Yerel Haberler
İstanbul
Beykoz’daki orman yangını 9 saatte kontrol alındı 27 Nisan 2026 Pazartesi - 03:22:25 İstanbul’un Beykoz ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yaklaşık 9 saat sonra kontrol altına alındı. Beykoz Kılıçlı Mahallesi’nde saat 15.50 sıralarında başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Beykoz-Şile sınırındaki yangına ulaşımın kısıtlı olması, ekiplerin müdahalesini zorlaştırdı. Yangın ilk olarak saat 18.30 sıralarında kontrol altına alınırken, rüzgarın da etkisiyle yeniden alevlendi. Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye ve AFAD ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yangın, saat 01.00 sıralarında tekrar kontrol altına alındı. Yangına 3 helikopter, 51 araç ve 146 personel ile müdahale edilirken, yaklaşık 14 hektarlık ağaçlandırma sahası ile makilik alan zarar gördü. Valilikten açıklama Yangının son durumuna ilişkin açıklama yapan İstanbul Valiliği, "Beykoz İlçesi Kılıçlı Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan ve saat 18.30 sıralarında kontrol altına alınan orman yangını, rüzgarın etkisiyle tekrar etkili olmuştur. Orman Bölge Müdürlüğü, İtfaiye ve AFAD ekiplerinin müdahale ettiği yangın, saat 01.00 sıralarında yeniden kontrol altına alınmış olup, bölgede soğutma çalışmaları devam etmektedir. Yangına 3 helikopter, 51 araç ve 146 personel müdahale etmiş olup, yangında 14 hektarlık ağaçlandırma sahası ve makilik alan zarar görmüştür" ifadelerine yer verdi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 00:06 Okan Buruk: "Bu galibiyet şampiyonluk yolunda çok önemliydi" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Fenerbahçe’ye karşı kazandıkları bu galibiyetin şampiyonluk yolunda önemli olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Fenerbahçe’yi 3-0 mağlup etti. Müsabakanın ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Şampiyonluk için önemli bir maça çıktıklarını söyleyen Buruk, "4 puan farkla öndeydik. Maçın başlangıcında ne kadar çok kazanmak istediğimizi net bir şekilde gösterdik. Bu tutkuyla oynadık. Farkı koruyalım, beraberlik de bizim işimize yarıyor diye düşünmedik. Rakibimizin kazandığı penaltının kaçması önemli bir dakikaydı. Devamında birinci golü bulduk. Oyununun baştan sonuna kadar hakimi bizdik. Burada rakibimize karşı önemli bir üstünlük kurduk. Oyuncularıma verdikleri emeklerden dolayı teşekkür ederim. Ne kadar iyi takım olduklarını gösterdiler. Bize her zaman destek veren başta başkanımız Dursun Özbek ve yönetim kurulumuza teşekkür ederim. Galatasaray taraftarı her zaman yanımızda. Bugün de çok güzel bir atmosfer yaptılar. Onlar da bu galibiyeti hediye etmek istiyorum. Fenerbahçe’ye de bundan sonraki maçlarında başarılar dilerim" diye konuştu. Fenerbahçe’ye karşı iyi önlem aldıklarını belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Penaltı pozisyonu dışında çok iyi önlem aldık. Uzun topları durdurduk, ikinci topları aldık. Rakibimize çok fazla pas yama şansı vermedik. Kanat baskıyı bekliyorduk. Oyun kurmada, topa sahip olmada beklediğimiz şeyler oldu. Biraz daha iyi sonlandırabileceğimiz pozisyonlar da var. Genel olarak iyi bir performans sergiledik" şeklinde konuştu. "Puanlar kaybettik ama herkes