Yerel Haberler
İstanbul
İstanbul Valisi Gül, Darülaceze sakinleriyle bayramlaştı 20 Mart 2026 Cuma - 12:06:59 İstanbul Valisi Davut Gül, Ramazan Bayramı dolayısıyla Darülaceze’yi ziyaret ederek, huzurevi sakinleriyle bir araya geldi. Bayramlaşma programında yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik vurgusu yapan Gül, "Her bayramda olduğu gibi Darülaceze’de üç kuşak bir araya geldik. Başta Darülaceze Başkanı Esra Hanım olmak üzere tüm Darülaceze ekibine teşekkür ederim. Biz ülke olarak büyük bir aileyiz. Darülaceze ailesi olarak da Ramazan’da ve bayramlarda bir araya geldik. Bayramı paylaşarak, dostluklarla, kardeşliğimizi artırarak devam ediyoruz" dedi. Ramazan Bayramı’nın ilk günü Darülaceze’yi ziyaret eden İstanbul Valisi Davut Gül, huzurevi sakinleriyle bayramlaştı. Ziyarette konuşma gerçekleştiren Gül, "Her bayramda olduğu gibi Darülaceze’de üç kuşak bir araya geldik. Başta Darülaceze Başkanı Esra Hanım olmak üzere tüm Darülaceze ekibine teşekkür ederim. Biz ülke olarak büyük bir aileyiz. Darülaceze ailesi olarak da Ramazan’da ve bayramlarda bir araya geldik. Bayramı dolu dolu yaşadık. Bayramı paylaşarak, dostluklarla, kardeşliğimizi artırarak devam ediyoruz. Çocuklarımıza destek olan tüm çalışanlarımıza teşekkür ederiz. Tıpkı kendi evlatları gibi ilgileniyorlar. Nerede yaşadığımız önemli değil, önemli olan kardeşliği ve bağı hissetmektir. Herkes bayram yaparken, bayramlarda Darülaceze gibi kurumlar hizmet vermeye devam ediyor. Bu kurumlarda çalışanların hem bayramını tebrik eder hem de teşekkür ederim. Sizlerin fedakarlığı burada yaşayan sakinlerin daha huzurlu ve mutlu yaşamlarının en önemli teminatı oluyor. Cumhurbaşkanımız, bakanımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim. Herkesin bayramını kutluyorum" ifadelerini kullandı. "Bayram ziyaretleri denilince aile ziyaretlerinden sonraki ilk mekan Darülaceze olmuştur" Programda konuşan Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam ise bayramların dayanışma ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini belirterek, "Mübarek Ramazan Bayramı’na eriştiğimiz, bu sevinçle uyandığımız bereketli günde sizlerle Darülaceze çatısında buluşmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum. Bize her zaman destek olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bayram mesajlarını ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın bayram mesajlarını iletiyorum. Bayramlar gönül köprülerinin kurulduğu, küskünlüklerin son bulduğu zamanlardır. Darülaceze’de ise bayramın anlamı çok derindir. Bayram ziyaretleri denilince aile ziyaretlerinden sonraki ilk mekan Darülaceze olmuştur. Kıymetli vatandaşlarımıza bu teveccühü için şükranlarımızı sunuyoruz. Köklü medeniyetimizde yer alan merhamet, büyüğe saygı, küçüğe sevgi Darülaceze’nin 130 yıllık geleneğinde yaşatıldı ve yaşatılmaya devam ediyor. Bayram sabahında büyüklerimizin yanında olan valimize, kaymakamımıza, değerli konuklara teşekkür ediyorum. Bayramımız mübarek olsun" dedi.
20 Mart 2026 Cuma - 11:19 Uzmanından Ramazan sonrası beslenmeye kademeli geçiş uyarısı Ramazan sonrası ani ve ağır beslenmenin sindirim sistemini zorlayabileceğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, "Ramazan ayı boyunca uzun süreli açlığa ve iki öğünlü beslenmeye alışan sindirim sistemini bayramla birlikte aniden eski düzenine döndürmek, mide ve bağırsak sisteminde bir yük oluşturabileceği için geçiş sürecini kademeli yönetmek büyük önem taşımaktadır" dedi. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, Ramazan ayı sonrası beslenme düzenine geçişte dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu. Uzun süreli açlık sonrası bayramda birdenbire eski beslenme alışkanlıklarına dönmenin sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tanoğlu, bu sürecin kontrollü ve kademeli şekilde yönetilmesi gerektiğini söyledi. "Uzun açlık sonrası ağır yemek risk oluşturur" Ramazan ayında değişen beslenme alışkanlıklarının sindirim sistemi üzerinde belirgin etkiler oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Tanoğlu, "Ramazan ayı normal günlük yaşantımıza göre beslenme düzenimizin ve saatlerinin değişmesi nedeniyle hayatımızda farklı bir zaman dilimini yansıtıyor. Bu ay boyunca uzun süreli açlığa ve iki öğünlü beslenmeye alışan sindirim sistemini bayramla birlikte aniden eski düzenine döndürmek, mide ve bağırsak sisteminde bir yük oluşturabileceği için geçiş sürecini kademeli yönetmek büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlayın" Bayram sabahı yapılacak kahvaltının günün geri kalanını doğrudan etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Tanoğlu, "Bayram sabahına ağır, yağlı ve kızartmalı yiyecekler yerine peynir, zeytin, yumurta ve bol yeşillik gibi hafif bir kahvaltıyla başlamak, gün boyu porsiyon kontrolüne dikkat ederek mide kapasitesini zorlamamak en sağlıklı yaklaşım olacaktır" dedi. Gece yeme alışkanlığına da dikkat çeken Prof. Dr. Tanoğlu, "Sahur alışkanlığından kalan gece yeme isteğini dizginlemek için yatmadan en az 2-3 saat önce beslenmeyi kesmek ve akşam yemeğinde hafif yemekleri tercih etmek sindirim sisteminin normal ritmine daha rahat dönmesini sağlar" diye konuştu. "Aşırı ve hızlı yemek ciddi sorunlara yol açabilir" Bayramda en sık yapılan hatalardan birinin hızlı ve aşırı yemek tüketimi olduğunu belirten Prof. Dr. Tanoğlu, "Ramazan boyunca uzun süreli açlığa ve yavaşlayan metabolizmaya uyum sağlayan mide-bağırsak sistemi, bayramda çok miktarda ve hızlı yemekle karşılaşırsa, ciddi bir mekanik ve kimyasal stres altına girer. Mide kapasitesinin üzerinde hızla dolduğunda mide duvarındaki gerilme reseptörleri aşırı uyarılır, mide asit üretimi artar ve bu durum gastriti tetikleyebilir. Aynı zamanda mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla reflü atakları görülebilir" ifadelerini kullandı. "Şerbetli tatlılar mideyi ve bağırsakları zorlar" Bayramda aşırı tatlı