Yerel Haberler
İstanbul
24 Mart 2026 Salı - 19:43 ’Yenidoğan Çetesi’ davasının 8’inci duruşmasının görülmesine devam edildi İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davanın 7’nci duruşması bugün görüldü. İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi’ne yönelik düzenlenen 2’nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı’yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şahıslara yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61’e yükselmişti. "Tape konuşmalarıyla cımbızlanan metinlerle mahkum edildik ve bu mahkumiyetimiz sürüyor" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Fırat Sarı, "23 aydır cezaevindeyim. Bütün banka hesaplarıma bakıldı, yasa dışı bir harcama tespit edilemedi. Telefonlarım dinlendi, burada da olağan dışı bir durum görülmedi. İstanbul’da bebek yoğun bakım sorunu vardır. Bebekleri öldürmek için hastaneye yatırmadığımız ortaya çıktı. 1 Ekim’de savcı tehdit edildiğini söyledi. Sonra fiili tehdit gerçekleştiğini belirtti. Savcı tehdit sürecinde bizim dosyamız hazırlandı. Dosya incelendi ve tehdit olmadığı anlaşıldı. Başka suçtan ceza aldılar. Çok küçük cezalarla tahliye oldular. Savcı ise bu olayı, ‘Yenidoğan Çetesi var, bunlar bebek katili’ şeklinde lense etti. Savcıyı tehdit edenleri biz tanımıyoruz ama savcı kendini tehdit edenleri tanıyor. Savcı, bu davayı hukuksal bir süreçle hazırlamadı. Biz medya önünde linç edildik. Tape konuşmalarıyla cımbızlanan metinlerle mahkum edildik ve bu mahkumiyetimiz sürüyor. Bebek ölümlerinin yaşandığı hastanelerde, bütün Çorlu Reyap Hastanesi ’Yenidoğan’ sürecine dahil edildi. İstanbul Reyap Hastanesinde hiç bebek vefat etmedi ama hastane kapatıldı. Beylikdüzü Medilife Hastanesinde de hiç bebek vefat etmedi ama hastane kapatıldı. Bağcılar Medilife Hastanesinde en çok bebek kaybı yaşandı. Hastane başhekimi vardı ama buraya gelmedi. Biz şirket olarak oradan para bile almadık. Oradaki tıbbı olaylardan ben yargılanıyorum, hastane sahipleri yöneticileri nerede? Burada bir örgüt falan yok, benim hayatımı aldınız. Ben örgütüm olsa örgütüm var derdim. Bize iftira atıyorlar, beraatimi istiyorum" ifadelerini kullandı. Savunma yapan tutuklu sanık Zeki Ötünç ise, "Ben bebek katili değilim. 5 kuruş için birilerini öldürmeye kalkışmam" dedi. Savunma yapan diğer sanıklar da mahkemeden beraatlerini ve tahliyelerini talep ettiler. Duruşma yarın devam edecek Savunmaların ardından mahkeme, diğer sanıkların savunmalarının alınması için duruşmayı yarına erteledi.
24 Mart 2026 Salı - 19:04 ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Altan Ertürk savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda tutuklu sanık Şişli Belediyesi ile çalışan organizatör Altan Ertürk savunma yaptı. Ertürk, "Belediyeye 3 buçuk milyon para verildiği ve paranın benim tarafımdan teslim edildiği söylendi. Bu iddiayı duyunca şok oldum. Bana bu yönde ifade olduğu söylendi. Bu iddiayı reddettim" dedi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının dokuzuncu oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, mahkeme başkanı duruşma savcısının rahatsızlandığını ve bu nedenle bugün için duruşmaya başka bir savcının katıldığını aktardı. Ardından tutuklu sanık Şişli Belediyesi ile çalışan organizatör Altan Ertürk’ün savunmasına geçildi. İddianamede, Şişli’de ’Rotana Rezidans’ isimli projeyi yapan mağdurlar Nezih Barut ve Minur Özkök’ün iskan iznine karşılık para vermeye zorlandığı ve 3.5 milyon doları eski CHP Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’e danışmanlık yapan Altan Ertürk’ün teslim aldığı iddiası yer almıştı. Ertürk iddianamedeki bu suçlamalara karşı, "Hayatımın hiçbir döneminde iş takipçiliği yapmadım. Bu tarz işlere girmedim. 23 Eylül’de şafak operasyonu ile gözaltına alındım. Sayın savcı belediyeye 3 buçuk milyon para verildiği ve paranın benim tarafımdan teslim edildiğini söyledi. Bu iddiayı duyunca şok oldum. Bana bu yönde ifade olduğu söylendi. Bu iddiayı reddettim" dedi. Sanık savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verildi.
