerde toplam 600 mercan kolonisinin temizliği ve sağlık taraması yapılırken, ekosisteme ciddi zarar veren 200 metrekarelik hayalet ağ denizden çıkarıldı. Bu müdahalelerle mercan ve gorgon kolonilerinin ışığa erişimi, beslenme kapasitesi ve yaşam sürekliliği güçlendirildi. Mavi Nefes ile farkındalık da yayılıyor Proje, yalnızca ekosistemleri değil, toplumsal farkındalığı da odağına alıyor. 2025 yılında gezici Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ve çevrim içi eğitimler aracılığıyla 36 bin 800 öğrenciye ve bin 730 öğretmene ulaşıldı. Eğitim faaliyetleriyle genç nesillerde çevre bilinci güçlendirilirken, denizlerin korunmasına yönelik kalıcı bir dönüşüm hedeflendi.
10 Şubat 2026 Salı - 10:27
Ümraniye Belediyesi yüzme sporunu herkes için erişilebilir kılıyor
Ümraniye Belediyesi, ilçede hizmet veren 5 modern yüzme havuzuyla yüzme sporunu her yaş ve kesim için erişilebilir hale getiriyor. Çocuklardan yetişkinlere, engelli bireylerden amatör sporculara kadar 200 bini aşkın vatandaşa yüzme eğitimi sunan belediye, spor yatırımlarıyla sağlıklı yaşamı teşvik ederken sosyal katılımı da güçlendiriyor. Ümraniye Belediyesi Yüzme Havuzu ve Spor Merkezi başta olmak üzere Birol Hayal, Beytullah Eroğlu, Parseller ve Engelsiz Spor Merkezi yüzme havuzlarıyla bugüne kadar 200 binden fazla kişiye yüzme eğitimi verildi. Bu eğitimlerle birlikte, hem çocuklar hem de yetişkinler yüzme becerilerini geliştiriyor, sağlıklı bir yaşam sürme imkanına kavuşuyor. Her yaştan vatandaşa yüzme imkanı Ümraniye Belediyesi tarafından sunulan yüzme eğitimleri, çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir yelpazeye hitap ediyor. Sağlıklı yaşamı destekleyen yüzme, aynı zamanda vücut sağlığını iyileştirici etkileriyle de dikkat çekiyor. Belediyenin sunduğu eğitimler, çocukların yüzme becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra yetişkinlerin de fiziksel gelişimlerine katkı sağlıyor. Engelsiz Spor Merkezi ile herkes için erişilebilir yüzme havuzları Özellikle Engelsiz Spor Merkezi, engelli bireylerin yüzme eğitimi alabileceği özel havuzlarıyla dikkat çekiyor. Bu merkez, engelli vatandaşların yüzme becerilerini geliştirmelerine imkan tanırken aynı zamanda onların fiziksel ve psikolojik sağlıklarını iyileştirmeyi hedefliyor. Engelsiz Spor Merkezi’nde, uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerle, engelli bireyler yüzme sporunu rahatlıkla öğrenebiliyor. Sporun yaygınlaştırılması ve sosyal katılım ön planda Ümraniye’de yüzme sporunun yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen eğitimler ve aktiviteler, vatandaşların sosyal hayatını zenginleştiriyor. Yüzme havuzları, farklı yaş gruplarından insanların bir araya gelerek sağlıklı bir yaşam için adım attığı sosyal alanlar haline geliyor. Ayrıca, düzenlenen yarışmalar ve organizasyonlarla yüzme, sadece eğlenceli bir aktivite değil, aynı zamanda bir spor dalı olarak da halkın ilgisini çekiyor. Ümraniye Belediyesi, sporun halkın her kesimine ulaşmasını sağlamak ve ilçedeki sportif altyapıyı daha da güçlendirmek amacıyla yatırımlarını sürdürüyor. Yüzme, bu stratejinin önemli bir parçası olarak gelecekte de daha fazla vatandaşa ulaşacak şekilde geliştirilmeye devam edecek. Bu kapsamda Ümraniye Belediyesi, yüzme sporuyla ilçedeki tüm vatandaşları sağlıklı yaşam için teşvik etmeye, sporun yaygınlaşmasını sağlamaya ve sporun birleştirici gücünden faydalanarak toplumsal dayanışmayı güçlendirmeye devam ediyor.