tüketiminin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Tanoğlu, "Şerbetli tatlıların ve şekerli gıdaların kontrolsüz tüketimi midede şişkinlik, dolgunluk hissi, kramp ve yanma gibi şikâyetlere yol açabilir. Yüksek şeker içeriği mide boşalmasını geciktirerek gaz oluşumuna neden olurken, bağırsaklarda fermente olarak aşırı gaz ve ishal gibi sorunlara yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Reflü ve gastriti olanlar dikkat etmeli" Reflü, gastrit ve mide hassasiyeti olan bireylerin bayramda daha özenli beslenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tanoğlu, "Ağır, yağlı ve kızartma yiyecekler mide boşalmasını geciktirerek şikâyetleri artırır. Bu yüzden sütlü tatlılar tercih edilmeli ve porsiyonlar sınırlı tutulmalıdır. Yemek sonrası davranışlar da önemlidir. Yemekten hemen sonra uzanmak yerine hafif hareket etmek, mümkünse kısa yürüyüşler yapmak sindirimi kolaylaştırır" diye konuştu. "Çay ve kahve tüketimi sınırlandırılmalı" Bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlara dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tanoğlu, "Ağır tatlılar, hamur işleri ve yağlı yiyecekler mide asidini artırarak reflü ve gastrit şikâyetlerini tetikleyebilir. Bu yüzden bu tür gıdalar mümkün olduğunca sınırlı tüketilmelidir. Çay ve kahve tüketiminde sınırların aşılması, özellikle mide hassasiyeti olanlar için risk taşır. Kafein, mide kapakçığını gevşeterek mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olur ve reflüyü tetikler. Bu yüzden çayı açık ve limonsuz tüketmek, kahveyi ise mümkünse tok karnına ve günde 1-2 fincanla sınırlandırmak en doğrusudur. Alternatif olarak bitki çayları (rezene, papatya gibi) veya sade maden suyu (oda sıcaklığında) gibi mideyi yormayan alternatiflere yönelmek daha uygun olacaktır" dedi. "Günde 2.5 litre su içmek ve lifli besinlere yer vermek önemli" Bayram boyunca su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tanoğlu, şu bilgileri paylaştı: "Günde ortalama 2-2,5 litre su tüketmek sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar. Tam tahıllı ürünler, sebze ve meyveler gibi lifli besinler bağırsak hareketlerini artırır. Ayrıca fiziksel aktivite de bağırsakların düzenli çalışmasına destek olur." "Bazı belirtiler ciddiye alınmalı" Bazı şikâyetlerin ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Tanoğlu, "Özellikle dinlenmekle geçmeyen, göğse, sırta veya çeneye doğru yayılan şiddetli mide ağrıları; bazen tipik bir sindirim sorunu gibi görünse de kalp krizinin veya ciddi bir safra kesesi iltihabının habercisi olabilir. Bunun dışında yutma güçlüğü, ağızdan kan gelmesi veya dışkının siyah renkte olması gibi durumlar, sindirim sisteminde acil müdahale gerektiren bir kanamanın veya hasarın belirtisi olabileceği için vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ayrıca, uzun süren açlık sonrası tüketilen ağır öğünlerin ardından gelişen şiddetli ve kuşak tarzında yayılan karın ağrıları, özellikle safra kesesi ve safra yollarında taşı olanlarda pankreas iltihabı (pankreatit) açısından uyarıcı olabilir. Diğer bir deyişle, vücudunuzun alışık olmadığı kadar şiddetli veya farklı hissettiren sağlık belirtilerini asla ihmal etmemek gerekir ve bu durumlarda en yakın acil servise başvurmak uygun olacaktır" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
20 Mart 2026 Cuma - 11:13 Süper Lig kulüplerinden Ramazan Bayramı mesajları Trendyol Süper Lig kulüpleri, Ramazan Bayramı dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. Süper Lig’de yer alan kulüplerin Ramazan Bayramı mesajları şu şekilde: Galatasaray: "Ramazan Bayramı’nın ülkemize, camiamıza ve tüm İslam alemine hayırlı olmasını temenni ediyor; mutluluk ve huzur dolu bir bayram geçirmenizi diliyoruz." Fenerbahçe: "Sevdiklerinizle birlikte, sağlık ve huzur dolu bir bayram geçirmeniz dileğiyle. Ramazan Bayramımız kutlu olsun." Beşiktaş: "Sağlık, mutluluk, barış ve huzur dolu bir bayram dileriz. Ramazan Bayramınız kutlu olsun." Trabzonspor: "Ramazan Bayramınız mübarek olsun." RAMS Başakşehir: "Mübarek Ramazan Bayramımız kutlu olsun." Konyaspor: "Aziz milletimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik eder; barış, kardeşlik ve huzur getirmesini temenni ederiz. İyi bayramlar." Kayserispor: "Sevdikleriniz ve ailenizle birlikte; sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice bayramlar yaşamanız dileğiyle. Ramazan Bayramınız mübarek olsun." Corendon Alanyaspor: "Ramazan Bayramımız mübarek olsun." Samsunspor: "Ramazan Bayramımız kutlu olsun! Sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar dileriz." Eyüpspor: "Birlik, beraberlik ve mutluluğun eksik olmadığı bir bayram dileğiyle Ramazan Bayramınız mübarek olsun." Kocaelispor: "Ramazan Bayramı’nın ülkemize, camiamıza ve tüm İslam alemine hayırlı olmasını diliyor; sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi temenni ediyoruz." Kasımpaşa: "Sevdiklerinizle beraber sağlıklı ve huzur içinde bir bayram geçirmenizi dileriz. Ramazan bayramınız kutlu olsun." Fatih Karagümrük: "Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı mübarek olsun." Çaykur Rizespor: "Mübarek Ramazan Bayramı’nın camiamıza ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni eder; huzur, sağlık ve mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi dileriz." Gaziantep FK: "Sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi dileriz. Ramazan Bayramınız mübarek olsun." Göztepe: "Ramazan Bayramınızı en içten duygularla kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram diliyoruz." Antalyaspor: "Ramazan Bayramımız kutlu olsun! Ramazan Bayramı’nın; başta ülkemiz olmak üzere tüm İslam alemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ederiz. Sevdiklerinizle birlikte, mutlulukla paylaşılan ve kalpleri birleştiren nice güzel bayramlar geçirmeniz dileğiyle." Gençlerbirliği: "Sevgi, huzur, sağlık ve mutluluk dolu bir bayram dileriz. Ramazan Bayramınız kutlu olsun."
