Yerel Haberler
İstanbul
Ayşe Tokyaz cinayeti davasında savunma yapan polis memuru sanık: "Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" 24 Mart 2026 Salı - 14:46:00 Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasının 2’inci duruşmasının görülmesine devam ediliyor. Duruşmada savunma yapan polis memuru sanık N.Ç., "Cemal Arslan isimli şahıs, yardım etmek için Cemil’in yanındaymış, benim bundan haberim yoktu. Eğer Arslan’ın varlığından haberdar olsaydım, Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" dedi. Duruşmaya ara verildiği sırada, Esra Tokyaz, sanık Cemal Arslan’a saldırmak istedi. Araya müşteki avukatları girdi. Küçükçekmece’de 11 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin zanlı Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 9 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, zanlı Cemil Koç, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz, 9 tutuklu sanık ile tarafların avukatları salonda hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz’da duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Tokyaz’ın ifadesini Cemil Koç ile paylaşan polislerin dosyası birleştirildi Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi zanlı Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B.’nin (31) Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaları, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11’e yükseldi. "Cemil Koç’un 11 Temmuz günü bir olaya karıştığı ve bu konuda firari olduğunu gördüm" Duruşmada, dava dosyası Asliye Ceza Mahkemesinden birleştirilen tutuklu sanık polis memuru Z.B., "Diğer mahkemede vermiş olduğum ifadeleri tekrar ediyorum. Cemil Koç’u tanımıyordum. N.Ç. isimli sanık sayesinde tanıdım 15 Temmuz öncesi. Adli mukayyette büro personeli olarak çalışıyorum. Malatya Emniyet Müdürlüğü’ndeydim. 12 Temmuz günü N.Ç., bana bir şahısla ilgili çalışma yaptıklarını ve sistemden sorgulamamı istedi. Talep edilen bilgiyi sorgulamam için bana Cemil Koç’un T.C. kimlik numarası WhatsApp üzerinden iletildi. Ben de mesaj yoluyla şahsın son karışmış olduğu olay özetini gönderdim. Ekranda Cemil Koç’un 11 Temmuz günü bir olaya karıştığı ve bu konuda firari olduğunu gördüm. Bu suç, asayişe müessir bir olaydı. Olay özetinin tamamına bakmadım. Emniyet ifademde, olay özetine bilerek bakmadığımı ısrarla söylesem de, orada ki amacım çıkış saatim olduğu için ekrana bakamayacak olmamı belirtmiş olmamdı" ifadelerini kullandı. Tokyaz’dan sanığa: "Suç olduğunu bile bile mi yaptın terbiyesiz" Dosyası birleşen bir diğer polis memuru sanık N.Ç. ise savunmasında, "Birleştirme kararını kabul etmiyorum. Birleştiğimiz dosya, bir cinayet davası. Yaptığım şeyin yanlış olabileceğini düşünmedim. Cemil Koç ifadeden hemen sonra Esra’yı aradı ve ’ifaden elimde’ dedi. Bu sırada müşteki Esra Tokyaz sanık N.Ç.’ye, "Suç olduğunu bile bile mi yaptın terbiyesiz" dedi. Bunun üzerine mahkeme Başkanı Tokyaz’ın salondan çıkarılmasını istedi. Polisler Esra Tokyaz’ı salondan çıkardığı sırada Tokyaz polislere bağırdı. "Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" Gerginliğin sona ermesinin ardından Savunmasına devam eden sanık N.