Yerel Haberler
İstanbul
20 Mart 2026 Cuma - 14:23 Karsan 2025’te 330 milyon euro ciro gerçekleştirdi Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon euroya çıkardığını duyurdu. Cironun 220 milyon euroluk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden şirket, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon euro seviyesine çıkardı. Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon Euro’ya çıkardı. Cironun 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden Karsan, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon Euro seviyesine çıkardı. Avrupa’daki büyümesini sürdürmeyi hedefleyen Karsan, 2026’da otonom toplu ulaşımda sürücüsüz operasyona başlamayı planlıyor. Toplu ulaşımda elektrikli ve otonom araçlarıyla güçlü bir ivme yakalayan Karsan, 27 ülkeye ulaşan araç parkı ile dünya üzerindeki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. 2 bin 100’ün üzerindeki elektrikli aracıyla toplu ulaşımın dönüşümüne önemli katkı sağlayan marka, 2026 yılında hedef büyüttü. Karsan e-JEST ve e-ATAK Avrupa’da liderliği bırakmıyor 2025 yılını 330 milyon euro ciro ile tamamladıklarını söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "2024 yılındaki 296 milyon Euro’ya göre toplam ciromuzu yüzde 11 artırmış olduk. Bu rakamın 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araçlar oluşturuyor. Böylece elektrikli araç ciromuzu da 59 milyon Euro tutarında artırdık. Yüzde 37’lik önemli bir büyüme yaşadığımız elektrikli araç ciromuz, aynı zamanda toplam ciromuzun yüzde 67’sini oluşturdu. Geçtiğimiz yıl ihracat ciromuzu da yüzde 43 artışla 197 milyon Euro’ya çıkardık. 2024’te 32 milyon Euro seviyesinde olan FAVÖK’ümüzü, geçtiğimiz yıl 54 milyon Euro’ya yükselttik" dedi. Karsan olarak elektrikli, otonom ve hidrojen olmak üzere 3 teknolojiye odaklandıklarını ifade eden Okan Baş, şöyle devam etti: "2021’den bu yana, 6-8-10-12 ve 18 metrelik full elektrikli ürün gamımız ile pazarda varız. Geçen yıl yüzde 39 büyüyen Avrupa şehir içi elektrikli toplu ulaşım pazarında, bir basamak yukarı çıkmayı başardık. 2025 yılında Avrupa’da pazar payımızı 0.5 puan artırarak yüzde 5’e çıkardık. Böylece sıralamada 8’incilikten 7’nciliğe yükseldik. Bu dönemde e-JEST, yüzde 30 pay ile elektrikli toplu ulaşım minibüs pazarının lideri olurken, e-ATAK da yüzde 25 pay ile elektrikli midibüs sınıfının lideri oldu. 2020 yılında ilk kez segmentinin lideri olan Karsan e-JEST, 6 yıldır aralıksız olarak liderliğini hiçbir rakibine bırakmadan sürdürüyor. 2025’te e-ATA 10m modelimiz de yüzde 26 pay ile, 10m boyutundaki elektrikli otobüs pazarının Avrupa’da lideri oldu." "Hedef, ciro içinde ihracatın payını yüzde 70’in üzerine taşımak" Avrupa’da 9 ülkede ilk 4’e girdiklerini vurgulayan Okan Baş, "Bu kapsamda Romanya’da yüzde 34, Hırvatistan’da ise yüzde 50 ile pazar lideriyiz. İtalya’da yüzde 12.5 ve Bulgaristan’da yüzde 19.5 ile Karsan ikinci marka konumunda. Bunun yanı sıra Fransa, Portekiz ve Yunanistan pazarlarında üçüncü; Polonya ve İsviçre’de ise ilk 4 marka arasında yer alıyoruz" diye konuştu. Marka olarak Türkiye elektrikli toplu ulaşım pazarının da öncüsü ve lideri olduklarını belirten Baş, şunları söyledi: "2025 yılında Türkiye’de 69 adet elektrikli toplu ulaşım aracı satışı gerçekleşti. Bunların tamamını Karsan olarak biz sattık. Türkiye’de toplam 139 elektrikli Karsan aracı dolaşıyor. Türkiye, aynı zamanda otobüs ve midibüs üretiminde Avrupa’nın üretim üssü konumunda. Avrupa’daki her 2 otobüsten biri Türkiye’de üretiliyor. 2019-2025 yılları arasında Türkiye’den Avrupa’ya yapılan elektrikli minibüs ve otobüs ihracatının yüzde 80’ini Karsan gerçekleştirdi. 2025 yılında elektrikli araç ihracatımızı satış adedi olarak yüzde 15 artırdık ve 555 araca ulaştık. Bugün itibarıyla toplam ciromuzdaki ihracat oranımız yüzde 60 seviyesinde. Hedefimiz 3 yıl içinde bu oranı yüzde 70’in üzerine çıkarmak." Karsan’ın global elektrikli araç parkının 2 bin 130 adede ulaştığını ifade eden Okan Baş, "Bugün itibarıyla 3 kıtada 27 ülkede elektrikli araçlarımız yolcu taşımaya devam ediyor. 