Yerel Haberler
İstanbul
Yenidoğan çetesi davasında yarın ara kararın açıklanması bekleniyor 25 Mart 2026 Çarşamba - 18:07:30 İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ’yenidoğan çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı dava yarına ertelendi. İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ’yenidoğan çetesi’ne yönelik düzenlenen 2’inci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı’yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61’e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 8’inci duruşmada, aralarında Fırat Sarı’nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Sanık avukatları savunmalarına devam edecek Bugün görülen duruşma, sanık avukatlarının savunmaları ile devam etti. Avukatlar, sanıkların bir suç işlemediğini belirterek, müvekkillerinin tahliyelerini talep etti. Savunmaların ardından mahkeme heyeti, duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi. Yarın görülecek olan oturumda, sanık avukatlarının savunmalarının ardından mahkeme heyetinin ara kararını açıklaması bekleniyor.
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:06 Eyüpsultan’da parkta yan bakma kavgası cinayetle bitti İstanbul Eyüpsultan’da parkta alkol alan iki grup arasında yan bakma ve küfürleşme nedeniyle çıkan kavgada 34 yaşındaki adam, kırık cam şişenin böbreğine saplanması sonucu hayatını kaybetti. Olayla ilgili 5 kişi gözaltına alınırken, şüpheli olay sırasında alkollü olduğunu söyledi. Olay, 1 Mart akşamı Eyüpsultan Alibeyköy’de yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Hüseyin Koç (34) ve arkadaşları Hüseyin Ö. ve Ahmet A. akşam saatlerinde bir parkta alkol almaya başladı. Arkadaş grubunun yakınına gelen başka bir grup da alkol almaya başladı. Ardından iki grup arasında yan bakma ve küfürleşme nedeniyle tartışma çıktı. Çıkan tartışmada Hüseyin Koç, karşı taraftan birisiyle kavga etmeye başladı. Muhammet K, elindeki cam alkol şişesini yere vurup kırdıktan sonra Koç’un karnına sapladı. Ağır yaralanan Hüseyin Koç kanlar içinde yere yığılırken, iki arkadaşı da yaralandı. Şüpheli ve yanındakiler ise olay yerinden kaçtı. Ambulansla hastaneye kaldırılan yaralılardan Hüseyin Koç, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cinayetin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda şüpheli 5 kişinin kimliği tespit edildi. Yakalanarak gözaltına alınan 4 şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Polis, ifadeler doğrultusunda olayda cam şişeyi kullanan şahsın Muhammet K. olduğunu belirledi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yaptığı çalışmada firari Muhammet K.’yı da Kağıthane’de saklandığı adreste yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheli, Asayiş Şube’deki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelinin emniyette verdiği ilk beyanında alkollü olduğunu ve olayın nasıl olduğunu hatırlamadığını söylediği öğrenildi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 17:15 Pendik’te trafikte kavgaya ceza yağdı: "İlk önce ben saldırıya uğradım, kendimi savunmak zorunda kaldım" Pendik Kurtköy’de trafikte iki sürücü arasında çıkan ve cep telefonu kamerasına yansıyan kavganın ardından taraflardan İsminaz A. yaşananlara ilişkin açıklamalarda bulunurken, olay sonrası polis ekiplerince her iki sürücüye de 180 bin TL para cezası kesilerek araçlar 60 gün trafikten men edildi. Olay, Kurtköy Cahit Zarifoğlu Ortaokulu yolu üzerinde yaşandı. İddiaya göre trafikte seyir halinde bulunan iki sürücü arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma yaşandı. Tartışmanın bir anda büyümesiyle birlikte sürücüler araçlarından inerek birbirlerine saldırdı. Sürücülerden biri, çevreden gelen uyarıları dikkate almadan diğer sürücüyü yerde sürüklemeye çalışırken taraflar çevredeki vatandaşların araya girmesiyle güçlükle ayrıldı. Yaşanan tartışma karşı yönde ilerleyen bir sürücü tarafından cep telefonuyla kaydedildi. "Kendimi savunmak zorunda kaldım" Olayın ardından konuşan sürücülerden İsminaz A., saldırıya uğradığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı: "Sabah saat 09.00 civarında çocuklarımı okula bırakmak için olay yerine geldim. Aracımı park edeceğim sırada karşı taraf aracıyla bana çarptı. Araçtan indiğimde durumu sakin bir şekilde konuşmak istedim ancak yüzüme küfrederek saldırdı ve yüzümü tırnakladı. O sırada çocuklarım araçta ağlıyordu. Onları