Yerel Haberler
İstanbul
20 Mart 2026 Cuma - 00:15 Hakan Daltaban’dan Fenerbahçe derbisi açıklaması Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Hakan Daltaban, siyah-beyazlı takımın her derbide sahaya kazanmak için çıktığını ve milli takım arasından sonra oynanacak Fenerbahçe mücadelesinde de galip gelmekten başka düşüncelerinin olmadığını söyledi. Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında sahasında Kasımpaşa’yı 2-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından siyah-beyazlı kulübün ikinci başkanı Hakan Daltaban, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Bizler ve camiamız için çok değerli bir galibiyet" İki takımın da sahada güzel bir mücadele verdiğini dile getiren Daltaban, "Her ne kadar mart ayının sonu da olsa soğuk bir akşamda tribünleri dolduran taraftarlarımızla beraber güzel bir futbol akşamı geçirdik. Sahada güzel bir mücadele vardı. İki takımı da mücadelesinden dolayı kutluyorum. Her maç kazanmamız gereken bir mücadele. Bizler ve camiamız için çok değerli bir galibiyet. Şair demiş ki ’Formanda ter olmaya geldim’. Bizim için önemli olan sahada mücadele eden oyuncularımızın 90 dakika kazanma hırsıyla terinin son damlasına kadar mücadele ediyor olması. Bizim için anlamlı olan buydu. İyi oynayanları, kötü oynayanları futbol kamuoyu takdir eder ama bizim için mücadele önemlidir. Beşiktaş camiası ve tribünleri de tarih boyunca formasının son ter damlasına kadar ıslatan oyuncuları sever. Bugün ben onu gördüğüm için mutluyum. Hepsine çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Orkun’u güzel golünden dolayı tebrik ederim" Hakan Daltaban, Orkun Kökçü’yü de güzel golünden dolayı tebrik ederek, "Milli takımda da ülkemiz adına aynı başarıları göstermesini temenni ediyorum. Beşiktaş’ın çok büyük bir sevda olduğunu biliyorsunuz. Çok mübarek bir ayı geride bıraktık. Bu bayramlar bizler için çok önemlidir. Bayramlarda da önce bayramlaşma önce ailelerle yapılır. Bu akşam tribünlere gelip mücadele eden, bizimle beraber takımını destekleyen, ekranlarında bu maçı seyreden veya bu maç sonucuyla birlikte sevinen öncelikle Beşiktaş ailemin sonra futbol kamuoyunu ve İslam aleminin bayramını en içten dileklerimizle kutlarız" şeklinde konuştu. "Biz çok iyi bir takımız" Hem yönetim kadrosu hem teknik ekip hem de oyuncu kadrosu ve tribünlerle birlikte takım çalışması içinde olduklarına dikkat çeken siyah-beyazlı yönetici, "Bizler için önemli olan ne yaptığını bilen bir anlayışla devam etmek. Arkadaşlar şunu hiçbir zaman unutmayın. İş hayatında da sosyal hayatta da takım olmadığınız hiçbir oyunu kazanamazsınız. Camiamızın şunu çok iyi bilmesini istiyorum; biz çok iyi bir takımız. Başkanıyla, yönetimiyle, teknik kadrosuyla, futbolcularıyla ve tribünleriyle.. Biz bu birlik beraberliği sağlamak adına elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bu camianın da her zaman ağabeyleri, babaları, liderleri vardır. Bu camianın da çok saygın, çok iyi Beşiktaşlı ve çok iyi bir lideri var. Başkanımız bu konuda çok özenli davranıyor. Camiada birlik beraberliği sağlamak adına gerek tribünlerle, gerek takımla, gerek teknik kadroyla biz ayrı bireyler, ayrı birimler değiliz. Çok değerli bir yönetim kurulumuz var. Hepsi çok fedakarca çalışan çok saygın insanlar. Biz çok ekranları sevmiyoruz. Sakın ola ki camiamız ortada olmadığımızı farklı değerlendirmesin. Bu tamamen bizim arkadaşlarımızın mütevazılığından kaynaklanıyor. Gerçekten herkes cansiparane mücadele ediyor. Ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı biliyoruz. Orta ve uzun vadede planlarımız belli. Başkanımız bunlardan zaten taviz vermiyor. Hem mali disiplin anlamında hem Beşiktaş’ın geleceği anlamında ve futbol yapılanması adına teknik kadromuzla çok iyi bir takımız. Onlara çok inanıyoruz. Sonuna kadar onlarla beraberiz. Tek vücut halinde umarım yarınlarda çok güzel bayramları hep birlikte yaşarız. Bütün camiaya selamlıyorum" cümlelerine yer verdi. "Derbiler kazanmaktan başka bir şey düşünmediğimiz olgulardır" İkinci Başkan Daltaban, milli takım arasından sonra deplasmanda oynanacak Fenerbahçe derbisi hakkında gelen soruyu da, "Fenerbahçe ve derbiler bizim her zaman kazanmaktan başka bir şey düşünmediğimiz olgulardır. Senelerce bu derbileri yaşadık. Beşiktaş sahaya kazanmak için çıkar. Bizim tek arzumuz bütün maçlarımızı kazanmak. Futbolla ilgili teknik taraflarla hocamız, teknik kadromuz gerekli detayları verecek ama Beşiktaş bütün derbileri kazanmak için çıkar. Takımımız da buna hazır. Futbol şansı ve diğer faktörler de herhangi bir engel sağlamazsa o günleri yaşarız inşallah" diye cevaplandırdı.
