Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Başakşehir’de "dur" ihtarına uymayan hırsız kovalamaca sonrası yakalandı: 330 bin TL ceza
26 Nisan 2026 Pazar - 00:34:05
Başakşehir’de dün sabah saatlerinde açıktan hırsızlık yaptığı tespit edilen ve polisin "dur" ihtarına uymayarak kaçan 21 yaşındaki A.H.Ç., kısa süren kovalamacanın ardından aracının lastiklerinin indirilmesiyle yakalandı. Şüpheliye 330 bin TL idari para cezası uygulanırken, "açıktan hırsızlık" suçlamasıyla gözaltına alındı. Olay dün sabah saatlerinde Başakşehir, Şamlar Mahallesi İstiklal Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, açıktan hırsızlık yaptığı belirlenen A.H.Ç., şüpheli hareketleri üzerine polis ekiplerince durdurulmak istendi. Polisin "dur" ihtarına uymayan şüpheli, otomobille kaçmaya çalıştı. Kısa süren kovalamacanın ardından polis ekipleri aracın lastiklerini indirerek şüpheliyi yakaladı. 330 bin TL idari para cezası kesildi Polis ekiplerince yakalanan şüphelinin üzerinde yapılan aramada, hırsızlıktan elde edildiği değerlendirilen 2 cep telefonu ile 17 bin 330 TL, 320 Amerikan doları ve 80 euro ele geçirildi. Öte yandan açıktan hırsızlık suçlamasıyla gözaltına alınan A.H.Ç.’ye polisin "dur" ihtarına uymamak, ehliyetsiz araç kullanmak ve makas atmak suçlarından toplam 330 bin TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca şüphelinin kullandığı 34 MVY 998 plakalı araç 120 gün süreyle trafikten men edildi. Konu ile ilgili yakalanan şüphelinin, bugün "açıktan hırsızlık" suçundan adli makamlara sevk edileceği öğrenildi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 23:47
Merih Demiral’dan üst üste ikinci kez Asya Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu
Milli oyuncu Merih Demiral’ın formasını giydiği Al Ahli, Asya Şampiyonlar Ligi finalinde Machida’yı uzatmalarda 1-0 yenerek şampiyon oldu. Demiral, böylece üst üste ikinci kez Asya Şampiyonlar Ligi Kupası’nı kaldıran ilk Türk olarak tarihe geçti.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 22:37
Hac kafilesi İstanbul Havalimanı’ndan kutsal topraklara dualarla uğurlandı
Diyanet İşleri Başkanlığının "2026 Yılı Hac Organizasyonu" kapsamında hacı adayları, İstanbul Havalimanı’ndan kutsal topraklara uğurlandı.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 21:01
Galatasaray, Fenerbahçe derbisi hazırlıklarını tamamladı
Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Fenerbahçe ile yapacağı maçın hazırlıklarını bugün yaptığı antrenmanla tamamladı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 13:21
Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı
Ankaraspor-Nazilli Belediyespor futbol müsabakasında şike yapıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, kulüp başkanlarının 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta 28 Nisan 2024 tarihinde Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadı’nda Ankaraspor-Nazilli Belediyespor erkek futbol takımları arasında oynanan futbol müsabakasında şike yapıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Zonguldakspor Futbol Kulübü Anonim Şirketi ‘suçtan zarar gören’ sıfatıyla, Ankaraspor ile Nazilli Belediyespor ‘malen sorumlu’ sıfatıyla, aralarında Ankaraspor Kulübü’nün sahibi Ahmet Okatan, Ankaraspor Kulübü Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu ve Nazillispor Başkanı Şahin Kaya’nın da bulunduğu 52 kişi ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, 2. Lig Beyaz Grup’ta 28 Nisan 2024’te Etimesgut Atatürk stadyumunda oynanan Ankaraspor-Nazilli Belediyespor karşılaşmasında hakemlerin maç boyunca kritik kararlar vermek zorunda kalmadığı, kart gösterilmediği, penaltı, disiplin cezası ve diğer siyah-beyaz ihlallerin hiçbirinin gerçekleşmediği belirtildi. Maça ilişkin TFF tarafından hazırlanan rapora göre, maçın gidişatının ve sonucunun usulsüz bahis kazançları elde etmek amacıyla etkilendiğine dair açık ve güçlü bahis kanıtlarının bulunduğu, hesapları izlenen bahis şirketlerinde maçın berabere bitmesi için son derece şüpheli maç öncesi bahislerin kaydedildiği, hazırlanan gözlemci raporuna göre ise hakemlerin maç boyunca kritik kararlar vermek zorunda kalmadığı, müsabakada kart gösterilmediği, penaltı, disiplin cezası ve diğer siyah beyaz ihlallerin hiçbirinin gerçekleşmediği aktarıldı. Maçın her iki takım için de top çevirme şeklinde geçtiği, birbirlerine baskı kurmadıkları, zaman geçirmek maksatlı defans oyuncularına ya da kaleciye geri pas yaptıkları ve gol atma ya da birbirlerine üstünlük kurma amacında olmadıkları kaydedildi. Maç görüntülerinin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna da yer verilen iddianamede, maç sonucunun 0-0 olarak sona erdiği, maçın her iki takım için de top çevirme şeklinde geçtiği, takımların birbirlerine baskı kurmadıkları, zaman geçirmek maksatlı defans oyuncularına ya da kaleciye geri pas yaptıkları, gol atma ya da birbirlerine üstünlük kurma amacında olmadıkları ifade edildi. Ayrıca maçın tek gol pozisyonu olabilecek anının ise maçın 89. dakika 40. saniyesinde gerçekleştiği, Nazilli Belediyespor oyuncusunun rakip kaleye doğru atak yaptığı, kaleci ile karşı karşıya kalamadan bu atağın Ankarasporlu oyuncular tarafından engellendiği, Nazilli Belediyespor oyuncusunun topu kaybetmesinden sonra topa yakın mesafede olmasına karşın topu tekrardan kazanmak için hiçbir çaba sarf etmediği kaydedildi. Maçtan sonra ‘’hayırlı olsun’’ mesajı attığı belirtildi Nazilli Belediyespor Kulüp Başkanı Şahin Kaya’nın dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemelere yer verilen iddianamede, ‘’Zonguldak teşvik gönderecekmiş Ankaraspor’a ondan bizim biran önce görüşmemiz lazım dayı" şeklinde maçtan önce yapılmış konuşma içerikleri görüldü. Maçtan sonra şüpheli Hasan Güney’in Ankaraspor Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu’na ’hayırlı olsun’ mesajı attığı, bu mesajın ekran görüntüsünün de Nazilli cephesine gönderildiği belirlendi. Bir gün sonra ise Şahin Kaya’nın Hasan Güney’e, "Her yerde konuşuyormuşsun, maçı bağladım aradım diye. Böyle şeyler söyleme dayı" şeklinde mesaj attığı görüldü. Her iki takımın da bu anlaşmadan menfaat sağladıkları ve kadroda olan ancak maçta oynamayan oyuncu grubunun da maça ilişkin anlaşmayı bildiklerinin değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, 28 Nisan 2024’te Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadında Ankaraspor-Nazilli Belediyespor erkek futbol takımları arasında oynanacak olan maçın öncesinde, maç sonucunu etkileyecek şekilde maçın berabere bitirilmesi için Hasan ile Şahin’in ortak irade içerisinde oldukları, şüpheliler Şahin Kaya ve Hasan Güney’in, şüpheli Abdurrahman vasıtası ile Memet Emin ile iletişime geçtikleri, Abdurrahman’ın aracılık etmek sureti ile Şahin ve Memet’in maçın öncesinde, maç sonucunu etkileyecek şekilde maçın berabere bitirilmesi konusunda anlaştıkları, maçın sonucunun berabere bitmesi neticesinde Ankaraspor takımının bir üst lige çıkması için play offlara kalmasının ve Nazilli Belediyespor takımının da da ligde kalmasının kesinleşeceği, böylece her 2 takımın da bu anlaşmadan menfaat sağladıkları ve kadroda olan ancak maçta oynamayan oyuncu grubunun da maça ilişkin anlaşmayı bildiklerinin değerlendirildiği, buna göre oyuncu gruplarının şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunarak üzerlerine atılı suçu işledikleri kaydedildi. Kulüp başkanlarına 4 yıl 6 aya kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Şahin Kaya ve Mehmet Emin Katipoğlu’nun ‘şike’ suçundan 1’er yıl 6’şar aydan 4’er yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Diğer şüphelilerin ise aynı suçtan 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapsi istendi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 13:02
Bayraktar KIZILELMA eğitim uçuşunu başarıyla tamamladı
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın 2026’nın ilk çeyreğinde envantere gireceğini duyurduğu Bayraktar KIZILELMA, uçuş eğitimi gerçekleştirdi. Baykar’ın tamamen öz kaynaklarıyla milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar KIZILELMA, eğitim uçuşlarına devam ediyor. Tekirdağ Çorlu’daki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan milli insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, eğitim uçuşu gerçekleştirdi. KIZILELMA’nın 2026 yılının ilk çeyreğinde envantere girmesi bekleniyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:57
Bayraktar KIZILELMA eğitim uçuşunu başarıyla tamamladı
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın 2026’nın ilk çeyreğinde envantere gireceğini duyurduğu Bayraktar KIZILELMA, uçuş eğitimi gerçekleştirdi. Baykar’ın tamamen öz kaynaklarıyla milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar KIZILELMA, eğitim uçuşlarına devam ediyor. Tekirdağ Çorlu’daki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan milli insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, eğitim uçuşu gerçekleştirdi. KIZILELMA’nın, 2026’nın ilk çeyreğinde envantere girmesi bekleniyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:46
"Bilim Kadınları İçin" Programı 24. dönem başvurularını açıyor
L’Oréal Türkiye, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü "Bilim Kadınları İçin" Programı’nın 24. yılında yeni başvuru dönemini açıyor. Genç bilim kadınlarının araştırmalarını desteklemeyi ve görünürlüklerini artırmayı hedefleyen programa başvurular 6 Şubat-1 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. L’Oréal Türkiye’nin, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü "Bilim Kadınları İçin" Programı, bilimde cinsiyet eşitliğini güçlendirmek ve kadınların bilime katkılarını görünür kılmak amacıyla 24. kez hayata geçiyor. Türkiye’nin uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk programlarından biri olan program, genç ve yetenekli bilim kadınlarının özgün çalışmalarını destekleyerek bilimsel mükemmelliği teşvik etmeye devam ediyor. 24. dönem başvuruları 6 Şubat-1 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. "Bilim Kadınları İçin" Programı kapsamında bu yıl seçilecek 4 genç bilim kadınına, bilimsel araştırmalarında kullanmak üzere her biri 400 bin TL değerinde proje desteği sağlanacak. Programa, özgün bilim projelerine sahip 40 yaş altı, "Yaşam ve Çevre Bilimleri" ile "Fiziki Bilimler" alanlarında çalışan bilim kadınları başvurabilecek. Adaylar, başvurularını belirtilen tarihler arasında Turkey - National program | For Women in Science üzerinden çevrimiçi olarak gerçekleştirecek. Başvurular; bağımsız UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Bilim Jürisi tarafından akademik yetkinlik, bilime katkı, yenilikçilik, uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilecek. "Hedef, bilimin geleceğine kalıcı katkı sağlamak" Bilimin dönüştürücü gücünü ve programın uzun soluklu etkisini vurgulayan L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu şöyle konuştu: "L’Oréal Türkiye olarak bilimin ve teknolojinin dünyayı değiştireceğine inanıyoruz. 23 yıldır yürüttüğümüz ‘Bilim Kadınları İçin’ Programı kapsamında 128 kadın bilim insanını destekledik; 1 bilim kadınımız uluslararası mükemmellik ödülü, 5 bilim kadınımız ise ‘Uluslararası Yükselen Yetenek’ unvanı aldı. Şimdi 24. yılımızda, yeni kuşak bilim kadınlarını bu yolculuğa davet ediyoruz. Amacımız yalnızca başarılarını taçlandırmak değil; bilim kadınlarının çalışmalarını desteklemek, görünürlüklerini artırmak ve bilimin geleceğine kalıcı katkı sağlamak." YÖK verilerine göre Türkiye’de kadın araştırma görevlilerinin oranı yüzde 55 iken profesörlük düzeyinde bu oran yüzde 35’e kadar düşüyor. Buna karşın "Bilim Kadınları İçin" Programı kapsamında desteklenen bilim kadınlarının büyük çoğunluğu akademide üst düzey pozisyonlara yükselerek bilime katkı sunmayı sürdürüyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:45