Merve Dinçel Kavurat: "Tek hedefim 2028 Olimpiyatları’nda altın madalya kazanmak"
06 Şubat 2026 Cuma - 15:19 Merve Dinçel Kavurat: "Tek hedefim 2028 Olimpiyatları’nda altın madalya kazanmak" Milli taekwondo Merve Dinçel Kavurat, tek hedefinin 2028 yılında düzenlenecek Los Angeles Olimpiyatları’nda altın madalya kazanmak olduğunu söyledi. Milli taekwondocu Merve Dinçel, Brand&Sport Summit etkinliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çin’de Türk taekwondosunun tekrar dünya şampiyonu olduğunu söyleyen Dinçel, "Bu bizler için çok önemli ve değerliydi. Ben 2023 yılında da dünya şampiyonu olmuştu. 2025 yılında da dünya şampiyon oldum. Ama 2023’te farklı sıklette şampiyon olmuştum. Şimdi farklı sıklette dünya şampiyonu oldum. Bu başarabilen ilk taekwondocuyum. Bunun için çok gururluyum. Geriye dönüp baktığımda bir turnuva hariç turnuva kaybetmedim, altın madalya almadığım bir turnuva olmadı. Bunun da gururunu yaşıyorum. Bunun da istikrarını sürdürmek için çalışmaya devam ediyorum" diye konuştu. Çok daha başarılı bir şekilde ilerleyeceklerine inandığını söyleyen milli sporcu, "Başkanımız Bahri Tanrıkulu, taekwondonun içinden gelmiş, 3 dünya şampiyonu olmuş bir başkan. Eminim ki Türk taekwondosunu daha ileri seviyeye taşımanın en güzel yolunu bulacaktır. Biz de onun arkasından onun adımını takip edip iyi sporcular olacağımıza eminim" dedi. "50’den fazla Avrupa ülkesinin, ülkemizde misafir edeceğiz" 2027 yılında Avrupa Oyunları’nın İstanbul’da yapılacağının hatırlatılması üzerine Merve Dinçel Kavurat, "Bizler için çok önemli. Büyük bir gurur kaynağı. 50’den fazla Avrupa ülkesinin, ülkemizde misafir edeceğiz. Avrupa kıtasındaki elit sporcuları göreceğiz. Bu bizler için çok büyük bir şans. Diğer türlü de altyapı sporcular için de çok büyük bir şans olacak. Takip ettikleri branşlarda ilgilendikleri sporcuları görme şansları olacak. Bence bunlar çok değerli" ifadelerini kullandı. "Hedefim 2028 Olimpiyatları’nda altın madalya" Hedefinin 2028 Olimpiyatları olduğunu vurgulayan Dinçel, "Benim tek eksik altın madalyam olimpiyatlar. Bunun için sıfırdan başlamış, hiçbir olumsuz şey yaşamamışçasına çalışmaya devam eden Merve’yi göreceğiz. İnşallah tek eksik altın madalyamı oradan alıp, yoluma devam edeceğim" değerlendirmesinde bulundu.