2025 yılında elektrikli araç parkımızı yüzde 40 büyüttük. Girdiğimiz ihalelerin yüzde 40’ını kazanarak çok önemli bir başarıya imza attık. Otonom mobilite alanında da önemli bir deneyim ve operasyonel yetkinlik kazandık. Dünyada biletli yolcu taşıyan ilk Seviye-4 Otonom otobüs olan Karsan Otonom e-ATAK ile 12 ülkede 16 projeye imzamızı attık. Bunların 12’si devreye alındı, 4’ü yakında devreye girecek. Bu çalışmalar sonucunda 160 bin kilometrelik yol deneyimine ulaştık ve otonom olarak 60 bin yolcuya hizmet verdik. Otonom çözümlere yönelik talebin giderek arttığını gözlemliyoruz. İlk 3 yılımızda 7 proje devreye almıştık, sadece 2025 yılında 9 yeni projeye imza attık. Otonom mobiliteye ilgiyi artıran en önemli etkenler, işletme maliyet yüksekliği, sürücü bulma zorluğu ve tabii ki kazalar. Buradaki potansiyeli görerek e-JEST modelimizin de otonom versiyonunu hazırlayıp lanse ettik. Otonom e-ATAK’tan elde ettiğimiz 4 yıllık deneyimi, e-JEST’in 7 yıllık toplu ulaşım tecrübesiyle Otonom e-JEST’te bir araya getirdik. Lansman sonrası ABD’den hemen 10 adet Otonom e-JEST siparişi aldık. Bu araçları 2026’nın ikinci yarısında teslim edeceğiz ve araçlar Dünya Kupası’nda kullanılacak." "Satış hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk" Karsan’ın 2026 yılı hedeflerini de açıklayan Okan Baş, "60 yıllık otomotiv tecrübemiz var. 2 bin 500 kişilik bir güce ulaştık. Ben hep şunu söylüyorum, bu 2 bin 500 çalışan, her birinin beyniyle beraber ortak hedefe odaklandığında, bambaşka bir güç ortaya çıkıyor. Biz bundan yararlanmak üzere sistemimizi kurduk. Öncelikli hedefimiz, elektrikli satışlarımızda daha da büyütmek ve toplam satışlarımız içerisindeki payını yüzde 80’lere çıkarmak. 2026 yılında yüzde 5 pazar payını koruyarak büyümek istiyoruz. Orta vadede, önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa’da ilk 5 marka arasına girmek istiyoruz. Tabi bunu yapmak için mevcut pazarlardaki varlığımız yeterli değil onu da biliyoruz, yeni pazarlara açılacağız. 2026’da odaklanacağımız kuzey ülkeleri var. Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’da yokuz. Bu ülkelerde önce yapılanmayı başlatacağız. Bunların hepsi Avrupa’nın en zor ülkeleri. Yeni pazarlara gireceğiz, bir de mevcutta geçen sene girdiğimiz İspanya var mesela, İspanya’da güçleneceğiz. Polonya’da da güçlenmemiz lazım, oraya da 2026 yılına özel çok ciddi planlamamız var" dedi. Bu senenin üretiminin bir kısmını, geçen seneki siparişlerle doldurduklarını hatırlatan Okan Baş, şöyle devam etti: "Bugün elimizdeki kesin siparişler ile 2026 hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk. Şu anda onları üretiyoruz. Bu arada yeni siparişler toplamaya devam ediyoruz. 4-5 yıl önce yıla sıfıra yakın siparişle başlarken, bugün büyüyen iş hacmimiz sayesinde yeni yıla güçlü bir sipariş portföyüyle giriyoruz. 2026 yılında hedefimiz aşağı yukarı 700 elektrikli araç satmak. Avrupa’da ise elektrikli satışlarımızı yüzde 30’un üzerinde artışla 2 bin 800’ün üzerine çıkarmak için planlarımızı yaptık. Otonom mobilite de odak alanlarımız arasında yer alıyor. 8 metrelik Otonom e-ATAK ile Avrupa’ya, 6 metrelik Otonom e-JEST ile Amerika’ya odaklanacağız. Hedefimiz pazarı büyütmek ve etkin şekilde yönetmek. İki tane kritik nokta var, ilki güvenlik sürücüsünü araçtan çıkarmak, ikincisi ise Tip onayı. 2027’nin ilk yarısında biz otonomda Tip onayını almak istiyoruz. Güvenlik sürücüsünü tamamen devreden çıkarmaya yönelik testlerimiz de başladı. 2026’nın 3’üncü çeyreğinde Stavanger’de tamamen sürücüsüz operasyona başlamayı hedefliyoruz. Karsan’ın iki tane temel stratejisi var. Bir tanesi kendi markamızla, global pazarda bu değişim içinde güçlü bir marka olmak istiyoruz. İkincisi de global markalar adına üretim yapmak. Karsan olarak biz de bu değişen dünyada, klasik bir otomotiv şirketinden mobilite teknoloji şirketine dönüşüyoruz. Kendimizi net biçimde bu şekilde konumlandırıyoruz. Yani biz gelecekte hiçbir klasik otomotiv şirketinin uzun vadede yaşayamayacağına inanıyoruz. Bu değişimi de böyle ele alıyoruz. Bu evrilmede odaklandığımız yerde yoğunlaşıyoruz. Ayrıca bu yıl sene sonuna doğru ürün gamına yeni bir elektrikli araç daha ekleyeceğiz. Yani biz varlığımızı hem ürün gamımızla hem teknolojilerdeki gelişimimizle sürekli geliştirme yönünde gidiyoruz. Hidrojen pazarının özellikle toplu ulaşımda, otobüs tarafında yüzde 10 civarında bir payı olacaktır toplam otobüs pazarının içerisinde diye düşünüyoruz. Burada da Toyota ile stratejik bir birlikteliğimiz var ve ilk 2 aracımızı geçen sene İtalya’ya sattık, 3 tane de yeni sipariş aldık. Burada da adım adım büyüyeceğiz."