Ç., "Bu olayla ilgili haberleri sosyal medyada gördüm. Ekrandaki bilgileri Cemil Koç’a attım. Cemil’in sonradan firari olduğunu öğrendim, arayıp, karakola ifade vermesini istedim. Cemil’in cezaevinde yattığını, uyuşturucu kullandığını biliyordum. Başka suçu var mı bilmiyordum. Beni arayınca ‘suç mu işledi acaba’ diye düşündüm. Bu konuyla ilgili sanık Z.B.’yi aradım. Bir süre sonra ismini hatırlamadığım biri bana bir yerde bavul verdi, içerisinde önemli bir şey olduğundan bahsetti. Cemil bana, Ayşe ile 3 aydır nişanlı olduğundan bahsediyordu. Cemil ayrıca bana, Ejegül isminde nişanlısından da bahsetmişti. Bir gün Havalimanından Ayşe ile geldiklerinde, ben Ayşe’yi Ejegül sandım. Sonrasında Cemil bana Ejegül ile alakalı bir şeyler söyledi. Bende araştırma yapınca kadının Özbek olduğunu ve öldüğünü öğrendim. Ölüm haberlerini duyunca Cemil’den şüphelendim. Başka bir kişinin bilgisiyle POLNET sistemine girmedim. Asliye Ceza Mahkemesi’nde verdiğim ifadem yanlıştır. Cemil Koç’un bana polnet sorgusu yaptırıp, yaptırmadığını tam net hatırlamıyorum. Sadece Cemil Koç’u tanıyorum. Diğer sanıkları tanımıyorum. Zaten Cemal Arslan isimli şahıs, yardım etmek için Cemil’in yanındaymış, benim bundan haberim yoktu. Eğer Arslan’ın varlığından haberdar olsaydım, Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" şeklinde konuştu. Sanık ile Tokyaz arasında gerginlik Duruşmaya mahkeme tarafından ara verildiği sırada, Esra Tokyaz, sanık Cemal Arslan’a saldırmak istedi. Araya müşteki avukatları girdi. Bunun üzerine Cemal Arslan ise, "Ambulans çağırın, darp raporu alacağım" dedi. İzleyiciler ve taraflar salondan çıkarıldı. Aranın sona ermesiyle duruşma, müşteki avukatlarının sanık N.Ç.’ye soruları ile devam ediyor.
24 Mart 2026 Salı - 14:43 Esenyurt Belediyesi’nden paket ders sistemiyle 6 bin 396 öğrenciye destek Esenyurt Belediyesi, ilçe genelindeki bilgi evleri ve gençlik merkezlerinde eğitim alan toplam 6 bin 396 öğrenciye düzenli ve planlı eğitim imkanı sunuluyor. Esenyurt Belediyesi, öğrencilerin akademik başarılarını artırmak ve sosyal-kültürel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiği "Paket Ders Sistemi" ile binlerce öğrenciye ulaşmayı sürdürüyor. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında ilk kez uygulanmaya başlayan sistem kapsamında, ilçe genelindeki bilgi evleri ve gençlik merkezlerinde eğitim alan toplam 6 bin 396 öğrenciye düzenli ve planlı eğitim imkanı sunuluyor. 7-14 yaş aralığındaki, ilkokul 2. sınıftan ortaokul 8. sınıfa kadar olan öğrencileri kapsayan sistemle birlikte ana branş dersleri, entegre ve bütüncül bir eğitim anlayışıyla işleniyor. Alanında uzman öğretmenler tarafından belirlenen kitap ve materyaller sayesinde tüm öğrenciler için eşit standartlarda, sürdürülebilir bir eğitim ortamı oluşturuluyor. Eğitim modeline ilişkin yapılan açıklamalarda; öğrencilerin akademik başarılarını artırmanın yanı sıra öğretmen, öğrenci ve veliler arasındaki iletişimi güçlendirmek, çocukların sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldüğü vurgulandı. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda geliştirilen sistem, Yeni Maarif Eğitim Programı ile de uyumlu şekilde uygulanıyor. Eğitim sürecine velilerin de aktif katılımı sağlanırken, düzenli gerçekleştirilen toplantılarla öğrencilerin gelişimi yakından takip ediliyor. Eğitim sistemine teknolojik altyapı Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy öncülüğünde hayata geçirilen Paket Ders Sistemi, teknolojik altyapısıyla da öne çıkıyor. Bu yıl ilk kez akıllı tahta sistemiyle desteklenen eğitimler sayesinde öğrenciler daha interaktif ve verimli bir öğrenme deneyimi yaşıyor.