korumak için uzaklaştırmaya çalıştım ancak saldırı devam etti. Görüntüler o anlara ait ama olayın başlangıcı bu şekilde değil. İlk önce ben saldırıya uğradım. Kendimi savunmak zorunda kaldım. Olayla ilgili darp raporu aldım ve polise başvurdum." Sürücülere 360 bin TL ceza kesildi Öte yandan olayla ilgili inceleme başlatan polis ekipleri, sosyal medyada paylaşılan görüntüler üzerinden tarafları tespit etti. 34 RA 1444 plakalı araç sürücüsü İsminaz A. ile 34 HYC 717 plakalı araç sürücüsü Neslihan A.’nın, Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/4 maddesi kapsamında ’trafikte saldırı amaçlı araçtan inmek’ kuralını ihlal ettikleri belirlendi. Her iki sürücüye kişi başı 180 bin TL olmak üzere toplam 360 bin TL idari para cezası uygulanırken, ehliyetlerine 60’ar gün süreyle el konuldu, araçlar ise 60 gün trafikten men edildi. Sürücüler ayrıca ’trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek’ suçundan işlem yapılmak üzere polis merkezine götürüldü.
Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat
06 Şubat 2026 Cuma - 13:59 Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat İstanbul Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde bir ortaokulda düzenlenen deprem tatbikatı gerçeğini aratmadı. 11 ili etkileyerek binlerce can kaybına yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da afet farkındalığına yönelik etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul’un Arnavutköy ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda gerçeğini aratmayan bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikat, İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatları doğrultusunda AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu öncülüğünde yapıldı. Okulda çalan ilk sirenle birlikte öğrenciler, öğretmenler ve protokol üyeleri "çök-kapan-tutun" uygulamasını eksiksiz şekilde yerine getirdi. Bir süre beklenmesinin ardından çalan ikinci sirenle birlikte bina kontrollü şekilde tahliye edildi. Tatbikat süresince hiçbir aşamada taviz verilmezken, afet bilincinin yerleşmesi adına tüm prosedürler titizlikle uygulandı. "İstanbul’u afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" Tatbikat sonrası konuşan AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bugün Valimiz Davut Gül’ün emirleri kapsamında bir okulumuzda kapalı alan tahliye tatbikatı yaptık. Bunlar çok önemli hareketler. Bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz açısından son derece kıymetli çalışmalar. Yine Valimizin liderliğinde ilimizde afet farkındalığı oluşturulması noktasında kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz ciddi eğitim faaliyetleri yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde milletimizin asaleti ve devletimizin gücüyle çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın hiçbir noktasında görülmeyen bir iyileştirme süreci devam ediyor. İnsanlar evlerine kavuştu, sahada çalışmalar sürüyor. Bununla birlikte İstanbul genelinde, Valimizin liderliğinde İl Risk Azaltma Planı çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ışığında, tüm afetlere karşı İstanbul’u dirençli hale getirebilmek adına önemli adımlar atılıyor. Yine Cumhurbaşkanımızın başbakanken İstanbul’a özel olarak kurduğu İstanbul Proje Koordinasyon Birimi sayesinde, başta kamu binaları olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, kamu hizmet binaları ve güvenlik birimlerimizin bulunduğu alanlarda güçlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yürütülüyor. Vatandaşlarımızdan önemli bir ricamız var: İstanbul ve Marmara Bölgesi afetlere açık bir coğrafya. Afetlerden korunabilmek için herkesin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına ve kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verilmesini özellikle istirham ediyoruz. Ayrıca DASK sigortasının yaptırılması büyük önem taşıyor. 23 Nisan’da yaşanan depremde hafif hasarlı yaklaşık 6 bin 500 konut için devletimiz tarafından 150 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, sigortanın ne kadar önemli bir güvence olduğunu gösteriyor. Evlerimizde afet çantası bulundurmamızı ve afet anında yapılması gerekenleri öğrenmemizi özellikle rica ediyoruz" ifadelerini kullandı. Arnavutköy İlçe Kaymakamlığı binası girişinde açılan deprem temalı fotoğraf sergisi de gezilerek, protokolün deprem zamanı bölgelerdeki çalışmaları hakkında konuşuldu.