20 Mart 2026 Cuma - 14:19 A Milli Futbol Takımı’nın, FIFA Dünya Kupası play-off maçları kadrosu açıklandı A Milli Futbol Takımı’nın, 2026 FIFA Dünya Kupası play-off turu karşılaşmalarında mücadele edecek 30 kişilik aday kadrosu açıklandı. Milliler, 26 Mart Perşembe günü İstanbul’da oynanacak play-off yarı finalinde Romanya ile Beşiktaş Park’ta karşılaşacak. A Milli Takım, rakibini elemesi halinde, Slovakya ile Kosova arasında oynanacak diğer yarı final eşleşmesinin galibi ile 31 Mart Salı günü deplasmanda final maçında mücadele edecek. A Milli Futbol Takımı’na davet edilen futbolcular, 23 Mart Pazartesi günü saat 12.00’de Riva’daki TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde toplanacak. Türk kulüplerinde forma giyen milli futbolcular ise Trendyol Süper Lig’de 27. hafta müsabakalarının tamamlanmasıyla birlikte, 20 Mart Cuma gününden itibaren Riva’da kademeli olarak antrenman ve toplantılara katılmaya başlayacak. A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ve aday kadrodan bir futbolcu, 25 Mart Çarşamba günü saat 13.45’te TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde basın toplantısı düzenleyecek. Ay-yıldızlılar, Romanya karşılaşması öncesindeki son çalışmasını saat 16.30’da maçın oynanacağı Beşiktaş Park’ta yapacak. A Milli Futbol Takımı’nın, 30 kişilik aday kadrosuna şu futbolcular yer alıyor: "Kaleci: Altay Bayındır (Manchester United), Mert Günok (Fenerbahçe), Muhammed Şengezer (Başakşehir), Uğurcan Çakır (Galatasaray) Defans: Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Galatasaray), Ahmetcan Kaplan(NEC Nijmegen), Ferdi Kadıoğlu (Brighton & Hove Albion), Merih Demiral (Al-Ahli), Mert Müldür (Fenerbahçe), Mustafa Eskihellaç (Trabzonspor), Ozan Kabak (Hoffenheim), Samet Akaydin (Çaykur Rizespor), Zeki Çelik (Roma) Orta saha: Atakan Karazor (Stuttgart), Hakan Çalhanoğlu (Inter), İsmail Yüksek (Fenerbahçe), Kaan Ayhan (Galatasaray), Orkun Kökçü (Beşiktaş), Salih Özcan (Borussia Dortmund) Forvet: Aral Şimşir (Midtjylland), Arda Güler (Real Madrid), Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün (Galatasaray), Deniz Gül (Porto), İrfan Can Kahveci (Kasımpaşa), Kenan Yıldız (Juventus), Kerem Aktürkoğlu, Oğuz Aydın (Fenerbahçe), Semih Kılıçsoy (Cagliari)."
20 Mart 2026 Cuma - 13:35 Ümraniye’de çakarlı araçla silahlı saldırı: 21 yaşındaki genç futbolcu hayatını kaybetti Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye'de bulunan Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, aralarında daha önceden husumet bulunan kişilerle görüşmek üzere bir araya gelen grup arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine olay yerine gelen biri çakarlı olduğu öne sürülen iki araçtaki şahıslar tarafından silahla ateş açıldı. Açılan ateş sonucu 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Yaralı genç, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Polis ekiplerinin şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.Arabuluculuk için gittiği buluşmada hayatını kaybetti İddiaya göre olay, müzisyenler arasında yaşanan bir ilişki tartışmasının ardından gelişti. Rapçi Canbay'ın eski sevgilisi olduğu öne sürülen Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak için ortak arkadaşları üzerinden iletişim kurduğu, bu kapsamda Kubilay Kundakçı'dan arabuluculuk yapmasının istendiği öne sürüldü. İçerisinde müzisyen Rapçi Canbay'ın da bulunduğu araca yönelik düzenlenen silahlı saldırıda, futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın hayatını kaybettiği iddia edildi. Olayı Aleyna Kalaycıoğlu'nun yeni sevgilisinin gerçekleştirdiği iddia edilirken, Kalaycıoğlu'nun da polis ekipleri tarafından gözaltına alındığı öğrenildi."Oğlum arabuluculuk yapmak için gitmişti" Hayatını kaybeden Kubilay Kundakçı'nın babası, oğlunun olayla hiçbir ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Oğlum 21 yaşındaydı, Kars 36 Spor'da futbol oynuyordu. Birkaç ay önce oraya gitmişti. Bayram izni için buraya gelmişti. Tatil için gelmişti. Arkadaşları arabuluculuk yapması için çağırmış. ‘Aleyna ablan seni dinler' diyerek ricada bulunmuşlar. Dün akşam arkadaşlarıyla birlikte Ümraniye'deki bir müzik stüdyosuna gidiyorlar. Arabada bekledikleri sırada iki araç geliyor. Araçlardan birinin çakarlı olduğu kesin. Çıkan tartışma sonucunda silahlar patlıyor ve oğlum vuruluyor. Olayı gerçekleştiren kişinin deniz yoluyla yurt dışına kaçtığını duyduk. Yetkililerden yardım istiyorum. Zanlıların yakalanmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.Öte yandan olaya karıştığı iddia edilen iki aracın sokaktan geçtiği anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor. Batuhan Toprak- Selami Berke Kaya- Metin Başar
Esenyurt’ta sıra dışı nikahta gelin ve damat at üstünde dünya evine girdi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:53 Esenyurt’ta sıra dışı nikahta gelin ve damat at üstünde dünya evine girdi İstanbul Esenyurt’ta belediyeye ait at binicilik tesisinde tanışan genç çift, hayatlarını birleştirme kararını sıra dışı bir nikah töreniyle gerçekleştirdi. At sevgisiyle başlayan muhabbetlerini evliliğe taşıyan genç çift, nikahı at üzerinde kıyarak unutulmaz bir an yaşadı. Dün, Esenyurt’ta Behçet Demir ve Dilara Eren çifti sıra dışı bir organizasyon ile nikah kıyarak dünya evine girdi. Esenyurt’ta bir süre önce belediyeye ait at binicilik tesisinde tanışan Behçet Demir ve Dilara Eren, aldıkları evlilik kararının ardından klasik bir nikah töreni yerine ortak tutkularını yansıtan bir tören yapmak istedi. Gelinlik ve Damatlıkla ata binen çift, çevredekilerin şaşkın bakışlarıyla dünya evine girdi. "Aslında şahidi de at yapacaktık ama kabul etmediler" Damat Behçet Demir, "İlk defa evleniyorum. Benim normal evlenmem uygun olmazdı. Atın üzerinde evlenmem şarttı. Eşim de çok iyi at biner. O yüzden böyle bir şey uygun gördük. Sağ olsun eşim de bunu uygun gördü. Aslında nikah şahidini de at yapacaktık ama bunu kabul etmediler maalesef. O yüzden nikah şahidimiz insanlar oldu. Atlarla beraber güzel bir nikah kıyacağız" dedi. "Burada tanıştık. O yüzden anlamlı olacağını düşündük" Eşiyle binicilik tesislerinde tanıştıklarını ifade eden Dilara Eren ise, "Biz burada tanıştık. O yüzden anlamlı bir şey olacağını düşündük. Burada nikah kıymaya karar verdik" diye konuştu.
