Yerel Haberler
İstanbul
24 Şubat 2026 Salı - 18:30 Küçükçekmece’de 16 yaşındaki çocuğu "fotoğraf çektin" iddiasıyla darbettiler Küçükçekmece’de 2025 yılının Haziran ayında, okul dönüşü "fotoğraf çektin" iddiasıyla durdurulan 16 yaşındaki çocuk, 2 kişi tarafından darbedildikten sonra zorla kıyafetleri değiştirilerek eve gönderildi. Telefonunda hiçbir kayıt bulunmayan ve burnu kırılan çocuğun davasında karar çıktı. Aile, darbedenlerden sadece birisine 1 yıl 4 aylık hapis cezası verilmesine tepki gösterdi. Olay, 17 Haziran 2025 tarihinde Küçükçekmece Fatih Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, proje ödevi için gittiği okuldan evine dönen 16 yaşındaki Z.T.’nin yolu, Fırat K. ve Rıdvan C. isimli iki şahıs tarafından kesildi. Bir kadının fotoğraflarını çektiği iddiasıyla çocuğa saldıran şahıslar, 16 yaşındaki genci feci şekilde darbetti. Bunun üzerine 16 yaşındaki genç, hastaneden darp raporu aldıktan sonra şahıslardan şikayetçi oldu. Şahıslar, hakkında davanın karar duruşması bugün görüldü. Kanlı kıyafetleri değiştirip "Merdivenden düştüm de" dediler İddiaya göre saldırganlar, darp ettikleri çocuğun kanlar içindeki halini gizlemek için akıl almaz yöntemlere başvurdu. Z.T’yi önce bir cami tuvaletine götürüp yüzünü yıkatan şahıslar, ardından bir giyim mağazasına götürerek yeni elbiseler satın aldı. Kanlı kıyafetleri poşete koyan saldırganlar, küçük çocuğu "Baban duyarsa kalp krizi geçirir, merdivenden düştüm dersin" diyerek tehdit etti. Cüzdanındaki para kayboldu, mahkemede "Yanlışlıkla oldu" savunması Akşam eve gelen ağabeyinin durumu fark etmesi üzerine ortaya çıkan gerçek, yargıya taşındı. Yapılan incelemelerde 16 yaşındaki gencin telefonunda herhangi bir uygunsuz kayda rastlanmadı. Ayrıca olayda adı geçen kadının ifadesinde, "Benim bu olayla ilgim yok, böyle bir konu gerçekleşmedi" dediği öğrenildi. Mahkemede sanıkların "Yanlışlıkla kafa attım" savunması ise dikkat çekti. Bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, olaya karışan şahıslardan Rıdvan C. hakkında berat kararı verdi. Sanıklardan Fırat K. hakkında ise 1 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Burnundaki kırık nedeniyle ameliyat olacağı günü bekleyen Z.T. ve ailesi, kararın yetersiz olduğunu belirterek karara itiraz edeceklerini belirtti. "Yaşadığı dehşeti anlattı" Yaşadığı dehşeti anlatan Z.T., "Yolumu kesip bir kadını taciz ettiğimi iddia ettiler. Yapmadığımı söylememe rağmen bileklerimden tutup 4 kez kafa attılar. Ardından telefonumu zorla alıp galerimi incelediler. Hiçbir fotoğraf veya video bulamayınca paniğe kapılıp olayı örtbas etmeye çalıştılar" dedi. Öte yandan çocuğun bir iş yerinin ödünde darbedildiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, iki şahsın genci çağırdığı ve ardından darp ettikleri görüldü.