CANiK ve SYS Grup’tan Suudi Arabistan’da gövde gösterisi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:12 CANiK ve SYS Grup’tan Suudi Arabistan’da gövde gösterisi Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS ile oluşturduğu entegre savunma çözümleriyle dünyanın en önemli savunma sanayi buluşmalarından Suudi Arabistan’daki World Defense Show’da ilgi odağı oldu. SYS Grup, muharebe sahasında kendini kanıtlamış güvenlik çözümleriyle dünyanın farklı bölgelerinde değişen savunma ihtiyaçlarına güçlü çözümler sunmayı sürdürüyor. Dünyanın en hızlı büyüyen savunma sanayi pazarlarından biri olan ve 100 milyar doları aşan savunma projeleriyle dikkati çeken Suudi Arabistan, 8-12 Şubat tarihleri arasında World Defense Show (WDS) 2026’ya ev sahipliği yapıyor. Sektörün en büyük etkinliklerinden biri olan ve küresel savunma devlerini buluşturan fuarda, Türk savunma sanayinin global arenadaki güçlü temsilcilerinden SYS Grup, bünyesindeki şirketlerin kabiliyetleriyle oluşturduğu entegre savunma çözümleriyle adeta gövde gösterisinde bulundu. Grup bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS iş birliği, hafif silahlardan orta kalibre toplara, deniz platformlarından kara araçlarına kadar geniş bir yelpazede uçtan uca, anahtar teslim savunma çözümleri sunuyor. Özellikle kinetik İHA karşı tedbir (C-UAS) sistemleri, meskun mahal çatışmaları ve çok maksatlı görevlerde tercih edilen VENOM LR ile donatılmış TRAKON 30 uzaktan kumandalı silah sistemi (UKSS), SYS Grup’un "birleşik ekosistem " sunduğu en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. SYS Grup bünyesinde yer alan Birleşik Krallık merkezli AEI Systems tarafından geliştirilen ve düşük geri tepmeli yapısıyla sınıfında fark oluşturan 30x113 mm VENOM LR, fuarın en çok ilgi gören orta kalibre topu oldu. VENOM LR, FNSS tarafından üretilen Pars Alpha 8x8 platformu üzerinde, ÇAKA 30 ATO Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) entegrasyonu ile sergilendi. Bu çözümler, SYS Grup’un platform üreticileriyle olan yüksek uyum kabiliyetini de gözler önüne serdi. Grup şirketlerinden UNIROBOTICS tarafından geliştirilen TRAKON 30 UKSS ise orta kalibre topların yüksek ateş gücünü yapay zeka tabanlı yazılım ve hassas stabilize sistemlerle birleştirerek, fuarın teknoloji odağındaki sistemleri arasında yerini aldı. Tekerlekli/paletli zırhlı araçlardan deniz platformlarına kadar geniş bir yelpazede görev yapabilen TRAKON 30, hareket halindeki platformlarda dahi yüksek ilk atımda vuruş oranıyla öne çıkıyor. TRAKON 30, AEI Systems’in düşük geri tepmeli VENOM LR topuyla birleştiğinde, günümüzün en büyük tehdidi olan İHA ve drone sürülerine karşı maliyet etkin ve yüksek imha gücüne sahip bir çözüm sunuyor. Krallığın "onaylı tedarikçisi" Grup şirketlerinden CANiK’in Orta Doğu’daki varlığı ise yalnızca teknolojik bir arzın ötesinde, derin bir güven ilişkisine dayanıyor. Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan Kara Kuvvetleri için gerçekleştirilen 12.7x99 mm ağır makineli tüfek tedarik süreçlerinde tüm zorlu testleri başarıyla tamamlayan CANiK, Krallığın "onaylı tedarikçisi" konumuna yükselmişti. WDS 2026, bu köklü iş birliğinin yeni nesil sistemlerle bir üst seviyeye taşınması açısından kritik bir önem taşıyor. SYS Grup CEO’su Cahit Utku Aral, yaptığı değerlendirmede, "İhracat, SYS Grup ve CANiK için yalnızca bir ticari faaliyet değil, stratejik bir büyüme alanıdır. Bugün, küresel ölçekte en üst ligde yer almanın verdiği motivasyonla emin adımlarla ilerliyoruz. Orta Doğu bölgesi, hızlı değişen güvenlik dinamikleriyle birlikte muharebede kendini kanıtlamış, güvenilir ve sürdürülebilir sistemlere ihtiyaç duyuyor. Biz de bu ihtiyaca yalnızca katalog çözümleriyle değil, sahada performansı ispatlanmış sistemlerle yanıt veriyoruz. AEI Systems ile birlikte yıllık 400 adedin üzerinde orta kalibre top üretim kapasitesine ulaşmış durumdayız. Bu kapasite ve entegrasyon yetkinliğimiz sayesinde, bu segmentte dünya genelinde fark oluşturan bir konuma ulaştık. WDS 2026, bu vizyonumuzu bölgedeki stratejik ortaklarımızla paylaşmak adına en kıymetli platformdur. Fuar boyunca ürünlerimize gösterilen ilgi sonucunda da yeni iş birliklerine kapı araladık. SYS Grup olarak bugüne kadar olduğu gibi bize güvenen ihtiyaç makamlarına, kuvvetlere en iyisini sunmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Maximum Kart çeyrek asırlık yolculuğunu kutluyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:06 Maximum Kart çeyrek asırlık yolculuğunu kutluyor Kredi kartı markası Maximum, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla müşterilerine farklı imkanlar sunacağını duyurdu. Türkiye İş Bankası’nın ana kredi kartı markası olarak 2001 yılında hayata geçirilen Maximum, 25 yıldır milyonlarca kart sahibinin günlük yaşamına eşlik ederek, yeme-içmeden eğitime, spordan kültür-sanata, giyimden seyahate