Yerel Haberler
İstanbul
Adliyede kadın hakimi vuran savcının hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu 23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:13:40 İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi binasında kadın hakim Aslı K.’yı silahla vurarak yaralayan Savcı Muhammed Çağatay K.’nın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu. 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen sanık savcının yargılanmasına 3 Nisan tarihinde başlanacak. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi binasında 13 Ocak 2026’da kadın hakim Aslı K.’yı tartışma sırasında silahla vurarak yaralayan Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay K.’nın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu. Sanığın yargılanmasına 3 Nisan tarihinde İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Savcı Muhammed Çağatay K. ile müşteki Hakim Aslı K.’nın 2023’ün ortalarından beri duygusal birliktelik yaşamaya başladıkları, duygusal yakınlığın zamanla ilerlediği ancak bir süre sonra ayrıldıkları, şüpheli K.’nın mesleki kariyerinin olumsuz etkileneceğini düşünerek bu birlikteliği sonlandırmak istediği, anne ve babasıyla müştekinin aynı sitede oturmaları nedeniyle ailesinin yanına gittiği zamanlarda müştekinin ya da oğlunun vereceği olumsuz tepkilere muhatap olma ve bu durumu anne ve babasına izah edememe endişesini taşıdığı, tek çıkar yolun ise müştekinin İstanbul’dan başka bir şehre tayin isteyip taşınması ve gitmesi olduğuna karar vererek, onu bu yönde ve dozu giderek artan bir şekilde zorlamaya başladığı kaydedildi. Banka dekontlarının işlem açıklamalarına yazdığı ifadelerle söz konusu tehditlerini devam ettirdiği belirtildi Şüpheli Savcı Muhammed Çağatay K.’nın zaman zaman müşteki Aslı K.’nın adliyedeki çalışma odasına gittiği, tehdit içerikli mesaj ve görseller gönderdiği, iletişim araçlarını kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle müştekinin üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ve güvenliğinden endişe duymasına neden olduğu, şüphelinin müştekinin her türlü iletişim kanallarından kendisini engelleme çabasına rağmen gizli numaralardan aramalar yaparak ya da banka dekontlarının işlem açıklamalarına yazdığı ifadelerle söz konusu tehditlerini devam ettirdiği aktarıldı. Çaycının etkili müdahalesi sonucunda amacına ulaşamadığı ifade edildi Şüpheli Muhammed Çağatay K. ile müşteki Aslı K.’nın çalışma odasındayken tekrar tartıştıklarının belirtildiği iddianamede, tartışmanın devamında müştekinin ısrarla dışarıya çıkmasını istemesine rağmen şüphelinin odayı terk etmediği, üzerinde taşıdığı tabancayı çıkartıp müştekinin yüzüne doğrulttuğu, o sırada çay ocağında çalışan Yakup K.’nın odaya girdiği, müştekinin Yakup K.’dan yardım istediği, şüphelinin silahını tekrar çıkartarak ateş ettiği, hayati vücut bölgesinden müştekiyi yaraladığı ve hemen ardından yine müştekiyi vurma kastıyla yaptığı ikinci atışın ise araya giren tanığın etkili müdahalesi sonucunda amacına ulaşamadığı ifade edildi. 42 yıl 3 aya kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheli Muhammed Çağatay K.’nın ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal’, ‘silahla ve zincirleme şekilde tehdit’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ ve ‘ısrarlı takip’ suçlarından toplamda 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:04 TotalEnergies İstasyonları ve Renault ile TBF arasında iş birliği OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş ve Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu Millî Basketbol takımlarını ve Basketbol Süper Ligi’ni kapsayan bir sponsorluk anlaşması imzaladı. OYAK bünyesinde Türkiye’de faaliyet gösteren TotalEnergies İstasyonları ve Renault ile Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) arasında 2 sponsorluk anlaşması imzalandı. TBF ile altı yıldan beri sürdürdüğü sponsorluk anlaşmasını yenileyen akaryakıt şirketi TotalEnergies İstasyonları, 3 yıl daha Milli Basketbol Takımları Ana Sponsoru olacak anlaşmaya imza attı. Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde TBF ile OYAK aracılığıyla faaliyetlerini sürdüren şirketler arasında yapılan imza törenine, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, Güzel Enerji ve Milangaz Genel Müdürü Mahmut Çil, TBF Yönetim Kurulu Üyeleri, TBF yöneticileri ve basın mensupları katıldı. "OYAK olarak markalar arası iş birliklerine hem inanıyor hem önem veriyoruz" İmza töreninde konuşan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, "Bugün altı yıldan beri sürdürdüğü Basketbol Millî Takımları sponsorluğunu üç yıl daha uzatan TotalEnergies İstasyonları dünyanın en önemli enerji markalarından bir tanesidir ve 2020 yılından beri OYAK çatısı altında faaliyetlerini sürdürmektedir. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ana sponsoru olan otomotiv markamız Renault ise ülkemizde otomotiv pazarının en güçlü markalarından biri olmanın yanı sıra, üretim, ihracat ve satışta da öncü konumunu sürdürmektedir" dedi. Türk basketbolunun da küresel bir marka haline geldiğini belirten Yalçıntaş, ‘‘Milli basketbol takımımızla dünya ve Avrupa ikinciliklerinin yanı sıra Akdeniz oyunlarında birincilikler kazandık. Öte yandan Avrupa Ulusal Basketbol Ligleri sıralamasında bizim ligimiz üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. İmzalanan sponsorluk anlaşmalarının birbirinden kıymetli dört markayı bir araya getirdiğine vurgu yapan Yalçıntaş, "Bugün Türkiye Basketbol Federasyonu ile atacağımız imzalarla birbirinden kıymetli dört marka arasında çok verimli ve güzel sonuçlar doğuracağına inandığımız bir iş birliğini hayata geçireceğiz. OYAK olarak markalar arası iş birliklerine hem inanıyor hem önem veriyoruz. O yüzden önümüze böyle bir fırsat gelince tereddüt etmeden kabul ettik. Böylece hem ülkemizin en başarılı spor alanlarından birine destek olmanın gururunu yaşıyor hem de çok verimli bir markalar arası iş birliği fırsatını değerlendirmiş oluyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ise attıkları her adımın arkasında Türk basketbolunu sadece sportif başarılarla değil, ekonomik ve kurumsal gücüyle de örnek bir modele dönüştürme hedefleri olduğuna belirtti. Türkoğlu, "Başarıların arkasında yalnızca saha içi performans değil, güçlü kurumsal iş birlikleri de yer alıyor. Bugün bu anlamlı birlikteliğin merkezinde Türkiye’nin en köklü ve en güçlü kurumsal yapılarından biri olan OYAK bulunuyor. Böylesine güçlü ve çok katmanlı bir yapının Türk basketbolunun yanında durması bizim için son derece kıymetlidir. Bugün aynı çatı altında, OYAK’ın farklı alanlardaki güçlü markalarının da basketbol ekosistemine katkı sağlaması; iş birliğimizi daha bütüncül bir noktaya taşımaktadır" dedi. "Enerjisi Güzel Takım" sloganıyla sponsorluk sürüyor TotalEnergies İstasyonları, yaklaşık 800 istasyondan oluşan ağıyla son üç yılda akaryakıt dağıtım sektöründe büyüme gösteren şirketler arasında yer alıyor. Benzin, motorin ve akaryakıt dışı ürün kategorilerinde faaliyet gösteren şirket, istasyonlarını farklı hizmet alanlarını da kapsayacak şekilde yeniden yapılandırıyor. Şirket, sunduğu hizmet modelleriyle faaliyetlerini sürdürürken Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyor. Marka değerine katkı sunan sponsorluk anlaşmalarını önemseyen TotalEnergies İstasyonları, 2019 yılında Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile imzaladığı anlaşma kapsamında "Enerjisi Güzel Takım" sloganıyla tüm yaş kategorilerinde A Millî Kadın ve Erkek Takımlarının altı yıldır ana sponsor olarak yanında yer alıyor. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ana sponsoru Renault Renault, OYAK ve Renault Group ortaklığıyla Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Marka, Türkiye’deki üretim geçmişi ve mevcut operasyonları kapsamında otomotiv sektöründeki çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye pazarında farklı segmentlerde modeller sunan marka; Clio, Megane Sedan ve Duster gibi Türkiye’de üretilen araçlarıyla satış faaliyetlerine devam ediyor. Şirket, iletişim ve iş birliği çalışmaları çerçevesinde spor alanında da çeşitli projelerde yer alıyor.