24 Mart 2026 Salı - 14:34 Al-sat devri kapandı: E-ticarette oyunun kuralları baştan yazılıyor Pandemi döneminde yakaladığı hızlı büyümenin ardından küresel e-ticaret pazarı, artan maliyetler ve değişen tüketici alışkanlıklarıyla yeni bir dönüşüm sürecine girdi. Uzmanlar, sadece ürün listeleyerek satış yapmaya çalışan geleneksel "al-sat" modelinin sürdürülebilirliğini yitirdiğine dikkat çekerken, yeni dönemde markalaşma, finansal okuryazarlık ve e-ihracat odaklı girişimlerin öne çıktığını belirtiyor. Son yıllarda dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte altın çağını yaşayan e-ticaret ve e-ihracat ekosistemi, yapısal bir dönüşümün eşiğinde. Küresel enflasyonist baskılar, artan lojistik giderleri ve yükselen müşteri edinme maliyetleri, e-ticarette yeniden şekilleniyor. Geçmişte popüler olan ve düşük kar marjlarıyla sürümden kazanmayı hedefleyen basit "al-sat" modelleri, yerini sürdürülebilir işletme stratejilerine bırakmak zorunda kalıyor. Sektördeki bu kırılmayı sahadaki verilerle değerlendiren Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, e-ticarette geleneksel satıcılık devrinin kapandığına dikkat çekerek, "Sadece trend ürünleri bulup, dijital raflarda listeleyerek fiyat kırmaya dayalı bir model artık sürdürülebilir değil. Günü kurtaran al-sat modeli kelimenin tam anlamıyla yolun sonuna geldi. Karmaşıklaşan lojistik operasyonlar ve iade oranlarındaki yükseliş, sadece ’ürün satan’ profili yavaş yavaş oyun dışına itiyor. Mesele artık bir platforma ürün dizmek değil, uçtan uca bir işletme modeli kurgulamak" dedi. "Bir tercih değil, hayatta kalma meselesi" Sektör analistleri, e-ticaret yapan birçok işletmenin en büyük handikabının "ciro illüzyonu" olduğuna işaret ediyor. Satış hacimleri yüksek görünse de, arka planda doğru hesaplanmayan gizli maliyetler işletmelerin sermayesini eritiyor. Bu durumun temelinde finansal planlama eksikliğinin yattığını vurgulayan Hasan Basri Demir, "Sahada en sık karşılaştığımız darboğazlardan biri finansal okuryazarlık tarafında yaşanıyor. Ekranda ciro büyüyor gibi görünse de arka planda karlılık doğru analiz edilemeyebiliyor. Birim ekonomisi nakit akışı yönetimi, iade maliyetleri ve reklam harcamaları doğru hesaplanmadığında, fiyat kırarak rekabet etmeye çalışmak işletmeleri çıkmaza sürüklüyor. E-ticarette finansal okuryazarlık kaslarını geliştirmek artık bir tercih değil, hayatta kalma meselesi" diye konuştu. Türk markaları küresel arenaya taşınıyor Ekonomi çevreleri, Türkiye’nin üretim gücünün e-ihracatla küresel pazarlara taşınması için zihniyet değişiminin şart olduğunda hemfikir. Bu dönüşüme sahada liderlik eden kurumlardan biri olan Global Seller Academy, sadece 2025 yılında 3 bin 700’den fazla firmaya e-ticaret ve e-ihracat eğitimi vererek sektörel vizyonun gelişmesine somut bir katkı sağlayan Global Seller Academy, hali hazırda 60’dan fazla markanın sınır ötesi e-ticaret süreçlerini yönetiyor. Akademi ayrıca, 27 Kasım’da World Halal Summit işbirliği ile hayata geçirdiği ’Global Seller Summit’ ile Türk e-ticaret markalarını dünyanın dört bir yanından gelen global e-ticaret girişimcileriyle aynı masada buluşturarak sınır ötesi işbirliklerine zemin hazırladı. "Artık sahne, e-ticaret girişimcilerinin" Sektördeki bu yapısal değişimin tam merkezinde konumlanan Global Seller Academy, firmaların geleneksel satıcılıktan global girişimciliğe geçişinde stratejik bir rol üstleniyor. Sadece eğitim ve vizyon aktarımıyla yetinmediklerini, uçtan uca tüm e-ticaret ve e-ihracat süreçlerini markalarla omuz omuza kurguladıklarını belirten Demir, "Artık sahne, e-ticaret girişimcilerinin. Yeni nesil e-ticaret girişimcisi; finans bilen, günübirlik satışlar peşinde koşmak yerine markasına yatırım yapan ve sadece iç pazarda değil, sınır ötesinde oyun kuran kişidir. Biz de Global Seller Academy olarak, markalarımızın bu dönüşüm yolculuğunda pazar araştırmasından lojistiğe, finansal planlamadan dijital pazarlamaya kadar uçtan uca tüm süreçleri onlarla birlikte inşa ediyoruz. Türkiye’nin e-ihracattaki potansiyelini tam anlamıyla kullanabilmesi için üreticilerimizin ve KOBİ’lerimizin bu vizyonu yakalayarak, global çapta oyun kuran gerçek birer e-ticaret girişimcisine dönüşmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında 3 yıla kadar hapis talebi