Bakan Ersoy: "13 binden fazla eser ait olduğu topraklara geri getirildi"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "2002-2026 yılları arasında toplam 13 bin 449 eser ait olduğu topraklara getirildi. Bu eserlerin büyük bölümünü oluşturan 9 bin 134’ü son 8 yılda ülkemize kazandırıldı" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Ersoy, müzeden sahneye, kütüphaneden kazı alanlarına kadar kültür ve sanatın birçok alanında Türkiye’nin 2025 yılında Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştığını söyledi. "Türkiye Kültür Yolu Festivali uluslararası bir kültür markasına dönüştü" Bakan Ersoy, "2021 yılında 80 mekanda ve 2 binin üzerinde sanatçıyla başlattığımız kültür-sanat yolculuğunu ’Dünyanın En Büyük Festivali’ haline dönüştürdük. Her geçen yıl artan ivmesi ile Türkiye Kültür Yolu Festivali, ‘ölçeği’, ‘yaygınlığı’ ve ‘etkisiyle’ uluslararası bir kültür markasına dönüştü. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023 yılından itibaren Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festivalimiz; geçtiğimiz yıl 8 ay boyunca 20 şehirde binden fazla etkinlik noktasında 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’den fazla etkinliğe sahne oldu" dedi. 2026 yılında Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya illerinin de festivale dâhil edilerek 26 ilde düzenleneceğini kaydeden Ersoy, "Şehirlerimiz merakla bekliyor biliyorum; festival takvimimizi de belirledik. Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin sosyal medya hesaplarından tarihlerimizi açıklıyoruz. 2027 yılında Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ illerimiz de doyasıya festival coşkusunu yaşayacak" ifadelerini kullandı. Ersoy, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine 32 unsurun kaydedilmesiyle Türkiye’nin dünyada en fazla unsur kaydettiren ikinci ülke olduğunu hatırlattı. Ersoy, "102 usta ’Yaşayan İnsan Hazinesi’ olarak tescillendi. Bu başarı kültürel süreklilik açısından büyük önem taşıyor’’ şeklinde konuştu. "Devlet tiyatrolarında seyirci sayısında hedefimiz 2,5 milyona ulaşmayı hedefliyoruz" Devlet Tiyatrolarının 2002’de 28, 2017’de ise 41 sahneyle faaliyet gösterdiğini hatırlatan Ersoy, "Bugün 59 sahneye ulaştık. 2025-2026 sezonunda bu sayıyı 64’e çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. Ersoy, seyirci sayısının da 2,5 milyondan yukarılara ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. Her geçen gün yeni oyun sayısını artırdıklarını ve geçen sezon sahnelenen yerli oyun sayısının 99 olduğunu söyleyen Ersoy, "Bu oyunlarımızı, seyircilerimizin yoğun ilgisini çeken yabancı eserlerle birleştirerek başarıyı yakalıyoruz. Geçtiğimiz sezon Kerbela, Rembetiko Efsanesi, Dracula Bir Dehşet Anatomisi, Anna Karanina gibi eserler büyük ilgi görmüştü. Bu yıl da Faust, Büyük Romulus, Ölü Çınarlar ve Gümüş Patenler gibi prestijli eserlerimizi sanatseverlerin beğenisine sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Devlet Opera ve Balesinin 2024-2025 sezonunda bin 228 temsil ile tarihi bir başarıya imza attığını belirten Bakan Ersoy, bu yıl için hedeflerinin bin 350 temsil ve seyirci sayısının da 775 bin olduğunu ifade etti. "Biletleri 45 saniyede tükenen oyun: Fındıkkıran" Birçok oyunun beğeniyle takip edildiğini ve kapalı gişe sahnelendiğinin altını çizen Ersoy, "Bir gerçek var ki o da Fındıkkıran. Bu eser tüm dünyada yeni yıl eseri olarak sahneleniyor. Bu yıl tüm bölge müdürlüklerimizin de katılımıyla genel müdürlüğümüzün tüm salonlarında sahnelendi, hatta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de oynandı. Bu temsillerin her birinde biletler sadece 45 saniye içinde tükendi. Biletini gişeden almak isteyenler gece 3-4 gibi sıraya girdi. Benzer bir ilgiyi düzenlediğimiz festivallerde de yaşadık. Bu yıl ikincisi düzenlenen Anadolu Opera ve Bale Festivali yine büyük yankı uyandırdı. Geçtiğimiz yıl Şırnak’tan başlamıştık bu yolculuğa bu yıl ilk durak Bartın oldu. Bu tablo, kültür ve sanatı erişilebilir kılma vizyonumuzun, nitelikli üretimi yaygınlaştırma hedefimizin ve sanat kurumlarımıza duyduğumuz güvenin somut sonucudur" dedi. Ersoy, sinema alanındaki destekleri stratejik yatırım olarak nitelendirerek; 2017 yılında 305 projeye yaklaşık 56 milyon lira destek sağlandığını, 2025 itibarıyla proje sayısının 390’a, destek tutarının ise 491,6 milyon liraya ulaştığı bilgisini paylaştı. Sinemayı turizm tanıtımında etkili kullanmaya başladıklarının önemine dikkat çeken Ersoy, "Mini dizi stratejimiz ile ülkemizin tarihi ve turistik yerlerini Türk dizilerinin büyük üne sahip isimleri ile tanıtıyoruz. Ülkemizi bir hikâye üzerinden tanıtarak turistleri davet ediyor, bu yaklaşımı da proaktif bir stratejiye dönüştürüyoruz. Biliyorsunuz Türk dizileri tüm dünyada 1 milyardan fazla kişiye doğrudan ulaşıyor. Amerika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada, üç kıtada ve yaklaşık 170 ülkede Türk dizilerini izlemek mümkün. Biz de bu başarıyı tanıtım stratejimizin bir parçası haline getirme kararı aldık. Detayları kısa süre sonra kamuoyu ile paylaşacağız ancak şu bilgiyi sizlerle paylaşabilirim. Bu yıldan itibaren en az 3 kıtada, 10 ülkede yayınlanan dizilerimizde ülkemizin tanıtım stratejileriyle uyumlu içerik sunan bölümleri destekleyeceğiz. Böylelikle hem doğrudan milyonlarca insana ulaşacağız hem de ülkemizi, kültürümüzü dünyaya tanıtan dizi sektörümüze destekte bulunacağız" açıklamasında bulundu. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün 2017-2018 döneminde 585 etkinlik düzenlediğini, bu rakamın 2024-2025’te bin 6’ya çıktığını belirten Ersoy, bu sezon ise bin 500 etkinlik hedeflendiğini söyledi. "Rami Kütüphanesi’nde 3,6 milyon ziyaretçi" Kütüphaneler alanındaki gelişmeleri de paylaşan Ersoy, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kararlılıkla ilerlediğimiz ’Türkiye Yüzyılı Vizyonu’ çerçevesinde kütüphanelerimiz bizim için büyük önem taşımaktadır. 2002’den 2025’e uzanan bu yolculukta kütüphanelerimiz; yaşayan, üreten ve buluşturan mekânlara dönüştü. Bugün sayısı bin 300’ü aşan kütüphanelerimiz; öğrencinin, araştırmacının, çocuğun ve gencin ortak yuvasıdır" diye konuştu. Ersoy, "Attığımız kararlı adımlar neticesinde 2017’de 93 bin olan oturma kapasitemizi yüzde 60 büyüme ile 150 bine çıkarttık. Kullanım alanımız ise 2017 yılında 313 bin metrekareydi, bugün 789 bin metrekareye çıktı. Bu da yüzde 152 büyüme demek. İnşallah 2026 yılı sonunda 1 milyon metrekareye ulaşacağız. Kütüphanelerimizi de sanatsal ve kültürel etkinliklerle de buluşturduk. Geçtiğimiz yıl Rami Kütüphanesi’nde 3 milyon 600 binden fazla ziyaretçi ağırlandı. Burada düzenlediğimiz 2 bin 944 etkinliğe de 819 bine yakın kişi katıldı. Türkiye, bilgiye yatırım yapan; kültürü geleceğe taşıyan güçlü bir vizyona sahiptir. Kütüphanelerimizin aydınlığında büyüyen bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmeye devam edeceğimizi söylemekten de büyük onur duyuyorum" şeklinde konuştu. Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu’nun faaliyetlerine ilişkin de bilgi paylaştı. Ersoy, "Kurumun envanterinde 2017 yılında 541 bin eser bulunuyor. Bu sayının 2025 itibarıyla 776 bin 700’e ulaştı" dedi. "13 binden fazla eser ait olduğu topraklara geri getirildi" Ersoy, 2020 yılında kurdukları Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı ile kültür varlıklarının iadesinde yeni bir dönemin başladığını belirterek, yürütülen sistemli çalışmaların bu alanda tarihi bir ivme sağladığını söyledi. Ersoy, "2002-2026 yılları arasında toplam 13 bin 449 eser ait olduğu topraklara getirildi. Bu eserlerin büyük bölümünü oluşturan 9 bin 134’ü son 8 yılda ülkemize kazandırıldı" dedi. Arkeoloji alanında dönüşüm başlatıldığını da vurgulayan Ersoy, "Geleceğe Miras vizyonu doğrultusunda arkeoloji alanında başlatılan dönüşümle birlikte Türkiye’de artık 12 ay süren kazı dönemi kalıcı hale geldi. 2018 yılında başlatılan bu uygulamayla yalnızca kazı süreleri değil, ayrılan kaynaklar da rekor seviyelere çıkarıldı. 2025 itibarıyla 255 kazı alanı proje kapsamına alındı" diye konuştu Ersoy, mevsim koşullarına uygun biçimde tüm yıla yayılan arkeolojik faaliyetlerle birlikte akademik üretimin de desteklendiğini; 2025 yılında bin 200’ün üzerinde uzman ve 3 binin üzerinde çalışanın istihdam edildiğini kaydetti. "Gece müzeciliği 600 bin ziyaretçiye ulaştı" Ersoy, Gece Müzeciliği uygulamasının, kültürel mirasın korunmasının ötesine geçerek onu çağdaş yöntemlerle buluşturduğunu ve bu sayede turizmin yıl geneline yayıldığını vurguladı. Ersoy, "2025 yılında ise Gece Müzeciliğini 27 müze ve ören yerine yayarak bu vizyonu daha da büyüttük. Anadolu’nun dört bir yanına uzanan bu uygulama kapsamında yaklaşık 600 bin ziyaretçiye ulaştık" dedi. "AKM, CSO ADA ve İzmir Kültür Sanat Fabrikası ilgi odağı oldu" AKM’de 3 bin 102 etkinlik gerçekleştirildiğini, toplamda 3,5 milyon kişinin etkinliklere katıldığını dile getiren Ersoy, "Yapamazlar, edemezler diyenlere karşı Cumhuriyetimizin 98. yıl dönümünde yani 2021 yılında halkımıza armağan ettiğimiz Atatürk Kültür Merkezi İstanbul’daki kültür ve sanat aktivitelerinin odak noktası oldu. ‘Ankara’nın kangreni’ olarak anılan CSO Ada Ankara’yı da 11,5 yıl gibi kısa bir sürede bitirdik ve 2020 yılında sanatseverlerle buluşturmuştuk. Başkentin kültür sanat adasında 900 etkinliğe ev sahipliği yaptık ve 554 bin sanatseveri ağırladık. Cumhuriyetimizin 100. yılında hizmete açtığımız İzmir Kültür Sanat Fabrikası da Ege’nin incisi İzmir’e çok yakıştı. İzmir tarihinde önemli yere sahip olan bu mekanı tarihi bir dönüşüm ile bugünkü haline getirdik. Halkımızın da yoğun ilgi gösterdiği bu kültürel merkezde geçtiğimiz yıl 540 etkinlik gerçekleştirilirken 600 bin sanatseveri misafir ettik. AKM, CSO ADA ve İzmir Kültür Sanat Fabrikası ilgi odağı oldu" açıklamalarında bulundu. Haydarpaşa ve Sirkeci garları sanat adasına dönüşüyor Haydarpaşa ve Sirkeci garları ile ilgili projelerden de bahseden Ersoy, "Haydarpaşa ve Sirkeci garları sanat adasına dönüşüyor. Bakanlığımız ile Devlet Demiryolları arasında Ağustos 2024’te imzalanan protokol kapsamında, İstanbul’un iki ikonik tren garı olan Haydarpaşa ve Sirkeci Gar Sahalarını da kültürel ve toplumsal miras olarak da bütüncül bir yaklaşımla koruyarak şehre kazandıracağız. Sultan II. Abdülhamid’in bizlere mirası olan bu iki muazzam eseri, İstanbul’un yeni kültür sanat adası haline dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:15
Yusuf Demir, Galatasaray’da 26 maça çıktı
Galatasaray’ın yollarını ayırdığı 22 yaşındaki futbolcu Yusuf Demir, 2022 yılında transfer olduğu sarı-kırmızılılarda 26 maça çıkarken, 2 gol, 2 asistle oynadı. Galatasaray, Türk asıllı Avusturyalı futbolcu Yusuf Demir ile yollarını ayırdı. 2022 yılında Avusturya ekibi Rapid Wien’den transfer edilen Demir, sarı-kırmızılılarda istenilen performansına ulaşamadı. Kiralık olarak 2023-2024 sezonunda İsviçre ekibi Basel’e giden 22 yaşındaki futbolcu, takıma döndüğünde de bulduğu sürelerde kendini gösteremedi. Yusuf Demir, Galatasaray’da geçirdiği süre boyunca toplam 26 resmi karşılaşmaya çıktı ve 2 gol, 2 asistle oynadı. Demir, attığı 2 golü de Ziraat Türkiye Kupası’ndaki Konyaspor ve Boluspor maçlarında kaydetti. Genç futbolcu, Galatasaray ile Süper Lig’de 2, Türkiye Kupası’nda da 1 kez şampiyonluk yaşadı. Sarı-kırmızılılar, Yusuf Demir’i 2022 yılında 6 milyon Euro bonservis bedeli ödeyerek kadrosuna katmıştı. Rapid Wien altyapısında yetişen 22 yaşındaki futbolcu kariyerinde İspanyol ekibi Barcelona’da da forma giymişti.
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:13
Trendyol Süper Lig’de 21. haftanın hakemleri belli oldu
Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında oynanacak müsabakalarda düdük çalacak hakemler açıklandı. Trendyol Süper Lig’de 21. hafta heyecanı 7 Şubat Cumartesi, 8 Şubat Pazar ve 9 Şubat Pazartesi günü oynanacak mücadelelerle yaşanacak. Türkiye Futbol Federasyonu da sitesinden yaptığı açıklamayla haftanın hakemlerini duyurdu. Süper Lig’de 21. haftanın programı ve maçları yönetecek hakemler şöyle: 7 Şubat Cumartesi 14.30 Fatih Karagümrük - Antalyaspor: Cihan Aydın 20.00 Samsunspor - Trabzonspor: Alper Akarsu 8 Şubat Pazar 14.30 Eyüpspor - RAMS Başakşehir: Halil Umut Meler 17.00 Konyaspor - Göztepe: Yasin Kol 17.00 Çaykur Rizespor - Galatasaray: Ozan Ergün 20.00 Beşiktaş - Corendon Alanyaspor: Oğuzhan Çakır 9 Şubat Pazartesi 17.00 Kayserispor - Kocaelispor: Kadir Sağlam 20.00 Gaziantep FK - Kasımpaşa: Mehmet Türkmen 20.00 Fenerbahçe - Gençlerbirliği: Ali Şansalan
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:03
Karaburun açıklarında insansız hava aracı olduğu düşünülen bir cisim bulundu
Karaburun açıklarında insansız hava aracı olduğu düşünülen bir cisim bulundu İSTANBUL - (İHA) Arnavutköy Karaburun açıklarında balıkçılar denizde insansız hava aracı olduğu düşünülen bir cisim bulundu. Balıkçıların ihbarı üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekiplerin incelemesi devam ediyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:02
İstanbul Valisi Gül: "Terör örgütlerine yönelik operasyon sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttı"
İstanbul Valisi Davut Gül, 2026 yılı ocak ayında terör örgütlerine yönelik yapılan operasyon sayısının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttığını söyledi. Vali Gül, "Ocak ayında suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı 406 sosyal medya hesabı kapatıldı" dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, 2026 yılının Ocak ayında meydana gelen asayiş olaylarının verilerini açıkladı. AFAD İstanbul İl Müdürlüğünde gerçekleşen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya geldi. "Bu yılın ocak ayında terör örgütlerine yönelik operasyon sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttı" Terör örgütlerine yönelik yapılan operasyon sayısının geçen yılın aynı ayına göre arttığını söyleyen Vali Gül, "Bu noktada ilk başlığımız terör. Bu yılın ocak ayında terör örgütlerine yönelik operasyon sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42 arttı. 419 şahıs yakalandı, 74’ü tutuklandı. 89’una ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Bu senenin ocak ayı ile geçtiğimiz yılın ocak ayını karşılaştırdığımızda rakamlar bunu açıkça gösteriyor. Kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, huzur ve sükunu bozma, tehdit gibi kişilere karşı işlenen suçlar yüzde 6 düşmüş. Neredeyse aydınlatılmayan hiçbir olay kalmamış. Mal varlığına karşı işlenen suçlara baktığımızda ise olay sayılarının yüzde 17 düştüğünü görüyoruz. Özellikle; oto hırsızlığında, otodan hırsızlıkta, kapkaçta yankesicilikte, gaspta ciddi oranda azalma var" dedi. "Geçtiğimiz ocak ayında, suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı 406 sosyal medya hesabı kapatıldı" Suç çetelerine yönelik paylaşım yapan sosyal medya hesaplarının kapatıldığını söyleyen Vali Gül, "Suç oranlarındaki bu düşüşün temel sebeplerinden biri aranan şahıslara yönelik operasyonlarımız. Bu şahısların yakalanması demek tekrarlayan suçların önlenmesi demek. Özetle suç işleyenin, arananın aramızda dolaşmasına müsaade etmiyoruz. Bu şahısları tek tek yakalayıp adalete teslim ediyoruz. Dolayısıyla bu şehir eşkıyalarına yönelik mücadele sizlerin de yakinen takip ettiği gibi yurt içinde ve yurt dışında devletimizin, Bakanlığımızın kararlı mücadelesi her alanda artarak devam ediyor. Sadece geçtiğimiz ocak ayında, suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı 406 sosyal medya hesabı kapatıldı. Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 oranında düştü. Sizler aracılığıyla şunu altını çizerek söylüyorum; bu suç örgütleri devletten, adaletten asla kaçamayacaklar. En ağır bedeli ödeyecekler" şeklinde konuştu. "Bu yılın ilk ayında önlenen vergi kaybı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33 arttı" Konuşmasına devam eden Vali Davut Gül, "Bir diğer başlığımız haksız ve kanunsuz kazanca karşı mücadele. Kaçakçılık, güvenlik güçlerimizin başarılı çalışmaları neticesinde bu yılın ilk ayında önlenen vergi kaybı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33 arttı. Özellikle sahte alkol konusunda ilgili kurumlarımızın sıkı denetimlerinin rakamlara yansıdığını, bir diğer kaçakçılık türü olan akaryakıtta ele geçirilen miktarın 4 kat arttığını görüyoruz. Burada şunun bilinmesini istiyorum. Kaçakçılık, sadece ekonomik bir suç değil, aynı zamanda terörün ve suç örgütlerinin finans kaynağı. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı. Bütün insanlığı, gençleri hedef alan, geleceğimizi karartan bu bataklığı kurutmak için kapsamlı bir mücadele yürütüyoruz. Şehrimizi, vatandaşlarımızı bu illetten korumak için arz tarafını çökertmek için sadece operasyon yapmıyoruz. Aynı zamanda talep tarafını ortadan kaldırmak için eğitim, rehabilitasyon ve sosyal koruma faaliyetleriyle kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. "Özellikle çocuklarımız; çevrimiçi dünyanın yönlendirmelerine, şiddetine karşı korunuyor" Siber suçlarla ilgili operasyonların kararlılığından bahseden Vali Gül, "Bir diğer başlığımız ise siber suçlar. Suç ve suçlulara karşı huzurumuzun ve güvenliğimizin sınırı sokaklardan ve caddelerden ibaret değil. Bu sınır, dijital vatan diye tabir ettiğimiz siber dünyayı da kapsıyor. Siber güvenlik ekiplerimiz, teknolojinin bütün imkanlarını kullanarak suçluların ayak izlerini bu alemde adım adım takip ediyor. Suç unsuru tespit edilen şahıs ve hesaplar inceleniyor. Özellikle çocuklarımız; çevrimiçi dünyanın yönlendirmelerine, şiddetine karşı korunuyor. Trafik bir diğer başlığımız. İstanbul’un nüfusu Türkiye’nin yaklaşık yüzde 20’si. Aynı şekilde ülkemizdeki araç sayısının yaklaşık yüzde 20’si şehrimizde. Yüzölçüm olarak baktığımızda ise İstanbul, Türkiye’nin yüzde 1’inden daha küçük" dedi. "Motosikletlere yönelik kontrollerimizi, yaptırımlarımızı artırarak devam ettiriyoruz" Motosikletlere yönelik yapılan kontrol ve yaptırımların artacağını söyleyen Vali Davut Gül, "Bu aritmetik bize şunu gösteriyor. Böylesine dar bir alanda, bu kadar büyük bir yoğunluğu yönetmenin tek yolu; herkesin kurallara istisnasız uyması. Burada özellikle şunu görüyoruz. Ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 57’si motosiklet ve motorlu bisiklet kazası. Bu duruma kayıtsız değiliz. Motosikletlere yönelik kontrollerimizi, yaptırımlarımızı artırarak devam ettiriyoruz. İhlalleri önlemek, hiçbir canı kaybetmemek için okul servisleri, taksiler ve usulsüz çakar kullananlara yönelik denetimlerimizi sürdürüyoruz. İnanıyorum ki yeni trafik kanunu ile birlikte yolarımız daha güvenli, sürücülerimiz daha dikkatli olacak" diye konuştu. "Artık, İstanbul’da saklanmak veya kaçak yaşamak mümkün değil" İstanbul’da kolluk kuvvetlerinin suçlulara göz açtırmadığını söyleyen Vali Gül, "İstanbul bir dünya şehri. Ticaretin, sağlığın, eğitimin merkezi. Dolayısıyla Paris’te, Londra’da, New York’ta ne kadar yabancı görüyorsak burada da görmemiz doğal. Bizim mücadele alanımız düzensiz, kayıtsız göç. Bu konuda kurallarımız oldukça net. Burada bulunuyorsanız bir kaydınız olacak, kurallara uyacaksınız. Artık, İstanbul’da saklanmak veya kaçak yaşamak mümkün değil. İçişleri Bakanlığımızın projesi olan Mobil Göç Noktası araçları sayesinde sistemi oturttuk. Yasal olana, üretene, okuyana kapımız her zaman açık. Kaçak olana, düzeni bozana hiçbir zaman geçit yok" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:59
İstanbul’da Afet Entegre Haberleşme Sistemi hayata geçirildi
İstanbul Valisi Davut Gül, muhtemel bir afet durumunda kritik kamu kurumlarının kesintisiz, güvenli ve ortak bir haberleşme altyapısı üzerinden iletişim sağlayabilmesi amacıyla hayata geçirilen Afet Entegre Haberleşme Sistemi’ni (AFHES) tanıttı. Yeni sistem hakkında bilgi veren Vali Gül, "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi, dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" dedi. Afet ve acil durum yönetiminde kesintisiz, güvenli ve koordineli haberleşme sağlamak amacıyla İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası koordinasyon süreçlerinin tamamını kapsayan, modern ve yedekli bir haberleşme altyapısı olan AFHES hayata geçirildi. AFHES’in İstanbul il sınırları içerisinde 27 adet haberleşme röle istasyonu kurulumu tamamlandı. Ankara’da bulunan AFAD Başkanlık yerleşkesinin sistemin uzak röle noktası olarak yapılandırıldığı AFHES altyapısına entegre edildiği öğrenildi. Sistem için 190 nokta faaliyette Altyapı kurulumlarının tamamlanmasının ardından AFHES’in sahada etkin kullanılabilmesi amacıyla İstanbul genelinde TAMP ana çözüm ve destek çözüm ortağı kurumlar, 39 ilçe emniyet müdürlüğü, 10 ilçe jandarma komutanlığı, 39 ilçe afet yönetim merkezi, kritik kamu kurum ve kuruluşlarla ile 190 nokta AFHES haberleşme altyapısına dahil edildi. Sistem üzerinden sesli haberleşme, anlık konum bilgisi paylaşımı, kısa veri mesajı iletimi, yetkisiz ve kayıtsız telsizlerin sistem dışı bırakılması, tüm haberleşmelerin kayıt altına alınması, kullanıcı, grup ve yetki bazlı erişim yönetimi merkezi olarak gerçekleştirilebilmekte olduğu öğrenildi. Bu özellikler sayesinde AFHES’in afet yönetiminde kontrollü, izlenebilir ve güvenli bir iletişim ortamı sağlayacağı öğrenildi. "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" İstanbul Valisi Davut Gül, AFAD İstanbul Yerleşkesi’nde düzenlenen basın toplantısında AFHES’in detaylarını paylaştı. Vali Gül, Avcılar, Fatih, Pendik ve Silivri ilçe kaymakamlıklarına canlı bağlanarak sistemin çalışma şeklini anlattı. İstanbul’da muhtemel bir depremde iletişimin kesilmemesi gerektiğini söyleyen Vali Gül, "Bildiğiniz gibi bugün 6 Şubat depreminin öncesindeyiz. 