Kiğılı, IFCO Fuarı’nda 2026/27 Kış Koleksiyonu’nu tanıttı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:51 Kiğılı, IFCO Fuarı’nda 2026/27 Kış Koleksiyonu’nu tanıttı Erkek giyim markası Kiğılı, moda endüstrisinin küresel buluşma noktası İstanbul Fashion Connection (IFCO) Fuarı’nda yerini aldı. 4-7 Şubat tarihleri arasında düzenlenen fuarda marka, 2026/27 Kış koleksiyonunu sektör profesyonellerinin beğenisine sundu. Erkek giyim sektörünün önde gelen markalarından Kiğılı, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) iştiraki İTKİB Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarlarından biri olan IFCO’da yeni sezon vizyonunu sergiledi. Fuar boyunca yoğun ilgi gören markanın standı, global alıcıları ve moda tutkunlarını ağırlarken, markanın tasarım gücünü ve yenilikçi kumaş teknolojilerini ön plana çıkardı. Yapılan açıklamaya göre, markanın fuarda tanıttığı 2026/27 Kış koleksiyonu, modern şehir yaşamının dinamizmini çağdaş bir bakışla yorumlarken; şehir hayatını kolaylaştıran detaylarıyla güçlü, modern ve karakterli bir duruş ortaya koyuyor. Koleksiyonun renk paletinde; toprak tonlarında kum bejleri, endüstriyel yeşiller, beton grileri,haki tonları, derin indigo mavileri ve sofistike bitter kahve tonları, bordo gibi çarpıcı tonlarla dengeleniyor. 2026/27 Kış koleksiyonu, işlevsellik ve estetiği bir araya getiren yüksek performanslı yeni nesil kumaşlarla da öne çıkıyor. Türk moda endüstrisinin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan IFCO’da, 2026/27 Kış koleksiyonlarını tanıtmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilal Suerdem, fuara katılımları ve koleksiyonlara gösterilen ilgiyle ilgili olarak, "Fuarda sergilediğimiz kış koleksiyonumuz; güçlü tasarım dili, fonksiyonel detayları ve çağdaş yaklaşımıyla Kiğılı’nın yalnızca klasik erkek giyiminde değil, aynı zamanda modern şehir yaşamına uyum sağlayan, dinamik ve yenilikçi erkek modasında da ne kadar iddialı bir konumda olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Günün farklı anlarına ve kullanım senaryolarına uyum sağlayan parçalar, markamızın değişen yaşam tarzlarını doğru okuduğunu ve tasarıma bu bakış açısını başarıyla yansıttığını gösteriyor. Fuar boyunca dünyanın farklı bölgelerinden gelen alıcıların koleksiyonumuza gösterdiği yoğun ilgi, uluslararası büyüme ve yeni pazarlara açılma hedeflerimiz doğrultusunda attığımız adımların karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Orta Doğu ve Avrupa’dan gelen talepler; Kiğılı’nın ürün kalitesi, tasarım gücü ve üretim kabiliyetinin küresel ölçekte rekabet edebilir seviyede olduğunu bir kez daha teyit ederken, ihracat potansiyelimizi artırma yolunda bize güçlü bir ivme kazandırıyor’’ dedi.