06 Şubat 2026 Cuma - 17:12 Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında 3 yıla kadar hapis talebi Kendisine ait sosyal medya hesabından başörtü takarak söylediği sözler gerekçesiyle tutuklanan fenomen Murat Övüç hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Övüç’ün 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi talep edildi. İddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. Sosyal medya fenomeni Murat Övüç, kendisine ait sosyal medya hesabı üzerinden başına başörtüsü takarak söylediği sözler nedeniyle ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçundan 20 Aralık 2025 günü tutuklanmıştı. Konuya ilişkin Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Murat Övüç (58) ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Videonun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi Hazırlanan iddianamede sanık Övüç’ün görüntüsünü paylaşan bir sitenin, "Parmağındaki pırlanta yüzüğü adeta kameranın içine soktu" şeklinde paylaşım yapıldığının tespit edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı aktarıldı. Murat Övüç’ün savcılık ifadesinde, "Video yaklaşık 2 yıl önce çekildi. Benim bir sanatçı olmam nedeniyle birçok takipçim bulunuyor. Bunların arasında başörtülü kadınlar da vardır. Benim videodaki amacım, bu videoyu onlar için mizah amaçlı çekmek ve onları eğlendirmektir" şeklindeki beyanları iddianamede yer aldı. Şüphelinin paylaştığı videonun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği iddianamede, sanığın başörtüsü ile sosyal medya platformunda alay ettiği ve başörtüsü kullanan kesime yönelik halkın diğer kesimini alenen tahrik ettiği vurgulandı. 3 yıla kadar hapsi talep edildi İddianamede, Murat Övüç hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianame, Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Övüç, önümüzdeki günlerde ilk kez hakim karşısına çıkacak.
İstismar iddialarının yer aldığı İBB kreşinden yeni görüntüler ortaya çıktı
06 Şubat 2026 Cuma - 16:56 İstismar iddialarının yer aldığı İBB kreşinden yeni görüntüler ortaya çıktı İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı kreşte çocukların darp ve istismara uğradığı iddialarına ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde öğretmenlerin çocuklara bağırdığı, üzerine yürüdüğü, çocukların başı boş bırakıldığı, çocukların üzerlerinin koridorda gözler önünde değiştirildiği görülüyor. Eyüpsultan ilçesi Güzeltepe Mahallesi’nde İBB’ye bağlı ‘Yuvamız İstanbul’ isimli kreşte çocukların darp ve istismar edildiği iddiaları büyük yankı uyarırken olaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde 0-6 yaş grubundaki çocukların sınıf kapılarının önünde, ortak alanlarda üst değiştirmek zorunda bırakıldığı görülüyor. Kayıtlarda bir kız çocuğunun öğretmeninin yönlendirmesiyle kapı önünde kıyafet değiştirdiği, bu sırada çevrede bulunan diğer çocukların bakışlarından rahatsız olduğu ve utandığı anlar dikkat çekiyor. Görüntülerde, bir öğretmenin çocuklara bağırarak komut verdiği, bazı çocukları sert bir dille azarladığı kameraya yansıyor. Görüntülerde öğretmenin, montunu giymeye çalışan bir çocuğa yüksek sesle hitap ettiği ve çocukları hazırlık sürecinde yetersiz olmakla eleştirdiği anlar da dikkat çekiyor. Başka bir kayıtta ise bir öğretmenin bir çocuğa doğru sert bir şekilde yönelerek ayakkabısını yerine koymasını istediği duyuluyor. Ayrıca görüntülerde etkinlik saatlerinde bazı çocukların koridorlarda gözetimsiz dolaştığı, öğretmenlerin ise sık sık telefonlarıyla ilgilendiği anlar da yer alıyor.
