Yerel Haberler
İstanbul
28 Mart 2026 Cumartesi - 14:04 Aleyna Kalaycıoğlu’nun cezaevi şartlarıyla ilgili iddialara savcılıktan açıklama Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti soruşturmasında kapsamında tutuklanan Aleyna Kalaycıoğlu’nun cezaevindeki son durumu hakkında iddialar ortaya atılmıştı. Konuya ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan açıklama geldi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan iddialara ilişkin açıklama geldi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı sosyal medya hesaplarında, Kubilay Kaan Kundakçı’nın öldürülmesi olayından ötürü tutuklanan ve halen Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Aleyna Tutuş Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşta çok fazla sayıda kişi olduğu, sürekli kavgalar yaşandığı, havalandırma alanının yetersiz olduğu, yeterli sayıda yatak olmadığı, tutuklunun yemek yiyemediği vs. iddialarını içerir paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, adı geçen tutuklunun kaldığı ünitede, toplam 32 kişi kapasiteli 16 oda bulunmakta olup üniteden toplam 63 kişi kalmaktadır. Adı geçen tutuklunun kaldığı odada ise 4 kişi bulunmaktadır. Tüm tutuklu ve hükümlülere, kurum girişi sırasında yatak, nevresim takımı, battaniye, hijyen seti, tek kullanımlık havlu vb. ihtiyaçları teslim edilmekte olup; kurumda yatağı olmayan tutuklu ve hükümlü bulunmamaktadır. Adı geçen tutuklunun kaldığı ünitede kavga yaşandığına dair herhangi bir tutanak, sözlü veya yazılı bir şikayet bulunmamaktadır. Adı geçen tutuklunun kuruma kabulünün yapıldığı 24.03.2026 tarihinde psikolog görüşme yapılmış olup; görüşmeler sırasında olumlu tutum ve davranış gösterdiği ve herhangi bir şikayet dile getirmediği rapor edilmiştir Sosyal medya yansıyan iddialar ile ilgili tutuklunun herhangi bir müracaatı bulunmamaktadır. İzah olunan nedenlerle yapılan sosyal medya paylaşımları gerçeği yansıtmamaktadır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur."
Prof. Dr. Atalar’dan Kıbrıs için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez
06 Şubat 2026 Cuma - 13:51 Prof. Dr. Atalar’dan Kıbrıs için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde konuşan Prof. Dr. Cavit Atalar, Kıbrıs’ın aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu belirterek yılda ortalama 500-600 depremin kaydedildiğini ve yapı kalitesinin can kayıplarında belirleyici olduğunu vurguladı. Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde Kıbrıs’ın güncel deprem riskine dikkat çekti. Prof. Dr. Cavit Atalar, "6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve on binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremler, geniş bir coğrafyada derin izler bıraktı. Türkiye başta olmak üzere birçok bölgeyi etkileyen felaket, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de ortak bir yasa dönüştü. Depremlerde yaşamını yitiren Şampiyon Melekler ile 49 kişinin kaybı, depremin etkisini bir kez daha ortaya koydu" dedi. 6 Şubat depremleri Kıbrıs’ta da hissedildi KKTC Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı, İki Toplumlu Deprem Komitesi Üyesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat depremlerinin Kıbrıs’ta bazı bölgelerde güçlü şekilde hissedildiğini, Lefkoşa’da bir duvarın yıkıldığını hatırlattı. Bu durumun Kıbrıs’taki deprem riskinin yalnızca teorik bir olasılık olmadığını gösterdiğini belirten Atalar, adanın deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs’ın büyük depremlerle nadiren gündeme gelmesine rağmen çevresindeki aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu ifade eden Atalar, adanın Anadolu, Afrika ve Arap levhalarının etkileşim alanında yer aldığını söyledi. Bu jeodinamik yapının, yıkıcı depremler uzun aralıklarla gerçekleşse de riskin hiçbir zaman ortadan kalkmadığını gösterdiğini belirtti. "Kıbrıs’ta her gün deprem oluyor" Toplumda en sık sorulan sorunun "Deprem ne zaman olacak?" olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atalar, bu sorunun yanlış bir varsayıma dayandığını ifade etti. Kıbrıs’ta her gün deprem meydana geldiğini vurgulayan Atalar, yılda ortalama 500-600 sarsıntının kaydedildiğini, bazı yıllarda bu sayının bini aştığını, büyük depremler sonrasında ise 1200’e kadar çıktığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından Kıbrıs çevresinde kaydedilen yüksek sayıdaki sarsıntının, bölgedeki fay etkileşimlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösterdiğini kaydetti. "Can kaybına yol açan deprem değil, dayanıksız yapılar" Depremlerin yıkıcı etkisinin yalnızca büyüklükle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Cavit Atalar, yapı kalitesinin belirleyici unsur olduğunu vurguladı. Aynı büyüklükteki bir depremin farklı bölgelerde farklı sonuçlar doğurabildiğini ifade eden Atalar, özellikle mühendislik hizmeti almamış yapılar, eski bina stoku ve zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat
06 Şubat 2026 Cuma - 13:47 Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyerek binlerce can kaybına yol açan depremlerin yıl dönümünde, Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da afet farkındalığına yönelik etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda gerçeğini aratmayan bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Öğrenciler ve tatbikata katılan Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu çalan sirenle birlikte çök, kapan, tutun yaparak afette yapılması gerekenleri hiç taviz vermeden tatbikat sonuna kadar yerine getirdi. Tatbikat, İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatları doğrultusunda, AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu öncülüğünde yapıldı. Okulda çalan ilk sirenle birlikte öğrenciler, öğretmenler ve protokol üyeleri "çök-kapan-tutun" uygulamasını eksiksiz şekilde yerine getirdi. Bir süre beklenmesinin ardından çalan ikinci sirenle birlikte bina kontrollü şekilde tahliye edildi. Tatbikat süresince hiçbir aşamada taviz verilmezken, afet bilincinin yerleşmesi adına tüm prosedürler titizlikle uygulandı. "İstanbul’u afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" Tatbikat sonrası konuşan AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bugün Valimiz Davut Gül’ün emirleri kapsamında bir okulumuzda kapalı alan tahliye tatbikatı yaptık. Bunlar çok önemli hareketler. Bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz açısından son derece kıymetli çalışmalar. Yine Valimizin liderliğinde ilimizde afet farkındalığı oluşturulması noktasında kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz ciddi eğitim faaliyetleri yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde milletimizin asaleti ve devletimizin gücüyle çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın hiçbir noktasında görülmeyen bir iyileştirme süreci devam ediyor. İnsanlar evlerine kavuştu, sahada çalışmalar sürüyor. Bununla birlikte İstanbul genelinde, Valimizin liderliğinde İl Risk Azaltma Planı çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ışığında, tüm afetlere karşı İstanbul’u dirençli hale getirebilmek adına önemli adımlar atılıyor. Yine Cumhurbaşkanımızın başbakanken İstanbul’a özel olarak kurduğu İstanbul Proje Koordinasyon Birimi sayesinde; başta kamu binaları olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, kamu hizmet binaları ve güvenlik birimlerimizin bulunduğu alanlarda güçlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yürütülüyor. Vatandaşlarımızdan önemli bir ricamız var: İstanbul ve Marmara Bölgesi afetlere açık bir coğrafya. Afetlerden korunabilmek için herkesin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına ve kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verilmesini özellikle istirham ediyoruz. Ayrıca DASK sigortasının yaptırılması büyük önem taşıyor. 23 Nisan’da yaşanan depremde hafif hasarlı yaklaşık 6 bin 500 konut için devletimiz tarafından 150 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, sigortanın ne kadar önemli bir güvence olduğunu gösteriyor. Evlerimizde afet çantası bulundurmamızı ve afet anında yapılması gerekenleri öğrenmemizi özellikle rica ediyoruz." Tatbikat, öğrenciler ve okul yönetimi tarafından dikkatle takip edilirken, yetkililer bu tür uygulamaların belirli aralıklarla devam edeceğini vurguladı. Öte yandan tatbikat sonrasında Arnavutköy İlçe Kaymakamlığı binası girişinde açılan deprem temalı fotoğraf sergisi gezildi ve protokolün deprem zamanı bölgelerdeki çalışmaları hakkında konuşuldu.
Murat Aksu: "2025 yılı Türkiye için ilklerin yılı oldu"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:46 Murat Aksu: "2025 yılı Türkiye için ilklerin yılı oldu" Türkiye Milli Paralimpik Komitesi (TMPK) Başkanı Murat Aksu, 2025’in Türkiye için ilklerin yılı olduğunu söyledi. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Murat Aksu, Brand&Sport Summit etkinliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 2025 yılının Türkiye için ilklerin yılı olduğunu hatırlatan Aksu, "Defne Kurt’u gördük. 5 altın madalyayla bize Dünya Şampiyonası’nda mutluluk kazandırdı. Türkiye’de ayrıca Avrupa Para Gençlik Oyunları İstanbul’da düzenlendi. Bu bizim tarihimizde ilkti. Paralimpikte dünyada ilk düzenlenen Plaj Oyunları’nı Mersin’de düzenledik. Dünya Halter Şampiyonası’nı da yaptık. Artık Türkiye, sadece yarışmalara katılan bir ülke değil. Artık yarışmalara ev sahipliği de yapıyoruz. 2036 Paralimpik Oyunları’nı İstanbul’da düzenleyene kadar bu hedefimizden vazgeçmeyeceğiz. Paralimpik organizasyonlarını en iyi şekilde yapabileceğimizi gösteriyoruz. Sporcularımız, 2025 yılında birçok ülkede yarıştı. Öncelikli hedefimiz ise 2028 Paralimpik Oyunları. 28 olan sayımızı yükseltmek istiyoruz" şeklinde konuştu. 2028 Paralimpik Oyunları için yaptıkları çalışmalar hakkında da konuşan Aksu, "Bütün sporcu kardeşlerim, son sürat organizasyon için çalışmaya devam ediyor. Basının destekleri çok önemli. İlham kaynağı olan sporcularımızın başarılarını ne kadar çok kardeşimize duyurursak, onları spora kazandırırsak, o kadar iyi. Bu yüzden basının desteğinin artarak devam etmesini istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Erdemir’den şehit yakınları ve gazilere sanat alanında destek
06 Şubat 2026 Cuma - 13:45 Erdemir’den şehit yakınları ve gazilere sanat alanında destek OYAK Maden Metalürji şirketlerinden Erdemir ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü arasında ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında 81 ilde şehit yakınları ve gazilere yönelik düzenlenecek sanat kurslarında kursiyerlerin malzeme ihtiyacı şirket tarafından karşılanacak. Türkiye çelik sektörünün önde gelenlerinden Ereğli Demir ve Çelik Fabrikası T.A.Ş. (Erdemir), sosyal sorumluluk vizyonuyla anlamlı bir projeye adım attı. Şirket ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü arasında ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. İmza töreni, Ankara’da Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Protokol, Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu ile Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt tarafından imzalandı. 81 İlde şehit yakınları ve gazilere sanat kursları Yapılan açıklamaya göre, imzalanan protokol kapsamında şirket, Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’nın yürütülmesi ve malzeme temini için maddi destek sağlayacak. Programa katılan kursiyerlerin tüm sanat malzemeleri şirket tarafından karşılanacak. Türkiye’nin 81 ilinde açılacak kurslarda, şehit yakını ve gaziler birbirinden farklı sanat branşlarında eğitim alabilecek. Kursiyerler eğitimlerde yapacakları sanat eserleri ile hem kendilerini ifade etme fırsatı bulacak hem de sanatın iyileştirici gücüyle özgüven kazanarak sosyal hayata daha güçlü katılacaklar. Sanat kursları çeşitli illerde yer alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Aile Destek Merkezleri (ADEM), Halk Eğitim Merkezleri, belediyeler, üniversiteler ve Gençlik Merkezleri ile koordineli şekilde gerçekleştirilecek. "Kahramanlarımızın ve ailelerinin yanındayız" İmza törenine katılan Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu "Bu proje, emek ve alın teriyle büyüyen OYAK Grubu’nun, şehit yakınları ve gazilerimiz için sorumluluk üstlenmeye devam ettiğinin güçlü bir göstergesidir. Ülkemizin en büyük sanayi kuruluşlarından biri olarak; toplumsal fayda üreten, ülkemizin ve milletimizin değerleriyle bütünleşen projeleri önceliklerimiz arasında değerlendiriyoruz" dedi. Başoğlu konuşmasına şöyle devam etti: "Şirketimiz, Türkiye’nin lider entegre çelik üreticisi olmanın ötesinde topluma dokunan güçlü bir kurumsal vatandaş olmayı misyon edinmiştir. Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü, kahramanlarımızın ailelerine ulaştıracak olan bu projenin yakın takipçisi olmaya devam edecek; çok daha geniş kitlelere ulaşması için desteğimizi sürdüreceğiz." Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt ise imza töreninde projenin önemine dikkat çekti. Kurt, "Şehitlerimizin emanetleri ve gazilerimiz, devletimizin gönlündeki en müstesna yerdedir. Sanatın iyileştirici gücünü kullanarak onların sosyal hayata katılımını güçlendirecek bu proje, kamu ile özel sektör iş birliğinin örnek bir modelidir. Erdemir’e bu anlamlı destek için teşekkür ediyoruz" dedi.
İstanbul merkezli 16 ilde dolandırıcılık operasyonu: 51 gözaltı
06 Şubat 2026 Cuma - 13:35 İstanbul merkezli 16 ilde dolandırıcılık operasyonu: 51 gözaltı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 16 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Kurbanlarını yüklü miktarda dolandıran şüphelilerin yakalanmasına yönelik düzenlenen operasyon sonucu 51 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bazı şüphelilerin ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’kurulan suç örgütüne üye olmak’ ve ’nitelikli dolandırıcılık’ suçları çerçevesinde Instagram’da kendilerini yatırım danışmanı olarak tanıtarak, yatırım vaadiyle reklam paylaşımları yaptığı ve vatandaşlara borsada bulunan şirketlerin hisselerinden günlük alım satım yaparak kısa süre içinde sermayenin 5 katı kadar kar vaat ettiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin kişilerin cep telefonlarına "IN.Pro" adlı yatırım uygulamasını yükleyerek temin ettikleri paraları kurmuş oldukları paravan şirketlerin banka hesaplarına yatırttıkları, ayrıca şirket hesaplarına gelen paraları ikinci veya üçüncü banka hesaplarına aktarıp, kripto platformuna göndererek takibini imkansız hale getirdikleri belirlendi. Ağlarına düşürdükleri kurbanlarını yüklü miktarda dolandırdılar Soruşturma çerçevesinde benzer yöntemlerle Y.G. isimli şahsın 102 milyon 246 bin 80 lira, A.Y. isimli şahsın 2 milyon 860 bin lira, M.E.K. isimli şahsın 4 milyon 855 lira, H.K. isimli şahsın 3 milyon lira, U.S.K. isimli şahsın 3 milyon 489 bin lira olmak üzere 5 kişinin toplam 115 milyon 595 bin 965 lira dolandırıldığı, ayrıca H.D. isimli şahsın 12 bin dolar, H.Ö. isimli şahsın 1 milyon 392 bin lira, K.T. isimli şahsın 1 milyon 289 bin lira ile yaklaşık 97 bin 643 dolar, A.S. isimli şahsın 223 bin lira dolandırıldığı belirlendi. Olaya ilişkin ilk aşamada 37 şüpheli şirket ile 64 şüpheli şahıs belirlenirken, devamında 50 paravan şirket ile bu şirketlerin yetkilisi olarak 42 şüpheli şahıs, paranın aklamasına aracılık eden 3 kuyumcu şirketi, banka veya kripto hesaplarını kullandıran 45 şahıs, TAPE kayıtlarından tespit edilen 20 şahıs ve ’IP/PORT’ çalışması neticesinde 4 şahıs olmak üzere 114 ve 40 şüpheli şahısla toplam 154 şüpheli tespit edildi. Tespit edilen 154 şüpheliden 44’ünün cezaevinde olduğu belirlenirken, diğer şüphelilere yönelik İstanbul, Gaziantep, İzmir, Ankara, Sakarya, Kocaeli, Konya, Şanlıurfa, Antalya, Mardin, Manisa, Muğla, Rize, Siirt, Tekirdağ ve Trabzon’da operasyon düzenlendi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyon sonucu 51 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin örgüt içi görev ve konumlarının netleştirilmesi, finansal ve dijital delillerin temini, suçtan elde edilen gelirlerin izinin sürülmesi ve delillerin muhafazası amacıyla adreslerinde arama ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirildiği, ayrıca soruşturmanın örgütsel yapının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü ve titizlikle yürütülmeye devam edeceği öğrenildi.
Hemşire Sibel’i öldüren sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı
06 Şubat 2026 Cuma - 13:07 Hemşire Sibel’i öldüren sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı İstanbul Bağcılar’da hemşire kız arkadaşı Sibel Kavılı’yı silahla ateş ederek öldüren Cumali Varan’ın yargılandığı dava karara bağlandı. Heyet, tutuklu sanık Cumali Varan’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Bağcılar’da 29 Mart 2024’te meydana gelen olayda, bir hastanede güvenlik görevlisi olarak çalışan Cumali Varan (46) aynı hastanede birlikte çalıştığı kız arkadaşı hemşire Sibel Kavılı’yı (44) silahla ateş ederek öldürmüştü. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen Varan ilk duruşmada yaptığı savunmasında, maktul Kavılı’nın astral seyahat eğitimleri aldığını ve kendisi üzerinde uygulamak istediğini söylemişti. Sanık Varan savunmasında "Üzerimde seanslar uyguladı, psikolojim bozuldu. Olay günü bana yeni eğitimler aldığını ve üzerimde uygulamak istediğini söyledi. Gittim yatak odasındaki silahı aldım. Silahı almamın sebebi kafama sıkmaktı. Silahı kafama dayadım çekerken silah patladı. Sibel vuruldu" ifadelerini kullanmıştı. Cumali Varan’ın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Cumali Varan ile müştekiler hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı. "Ben kendimi öldürmek isterken böyle bir olay yaşandı" Karar duruşmasında son sözü sorulan sanık Cumali Varan, "Yaşanan olayla ilgili çok üzgünüm. Keşke böyle bir şey yaşanmasaydı. Ben kendimi öldürmek isterken, böyle bir olay yaşandı" dedi. Beyanda bulunan müşteki aile de, sanık hakkında şikayetlerinin devam ettiğini ve en üst sınırdan cezalandırılmasını istediklerini belirtti. Son sözü sorulan sanık: "Bu olay kazara oldu" Karar öncesi son sözü sorulan sanık, "Bana inanmanızı istiyorum. Bu olay kazara oldu, çok üzgünüm ve pişmanım" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Esasa ilişkin kararını açıklayan mahkeme heyeti, Cumali Varan’ı ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Verilen cezada indirim uygulamayan heyet, ayrıca sanığın ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan da 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.
Küçükçekmece’de 1 kişinin öldüğü, 51 kişinin yaralandığı metrobüs kazasına ilişkin davada şoföre tahliye
06 Şubat 2026 Cuma - 12:43 Küçükçekmece’de 1 kişinin öldüğü, 51 kişinin yaralandığı metrobüs kazasına ilişkin davada şoföre tahliye İstanbul Küçükçekmece’de 29 Ağustos 2024 tarihinde 1 kişinin hayatını kaybettiği, 51 kişinin yaralandığı ve 2 metrobüsün karıştığı kazaya ilişkin görülen davada tutuklu şoförün tahliyesine hükmetti. Heyet ayrıca, kazaya ilişkin ek bilirkişi raporu alınmasına karar verdi. İstanbul Küçükçekmece’de 29 Ağustos 2024 tarihinde bir metrobüsün karşı yönden gelen metrobüse çarpması sonucu 1 kişinin hayatın kaybettiği 51 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlanmıştı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede metrobüs şoförü Düzgün Murat Çetin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) denetim amiri olarak görevli olan Hüseyin Pazarlı, İETT Metrobüs Daire Başkanlığı Metrobüs Filo Yönetim Merkezi saha amiri Şafak Yıldız, metrobüs yolunda çalışma yapan inşaat firmasının şantiye şefi Muhammet Sertaç Kazıcı ve proje müdürü Niyazi Baştürk’ün ayrı ayrı ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Hazırlanan iddianame kapsamında sanıkların yargılanmasına devam edildi. Küçükçekmece 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Düzgün Murat Çetin ile taraf avukatları hazır bulundu. "Kaza anına ait bir tek görüntü var, bu görüntü de insanları aldatmaktadır" Duruşmada savunma yapan İETT Metrobüs Daire Başkanlığı Metrobüs Filo Yönetim Merkezi saha amiri tutuksuz sanık Şafak Yıldız, "Kaza anına ait bir tek görüntü var, bu görüntü de insanları aldatmaktadır. Bu olaydaki görüntüde, sanki metrobüs işaretçinin hemen arkasında gibi ama adliyenin metrobüs kısmını gören kamera görüntüsünde ise aracın 30 metre geride olduğu açıkça belli oluyor. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Savunma yapan diğer sanıklar da, mahkemeden beraatlarını istedi. Ek bilirkişi raporu talebi Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, dava dosyasında kusurlu bulunanların tespiti için ek bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek, metrobüs şoförünün tutukluluğunun devamını talep etti. Tutuklu metrobüs şoförü tahliye edildi Ara kararının açıklayan mahkeme heyeti, metrobüs şoförü tutuklu sanık Düzgün Murat Çetin’in ‘yurt dışına çıkış yasağı’ tedbiriyle tahliyesine ve savcılığın talebi üzerine ek bilirkişi raporu alınmasına hükmederek duruşmayı erteledi.