kadar geniş bir yelpazede ayrıcalıklar sunmaya devam ettiğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, halihazırda 400 bini aşkın noktada taksitli alışveriş imkanı sağlayan ve pek çok kampanya yürüten kredi kartı markası, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla da müşterilerine farklı fırsatlar sunacak. "Yalnızca finansal ödemelerde aracılık etmiyor, yol arkadaşlığı yapıyoruz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Bankanın ödeme sistemleri alanındaki öncü rolünü ve müşteri odaklı yaklaşımını en iyi yansıtan markalardan olan Maximum Kart’ın 25’inci yılını kutlamaktan duydukları büyük mutluluğu ifade ederek, "Maximum Kart sahibi 11,4 milyon müşterimize, günlük harcamalardan heyecanlı bir spor etkinliğine, aileyle keyifli bir yemekten konser veya tatil gibi özel anlara kadar geniş kapsamda sunduğumuz ayrıcalıklarla çeyrek asırdır yalnızca finansal ödemelerinde aracılık etmiyor, aynı zamanda yol arkadaşlığı yapıyoruz. Güçlü ve yaygın iş ortaklıklarıyla kullanıcıların ihtiyaç duyduğu her an yanlarında hissettikleri bir değerler ekosistemi olan Maximum’u sürekli geliştirerek müşterilerimizin hayatına değer katmak için çalışıyoruz. Bu özel yıla yakışacak çeşitli sürpriz kampanyalar ile 25. yaşımızı müşterilerimiz ile birlikte kutlamak için sabırsızlanıyoruz" diye konuştu.
A101, Ramazan ayında kurumlara ‘Hediye Kartı’ seçeneği sunuyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:59 A101, Ramazan ayında kurumlara ‘Hediye Kartı’ seçeneği sunuyor Ramazan ayı yaklaşırken A101, Ramazan ayında kurumlara ‘A101 Hediye Kartı’nı seçenek olarak sundu. Kartın, kurumlar için pratik, esnek ve vergi avantajı sağlayan bir yan hak çözümü olduğu belirtildi. Ramazan ayına sayılı günler kala A101, Ramazan ayında kurumlara Hediye Kartı seçeneği sunduğunu duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, şirketler için esnek ve yönetilebilir bir yan hak uygulaması olan ‘A101 Hediye Kartı’, çalışanlara bakiyelerini kendi ihtiyaçları doğrultusunda kullanma imkanı tanıyor. Ramazan döneminde kısa sürede hayata geçirilebilmesi ve farklı beklentilere uyum sağlayan yapısıyla pratik bir çözüm niteliği taşıyor. 2027’nin sonuna kadar geçerli olması ve parçalı kullanım özelliği sayesinde kartı bakiyesi tek seferde kullanılmak zorunda kalmadan farklı zamanlarda ve alışverişlerde değerlendirilebiliyor. Bu özellik, Ramazan ayında çalışanlara esnek ve planlanabilir bir kullanım deneyimi sağlıyor. Koli hazırlama ve dağıtım süreçlerini ortadan kaldıran ‘Hediye Kartı’, kurumlar açısından yan hak yönetimini sadeleştirirken; Türkiye genelindeki 13 bin 500’ü aşkın mağaza ağıyla Ramazan döneminde erişilebilir bir destek modeli olarak konumlanıyor. Açıklamaya göre, farklı ölçeklerdeki kurum ve kuruluşlara yönelik yüksek adetli alım olanağı bulunan ‘Hediye Kartı’, Ramazan dönemine özel çalışan destek programlarının hızlı ve kolay biçimde kurgulanmasına olanak veriyor. Hediye Kartı temini ve başvuru sürecine ilişkin detaylı bilginin web adresinde olduğu belirtildi.
İstanbul merkezli 16 ilde ’yatırım vaadi’ dolandırıcılığı operasyonu: 68 gözaltı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:56 İstanbul merkezli 16 ilde ’yatırım vaadi’ dolandırıcılığı operasyonu: 68 gözaltı İstanbul merkezli 16 ilde yatırım vaadiyle dolandırıcılık şebekesine yönelik yapılan operasyonlarda 68 şüpheli gözaltına alındı. Sosyal medyada kendilerini ’ yatırım danışmanı’ olarak tanıtan şüphelilerin, 9 kişiyi 127 milyon lira dolandırdıkları ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Kurulan Suç Örgütüne Üye Olma, Nitelikli Dolandırıcılık’ suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına ilişkin soruşturma başlatıldı. Sosyal medya üzerinden kendilerini ’yatırım danışmanı’ olarak tanıtan dolandırıcıların yaptıkları reklam paylaşımlarında şirket hisselerinde günlük alım satım yaparak sermayenin 5 katı kadar kazanç vaat ettikleri ortaya çıktı. 9 kişi 127 milyon lira dolandırdılar 9 kişiyi yüksek kazançlı yatırım yapma vaadiyle toplamda 127 milyon lira dolandıran şüphelilerin, parayı kurmuş oldukları 49 ayrı paravan şirkete ait banka hesaplarına yatırttıkları, şirket hesaplarına gelen paraların farklı banka hesapları ile kuyumcu, döviz büroları ile kripto platformuna aktardıkları belirlendi. Yapılan araştırmaların ardından 109 şüpheli tespit edildi. 44 şüphelinin çoğunun başta dolandırıcılık suçlarından olmak üzerine farklı suçlardan cezaevinde olduğu belirlendi. 65 şüphelinin yakalanmasına yönelik 16 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonlarda ilk etapta 63 şüpheli şahıs yakalanırken, devam eden çalışmalarda konuya karıştığı tespit edilen 5 şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltına alınan 68 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