Fatih Belediyesi FARK Ekibi akreditasyon aldı
06 Şubat 2026 Cuma - 15:13 Fatih Belediyesi FARK Ekibi akreditasyon aldı Fatih Belediyesi bünyesinde kurulan Fatih Arama Kurtarma (FARK) ekibi, AFAD koordinasyonunda tamamladığı eğitim sürecinin ardından "Hafif Seviye Arama Kurtarma Akreditasyonu" almaya hak kazandı. Akreditasyon sürecine ilişkin düzenlenen toplantıya katılan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçekleştirilen bu başarının anlamlı olduğunu belirtti. Turan, konuşmasında 2023 Kahramanmaraş depremlerinin millet hafızasında derin izler bıraktığını vurgulayarak, "6 Şubat’ta yaşadığımız büyük acı, bizlere afetlere hazırlığın hayati önemini bir kez daha gösterdi. Bugün FARK ekibimizin akreditasyon alması, bu bilinçle attığımız somut bir adımdır." dedi. 34 personel zorlu süreci tamamladı Fatih Belediyesi’nin farklı birimlerinde görev yapan 34 personelden oluşan FARK ekibinin, AFAD koordinasyonunda yoğun ve disiplinli bir eğitim sürecinden geçtiğini belirten Turan, iki gün süren uygulamalı sınavların ardından ekibin "Hafif Seviye Arama Kurtarma Akreditasyonu" almaya hak kazandığını söyledi. Turan, "Bu akreditasyon yalnızca bir belge değil; ilçemizin afetlere karşı hazırlıklı olma iradesinin ve kurumsal kapasitesinin göstergesidir" ifadelerini kullandı. "Dirençli Fatih hedefimiz" Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve İstanbul’un büyük risk altında bulunduğunu hatırlatan Turan, Fatih’te afet yönetimini kurumsal bir yapıya kavuşturduklarını belirtti. Bu kapsamda belediye bünyesinde Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nün kurulduğunu aktaran Turan, Stratejik Plan’da yer alan 10 ana temadan ilkinin "Dirençli Fatih" olarak belirlendiğini, 2026 bütçesinin yüzde 31’lik kısmının da bu alana ayrıldığını kaydetti. Depremlerdeki can kayıplarının büyük bölümünün bina hasarlarından kaynaklandığına işaret eden Turan, "Hazırlık, eğitim ve doğru yapılaşma hayat kurtarır. Biz Fatih’te sadece binaları değil, insan hayatını merkeze alan bir anlayışla çalışıyoruz" dedi. FARK gönüllülerle büyüyecek FARK ekibinin yalnızca profesyonel bir arama kurtarma birimi değil, aynı zamanda gönüllüleri de yetiştiren bir yapı olmasını hedeflediklerini dile getiren Turan, olası afet durumlarında Fatih’in yanı sıra ihtiyaç duyulan her bölgede görev almaya hazır olacaklarını söyledi. Program, akreditasyon belgesinin takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Ehliyetini ve otomobilini yeni alan sürücü depoya daldı
06 Şubat 2026 Cuma - 14:53 Ehliyetini ve otomobilini yeni alan sürücü depoya daldı İstanbul’un Kağıthane ilçesinde ehliyetini ve otomobilini yeni alan bir sürücünün iddiaya göre, fren yerine gaza basması sonucu kontrolden çıkan otomobil hızla depoya daldı. Olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmazken o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, 4 Şubat Çarşamba günü saat 22.30 sıralarında Sultan Selim Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre ehliyetini ve otomobilini yeni alan S.G., annesini ziyarete gitti. Bir süre sonra evden çıkan S.G. 09 ABG 398 plakalı otomobiline bindi. Yokuştan inmeye başlayan otomobil iddialara göre sürücünün, fren yerine gaza basması sonucu kontrolden çıkarak sokağın sonunda bulunan depoya daldı. Otomobilde yaklaşık 200 bin lira hasar oluşurken, sürücü S.G. kazayı yara almadan atlattı. Olayla ilgili inceleme başlatılırken depoda da hasar oluştu. "Arabayı alalı 1 hafta olmuştu ve hala borcunu ödüyor" Sürücünün annesi oğlunun arabayı alalı 1 hafta olduğunu ve hala borcunu ödediğini ifade ederek, "Oğlum arabası olduğu için beni ziyarete geliyor. Oğlum yemeğini yedikten sonra aşağıya indi. Sonrasında dışarıdan bir gürültü geldi. İçime bir şey düştü ve balkona çıkıp baktım. Beni aşağıya çağırdılar ve kazayı oğlumun yaptığını söylediler. Hemen eşim oğlumun yanına aşağıya indi. Arabayı alalı 1 hafta olmuştu ve hala borcunu ödüyor. Ehliyetini yeni aldı" dedi.
İstanbul’da bir kişi vapurdan denize atladı, görevliler ve vatandaşlar onun için seferber oldu
06 Şubat 2026 Cuma - 14:38 İstanbul’da bir kişi vapurdan denize atladı, görevliler ve vatandaşlar onun için seferber oldu İstanbul’da bir kişi, Şehir Hatları’nın Eminönü Üsküdar seferini yapan vapurdan suya atladı. Vapurdan bulunanlar suda çırpınan şahıs için seferber olurken, adam bir tekne tarafından sudan çıkarılarak kurtarıldı. O anlar kameraya yansıdı. Olay Şehir Hatlarının Eminönü-Üsküdar seferini yapan vapurunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir kişi bilinmeyen bir nedenle vapurdan Boğaz’ın bu gibi suyuna atladı. Şahsın suda çırpındığı gören yolcular, bağırmaya başladı. Vapurda bulunan görevli, suda çırpınan şahsa can simidi fırlatırken, yolcular ise yüzmesi yönünde uyarıda bulundu. Herkes sudaki kişi için seferber oldu. Bazı yolcuların şahsı montu çıkarması yönünde öneride bulunduğu görülürken, adam can simitlerine doğru yüzmeye çalıştı. Bir süre sonra bölgeye gelen başka bir tekne şahsı sudan çıkararak kurtarınca herkes rahat bir nefes aldı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Vapurda bulunan bir kişi, "Biz böyle gidiyorduk. Geminin arka tarafında, gidiş yönünün tersindeydik. Birisi atlamış. Biz atladığını ya da düştüğünün farkında değiliz. Ben sadece adamı suda görünce bağırmaya başladım. Birisi gemiden düştü, arkadaşı yok mu diye. Kaptan dönüş yaptı. Gidip aldık çok şükür kurtardık. Herkese geçmiş olsun" dedi.
Ataoğlu: "Ada Kıbrıs projesi sonrası ziyaretçi sayısında yüzde 40 artış sağladık"
06 Şubat 2026 Cuma - 14:19 Ataoğlu: "Ada Kıbrıs projesi sonrası ziyaretçi sayısında yüzde 40 artış sağladık" KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, EMITT Fuarı’nda yürütülen tanıtım faaliyetlerinin turizme ciddi katkı sağladığını belirterek, "KKTC’de Ada Kıbrıs projesiyle ziyaretçi sayısında yüzde 30-40 artış yakaladık" dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu İstanbul’da düzenlenen Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda (EMITT) KKTC’nin tanıtım faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KKTC’nin bu yıl da fuarda güçlü bir şekilde temsil edildiğini belirten Ataoğlu, Ada Kıbrıs markasıyla yürütülen tanıtım çalışmalarının ziyaretçi sayısında önemli artışlar sağladığını söyledi. Ataoğlu, özellikle Türkiye pazarının KKTC turizmi açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Ataoğlu, KKTC’nin tanıtım faaliyetlerini "Ada Kıbrıs" başlığı altında birleştirdiklerini belirtti. Ataoğlu, "Bu yıl da EMITT fuarında yerimizi aldık. KKTC tanıtımlarımızı ‘Ada Kıbrıs’ başlığı altında topladık ve bu proje kapsamında tanıtım faaliyetlerimizi sürdürüyoruz" dedi. Reklam filmlerinin hem Türkiye’de hem de birçok ülkede yayınlandığını ifade eden Ataoğlu, "Reklam filmlerimiz Türkiye ve birçok ülkede yer aldı. Bu çalışmalar turizm sayımızın artmasında etkili oldu" diye konuştu. Türkiye’den gelen ziyaretçi sayısının kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Ataoğlu, "Türkiye’den gelen ziyaretçi sayılarının artması bizim için önem arz ediyor. KKTC’de yaşayanlar da Türkiye’nin bağrından kopup gidenlerdir. Aynı dili, dini ve kültürü paylaşan insanlarız. Başka adalara gitmek yerine KKTC tercih edilmeli" ifadelerini kullandı. "Ada Kıbrıs" projesinin etkilerine de değinen Ataoğlu, "Proje sonrasında KKTC’ye gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30-40 oranında artış oldu. KKTC anlatmakla değil, yaşadıkça anlaşılır" dedi. KKTC’nin turizm potansiyelinin yıl geneline yayıldığını söyleyen Ataoğlu, "Türkiye dışında en çok İngiltere, Polonya ve Almanya’dan ziyaretçi ağırlıyoruz. Turizm KKTC’de 12 ay yaşanıyor. Turizmi 12 aya yaymayı başardık" şeklinde konuştu. Adanın tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliklerine dikkat çeken Ataoğlu, "Ada; tarihi zenginlikleri, misafirperverliği ve gastronomisiyle görülmeye değer bir destinasyon" dedi. 2026 hedeflerine de değinen Ataoğlu, "2026 yılında önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30’luk bir artış bekliyoruz. Üçüncü dünya ülkelerinden de ziyaretçiler bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Tanıtım çalışmalarının uluslararası boyutta sürdüğünü belirten Ataoğlu, "THY iş birliğiyle Polonya, Azerbaycan, İngiltere, Rusya ve Almanya gibi ülkelerde tanıtımlar gerçekleştiriyoruz. Dünyanın her yerinde fuarlarda KKTC’yi tanıtmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat
06 Şubat 2026 Cuma - 13:59 Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat İstanbul Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde bir ortaokulda düzenlenen deprem tatbikatı gerçeğini aratmadı. 11 ili etkileyerek binlerce can kaybına yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da afet farkındalığına yönelik etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul’un Arnavutköy ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda gerçeğini aratmayan bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikat, İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatları doğrultusunda AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu öncülüğünde yapıldı. Okulda çalan ilk sirenle birlikte öğrenciler, öğretmenler ve protokol üyeleri "çök-kapan-tutun" uygulamasını eksiksiz şekilde yerine getirdi. Bir süre beklenmesinin ardından çalan ikinci sirenle birlikte bina kontrollü şekilde tahliye edildi. Tatbikat süresince hiçbir aşamada taviz verilmezken, afet bilincinin yerleşmesi adına tüm prosedürler titizlikle uygulandı. "İstanbul’u afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" Tatbikat sonrası konuşan AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bugün Valimiz Davut Gül’ün emirleri kapsamında bir okulumuzda kapalı alan tahliye tatbikatı yaptık. Bunlar çok önemli hareketler. Bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz açısından son derece kıymetli çalışmalar. Yine Valimizin liderliğinde ilimizde afet farkındalığı oluşturulması noktasında kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz ciddi eğitim faaliyetleri yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde milletimizin asaleti ve devletimizin gücüyle çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın hiçbir noktasında görülmeyen bir iyileştirme süreci devam ediyor. İnsanlar evlerine kavuştu, sahada çalışmalar sürüyor. Bununla birlikte İstanbul genelinde, Valimizin liderliğinde İl Risk Azaltma Planı çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ışığında, tüm afetlere karşı İstanbul’u dirençli hale getirebilmek adına önemli adımlar atılıyor. Yine Cumhurbaşkanımızın başbakanken İstanbul’a özel olarak kurduğu İstanbul Proje Koordinasyon Birimi sayesinde, başta kamu binaları olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, kamu hizmet binaları ve güvenlik birimlerimizin bulunduğu alanlarda güçlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yürütülüyor. Vatandaşlarımızdan önemli bir ricamız var: İstanbul ve Marmara Bölgesi afetlere açık bir coğrafya. Afetlerden korunabilmek için herkesin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına ve kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verilmesini özellikle istirham ediyoruz. Ayrıca DASK sigortasının yaptırılması büyük önem taşıyor. 23 Nisan’da yaşanan depremde hafif hasarlı yaklaşık 6 bin 500 konut için devletimiz tarafından 150 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, sigortanın ne kadar önemli bir güvence olduğunu gösteriyor. Evlerimizde afet çantası bulundurmamızı ve afet anında yapılması gerekenleri öğrenmemizi özellikle rica ediyoruz" ifadelerini kullandı. Arnavutköy İlçe Kaymakamlığı binası girişinde açılan deprem temalı fotoğraf sergisi de gezilerek, protokolün deprem zamanı bölgelerdeki çalışmaları hakkında konuşuldu.
Nesim Turan: "Çin ve Kore’nin hegemonyası altındaki bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:55 Nesim Turan: "Çin ve Kore’nin hegemonyası altındaki bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli" Eski para masa tenisi sporcusu Nesim Turan, paralimpikte para masa tenisinin Türkiye’nin en başarılı branşlarından olduğunu söyleyerek, "Para masa tenisindeki gelişim sürecini bambaşka bir seviyeye getirdik. Çin ve Kore’nin hegemonyası altında olan bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli" dedi. Eski para masa tenisi sporcusu Nesim Turan, Brand&Sport Summit etkinliğinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sporculuğu bıraktığını ama sporu bırakma niyeti olmadığını söyleyen Turan, "Öyle bir düşüncemiz de yok. İnsan hayatına dokunmak için sporcu olmaya da gerek yok. Evinden çıkamayan tek bir engelli kalmayana kadar mücadelemiz devam edecek. Paralimpik alanında insanları hayata dair motive etmek için çabalayacağız. Yaptığım her işte şu mantalitede yaşamayı seviyorum; insanlara ne gibi bir faydamız var? Bu soruyu kendime sorduğumda, cevaba göre kendime hep yol haritası çizdim, çizmeye devam edeceğiz. Sosyal medya projelerim var. Spor yöneticiliği kısmında niye paralimpik bir sporcu yönetmeye talip olmasın gibi birçok alanda hedeflerim, hayallerim var. Bunların ne kadar gerçekleştirebiliriz, ne kadarını gerçekleştiremeyiz zaman gösterecek. Madalyalardan çok daha kıymetli olan bir şey var. O da, tanımadığım bir insandan ’Ben de sizi örnek aldım. Sizin sayenizde spora başladım’ gibi cümleler en kıymetli madalya oluyor" şeklinde konuştu. Paralimpikte para masa tenisinin Türkiye’nin en başarılı olduğu branşlardan olduğunu ifade eden Nesim Turan, "Para masa tenisindeki gelişim sürecini bambaşka bir seviyeye getirdik. Çin ve Kore’nin hegemonyası altında olan bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli. Alttan gelecek çocukların 2028 için biraz zor olduğunu düşünen taraftayım. Doğru bir yatırımla, doğru bir spor bakış açısıyla sonraki dönemlerde yine bu alanda söz sahibi branş haline gelebileceğine inanıyorum. Umarım öyle de olur. Yine devam eden arkadaşlarımızın madalya alacağına eminim. Sonraki süreçlerde yavaş yavaş jenerasyonun da sonuna geleceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
Prof. Dr. Atalar’dan Kıbrıs için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez
06 Şubat 2026 Cuma - 13:51 Prof. Dr. Atalar’dan Kıbrıs için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde konuşan Prof. Dr. Cavit Atalar, Kıbrıs’ın aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu belirterek yılda ortalama 500-600 depremin kaydedildiğini ve yapı kalitesinin can kayıplarında belirleyici olduğunu vurguladı. Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde Kıbrıs’ın güncel deprem riskine dikkat çekti. Prof. Dr. Cavit Atalar, "6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve on binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremler, geniş bir coğrafyada derin izler bıraktı. Türkiye başta olmak üzere birçok bölgeyi etkileyen felaket, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de ortak bir yasa dönüştü. Depremlerde yaşamını yitiren Şampiyon Melekler ile 49 kişinin kaybı, depremin etkisini bir kez daha ortaya koydu" dedi. 6 Şubat depremleri Kıbrıs’ta da hissedildi KKTC Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı, İki Toplumlu Deprem Komitesi Üyesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat depremlerinin Kıbrıs’ta bazı bölgelerde güçlü şekilde hissedildiğini, Lefkoşa’da bir duvarın yıkıldığını hatırlattı. Bu durumun Kıbrıs’taki deprem riskinin yalnızca teorik bir olasılık olmadığını gösterdiğini belirten Atalar, adanın deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs’ın büyük depremlerle nadiren gündeme gelmesine rağmen çevresindeki aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu ifade eden Atalar, adanın Anadolu, Afrika ve Arap levhalarının etkileşim alanında yer aldığını söyledi. Bu jeodinamik yapının, yıkıcı depremler uzun aralıklarla gerçekleşse de riskin hiçbir zaman ortadan kalkmadığını gösterdiğini belirtti. "Kıbrıs’ta her gün deprem oluyor" Toplumda en sık sorulan sorunun "Deprem ne zaman olacak?" olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atalar, bu sorunun yanlış bir varsayıma dayandığını ifade etti. Kıbrıs’ta her gün deprem meydana geldiğini vurgulayan Atalar, yılda ortalama 500-600 sarsıntının kaydedildiğini, bazı yıllarda bu sayının bini aştığını, büyük depremler sonrasında ise 1200’e kadar çıktığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından Kıbrıs çevresinde kaydedilen yüksek sayıdaki sarsıntının, bölgedeki fay etkileşimlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösterdiğini kaydetti. "Can kaybına yol açan deprem değil, dayanıksız yapılar" Depremlerin yıkıcı etkisinin yalnızca büyüklükle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Cavit Atalar, yapı kalitesinin belirleyici unsur olduğunu vurguladı. Aynı büyüklükteki bir depremin farklı bölgelerde farklı sonuçlar doğurabildiğini ifade eden Atalar, özellikle mühendislik hizmeti almamış yapılar, eski bina stoku ve zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat
06 Şubat 2026 Cuma - 13:47 Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyerek binlerce can kaybına yol açan depremlerin yıl dönümünde, Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da afet farkındalığına yönelik etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda gerçeğini aratmayan bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Öğrenciler ve tatbikata katılan Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu çalan sirenle birlikte çök, kapan, tutun yaparak afette yapılması gerekenleri hiç taviz vermeden tatbikat sonuna kadar yerine getirdi. Tatbikat, İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatları doğrultusunda, AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu öncülüğünde yapıldı. Okulda çalan ilk sirenle birlikte öğrenciler, öğretmenler ve protokol üyeleri "çök-kapan-tutun" uygulamasını eksiksiz şekilde yerine getirdi. Bir süre beklenmesinin ardından çalan ikinci sirenle birlikte bina kontrollü şekilde tahliye edildi. Tatbikat süresince hiçbir aşamada taviz verilmezken, afet bilincinin yerleşmesi adına tüm prosedürler titizlikle uygulandı. "İstanbul’u afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" Tatbikat sonrası konuşan AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bugün Valimiz Davut Gül’ün emirleri kapsamında bir okulumuzda kapalı alan tahliye tatbikatı yaptık. Bunlar çok önemli hareketler. Bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz açısından son derece kıymetli çalışmalar. Yine Valimizin liderliğinde ilimizde afet farkındalığı oluşturulması noktasında kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz ciddi eğitim faaliyetleri yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde milletimizin asaleti ve devletimizin gücüyle çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın hiçbir noktasında görülmeyen bir iyileştirme süreci devam ediyor. İnsanlar evlerine kavuştu, sahada çalışmalar sürüyor. Bununla birlikte İstanbul genelinde, Valimizin liderliğinde İl Risk Azaltma Planı çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ışığında, tüm afetlere karşı İstanbul’u dirençli hale getirebilmek adına önemli adımlar atılıyor. Yine Cumhurbaşkanımızın başbakanken İstanbul’a özel olarak kurduğu İstanbul Proje Koordinasyon Birimi sayesinde; başta kamu binaları olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, kamu hizmet binaları ve güvenlik birimlerimizin bulunduğu alanlarda güçlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yürütülüyor. Vatandaşlarımızdan önemli bir ricamız var: İstanbul ve Marmara Bölgesi afetlere açık bir coğrafya. Afetlerden korunabilmek için herkesin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına ve kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verilmesini özellikle istirham ediyoruz. Ayrıca DASK sigortasının yaptırılması büyük önem taşıyor. 23 Nisan’da yaşanan depremde hafif hasarlı yaklaşık 6 bin 500 konut için devletimiz tarafından 150 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, sigortanın ne kadar önemli bir güvence olduğunu gösteriyor. Evlerimizde afet çantası bulundurmamızı ve afet anında yapılması gerekenleri öğrenmemizi özellikle rica ediyoruz." Tatbikat, öğrenciler ve okul yönetimi tarafından dikkatle takip edilirken, yetkililer bu tür uygulamaların belirli aralıklarla devam edeceğini vurguladı. Öte yandan tatbikat sonrasında Arnavutköy İlçe Kaymakamlığı binası girişinde açılan deprem temalı fotoğraf sergisi gezildi ve protokolün deprem zamanı bölgelerdeki çalışmaları hakkında konuşuldu.