Yerel Haberler
İstanbul
15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda yolculara emniyet kemerinin önemi simülasyon aracı ile anlatıldı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:53 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda yolculara emniyet kemerinin önemi simülasyon aracı ile anlatıldı Kurban Bayramı öncesinde 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda vatandaşlara emniyet kemerinin önemi simülasyon aracı ile anlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, Kurban Bayramı dolayısıyla yaptığı denetimlere devam ediyor. Bu kapsamda Bayrampaşa’da bulunan 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan sürücülere ve yolculara emniyet kemerinin önemi hakkında bilgilendirme yapıldı. Denetimde otobüslerin lastik ebatları, lastik türleri kontrol edilerek, şoför ve sürücülere emniyet kemeri takmaları konusunda uyarılar da da bulunuldu. Polis ekipleri, otobüslerde kemer takmayan yolcuları ise simülasyon aracına bindirdi. Simülasyon aracına binen yolcular, emniyet kemeri takmanın hayati önem taşıdığını ifade etti. Yolcu Esin Civelek, "Emniyet kemeri olmasına rağmen korkutucu bir andı. Emniyet kemeri olmadan yolculuk yapmıyorum. Çünkü insanı zorluyor. Ben yurt dışına çıkıyorum, Tiflis’e gideceğim, herkes emniyet kemerini taksın. Can güvenliği her şeyden daha çok önemli" dedi. "Bütün sürücü arkadaşlarımıza, yolcularımıza emniyet kemeri hususunda kemer takmalarını belirtelim" Otobüs şoförü Ahmet Yavuz, meslektaşlarını emniyet kemeri takmaları konusunda uyardı. Yavuz, "Emniyet kemerini yolcularımızın hepsine güvenlikleri açısından takmalarını rica ediyoruz. Onlarda bizim ricamızı kırmıyor. Hepsi emniyet kemerlerini takıyor. Sevdiklerine sağlıklı, mutlu, huzurlu bir şekilde devam etmeleri için kendilerine söylüyoruz. Bütün sürücü arkadaşlarımıza, yolcularımıza emniyet kemeri hususunda kemer takmalarını belirtelim" şeklinde konuştu. "Simülasyonda emniyet kemerinin insan hayatını kurtarmakta ne kadar önemli olduğunu fark ettik" Simülasyon aracına binen Hüseyin Güler, "Az önce yapılan simülasyonda emniyet kemerinin insan hayatını kurtarmakta ne kadar önemli olduğunu fark ettik. Bizim farkındalık kazanmamız açısından epey deneyim oldu. Bu yüzden emniyete teşekkür ederiz. Bir hareketine bakar hayat" ifadelerini kullandı.
15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda bayram yoğunluğu böyle görüntülendi
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:15 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda bayram yoğunluğu böyle görüntülendi Kurban Bayramı tatilini yakınlarının yanlarında geçirmek üzere yola çıkan vatandaşlar, Bayrampaşa’da bulunan 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda yoğunluk oluşturdu. Otobüslerin otogar çıkışındaki görüntüsü havadan görüntülendi. 9 günlük Kurban Bayramı tatilini şehir dışında geçirmek isteyen vatandaşlar, 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’na geldi. Otogarda yoğunluk yaşandığı görüldü. Otobüs firmalarının ek seferler koyduğu öğrenilirken, otogarda çıkışında arka arkaya dizilen otobüslerin görüntüsü dron kemarasına yansıdı. Üniversite öğrencisi olduğunu söyleyen Harun Akkaya, "Tatil nedeniyle memleketimize Tekirdağ’a gideceğiz. Bir hafta ailemle zaman geçireceğim. İstanbul’a arkadaşımın yanına geldim" dedi. Ozan Oğar, "Ben inşaatta çalışıyorum. Bayrama gideceğiz. Yol 18 saat. Tatil 9 gün çok iyi" diye konuştu. Ömer Yiğit Aydın, "Edirne’den Zonguldak’a gittiğini söyleyen "Ailemizi özledik. 