24 Şubat 2026 Salı - 18:13 Restore edilen Kağıthane Yaşar Doğu İlkokulu hizmete açıldı Kağıthane ilçesinde restore edilen Yaşar Doğu İlkokulu, İstanbul Valisi Davut Gül’ün katıldığı törenle hizmete açıldı. Kağıthane’de eğitim altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalar kapsamında Yaşar Doğu İlkokulu restore edildi. Okul, yeni binasında gerçekleştirilen törenle hizmete açıldı. 21 derslik ve 2 ana sınıfından oluşan okulda öğrenciler eğitim görüyor. Yaşar Doğu İlkokulu’nun bahçesinde düzenlenen açılış törenine, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ve Kağıthane Kaymakamı Yüksel Kara, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin’in yanı sıra öğretmen, öğrenci ve veliler katıldı. Daha önce okulda bulunan öğrencilerin aynı bina içerisinde, sabahçı-öğlenci sistemiyle eğitim aldığı öğrenilirken, Yaşar Doğu Okulu’nun yanında bulunan okulun Seyrantepe Mahallesi’ne taşınmasının ardından boşalan bina Kağıthane Belediyesi tarafından baştan sona yenilenerek ilkokul öğrencilerine uygun hale getirildi. Yenilenen Yaşar Doğu Okulu’nda eğitim koşulları ve fiziki şartlar iyileştirilirken, öğrenciler tekli eğitim sistemine geçti. Açılış programında konuşan, İstanbul Valisi Davut Gül, "2006’da kurulduğunda Kağıthane’de 99 depreminden önce yapılan 48 okulun 48’ine de test yapmış ve gördüğümüz sonuç şu 48 okulumuzun 48’i depreme dayanıksız dolayısıyla da burada bir çalışma yapılmaya başlanmış 26 okulumuz komple yıkılmış yeniden yapılmış. 22 okulumuz da güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirilmiş. Hamdolsun Kağıthane’de İstanbul’un diğer ilçeleri gibi bugün itibariyle okullarımız evlerimizden daha güvenli, okullarımız iş yerlerimizden daha güvenli, okullarımız diğer kamu ve kuruluşlarından daha güvenli, okullarımız İstanbul’da depreme karşı dayanıklı en güvenli yapılardır. Evlatlarımız, yavrularımız burada eğitim alırken gönlümüz rahat olacak. Yıkılan okullarda derslik küçük, atölye yok, spor salonu yok, konferans salonu yok, yeni yapılanlarda bu ihtiyaçlar gideriliyor" ifadelerini kullandı. Eğitime yapılan yatırımların geleceğe yapılan yatırım olduğunu belirten Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, "Biz buraya her ziyarete geldiğimizde, ailelerimiz şunu söylüyordu ‘Başkanım kış ayındayız hava erken kararıyor, çocuklarımızı geç vakitte alıyoruz, çocuklarımız eğitim alamıyorlar veya gün içerisinde atölyede yararlanamıyorlardı’ diye söylüyorlar. Özellikle bu soldaki okulumuzda, özel eğitimli evlatlarımızın okuduğu okuldu ve bizim bu okulu taşınmamızı istendi. Ve bu okulumuzu Milli Eğitimimizle beraber görüşerek, mahallemizdeki yeni yapılan okula taşımış olduk. Bu okulumuzu da mahallemizin ihtiyaçları doğrultusunda yeni bir ilkokul yapmak istedik ve okulumuzu başlı başına yeniledik. Burası özel okul olduğu için derslikler küçüktü 8-10 metrekare civarındaydı. Normal okulda 40 metrekare civarı gerekiyor. O yüzden okulu tamamen dış mekanıyla beraber, yine boyayarak dış mekanı içindeki tadilatında sınıfları da birebir oluşturarak tüm ıslak üniteleri hepsini yenileyerek, bahçesiyle beraber oluşturarak yaklaşık, 10 milyona yakın bütçe harcayarak okulumuzu çocuklarımıza armağan etmiş olduk" diye konuştu. Programda konuşan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, "Ramazan ayında bu sene Milli Eğitim Bakanlığımız Maarifin kalbinde Ramazan’ mottosuyla, anaokulunda liseye kadar bütün sınıflarımızda çocuklarımıza paylaşmayı, empati kurmayı, İslam’ın gerekliliklerini yerine getirmeyi ve bir olmayı beraber olma şuurunu öğrendiklerimizi davranışa dönüştürdü. İnsanı insan yapan özellikleri ön plana çıkartarak, adalet, merhamet ve şefkat duygusunun rahmet gibi yağdığı bu ayda çocuklarımıza önce iyi insan olmayı duyarlı insan olmayı hissedebilmeyi göstermek adına aklıyla kalbini kalbiyle ruhunu gönlünü buluşturan bir maarif anlayışıyla öğretmen arkadaşlarımızla, yöneticilerimizle var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. Açılış töreninin ardından İstanbul Valisi Davut Gül, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, sınıfları gezerek yeni eğitim alanlarını inceledi.