Minik Edanur’un ölümüne ilişkin davada mahkeme sanıkları asli kusurlu buldu
06 Şubat 2026 Cuma - 16:55 Minik Edanur’un ölümüne ilişkin davada mahkeme sanıkları asli kusurlu buldu Küçükçekmece’de bir parkta İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekiplerince açılan çukura düşerek hayatını kaybeden 5 yaşındaki Edanur Gezer’in ölümüne ilişkin 10 sanığın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6’şar yıla kadar hapis talebiyle yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme 10 sanığın da 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, cezada erteleme hükümlerini uygulamazken, sanıkları asli kusurlu buldu. Küçükçekmece’de bir parkta İBB ekipleri tarafından açılan çukura düşerek hayatını kaybeden 5 yaşındaki Edanur Gezer’in ölümüne ilişkin 1’i başka suçtan tutuklu 10 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor. Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tüm sanıklar salonda hazır bulundu. "Yaşanan her olay, genel müdüre haber verilmez" Duruşmada savunma yapan İstanbul Ağaç ve Peyzaj AŞ Genel Müdürü olan ve başka suçtan tutuklu bulunan sanık Ali Sukas savunmasında, "4 bin 500 çalışanı olan bir şirketin genel müdürüyüm. Kendi yetkim altında 53 birim yöneticisi bulunuyor. Onların da yetkisi altında başka insanlar çalışıyor. Bilirkişi raporu hazırlanırken saha çalışmaları dikkat alınmadığını düşünüyorum. Rapordaki aleyhine olan hususları kabul etmiyorum. Soyut kavramlar üzerinden bir sonuç çıkarılmaya çalışılmıştır. Ben olayı öğrenince olayla ilgili yapılması gerekenleri yaptım. Benim sorumluluğum genel denetim ve gözetimle ilgilidir. Yaşanan her olay, genel müdüre haber verilmez. Sahadaki ekiplerimiz bunlar için vardır" ifadelerini kullandı. Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Şube Müdürü olan tutuksuz sanık Ziya Duman ise savunmasında, "Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmem mümkün değildir. Benim bu olayla bir ilgim bulunmamaktadır. Kazı çalışması yapılan yerde diğer sanıkların iddia ettiği gibi diz boyu su bulunmamaktadır. Kayıtlarda bu bellidir. Beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu. Savunmaları alınan diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek, beraatlarını istediler. 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezası alan sanıklar asli kusurlu bulundu Alınan savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, dava dosyasında bulunan 10 sanığın da ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme, verilen cezada erteleme hükümlerini uygulamazken, sanıkları yaşanan olayda asli kusurlu buldu.
Kadıköy’de cami cemaati mağduriyeti: Namazı sokaklarda kılıyorlar
06 Şubat 2026 Cuma - 16:26 Kadıköy’de cami cemaati mağduriyeti: Namazı sokaklarda kılıyorlar Kadıköy Osmanağa Camii’nde alan yetersizliği nedeniyle özellikle cuma namazlarında ve önemli günlerde cemaat, sokaklarda namaz kılmak zorunda kalıyor. Yıllardır yeni cami talebinde bulunan vatandaşlar mağduriyetlerinin görmezden gelindiğini ifade ederken, Kadıköy Rıhtım’da yapılması planlanan cami projesine ilişkin hukuki süreç ise uzun süredir devam ediyor. Kadıköy’de, Osmanağa Camii’nde yaşanan alan yetersizliği ibadet eden vatandaşları her hafta aynı manzarayla karşı karşıya bırakıyor. Özellikle cuma namazlarında ve önemli günlerde büyük bir mağduriyet yaşayan cami cemaati; avlunun yetersiz kalması nedeniyle her cuma namazında sokak dışına ve bazı günler caddeye kadar taşan kilimler üzerinde namaz kılmak zorunda kalıyor. Kadıköy halkının daha geniş ve rahat bir ibadet alanına kavuşması amacıyla gündeme gelen yeni cami projesi ise yıllardır süren hukuki tartışmaların odağında yer alıyor. Konuya ilişkin hukuki süreç yıllardır devam ederken, cemaat tarafından Kadıköy’e yeni cami yapılması için dile getirilen talep ve çağrıların, belediye tarafından dikkate alınmadığı ortaya çıktı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talebiyle gündeme gelen cami projesi, Kadıköy Belediyesi ile TMMOB Mimarlar Odası’nın açtığı davalar sonucu İstanbul 3. İdare Mahkemesi tarafından 30 Nisan 2025 tarihinde iptal edildi. İptal kararında ise, "Cami yapılması planlanan alanın 400-500 metre yürüme mesafesinde Sultan III. Mustafa İskele Camii, Caferağa Camii, Kethüda Çarşı Camii ve Osmanağa Camii gibi birçok caminin bulunduğu, dolayısıyla bölgede ibadet alanı açısından bir yetersizlik olmadığı ve cami fonksiyonlarının Kadıköy Meydanı’ndaki trafik yoğunluğunu artıracağı" gibi gerekçeler yer aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstanbul Çevre ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği tarafından bölge idare mahkemesine taşınan davada, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi, 15 Aralık 2025 tarihli kararıyla İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararını kaldırdı. Karar üzerine Kadıköy Belediyesi son olarak, 20 Ocak 2026 tarihinde Danıştay’a temyiz başvurusunda bulundu. "Yağmurlu ve rüzgarlı havalarda cemaat çok mağduriyet yaşıyor " Kadıköy’de yaşadığını belirten Recep Tellioğlu, "Vakit buldukça buradaki camilerde vakit namazlarını kılmaya çalışıyorum, fakat yoğunluk var. Osmanağa Camii çok eski asırlık bir camii, burada yeni toplum, yeni nesile geniş ve kapsamlı bir cami olsa çok daha iyi olacağı kanaatindeyim. Yağmurlu ve rüzgarlı havalarda cemaat çok mağduriyet yaşıyor. İnsanların ibadetini rahat bir şekilde yapması lazım" dedi. "Kadıköy’de camiye bir ihtiyaç var, cami yapılmasını isteriz" Kadıköy Osmanağa Camii’nde namazlarını kıldığını söyleyen bir diğer vatandaş ise, "Özellikle cuma saatleri yetersiz oluyor. Kadıköy’de camiye bir ihtiyaç var, cami yapılmasını isteriz. Tüm İstanbul’un büyük camilere ihtiyacı var, inşallah içini dolduracak cemaate de ihtiyacı var. El birliği ile hepsinin üstünden geleceğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Kadıköy’e büyük bir camii yapılması lazım" 40 yıldır Kadıköy’de esnaflık yaptığını aktaran Mehmet Yiğit de, "Semtimize güzel bir cami olmasını isterim. Camiler cuma günleri doluyor ve dışarılara taşıyor. İnsanlar rahat namaz kılamıyor, Kadıköy’e büyük bir cami yapılması lazım. Biz de esnaf olarak cami yapılması için elimizden gelen her şeyi yaparız" diye konuştu.
Minik Edanur’un ölümüne ilişkin davada mahkeme sanıkları asli kusurlu buldu
06 Şubat 2026 Cuma - 16:24 Minik Edanur’un ölümüne ilişkin davada mahkeme sanıkları asli kusurlu buldu Küçükçekmece’de bir parkta İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekiplerince açılan çukura düşerek hayatını kaybeden 5 yaşındaki Edanur Gezer’in ölümüne ilişkin 10 sanığın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6’şar yıla kadar hapis talebiyle yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme 10 sanığın da 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, cezada erteleme hükümlerini uygulamazken, sanıkları asli kusurlu buldu.Küçükçekmece’de bir parkta İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından açılan çukura düşerek hayatını kaybeden 5 yaşındaki Edanur Gezer’in ölümüne ilişkin 1’i başka suçtan tutuklu 10 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor. Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tüm sanıklar salonda hazır bulundu."Yaşanan her olay, genel müdüre haber verilmez"Duruşmada savunma yapan İstanbul Ağaç ve Peyzaj AŞ Genel Müdürü olan ve başka suçtan tutuklu bulunan sanık Ali Sukas savunmasında, "4 bin 500 çalışanı olan bir şirketin genel müdürüyüm. Kendi yetkim altında 53 birim yöneticisi bulunuyor. Onların da yetkisi altında başka insanlar çalışıyor. Bilirkişi raporu hazırlanırken saha çalışmaları dikkat alınmadığını düşünüyorum. Rapordaki aleyhine olan hususları kabul etmiyorum. Soyut kavramlar üzerinden bir sonuç çıkarılmaya çalışılmıştır. Ben olayı öğrenince olayla ilgili yapılması gerekenleri yaptım. Benim sorumluluğum genel demetim ve gözetimle ilgilidir. Yaşanan her olay, genel müdüre haber verilmez. Sahadaki ekiplerimiz bunlar için vardır" ifadelerini kullandı.Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Şube Müdürü olan tutuksuz sanık Ziya Duman ise savunmasında, "Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmem mümkün değildir. Benim bu olayla bir ilgim bulunmamaktadır. Kazı çalışması yapılan yerde diğer sanıkların iddia ettiği gibi diz boyu su bulunmamaktadır. Kayıtlarda bu bellidir. Beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu.Savunmaları alınan diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek, beraatlarını istediler.2’şer yıl 6’şar ay hapis cezası alan sanıklar asli kusurlu bulunduAlınan savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, dava dosyasında bulunan 10 sanığın da ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme, verilen cezada erteleme hükümlerini uygulamazken, sanıkları yaşanan olayda asli kusurlu buldu.
6 Şubat’ın 3. yılında Fatih’ten "Dirençli Şehir" vurgusu
06 Şubat 2026 Cuma - 15:31 6 Şubat’ın 3. yılında Fatih’ten "Dirençli Şehir" vurgusu Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla Fatih Arama Kurtarma (FARK) ekibiyle bir araya gelen Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andıklarını belirterek, "Depremi bir korku unsuru değil, hazırlıklı olmamız gereken bir yaşam gerçeği olarak kabul etmek zorundayız" dedi. Başkan Turan, 6 Şubat 2023’te büyüklüğü 7,7 ve 7,6 olan iki büyük depremin art arda meydana geldiğini ve 13,5 milyon vatandaşın yaşadığı 11 ilde ağır yıkımlar yaşandığını belirterek, "Üç yıl önce bugün büyüklüğü, yıkıcılığı ve ardı ardına yaşanmasıyla tarihte eşine zor rastlanır bir felaketle karşı karşıya kaldık. Kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyorum. Rabbim ülkemize ve milletimize bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın" dedi. "Ölüme neden deprem değil, dayanıksız yapılardır" Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Başkan Turan, Marmara’da son iki bin yıl içerisinde 150’nin üzerinde yıkıcı deprem yaşandığını 2025 yılı INFORM risk verilerine göre Türkiye’de afetler içinde risk katsayısı en yüksek olayın 9,7 oranıyla deprem olduğuna dikkati çekerek, "İstatistikler gösteriyor ki depremlerdeki can kayıplarının yüzde 95’i bina hasarlarından, yüzde 3’ü ise sabitlenmemiş eşyalardan kaynaklanmaktadır. Yani esasında ölüme neden deprem değil, depreme dayanıksız yapılardır. Bu nedenle biz ısrarla ‘Dirençli Fatih’ diyoruz" ifadelerini kullandı. Bütçede en yüksek pay "Dirençli Fatih"e Fatih’in en önemli sorununun eskimiş ve direncini kaybetmiş yapı stoğu olduğunu her fırsatta dile getirdiklerini aktaran Turan, Stratejik Plan’daki 10 ana temadan ilkinin "Dirençli Fatih" olarak belirlendiğini ifade etti. 2026 bütçesinde en yüksek payın yüzde 31’lik oranla "Dirençli Fatih" başlığına ayrıldığını belirten Turan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü ile birlikte 9 noktada yaklaşık 3 bin 200 bağımsız bölümü kapsayan alan bazlı dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü kaydetti. 143 plan notu düzenlemesiyle yapı bazlı dönüşümün önünün açıldığını ifade eden Turan, açık ve yeşil alanların yüzde 41 oranında artırıldığını, bu alanların afet anında toplanma alanı olarak planlandığını aktardı. Fatih’te Afet İşleri Müdürlüğü ve FARK ekibi kuruldu Yerel yönetimlerin afet yönetimindeki rolüne işaret eden Turan, Fatih Belediyesi bünyesinde Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nün kurulduğunu, belediye personelinden oluşan 34 kişilik FARK ekibinin AFAD koordinasyonunda eğitimlerini tamamlayarak "Hafif Seviye Arama Kurtarma Akreditasyonu" almaya hak kazandığını bildirdi. Turan, "Gayemiz, olası bir afet anında sadece Fatih’te değil, ülkemizin ihtiyaç duyulan her köşesinde vatandaşlarımıza en hızlı ve en etkili yardım elini uzatmaktır" ifadelerini kullandı. 6 bin 433 sivil mimarlık örneği yapı envantere alındı Fatih Belediyesi tarafından 2020 yılında başlatılan "Fatih’in Kültürel Miras Envanteri" çalışması kapsamında 6 bin 433 sivil mimarlık örneği yapının kayıt altına alındığını belirten Turan, muhtemel bir afette can ve mal güvenliğini tehdit edebilecek 711 yapının tespit edildiğini kaydetti. Bu kapsamda toplam bin 130 metruk ve riskli yapının yıkımının gerçekleştirildiğini aktaran Turan, 2026 yılı içerisinde 130 metruk yapının daha yıkılacağını söyleyerek, "Bizler Fatih’te sadece binaları değil, geleceğimizi ve umudumuzu koruma altına alıyoruz. Bilimin ışığında, verilerin rehberliğinde ilçemizi bu büyük riske karşı hazırlamaya devam edeceğiz. Rabbim ülkemizi her türlü bela ve musibetten muhafaza eylesin" dedi.
Gaziosmanpaşa Belediyesi arama kurtarma ekibi her an göreve hazır
06 Şubat 2026 Cuma - 15:30 Gaziosmanpaşa Belediyesi arama kurtarma ekibi her an göreve hazır Afet hazırlıklarını en üst seviyede sürdüren Gaziosmanpaşa Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (GOPAR), 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen tatbikatta görev aldı. Kurumlar arası koordinasyonun ölçüldüğü tatbikatta, GOPAR ekiplerinin saha tecrübesi dikkat çekti. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla Bayrampaşa’da geniş kapsamlı bir deprem tatbikatı düzenlendi. Bayrampaşa Belediyesi tarafından koordine edilen tatbikata; Gaziosmanpaşa Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (GOPAR) ve 13 arama kurtarma ekibi destek verdi. Senaryo gereği deprem sonrası yıkılan binada mahsur kalan yaralıların kurtarılmasına yönelik yürütülen çalışmalarda, ekiplerin birbirleriyle olan uyumu ve müdahale hızı test edildi. Enkaz altından dikkatle çıkarılan yaralılar, güvenli şekilde sağlık birimlerine teslim edilerek tatbikat başarıyla tamamlandı. İlçede afet hazırlıkları kesintisiz sürüyor GOPAR, ilçedeki arama kurtarma kapasitesini güçlendirmek için çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Gaziosmanpaşa Belediyesi, önümüzdeki süreçte mahallelerdeki afet gönüllüsü vatandaşlara eğitimler vererek, GOPAR bünyesindeki personel sayısını artırmayı hedefliyor. Teknik hazırlıkların yanı sıra ilçedeki okullarda yürütülen eğitim faaliyetleriyle de afet bilinci toplumun her kesimine yayılıyor. Öğrencilere yönelik düzenlenen afet farkındalığı eğitimleriyle, çocukların erken yaşlardan itibaren olası afet durumlarında nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda bilinçlendirilmesi sağlanıyor. Gaziosmanpaşa Belediyesi, hem profesyonel ekipleriyle hem de bilinçli toplum hedefiyle afet risklerine karşı hazırlıklarını kararlılıkla sürdürüyor.