10 Şubat 2026 Salı - 10:26
"Hanehalkı büyüklüğü 3,081 kişiye geriledi"
Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "2009 yılında illere göre ortalama hane halkı büyüklüğü 4 kişi iken, 2025 yılında 3,081 kişiye geriledi" dedi. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 yılı sonuçları açıklandı. 2009 yılında illere göre ortalama hane halkı büyüklüğü 4 kişi iken, 2025 yılında 3,081 kişiye geriledi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "İllere göre bir değerlendirme yaptığımızda 2025 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il 4,8 ortalaması ile Şırnak olurken, bu ilimizi 4,6 kişi ile Şanlıurfa, 4,4 kişi ile Batman, 4,3 kişi ile Hakkari ve Siirt takip etti. Ortalama hane halkı büyüklüğünün en düşük olduğu iller ise 2,5 kişi ile Tunceli, Giresun ve Çanakkale olurken, 2,6 kişi ile Eskişehir, Sinop, Karabük, Balıkesir, Edirne, Kastamonu, Artvin, Burdur, Kırklareli oldu" dedi. İlk 5 büyükşehirde durum Nüfus değişimlerinden de örnekler veren Özelmacıklı, "İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,3’ünün ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 910 bin 320 kişi ile Ankara, 4 milyon 504 bin 185 kişi ile İzmir, 3 milyon 263 bin 11 kişi ile Bursa ve 2 milyon 777 bin 677 kişi ile Antalya izledi. Ortalama hane halkı büyüklüğü 2025 yılında İstanbul ve Bursa’da 3,1, Ankara ve Antalya’da 2,9 ve İzmir’de 2,7 kişi oldu" dedi. "Yabancı nüfusu 1 milyon 519 bin oldu" Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus sayısının bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 kişi olduğunu belirten Özelmacıklı, "Ülkemizde 170 bin 411 Türkmenistan, 147 bin 469 Irak, 132 bin 707 Afganistan, 111 bin 218 Almanya, 92 bin 830 Azerbaycan, 91 bin 672 İran, 75 bin 914 Rusya Federasyonu ve 75 bin 202 Suriye vatandaşı bulunuyor. Bu rakamlara ayrıca 3 aydan kısa süreli vize veya ikamet iznine sahip yabancılar ile geçici koruma statüsüyle ülkede bulunan Suriyeliler hariç kabul ediliyor. Ayrıca geçen yıla göre Türkmenistan vatandaşlarının sayısı ülkemizde geçen yıla göre nüfusları yaklaşık yüzde 50 artarken, Azerbaycan vatandaşlarının sayısı da yüzde 15 seviyesinde artış gösterdi" dedi. "Nüfusu 1 milyonu aşan ilk ilçe Esenyurt oldu" Özelmacıklı, "İlçelere göre nüfus dağılımı incelendiğinde, İstanbul ili Esenyurt ilçesinin 1 milyon 3 bin 905 kişi ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Buna göre Türkiye’de ilk defa bir ilçenin nüfusu 1 milyonu geçmiş oldu. Esenyurt’u sırasıyla 957 bin 792 kişi ile Gaziantep ili Şahinbey ilçesi, 952 bin 198 kişi ile Ankara ili Çankaya ilçesi, 931 bin 722 kişi ile Ankara ili Keçiören ilçesi ve 905 bin 880 kişi ile Gaziantep ili Şehitkamil ilçesi takip etti" dedi. "Türkiye’de kilometrekareye 112 kişi düşüyor" Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı" verisinin de Türkiye genelinde 112 kişi olduğunu ifade eden Özelmacıklı, "İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul’u 633 kişi ile Kocaeli ve 395 kişi ile en küçük yüz ölçümüne sahip il olan Yalova izledi. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan ve Gümüşhane izledi. Diğer yandan yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu ise 59 olarak gerçekleşti" dedi.