Dinçerler Group’tan 3 yılda 100 milyon dolarlık yatırım hedefi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:15 Dinçerler Group’tan 3 yılda 100 milyon dolarlık yatırım hedefi Dünya markalarını Türkiye’de büyüterek operasyonel başarı elde ettiğini duyuran Dinçerler Group, tüm iştiraklerini tek çatı altında topladı. 25 ülkeye kahve üreten grup, yeni markası BlueBean ile perakendeye girecek. Önümüzdeki 3 yılda 100 milyon dolar yatırım yapmayı planlayan şirket, fast food sektörüne adım atarak toplamda bin mağazaya ulaşmayı hedefliyor. Dinçerler Group, Türkiye ve dünya kahve ve gıda pazarındaki konumunu, gelecek hedeflerini ve yeni kurumsal yapılanmasını duyurdu. Grup, 2012 yılında Gloria Jean’s Coffees ile başlayan yolculuğunda bugün 4 marka, kavurma tesisi, merkez mutfak ve bin 500 çalışana ulaşan entegre bir ekosistem haline getirdi. Grup, büyümesini son 3 yılda 25 milyon dolarlık üretim, lojistik ve teknoloji yatırımlarıyla destekledi. "Türkiye’nin potansiyeline olan inancımla attığım adım bugün dev bir ekosisteme dönüştü" Grubun dönüşüm yolculuğunu aktaran Dinçerler Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Dinçerler, "Dünya devi markaların temsilcisi olmanın yanı sıra, bu devlerin arkasındaki asıl gücü ve entegre ekosistemini şirketimizin çatısı altında bir araya getirdik. 23 yaşında bir girişimci olarak Türkiye’nin potansiyeline olan inancımla attığım adım bugün dev bir ekosisteme dönüştü. Temsilcisi olduğumuz dünya markalarının yanına kendi kurduğumuz SuperCoff gibi markaları da ekleyerek tüm iştiraklerimizi tek bir kurumsal şemsiye altında topladık. Bu yeni yapılanmayla büyümek için çok daha güçlü ve vizyoner bir temel oluşturduk" şeklinde konuştu. "Berlin’deki laboratuvar sürecimizin ardından bir sonraki durağımız Londra olacak" Türkiye’nin operasyonel mükemmeliyette ulaştığı noktaya dikkat çeken Dinçerler, "Dünyadaki en büyük Gloria Jean’s pazarı olmamız ve Magnolia Bakery’nin ABD dışındaki en başarılı temsilciliğini yürütmemiz, kurduğumuz sistemin global başarısının en somut kanıtıdır. SuperCoff’un bir kahve zinciri olmanın ötesinde, müzikten tasarıma kadar gençliğin ritmini yakalayan bir ‘üçüncü mekan’ niteliği taşıyor. Berlin’deki laboratuvar sürecimizin ardından bir sonraki durağımız Londra olacak. Dijitalleşme çok önemli. Geleceğin ticaretini bugünden kurguluyoruz. Satışlarımızın yüzde 30’unu mobil kanallardan yönetmeyi hedefleyen kapsamlı bir dijital dönüşümün tam merkezindeyiz. Öte yandan, Roastery tesisimizdeki endüstriyel gücümüzü BlueBean ile dijitalin hızıyla birleştiriyoruz. Hedefimiz en seçkin Arabica harmanlarımızı profesyonel bir çözüm ortağı kimliğiyle hem işletmelerin hem de bireysel kahve severlerin erişimine sunmak" dedi. "Önümüzdeki dönemde 100 milyon dolar yatırım yapmayı hedefliyoruz" 2026 yılını küresel ve yerel ekonomideki dengelenme sürecine paralel bir "hazırlık yılı" olarak gördüklerini ifade eden Dinçerler, "Önümüzdeki üç yıl içerisinde toplam 100 milyon dolar yatırım yapmayı ve bu süreçte fast food sektörüne de girerek tüketicileri yeni nesil bir deneyimle tanıştırmayı hedefliyoruz. 2029 vizyonumuz doğrultusunda tüm operasyonumuzda toplam bin mağazaya ve en az 6 güçlü markaya sahip dev bir ekosistem olmayı amaçlıyoruz. Şirket olarak üretimimizle, teknolojimizle ve vizyonumuzla Türkiye’den dünyaya uzanan bir yaşam stili ekosistemi inşa etmeye, girişimci ruhumuzu küresel bir kurumsal akılla birleştirerek sınırları aşmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. Dünyadaki en büyük Gloria Jean’s pazarı Türkiye Yapılan açıklamaya göre; Gloria Jean’s Coffees’in, Türkiye’de 50’den fazla şehirde 240 şubeye ulaşarak, markanın 30 ülkeyi kapsayan küresel ağındaki en büyük oyuncu konumuna yükseldiği belirtildi. 2025 yılında ulaştığı 36 milyon bardaklık satış hacmiyle pazardaki konumunu güçlendiren marka, grubun operasyonel gücünün de bir yansıması konumunda yer alıyor. Benzer bir başarıyı New York’un ikonik markası Magnolia Bakery ile de sürdüren grup, Türkiye’de 10’a ulaşan mağaza sayısını 2027’de ikiye katlamayı ve markayı buradan yurt dışı pazarlara açmayı hedefliyor. SuperCoff ile İngiltere çıkarması geliyor Berlin’in alternatif ruhundan ilham alan ve Z kuşağını hedefleyen yeni nesil yaşam biçimi markası SuperCoff, grubun küresel vizyonunun bayrak taşıyıcısı olarak konumlanıyor. Berlin’in kozmopolit merkezi Mitte’de açılan iki şubenin ardından kısa sürede yoğun franchise talebi alan marka, 3 yıl içinde Avrupa genelinde 50 şubeye ulaşmayı planlıyor. 3 bin tonluk kapasite hedefiyle 25 ülkeye kahve üretimi gerçekleştiriyor Dinçerler Roastery, yıllık 3 bin ton kahve işleme kapasitesi hedefiyle, hem grubun tüm markalarına ait mağazaların hem de Gloria Jean’s’in dünya genelindeki 25 ülkesinin kahve tedarikini doğrudan sağlıyor. Bu üretim gücünü bin 500 metrekarelik son teknoloji merkezi mutfağı ve lojistik ağıyla destekleyen grup, tarladan bardağa tüm süreci kendi denetiminde tutuyor. Yeni kahve markasıyla perakende kanallara girecek Grup, BlueBean ile profesyonel kanal çözümlerine ve perakende pazarına taşıyor. Yüzde 100 Arabica çekirdekleriyle nitelikli kahve deneyimini dijital kanallar ve küresel pazaryerleri üzerinden doğrudan evlere ve işletmelere ulaştırmayı hedefleyen marka, grubun B2B alanındaki agresif büyüme stratejisinin de temsilcisi konumunda yer alıyor.
Basketbol Milli Takımlar ana sponsoru Togg oldu
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:04 Basketbol Milli Takımlar ana sponsoru Togg oldu Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile yerli araç firması Togg arasında sponsorluk anlaşması imzalandı. Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde düzenlenen sponsorluk imza törenine TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu ile Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı katıldı. Törende konuşan Başkan Hidayet Türkoğlu, "Milli gururumuz Togg ile Türkiye Basketbol Federasyonu arasında hayata geçen milli takımlar ana sponsorluk anlaşması, yalnızca bir sponsorluk değil, aynı hedeflere inanan iki güçlü kurumun yol arkadaşlığının ifadesidir. Üç yıl sürecek bu anlaşma kapsamında Togg’un milli takımlarımızın ana sponsoru olması, basketbolumuzun gelişimine verilen güçlü ve stratejik bir destektir" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da bu iş birliğine verdiği destekten dolayı teşekkür eden Türkoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ’Türkiye’nin otomobili’ vizyonunun Togg markasıyla hayata geçmiş olması, ülkemizin üretim gücüne ve teknoloji alanındaki iddiasına duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir. Bu vizyon, yalnızca bir otomobil üretme hedefi değil; aynı zamanda Türkiye’nin kendi markalarıyla küresel ölçekte söz sahibi olma iradesinin en önemli ifadesidir. Yerli markalarımızın güçlenerek spora ve Türk basketboluna destek veren bir konuma ulaşması da bu kararlı yaklaşımın en doğal sonucudur. Türk basketboluna duydukları güven ve milli takımlarımıza verdikleri güçlü katkı için Togg Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Fuat Tosyalı’ya ve tüm Togg ailesine en içten teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bu iş birliğinin hem Togg’a hem de Türk basketboluna hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Fuat Tosyalı: "Milli formayla kurduğumuz bağın güç katacağına inanıyoruz" Üç yılı kapsayan sponsorluk anlaşmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Fuat Tosyalı ise, "Sadece sıradan bir sponsorluk için değil milli bir güç birliğini sizlerle paylaşmak için bir aradayız. Son saniyede oyunu kazandıran bir basket, yılların emeğinin ve takım olma bilincinin sonucudur. Togg da aynı şekilde bu ülkenin büyük vizyonuna inanan insanların uzun soluklu emeğinin sonucu. Bu ülkenin potansiyeline inanan bir markayız. Milletimizin Togg’a gösterdiği teveccüh, topluma karşı sorumluluğumuzu da artırıyor. Milli takımlar sponsoru olarak bu anlamlı bağı güçlendirmekten gurur ve mutluluk duyuyoruz. Milli formayla kurduğumuz bu bağın sahadaki mücadeleye ve coşkuya güç katacağına inancımız tam. Bu milletin markası olarak ekosistemimize değer katmak önceliğimiz. Hep birlikte nice zaferler kutlayalım ve birlikte kupalar kaldıralım. Bu anlamlı iş birliğinin Türk basketboluna ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Tören, hediye forma takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
TAV Havalimanlarından 2025’te 1 milyar 823 milyon avro ciro
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:57 TAV Havalimanlarından 2025’te 1 milyar 823 milyon avro ciro TAV Havalimanları 2025 yılına dair finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Antalya ve Ankara’daki yatırımlarını tamamlayan, Almatı’da yeni yatırım programına başlayan, Gürcistan’da işletme süresini uzatan şirket toplam 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları, 2025’te yüzde 6 artışla 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Kuruluşunun 25. yılını kutlayan TAV Havalimanları, dış hatlarda 75 milyon, iç hatlarda 38 milyon yolcuya hizmet verdi. FAVÖK yolcu trafiğinin üzerinde, yüzde 14 arttı. Yönetim Kurulu, 2025 net karından yüzde 50 temettü ödemesi yapma kararını Genel Kurul’a sunacak. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, "2025 yılında dış hat yolcumuz yüzde 6, iç hat yolcumuz yüzde 8 büyüdü. 15 havalimanından oluşan portföyümüzün toplam trafiği 113 milyon yolcuya çıktı. Yıl boyunca jeopolitik gelişmeler ve Türk lirasının göreceli değeri trafiği bir miktar baskılarken, daha kısa süren kış sezonuysa trafiği destekleyen bir unsur oldu. Türkiye dışındaki havalimanlarımız yüzde 9 büyümeyle güçlü bir performans sergiledi ve coğrafi olarak çeşitlendirilmiş portföyümüzün dayanıklılığını bir kere daha gösterdi. Devam eden yolcu büyümesi, Ankara’da yeni imtiyaz döneminin başlaması ve BTA’nın Antalya’da büyümesi sonucunda ciromuzu yolcu büyümesinin üstüne çıkardık. 2025 ciromuz yüzde 10 büyümeyle 1 milyar 823 milyon avro olarak gerçekleşti. FAVÖK cironun da üzerinde, yüzde 14 oranında büyüdü ve 560 milyon avroya ulaştı. Serbest nakit akışı ise yüzde 44 büyüme ile 223 milyon avro oldu. Kuvvetli nakit akışı sayesinde, yoğun bir yatırım yılında olmamıza rağmen net borcumuz yüzde 6 düşerek 1,6 milyar avroya indi. Net kar 119 milyon avro tutarında bir kerelik nakit dışı etkilere maruz kaldı ve 51 milyon avro olarak gerçekleşti. 2026’nın Ocak ayında imzaladığımız anlaşmayla Tiflis Havalimanı’nda işletme süremizi 2031’in sonuna kadar uzattık. Süre uzatımı karşılığında yapacağımız yatırımlarla havalimanının kapasitesini 10 milyon yolcunun üstüne çıkaracağız. Geride bıraktığımız 20 yılda yolcu sayısını 10 kat artırarak Gürcistan havacılık sektörünün büyümesine yaptığımız katkıdan mutluluk duyuyoruz" dedi. Karbon ayak izimizi azaltmak ve operasyonel verimliliğimizi artırmak amacıyla Bodrum ve İzmir’de başladığımız yenilenebilir enerji yatırımlarımızı tamamladıklarını ifade eden Kaptan, "Bu iki havalimanımızın elektrik ihtiyacının yüzde 30’unu güneş enerjisinden sağlıyoruz. Bu yıl tüm havalimanlarımızı Havalimanı Karbon Akreditasyonu (ACA) programına dahil ederek 2030’da karbon-nötr olma yolunda önemli bir dönüm noktasını geride bıraktık. Antalya Havalimanı’nda hizmete giren yeni terminal binası havalimanının kapasitesini ve hizmet kalitesini artırdı. 2052’ye kadar işleteceğimiz havalimanında bu yaz sezonunda yolcu deneyimini en üst seviyeye taşımış olacağız" ifadelerini kullandık. Kaptan, "Ankara Esenboğa Havalimanı’nda yatırımlarımızı tamamladık ve havalimanını 2050’ye kadar sürecek olan yeni imtiyaz şartlarıyla işletmeye başladık. Havayollarının yeni açtığı direkt uçuşlarla Ankara’da dış hat yolcu güçlü bir şekilde artıyor. Son dört yılda trafiği ikiye katlanan Almatı Havalimanı’nın ihtiyaçlarına cevap verebilmek için 315 milyon avroluk ikinci faz yatırımlarına başladık. Kutsal Toprakların giriş kapısı Medine Havalimanı’nda da yeni dış hatlar terminalinin yapımı devam ediyor. Yönetim Kurulumuz, 2025 net karımızdan UFRS net kârımızın yüzde 50’sine denk gelen 1,3 milyar TL tutarında kar payı dağıtımını Genel Kurulumuzun onayına sunmaya karar verdi. 2026’da da yüksek yatırım harcamalarına devam etmeyi beklerken, temettü politikamızla uyumlu olan bu dağıtım kararı şirketimizin nakit oluşturma kapasitesini ve bilançomuzun gücünü ortaya koyuyor. 2026 yılında 116 ila 123 milyon arasında yolcuya hizmet vermeyi ve 590 ila 650 milyon avro arasında FAVÖK bekliyoruz. Almatı ve Gürcistan’da yatırımlarımıza devam ederken toplam yatırım harcamalarımızın 330 milyon avronun altında gerçekleşmesini bekliyoruz. 2026 FAVÖK beklentimiz, 2018’deki tarihi zirve olan 573 milyon avronun üzerinde. Bu dönemde, ortalama işletme süremizi 10 yıldan 32 yıla çıkardık ve şirketimizin geleceğini güvence altına aldık. Tarihimizin en büyük yatırım programını başarıyla tamamladık ve sürdürülebilir büyüme için güçlü bir zemin hazırladık. Bu yıl yolcu trafiğinde büyümeye, operasyonel verimlilik artışına, hizmet kalitesini artırmaya ve portföyümüze eklenecek yeni havalimanı fırsatlarına odaklanacağız. Çeyrek asrı geride bırakan markamızı bugünlere getiren tüm çalışanlarımıza, hissedarlarımıza ve iş ortaklarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında savunma yapan sanık Mustafa Mutlu: "Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:42 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında savunma yapan sanık Mustafa Mutlu: "Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti" Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, 4’üncü haftasında savunma yapan tutuksuz sanık Mustafa Mutlu, "Ozan İş’in odasını bastılar belediyede, Ozan İş’e küfürlerle hakaretler ettiler. Sonrasında kepçelerle belediyenin şantiyesine girdiler. Onunla ilgili de yargılama süreci devam ediyor. Belediyenin şantiyesinde tüm konteynerleri kepçelerle, dozerlerle üzerinden geçip orayı dümdüz ettiler. Oradaki yaklaşık 4 buçuk 5 milyar civarında bir kamu malına zarar verdiler. Biz 650 milyon üzerine bir kar elde etmiştik. Ozan İş, çeklerin ödeneceğini söyleyip, firmaları oyalıyordu. Mesai bitince de, ihale firmalarına para yok diyordu. Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor. Devam eden yargılamada, tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürüyor. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülmeye devam eden duruşmanın bugünkü oturumda, iddianamede ismi örgütün ihale aldığı Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi ve İSFALT’a ihale danışmanlığı yapan tutuksuz sanık Mustafa Mutlu savunma yaptı. Suç örgütünün kurumlara ihaleler almasında en kritik kişilerden biri olduğu, ihalelerde gizli kalması gereken bilgilere vakıf olup bu bilgileri örgüt lideri ve yöneticileriyle paylaştığı, tüm ihale süreçlerini örgüt lehine organize ettiği, bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülen tutuksuz sanık Mustafa Mutlu savunmasında, "Aziz İhsan Aktaş’tan benim iş almam veya onun beni bir kuruma yerleştirmesi imkansızdır. Aziz İhsan Aktaş’ın düşmanlarının verdiği ifadeler sonucu sanık olarak yargılanıyorum. Beşiktaş Belediyesi’nin kiralama firmasından temin ettiği hizmet araçlarından 74 tanesinden 44 tanesinin muayenesi yok. 16 tanesinin ise sigortası yok ve bakımları yapılmamış. Araçlardan bir tanesi kaza yapıyor. Bu kazanın yapılmasının sebebi bu araçların bakımlarının yapılmamış olması ve muayenelerin olmamasıdır. Araçlara muayene bitiş tarihleri listeleriyle beraber tespit çalışması yapıldı. Çalışmalarda, 74 aracın 16 tanesinin arızalı olduğu belirlendi. Araç kiralama firmasınca belediyeye toplam 1 milyon ceza kesilmişken bu tespitler neticesinde daha sonrasında da 5 milyon 722 bin lira ceza kesiliyor. Sonrasında, kesilen ceza tutarı hizmet alımı ihaleleri uygulama yönetmeliğinde belirtilecek şekilde ceza tutarının sözleşme bedelin yüzde 30’u aşması sebebiyle sözleşme fes ediliyor. Biz Beşiktaş Belediyesi olarak bu firmalara ceza kestik ve haklıyız" ifadelerini kullandı. "Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti" Savunmasına devam eden sanık Mustafa Mutlu, "Mevzuatın emrettiği şekilde hareket edildi. Rıza Akpolat, Çağdaş Ateşçi savunmalarını yaparken, bazı firmaların ihaleye girmediğinden, bunun sebebinin yasaklı olduklarından bahsettiler ama o tarihte o firmalar yasaklı değillerdi ve ihaleye katıldılar. O noktada bir yanlış tespit var. Bu firmalar ihaleye katıldı. Dekontek firması yetkilerini yasakladık. Sonra bu firmaya bağlı kişiler önce bizi tehdit ettiler. Bu işlemleri geri döndürmem gerektiğini, bu işlemlerin sorumlusunun ben olduğumu, işlemlerden sonra başıma gelecekleri hayal bile edemeyeceğimi söylediler. Bunun gibi tehditlerle hem beni hem de başka belediye çalışanlarını rahatsız ettiler. Bu kişiler sonradan, Ozan İş’in odasını bastılar belediyede, Ozan İş’e küfürlerle hakaretler ettiler. Sonrasında kepçelerle belediyenin şantiyesine girdiler. Onunla ilgili de yargılama süreci devam ediyor. Belediyenin şantiyesinde tüm konteynerleri kepçelerle, dozerlerle üzerinden geçip orayı dümdüz ettiler. Oradaki yaklaşık 4 buçuk 5 milyar civarında bir kamu malına zarar verdiler. Aziz ihsan Aktaş’ın ismini Ali İhsan Aktaş olarak biliyordum. Ben telefonuma bu şahıs, o şekilde kaydetmiştim. Murat Hazinedar döneminde de Beşiktaş Belediyesi borçlu bir belediyeydi. Ozan İş toplantıda, 300 bin liralık bir ödeme gücünün olmadığından yakınarak, ihalelerle ilgili yeni bir düzenleme yaptı. Belediyeden, hiç ödemediği bir para aldı. Barka isimli şirket belediyeden ihale almıştı. Biz ihaleyi düzenlerken fiyat farkı vermedik çünkü belediyenin parası 47 milyon 776 liraydı. Bir diğer ihale ise Bilginay firmasının aldığı araç kiralama ihalesiydi. Biz 650 milyon üzerine bir kar elde etmiştik. Ozan İş, çeklerin ödeneceğini söyleyip, firmaları oyalıyordu. Mesai bitince de, ihale firmalarına para yok diyordu. Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti" şeklinde konuştu.