PUMA, HYROX’un Türkiye ayağının ana sponsoru olarak konumlanıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:53 PUMA, HYROX’un Türkiye ayağının ana sponsoru olarak konumlanıyor PUMA, HYROX’un Türkiye ayağının ana sponsoru olarak, koşu ve fonksiyonel fitness’ı bir araya getiren küresel hybrid yarış formatına eşlik ediyor. Dünya genelinde milyonlarca katılımcıya ulaşan HYROX, 13-14 Şubat’ta İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy’de ölçülebilir performans ve seyirlik yarış deneyimini, iki gün boyunca bir arada sunacak. Koşu ve fonksiyonel fitness’ı tek bir yarış formatında buluşturan HYROX, 13-14 Şubat’ta İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy’de gerçekleşecek organizasyonuyla küresel fitness takvimine İstanbul’u ekleyecek. PUMA ise 2024-25 sezonunda 74 etkinlikte 650 binin üzerinde katılımcıya ulaşan ve 2025-26 sezonunda da 100’ün üzerinde etkinlikte yaklaşık 1,3 milyon katılımcıyı bir araya getirmeye hazırlanan HYROX’un İstanbul ayağında ana sponsor olarak konumlanıyor. HYROX, bugün küresel ölçekte en hızlı büyüyen hybrid spor formatları arasında yer alırken, İstanbul yarışı da bu küresel yapının standartlarıyla, tüm şehirlerle birebir karşılaştırılabilir bir yarış deneyimi sunacak. İstanbul parkurunda elde edilen süreler; Berlin, Londra, Paris ve New York gibi HYROX şehirleriyle aynı sistem üzerinden ölçümlenecek. Böylece sporcular, performanslarını küresel ölçekte doğrudan kıyaslama imkânı bulacak. Seyirlik ve yüksek tempolu bir hybrid yarış 1’er kilometrelik 8 koşu etabı ve 8 fonksiyonel egzersiz istasyonundan oluşan HYROX formatı; dayanıklılık, güç ve zihinsel sağlamlığı aynı parkurda test ediyor. Skierg, kızak itme-çekme, kürek ve ağırlık taşıma gibi etaplarla şekillenen yarış kurgusu, hybrid sporu izleyiciyle iç içe, yüksek tempolu bir deneyime dönüştürüyor. HYROX İstanbul, tüm dünyadaki yarışlarda olduğu gibi kapalı alanda, tek mekânda ve kesintisiz izlenebilir bir parkur düzeninde gerçekleşecek. Bu yapı sayesinde izleyiciler, starttan finiş çizgisine kadar tüm yarışı aynı anda takip edebilecek. Etkinlik; Open, Pro, Çiftler ve Bayrak Yarışı Takımları kategorileriyle bireysel sporculardan spor salonlarına, kurumsal ekiplerden arkadaş gruplarına kadar geniş bir katılımcı profiline hitap ediyor. Küresel verilere göre katılımcıların yüzde 98’inden fazlasının parkuru tamamlaması, HYROX’u erişilebilirliği yüksek bir yarış formatı haline getiriyor. Organizasyon, iki gün süren bir fitness festivali atmosferi de sunuyor. PUMA’nın deneyim alanı, fitness ve wellness odaklı aktivasyonlar, DJ performansları ve etkileşimli deneyimler, HYROX İstanbul’u yüksek enerjili bir şehir etkinliğine dönüştürüyor. HYROX’un global partnerlerinden biri olan PUMA, hybrid yarış formatına özel geliştirdiği performans ürünleriyle sahadaki deneyime katkı sağlıyor. Sekiz kilometrelik koşu etapları ile fonksiyonel istasyonlar arasında sürekli geçiş gerektiren parkur yapısı, ayakkabıdan hız, stabilite ve zemin tutuşunu aynı anda talep ediyor. Bu ihtiyaçlara yönelik geliştirilen PUMA x HYROX Nitro modelleri, yarışın teknik gereksinimlerine cevap veren performans çözümleri arasında yer alıyor.
İstanbul merkezli 16 ilde ’yatırım vaadi’ dolandırıcılığı operasyonu: 68 gözaltı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:52 İstanbul merkezli 16 ilde ’yatırım vaadi’ dolandırıcılığı operasyonu: 68 gözaltı İstanbul merkezli 16 ilde yatırım vaadiyle dolandırıcılık şebekesine yönelik yapılan operasyonlarda 68 şüpheli gözaltına alındı. Sosyal medyada kendilerini ’ yatırım danışmanı’ olarak tanıtan şüphelilerin, 9 kişiyi 127 milyon lira dolandırdıkları ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Kurulan Suç Örgütüne Üye Olma, Nitelikli Dolandırıcılık’ suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına ilişkin soruşturma başlatıldı. Sosyal medya üzerinden kendilerini ’yatırım danışmanı’ olarak tanıtan dolandırıcıların yaptıkları reklam paylaşımlarında şirket hisselerinde günlük alım satım yaparak sermayenin 5 katı kadar kazanç vaat ettikleri ortaya çıktı. 9 kişi 127 milyon lira dolandırdılar 9 kişiyi yüksek kazançlı yatırım yapma vaadiyle toplamda 127 milyon lira dolandıran şüphelilerin, parayı kurmuş oldukları 49 ayrı paravan şirkete ait banka hesaplarına yatırttıkları, şirket hesaplarına gelen paraların farklı banka hesapları ile kuyumcu,döviz büroları ile kripto platformuna aktardıkları belirlendi. Yapılan araştırmaların ardından 109 şüpheli tespit edildi. 44 şüphelinin çoğunun başta dolandırıcılık suçlarından olmak üzerine farklı suçlardan cezaevinde olduğu belirlendi. 65 şüphelinin yakalanmasına yönelik 16 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasonlarda ilk etapta 63 şüpheli şahıs yakalanırken, devam eden çalışmalarda konuya karıştığı tespit edilen 5 şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltına alınan 68 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. (RU-