ING Türkiye’de üst düzey atama
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:47 ING Türkiye’de üst düzey atama ING Türkiye’de üst düzey atama gerçekleşti. ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcılığı (COO) görevine, teknoloji ve operasyon alanında geniş bir deneyime sahip olan Ezgi Demirdağ Saydağ atanıyor. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING Türkiye’de üst düzey atama gerçekleşti. Operasyon ve teknoloji alanında geniş bir deneyime sahip olan Ezgi Demirdağ Saydağ, ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı (COO) ve İcra Kurulu Üyesi olarak atanıyor. Saydağ’ın, BDDK süreçlerinin tamamlanmasını takiben 16 Şubat 2026 tarihinde yeni görevine başlaması planlanıyor. Saydağ, yeni dönemde ING’nin Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusundaki operasyonel dönüşüm çalışmalarına liderlik edecek. "Ezgi Demirdağ Saydağ’ın stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimizde ilerlerken operasyon alanındaki dönüşümü stratejik bir öncelik olarak konumluyoruz. Yapay zekâ modelleri ve robotik çözümler ile müşteri deneyimini daha ileriye taşırken, aynı zamanda verimliliği de artırıyoruz. Bu kapsamda dijitalleşme stratejimizde önemli bir yere sahip olan bu kritik göreve, operasyonel ve dijital dönüşüm alanında birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin atanmasından mutluyuz. Uluslararası deneyimi, bilgi birikimi ve dönüşüm odaklı bakış açısıyla Ezgi Demirdağ Saydağ’ın stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" diye aktardı. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden lisansını alan Ezgi Demirdağ Saydağ, Columbia Business School’da MBA programını ve Haas Berkeley Business School’da ise değişim programını tamamladı. Profesyonel kariyerine 2007 yılında McKinsey & Company İstanbul ofisinde başlayan Saydağ, son olarak şirket bünyesinde Ortak rolünde görev yapıyordu. Yönetim ve strateji danışmanı kimliği ile öne çıkan Saydağ, Türkiye ve Orta Doğu’da başta finansal hizmetler ve tüketici sektörleri olmak üzere pek çok kurumun dijital ve operasyonel dönüşüm programlarına liderlik etti. Kariyerinin son yıllarında, dijital ekonomi koşullarında sürdürülebilir değer oluşturma ve rekabet avantajı sağlama konularında kurumlara rehberlik eden Saydağ; iş gücünün dönüşümü, yapay zekânın organizasyonlar üzerindeki etkisi ve geleceğin operasyonel modelleri konusunda kapsamlı deneyime sahip. Bu doğrultuda, Türkiye ve bölgedeki farklı sektördeki şirketler için stratejik iş gücü planı, operasyonel ve dijital dönüşüm programlarının hazırlanmasına ve uygulanmasına liderlik etti.
Türk mimarın eserleri New York’ta sergileniyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:40 Türk mimarın eserleri New York’ta sergileniyor Bahçeşehir Üniversitesinden (BAU) mezun olduktan sonra eğitimine ABD’de devam eden Nazlı Efe’nin, mimarlık ve sanatı buluşturarak oluşturduğu eserleri "Artist in the Marketplace (AIM) Bienali" kapsamında Bronx Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. New York’ta yaşayan gelecek vadeden 28 sanatçı arasında gösterilen Nazlı Efe, balmumu ve gazlı bez kullanarak ürettiği enstalasyonlar ve heykellerinin sergilenmesinden ötürü büyük heyecan duyduğunu söyledi. Türkiye’de BAU Mimarlık ve Tasarım bölümünü bitirdikten sonra ABD’de sanat eğitimi alan Nazlı Efe, disiplinler arası çalışmalarıyla New York’ta gelecek vadeden 28 sanatçı arasında gösterildi. Bronx Müzesi’nin New York sanat sahnesindeki gelecek vadeden sanatçıları keşfetme ve destekleme misyonu tarafından seçilen 28 sanatçının eserleri Ocak ayından itibaren Bronx Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. 45 yıldır devam eden, "Artist in the Marketplace" adıyla bilinen AIM Fellowship programı kapsamında düzenlenen ve 29 Haziran’a kadar açık kalacak sergi büyük ilgi gördü. Gothamist tarafından "2026’da mutlaka görülmesi gereken 8 bienal arasında gösterilen AIM Bienali’nde eserleri yer alan Nazlı Efe, eserlerinin Bronx Müzesi’nde sergilenmesinden dolayı çok heyecanlı olduğunu söyledi. Eserlerini oluşturmasında Kıbrıs ve Anadolu kadim kültüründe ilham aldığını söyleyen Nazlı Efe, eserlerinin temasının "koruma" olduğunu söyledi. Su, gazlı bez ve erimiş balmumunun sanat eserlerinde önemli yer tuttuğunu ifade eden Nazlı Efe; "Balmumu, tarihî olarak doğal bir koruyucu olarak kullanılagelmiştir; benzer şekilde gazlı bez de iyileştirme ve bakım temalarını beraberinde getirir. Bu nedenle bu sergimizin ana teması koruma oldu" dedi. "Hepimiz su dolu kesede hayata başladık’’ Eserlerini oluşturmada iyileştirici gücü olan suyun yerinin çok önemli olduğunu da belirten Efe sözlerine şöyle devam etti: "Su, hepimizi bağlayan ortak noktamız, hepimiz hayata su dolu bir kese içinde başladık. Su ile çalışmak, varlık ve canlılıkla derin bir bağ kurmamı sağlıyor. Bu sebeple eserlerimin yapım sürecinde su içeren teknikler kullanıyorum. Bu teknikler kültürümüzde var olan kurşun dökme ve ebru gibi yöntemler. Bu metotları uyarlayarak ve çağdaş sanat dünyasına taşıyarak enstalasyon ve heykeller üretiyorum." Su ve balmumu Anadolu’da yüzyıllardır devam eden kurşun dökme geleneğini farklı şekilde yorumlayan Nazlı Efe, kurşun yerine erimiş balmumu kullanmasıyla da dikkat çekti. Eserlerinde kurşun dökmeden uyarladığı yöntemleri de kullanan Efe "Türkiye’de erimiş kurşunun suya atıldığı ve ortaya çıkan şekillerin yorumlandığı asırlık bir kehanet uygulaması olan kurşun dökmeden derinden etkilendim. Son çalışmalarımda, kurşun yerine balmumu ile çalışarak bu ritüeli uyarladım. Balmumu su ile buluştuğunda, Rorschach mürekkep testini hatırlatan şekiller oluşturur. Bu formlar, bilinçdışını uyararak hatıralarımı ve duygularımı su yüzüne çıkarır. Balmumu formlar, buluntu nesnelerle birlikte enstalasyonlarımın maddeî dilini oluşturur" dedi. Nazlı Efe kimdir Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesini bitiren Nazlı Efe, bir süre yaptığı akademik çalışmaların ardından ABD’ye giderek Pratt Institute’ta sanat eğitimini tamamladı. Mimarlık eğitimini sanatla birleştiren disiplinler arası bir sanatçı olan Efe, su, bilinçdışı ve hafıza temalarını araştıran enstalasyonlar, heykeller ve performanslarıyla dikkat çekti. New York’ta yaşayan ve sanat dersleri veren Nazlı Efe’nin eserleri Sotheby’s Institute of Art, RAINRAIN Gallery ve New Art Dealers Alliance’ta sergilendi. Stutzman Ailesi Vakfı "Heykel Ödülü Özel Takdir" ve "Pratt Üstün Başarı Ödülü" gibi birçok ödül almayı başardı.