Avcılar’da kadının cinsel istismara uğradığı adreste 51 kilogram uyuşturucu bulundu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:08 Avcılar’da kadının cinsel istismara uğradığı adreste 51 kilogram uyuşturucu bulundu İstanbul Avcılar’da bir kadının cinsel istismara uğradığı iddiasıyla karakola şikayetçi olduğu adreste yapılan aramada, 51 kilo 830 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili 1’i yabancı uyruklu 4 kişi gözaltına alındı. Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Büro Amirliğine Ceren Ç. (32) isimli kadın, Avcılar Denizköşkler Mahallesi’nde bir adreste cinsel istismara uğradığı iddiasıyla ihbarda bulundu. Konuyla ilgili ifadesi alınan kadının tehdit, mala zarar verme ve cinsel taciz başta olmak üzere toplam 28 suç kaydının olduğu ortaya çıktı. Ceren Ç.’nin ifadesinde beyan ettiği Avcılar Denizköşkler’deki adrese operasyon düzenlendi. Kadının cinsel istismara uğradığını iddia ettiği adrese düzenlenen operasyonda, 51 kilo 830 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. 1’i yabancı uyruklu 4 şahıs gözaltında Operasyon düzenlenen adreste ayrıca çok sayıda suç kaydı bulunan Mehmet K.Ö. (23), Ahmet E. (62), Mehmet A. (50) ile Moldova uyruklu Valentına Raıher (45) gözaltına alındı. Şahısların Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ifade işlemleri sürerken, adreste ele geçirilen uyuşturucu maddelere el konuldu. Konuyla ilgili Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı.
Sultangazi Belediyesi Çocuk Kütüphanesi’ne büyük ilgi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:37 Sultangazi Belediyesi Çocuk Kütüphanesi’ne büyük ilgi İlçenin ilk ve tek olma özelliğini taşıyan Sultangazi Belediyesi Çocuk Kütüphanesi minik ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Çocuklar okul derslerini pekiştirirken birçok etkinliğe katılarak yaşıtlarıyla keyifli zaman geçirme imkanı da buluyor. Çocukların okuma alışkanlığı kazanması ve sosyalleşmeleri amacıyla hayata geçirilen ilçenin ilk ve tek olma özelliğini taşıyan Sultangazi Belediyesi Çocuk Kütüphanesi, miniklerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Şehit Ferdi Yurduseven Gençlik Merkezi’nde yer alan Sultangazi Belediyesi Çocuk Kütüphanesi, çocuklar kadar ailelerden de tam not alıyor. Ev ödevinden etkinliğe Her gün saat 12.00 - 18.00 arası minik ziyaretçilerini ağırlayan Çocuk Kütüphanesi, çocukların okuldaki ödevlerine yardımcı olmak için ev ödevi saati düzenliyor. Ardından çocukların okuldaki derslerini pekiştirmek için test çözmelerine de katkıda bulunuluyor. Kütüphanede bir gün kitap okuma saati bir gün de akıl zeka oyunları olmak üzere dönüşümlü olarak her gün 15.00 17.00 saatleri arasında günün etkinliği gerçekleştiriliyor. Çocuklar ahşap boyamadan anahtar yapımına, squshi yapımından üç boyutlu bayrak yapımına birbirinden farklı etkinliklerle el becerilerini geliştirirken keyifli zaman geçiriyor. "Çocuklarımız her şeyimiz" Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun; "Kütüphanemiz miniklerimize hizmet eden, çocuklarımızın okuldaki gördüğü dersleri pekiştiren Sultangazi’nin ilk ve tek çocuk kütüphanesi. Miniklerimiz eğlenirken öğreneceği, kaliteli vakit geçirebileceği etkinliklerle motor becerilerini geliştirmenin yanı sıra yaşıtlarıyla da vakit geçirerek sosyalleşme imkanı buluyor. Bizler Sultangazi Belediyesi olarak çocuklarımızın daima yanındayız. Onlar bizim yarınlarımızın teminatı, ülkemizin geleceği" diye konuştu.