10 Şubat 2026 Salı - 10:26
Yağışlı havada kontrolden çıkan otomobil refüje çıktı
İstanbul’da dün etkili olan yağışlı havanın etkisiyle sürücüsünün kontrolünden çıkan bir otomobil refüje çıktı. Muhtemel bir facianın son anda önlendiği kaza anı, karşı şeritten ilerleyen bir aracın kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza, dün öğle saatlerinde Arnavutköy ilçesi Eski Edirne Asfaltı Caddesi üzerinde, Sultangazi istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yağışlı havada seyir halinde ilerleyen otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine manevra yaptı. Kontrolden çıkan araç, karşı şeride geçmeden refüje çıkarak durabildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken faciadan dönüldü. Görüntülerde, otomobilin ani şekilde savrulduğu, karşı şeritten gelen araçlara doğru yöneldiği, son anda refüje çıkarak durduğu görüldü.
10 Şubat 2026 Salı - 10:25
Yağışlı havada kontrolden çıkan otomobil refüje çıktı, kaza anı kamerada
İstanbul’da dün etkili olan yağışlı havanın etkisiyle sürücüsünün kontrolünden çıkan bir otomobil refüje çıktı. Muhtemel bir facianın son anda önlendiği kaza anı, karşı şeritten ilerleyen bir aracın kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza, dün öğle saatlerinde Arnavutköy İlçesi Eski Edirne Asfaltı Caddesi üzerinde, Sultangazi istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yağışlı havada seyir halinde ilerleyen otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine manevra yaptı. Kontrolden çıkan araç, karşı şeride geçmeden refüje çıkarak durabildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken faciadan dönüldü. Görüntülerde, otomobilin ani şekilde savrulduğu, karşı şeritten gelen araçlara doğru yöneldiği, son anda refüje çıkarak durduğu görüldü. (BT-RU
10 Şubat 2026 Salı - 10:19
Büyükbaş hayvan sayısı 2025 yılında 17 milyon 709 bin baş oldu
2025 yılında büyükbaş hayvan sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artarak 17 milyon 709 bin baş oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Hayvansal Üretim İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, büyükbaş hayvan kategorisinde, sığır sayısı bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artarak 17 milyon 544 bin baş, manda sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 1,7 artarak 164 bin 785 baş oldu. Küçükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,4 artarak 57 milyon 874 bin baş oldu Küçükbaş hayvan kategorisinde, koyun sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,9 oranında artarak 46 milyon 689 bin baş, keçi sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 3,4 oranında artarak 11 milyon 186 bin baş oldu. Yaş ipek kozası ve bal üretimi arttı Yaş ipek kozası üretimi bir önceki yıla göre yüzde 38,4 oranında artarak 118 ton, bal üretimi ise bir önceki yıla göre yüzde 1,8 artarak 97 bin 253 ton olarak gerçekleşti.
10 Şubat 2026 Salı - 10:12
Sanayi üretimi yıllık yüzde 2,1 azaldı
Aralık ayında sanayi üretimi yıllık yüzde 2,1 azalırken, aylık yüzde 1,2 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayı Sanayi Üretim Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Aralık ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,9 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,7 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,4 arttı. Sanayi üretimi aylık yüzde 1,2 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Aralık ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,3 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,0 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,1 arttı.
10 Şubat 2026 Salı - 10:07
İnşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 24,50 arttı
Aralık ayında inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 24,50 arttı, aylık yüzde 1,17 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayı İnşaat Maliyet Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, inşaat maliyet endeksi, Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 1,17 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,50 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,22 arttı, işçilik endeksi yüzde 1,06 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 21,47 arttı, işçilik endeksi yüzde 30,67 arttı. Bina inşaatı maliyet endeksi yıllık yüzde 24,55 arttı, aylık yüzde 1,52 arttı Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,52 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,55 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,79 arttı, işçilik endeksi yüzde 1,01 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 21,70 arttı, işçilik endeksi yüzde 30,16 arttı. Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 24,37 arttı, aylık yüzde 0,03 arttı Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,03 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,37 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 0,53 azaldı, işçilik endeksi yüzde 1,20 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 20,75 arttı, işçilik endeksi yüzde 32,51 arttı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder