Yerel Haberler
İstanbul
Sergen Yalçın, Beşiktaş’ın başında ligde ‘dalya’ diyecek 25 Nisan 2026 Cumartesi - 13:24:34 Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Fatih Karagümrük’ü konuk edecek olan Beşiktaş’ta Teknik Direktör Sergen Yalçın, siyah-beyazlı takımın başında ligde 100. maçına çıkacak. Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında 27 Nisan Pazartesi akşamı sahasında Fatih Karagümrük ile karşı karşıya gelecek. Bu mücadele siyah-beyazlıların teknik direktörü Sergen Yalçın için de ayrı bir önem arz ediyor. Ligde 100. maçına çıkacak Sergen Yalçın, Karagümrük maçıyla birlikte teknik direktör olarak Beşiktaş’ın başında ligde 100. maçına çıkacak. Geride kalan 99 müsabakada Yalçın; 57 galibiyet, 18 beraberlik ve 24 mağlubiyet aldı. Söz konusu karşılaşmalarda siyah-beyazlı takım 193 kez ağları havalandırırken, rakiplerin 115 golüne engel olamadı. Sergen Yalçın’ın sezon başına galibiyet, beraberlik ve mağlubiyet sayıları şöyle: 2019-2020 10 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet 2020-2021 26 galibiyet 6 beraberlik 8 mağlubiyet 2021-2022 6 galibiyet 3 beraberlik 6 mağlubiyet 2025-2026 15 galibiyet 7 beraberlik 7 mağlubiyet 5 müsabakada kulübede olamadı 53 yaşındaki teknik adam, bu süreçte 5 müsabakada çeşitli sebeplerden dolayı kulübede yer alamadı. Yalçın, 2020-2021 sezonunda Trabzonspor ve Antalyaspor mücadelelerinde korona virüs hastalığından dolayı takımın başında olamadı. Deneyimli teknik direktör, yine aynı sezonda Başakşehir karşılaşmasında sarı kart cezası, 2021-2022 sezonunda da bir başka Başakşehir mücadelesinde bu kez kırmızı kart cezası nedeniyle kulübe yerine maçı tribünden takip etti. Sergen Yalçın, bu sezon da 24. haftadaki Kocaelispor müsabakasında sarı kart cezası olduğu için kulübede değildi. Beşiktaş, bu maçlarda 2 galibiyet, 2 beraberlik, 1 yenilgi aldı. Süper Lig ve Türkiye Kupası şampiyonlukları Sergen Yalçın, Beşiktaş Teknik Direktörü olarak iki kez de şampiyonluk sevinci yaşadı. Siyah-beyazlı futbol takımı, 2020-2021 döneminde Süper Lig’de sezonu 84 puanla şampiyon tamamladı. Yalçın’ın ekibi, aynı puana sahip Galatasaray’a +1 averajla üstünlük sağlayarak kupayı müzesine götürdü. Beşiktaş aynı sezon içinde Türkiye Kupası’nda da zafere ulaşmayı başardı. Finalde Antalyaspor’u 2-0 mağlup eden Kara Kartal, 10. kez turnuvada şampiyonluk yaşadı.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 13:15 Ahmet Güneştekin’in "Sessizlik" Sergisi Güneştekin Vakfı’nın Venedik’te, Campo Santa Giustina’daki tarihi Palazzo Gradenigo’da hayata geçirdiği İtalya’daki merkezinin açılışı, Sergio Risaliti küratörlüğünde hazırlanan ve Yıldız Holding sponsorluğunda düzenlenen "Sessizlik" sergisiyle gerçekleşiyor. Çağdaş sanat için uluslararası bir üretim ve buluşma platformu olarak faaliyet gösterecek Palazzo Gradenigo’da, Ahmet Güneştekin’in yapının iç ve dış mekânlarına özgü bir yerleştirme olarak tasarladığı "Sessizlik", 11 büyük ölçekli bronz heykel ve 11 karışık teknik çalışmayı bir araya getiriyor. Sergi, 6 Mayıs - 1 Kasım 2026 tarihleri arasında Palazzo Gradenigo’nun restorasyonu tamamlanan zemin ve birinci katlarında gerçekleşecek. Palazzo Gradenigo’nun Sessizlik sergisiyle başlayan sanat yolculuğu, sergiler ve disiplinlerarası programlar aracılığıyla genç ve dezavantajlı sanat üreticilerine odaklanan uluslararası bir merkez olarak şekillenirken, Ahmet Güneştekin’in sanatı aracılığıyla kültürler arasında kalıcı bağlar kurma ve gelecek nesiller için kapsayıcı bir üretim alanı oluşturma vizyonunu somutlaştırıyor. "Sessizlik, geçmişle bugünü birbirine bağlayan güçlü bir köprü" Yıldız Holding’in DNA’sında yer alan "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışıyla toplumun kültürel yaşamına değer katan çalışmalara ve sanata destek vermeyi sorumlulukları arasında gördüklerini ifade eden Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Venedik’te gerçekleşen serginin ön izlemesinde yaptığı açıklamada şöyle konuştu: "Mutluluğun paylaştıkça çoğaldığına, sanatın da tam bu noktada hem bireyler hem toplum için birleştirici ve dönüştürücü bir güç oluşturduğuna inanıyoruz. Ahmet Güneştekin son yıllarda gerçekleştirdiği büyük ölçekli sergiler ve kültürel projelerle uluslararası çağdaş sanat dünyasında güçlü bir yer edinmiş sanatçılarımızdan biri. Onun sanatında dikkat çeken şey, Anadolu’nun çok katmanlı kültürel hafızasını çağdaş sanatın evrensel diliyle buluşturabilmesi olmuştur. Biz Yıldız Holding olarak kültür ve sanatın toplumlar için taşıdığı değere inanıyoruz. Ahmet Güneştekin’in hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda gerçekleştirdiği projelere destek vermekten memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’den çıkan sanatçıların uluslararası platformlarda daha görünür olması gerektiğine inanıyor ve bu yöndeki desteklerin devam etmesini arzu ediyoruz. Venedik’teki bu girişimi yalnızca bir sergi olarak değil, aynı zamanda kültürel bir köprü olarak görüyorum; geçmişle bugünü, yerelle evrenseli ve hafızayla geleceği birbirine bağlayan güçlü bir köprü." "Sanatımızın uluslararası görünürlüğüne katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz" Serginin sponsorluğunu üstlenen Yıldız Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, sergiyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yıldız Holding’de Mutlu Et Mutlu Ol anlayışımız, iş yapış biçimimizin yanı sıra; sanat, kültür ve toplumsal gelişimi destekleyen bütünsel bakış açımızı şekillendiriyor. Mutluluğun, bireylerin ve toplumların ilerlemesindeki en güçlü unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz. Sanatın birleştiren, ilham veren, düşündüren ve geçmişle bugünü birbirine bağlayan yönü bu anlayışla güçlü bir şekilde örtüşüyor. Yıldız Holding olarak bugüne kadar hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda çok sayıda sanat projesine destek verdik. Türkiye’nin dört bir yanında, Londra, New York, Cidde gibi dünyanın farklı lokasyonlarında bulunan ofislerimizde sanatçılarımızın eserlerini sergileyerek geniş bir yelpazede kültür ve sanatın gelişimine katkı sunuyoruz. Eserlerinde hafıza, kültürel miras ve insanlığın ortak değerlerini ele alan Ahmet Güneştekin, sanatın evrensel dilini ustalıkla kullanıyor. Gerçekleştirdiği çalışmalarla Türkiye’nin uluslararası sanat sahnelerinde görünürlüğüne değerli katkılar sunan sanatçının yeni sergisi "Sessizlik"in uluslararası sanat dünyasında güçlü bir iz bırakacağına inanıyor; bu vesileyle sanatımızın küresel ölçekte görünürlüğüne katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz." Palazzo Gradenigo: Venedik’te Yeniden Doğan Bir Kültür Mekanı 16. yüzyılda Gradenigo ailesi için inşa edilmiş bir yapı olan ve Venedik lagününün kıymetli sarayları arasında yer alan Palazzo Gradenigo, 2024 yılında Ahmet Güneştekin tarafından satın alındı. Binanın restorasyonunu ise, birçok önemli yapıda yürüttüğü projelerle tanınan mimar Alberto Torsello üstleniyor. 6 Mayıs’tan itibaren ziyarete açılacak olan Sessizlik, restorasyonu tamamlanan zemin ve birinci katlarda gerçekleşiyor. Projenin yıl sonunda tamamlanmasıyla birlikte yapı, beş kata yayılan 2 bin metrekarelik alanıyla Güneştekin Vakfı’nın Venedik’teki merkezine ev sahipliği yapacak ve çağdaş sanat için uluslararası bir üretim ve buluşma platformu olarak faaliyet gösterecek. Bu özgün Venedik sarayı, ilk sahibi Pietro Gradenigo’nun entelektüel mirasını yüzyıllar sonra uykusundan uyandırarak, sergiler ve disiplinlerarası programlar aracılığıyla genç ve dezavantajlı sanat üreticilerine odaklanan uluslararası bir merkez olarak konumlanırken, Ahmet Güneştekin’in sanatı aracılığıyla kültürler arasında kalıcı bağlar kurma ve gelecek nesiller için kapsayıcı bir üretim alanı oluşturma vizyonunu somutlaştırıyor.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 13:03 Gençlik ve Spor Bakanı Bak: "Burası artık Türkiye’de adrenalinin ve enerjinin merkezi olacak" Formula 1 Türkiye Grand Prix Tanıtım Programı’nda açıklamalarda bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Burası artık Türkiye’de adrenalinin ve enerjinin merkezi olacak. Müthiş bir başlangıç. Türkiye daha önce yaptığı organizasyonlarla da buna öncü oldu" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde dün gerçekleştirilen lansmanla birlikte, İstanbul Park’ın 2027 yılı itibarıyla Formula 1 takvimine dahil edildiği resmen açıklandı. İstanbul Park’ta düzenlenen basın toplantısında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul’un tekrar Formula 1 takvimine alınmasının Türkiye’ye pek çok farklı noktada önemli getiriler sağlayacağının altını çizdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, organizasyonun şehrin ekonomisine ve küresel tanıtımına sunacağı yüksek katma değere dikkat çekerken, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da İstanbul Park ve Formula 1 etkinliğinin özellikler gençler arasında büyük bir çekim merkezi olacağını ifade etti. Bakan Ersoy: "Formula 1, pistten şehrin tamamına etki eden bir organizasyondur" Organizasyonla birlikte İstanbul’un hem turizm hem de marka değerinin zirveye taşınmasının hedeflendiğini aktaran Bakan Ersoy, şu şekilde konuştu: "Cumhurbaşkanımızın Dolmabahçe Çalışma Formula 1 CEO’su ve FIA başkanıyla beraber gerçekleştirdiği lansman etkinliği bizler için uzun süren bir maratonun bitiş çizgisidir. Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve daha pek çok değerli paydaşın koordineli çalışmaları dün itibariyle nihayete ulaşmıştır. İstanbul Park 2027 yılından itibaren en az 5 yıl boyunca Formula 1 takvimine dahil olmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz Formula 1 ev sahibi ülke ve şehre kazanımlarına odaklanıyoruz. Zira uluslararası araştırmalar Formula 1 ev sahipliğinin o destinasyona yönelik turizm talebini yüzde 6 artırdığını gösteriyor. Söz konusu destinasyonda daha önce o şehri seçmemiş turistler için Formula 1 bir tercih sebebi olmaktadır. 2025 sezonunda Formula 1, 180’den fazla ülkede 827 milyondan fazla televizyon izleyicisine; tribünlerde ise 6,7 milyondan fazla seyirciye ulaşmıştır. Hal böyleyken her Grand Prix düzenlendiği şehir ve ülkeye yüksek katma değerli bir tanıtım fırsatı sunmaktadır. Örneğin Singapur 450 bin uluslararası ziyaretçi almış ve 1,4 milyar dolar ek turizm geliri elde etmiştir. Bizim lokasyonumuz da iki kıtanın buluşma noktası olan İstanbul’dur. Tarihinden kültürüne, doğasından mutfağına İstanbul dünyanın en önemli çekim merkezlerinden biridir. Bu gerçeğin bütün avantajını kullanacak ve elbette dersimizi çalışıp hazırlığımızı en iyi ve doğru şekilde yapacağız. Bu noktada Singapur 2025 Grand Prix verileri 2025 için güzel bir örnek teşkil etmektedir. Biz de Formula 1’in bu kaldıraç etkisini İstanbul’a kanalize etmeli ve şehrimizin potansiyelini bu etkiyi en yüksek noktaya taşıyacak şekilde kullanmalıyız. Formula 1 nitelikli turisti ve varlıklı ziyaretçiyi getirir; bu noktada İstanbul’un premium turizm stratejisi için özellikle kritik bir nokta. Formula 1’in etkisi yarış öncesinde de sonrasında da devam ediyor. Singapur verileri İstanbul’un boğaz kıyıları, Tarihi Yarımada, Beyoğlu ve Anadolu Yakası gibi noktalar için son derece heyecan vericidir. Kısaca Formula 1, pistten şehrin tamamına etki eden bir organizasyondur. Medeniyetlerin buluşma noktası olan İstanbul da tarihi ve modern, kültürel ve doğal turizm varlıklarıyla Formula 1’in kaldıraç etkisini son derece güçlü bir katma değere dönüştürmeye adaydır. Formula 1 ile yaptığımız 5 yıllık sözleşme de bu etkinin tek seferlik değil; sürdürülebilir ve kalıcı olması imkanını sunmaktadır. Bu noktada Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizim de üzerimize düşen ödevler var. Ülkemizin kültür ve turizm değerlerini tanıtmaktan gastronomi entegrasyonuna, uluslararası yıldızların ağırlanmasından küresel iş ortaklıklarına çok farklı ve yenilikçi tanıtım faaliyetlerine imza atacağız. Özetle Avrupa, Asya ve Amerika’daki öncelikli pazarlarımız başta olmak üzere bugünden itibaren başlayacak kademeli bir iletişim takvimiyle, İstanbul’u dünyanın tek ’iki kıtayı birleştiren F1 şehri’ olarak lanse edeceğiz." Bakan Bak: "Burası artık Türkiye’de adrenalinin ve enerjinin merkezi olacak" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Formula 1’in İstanbul’a pek çok katma değer sağlayacağından ve özellikle gençler açısından önemli bir etkinliğe imza atılacağından dolayı duyduğu gurur ve heyecanlı dile getirdi. Bakan Bak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm dünyaya Formula 1’in yeniden İstanbul’a geldiğini ilan etmesiyle müthiş bir coşku ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde olan bu pisti birlikte değerlendireceğimizi konuştuk ve çalışmalara başladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği destekle adım adım, ilmek ilmek bu süreci işledik. Biz Formula 1’de daha önce görev alan herkesi dinleyerek bu yola çıktık ve gençlerle bir araya geldiğimizde ’Formula 1 gelecek mi?’ diye soruyorlardı. Dünyada çeşitli ülkelerde yapılan ve belli maliyetleri olan bir organizasyon, büyük bir endüstri. Ama şu heyecanı anlatmak istiyoruz; burası artık gençler için bir çekim merkezi. Gençlerimiz binlerce, milyonlarca genç tarafından takip edilen organizasyonun parçası olacaklar. Burası artık Türkiye’de adrenalinin ve enerjinin merkezi olacak. Müthiş bir başlangıç. Türkiye daha önce yaptığı organizasyonlarla da buna öncü oldu. İstanbul’un çekim gücü, yatak kapasitesi, tarihi dokusu ortaya bir sinerji çıkarıyor. Türkiye, TGA’yla birlikte müthiş bir kampanya yapıyor. Turizm gelirlerinin artmasında önemli rol oynuyorlar. Türkiye’nin güvenli bir ülke olduğunu da Formula 1’in gelmesiyle kanıtlamış olduk. Burada da bir modernizasyona ihtiyaç var ve biz bunu yapacağız. Bu süreçte iyi işler yapacağımıza inanıyorum. İlave şampiyonalar gerçekleştirilecek. Çeşitli fuarlar, organizasyonlar burada olacak. 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı İtalya’yla birlikte organize edeceğiz. Pek çok uluslararası organizasyonu başarıyla sağlayan bir Türkiye var. Türkiye’nin gençleri için çalışıyoruz. Hep beraber Türkiye’nin gücünü tüm dünyaya göstereceğiz" ifadelerini kullandı.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 13:01 Bakan Tekin: "Okullarımızı, evlatlarımızın kendini emniyette hissettiği, mekanlar olarak daha da kuvvetlendireceğiz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Eğitim meselesini biz milli varlığımızın, toplumsal direncimizin ve medeniyet davamızın tam merkezinde görüyoruz. Onun için aileyi daha da güçlendireceğiz. Öğretmenin vakarını, otoritesini ve rehberliğini daha da tahkim edeceğiz. Okullarımızı, evlatlarımızın kendini emniyette hissettiği, emeğinin karşılık bulduğu, birlikte yaşamanın adabını öğrendiği mekanlar olarak daha da kuvvetlendireceğiz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen 5’inci Uluslararası Montessori Zirvesi’ne katıldı. Programda konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarından hayatını kaybedenleri anarak başlayan Bakan Tekin, "Yaşadığımız acının üzerine öfke yığmanın, istismar dili üretmenin, kederi hoyratça hırpalamanın kimseye bir çıkış yolu açmadığını biliyoruz. Bize düşen, çocuklarımızın nasıl bir zamanın, nasıl bir çevrenin, nasıl bir ilişki ikliminin içinde büyüdüğünü daha derin bir ciddiyetle ele almaktır. Bu elim ve menfur hadise üzerinden aziz milletimizin inancına, medeniyet birikimine ve değer mirasına fatura çıkarmaya kalkışmak, çözüm arayışı değil; apaçık bir fırsatçılıktır" dedi. "Biz okullarımızı birlikte yaşama şuurunun kök saldığı bir inşa alanı olarak görüyoruz" Okulda alınacak tedbirler ve Türkiye Maarif Modeli’nde atılan adımlara değinen Bakan Tekin, "Biz okullarımızı birlikte yaşama şuurunun kök saldığı bir inşa alanı olarak görüyoruz. Bu sebeple öğretmeni, aileyi, okul iklimini ve çocuklarımızın gelişim seyrini birbirinden kopuk başlıklar gibi ele almıyor; hepsini aynı maarif tasavvurunun birbirini tamamlayan unsurları olarak değerlendiriyoruz. Son dönemde güç vermeye çalıştığımız yöneliş de evlatlarımızın zihnini açan, kalbini besleyen, şahsiyetini tahkim eden daha kuşatıcı bir eğitim ufkunu adım adım yerleştirme çabasıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz de bu yönelişin en önemli kurucu sacayaklarından birini teşkil ediyor. Buradaki muradımız, evlatlarımızın bilgisini beceriyle, becerisini değerle, değerini de hayatla buluşturan bütüncül bir eğitim iklimini kökleştirmektir. Aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim nesiller hedefimiz; istidadı gözeten, öğretmeni rehberliğiyle güçlendiren, okul hayatını çocuğun karakterini, iradesini ve birlikte yaşama kültürünü besleyen asli bir imkân olarak ele alan bir anlayışa yaslanıyor. Bu bakımdan Montessori tecrübesi ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle güç kazandırdığımız maarif yönelişi, aynı büyük hakikatin etrafında buluşuyor. Çocuklarımızın fıtratını gözeten bir eğitim anlayışından söz ediyoruz. Bu anlayışı sahada da adım adım beslemeye gayret ediyoruz. Çocuklarımızın milli ve manevi değerlerle, kuvvetli bir aidiyet duygusuyla ve ortak hafızayla büyümesini bu bakımdan son derece mühim görüyoruz" diye konuştu. "Çocuklarımızın vicdanla, mesuliyet duygusuyla, mensubiyet şuuruyla ve milli hafızayla büyümesini önceledik" Çocuk ve aile yapısıyla ilgili yapılan çalışmaları dile getiren Bakan Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin erdem-değer-eylem yaklaşımını yıl boyunca okul iklimine yedirmeye çalıştık. ’Her Çocuk Bir Fidan, İlk Ders Yeşil Vatan’ temasıyla başlayan çalışmalarımızı, "Bayrak Sevgisi" başlığıyla derinleştirdik. ’Maarifin Kalbinde Ramazan’, ’Maarifin Kalbinde Çocuk’ gibi etkinliklerle evlatlarımızın merhametle, paylaşmayla, hürmetle ve birlikte yaşama ahlakıyla daha güçlü biçimde buluşmasını sağlamaya çalıştık. Filistin ve Gazze’ye yönelik farkındalık çalışmalarından EBA ve TRT EBA’da tarihî hafızayı ve kahramanlık bilincini diri tutan içeriklere kadar uzanan geniş bir çerçevede, çocuklarımızın vicdanla, mesuliyet duygusuyla, mensubiyet şuuruyla ve millî hafızayla büyümesini önceledik. Aynı şekilde aileyi de eğitimin merkezinde tutan güçlü bir zemin oluşturmaya özel önem verdik. Velivizyon platformumuz ve aile ile ilgili yaptıklarımız, bu gayretimizin en görünür halkalarından biri oldu. Ailemle Eğitim Yolculuğum programlarıyla, Aile Okulu kurslarıyla, düzenli yayımladığımız aile eğitim bültenleriyle, Güçlü Aile Güçlü Gelecek Kongresi ve farklı temalarda gerçekleştirdiğimiz aile buluşmalarıyla anne-baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren daha sağlam bir destek alanı oluşturmaya çalıştık. Çünkü biz biliyoruz ki çocuğun iç dünyasında açılan ilk gedik de güçlenen ilk dayanak da çoğu zaman ailede başlıyor. Okulla ailenin aynı istikamete bakması, bu çağda her zamankinden daha hayati bir kıymet taşıyor. Zira modern çocukluğun yükü, bugün en görünür biçimde bağımlılık eğilimlerinde, dijital savrulmada, okuldan ve hayattan geri çekilmede kendini hissettiriyor. Biz de bu tablo karşısında bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızın esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık" diye konuştu. "Eğitimi, bu milletin insan cevherini koruyan büyük bir inşa faaliyeti olarak gördük" Konuşmasına devam eden Bakan Tekin, "Bazı çevreler eğitimden söz ederken meseleyi hala dar ideolojik kalıpların içine hapsetmeye çalışıyor. Biz o sığ çerçeveyi kabul etmedik. Eğitimi, bu milletin insan cevherini koruyan, büyüten ve yarına taşıyan büyük bir inşa faaliyeti olarak gördük. Bu milletin çocukları bizim gözümüzde emanetin en kıymetli halkasıdır. Bu milletin maarifi de köksüz denemelere açık bir alan değil, medeniyet birikimimizin, tarih şuurumuzun, millî hafızamızın ve insan tasavvurumuzun taşıyıcı zeminidir. Bu ülkenin evlatlarını kendi inancından, tarihinden, bayrağından, kültüründen ve vicdanından kopararak bir gelecek kurulamayacağını en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz" dedi. "Okullarımızı, evlatlarımızın kendini emniyette hissettiği, mekanlar olarak daha da kuvvetlendireceğiz" Dünyadaki bölgesel savaşlardan Türkiye Yüzyılı hedeflerini ifade eden Bakan Tekin, "Çok çetin bir coğrafyada yaşıyoruz. Yakın çevremizde savaşın, yıkımın, göçün, şiddetin ve savrulmanın insan hayatını nasıl örselediğini her gün görüyoruz. Gazze’de çocukluğun nasıl kuşatma altında kaldığını, bölgenin farklı havzalarında ailenin, okulun ve toplumsal huzurun nasıl yara aldığını müşahede ediyoruz. Böyle bir coğrafyada çocuklarını koruyabilen milletler ayakta kalıyor. Ailesini canlı tutabilen toplumlar yürüyüşünü sürdürüyor. Okullarını bilgiyle birlikte ahlakın, aidiyetin ve şahsiyetin mayalandığı mekanlara dönüştürebilen ülkeler yarına daha güçlü hazırlanıyor. Bu sebeple eğitim meselesini biz millî varlığımızın, toplumsal direncimizin ve medeniyet davamızın tam merkezinde görüyoruz. Onun için aileyi daha da güçlendireceğiz. Öğretmenin vakarını, otoritesini ve rehberliğini daha da tahkim edeceğiz. Okullarımızı, evlatlarımızın kendini emniyette hissettiği, emeğinin karşılık bulduğu, birlikte yaşamanın adabını öğrendiği mekanlar olarak daha da kuvvetlendireceğiz. Dijital çağın savurucu etkileri karşısında çocuklarımızın iç direncini daha da büyüteceğiz. Merhameti, hürmeti, paylaşmayı, dayanışmayı ve vatandaşlık şuurunu eğitim hayatımızın canlı unsurları arasında taşımayı sürdüreceğiz. Hiçbir tereddüde mahal vermeden ve herhangi bir gevşekliğe kapılmadan maarif çağı olarak tecelli edeceğine inandığımız Türkiye Yüzyılı idealine kararlılıkla hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında aralarında Zeydan Karalar’ın da bulunduğu 9 sanık tahliye edildi
05 Şubat 2026 Perşembe - 20:00 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında aralarında Zeydan Karalar’ın da bulunduğu 9 sanık tahliye edildi Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada mahkeme, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Zeydan Karalar’ın da bulunduğu 9 tutuklu sanığın tahliyesine, 24 sanığın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanığın yargılanmasına Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampsü’nde devam edildi. 9 sanık tahliye edildi Yargılamada 7. gün geride kalırken, sanık avukatlarının tutukluluk durumuna ilişkin beyanlarının değerlendirilmesi için heyet, duruşmaya yaklaşık 1 saat ara verdi. Aranın ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Zeydan Karalar, Esenyurt Belediyesi Komisyon Üyesi Ali Fırat Baycan, Esenyurt Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü personeli Cem Alper Akyüz, Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi tutuklu sanık İbrahim Koçyiğit, Rıza Akpolat’ın makam şoförü tutuklu sanık Mehmet Ataş, Esenyurt Belediyesi’ne bağlı ESPAŞ personeli Mert Çelik, Esenyurt Belediyesi’nden Mali Hizmetler Müdürlüğü personeli Müzeyyen Karakaş, İSFALT Muhasebe Müdürü Oktay Aktaş, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış’ın, tutuklulukta geçirdikleri süre göz önünde göz önünde bulundurularak, yurt dışına çıkış yasağı tedbiriyle tahliyelerine hükmetti. 24 sanığın tutukluluk hali devam edecek Öte yandan mahkeme heyeti, aralarında Rıza Akpolat, Utku Caner Çaykara, Oya Tekin ile Kadir Aydar’ın da bulunduğu, 24 sanığın ise üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar verdi. Mahkeme, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınması için duruşmayı 9 Şubat’a erteledi.
Aziz İhsan Suç örgütü davasında sanık avukatlarının savunmaları tamamlandı
05 Şubat 2026 Perşembe - 19:13 Aziz İhsan Suç örgütü davasında sanık avukatlarının savunmaları tamamlandı Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısının talebine ilişkin sanık avukatları savunma yaptı. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce davanın görülmesine devam edildi. Savcılık 3 sanığın tahliyesini 30 sanığın tutukluluk halinin devamını talep etmişti Duruşmanın ilk anlarında, tutuklu sanıkların durumlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Cumhuriyet Savcısı, görevlerinden uzaklaştırılan tutuklu sanıklar Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış, İSFALT Muhasebe Müdürü Oktay Aktaş ile Avcılar Belediyesi İhale Alma Yetkilisi İbrahim Koçyiğit’in tutuklulukta bulundukları süre göz önünde bulundurularak adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyelerini talep etmişti. Ayrıca savcılık, 30 sanığın üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağını belirterek, tutukluluk halinin devamını talep emişti. Duruşmada süre tartışması yaşandı Verilen aranın ardından savcılığın talebine ilişkin sanık avukatları savunma yaptı. Savunma öncesi mahkeme başkanı ve sanık avukatları arasında savunma yapma süresi tartışması yaşandı. Bu esnada, tutuklu bir sanığın avukatı heyete, tek olan avukatın 10 dakika, iki avukat olan kişilerin de toplam 15 dakika, 3 kişi olan avukatların ise toplam 20 dakika savunma yapmaları yönünde anlaştıklarını heyete iletti. Mahkeme başkanı, avukatların bu kararını kabul etti. Ayrıca mahkeme başkanı, "Belki bugün tahliye olabilecek olanlar, yarın tahliye olacak. Bu gidişle yarın bile bitmeyecek. Sizin vicdanınıza bırakıyorum. Süre kısıtlaması getirmiyorum" dedi. Tutukluluğunun devamı talep edilen sanıkların avukatları savunma yaptı Tutuklu sanık Rıza Akpolat’ın avukatı Hasan Sınar ise savunmasında, "Rıza Akpolat, kaçma şüphesi olmayan bir sanıktır. Delilleri karartma gibi bir durumu söz konusu değildir. Kimse kaçma şüphesi olan birinin avukatlığını yapmak istemez. Biz aklanmanın derdindeyiz" ifadelerini kullandı. Esenyurt Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık İbrahim Halil Çalış’ın avukatı Cesim Yalçın, "Müvekkilim sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilmeli. İddia makamının tutukluluğun devamı talebine kesinlikle katılmıyoruz. Adli kontrol hükümleri uygulanmaksızın tahliyesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. İddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Müdürlüğü’ne elektronik postayla yapılan ihbarda Beşiktaş Belediyesi’ndeki ihalelerde firmalarının sahibi Aktaş’ın 100 milyon lira rüşvet dağıttığı öne sürülen Beşiktaş Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Rıza Akpolat’ın eşi Yeşim Yankılıç’ın erkek kardeşi tutuklu sanık Kazım Gökhan Yankılıç’ın avukatı da savunma yaptı. Sanık avukatı Mehmet Can Seyhan, "Aile bağları üzerinden genişletilen bu suçlamaların son bulmasını talep ediyoruz, tahliyesini istiyoruz" şeklinde konuştu. Öte yandan bugün görülen duruşmada, tüm tutuklu sanık avukatlarının savunmaları tamamlandı. Duruşmaya ara verildi Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının tutukluluk durumuna ilişkin beyanlarının değerlendirilmesi için duruşmaya yaklaşık 1 saat ara verdi. Aranın ardından heyet, sanıklar hakkında ara kararını açıklayacak ve yargılamaya tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edilecek.
THY İcra Komitesi Başkanı Bolat, yeni seçilen kabin memurları derneği yönetimini ağırladı
05 Şubat 2026 Perşembe - 18:53 THY İcra Komitesi Başkanı Bolat, yeni seçilen kabin memurları derneği yönetimini ağırladı Türk Hava Yolları (THY) İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, göreve yeni seçilen Kabin Memurları Derneği (TASSA) Başkanı Zarife Banu Atılgan ve beraberindeki ekibi, makamında ağırladı. THY İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, TASSA başkanlığına yeni seçilen Zarife Banu Atılgan ve beraberindeki ekibi makamında misafir etti. Bolat ve Atılgan, havacılık sektörünün güncel dinamiklerine dair fikir alışverişinde bulunurken, üniversitelerle çeşitli işbirliği çalışmalarının sürdüğü ifade edildi. Ziyarete ilişkin açıklamalarda bulunan THY İcra Komitesi Başkanı Bolat, "Bugün Havayolları Kabin Memurları Derneği (TASSA) Başkanı Zarife Banu Atılgan ve göreve yeni başlayan değerli yönetim ekibini misafir ettik. 1965 yılında kurulan ve bugüne dek çalışmalarını sürdüren TASSA’yı, daha güçlü ve etkin bir konuma taşımak hedefiyle yola çıkan ekip ile havacılık ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak başlıklar üzerine değerlendirme gerçekleştirdik. Bu kapsamda, kabin ekiplerimizin çalışma deneyimlerini geliştirmeye yönelik görüş ve öneriler üzerinde istişarelerde bulunduk. Üniversitelerle iş birliği içerisinde hayata geçirmeyi planladıkları projeleri dinlemekten ayrıca memnuniyet duydum. İnsan kaynağını güçlendiren, sektöre uzun vadeli değer üreten bu yaklaşımın çok kıymetli olduğuna inanıyorum. İlerleyen dönemde, daha geniş bir katılımla yeniden bir araya gelmek konusunda mutabık kaldık. Nazik ziyaretleri için Zarife Banu Atılgan’a ve TASSA ekibine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi.
İstanbul’da 240 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi: 4 gözaltı
05 Şubat 2026 Perşembe - 18:40 İstanbul’da 240 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi: 4 gözaltı İstanbul’un iki ilçesinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, 240 kilo 300 gram kristal ve sıvı metamfetamin ele geçirildi, olayla ilgili 4 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Savcılık tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde gerçekleşen çalışmalarda, Kağıthane ve Kartal’da şüpheli bulunan iki araç ve iki evi takip eden polis, dün 4 ayrı noktada eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Özel harekat timlerince gerçekleşen baskınlarda 4 şüpheli gözaltına alındı. Koçbaşı ile kırılarak girilen evlerde ve araçlarda yapılan aramalarda ise 23 kilo 150 gram kristal metamfetamin, 217 kilo 150 gramı sıvı metamfetamin olmak üzere 240 kilo 300 gram uyuşturucu madde, 87 kilo 500 gram kimyasal katkı maddesi, uyuşturucu madde üretiminde kullanılan çeşitli aparatlar ile uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen bin 400 lira para ele geçirildi. Polis ekiplerince yakalanan 4 şüpheli sorgulanmak üzere Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlılar hakkında "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçundan başlatılan işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adli makamlara sevk edileceği duyuruldu.