Alfa kuşağı geleceğini kendisi yazıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:47 Alfa kuşağı geleceğini kendisi yazıyor KidZania İstanbul ve FutureBright, çocukların dijital dünyayla ilişkisini, harcama ve birikim alışkanlıklarını, reklam, medya ve gündem algılarını ortaya koyan "Dijital Çocuk, Hibrit Ebeveyn" araştırmasını gerçekleştirdi. Araştırmanın sonuçları, geçtiğimiz gün KidZania İstanbul Edutainment Zummit’te paylaşılırken, elde edilen bulgular, Alfa kuşağının artık geleceğin konusu olmaktan çıktığını, eğitimden finansa, tüketimden teknolojiye kadar hayatın her alanında bugünün karar verici aktörü haline geldiğini gösterdi. Çocuklar ülkesi KidZania İstanbul, FutureBright iş birliğiyle çocukların dijital araçlarla nasıl ilişki kurduğunu, finansal farkındalıklarının nasıl şekillendiğini ve medya dünyasına nasıl baktıklarını ortaya koyan "Dijital Çocuk, Hibrit Ebeveyn" araştırmasını gerçekleştirdi. Çocukların dijital dünyaya bakışını merkeze alan araştırmanın dikkat çekici bulguları, geçtiğimiz gün, KidZania İstanbul Edutainment Zummit’te basın mensuplarının yanı sıra, pazarlama profesyonelleri ve iş dünyasından temsilcilerle paylaşıldı. KidZania Edutainment Zummit etkinliği kapsamında İş Fütüristi, Ekonomist, ve YK Danışmanı Ufuk Tarhan "2026’da S-CMO’su Olmayan Lider Kalmasın" sunumu ile gelecekte liderlik, yapay zekâ ikizleri ve geleceğin iş dünyası üzerine; YZ odaklı iş stratejisti Hande Ocak Başev ise "YZ Çağında Markalar ve Yarının Tüketicisi" sunumu ile algoritmalar, yapay zekâ ve çocuk-markalar ilişkisi üzerine içgörüler hakkında konuştu. Erbulak Evi Çocukları dans gösterileri de yapılırken, Meta Sanatçısı Beyza Doğuç ise sunum gerçekleştirdi. KidZania’da ‘deneyimleyerek öğrenen’ çocuklar dijital dünyada daha sorgulayıcı Araştırmada Türkiye’den ve KidZania İstanbul’da deneyim yaşamış olan 6 ile 14 yaş arasında çocuk ve ebeveynleri yer aldı. Araştırmanın çarpıcı sonuçları, KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur ve FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula tarafından açıklandı. Etkinliğe ev sahipliği yapan KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur, araştırmanın sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi: "Hem misafirlerimizi daha iyi tanımak hem de onlara daha iyi hizmet sunabilmek için her yıl düzenli olarak FutureBright iş birliğiyle araştırmalar yapıyoruz ve bu kıymetli bulguları kamuya duyuruyoruz. Bu araştırmaları çocukların dünyasında neyi doğru yaptığımızı ve nerede daha fazla sorumluluk almamız gerektiğini gösteren bir pusula olarak görüyoruz. Araştırma sonuçları KidZania deneyiminin çocukların dünyasında somut ve ölçülebilir bir fark oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu sene yaptığımız araştırma kapsamında, deneyimin dönüştürücü gücü ve dijital dünyaya doğan alfa jenerasyonunun tercihlerini, tüketim alışkanlıklarını aile içindeki yerini çok yönlü aldık. Araştırma bulguları dijital etkileşimin çocukların dünyasında tek belirleyici unsur olmadığını ortaya koyarken, KidZania’da çocukların tecrübe ettikleri gerçek hayat deneyimi, sorumluluk alma ve sosyalleşmenin dijital yoğunluğu dengeleyen bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Araştırma alfa kuşağının artık geleceğin konusu olmaktan çıktığını, eğitimden finansa, tüketimden teknolojiye kadar hayatın her alanında bugünün karar verici aktörü haline geldiğini gösterdi. KidZania İstanbul olarak yapmaya çalıştığımız çocuklara eşit ve adil bir ortam sunarak onların toplumda birey olabilmeleri ve bunu yaparken birbirlerine saygı duymayı öğrenmelerine destek olmak. Bu anlamda KidZania, çocuklara dünyayı güvenli bir ortamda deneyimleme ve kendi yollarını keşfetme cesareti veren bir aile deneyim merkezi." FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Alfa kuşağı dünyaya uyum sağlamaya çalışan bir çocuk profili olarak hareket etmiyor; dünyayı kendi hızına ve beklentilerine göre yeniden biçimlendiren bir jenerasyon olarak davranıyor. Karar alma refleksleri erken yaşta başlıyor, sabır eşikleri düşük, anlam ve fayda beklentileri yüksek. Zamanlarını, dikkatlerini ve paralarını rastgele değil; bilinçli tercihlerle yönetiyorlar. Bu kuşağın en ayırt edici özelliği, otoriteye göre değil deneyime göre ikna olması. Söyleneni referans almıyor, yaşadığını esas alıyor. KidZania iş birliği bu okumanın sahadaki en güçlü kanıtlarından biri. Çünkü KidZania, çocukların gerçek hayata en yakın koşullarda karar verdiği, sorumluluk aldığı ve sonuçlarıyla yüzleştiği nadir ekosistemlerden biri. Bir çocuğun parasını nasıl kazandığını, nasıl harcadığını, biriktirip biriktirmediğini, hangi mesleğe yöneldiğini ve zamanını nerede yoğunlaştırdığını burada doğrudan gözlemleyebiliyoruz. KidZania verilerini Türkiye’deki çocuklu aile verileri ile karşılaştırdığımız zaman deneyimlemenin gücünü çok net görebiliyoruz."
Batman Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle Temel Rafinericilik Staj Programı’nın ikincisi başlıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:10 Batman Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle Temel Rafinericilik Staj Programı’nın ikincisi başlıyor Batman Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle gerçekleştirilen Temel Rafinericilik Staj Programı’nın ikinci dönemi için başvurular açıldı. Program kapsamında staja kabul edilen Meslek Yüksekokulu öğrencileri, rafinericilik alanında teorik ve uygulamalı eğitimler alarak Tüpraş Temel Rafinericilik Sertifikası sahibi olma fırsatı yakalayacak. Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Tüpraş, rafinelerinin bulunduğu illerde öğrencilere saha deneyimi ve teknik gelişim fırsatı sağlayarak yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor. Batman Üniversitesi ile Tüpraş geçtiğimiz yıl başlattıkları Temel Rafinericilik Staj Programı iş birliğini bu yıl da sürdürmek üzere bir protokol imza töreni düzenledi. 3 Şubat 2026 tarihindeki imza töreni Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir ve Tüpraş Batman Rafinerisi Müdürü Ahmet Cemil Karaoğuz’un katılımlarıyla gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen ve öğrencilerden yoğun ilgi gören program, bu yıl da rafinericilik alanında teorik bilgi ile saha deneyimini bir arada sunarak; öğrencilerin sektöre dair farkındalığını artırmayı ve yerel kalkınmaya nitelikli insan kaynağıyla katkı sağlamayı amaçlıyor. Programa Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu’nun, Rafineri ve Petrokimya Teknolojisi, Elektrik, Elektrik Haberleşme Teknolojisi ve Makine Bölümü öğrencileri başvurabilecek. Batman Rafinerisi’nde yürütülecek program kapsamında öğrenciler; temel rafinericilik eğitimleri, birimlerde iş başı uygulamaları ve teknik kariyer gelişim modüllerinden oluşan bir sürece katılacak. Programı başarıyla tamamlayan öğrenciler Tüpraş Temel Rafinericilik Sertifikası almaya hak kazanacak. Başvurular 27 Şubat 2026 tarihine kadar devam edecek. Başvuru sürecinde Tüpraş tarafından Batman Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik bir tanıtım semineri de düzenlenecek. Seminerde programın içeriği ve süreçlerine ilişkin detaylı bilgilendirme yapılacak. Prof. Dr. Demir: "Üniversite-sanayi iş birliklerini sürdürülebilir kılmak temel hedefimiz" Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Bu yıl ikincisini hayata geçirdiğimiz iş birliği ile öğrencilerimiz Türkiye’nin lider sanayi şirketinde deneyim kazanarak teorik bilgilerini pratiğe dönüştürme fırsatı buluyor. Program, öğrencilerimize mesleki yetkinlik gelişimini ve mezuniyet sonrası istihdam şansını önemli ölçüde artırıyor. Üniversite-sanayi iş birliklerini sürdürülebilir kılmak, öğrencilerimizi nitelikli bireyler olarak geleceğe hazırlamak temel hedefimizdir. Bu vesile ile başta Tüpraş Batman Rafineri Müdürü Ahmet Cemil Karaoğuz olmak üzere Tüpraş yöneticilerine, çalışanlarına ve öğrencilerimize verdikleri katkılar için teşekkür ediyorum." Karaoğuz: "İş birliğimizle hem gençlere hem bölgemize kalıcı değer sağlamayı sürdürüyoruz" Tüpraş Batman Rafineri Müdürü Ahmet Cemil Karaoğuz ise programın sağladığı katkıya dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Batman’da hayata geçirdiğimiz toplumsal projelerle bölgeye değer katmayı sürdürüyoruz. Bu projelerimizden biri olan Temel Rafinericilik Staj Programı’nı, Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir ve değerli akademisyenlerimizin süreçteki kıymetli destekleriyle bu yıl ikinci kez hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu program ile gençlerimiz, edindikleri teorik bilgileri rafinerimizin üretim, bakım ve kalite birimlerinde; laboratuvar, elektrik, enstrüman, kaynak ve mekanik atölyelerinde deneyimli ekiplerimizin yanında pratiğe dönüştürme imkânı elde ediyor. Aynı zamanda, ihtiyaç duyduğumuz yetkinliklere sahip genç yetenekleri yetiştirme ve onları daha yakından değerlendirme fırsatımız oluyor. Bu sene de iş birliğimizin hem öğrencilere hem de bölgemize kalıcı katkı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz." Tüpraş, Batman Üniversitesi iş birliği ile yürüttüğü bu modeli, eş zamanlı olarak Kırıkkale’de de gerçekleştiriyor. Şirket, programı ilerleyen yıllarda devam ettirmeyi ve daha çok genci enerji sektörüne hazırlamayı hedefliyor.
Uzmanlar uyarıyor: "En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:36 Uzmanlar uyarıyor: "En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı" Çocuklarda enfeksiyon vakalarına ilişkin konuşan Uzm. Dr. Leyla Beşel, "40 derecenin üzerinde ateş, öksürük, burun akıntısı gibi semptomlarla hastalar hem acilimize hem polikliniklerimize başvurmakta. RSV, influenza, rinovirüs gibi virüsler çok sık. En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı. Hastanın dirençli ateşi var, 40 derece, düşmüyor, bilinçte değişikliği var, beslenemiyor gibi semptomlar varsa muhakkak hastaneye başvurusu önemlidir. Hastaların ilaç ve vitaminleri doktor tavsiyesi olmadan kullanmasını istemiyoruz" dedi. Soğuk havalarda çocuklarda görülen enfeksiyonlara dikkat çeken uzmanlar, ailelere önemli uyarılarda bulundu. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Beşel, sık görülen enfeksiyonlara ilişkin konuşurken tedavi süreçlerine yönelik bilgi verdi. Uzm. Dr. Beşel, tedavilerin hekim kontrolünde ilerlemesi gerekliliğini de yineledi. "Hastalar hem acilimize hem polikliniklerimize başvurmakta" Çocuklarda enfeksiyon vakalarına ilişkin konuşan Uzm. Dr. Leyla Beşel, "Sonbahar mevsiminde okulların açılmasıyla virüs enfeksiyonlarının sıklığı artıyor. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sıklığı artıyor. Öksürük, burun akıntısı, ateş, boğaz ve kas ağrısı gibi semptomlarla hastalar hem acilimize hem polikliniklerimize başvurmakta. RSV, influenza, rinovirüs gibi virüsler çok sık. Hastalarımız 40 derecenin üzerinde ateş, baş ve boğaz ağrısıyla başvurmakta, yeterli tedavileri vermeye çalışmaktayız. Hastanın dirençli ateşi var, 40 derece, düşmüyor bilinçte değişikliği var, beslenemiyor gibi semptomlar varsa aile evde halledemeyecektir. Muhakkak hastaneye başvurusu önemlidir. En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı. Virüs enfeksiyonlarında antibiyotik önerimiz olmuyor, semptomatik tedavi edilmesi gerekiyor. Doktora danışmadan antibiyotik kullanmak zaten uygun değil" dedi. "Şikayetlerin 10 günden uzun sürmesi bizim için önemli" ‘Viral enfeksiyonların uzaması durumu önemli’ diyerek sözlerine devam eden Uzm. Dr. Beşel, "Özellikle üst solunum yolu bulguları olan hastalarda öksürük, burun akıntısı gibi bulguları olan hastalarda şikayetlerin 10 günden uzun sürmesi bizim için önemli. Arada bir iyilik hali olduktan sonra tekrar ateşlenmesi, öksürük gibi bulguların başlaması ikinci bir enfeksiyonun eklendiğini gösterir. Bu enfeksiyonlarda doktora başvurmak önemlidir çünkü genellikle bakteriyel enfeksiyonlar olduğu için bu hastalara antibiyotik tedavisi vermemiz gerekebiliyor. Uygun, sağlıklı beslenmek zaten vücudun ihtiyacını karşılıyor. Hastaların vitaminleri doktor tavsiyesi olmadan kullanmasını istemiyoruz, hangi hastaya hangi vitamini vereceğine doktor karar vermeli. Çocukluk çağında sağlıklı beslenme, temizliğe önem vermek, meyve, sebze tüketimini doğru yapabilmek alması gereken vitamini zaten karşılıyor" dedi. "Altta yatan kronik hastalık varsa viral enfeksiyonlar daha ağır seyirlidir" "Üst solunum yolu olduğu dönemde sıvı alımını artırmak, çocuğun beslenmesini düzenlemek çok önemli’ diyen Uzm. Dr. Beşel, sözlerini şöyle sürdürdü: "O dönemde iştahsızlığı olacaktır ama uygun tedaviye doktor karar vermek zorunda. Altta yatan kronik hastalığı olmak ya da immün yetmezliği her konuda risk, viral enfeksiyonlarda da bakteriyel enfeksiyonlarda da önemli. İmmün yetmezliği olan çocuklar için özel değerlendirmeler yapıp bunlara göre de tedavi planlayabiliyoruz. Astımı, diyabeti olan çocuklarda altta yatan kronik hastalık varsa viral enfeksiyonlar daha ağır seyirlidir. Hastanın annesinin daha uyanık davranması semptomları yakın takip etmesi, ilgili hekimine hemen başvurmasını öneriyoruz. Kronik hastalığı olan hastalar için influenza aşısını rutinde zaten öneriyoruz. İnfluenza aşısı 6 ay üzerinde tüm çocuklara yapılır kabul ediliyor. Bu küçük yaş grubunda 2 doz, diğer çocuklarda tek doz şeklinde. Çocuğun hasta dönemi evde geçirmesi, teması azaltacağı için bulaşıcılığı da azaltacak. Annelere önerdiğimiz şey; sağlıklı beslemeleri, temizliklerine önem vermeleri, düzenli uyku uyumalarını sağlamaları ve aşılarını tam yaptırmaları"
Hepsiburada’dan Sevgililer Günü araştırması
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:30 Hepsiburada’dan Sevgililer Günü araştırması Hepsiburada, FutureBright iş birliğiyle Sevgililer Günü araştırmasını duyurdu. Araştırmaya göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Hepsiburada’nın FutureBright iş birliğiyle Ocak sonunda gerçekleştirdiği araştırma, Sevgililer Günü alışveriş alışkanlıklarını ortaya koydu. Sonuçlara göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Moda kategorisi liderliğini korurken, her 10 kişiden 8’i doğru hediyeyi bulmak için rehber içeriklerden destek alıyor. Alışveriş planlı ilerliyor Araştırma, tüketicilerin Sevgililer Günü alışverişini son dakikaya bırakmadığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si hediyesine şimdiden karar vermiş durumda. Alışveriş trafiğinin en yoğun olduğu dönem ise Şubat ayının ilk haftası olarak öne çıkıyor. Hediye bütçelerinde ise bu yıl ortalama 5 bin 170 TL seviyesi gözlemleniyor. Erkek katılımcılarda bu rakamın 6 bin 350 TL’ye kadar yükseldiği görülse de alıcılar için asıl kriter fiyat değil; hediyenin ne kadar "düşünülmüş" olduğu. Karar verme sürecinde "rehber" ihtiyacı Seçeneklerin çokluğu, tüketicileri daha fazla araştırmaya itiyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu alışveriş öncesi mutlaka araştırma yaparken, her iki kişiden biri e-ticaret platformlarının sunduğu yönlendirmeleri takip ediyor. Özellikle hediye rehberleri, "karar yorgunluğu" yaşayan kullanıcılar için can kurtarıcı bir rol üstleniyor. Öyle ki; tüketicilerin yüzde 80’i bu rehberleri faydalı bulduğunu belirtiyor. Favori kategoriler: Moda, takı-aksesuar, parfüm ve teknoloji Araştırmaya göre moda, bu yıl da hediye seçiminde açık ara en güçlü kategori olarak zirvedeki yerini koruyor. Her iki katılımcıdan birinin ilk tercihi olan modayı, takı-aksesuar ve parfüm seçenekleri yakından izliyor. Modaya yönelenlerin öncelikli tercihi giyim olurken; ayakkabı ve çanta da popülerliğini sürdürüyor. Takı tarafında altın, pırlanta gibi değerli mücevherler ile saatler en çok ilgi gören ürünler arasında yer alıyor. Elektronik aksesuarlar ise yüzde 20’lik bir kitle tarafından belirtiliyor, bu grupta özellikle akıllı saatlerin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Teknolojiden modaya, aksesuardan kozmetiğe ve ev dekorasyonuna kadar uzanan zengin koleksiyonda, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevdiklerini özel hissettirmek isteyenler için pek çok alternatif sunuluyor. Teknoloji tutkunları için son model cep telefonları, akıllı saatler ve kulaklıklar ön plana çıkarılırken; stil sahibi olanlar için trend montlar, şık çantalar ve her tarza hitap eden ayakkabılar bir araya getiriliyor. Bakımına özen gösterenler için popüler kozmetik setlerinden evine renk katmak isteyenler için şık dekoratif objelere kadar her bütçeye uygun binlerce seçenek platformda kullanıcıları bekliyor.