9 günlük bayram iyi gelecek. Otobüs fiyatları biraz pahalı. Otobüsler zamanında gelmiyor. Bekletiyorlar. Uzak yollara gidiyoruz. Ben cumadan yola çıktım" dedi. Bileti güçlükle bulduğunu söyleyen Esra Çelik, "Tekirdağ’da yaşıyorum. Ankara’ya gideceğiz. Akraba ziyareti için gideceğiz. Çok dolu. Alarm kurduk. Öyle bilet bulduk" diye konuştu. Babasıyla birlikte yakınlarının yanına Bursa’ya gittiğini söyleyen Yasin Tarraf, "Öğrenci olduğum için çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Ziyareti bitirip tekrar ders çalışmam lazım. Bayramdan sonra sınavlar başlıyor" şeklinde konuştu. Yoğunluk nedeniyle ek seferler yaptıklarını belirten şoför Mahmut Çelenk ,"Hayırlı bayram dileriz. Önceliğimiz yolcularımızı sağsalim yakınlarının yanına götürmek. Ek seferler başladı. Yolcu yoğunluğu başladı. Normalde günlük 4 servis yapıyorduk. Şimdi firma olarak 7 servis yapıyoruz. 3 ek servisimiz çıktı. Doluluk olayı burda oluyor" diye konuştu. (RU-
Ümraniye’de takılan serum sonrası hayatını kaybeden genç kızın ailesinden tıp merkezi önünde eylem
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:53 Ümraniye’de takılan serum sonrası hayatını kaybeden genç kızın ailesinden tıp merkezi önünde eylem Ümraniye’de grip şikayetiyle gittiği özel tıp merkezinde alerjisi olduğu belirtilmesine rağmen takılan serum sonrasında hayatını kaybeden 28 yaşındaki Gamze Yıldız’ın ailesi, hastane önünde eylem başlattı. Hastane yönetimini zincirleme ihmalkarlıkla suçlayan acılı anne, "Bunlar kasap, bunlar tüccar, bunlar sadece para, kan emici" diyerek yetkililere seslendi. Ümraniye’de boğaz ağrısı şikayetiyle gittiği özel tıp merkezinde iddialara göre alerjisi olduğu belirtilmesine rağmen takılan serum sonrasında hayatını kaybeden 28 yaşındaki Gamze Yıldız’ın ailesi, tıp merkezi önünde protesto eylemi başlattı. Adalet arayan acılı aile, hastane yönetimini ihmalkarlıkla suçlayarak yetkililere seslendi. Grip şikayetiyle başvurduğu sağlık merkezinde fenalaşarak yaşamını yitiren Gamze Yıldız’ın ölümünün ardından sır perdesi aralanmayı beklerken, genç kadının yakınları bugün Ümraniye’deki özel tıp merkezi önünde toplandı. Ellerinde Gamze Yıldız’ın fotoğrafları ve adalet talebi içeren pankartlar taşıyan aile, tıp merkezinde nöbetçi doktor bulunmadığını ve müdahalenin yetkisiz personel tarafından yapıldığını ifade etti. Tıp merkezi önünde sessizce eylem yaparak tepki gösteren aile, kızlarının ölümünde zincirleme ihmaller zinciri olduğunu savunarak yetkililerin acilen harekete geçmesini talep etti. Çevredeki vatandaşların da destek verdiği eylem sırasında, tıp merkezi önünde sivil polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı görüldü. "Entübe edecekler entübe edemiyorlar, ciğere vereceklerine mideye veriyorlar" Kızının ölümüne yol açan ihmaller zincirini gözyaşları içinde anlatan acılı anne Suna Doğantekin, "Kızım 29 Mart’ta soğuk algınlığı sebebiyle buraya geliyor. İlaçlara alerjisi olduğunu söylüyor. Ona rağmen kızıma ilaç karışımı yapıyorlar. Ondan sonra nefes alamıyor. Entübe edecekler entübe edemiyorlar, ciğere vereceklerine mideye veriyorlar. Kalbi duruyor, kalbi çalıştıramıyorlar. Tesadüfen Göztepe’den bir doktor buradaymış. Bakıyor bir panik hali görüyor, müdahale ediyor ama o da edemiyor. Sonra 112’yi arıyorlar, 112 geliyor. Ümraniye Devlet Hastanesi’ne sevk ediliyor kızım. Hatta ambulansta 12 dakika boyunca kalbi çalıştırılıyor. Yoğun bakımda ilk Ümraniye Devlet Hastanesi’nde kaldı, sonra Ataşehir’de özel bir hastaneye kaldırıldı ve bir ay yoğun bakımda kaldı. Kızımın kanı değişti, her yeri delik deşik oldu. En sonunda hayatını kaybetti" dedi. "Bunlar kasap, bunlar tüccar, bunlar sadece para, kan emici başka bir şey değil" Hedeflerinin tıp merkezinin kapatılması olduğunu vurgulayan ve devlet yetkililerine seslenen anne Doğantekin, "Ben de burası kapatılsın, herkes layığıyla cezasını alsın diye hakkımızı aramaya başladım. Şimdi Adli Tıp sonucunu bekliyoruz. Ama şimdiki önceliğimiz burası kapatılsın. Benim canım yandı başkalarının canı yanmasın. Benim zaten evladım gitti. Ben herkese ses olmak istiyorum. Böylece adalet savaşımızı sürdüreceğiz. Sonuna kadar gideceğim, hiç durmayacağım. Ne zaman kapatılırsa; karda kışta, yaz olsun kış olsun, hasta olayım ben buradayım. Hep burada olacağım. Sizlerin aracılığıyla sesimi duyurmak istiyorum. Bu tıp merkezlerine bir dur denilsin. Daha fazla denetim olsun. İnsan sağlığı bu kadar kolay değil. Ben yoğun bakım kapısında bir ay boyunca yattım ama maalesef ki kızımızı kaybettik. Zaten o yaşasaydı kendi hakkını çok güzel alırdı. Kendisi melek oldu. O güçlü bir çocuktu, ben de annesiyim ben de güçlü bir insanım. Hiçbir şekilde yılmayacağım. Buradayım. Tehditlere hiçbir şekilde göz yummayacağım. İçeriden bazen bakışlarla tahrikler var, onlara da boyun eğmeyeceğim. Beni yıldıramayacaklar. Ben bu adalet savaşını kazanacağım. Tekrar söylüyorum; bunlar asla bir tıp merkezi olamaz, sağlıkçı olamazlar. Sağlıkçıların hakkını yiyorlar. Tıp okumak öyle kolay değil. Bunlar kasap, bunlar tüccar, bunlar sadece para, kan emici başka bir şey değil. Ve bir an önce kapatılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Çevreden gelenlerin iddialarına göre burada daha önce de can kayıpları olmuş" Tıp merkezinin önünde bekleyişlerini sürdürürken çevre esnafından ve vatandaşlardan benzer şikayetler aldıklarını belirten teyze Burcu Doğantekin ise, "Eylemimiz devam ediyor. Kapatılana kadar da sürecek. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Bunu birçok kez söyledik ama buraya hala gidip gelen insanlar var maalesef. Yarın öbür gün aynı durumun yaşanıp yaşanmayacağını bilmiyoruz. Burada da insanlar yanımıza geliyor. Çevreden daha önce buraya gelmiş insanlardan çoğu kişinin buradan şikayeti var. Bunların iddialarına göre birkaç can kaybı olmuş yanlış tedaviden dolayı. Bir beyefendi geldi abisi için konuştu; beyefendi diş ağrısından geliyor, kan sulandırıcı kullanıyormuş, kullandığı halde dişini çekmişler maalesef kurtulamamış. Bir hanımefendi geliyor, farklı bir tedavi uyguluyorlar, başka bir hastaneye gidiyor ve o hastanede bir teşhis konuluyor, o da 26 gün yoğun bakımda kalıyor. Burada bir kadın var, aileye bir teklifte bulunmuş, ’hastane masraflarını biz karşılayalım’ demiş. Vefat eden kadının annesi bu süreçte çok yıprandığı için haklarını aramamışlar, ’Allah’a havale ediyoruz’ diye kalmışlar. Onlara da sesleniyorum; burada gelip bize anlatıyorlar, davalarını söylüyorlar, CİMER’e yazdıklarını söylüyorlar ama devamını getirmiyorlar. Burada bu durumu yaşayan çok insan var. En çok onlara seslenmek istiyorum, burayı artık hepimizin duyurması gerekiyor. Bir daha böyle şeyler yaşansın istemiyoruz" şeklinde konuştu. "Kimin ne iş yaptığı belli değil, önlük giymeden bile işlem yapıyorlar" Merkezdeki denetimsizliğe ve yetkisiz personel çalıştırıldığı iddialarına dikkat çeken teyze Doğantekin, "Eylemimiz burası kapatılana kadar ve bunlar cezalarını alana kadar bitmeyecek. Otopsi sonucunu bekliyoruz, bu da sanıyorum biraz uzun zaman alacak. Gamze’den de bağımsız olarak CİMER şikayetlerine, yorumlara bakılırsa çok ciddi sıkıntılar var. Bir hanımefendi buraya tansiyonunu ölçtürmeye gelmiş, tansiyonunu hasta bakıcının ölçtüğünü söyledi ve bir daha buraya bu sebepten dolayı gelmediğini belirtti. Burada kimin ne iş yaptığı belli değil. Önlük giyip işler yapıyorlar, hatta önlük giymeden bile kadın tansiyon ölçüp gidiyor. Bizim kızımıza da zaten serumu yapan bir teknisyen. Hiçbir yetkisi olmayan biri. Bu olay 29 Mart’ta oluyor, biz 28 Nisan’da o teknisyenin hala burada çalıştığını bilmiyoruz. Şu an burada mı bilmiyorum ama böyle bir işlemi yaptıktan sonra hastanenin ona da bir yaptırımı olmadı, çalışmaya devam etti. Bu sürede başkalarına da serum yapmış olabilir, daha öncesinde de yapıyormuş" dedi.
Ümraniye’de takılan serum sonrası hayatını kaybeden genç kızın ailesinden tıp merkezi önünde eylem
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:19 Ümraniye’de takılan serum sonrası hayatını kaybeden genç kızın ailesinden tıp merkezi önünde eylem Ümraniye’de grip şikayetiyle gittiği özel tıp merkezinde alerjisi olduğu belirtilmesine rağmen takılan serum sonrasında hayatını kaybeden 28 yaşındaki Gamze Yıldız’ın ailesi, hastane önünde eylem başlattı. Hastane yönetimini zincirleme ihmalkarlıkla suçlayan acılı anne, "Bunlar kasap, bunlar tüccar, bunlar sadece para, kan emici" dedib Ümraniye’de boğaz ağrısı şikayetiyle gittiği özel tıp merkezinde iddialara göre alerjisi olduğu belirtilmesine rağmen takılan serum sonrasında hayatını kaybeden 28 yaşındaki Gamze Yıldız’ın ailesi, tıp merkezi önünde protesto eylemi başlattı. Grip şikayetiyle başvurduğu sağlık merkezinde fenalaşarak yaşamını yitiren Gamze Yıldız’ın ölümünün ardından sır perdesi aralanmayı beklerken, genç kadının yakınları bugün Ümraniye’deki özel tıp merkezi önünde toplandı. Ellerinde Gamze Yıldız’ın fotoğrafları ve adalet talebi içeren pankartlar taşıyan aile, tıp merkezinde nöbetçi doktor bulunmadığını ve müdahalenin yetkisiz personel tarafından yapıldığını ifade etti. Tıp merkezi önünde sessizce eylem yaparak tepki gösteren aile, kızlarının ölümünde zincirleme ihmaller zinciri olduğunu savunarak yetkililerin acilen harekete geçmesini talep etti. Çevredeki vatandaşların da destek verdiği eylem sırasında, tıp merkezi önünde sivil polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı görüldü. "Entübe edecekler edemiyorlar, ciğere vereceklerine mideye veriyorlar" Kızının ölümüne yol açan ihmaller zincirini gözyaşları içinde anlatan acılı anne Suna Doğantekin, "Kızım 29 Mart’ta soğuk algınlığı sebebiyle buraya geliyor. İlaçlara alerjisi olduğunu söylüyor. Ona