3 yıl önce ülke olarak millet olarak çok büyük bir afet yaşadık. Öncelikle hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralananlara sağlık, afiyetler diliyoruz. Rabbim bir daha milletimize, devletimize böyle acılar yaşatmasın. Tabii deprem olduğunda birçok ihtiyaç ortaya çıkıyor. En önemli ihtiyaçlardan bir tanesi de iletişim. Muhtemel bir İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor. Bunlardan bir tanesi GSM operatörleriyle birlikte 2 senedir yapılan özellikle verici olarak sağlam kulelerin yapılması, depreme dayanıksız binalardan vericilerin daha dayanıklı yerlere taşınması, bununla ilgili kapsamlı bir çalışma oldu. Bunun neticesinde de 3 GSM operatörünün toplamda 800’den fazla ilave sağlam vericiler yapıldı" dedi. "İPKB’nin bu telsiz alt yapısını hizmete almış olacağız" Vali Gül, "Buradaki hemşehrilerimize hizmet verecek, herkese hizmet verecek. Ayrıca AFAD’ın koordinasyonunda kamu, kurum ve kuruluşlarının, kurtarma ekiplerinin, çalışma ekiplerinin birbirleriyle de iletişime geçmesi lazım. Bunun için sık sık sizlerle konuştuğumuzda dile getirdiğimiz İPKB isminde bir birimimiz var. Nedir? İPKB 2006 yılında Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde İstanbul’a özel kurulan ve tek amacı kamuya ait yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve bu anlamda da afet altyapımızı güçlendirmeye yarayacak tedbirler alan bir birimimizdir. İPKB’nin bu telsiz alt yapısını hizmete almış olacağız" şeklinde konuştu. "En kötü senaryoda bile iletişimin kesilmediği bir sistem" Sistemin en kötü senaryoda bile çalıştığını söyleyen Vali Gül, "Ne yapacak burada bu sistem? Bu özetle valiliklerin kaymakamlıklarla iletişimini, ilçe emniyetlerle iletişimini, ilçe jandarmalarla iletişimini, 23 çalışma grubuyla iletişimini, ilçelerdeki afet koordinasyon merkezleriyle iletişimini sağlayacak ve en kötü senaryoda bile o iletişimin kesilmediği bir sistem" ifadelerini kullandı. "Mevcut sistemi modernize ettik" Var olan sistemin geliştirildiğini söyleyen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise, "Bu amaçla İstanbul’da muhtemel bir afette iletişimin kesilmemesi adına böyle bir sistem gerçekleştirildi. Aslında bu sistemin bir öncesinde de hiç yok değildi. Bu sistem vardı. Bu sistemi modernize ettik. Yerelde 23 tane çalışma grubu var. Bu çalışma gruplarının birbirleri arasındaki haberleşmesini, jandarmamızla, emniyetimizle, ilçe afet merkezlerimizde kaymakamlıklarımızla iletişimin sağlayarak dolayısıyla bir afet anında hiçbir kesintiye uğramadan tüm müdahale ekiplerinin tüm karar vericilerinin bir anda konuşabileceği bir sistem sistemden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. "İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" Hayata geçirilecek sistemle Ankara ile İstanbul’un iletişiminin kesilmeyeceğini söyleyen Özener, "Mobil iletişim operatörlerinin son yıllarda yapmış olduğu çalışmalarla özellikle baz istasyonlarının muhtemel bir afetten sonra çalışabilmesi için daha sağlam yerlerde konuşlanması sağlandı. Benzer şekilde de bu yapmış olduğumuz çalışmalarda 28 tane role istasyonumuz var. Bunlar da depremde kesinlikle zarar almayacak ve bir deprem anında da operasyona devam edecek şekilde dizayn edilmiş kulelerimizde bu rollerimiz. Bir tanesi de Ankara’da AFAD Başkanlığımızda. Dolayısıyla İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" dedi. "Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek" İstanbul Proje Koordinasyon Birimi Direktörü Yalçın Kaya da, "Alımı, kurulumu, test ve devre yanması yürüttüğümüz bir çalışma. Alternatif haberleşme kanallarımızdan en önemlisi. Kamunun üzerinde afet anında haberleşeceği, depreme dayanıklı direklerle, jeneratörlü sistemleri desteklenen kesintisiz bir haberleşme sağlayacak. Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek. Yani haberleşme kesintisiz ve sorunsuz olarak yapılması amacıyla kurulmuş alternatif sistemlerden biri ve en önemlisi" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:51
Arnavutköy Karaburun açıklarında balıkçılar denizde insansız hava aracı olduğu düşünülen bir cisim bulundu. Balıkçıların ihbarı üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekiplerin incelemesi devam ediyor.