Garanti BBVA Talent Week İşe Alım Programı’na başvurular 19 Şubat’a kadar sürecek
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:28 Garanti BBVA Talent Week İşe Alım Programı’na başvurular 19 Şubat’a kadar sürecek Garanti BBVA Talent Week 2026, üniversite öğrencilerine ve yeni mezunlara bankacılıktan teknolojiye uzanan geniş bir kapsamda kariyer fırsatlarını keşfetme, yöneticilerle buluşma ve geleceğin yetkinliklerini deneyimleme imkânı sunacak. Program için başvurular 27 Ocak-19 Şubat tarihleri arasında açık olacak. Garanti BBVA, genç yeteneklerin kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Talent Week 2026 Genç Yetenek İşe Alım Programı, üniversite öğrencilerini ve yeni mezunlarını kapsamlı bir programda buluşturacak. Yeni nesil bankacılık, denetim, teknoloji ve veri gibi farklı alanlarda kariyer yapmak isteyen gençler için tasarlanan Talent Week, katılımcılara Garanti BBVA’yı yakından tanıma, kariyer fırsatlarını keşfetme ve profesyonel bir network oluşturma imkânı sunuyor. Program boyunca gençler; Garanti BBVA yöneticileri ve uzmanlarıyla bir araya gelerek atölye çalışmaları ve ilham verici oturumlara katılacaklar; bankanın çalışma kültürünü, yenilikçi projelerini ve kariyer yollarını deneyimleme fırsatı bulacaklar. Program katılımcıları; bankacılığın birbirinden farklı alanlarını deneyimleyebileceği Management Trainee, veriden değer oluşturup veri bilimci/veri mühendisi olarak yer alabileceği Data MT, denetimin yenilikçi dünyasını keşfedebilecekleri Müfettiş Yardımcısı ve kariyerlerini teknolojinin farklı alanlarında geliştirebilecekleri Tech Talent gibi farklı alanlarda başlangıç yapma fırsatı sunuyor. 27 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında kariyer.garantibbva.com.tr/ilan/R00000005975/0000005896/Talent-Week-2026 adresi üzerinden başvurulara açık olacak Talent Week 2026 için iletişim çalışmaları; sosyal medya kanalları, üniversite kulüpleri, genç yetenek platformları ve açık hava mecraları aracılığıyla da yürütülecek. "Gençlerin potansiyeline yatırım yapmak, geleceğe atılan en değerli adım" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, Talent Week 2026 ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Genç yeteneklerin istihdama geçiş sürecinde en çok ihtiyaç duydukları şeylerden biri de kendilerini keşfedebilecekleri, deneyimleyerek öğrenebilecekleri ortamlara ulaşabilmek. Talent Week’i, gençlerin bu becerileri kazanarak potansiyellerini anlayabilecekleri ve ortaya koyabilecekleri bütüncül bir deneyim olarak tasarladık. Garanti BBVA olarak gençlere bir kariyer fırsatı sunmanın yanı sıra onların uzun vadeli gelişim yolculuklarına da eşlik etmeyi amaçladık. Biliyoruz ki geleceğin liderleri bugünden kendini geliştiren, bu yönde desteklenen ve cesaretlendirilen gençler arasından çıkacak. Talent Week ile gençlerin kendilerini Garanti BBVA’nın bir parçası olarak hayal edebilmelerini, ilham almalarını ve kariyer yolculuklarına güvenle başlamalarını hedefliyoruz." Sürdürülebilirlikten inovasyona pek çok konuda gelişim imkanı Yapılan açıklamaya göre; Garanti BBVA, Talent Week ile genç yeteneklere yalnızca bir etkinlik değil, kariyer yolculuklarının başında anlamlı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Programla, gençlerin bankacılığın ötesinde teknoloji, veri, sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı alanlarda gelişmeleri desteklenecek ve geleceğin yetkinliklerine bugünden iyi bir yatırım yapılmaları sağlanacak.
Uyuşturucuyu teybin arkasındaki düzenekte zulalamışlar
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:16 Uyuşturucuyu teybin arkasındaki düzenekte zulalamışlar İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bazı adreslere ve araçlara yapılan uyuşturucu baskınında 6 şüpheli gözaltına alındı. Bir araçta yapılan aramada teybin arkasına kurulan düzenekte zulananan bir miktar uyuşturucu ele geçirildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Esenyurt ilçesinde ’uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti’ suçunun önlenmesi ve şüphelilerin tespit edilerek yakalanmasına yönelik çalışmalarına devam ederken, Koza Mahallesi’nde uyuşturucu madde ticareti yapıldığı belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Kimlikleri tespit edilen, F.A. (31), H.P. (26), O.A. (24), B.Ç. (22), S.C.T. (45) ve İ.Y.T. (45) isimli şahıslar yakalandı. Şahısların ev ve araçlarında aramalar yapıldı. Teybin arkasına uyuşturucu zulalamışlar Öte yandan araçta yapılan aramalarda teybin arkasına özel düzenek kurulduğu belirlendi. Ekipler teybin ön yüzünü sökerek zulalanan uyuşturucuyu buldu. Adreslerde ve araçlarda yapılan aramalarda 3 bin 172 adet uyuşturucu hap, bin 470 gram kimyasallar, 392,3 gram kokain, 107,4 gram kubar esrar, 8 adet elektronik sigara, 1 adet hassas terazi, 10 adet cep telefonu, 100 doları, 100 euro ve 900 lira para ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheliler ’uyuşturucu madde imal ve ticareti’ suçundan adli makamlara sevk edildi. F.A., O.A., B.Ç. isimli şahıslar hakkında adli kontrol hükümler uygulanırken İ.Y.T., H.P., S.C.T. isimli şahıslar ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Aylık en yüksek reel getiri külçe altında oldu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:12 Aylık en yüksek reel getiri külçe altında oldu Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,45 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 9,72, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,45 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, BIST 100 endeksi yüzde 9,50, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,93 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,31 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro yüzde 1,18 ve Amerikan Doları yüzde 1,39 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksi yüzde 7,23 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; DİBS yüzde 0,18, mevduat faizi (brüt) yüzde 1,76, Euro yüzde 3,22 ve Amerikan Doları yüzde 3,43 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 13,37, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 10,84 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Amerikan Doları, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,92, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,14 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 40,16, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 35,44 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde Amerikan Doları Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,50, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 6,75 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 70,97, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 66,41 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından euro yüzde 8,37, mevduat faizi (brüt) yüzde 7,24 ve DİBS yüzde 6,10 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 0,51 ve Amerikan Doları yüzde 4,39 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise euro yüzde 5,49, mevduat faizi (brüt) yüzde 4,39 ve DİBS yüzde 3,28 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 3,16 ve Amerikan Doları yüzde 6,93 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:07 Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,02’sini erkekler, yüzde 49,98’ini ise kadınlar oluşturdu. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,3’ünü erkekler, yüzde 50,7’sini kadınlar oluşturdu. Nüfus artış hızı binde 5 oldu Yıllık nüfus artış hızı 2024 yılında binde 3,4 iken, 2025 yılında binde 5 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6 oldu Türkiye’de 2024 yılında yüzde 93,4 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2025 yılında yüzde 93,6 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,6’dan yüzde 6,4’e düştü. Nüfusumuzun yüzde 67,5’ini yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenler oluşturdu Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(2) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır. Bu sınıflamaya göre, Türkiye nüfusunun yüzde 67,5’inin yoğun kent, yüzde 15,8’inin orta yoğun kent ve yüzde 16,8’inin ise kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde yaşadığı görüldü. Türkiye’de 33 ilin nüfusu azaldı Ülkemizde 2024 yılında bir önceki yıla göre 40 ilin nüfusunda azalma görülürken, 2025 yılında 33 ilin nüfusunun azaldığı görüldü. İstanbul’un nüfusu 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,3’ünün ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 910 bin 320 kişi ile Ankara, 4 milyon 504 bin 185 kişi ile İzmir, 3 milyon 263 bin 11 kişi ile Bursa ve 2 milyon 777 bin 677 kişi ile Antalya izledi. Nüfusu en az olan il 82 bin 836 kişi ile Bayburt oldu Bayburt, 82 bin 836 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt’u, 85 bin 83 kişi ile Tunceli, 90 bin 392 kişi ile Ardahan, 138 bin 807 kişi ile Gümüşhane ve 157 bin 363 kişi ile Kilis takip etti. Türkiye’de nüfusu 1 milyonu aşan ilk ilçe Esenyurt oldu İlçelere göre nüfus dağılımı incelendiğinde, İstanbul ili Esenyurt ilçesinin 1 milyon 3 bin 905 kişi ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Buna göre Türkiye’de ilk defa bir ilçenin nüfusu 1 milyonu geçmiş oldu. Esenyurt İlçesini sırasıyla 957 bin 792 kişi ile Gaziantep ili Şahinbey ilçesi, 952 bin 198 kişi ile Ankara ili Çankaya ilçesi, 931 bin 722 kişi ile Ankara ili Keçiören ilçesi ve 905 bin 880 kişi ile Gaziantep ili Şehitkamil ilçesi takip etti. Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etti Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin 2007 ve 2025 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir. Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 34,9’a yükseldi Ortanca yaş, nüfusu oluşturan kişilerin yaşları yeni doğan bebekten en yaşlıya doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir. Türkiye’de 2024 yılında 34,4 olan ortanca yaş, 2025 yılında 34,9’a yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 33,7’den 34,2’ye, kadınlarda ise 35,2’den 35,7’ye yükseldiği görüldü. Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 44 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip il olduğu görüldü. Sinop’u, 43,5 ile Giresun ve 43,3 ile Kastamonu izledi. Diğer yandan 21,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı, 23,3 ile Şırnak ve 25 ile Siirt takip etti. Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 43 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 21,3 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 44,9 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 22,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu. Hiç evlenmeyenlerin oranının erkeklerde daha yüksek olduğu görüldü Ülkemizde 2009 ve 2025 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2025 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü. Çalışma çağındaki nüfusun oranı yüzde 68,5 oldu Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2025 yılında yüzde 68,5 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 20,4’e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 11,1’e yükseldi. Toplam yaş bağımlılık oranı azaldı Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2024 yılında yüzde 46,1 iken 2025 yılında yüzde 46’ya düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 30,6’dan, yüzde 29,7’ye gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 15,5’ten yüzde 16,2’ye yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2025 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya bakmaktadır. Türkiye’de kilometrekareye 112 kişi düşerken İstanbul’da 2 bin 943 kişi düştü Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı", Türkiye genelinde 112 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul’u 633 kişi ile Kocaeli ve 395 kişi ile en küçük yüz ölçümüne sahip il olan Yalova izledi. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan ve Gümüşhane izledi. Diğer yandan yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu ise 59 olarak gerçekleşti.