Nesim Turan: "Çin ve Kore’nin hegemonyası altındaki bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:55 Nesim Turan: "Çin ve Kore’nin hegemonyası altındaki bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli" Eski para masa tenisi sporcusu Nesim Turan, paralimpikte para masa tenisinin Türkiye’nin en başarılı branşlarından olduğunu söyleyerek, "Para masa tenisindeki gelişim sürecini bambaşka bir seviyeye getirdik. Çin ve Kore’nin hegemonyası altında olan bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli" dedi. Eski para masa tenisi sporcusu Nesim Turan, Brand&Sport Summit etkinliğinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sporculuğu bıraktığını ama sporu bırakma niyeti olmadığını söyleyen Turan, "Öyle bir düşüncemiz de yok. İnsan hayatına dokunmak için sporcu olmaya da gerek yok. Evinden çıkamayan tek bir engelli kalmayana kadar mücadelemiz devam edecek. Paralimpik alanında insanları hayata dair motive etmek için çabalayacağız. Yaptığım her işte şu mantalitede yaşamayı seviyorum; insanlara ne gibi bir faydamız var? Bu soruyu kendime sorduğumda, cevaba göre kendime hep yol haritası çizdim, çizmeye devam edeceğiz. Sosyal medya projelerim var. Spor yöneticiliği kısmında niye paralimpik bir sporcu yönetmeye talip olmasın gibi birçok alanda hedeflerim, hayallerim var. Bunların ne kadar gerçekleştirebiliriz, ne kadarını gerçekleştiremeyiz zaman gösterecek. Madalyalardan çok daha kıymetli olan bir şey var. O da, tanımadığım bir insandan ’Ben de sizi örnek aldım. Sizin sayenizde spora başladım’ gibi cümleler en kıymetli madalya oluyor" şeklinde konuştu. Paralimpikte para masa tenisinin Türkiye’nin en başarılı olduğu branşlardan olduğunu ifade eden Nesim Turan, "Para masa tenisindeki gelişim sürecini bambaşka bir seviyeye getirdik. Çin ve Kore’nin hegemonyası altında olan bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli. Alttan gelecek çocukların 2028 için biraz zor olduğunu düşünen taraftayım. Doğru bir yatırımla, doğru bir spor bakış açısıyla sonraki dönemlerde yine bu alanda söz sahibi branş haline gelebileceğine inanıyorum. Umarım öyle de olur. Yine devam eden arkadaşlarımızın madalya alacağına eminim. Sonraki süreçlerde yavaş yavaş jenerasyonun da sonuna geleceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
Prof. Dr. Atalar’dan Kıbrıs için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez
06 Şubat 2026 Cuma - 13:51 Prof. Dr. Atalar’dan Kıbrıs için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde konuşan Prof. Dr. Cavit Atalar, Kıbrıs’ın aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu belirterek yılda ortalama 500-600 depremin kaydedildiğini ve yapı kalitesinin can kayıplarında belirleyici olduğunu vurguladı. Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde Kıbrıs’ın güncel deprem riskine dikkat çekti. Prof. Dr. Cavit Atalar, "6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve on binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremler, geniş bir coğrafyada derin izler bıraktı. Türkiye başta olmak üzere birçok bölgeyi etkileyen felaket, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de ortak bir yasa dönüştü. Depremlerde yaşamını yitiren Şampiyon Melekler ile 49 kişinin kaybı, depremin etkisini bir kez daha ortaya koydu" dedi. 6 Şubat depremleri Kıbrıs’ta da hissedildi KKTC Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı, İki Toplumlu Deprem Komitesi Üyesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat depremlerinin Kıbrıs’ta bazı bölgelerde güçlü şekilde hissedildiğini, Lefkoşa’da bir duvarın yıkıldığını hatırlattı. Bu durumun Kıbrıs’taki deprem riskinin yalnızca teorik bir olasılık olmadığını gösterdiğini belirten Atalar, adanın deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs’ın büyük depremlerle nadiren gündeme gelmesine rağmen çevresindeki aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu ifade eden Atalar, adanın Anadolu, Afrika ve Arap levhalarının etkileşim alanında yer aldığını söyledi. Bu jeodinamik yapının, yıkıcı depremler uzun aralıklarla gerçekleşse de riskin hiçbir zaman ortadan kalkmadığını gösterdiğini belirtti. "Kıbrıs’ta her gün deprem oluyor" Toplumda en sık sorulan sorunun "Deprem ne zaman olacak?" olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atalar, bu sorunun yanlış bir varsayıma dayandığını ifade etti. Kıbrıs’ta her gün deprem meydana geldiğini vurgulayan Atalar, yılda ortalama 500-600 sarsıntının kaydedildiğini, bazı yıllarda bu sayının bini aştığını, büyük depremler sonrasında ise 1200’e kadar çıktığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından Kıbrıs çevresinde kaydedilen yüksek sayıdaki sarsıntının, bölgedeki fay etkileşimlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösterdiğini kaydetti. "Can kaybına yol açan deprem değil, dayanıksız yapılar" Depremlerin yıkıcı etkisinin yalnızca büyüklükle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Cavit Atalar, yapı kalitesinin belirleyici unsur olduğunu vurguladı. Aynı büyüklükteki bir depremin farklı bölgelerde farklı sonuçlar doğurabildiğini ifade eden Atalar, özellikle mühendislik hizmeti almamış yapılar, eski bina stoku ve zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat
06 Şubat 2026 Cuma - 13:47 Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyerek binlerce can kaybına yol açan depremlerin yıl dönümünde, Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da afet farkındalığına yönelik etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda gerçeğini aratmayan bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Öğrenciler ve tatbikata katılan Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu çalan sirenle birlikte çök, kapan, tutun yaparak afette yapılması gerekenleri hiç taviz vermeden tatbikat sonuna kadar yerine getirdi. Tatbikat, İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatları doğrultusunda, AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu öncülüğünde yapıldı. Okulda çalan ilk sirenle birlikte öğrenciler, öğretmenler ve protokol üyeleri "çök-kapan-tutun" uygulamasını eksiksiz şekilde yerine getirdi. Bir süre beklenmesinin ardından çalan ikinci sirenle birlikte bina kontrollü şekilde tahliye edildi. Tatbikat süresince hiçbir aşamada taviz verilmezken, afet bilincinin yerleşmesi adına tüm prosedürler titizlikle uygulandı. "İstanbul’u afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" Tatbikat sonrası konuşan AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bugün Valimiz Davut Gül’ün emirleri kapsamında bir okulumuzda kapalı alan tahliye tatbikatı yaptık. Bunlar çok önemli hareketler. Bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz açısından son derece kıymetli çalışmalar. Yine Valimizin liderliğinde ilimizde afet farkındalığı oluşturulması noktasında kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz ciddi eğitim faaliyetleri yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde milletimizin asaleti ve devletimizin gücüyle çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın hiçbir noktasında görülmeyen bir iyileştirme süreci devam ediyor. İnsanlar evlerine kavuştu, sahada çalışmalar sürüyor. Bununla birlikte İstanbul genelinde, Valimizin liderliğinde İl Risk Azaltma Planı çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ışığında, tüm afetlere karşı İstanbul’u dirençli hale getirebilmek adına önemli adımlar atılıyor. Yine Cumhurbaşkanımızın başbakanken İstanbul’a özel olarak kurduğu İstanbul Proje Koordinasyon Birimi sayesinde; başta kamu binaları olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, kamu hizmet binaları ve güvenlik birimlerimizin bulunduğu alanlarda güçlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yürütülüyor. Vatandaşlarımızdan önemli bir ricamız var: İstanbul ve Marmara Bölgesi afetlere açık bir coğrafya. Afetlerden korunabilmek için herkesin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına ve kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verilmesini özellikle istirham ediyoruz. Ayrıca DASK sigortasının yaptırılması büyük önem taşıyor. 23 Nisan’da yaşanan depremde hafif hasarlı yaklaşık 6 bin 500 konut için devletimiz tarafından 150 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, sigortanın ne kadar önemli bir güvence olduğunu gösteriyor. Evlerimizde afet çantası bulundurmamızı ve afet anında yapılması gerekenleri öğrenmemizi özellikle rica ediyoruz." Tatbikat, öğrenciler ve okul yönetimi tarafından dikkatle takip edilirken, yetkililer bu tür uygulamaların belirli aralıklarla devam edeceğini vurguladı. Öte yandan tatbikat sonrasında Arnavutköy İlçe Kaymakamlığı binası girişinde açılan deprem temalı fotoğraf sergisi gezildi ve protokolün deprem zamanı bölgelerdeki çalışmaları hakkında konuşuldu.
Murat Aksu: "2025 yılı Türkiye için ilklerin yılı oldu"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:46 Murat Aksu: "2025 yılı Türkiye için ilklerin yılı oldu" Türkiye Milli Paralimpik Komitesi (TMPK) Başkanı Murat Aksu, 2025’in Türkiye için ilklerin yılı olduğunu söyledi. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Murat Aksu, Brand&Sport Summit etkinliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 2025 yılının Türkiye için ilklerin yılı olduğunu hatırlatan Aksu, "Defne Kurt’u gördük. 5 altın madalyayla bize Dünya Şampiyonası’nda mutluluk kazandırdı. Türkiye’de ayrıca Avrupa Para Gençlik Oyunları İstanbul’da düzenlendi. Bu bizim tarihimizde ilkti. Paralimpikte dünyada ilk düzenlenen Plaj Oyunları’nı Mersin’de düzenledik. Dünya Halter Şampiyonası’nı da yaptık. Artık Türkiye, sadece yarışmalara katılan bir ülke değil. Artık yarışmalara ev sahipliği de yapıyoruz. 2036 Paralimpik Oyunları’nı İstanbul’da düzenleyene kadar bu hedefimizden vazgeçmeyeceğiz. Paralimpik organizasyonlarını en iyi şekilde yapabileceğimizi gösteriyoruz. Sporcularımız, 2025 yılında birçok ülkede yarıştı. Öncelikli hedefimiz ise 2028 Paralimpik Oyunları. 28 olan sayımızı yükseltmek istiyoruz" şeklinde konuştu. 2028 Paralimpik Oyunları için yaptıkları çalışmalar hakkında da konuşan Aksu, "Bütün sporcu kardeşlerim, son sürat organizasyon için çalışmaya devam ediyor. Basının destekleri çok önemli. İlham kaynağı olan sporcularımızın başarılarını ne kadar çok kardeşimize duyurursak, onları spora kazandırırsak, o kadar iyi. Bu yüzden basının desteğinin artarak devam etmesini istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Erdemir’den şehit yakınları ve gazilere sanat alanında destek
06 Şubat 2026 Cuma - 13:45 Erdemir’den şehit yakınları ve gazilere sanat alanında destek OYAK Maden Metalürji şirketlerinden Erdemir ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü arasında ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında 81 ilde şehit yakınları ve gazilere yönelik düzenlenecek sanat kurslarında kursiyerlerin malzeme ihtiyacı şirket tarafından karşılanacak. Türkiye çelik sektörünün önde gelenlerinden Ereğli Demir ve Çelik Fabrikası T.A.Ş. (Erdemir), sosyal sorumluluk vizyonuyla anlamlı bir projeye adım attı. Şirket ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü arasında ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. İmza töreni, Ankara’da Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Protokol, Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu ile Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt tarafından imzalandı. 81 İlde şehit yakınları ve gazilere sanat kursları Yapılan açıklamaya göre, imzalanan protokol kapsamında şirket, Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’nın yürütülmesi ve malzeme temini için maddi destek sağlayacak. Programa katılan kursiyerlerin tüm sanat malzemeleri şirket tarafından karşılanacak. Türkiye’nin 81 ilinde açılacak kurslarda, şehit yakını ve gaziler birbirinden farklı sanat branşlarında eğitim alabilecek. Kursiyerler eğitimlerde yapacakları sanat eserleri ile hem kendilerini ifade etme fırsatı bulacak hem de sanatın iyileştirici gücüyle özgüven kazanarak sosyal hayata daha güçlü katılacaklar. Sanat kursları çeşitli illerde yer alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Aile Destek Merkezleri (ADEM), Halk Eğitim Merkezleri, belediyeler, üniversiteler ve Gençlik Merkezleri ile koordineli şekilde gerçekleştirilecek. "Kahramanlarımızın ve ailelerinin yanındayız" İmza törenine katılan Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu "Bu proje, emek ve alın teriyle büyüyen OYAK Grubu’nun, şehit yakınları ve gazilerimiz için sorumluluk üstlenmeye devam ettiğinin güçlü bir göstergesidir. Ülkemizin en büyük sanayi kuruluşlarından biri olarak; toplumsal fayda üreten, ülkemizin ve milletimizin değerleriyle bütünleşen projeleri önceliklerimiz arasında değerlendiriyoruz" dedi. Başoğlu konuşmasına şöyle devam etti: "Şirketimiz, Türkiye’nin lider entegre çelik üreticisi olmanın ötesinde topluma dokunan güçlü bir kurumsal vatandaş olmayı misyon edinmiştir. Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü, kahramanlarımızın ailelerine ulaştıracak olan bu projenin yakın takipçisi olmaya devam edecek; çok daha geniş kitlelere ulaşması için desteğimizi sürdüreceğiz." Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt ise imza töreninde projenin önemine dikkat çekti. Kurt, "Şehitlerimizin emanetleri ve gazilerimiz, devletimizin gönlündeki en müstesna yerdedir. Sanatın iyileştirici gücünü kullanarak onların sosyal hayata katılımını güçlendirecek bu proje, kamu ile özel sektör iş birliğinin örnek bir modelidir. Erdemir’e bu anlamlı destek için teşekkür ediyoruz" dedi.
İstanbul merkezli 16 ilde dolandırıcılık operasyonu: 51 gözaltı
06 Şubat 2026 Cuma - 13:35 İstanbul merkezli 16 ilde dolandırıcılık operasyonu: 51 gözaltı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 16 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Kurbanlarını yüklü miktarda dolandıran şüphelilerin yakalanmasına yönelik düzenlenen operasyon sonucu 51 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bazı şüphelilerin ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’kurulan suç örgütüne üye olmak’ ve ’nitelikli dolandırıcılık’ suçları çerçevesinde Instagram’da kendilerini yatırım danışmanı olarak tanıtarak, yatırım vaadiyle reklam paylaşımları yaptığı ve vatandaşlara borsada bulunan şirketlerin hisselerinden günlük alım satım yaparak kısa süre içinde sermayenin 5 katı kadar kar vaat ettiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin kişilerin cep telefonlarına "IN.Pro" adlı yatırım uygulamasını yükleyerek temin ettikleri paraları kurmuş oldukları paravan şirketlerin banka hesaplarına yatırttıkları, ayrıca şirket hesaplarına gelen paraları ikinci veya üçüncü banka hesaplarına aktarıp, kripto platformuna göndererek takibini imkansız hale getirdikleri belirlendi. Ağlarına düşürdükleri kurbanlarını yüklü miktarda dolandırdılar Soruşturma çerçevesinde benzer yöntemlerle Y.G. isimli şahsın 102 milyon 246 bin 80 lira, A.Y. isimli şahsın 2 milyon 860 bin lira, M.E.K. isimli şahsın 4 milyon 855 lira, H.K. isimli şahsın 3 milyon lira, U.S.K. isimli şahsın 3 milyon 489 bin lira olmak üzere 5 kişinin toplam 115 milyon 595 bin 965 lira dolandırıldığı, ayrıca H.D. isimli şahsın 12 bin dolar, H.Ö. isimli şahsın 1 milyon 392 bin lira, K.T. isimli şahsın 1 milyon 289 bin lira ile yaklaşık 97 bin 643 dolar, A.S. isimli şahsın 223 bin lira dolandırıldığı belirlendi. Olaya ilişkin ilk aşamada 37 şüpheli şirket ile 64 şüpheli şahıs belirlenirken, devamında 50 paravan şirket ile bu şirketlerin yetkilisi olarak 42 şüpheli şahıs, paranın aklamasına aracılık eden 3 kuyumcu şirketi, banka veya kripto hesaplarını kullandıran 45 şahıs, TAPE kayıtlarından tespit edilen 20 şahıs ve ’IP/PORT’ çalışması neticesinde 4 şahıs olmak üzere 114 ve 40 şüpheli şahısla toplam 154 şüpheli tespit edildi. Tespit edilen 154 şüpheliden 44’ünün cezaevinde olduğu belirlenirken, diğer şüphelilere yönelik İstanbul, Gaziantep, İzmir, Ankara, Sakarya, Kocaeli, Konya, Şanlıurfa, Antalya, Mardin, Manisa, Muğla, Rize, Siirt, Tekirdağ ve Trabzon’da operasyon düzenlendi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyon sonucu 51 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin örgüt içi görev ve konumlarının netleştirilmesi, finansal ve dijital delillerin temini, suçtan elde edilen gelirlerin izinin sürülmesi ve delillerin muhafazası amacıyla adreslerinde arama ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirildiği, ayrıca soruşturmanın örgütsel yapının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü ve titizlikle yürütülmeye devam edeceği öğrenildi.
Hemşire Sibel’i öldüren sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı
06 Şubat 2026 Cuma - 13:07 Hemşire Sibel’i öldüren sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı İstanbul Bağcılar’da hemşire kız arkadaşı Sibel Kavılı’yı silahla ateş ederek öldüren Cumali Varan’ın yargılandığı dava karara bağlandı. Heyet, tutuklu sanık Cumali Varan’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Bağcılar’da 29 Mart 2024’te meydana gelen olayda, bir hastanede güvenlik görevlisi olarak çalışan Cumali Varan (46) aynı hastanede birlikte çalıştığı kız arkadaşı hemşire Sibel Kavılı’yı (44) silahla ateş ederek öldürmüştü. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen Varan ilk duruşmada yaptığı savunmasında, maktul Kavılı’nın astral seyahat eğitimleri aldığını ve kendisi üzerinde uygulamak istediğini söylemişti. Sanık Varan savunmasında "Üzerimde seanslar uyguladı, psikolojim bozuldu. Olay günü bana yeni eğitimler aldığını ve üzerimde uygulamak istediğini söyledi. Gittim yatak odasındaki silahı aldım. Silahı almamın sebebi kafama sıkmaktı. Silahı kafama dayadım çekerken silah patladı. Sibel vuruldu" ifadelerini kullanmıştı. Cumali Varan’ın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Cumali Varan ile müştekiler hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı. "Ben kendimi öldürmek isterken böyle bir olay yaşandı" Karar duruşmasında son sözü sorulan sanık Cumali Varan, "Yaşanan olayla ilgili çok üzgünüm. Keşke böyle bir şey yaşanmasaydı. Ben kendimi öldürmek isterken, böyle bir olay yaşandı" dedi. Beyanda bulunan müşteki aile de, sanık hakkında şikayetlerinin devam ettiğini ve en üst sınırdan cezalandırılmasını istediklerini belirtti. Son sözü sorulan sanık: "Bu olay kazara oldu" Karar öncesi son sözü sorulan sanık, "Bana inanmanızı istiyorum. Bu olay kazara oldu, çok üzgünüm ve pişmanım" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Esasa ilişkin kararını açıklayan mahkeme heyeti, Cumali Varan’ı ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Verilen cezada indirim uygulamayan heyet, ayrıca sanığın ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan da 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.