Arnavutköy Karaburun açıklarında balıkçılar denizde insansız hava aracı olduğu düşünülen bir cisim bulundu. Balıkçıların ihbarı üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekiplerin incelemesi devam ediyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:43
İstanbul’da Afet Entegre Haberleşme Sistemi hayata geçirildi
İstanbul Valisi Davut Gül, muhtemel bir afet durumda, kritik kamu kurumlarının kesintisiz, güvenli ve ortak bir haberleşme altyapısı üzerinden iletişim sağlayabilmesi amacıyla hayata geçirilen Afet Entegre Haberleşme Sistemi’ni (AFHES) tanıttı. Yeni sistem hakkında bilgi veren İstanbul Vali Davut Gül, "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" dedi. Afet ve acil durum yönetiminde kesintisiz, güvenli ve koordineli haberleşme sağlamak amacıyla İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından; afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası koordinasyon süreçlerinin tamamını kapsayan, modern ve yedekli bir haberleşme altyapısı olan AFHES hayata geçirildi. Sistem hayata geçirildi Hayata geçirilen AFHES’in İstanbul il sınırları içerisinde 27 adet haberleşme röle istasyonu kurulumu tamamlandı. Ankara’da bulunan AFAD Başkanlık yerleşkesinin, sistemin uzak röle noktası olarak yapılandırıldığı AFHES altyapısına entegre edildiği öğrenildi. Sistem için 190 nokta faaliyette Altyapı kurulumlarının tamamlanmasının ardından, AFHES’in sahada etkin kullanılabilmesi amacıyla İstanbul genelinde, TAMP Ana çözüm ve destek çözüm ortağı kurumlar, 39 ilçe emniyet müdürlüğü, 10 ilçe jandarma komutanlığı, 39 ilçe afet yönetim merkezi, kritik kamu kurum ve kuruluşlar AFHES haberleşme altyapısına dahil edildi. Kurulan sistemle haberleşme güçlendirilecek Sistem üzerinden; sesli haberleşme, anlık konum bilgisi paylaşımı, kısa veri mesajı iletimi, yetkisiz ve kayıtsız telsizlerin sistem dışı bırakılması, tüm haberleşmelerin kayıt altına alınması, kullanıcı, grup ve yetki bazlı erişim yönetimi merkezi olarak gerçekleştirilebilmekte olduğu öğrenildi. Bu özellikler sayesinde AFHES’in, afet yönetiminde kontrollü, izlenebilir ve güvenli bir iletişim ortamı sağlayacağı öğrenildi. Vali Davut Gül, AFHES hakkında bilgi verdi İstanbul Valisi Davut Gül, AFAD İstanbul Yerleşkesinde düzenlenen basın toplantısında AFHES’in detaylarını paylaştı. Sistemi tanıtan İstanbul Valisi Davut Gül, Avcılar, Fatih, Pendik ve Silivri ilçe kaymakamlıklarına canlı bağlanarak sistemin çalışma şeklini anlattı. "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" İstanbul’da muhtemel bir depremde iletişimin kesilmemesinin gerektiğini söyleyen Vali Gül, "Bildiğiniz gibi bugün 6 Şubat depreminin öncesindesindeyiz. 3 yıl önce ülke olarak millet olarak çok büyük bir afet yaşadık öncelikle hayatını kaybeden hemşehrilerimizi Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralananlara sağlık, afiyetler diliyoruz. Rabbim bir daha milletimize, devletimize böyle acılar yaşatmasın. Tabi deprem olduğunda birçok ihtiyaç ortaya çıkıyor. En önemli ihtiyaçlardan bir tanesi de iletişim. Muhtemel bir İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor. Bunlardan bir tanesi GSM operatörleriyle birlikte 2 senedir yapılan özellikle verici olarak sağlam kulelerin yapılması, depreme dayanıksız binalardan vericilerin daha dayanıklı yerlere taşınması, bununla ilgili kapsamlı bir çalışma oldu. Bunun neticesinde de 3 GSM operatörünün toplamda 800’den fazla ilave sağlam vericiler yapıldı" dedi. "İPKB’ nin bugün yaptığı bu telsiz alt yapısını hizmeti almış olacağız" Konuşmasına devam eden Vali Davut Gül, "Buradaki hemşehrilerimize hizmet verecek, herkese hizmet verecek. Ayrıca AFAD’ın koordinasyonunda kamu, kurum ve kuruluşlarının, kurtarma ekiplerinin, çalışma ekiplerinin birbirleriyle de iletişime geçmesi lazım. Bunun için sık sık sizlerle konuştuğumuzda dile getirdiğimiz İPKB isminde bir birimimiz var. Nedir? İPKB 2006 yılında Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde İstanbul’a özel kurulan ve tek amacı yapıların kamuya ait yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve bu anlamda da afet altyapımızı güçlendirmeye yarayacak tedbirler alan bir birimimizdir. İPKB’nin bugün yaptığı bu telsiz alt yapısını hizmeti almış olacağız" şeklinde konuştu. "En kötü senaryoda bile iletişimin kesilmediği bir sistem" Sistemin en kötü senaryoda çalışacağını söyleyen Vali Gül, "Ne yapacak burada bu sistem. Bu özetle valiliklerin valiliğin kaymakamlıklarla iletişimi, ilçe emniyetlerle iletişimi, ilçe jandarma onlarla iletişimi 23 çalışma grubuyla iletişim, ilçelerdeki afet koordinasyon merkezleriyle iletişimi sağlayacak ve en kötü senaryoda bile o iletişimin kesilmediği bir sistem" ifadelerini kullandı. "Bu sistemin bir öncesinde de hiç yok değildi, bu sistem vardı" Var olan sistemin geliştirildiğini söyleyen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığ (AFAD) İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "Bu amaçla İstanbul’da muhtemel bir afette iletişimin kesilmemesi adına böyle bir sistem gerçekleştirildi. Aslında bu sistemin bir öncesinde de hiç yok değildi. Bu sistem vardı. Bu sistemi modernize ettik. Yerelde 23 tane çalışma grubunun, çalışma grubu var. Bu çalışma gruplarının birbirleri arasındaki haberleşmesini, jandarmamızla, emniyetimizle, ilçe afet merkezlerimizde kaymakamlıklarımızla iletişimin sağlayarak dolayısıyla bir afet anında hiçbir kesintiye uğramadan tüm müdahale ekiplerinin tüm karar vericilerinin bir anda konuşabileceği bir sistem sistemden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. "İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" Hayata geçirilecek olan sistemle Ankara ile İstanbul’un iletişiminin kesilmeyeceğini söyleyen Özener, "Mobil iletişim operatörlerinin son yıllarda yapmış olduğu çalışmalarla özellikle baz istasyonlarının muhtemel bir afetten sonra çalışabilmesi için daha sağlam yerlerde konuşlanması sağlandı. Benzer şekilde de bu yapmış olduğumuz çalışmalarda 28 tane role istasyonumuz var. Bunlar da depremde kesinlikle zarar almayacak ve bir deprem anında da operasyona devam edecek şekilde dizayn edilmiş kulelerimizde bu rollerimiz. Bir tanesi de Ankara’da AFAD Başkanlığımızda. Dolayısıyla İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" dedi. "Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek" İstanbul Proje Koordinasyon Birimi Direktörü Yalçın Kaya, "Alımı, kurulumu, test ve devre yanması yürüttüğümüz bir çalışma. Alternatif haberleşme kanallarımızdan en önemlisi. Kamunun üzerinde afet anında haberleşeceği, depreme dayanıklı direklerle, jeneratörlü sistemleri desteklenen kesintisiz bir haberleşme sağlayacak. Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek. Yani haberleşme kesintisiz ve sorunsuz olarak yapılması amacıyla kurulmuş alternatif sistemlerden biri ve en önemlisi" cümlelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder