Yerel Haberler
İstanbul
Mircea Lucescu: "Hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık" 26 Mart 2026 Perşembe - 23:54:16 Romanya Milli Takımı Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Türkiye karşısında hak etmedikleri bir mağlubiyet aldıklarını söyledi. Romanya, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa elemeleri play-off turu yarı final maçında Beşiktaş Park’ta oynadığı Türkiye’ye 1-0 yenildi. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında Romanya Milli Takımı Teknik Direktörü Mircea Lucescu açıklamalarda bulundu. A Milli Futbol Takımı’nı kendi döneminde gençleştirdiğini söyleyen Lucescu, "Sadece Hakan’ı değil, Merih’i, Zeki’yi, Kaan’ı ve diğer futbolcuları ben aldım. O dönemde bazı sonuçları alamadım. Bu takım 10 sene sonra sonuçları almaya başladı. Şu anda bunu Romanya’ya yapmaya çalışıyorum. Umarım ileride Romanya da bu sonuçları alır ve benim onlara verdiğim katkıyı hatırlarlar" diye konuştu. Dengeli bir maç olduğunu ifade eden deneyimli teknik adam, "Golde defansın dikkatsizliği oldu. Türkiye’yi çok beğeniyorum, Montella gibi iyi bir hocaları da var. Biz Türkiye’yi savunmaya çalıştık. O hata belki de hak etmediğimiz mağlubiyete neden oldu" şeklinde konuştu. "Hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık" Kaybettikleri için üzüldüklerini belirten Mircea Lucescu, "Bizim de pozisyonlarımız oldu. Direkten döndü, bir pozisyonda Hagi biraz dikkatli olsa gol atabilirdi. Dengeli bir maç oldu. Hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık" dedi. Son dönemde Romanya futbolunda bazı hatalar yapıldığını aktaran Lucescu, "O yüzden bu durumlara düştü. Türk futbolu, iyi yatırımlar yaptı. Çok iyi yabancı oyuncuları getirdi. O futbolcular, Türk futbolcuna örnek oldu. O yüzden Türk futbolu büyük kazançlar elde etti. Türkiye 70 milyon futbolcu alıyor fark orada. Hagi ve Popescu’nun, Türk futboluna çok katkıları oldu, Rumen futbolular iyi takımlarda oynadı. Türk futboluna iyi katkılar sağladı. Maddi olarak Romanya yatırımlar yapmalı. Yetenekli futbolcuları var. Yavaş yavaş eski durumlarına gelebilir" diyerek sözlerini tamamladı.
26 Mart 2026 Perşembe - 23:51 Vincenzo Montella: "İnşallah ülkemiz adına Dünya Kupası’na katılabiliriz ve herkesi mutlu edebiliriz" A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, hedeflerinin ve hayallerinin FIFA Dünya Kupası’na katılmak olduğunu belirterek, "İnşallah ülkemiz adına kupaya katılabiliriz ve herkesi mutlu edebiliriz" dedi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa elemeleri play-off turu yarı final maçında Beşiktaş Park’ta karşılaştığı Romanya’yı 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella açıklamalarda bulundu. Takımın performansından memnun olduğunu belirten Montella, "İlk yarıda rakibimiz geriye yaslandığında derin koşulara ihtiyacımız vardı. İkinci yarı futbolcularımız sabırlı bir şekilde oynadı. Maçın yönetimiyle alakalı bizim futbolcularımız olgun bir şekilde oynadı. Bu tarz maçlarda bazen sabırsız olabilirsiniz, mesafeleri açabilirsiniz. Olgun bir şekilde maçı bitirdiler. Rakibin kim olacağını bilmiyoruz. Final oynayacağız, kim olacağı fark etmiyor" diye konuştu. "Sabırlı olmamız gerektiğini söylemiştik" Romanya’nın bekledikleri gibi oynadığını ifade eden İtalyan teknik adam, "En başından sabırlı olmamız gerektiğini söylemiştik. Rakibimizin silahı kontratak olacaktı. Bu tarz şeyleri bekliyorduk. Futbolcularımız olgun bir maç oynadı. Sabırlı bir şekilde topu çevirip, istediğimizi elde ettik. İlk yarıda koşuları biraz daha fazla yapabilirdik. İkinci yarı toparladık ve istediğimiz sonucu aldık. Futbolcularımız mutlu ve gururluyum" şeklinde konuştu. Her rakibin ve maçın farklı olduğunu vurgulayan 51 yaşındaki teknik direktör, "En şekilde iyi şekilde hazırlanmamız gerekiyor. Bu tarz rakiplere karşı sabırsız olabiliyorsunuz. Bizim futbolcularımız olgun oynadı. Bundan dolayı inanılmaz gurur duyuyorum. Bir dahaki maç tam konsantreyiz. Belki o maçta bu maçtan daha fazla konsantre olmalıyız" ifadelerini kullandı. "İnşallah ülkemiz adına kupaya katılabiliriz ve herkesi mutlu edebiliriz" Dünya Kupası’na katılmak için son 1 adım kaldığını söyleyen Vincenzo Montella, "Bu adımı da başarmak istiyoruz. 2 yıldır geldiğimiz yolculukta çok mutlu olduğumuz anlar da oldu, çok üzüldüğümüz anlar da oldu. Bu deneyimlerle çok daha iyi noktaya gideceğiz. Ülkemiz adına uzun yıllardır Dünya Kupası’na katılamıyoruz. Hedefimiz ve hayalimiz bu. İnşallah ülkemiz adına kupaya katılabiliriz ve herkesi mutlu edebiliriz. Taraftarımıza parantez açmak istiyorum. Ben de bir yabancıyım aslında ama ilk başta belki biraz soğukluk vardı. Şu anda nereye gidersek gidelim takımımızın etrafında büyük bir sevgi var. Futbolcularımız bunu ortaya koyduğu yürekle başardılar. Taraftarlarımıza bize verdiği destekten dolayı çok teşekkür ederim" değerlendirmesinde bulundu. "Oyuncularımla gurur duyuyorum" Hafta içinde futbolcularıyla sabırlı olmaları gerektiğiyle ilgili konuşmalar yaptığını hatırlatan Montella, "Artık Türk gibi hissettiğim için hafta boyunca futbolcularımıza sürekli sabırlı olmamız gerektiğini, oyunu olgun oynamamız gerektiğini konuştum. Böyle bir performans gösterdikleri için oyuncularımla gurur duyuyorum. Rakibimizin bu şekilde çıkacağını düşündüğümüz için bu şekilde hazırlandık" açıklamasında bulundu. "Lucescu’yu yenebildiğim için de çok mutluyum" Romanya Milli Takımı Teknik Direktörü Mircea Lucescu hakkında da konuşan İtalyan teknik direktör, "Kendisiyle alakalı çok anım var. 35 yaşında bu mesleğe başladığımda onun çalıştırdığı Shakhtar ile karşılaşmıştım. Milan’da çalışırken Hakan’ı görmeye gelirdi. Çok büyük ve saygı beslediğim bir hoca. Kariyerini konuşmaya bile gerek yok. Kazandığı kupalarla dünyada 3. sırada. Karakteri inanılmaz bir insan. Onunla görüşmek güzeldi. Kendisini yenebildiğim için de çok mutluyum" dedi. "Orkun’u ne kadar çok sevdiğimi kendisi de biliyor" Orkun Kökçü ile ilişkisinin iyi olduğunu söyleyen Vincenzo Montella, "Orkun’u ne kadar çok sevdiğimi kendisi de biliyor. İlişkimiz inanılmaz güzel. Kendisini formda olduğunu biliyorum. Bildiğim için bu seçimi yaparken zorlandım. Hoca olarak kendi konfor alanım için çalışmıyorum, takıma gerektiği şekilde çalışıyorum. Bu maçta İsmail gibi özellikleri olan bir oyuncuya ihtiyacımızın olduğuna inandığım için İsmail’i oynattım. Hoca olarak her zaman takımın iyiliğini düşünüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
26 Mart 2026 Perşembe - 23:19 Hakan Çalhanoğlu: "Tek hedefim kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak" A Milli Futbol Takımı’nın başarılı futbolcusu Hakan Çalhanoğlu, tek hedefinin kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak olduğunu ve bunu da 24 yıl sonra başaracaklarına inandığını söyledi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası play-off yarı finalinde Beşiktaş Park’ta karşılaştığı Romanya’yı 1-0 mağlup ederek final etabına kaldı. Milliler, finalde Slovakya - Kosova mücadelesinin galibiyle karşılaşacak. Romanya müsabakasının ardından kırmızı-beyazlı takımın kaptanı Hakan Çalhanoğlu da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "24 yıl sonra herkes Dünya Kupası’na katılmak istiyor" İlk maçı sorunsuz atlattıkları için çok mutlu olduklarını belirterek sözlerine başlayan milli futbolcu, "Üzerimizde bir yük var, bunu hissediyoruz. 24 yıl sonra herkes Dünya Kupası’na katılmak istiyor. Aynı şekilde biz de öyle. Bu maçı atlattığımız için çok mutluyuz. Son maç kaldı. İnşallah o maça da iyi hazırlanacağız. Şu an en önemlisi iyi dinlenmek, iyi hazırlanmak. Zaten şimdi Riva’ya gittiğimizde rakibi analiz edeceğiz. Şimdilik çok mutluyuz ama daha henüz bir şey bitmedi" ifadelerini kullandı. "Sabırlıydık, oyunun kontrolü her zaman bizdeydi" Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın Romanya maçının kolay geçmeyeceğini kendilerine söylediğini hatırlatan Çalhanoğlu, "Herkesin beklentisi 3-0, 4-0’dı ama öyle bir maç olmayacağını biz de biliyorduk. Romanya Milli Takımı iyi bir takım. Eski hocamız orada çalışıyor. Her oyuncuyu tanıyor. Sabırlıydık, oyunun kontrolü her zaman bizdeydi. Takım motive, çok pozitif. Soyunma odasındaki durum da çok güzel her zamanki gibi. Zaten çoğu şeyi görüyorsunuz, aynı şekilde devam ediyor. Bu mutluluğu kaybetmek istemiyoruz. Devamını yaşatmak istiyoruz hem kendimize hem milletimize" şeklinde konuştu. Hakan, ‘Play-off finalinde hangi takımı rakip olarak görmek istersin?’ sorusuna da, "Hangi rakip olursa olsun önemli değil. Önemli olan o finale iyi hazırlanmak" cevabını verdi. "103. milli maçımı yaptığım için çok mutluyum" Kırmızı-beyazlı formayı 103. kez sırtına geçiren Hakan Çalhanoğlu, duygularını şu şekilde aktardı: "Milli takım sürecinde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum; hocalarıma, tüm ağabeylerime.. 103. milli maçımı yaptığım için çok mutluyum, çok da gururluyum. İnşallah daha niceleri olur. Tek hedefim kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak. Tek eksiğim de bu mili takımda şu an. İnşallah nasip olur. Takım arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Tüm kardeşlerimin eline, ayağına, yüreğine sağlık. Hepsi bana yardımcı oluyorlar. İnşallah oraya katılırsak güzel bir turnuva olacağına inanıyorum. Çünkü Avrupa Şampiyonası’nda da güzel bir turnuva yaşadık. Oraya katılalım, ondan sonrasına bakarız."
Hemşire Sibel’i öldüren sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı
06 Şubat 2026 Cuma - 13:07 Hemşire Sibel’i öldüren sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı İstanbul Bağcılar’da hemşire kız arkadaşı Sibel Kavılı’yı silahla ateş ederek öldüren Cumali Varan’ın yargılandığı dava karara bağlandı. Heyet, tutuklu sanık Cumali Varan’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Bağcılar’da 29 Mart 2024’te meydana gelen olayda, bir hastanede güvenlik görevlisi olarak çalışan Cumali Varan (46) aynı hastanede birlikte çalıştığı kız arkadaşı hemşire Sibel Kavılı’yı (44) silahla ateş ederek öldürmüştü. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen Varan ilk duruşmada yaptığı savunmasında, maktul Kavılı’nın astral seyahat eğitimleri aldığını ve kendisi üzerinde uygulamak istediğini söylemişti. Sanık Varan savunmasında "Üzerimde seanslar uyguladı, psikolojim bozuldu. Olay günü bana yeni eğitimler aldığını ve üzerimde uygulamak istediğini söyledi. Gittim yatak odasındaki silahı aldım. Silahı almamın sebebi kafama sıkmaktı. Silahı kafama dayadım çekerken silah patladı. Sibel vuruldu" ifadelerini kullanmıştı. Cumali Varan’ın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Cumali Varan ile müştekiler hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı. "Ben kendimi öldürmek isterken böyle bir olay yaşandı" Karar duruşmasında son sözü sorulan sanık Cumali Varan, "Yaşanan olayla ilgili çok üzgünüm. Keşke böyle bir şey yaşanmasaydı. Ben kendimi öldürmek isterken, böyle bir olay yaşandı" dedi. Beyanda bulunan müşteki aile de, sanık hakkında şikayetlerinin devam ettiğini ve en üst sınırdan cezalandırılmasını istediklerini belirtti. Son sözü sorulan sanık: "Bu olay kazara oldu" Karar öncesi son sözü sorulan sanık, "Bana inanmanızı istiyorum. Bu olay kazara oldu, çok üzgünüm ve pişmanım" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Esasa ilişkin kararını açıklayan mahkeme heyeti, Cumali Varan’ı ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Verilen cezada indirim uygulamayan heyet, ayrıca sanığın ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan da 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.
Küçükçekmece’de 1 kişinin öldüğü, 51 kişinin yaralandığı metrobüs kazasına ilişkin davada şoföre tahliye
06 Şubat 2026 Cuma - 12:43 Küçükçekmece’de 1 kişinin öldüğü, 51 kişinin yaralandığı metrobüs kazasına ilişkin davada şoföre tahliye İstanbul Küçükçekmece’de 29 Ağustos 2024 tarihinde 1 kişinin hayatını kaybettiği, 51 kişinin yaralandığı ve 2 metrobüsün karıştığı kazaya ilişkin görülen davada tutuklu şoförün tahliyesine hükmetti. Heyet ayrıca, kazaya ilişkin ek bilirkişi raporu alınmasına karar verdi. İstanbul Küçükçekmece’de 29 Ağustos 2024 tarihinde bir metrobüsün karşı yönden gelen metrobüse çarpması sonucu 1 kişinin hayatın kaybettiği 51 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlanmıştı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede metrobüs şoförü Düzgün Murat Çetin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) denetim amiri olarak görevli olan Hüseyin Pazarlı, İETT Metrobüs Daire Başkanlığı Metrobüs Filo Yönetim Merkezi saha amiri Şafak Yıldız, metrobüs yolunda çalışma yapan inşaat firmasının şantiye şefi Muhammet Sertaç Kazıcı ve proje müdürü Niyazi Baştürk’ün ayrı ayrı ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Hazırlanan iddianame kapsamında sanıkların yargılanmasına devam edildi. Küçükçekmece 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Düzgün Murat Çetin ile taraf avukatları hazır bulundu. "Kaza anına ait bir tek görüntü var, bu görüntü de insanları aldatmaktadır" Duruşmada savunma yapan İETT Metrobüs Daire Başkanlığı Metrobüs Filo Yönetim Merkezi saha amiri tutuksuz sanık Şafak Yıldız, "Kaza anına ait bir tek görüntü var, bu görüntü de insanları aldatmaktadır. Bu olaydaki görüntüde, sanki metrobüs işaretçinin hemen arkasında gibi ama adliyenin metrobüs kısmını gören kamera görüntüsünde ise aracın 30 metre geride olduğu açıkça belli oluyor. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Savunma yapan diğer sanıklar da, mahkemeden beraatlarını istedi. Ek bilirkişi raporu talebi Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, dava dosyasında kusurlu bulunanların tespiti için ek bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek, metrobüs şoförünün tutukluluğunun devamını talep etti. Tutuklu metrobüs şoförü tahliye edildi Ara kararının açıklayan mahkeme heyeti, metrobüs şoförü tutuklu sanık Düzgün Murat Çetin’in ‘yurt dışına çıkış yasağı’ tedbiriyle tahliyesine ve savcılığın talebi üzerine ek bilirkişi raporu alınmasına hükmederek duruşmayı erteledi.
6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler Tuzla’da dualarla anıldı
06 Şubat 2026 Cuma - 11:49 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler Tuzla’da dualarla anıldı 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3’üncü yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlar Tuzla’da anıldı. Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, "6 Şubat yalnızca bir anma günü değildir; aynı zamanda şehirlerimizin geleceğine dair sorumluluğumuzu yeniden hatırladığımız bir gündür" dedi. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bahçesinde gece saatlerinde düzenlenen 6 Şubat depremi anma törenine Başkan Eren Ali Bingöl, depremde görev almış Tuzla Belediyesi arama kurtarma personeli ve vatandaşlar katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, 6 Şubat depremlerine ilişkin hazırlanan video gösteriminin ardından Başkan Bingöl’ün konuşmasıyla devam etti. "Afetlere karşı hazırlık sadece bir günün değil, her günün sorumluluğudur" Depremde hayatını kaybeden vatandaşları anarak konuşmasına başlayan Başkan Bingöl, "6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, kaybettiğimiz canları rahmetle anıyor; geride kalan ailelerin acısını yüreğimizde taşıyoruz. Bu büyük felaket, hepimizin hafızasında derin bir iz bıraktı. 6 Şubat yalnızca bir anma günü değildir; aynı zamanda şehirlerimizin geleceğine dair sorumluluğumuzu yeniden hatırladığımız bir gündür. Bu tarih bize çok açık bir gerçeği hatırlatıyor: Depremi engelleyemeyiz ama hazırlıklı olmayı, riskleri azaltmayı ve şehirlerimizi daha güvenli hale getirmeyi erteleyemeyiz. Afetlere karşı hazırlık, sadece bir günün değil, her günün sorumluluğudur. Çünkü afet yönetimi, kriz anında değil; kriz olmadan önce yapılan çalışmalarla anlam kazanır" dedi. "Deprem gibi büyük afetlerde en kritik unsur, ilk dakikalarda doğru iletişim ve koordinasyon" Tuzla’da afet hazırlık çalışmalarının planlı ve koordineli şekilde yürütüldüğünü belirten Başkan Bingöl, şu ifadelere yer verdi: "Tuzla’da biz bu sorumluluğu sözle değil, somut adımlarla yerine getirmeye çalışıyoruz. Kent güvenliğini; planlı çalışmanın, güçlü koordinasyonun ve sağlam altyapının temel meselesi olarak görüyoruz. Bu kapsamda Tuzla Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezimiz üzerinden, Türkiye Afet Müdahale Planı doğrultusunda güçlü bir haberleşme ağı kurduk. Bugün ilçemizde 17 mahallede, 23 çalışma grubunda sahada görev yapan ekiplerimizin kullanımına sunulan 82 telsizden oluşan yaygın bir iletişim sistemi aktif durumda. Deprem gibi büyük afetlerde en kritik unsur, ilk dakikalarda doğru iletişim ve koordinasyondur. Bu nedenle sistemi sadece kurmakla kalmıyor, her hafta düzenli testlerle sürekli hazır tutuyoruz. Elektrik kesintisi ihtimaline karşı da altyapıyı güneş panelleriyle destekliyoruz." "Hedef, her mahallede en az iki afet konteyneri" Afetlere hazırlıkta vatandaşların da sürece dahil edilmesine önem verdiklerini ifade eden Bingöl, Tuzla Acil Mobil Uygulaması’nın bu anlayışın bir parçası olduğunu söyleyerek, "Bu uygulama sayesinde internet altyapısı devre dışı kalsa bile sistem çevrimdışı çalışabiliyor ve komşularımız en yakın deprem toplanma alanlarına yönlendirilebiliyor. Aynı zamanda bilgilendirici içerikler, gönüllü başvuruları ve acil iletişim bilgileri de uygulama içerisinde yer alıyor" dedi. Bingöl, Tuzla Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’nin 61 kişilik kadrosuyla hafif seviye akreditasyonla görev yaptığını, orta seviye akreditasyon çalışmalarının sürdüğünü ve 2026 yılında yeni bir arama kurtarma aracının envantere dahil edileceğini aktardı. İlçede 17 afet konteyneri ve 4 afet timleri konteynerinin bulunduğunu belirten Bingöl, hedefin her mahallede en az iki konteyner olacak şekilde toplam 40 afet konteynerine ulaşmak olduğunu söyledi. Anma programı, duaların ardından sona erdi.