Doç. Dr. Atagun bağımlılığa karşı uyardı: "Elektronik sigara bırakma yolu değil, bağımlılığın yeni formudur"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:36 Doç. Dr. Atagun bağımlılığa karşı uyardı: "Elektronik sigara bırakma yolu değil, bağımlılığın yeni formudur" Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Doç. Dr. Pınar Atagun, sigara bağımlılığında elektronik sigaraya başvurulma sürecine ilişkin, "Kesinlikle elektronik sigaralar sigarayı bırakmak için bir yol değildir; aksine nikotin bağımlılığının sürdürülebilir yeni bir formudur" şeklinde uyarılarda bulundu. Sigaranın yalnızca bir alışkanlık olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirten Doç. Dr. Pınar Atagun, sigara bağımlılığının beyindeki haz merkezini etkileyen biyolojik ve uzun soluklu bir hastalık olduğunu vurguladı. Sigaranın kadın ve erkeklerde beynin farklı merkezlerini etkilediğini belirten Atagun; bağımlılığın seyrinin de buna bağlı olarak değiştiğini söyledi. Erkeklerde sigara bağımlılığının daha çok madde bağımlılığı şeklinde ilerlediğini dile getiren Atagun, stresli ve öfke dolu anlarda sigaranın bir rahatlama aracı olarak kullanıldığını aktardı. "Sigara kadınlarda çoğu zaman duygusal bir bağ" Bağımlılığın biyolojik bir süreç olduğunu ifade eden Doç. Dr. Atagun, cinsiyetler arasındaki farkı şu sözlerle dile getirdi: "Erkeklerde beynin farklı merkezlerini etkilerken, kadınlarda daha farklı merkezlerini etkiler. Yani erkeklerde aslında maddeye karşı bir bağımlılık vardır. Mesela iş ortamında yaşadığı öfke, stres ya da trafikte yaşadığı bir öfkelenmeyle ilgili olarak erkek; sigara yakarak bu durumu toparlamaya çalışıyor. Ama kadınlarda daha duygusal bir altyapı var. Daha rahatlamadan ziyade onu bir dert ortağı olarak görüyor. Burada duygusal mekanizmalar devreye girdiği için erkeklerde nikotin replasman tedavileri ve diğer ilaç tedavileri daha işe yararken, kadınlarda mutlaka psikososyal destekle beraber tedavinin sürdürülmesi gerekir." "Elektronik sigara kullanan gençlerde akciğer sönmesini çok sık görmekteyiz" Elektronik sigaranın bir kurtuluş yolu olmadığını belirten Atagun, özellikle buhar içeriğinin zararları noktasında, "Kesinlikle elektronik sigaralar sigarayı bırakmak için bir yol değildir; aksine nikotin bağımlılığı hastalığının sürdürülebilir yeni bir formudur. Bu teknolojik firmaların ürettiği yeni dönemde karşımıza çıkan çok büyük bir tehlikedir. Özellikle elektronik sigara kullanan genç hastalarımda pnömotoraks dediğimiz akciğer sönmesi hastalığını çok sık görmekteyiz. Bir diğer yandan sonuçta ısıtılmış bir buharla nikotin, ağır metallerin de olduğu, kanserojen maddelerin de eklendiği bir dizi buhar içeriğini içimize çekmiş oluyoruz" ifadelerine yer verdi. "Tamamen sigarayı bıraktım demek için 12 ay geçmeli" Sigaranın bırakıldığı andan itibaren vücudun hızla onarıma geçtiğini kaydeden Atagun, süreci şöyle özetledi: "Tamamen bir insan sigarayı bıraktım demek için 12 ay geçmeli. Ama ilk 24 saatte kalp krizi riski bile azalıyor. Bundan sonra peşi sıra ilk haftalardan sonra nefes darlığı, sekresyon, bunların hepsi düzelmeye başlıyor. Hasta daha güzel soluk alıp verebiliyor. Tat alma mekanizmaları, koku mekanizmaları devreye tekrar giriyor. Aslında hastanın hayat enerjisi yeniden geliyor." "Mücadeleyi bırakmayın, polikliniklere başvurun" Son olarak sigara bağımlılığının sonucunun ağır hastalıklar olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Pınar Atagun, "Uzun vadede akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) var. Hayatınızın son dönemlerini sürünerek, ilaçlarla, acil kapılarında geçirmek istemiyorsanız sigarayı bırakmak için mutlaka sigara bırakma polikliniklerine başvurunuz. Bir kere denedik olmadıysa bir daha denemeliyiz. Mutlaka bu süreci tamamlamalıyız" dedi.
Doç. Dr. Atagun bağımlılığa karşı uyardı: "Elektronik sigara bırakma yolu değil, bağımlılığın yeni formudur"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:22 Doç. Dr. Atagun bağımlılığa karşı uyardı: "Elektronik sigara bırakma yolu değil, bağımlılığın yeni formudur" Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Doç. Dr. Pınar Atagun, sigara bağımlılığında elektronik sigaraya başvurulma sürecine ilişkin, "Kesinlikle elektronik sigaralar sigarayı bırakmak için bir yol değildir; aksine nikotin bağımlılığının sürdürülebilir yeni bir formudur" şeklinde uyarılarda bulundu. Sigaranın yalnızca bir alışkanlık olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirten Doç. Dr. Pınar Atagun, sigara bağımlılığının beyindeki haz merkezini etkileyen biyolojik ve uzun soluklu bir hastalık olduğunu vurguladı. Sigaranın kadın ve erkeklerde beynin farklı merkezlerini etkilediğini belirten Atagun; bağımlılığın seyrinin de buna bağlı olarak değiştiğini söyledi. Erkeklerde sigara bağımlılığının daha çok madde bağımlılığı şeklinde ilerlediğini dile getiren Atagun, stresli ve öfke dolu anlarda sigaranın bir rahatlama aracı olarak kullanıldığını aktardı. "Sigara kadınlarda çoğu zaman duygusal bir bağ" Bağımlılığın biyolojik bir süreç olduğunu ifade eden Doç. Dr. Atagun, cinsiyetler arasındaki farkı şu sözlerle dile getirdi: "Erkeklerde beynin farklı merkezlerini etkilerken, kadınlarda daha farklı merkezlerini etkiler. Yani erkeklerde aslında maddeye karşı bir bağımlılık vardır. Mesela iş ortamında yaşadığı öfke, stres ya da trafikte yaşadığı bir öfkelenmeyle ilgili olarak erkek; sigara yakarak bu durumu toparlamaya çalışıyor. Ama kadınlarda daha duygusal bir altyapı var. Daha rahatlamadan ziyade onu bir dert ortağı olarak görüyor. Burada duygusal mekanizmalar devreye girdiği için erkeklerde nikotin replasman tedavileri ve diğer ilaç tedavileri daha işe yararken, kadınlarda mutlaka psikososyal destekle beraber tedavinin sürdürülmesi gerekir." "Elektronik sigara kullanan gençlerde akciğer sönmesini çok sık görmekteyiz" Elektronik sigaranın bir kurtuluş yolu olmadığını belirten Atagun, özellikle buhar içeriğinin zararları noktasında, "Kesinlikle elektronik sigaralar sigarayı bırakmak için bir yol değildir; aksine nikotin bağımlılığı hastalığının sürdürülebilir yeni bir formudur. Bu teknolojik firmaların ürettiği yeni dönemde karşımıza çıkan çok büyük bir tehlikedir. Özellikle elektronik sigara kullanan genç hastalarımda pnömotoraks dediğimiz akciğer sönmesi hastalığını çok sık görmekteyiz. Bir diğer yandan sonuçta ısıtılmış bir buharla nikotin, ağır metallerin de olduğu, kanserojen maddelerin de eklendiği bir dizi buhar içeriğini içimize çekmiş oluyoruz" ifadelerine yer verdi. "Tamamen sigarayı bıraktım demek için 12 ay geçmeli" Sigaranın bırakıldığı andan itibaren vücudun hızla onarıma geçtiğini kaydeden Atagun, süreci şöyle özetledi: "Tamamen bir insan sigarayı bıraktım demek için 12 ay geçmeli. Ama ilk 24 saatte kalp krizi riski bile azalıyor. Bundan sonra peşi sıra ilk haftalardan sonra nefes darlığı, sekresyon, bunların hepsi düzelmeye başlıyor. Hasta daha güzel soluk alıp verebiliyor. Tat alma mekanizmaları, koku mekanizmaları devreye tekrar giriyor. Aslında hastanın hayat enerjisi yeniden geliyor." "Mücadeleyi bırakmayın, polikliniklere başvurun" Son olarak sigara bağımlılığının sonucunun ağır hastalıklar olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Pınar Atagun, "Uzun vadede akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) var. Hayatınızın son dönemlerini sürünerek, ilaçlarla, acil kapılarında geçirmek istemiyorsanız sigarayı bırakmak için mutlaka sigara bırakma polikliniklerine başvurunuz. Bir kere denedik olmadıysa bir daha denemeliyiz. Mutlaka bu süreci tamamlamalıyız" dedi.