DaVinci Gourmet, ’Dünyanın En İyi 100 Kahve Dükkanı 2026’nın sponsoru oldu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:02 DaVinci Gourmet, ’Dünyanın En İyi 100 Kahve Dükkanı 2026’nın sponsoru oldu DaVinci Gourmet, Madrid’de tanıtımı yapılacak olan ’Dünyanın En İyi 100 Kahve Dükkanı 2026’nın baş sponsoru oldu. Küresel içecek çözümleri markası DaVinci Gourmet, The World’s 100 Best Coffee Shops 2026 baş sponsoru olduğunu duyurdu. Kerry Group altında bir marka olan DaVinci Gourmet, küresel kahve topluluğunu desteklemek ve dünya çapında kafe kültüründe mükemmelliği kutlamak yönündeki taahhüdünü pekiştirdiğini açıkladı. Dünyanın dört bir yanından 15 binden fazla kahve dükkanı etkinliğe katılıyor. Etkinlikte yapılacak en iyi kahve dükkanları, 800’den fazla sektör profesyonelinin uzmanlığını 350 bin halk oyu ile belirlenecek. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kerry Asia Pacific, Orta Doğu ve Afrika Gıda Hizmetleri Markaları Genel Müdürü Eloise Dubuisson, "The World’s 100 Best Coffee Shops ile ortaklığımız kahve dünyasındaki ustalığı ve tutkuyu kutluyor. Kafe kültürü ve kahve topluluğunu destekleyen küresel içecek çözümleri markası olarak, uzmanlar tarafından değerlendirilen ve kahve severler tarafından oylanan, dünyanın dört bir yanında en ilham verici kahve dükkanlarını tanıyan bir girişimi desteklemekten gurur duyuyoruz" dedi. Yapılan açıklamaya göre; 2026 listesi Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Kolombiya, Peru, Çin, Filipinler, Malezya, Meksika, Kore, BAE, Şili ve İspanya’da hem gelişmekte olan hem de yerleşik kahve ortamlarını vurgulayarak kalite, yenilik ve kültürel değişim tarafından yönlendirilen küresel bir kahve hareketinin gücünün ve çeşitliliğinin altını çiziyor. DaVinci Gourmet CEO’su César Ramrez, "Bu sıralama, olağanüstü kahve dükkanları listesinden daha fazlasıdır; kahvenin dünya çapında yaşadığı kültürel bir görüntüsüdür" dedi. Değerlendirme süreci Seçilen kahve dükkanları yalnızca olağanüstü kahveleriyle değil, aynı zamanda farklı, bütünsel ve değişmeyen yüksek kaliteli bir deneyim sunmalarıyla da öne çıkıyor. Adil, tutarlı ve temsili bir sonuç elde etmek adına bu sıralama kahve, gastronomi ve konaklama sektörlerindeki profesyonellerden oluşan uluslararası bir jüriye sahip. Değerlendirme süreci, yüzde 70 ağırlıklı uzman değerlendirmesi ile yüzde 30 ağırlıklı halk oylamasını bir araya getiriyor. Tüm kahve dükkanları kahve kalitesi, barista uzmanlığı, sürdürülebilirlik, hizmet, ambiyans, gıda kalitesi, yenilik ve tutarlılığı kapsayan tek tip küresel standartlar kullanılarak değerlendiriliyor. Bölgesel değerlendirmeler, dünya çapındaki önemli kahve bölgelerinde sektörün saygın isimleri tarafından yönetiliyor.
İstanbul sisle uyandı, mest eden görüntü havadan görüntülendi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:41 İstanbul sisle uyandı, mest eden görüntü havadan görüntülendi İstanbul, sabah saatlerinde etkili olan yoğun sis ve alçak bulutlarla birlikte eşsiz manzaralara sahne oldu. Gün doğumuyla beraber şehrin simge noktaları, bulutların üzerine çıkarak adeta gökyüzünde süzülen yapılar gibi göründü. Ortaya çıkan görüntüler, İstanbul’un farklı bir yüzünü gözler önüne serdi. Üsküdar’da Küçük Çamlıca Tepesi’nde bulunan Çamlıca Kulesi, sis tabakasının arasından yükselen siluetiyle dikkat çekti. Günün ilk ışıklarıyla birlikte gökyüzünde oluşan sarı ve turuncu tonlar, kulenin çevresini adeta bir tabloya dönüştürdü. Şehrin büyük bölümü bulutların altında kalırken, Çamlıca Kulesi ile birlikte gün doğumu manzarası eşsiz görüntüler ortaya çıkarttı. Anadolu Yakası’nda Ataşehir’de yer alan İstanbul Finans Merkezi çevresinde kaydedilen görüntülerde ise yüksek yapılar sis denizinin içinde kayboldu. Modern mimarisiyle öne çıkan finans merkezinin kuleleri, bulutların arasından kısmen görünerek etkileyici bir atmosfer oluşturdu. Sisle bütünleşen yapılar, kentin masalsı karelerle yansıttı. Avrupa Yakası’nda Beşiktaş-Levent hattında bulunan gökdelenler de yoğun sisin etkisiyle farklı bir manzaraya büründü. Bulutların şehir seviyesine kadar inmesiyle birlikte gökdelenlerin üst katları adeta gökyüzünde yükseliyormuş izlenimi verdi. Sabah ışıklarıyla birleşen sis, Levent siluetini kartpostallık görüntülere dönüştürdü. Drone ile havadan kaydedilen görüntülerde İstanbul, sis ve gün doğumunun oluşturduğu görsel şölenle izleyenleri kendine hayran bıraktı. Şehrin hem tarihi hem modern yapıları, bulutların üzerinde aynı karede buluşurken, İstanbul’un her sabah yeniden doğan bir şehir olduğu bir kez daha ortaya çıktı.