Yatmadan önce telefona bakanlara uzmanından uyarı: "Beyniniz size oyun oynuyor"
06 Şubat 2026 Cuma - 11:38 Yatmadan önce telefona bakanlara uzmanından uyarı: "Beyniniz size oyun oynuyor" Televizyon karşısında uyuyan, yatmadan önce telefona bakan ve odasında gece lambası yananları uyaran Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Kılıç, "Göz kapakları kapalı olsa bile ortam ışığı retinaya ulaşır. Göz karanlığı algılamadıkça beyin uykuya geçmez. Bu süreçte melatoninin baskılanması, zamanla kronik yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve hormonal düzensizliklere yol açabilir" dedi. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Kılıç, gece ışık maruziyetinin uyku kalitesini ciddi biçimde bozduğunu belirterek, "Uyku yalnızca gözleri kapatmakla başlamaz, göz karanlığı algılamadıkça beyin uykuya geçmez" dedi. Gözün yalnızca görme organı olmadığını, aynı zamanda ışığı algılayarak beynin biyolojik saatini yönlendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Aylin Kılıç, "Gözün iç tabakası olan retina, ışığı algıladığı anda beyne ’gündüz’ sinyali gönderir. Bu sinyal, uyku hormonu melatoninin salgılanmasını baskılar. Özellikle televizyon, bilgisayar ve cep telefonlarından yayılan mavi ışık, retina tarafından gündüz ışığı gibi algılanır" diye konuştu. Gece ışık altında uyumanın, kişinin uyuduğunu sanmasına rağmen vücudun dinlenme moduna geçememesine yol açtığını belirten Prof. Dr. Kılıç, "Televizyon açıkken uyuyanlar, yatmadan önce telefona bakanlar ya da odasında gece lambası yananlar aslında uyumuyor, yalnızca yatakta bekliyor" ifadelerini kullandı. Televizyon karşısında uyuyanlar dikkat Gece ışık altında uyumanın, kişinin uyuduğunu sanmasına rağmen vücudu dinlenme moduna sokmadığını vurgulayan Prof. Dr. Kılıç, "Televizyon açıkken uyuyanlar, yatmadan önce telefona bakanlar ya da odasında gece lambası yananlar uyumuyor, beyinleri gündüz gibi algıladıkları için sadece yatakta zaman geçiriyor" dedi. Melatoninin yalnızca uyku düzeniyle sınırlı olmadığını hatırlatan Prof. Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hormon bağışıklık sistemi, hormon dengesi, hücre yenilenmesi ve stres kontrolünde de kritik rol oynar. Gece boyunca baskılanması, zamanla kronik yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve hormonal düzensizliklere neden olabilir. Göz kapakları kapalı olsa bile ortam ışığı retinaya ulaşır. Bilimsel olarak en sağlıklı yöntem tamamen karanlık bir ortamda uyumak. Uyku alanı ışık geçirmez olmalı, gerekirse göz maskesi kullanılmalı."
Dilek Cesur Küçükçekmeceli kadınlarla buluştu
06 Şubat 2026 Cuma - 11:30 Dilek Cesur Küçükçekmeceli kadınlarla buluştu Küçükçekmece Belediyesi’nin kadın yazarlarla Küçükçekmeceli kadınları bir araya getirmek amacıyla düzenlediği ‘Çekmecemde Kitap Var’ söyleşilerine, eğitimci-yazar Dilek Cesur konuk oldu. Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen etkinlik öncesi ücretsiz olarak dağıtılan ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ kitabını Dilek Cesur okuyucular için imzaladı. Sosyal medyada milyonlarca takipçisi bulunan Dilek Cesur’un katıldığı söyleşiye Küçükçekmeceli kadınlar yoğun ilgi gösterdi. Sunuculuğunu Başak İkiz’in yaptığı programa; Küçükçekmece CHP İlçe Başkanı Burak Ergin, Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici ve meclis üyeleri de katıldı. Program sonunda Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, Dilek Cesur’a çiçek verdi. "Sizler için çocuk kütüphanemizi yapıyoruz" Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici yaptığı konuşmada, ‘’Söyleşi sırasında küçük çocuklarımızın seslerini duyduk. Belediye Başkanımız Kemal Çebi’nin, ’Çekmecemde Kitap Var’ söyleşilerimizle ilgili bir talimatı vardı. Kadınlar buraya çocuklarıyla geliyor, dolayısıyla onları biraz daha rahat ettirelim dedi. Çocuk kütüphanesini hızlı bir şekilde burada faaliyete geçirmemizi söyledi. Kısa zamanda fuaye alanımızda çocuk kütüphanemizi yapıyoruz. Bu etkinliklerimizde artık çocuklarınızı oraya bırakacak ve daha rahat edeceksiniz’’ dedi. "Çekmecende kitap olsun demek kolay ama versen daha kolay" Eğitimci yazar Dilek Cesur kitap yayınlanma süreci boyunca yaşadıklarını anlatırken, ‘’İlk kitabım çıktığında kandırıldım, dolandırıldım. O zaman devlet memuruydum ve kitap çıkması için kredi çekmiştim. Bugün diyorum ki iyi ki o adamlarla karşılaşmışım, iyi ki beni kandırmışlar, dolandırmışlar. Ben bugün gelmiş olduğum noktayı onlara borçluyum çünkü o kitabım hazır değilmiş, ben hazır değilmişim. Allah’ın sevgili kuluymuşum ki benim karşıma o kötü niyetli insanları çıkartmış ve ben o kitapla piyasaya çıkamamışım. Ama biz o anlarda olaya şer olarak bakıyoruz, kandırıldık, ihanete uğradık diyoruz. Bir yere giderken navigasyona adres giriyoruz ama bazen sohbete, müziğe veya düşünceye dalıyoruz, yolumuzu kaçırıyoruz. Ama ne yapıyoruz yolumuzu kaçırdık yanlış yola girdik diye geri mi dönüyoruz yoksa navigasyondan şu sesin gelmesini mi bekliyoruz. ‘Rota yeniden oluşturuluyor. ’Benim bir hedefim var, yanlış yola sapsam da gitmek istediğim yol var dedim kendime. Bugün benim kitaplarım Küçükçekmece Belediyesi tarafından sizlere hediye edildi, bu çok ince bir davranış. Çünkü çekmecende kitap olsun demek kolay ama versen daha kolay’’ dedi.
Minik Edanur’un ölümüne ilişkin davada bugün karar bekleniyor
06 Şubat 2026 Cuma - 11:24 Minik Edanur’un ölümüne ilişkin davada bugün karar bekleniyor Küçükçekmece’de bir parkta İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekiplerince açılan çukura düşerek hayatını kaybeden 5 yaşındaki Edanur Gezer’in ölümüne ilişkin 10 sanığın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6’şar yıla kadar hapsi talep edilen davada, bugün mahkeme heyetinin esasa ilişkin kararını açıklaması bekleniyor. Küçükçekmece’de bir parkta İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından açılan çukura düşerek hayatını kaybeden 5 yaşındaki Edanur Gezer’in ölümüne ilişkin 1’i başka suçtan tutuklu 10 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor. Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tüm sanıklar salonda hazır bulundu. 6 yıla kadar hapis talebi 16 Ocak günü görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı. Savcılık, İBB’ye bağlı İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas, Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Şube Müdürü Ziya Duman, Avrupa Yakası Yeşil Alan Uygulama Müdürü Barış Şişman, Avrupa Yakası Yeşil Alan Uygulama 2. Bölge Şefi Cabir Şaban, İBB Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü Teknik Müdür Yardımcısı Erman Uzun, tesisat ustası Fayık Cansu, tekniker Furkan Keleş, İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’de Teknik Genel Müdür Yardımcısı Metin Aras, İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’de iş makinesi operatörü Sezai Ayhan ve İBB Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü Küçükçekmece Bölge Şefi Turan Yaman‘ın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep etmişti. Duruşma ise esasa ilişkin mütalaaya karşı sanık ve avukatlarına savunma hazırlayabilmesi için süre vermişti. Karar bekleniyor Öte yandan duruşmada sanıklar ve avukatları mütalaaya karşı savunma yapıyor. Savunmaların tamamlanmasının ardından mahkeme heyetinin esasa ilişkin kararını açıklaması bekleniyor. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Edanur Gezer maktul olarak yer alırken Emrah Boduk ile Nurcan Gezer müşteki olarak yer aldı. İddianamede 10 kişi ise sanık olarak yer buldu. Hazırlanan iddianamede 26 Nisan günü maktul Edanur Gezer’in akrabaları Sinem Y. ve Gülseren Y. ile birlikte piknik yapmak için Menekşe Sahil Parkına geldikleri, Edanur’un akrabası olan diğer çocuklarla oyun oynadığı sırada park içerisinde İBB tarafından açılan çukura düştüğü belirtildi. Öte yandan çukurun içi su dolu olduğu ve 428 cm uzunluğunda, 205 cm genişliğinde ve 135 cm derinliğinde olduğu belirtildi. Edanur’un hastaneye kaldırıldığı, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği de iddianamede açıklandı. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda "çocuğun suda boğulma dışında travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, çocuğun zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, çocuğun ölümünün suda boğulma ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu" belirtildi. Soruşturma kapsamında yapılan araştırmada Menekşe Sahil Parkı içerisinde meydana gelen su arızası ile ilgili İSKİ kayıtları nezdinde herhangi bir su arıza kaydına rastlanılmadığı, park içerisinde bulunan bilinen veya bilinmeyen iç tesisat hatlarının bakım ve onarımından İSKİ idaresinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı aktarıldı. Kazı çalışmasının sorumluluğunun Menekşe Sahil Parkı’ndan sorumlu İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Dairesi Başkanlığı uhdesinde çalışan yüklenici İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’de bulunduğu da iddianamede tespit edildi. İncelemelerde Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’ne uygun şekilde, kazı alanının etrafının kapatılmadığı, kazı alanına giriş ve çıkışların engellenmediği, önlem alınmadığı, bölgedeki çukura düşme sonucu meydana gelebilecek riskler konusunda bölgede bulunan veya bulunacak kişi ve kişilerin bilgilendirilmesine yönelik tehlikeli bölgenin işaretlenmediği, görünür şekilde uyarı levhalarının konulmadığı, ifadelere göre yapılan kazı çalışmasının ehil bir kişi gözetim ve denetiminde yapılmadığı kanaatine varıldı. İddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas, Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Şube Müdürü Ziya Duman, Avrupa Yakası Yeşil Alan Uygulama Müdürü Barış Şişman, Avrupa Yakası Yeşil Alan Uygulama 2. Bölge Şefi Cabir Şaban, İBB Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü Teknik Müdür Yardımcısı Erman Uzun, tesisat ustası Fayık Cansu, tekniker Furkan Keleş, İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’de Teknik Genel Müdür Yardımcısı Metin Aras, İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’de iş makinesi operatörü Sezai Ayhan ve İBB Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü Küçükçekmece Bölge Şefi Turan Yaman‘ın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.