rağmen kızıma ilaç karışımı yapıyorlar. Ondan sonra nefes alamıyor. Entübe edecekler entübe edemiyorlar, ciğere vereceklerine mideye veriyorlar. Kalbi duruyor, kalbi çalıştıramıyorlar. Tesadüfen Göztepe’den bir doktor buradaymış. Bakıyor bir panik hali görüyor, müdahale ediyor ama o da edemiyor. Sonra 112’yi arıyorlar, 112 geliyor. Ümraniye Devlet Hastanesi’ne sevk ediliyor kızım. Hatta ambulansta 12 dakika boyunca kalbi çalıştırılıyor. Yoğun bakımda ilk Ümraniye Devlet Hastanesi’nde kaldı, sonra Ataşehir’de özel bir hastaneye kaldırıldı ve bir ay yoğun bakımda kaldı. Kızımın kanı değişti, her yeri delik deşik oldu. En sonunda hayatını kaybetti" dedi. "Bunlar kasap, bunlar tüccar, bunlar sadece para, kan emici başka bir şey değil" Hedeflerinin tıp merkezinin kapatılması olduğunu vurgulayan ve devlet yetkililerine seslenen anne Doğantekin, "Ben de burası kapatılsın, herkes layığıyla cezasını alsın diye hakkımızı aramaya başladım. Şimdi Adli Tıp sonucunu bekliyoruz. Ama şimdiki önceliğimiz burası kapatılsın. Benim canım yandı başkalarının canı yanmasın. Benim zaten evladım gitti. Ben herkese ses olmak istiyorum. Böylece adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Sonuna kadar gideceğim, hiç durmayacağım. Ne zaman kapatılırsa; karda kışta, yaz olsun kış olsun, hasta olayım ben buradayım. Hep burada olacağım. Bu tıp merkezlerine bir dur denilsin. Daha fazla denetim olsun. İnsan sağlığı bu kadar kolay değil. Ben yoğun bakım kapısında bir ay boyunca yattım ama maalesef ki kızımızı kaybettik. Zaten o yaşasaydı kendi hakkını çok güzel alırdı. Kendisi melek oldu. O güçlü bir çocuktu, ben de annesiyim ben de güçlü bir insanım. Hiçbir şekilde yılmayacağım. Buradayım. Tehditlere hiçbir şekilde göz yummayacağım. İçeriden bazen bakışlarla tahrikler var, onlara da boyun eğmeyeceğim. Beni yıldıramayacaklar. Ben bu adalet savaşını kazanacağım. Bunlar asla bir tıp merkezi olamaz, sağlıkçı olamazlar. Sağlıkçıların hakkını yiyorlar. Tıp okumak öyle kolay değil. Bunlar kasap, bunlar tüccar, bunlar sadece para, kan emici başka bir şey değil. Ve bir an önce kapatılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Çevreden gelenlerin iddialarına göre burada daha önce de can kayıpları olmuş" Tıp merkezinin önünde bekleyişlerini sürdürürken çevre esnafından ve vatandaşlardan benzer şikayetler aldıklarını belirten teyze Burcu Doğantekin ise, "Eylemimiz devam ediyor. Kapatılana kadar da sürecek. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Bunu birçok kez söyledik ama buraya hala gidip gelen insanlar var maalesef. Yarın öbür gün aynı durumun yaşanıp yaşanmayacağını bilmiyoruz. Burada da insanlar yanımıza geliyor. Çevreden daha önce buraya gelmiş insanlardan çoğu kişinin buradan şikayeti var. Bunların iddialarına göre birkaç can kaybı olmuş yanlış tedaviden dolayı. Bir beyefendi geldi abisi için konuştu; beyefendi diş ağrısından geliyor, kan sulandırıcı kullanıyormuş, kullandığı halde dişini çekmişler maalesef kurtulamamış. Bir hanımefendi geliyor, farklı bir tedavi uyguluyorlar, başka bir hastaneye gidiyor ve o hastanede bir teşhis konuluyor, o da 26 gün yoğun bakımda kalıyor. Burada bir kadın var, aileye bir teklifte bulunmuş, ’hastane masraflarını biz karşılayalım’ demiş. Vefat eden kadının annesi bu süreçte çok yıprandığı için haklarını aramamışlar, ’Allah’a havale ediyoruz’ diye kalmışlar. Onlara da sesleniyorum; burada gelip bize anlatıyorlar, davalarını söylüyorlar, CİMER’e yazdıklarını söylüyorlar ama devamını getirmiyorlar. Burada bu durumu yaşayan çok insan var. En çok onlara seslenmek istiyorum, burayı artık hepimizin duyurması gerekiyor. Bir daha böyle şeyler yaşansın istemiyoruz" şeklinde konuştu. "Kimin ne iş yaptığı belli değil, önlük bile giymeden işlem yapıyorlar" Merkezdeki denetimsizliğe ve yetkisiz personel çalıştırıldığı iddialarına dikkat çeken teyze Doğantekin, "Eylemimiz burası kapatılana kadar ve bunlar cezalarını alana kadar bitmeyecek. Otopsi sonucunu bekliyoruz, bu da sanıyorum biraz uzun zaman alacak. Gamze’den de bağımsız olarak CİMER şikayetlerine, yorumlara bakılırsa çok ciddi sıkıntılar var. Bir hanımefendi buraya tansiyonunu ölçtürmeye gelmiş, tansiyonunu hasta bakıcının ölçtüğünü söyledi ve bir daha buraya bu sebepten dolayı gelmediğini belirtti. Burada kimin ne iş yaptığı belli değil. Önlük giyip işler yapıyorlar, hatta önlük giymeden bile kadın tansiyon ölçüp gidiyor. Bizim kızımıza da zaten serumu yapan bir teknisyen. Hiçbir yetkisi olmayan biri. Bu olay 29 Mart’ta oluyor, biz 28 Nisan’da o teknisyenin hala burada çalıştığını bilmiyoruz. Şu an burada mı bilmiyorum ama böyle bir işlemi yaptıktan sonra hastanenin ona da bir yaptırımı olmadı, çalışmaya devam etti. Bu sürede başkalarına da serum yapmış olabilir, daha öncesinde de yapıyormuş" dedi.
Mesut Özil Esenler’de sahaya indi
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:04 Mesut Özil Esenler’de sahaya indi Dünyaca ünlü eski futbolcu ve AK Parti MKYK Üyesi Mesut Özil, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu’nun davetlisi olarak Esenler’e geldi. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Esenler Futbol Gelişim Merkezi’ni gezerek incelemelerde bulunan Özil, ardından Esenlerli gençlerle bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı. Dünyaca tanınan eski futbolcu ve AK Parti MKYK Üyesi Mesut Özil, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu’nun davetlisi olarak Esenler’e geldi. Ziyaret kapsamında Futbol Gelişim Merkezi’ni ziyaret eden Özil, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu ile birlikte merkezi gezdi. Özil, tesise hayran kaldığını belirterek, "Çok güzel bir merkez, çok iyi bir düşünceyle inşa edilmiş. Gençler buraya gelip oynasın, keyif alsın. İnşallah Esenlerli gençleri de buradan dünya sahnesinde görürüz" ifadelerini kullandı. Penaltı atışı yaptı Ziyaret sırasında futbol sahasına da inen Mesut Özil, Başkan Göksu ile birlikte penaltı atışı yaptı. Vuruşlarını gole çeviren Özil, "Eskiden bir şey kaybetmemişim" diyerek espri yaptı. Samimi anların yaşandığı ziyarette Başkan Göksu ile Özil, Real Madrid ve Türkiye A Milli Takım formalarını imzalayarak Futbol Gelişim Merkezi’ne astı. Gençlere tavsiyelerde bulundu Mesut Özil ve Başkan Göksu daha sonra Esenler Gençlik Merkezi’nde düzenlenen "Gençlerle Buluşma" programına katıldı. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte Özil, kariyer yolculuğunu, disiplinli çalışmanın önemini ve gençlere dair tavsiyelerini paylaştı. Program boyunca gençler sık sık tezahüratlarda bulunurken Özil’e sevgi gösterilerinde bulundu.