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:52 Savcı, Bölge Adliye Mahkemesi’nde kadın hakimi vurmuştu; olayın ardından yaşananlar kamerada Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ın hakim Aslı K.’yi vurmasının ardından adliyede yaşananlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yaralı hakimin sedyeyle hastaneye götürüldüğü, savcının da gözaltına alındığı görülüyor. Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde 13 Ocak’ta meydana gelen olayda cumhuriyet savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı K.’yi silahla 1 el ateş ederek yaralamış, Kılıçarslan ikinci atışı yapmak istediği sırada odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü çaycı Yakup Karadağ tarafından engellenmişti. Mağdur hakim Aslı K.’nin kasık bölgesinde kurşun girişi olduğu belirlenirken, olayı gerçekleştiren cumhuriyet savcısı yakalanmıştı. Savcı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adam öldürmeye teşebbüs suçundan gözaltı kararı verilmiş, İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen Kılıçarslan, ‘kasten insan öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, hakim Aslı K.’nin ise tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilmişti. Adliye koridorunda yaşanan hareketliliğin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ın hakim Aslı K.’yi vurmasının ardından adliyede yaşanan hareketliliğin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde adliye koridorunun bir anda kalabalıklaştığı, sağlık ekibinin yaralı hakimi sedyeyle taşıdığı ve göz atlına alınan savcının ise götürüldüğü görülüyor.
Sabri Ülker Vakfı’ndan, "sahurda denge, iftarda ölçü" uyarısı
19 Şubat 2026 Perşembe - 13:39 Sabri Ülker Vakfı’ndan, "sahurda denge, iftarda ölçü" uyarısı Gıda, beslenme ve sağlıklı yaşam bilincine doğru bilgiyle katkı sunan Sabri Ülker Vakfı’nın Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel, Ramazan’da enerji seviyesi ve metabolik dengenin sahur ve iftardaki beslenme tercihleriyle korunabileceğini belirtti. Demirel, "Sahurda ve iftarda yeterli, dengeli ve çeşitliliğin sağlandığı öğünlerin oluşturulması önemlidir" dedi. Ramazan ayında sahur ve iftar arasında ortalama 13 saat süren açlık dönemi, bireylerin günlük beslenme düzeninde değişikliklere yol açıyor. Bu süreçte yapılan küçük hatalar ise kan şekeri dalgalanmaları, sindirim problemleri, halsizlik ve kontrolsüz kilo artışına yol açabiliyor. Toplumun sağlıklı beslenme ve gıda hakkında doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Sabri Ülker Vakfı, "sahurda denge, iftarda ölçü" anlayışının, Ramazan ayının sağlık üzerindeki olumlu etkisini artıracağını bildirdi. Sabri Ülker Vakfı’ndan Ramazan için DSÖ sağlıklı beslenme ilkeleriyle uyumlu yol haritası Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi ve Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel, Ramazan için Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı beslenme ilkeleriyle uyumlu, bilimsel temelli bir yol haritası önerdiklerini belirtti. Prof. Dr. Büyüktuncer Demirel, "Ramazan ayında uzun süre açlığın yanında, öğün sayısı azalmakta, tükettiğimiz besin miktarı ve çeşitliliği azalmakta ve kültürel olarak beslenme örüntüsü değişmektedir. Bu değişiklikler bireylerin zaman zaman enerjisini ve dayanıklılığını, sindirim sistemi sağlığını, vücut ağırlığını, bağışıklık sistemini ve hatta ruh halini etkileyebilmektedir. Bu nedenle, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin sürdürülmesi daha önemli hale gelmektedir" dedi. Ramazan’da sık yapılan beslenme hataları ve doğru bilinen yanlışlar Ramazan’da enerji seviyesi ve metabolik dengenin sahur ve iftardaki beslenme tercihleriyle korunabileceğini belirten Büyüktuncer Demirel, şöyle devam etti: "Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin en önemli kurallarından biri, bu bir aylık süreçte sahur ve iftardan oluşan iki ana öğünün yanına ara öğün ekleyerek günlük bir rutin oluşturmaktır. Bu noktada sahurun atlanması sık görülen hatalardan birisidir. Sahura kalkmak açlık ve susuzluk süresinin kontrolü için önemlidir. Sahur öğününde kaliteli protein kaynakları, sağlıklı yağlar ve tam tahıl içeren düşük glisemik indeksli bir öğünün tüketilmesi tokluk süresinin uzatılmasını, gün boyu enerji dengesinin sürdürülmesini ve ani kan şekeri düşüşünün önlenmesini sağlayacaktır. İftarda ise uzun süren açlık sonrası mideye bir anda yüklenmek yerine, su, hurma ve çorba gibi hafif besinler, ardından sebze yemekleri, sağlıklı protein kaynakları ve ölçülü karbonhidrat içeren dengeli bir ana öğüne geçilmesi önemlidir. Bu yaklaşım hem sindirim sistemini korur hem de Ramazan boyunca bireylerin kendilerini daha zinde ve sağlıklı hissetmelerine destek olur." İftar ile sahur arasında 2-2,5 litre su tüketilmesini, hamur tatlıları yerine meyveli veya sütlü tatlıların küçük porsiyonlarda tercih edilmesini öneren Prof. Dr. Büyüktuncer Demirel, ayrıca yemeklerin haşlama, buğulama veya fırında pişirme yöntemiyle hazırlanmasını da tavsiye etti. Uzun oruç süresi bağışıklığı desteklemeye engel değil Prof. Dr. Büyüktuncer Demirel, uzun süreli açlığın değil, yetersiz ve dengesiz beslenmenin bağışıklık sistemini zayıflatabileceğini kaydetti ve renkli sebze ve meyvelerle antioksidan alımını artırmanın, yumurta, balık, kurubaklagiller ve yoğurt gibi protein kaynaklarına yönelmenin, düzenli uyku ve hafif fiziksel aktivitenin büyük önem taşıdığını anlattı. Bilimsel temelli beslenme bilgilerini toplumla buluşturmayı ve sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan Sabri Ülker Vakfı’nın web sitesi üzerinden Ramazan’a özel detaylı menü örneklerine, pratik önerilere ve dengeli beslenme rehberlerine ulaşılabilecek.
Uzmanlardan önemli uyarı: "Estetikte doğal görünüm öncelik olmalı"
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:58 Uzmanlardan önemli uyarı: "Estetikte doğal görünüm öncelik olmalı" Son yıllarda dünya çapında adından sıkça söz ettiren İstanbul, estetik alanında da global bir merkez olma yolunda hızla ilerliyor. Bu gelişmeyle birlikte uzmanlar, estetik uygulamaların mutlaka tecrübeli hekimler tarafından, modern ve tam donanımlı kliniklerde yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar doğa görünümün öncelik olmasının bir numarayı öncelik olması gerektiğini söylüyor. Özel Cinik Polikliniği uzmanları, abartılı işlemlerden kaçınılması ve yüzün doğal ifadesinin korunmasının uzun vadeli memnuniyet açısından kritik olduğunu vurguluyor. Yanlış teknikler ve uzman olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamaların ilerleyen yıllarda istenmeyen sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Burcu Yiğit: "Her uygulamada amaç doğal ifadeyi korumak" Özel Cinik Polikliniği medikal estetik koordinatörü Burcu Yiğit, medikal estetik işlemlerinin son yıllarda yaygınlaşmasıyla birlikte doğru teknik ve uzmanlık faktörünün daha da önemli hale geldiğini belirtiyor. Yiğit "Medikal estetik uygulamalarında en önemli hedef, yüzün doğal ifadesini korumaktır. Doğru planlama yapılmadan uygulanan işlemler hem estetik açıdan hem de sağlık açısından risk oluşturabilir. Güçlü bir medikal estetik altyapısına sahip kliniklerin tercih edilmesi gerekmekte, uygulamaların yüz anatomisine uygun, ölçülü ve kontrollü şekilde yapılması mutlaka dikkate alınmalı" şeklinde konuştu. Kişiye özel planlama ve FDA onaylı ürünlerle güvenli uygulamalar Klinikte her işlem öncesinde detaylı cilt analizi yapılarak danışanın ihtiyaçları belirleniyor ve tamamen kişiye özel tedavi planı oluşturuluyor. Yeni nesil cihaz teknolojileri ile desteklenen uygulamalar sayesinde doğal, dengeli ve uzun süreli sonuçlar elde ediliyor. Uzmanlar ayrıca kullanılan ürünlerin mutlaka FDA onaylı olması gerektiğini, güvenlik ve kalıcılığın her zaman ön planda tutulduğunu ifade ediyor. İstanbul Medikal estetikte küresel bir merkez olma yolunda Sağlık turizmi, uzman hekim kadrosu ve ileri teknolojiye sahip klinikleriyle İstanbul, medikal estetik alanında uluslararası hastalar için önemli bir destinasyon haline geliyor. Özel Cinik Polikliniği de doğal sonuç odaklı yaklaşımı ve hasta güvenliğini merkezine alan hizmet anlayışıyla bu gelişimin güçlü temsilcileri arasında yer alıyor.
Espressolab, üst üste iki yıl dünyanın en iyi 100 kahve dükkânı arasında
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:48 Espressolab, üst üste iki yıl dünyanın en iyi 100 kahve dükkânı arasında 15 binden fazla kahve dükkânının değerlendirildiği The World’s 100 Best Coffee Shops 2026 listesi açıklandı. Türkiye’den Espressolab, Cape Town De Waterkant mağazasıyla üst üste iki yıl dünyanın en iyi 100 kahve dükkânı arasında yer aldı. Dünyanın dört bir yanından kahve profesyonellerini ve sektör temsilcilerini bir araya getiren The World’s 100 Best Coffee Shops 2026 listesi açıklandı. Bu yıl 15 binden fazla kahve dükkânının değerlendirildiği küresel sıralamada Espressolab, Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde bulunan De Waterkant mağazasıyla üst üste ikinci kez dünyanın en prestijli 100 kahve dükkânı arasında yer aldı. Ödül töreni, 16 Şubat 2026 tarihinde İspanya’nın Madrid kentinde düzenlenen CoffeeFest Madrid kapsamında gerçekleştirildi. Espressolab Kahve Direktörü Renato Correia ile Espressolab CMO’su Ersin Kefeli, törende ödülü teslim aldı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Espressolab CMO’su Ersin Kefeli, şunları söyledi: "The World’s 100 Best Coffee Shops listesinde iki yıl üst üste yer almak bizim için son derece değerli. Bu başarı, kahve kalitemizin ve deneyim anlayışımızın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Farklı coğrafyalarda faaliyet gösteren bir yapı olarak her mağazamızda aynı operasyonel standardı korumaya ve sürdürülebilir bir kalite yaklaşımı benimsemeye önem veriyoruz. Bu liste, ekiplerimizin sahadaki emeğinin ve disiplinli çalışma anlayışının bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de aynı yaklaşımı sürdürerek diğer mağazalarımızla birlikte uluslararası platformlarda en iyiler arasında yer almaya devam etmeyi hedefliyoruz." 15 bini aşkın başvuru arasından seçildi Yapılan açıklamaya göre, The World’s 100 Best Coffee Shops 2026 listesi; 800’ün üzerinde uluslararası jüri üyesinin değerlendirmesi ve 350 bini aşkın kamuoyu oyu ile oluşturuldu. Toplamda 15 binden fazla kahve dükkânı; kahve kalitesi, barista deneyimi, müşteri hizmeti, inovasyon kapasitesi, mekân tasarımı ve sürdürülebilirlik uygulamaları gibi kriterler doğrultusunda incelendi. Şirket, bu kapsamlı değerlendirme sürecinde kahve kalitesi, servis standardı ve mekân deneyimi alanlarındaki performansıyla listede konumlandı. Şirket, farklı coğrafyalardaki mağazalarında kalite ve deneyim odağını koruyarak uluslararası platformlarda yer almaya devam etmeyi hedefliyor.
CarrefourSA’dan yerel üretime destek
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:38 CarrefourSA’dan yerel üretime destek CarrefourSA, Kayseri Valiliği ve Kayseri Şeker iş birliğiyle yerli bakliyat üretimini destekleyerek; Yerli Üretim Nohut, Kuru Fasulye ve Yeşil Mercimek’ten oluşan yeni ürün seçkisini Ramazan ayı itibarıyla reyonlarına taşıyor. Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, yerel kalkınmayı destekleyen projeleri kapsamında Kayseri Valiliği ve Kayseri Şeker iş birliğiyle hazırlanan yerli bakliyat seçkisini hizmete sundu. Kayseri’nin tarımsal potansiyelini katma değerli ürünlere dönüştüren bu iş birliği kapsamında; yerli üretim nohut, kuru fasulye ve yeşil mercimek, Ramazan ayı itibarıyla tüm CarrefourSA reyonlarında yerini alıyor. Anadolu’nun bereketli topraklarından CarrefourSA reyonlarına Kayseri’nin tarımsal potansiyelini yükseltmek amacıyla başlatılan çalışma sonucunda; yerli üretim 1 kg Carrefour Nohut, 1 kg Carrefour Kuru Fasulye ve 1 kg Carrefour Yeşil Mercimek olmak üzere üç farklı yerli ürün, Kayseri Şeker’in tesislerinde üretiliyor. Kayseri Valiliği’nin himayesinde gerçekleştirilen bu üretim süreci, yerel çiftçinin pazara erişimini güçlendirirken bölgesel kalkınmaya da ivme kazandırmayı hedefliyor. "Yerli üretimi ve çiftçimizi desteklemek önceliğimiz" CarrefourSA olarak 32 yıldır yerel üretimin ve sürdürülebilir tarımın en büyük destekçilerinden biri olduk" diyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, "Kayseri Valiliği ve Kayseri Şeker ile hayata geçirdiğimiz bu kıymetli iş birliği, kamu ve özel sektör dayanışmasının en somut örneklerinden biri. Kayseri’nin bereketli topraklarında yetişen yerli üretim nohut, kuru fasulye ve yeşil mercimeği, Carrefour markasıyla ve yüksek kalite standartlarımızla müşterilerimize sunuyoruz. Bu projenin hem üreticimiz için bereketli bir kazanç hem de tüketicimiz için güvenilir bir seçenek olacağına inanıyoruz. Yerel üretimin gücüne duyduğumuz güvenle, 2026 yılında da sürdürülebilir tarımı ve bölgesel ekonomiyi destekleyen yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Maltepe’de patlama sesleri sonrası atölye alevlere teslim oldu
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:26 Maltepe’de patlama sesleri sonrası atölye alevlere teslim oldu Maltepe’de atölye olarak kullanılan iş yerinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık bir saat süren çalışmasının ardından söndürüldü. Yangında bitişikteki binada oturan bir kişi dumandan etkilendi. Yanan atölye havadan görüntülendi. Yangın, saat 10.00 sıralarında Zümrütevler Mahallesi Heves Sokak üzerinde bulunan ve atölye olarak kullanılan iş yerinde henüz bilinmeyen bir nedenle çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler çevrede paniğe neden olurken, ihbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri sokakta güvenlik önlemi alırken, itfaiyenin müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın sırasında iş yerinin bitişiğindeki binada bulunan bir kişi dumandan etkilendi. Sağlık ekipleri dumandan etkilenen kadına ambulansta müdahale etti. Öte yandan yangın ve ekiplerin çalışması havadan görüntülendi. Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı. "Damperden taş düşer gibi sesler geldi" Yangınla ilgili konuşan Rıdvan Dink, "Önce biraz ses geldi. Sanki damperden taşlar düşer gibi patlamalar oldu. Ardından alevler çıktı. Ben yangını birebir görmedim, sesleri duydum" dedi. Cem Dikmeci ise, "Bir anda buradan bir patlama sesi geldi, ondan sonra alevler bir anda yükseldi. O arada itfaiyeye haber verdik, geldi. İçerisi atölye, boya ve tiner gibi yanıcı maddeler var. Yan tarafta marangoz var ama bir anda sardı orayı" şeklinde konuştu. Yangının çıkış nedenine ilişkin incelemenin sürdüğü öğrenildi.