kaybedebiliyor" Bu sezon 50. maça yaklaştıklarını ifade eden 52 yaşındaki teknik adam, "12 Şampiyonlar Ligi maçı, 30 lig maçı, Türkiye Kupası’yla birlikte yoğun bir fikstür oynadık. Zaman zaman rotasyonlar yaptı. Şampiyonluğa oynayan bütün takımların zorlandıkları yer oluyor. Tek maça düştüğümüzde daha iyi odaklanacağımızı söylüyordum. Bazen maç kaybedebilir. Oyuncu değiştirilebilir, bunlara mecbursunuz. Onu yapmadığınız zaman sakatlıklar başlıyor. Bu değişimleri yapmamız gerekiyor. Puanlar kaybettik ama herkes kaybedebiliyor" değerlendirmesinde bulundu. "Bu galibiyeti kazanmak şampiyonluk yolunda çok önemliydi" Şampiyonluk yarışında derbi galibiyetlerinin öneminin sorulması üzerine Okan Buruk, "Bu sene Fenerbahçe bize karşı ilk maçta kazanmamıştı. Beşiktaş’ı ve Trabzonspor’u iki maçta da yenmişti. Bizim önceki senelerde derbi performansımız daha yüksekti. Bu sene altında kaldı. Direkt rakibinize karşı oynadığınız maçı çok önemli bir zamanlamada kazanınca puan farkını 7’ye çıktı. Rakibimizin şampiyonluk şansını çok minimuma indirdi. Bu galibiyeti kazanmak şampiyonluk yolunda çok önemliydi" diye cevap verdi. "Ben sokaktaki taraftarımıza inanıyorum" Fenerbahçe’ye karşı iç sahada son 10 yılda 2. kez kazandıklarını hatırlatan Buruk, "Beşiktaş deplasmanında yeni stat açıldıktan son 4 yılda 2 galibiyet aldık. Derbi performansları önemli. Rakiplerimizi yenmek önemli. Maç kazanamadığımız zaman eleştirilmek de normal. Herkes tartışılıyor. Bunlar beni etkilemiyor. Ben işimi yapmaya çalışıyorum. Bu 4. senem. Birinci senemde 14 maç üst üste kazandıktan sonra Konya’da kaybettikten sonra ‘Okan Buruk istifa’ yazıları vardı. Ben buna alışığım. Ben sokaktaki taraftarımıza inanıyorum. Ben o sevgiyi taraftarımızın gözünde görüyorum. O yüzden sosyal medya beni ilgilendirmiyor" ifadelerini kullandı. "4 sene üst üste şampiyonluğu tekrar teknik direktör olarak yaşamak çok değerli olur" Ligin daha bitmediği vurgulayan sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Çok önemli Samsun deplasmanına gideceğiz. Sonra iki tane daha maçımız var. Daha bitmedi. Ayaklarımızın yere basması gerekiyor. 4 sene üst üste şampiyonluğu yaşarsak bunu egale etmek önemli. Ben bunu futbolculuğumda Fatih hocamızla birlikte yaşamıştım. Tekrar teknik direktör olarak yaşamak benim için çok değerli olur. Galatasaray’ın hocası olarak inşallah 4’ü kazanırız, 5’i de oyuncularıma hedef olarak gösterebilirim" dedi. "Şampiyonlar Ligi seviyesinde bir maç oynadık, kazandık" Bugünkü karşılaşmada Şampiyonlar Ligi havası olduğunu belirten Okan Buruk, "Fenerbahçe’ye karşı oynuyorsunuz, en yakın rakibimiz. Ezeli rakibiniz. Bu maçlar zaten Şampiyonlar Ligi havası oluyor. Öyle hazırlandık. Bu heyecanı yaşadık. Bizim için önemli ve kritik galibiyet. Şampiyonlar Ligi seviyesinde bir maç oynadık, kazandık" şeklinde konuştu. "Osimhen ve Yunus’un performansı çok değerliydi" Futbolcularının hepsinin Fenerbahçe’ye karşı çok iyi mücadele ettiğini aktaran Buruk, "Özellikle önde Osimhen ve Yunus’un performansı çok değerliydi. Hem sonuca etki ettiler hem de takım savunmasını önden başlattılar. Osimhen uzun süre oynamamıştı. Ona rağmen çok iyi mücadele etti. Yunus çok formda olan bir oyuncumuz. Bugün hem önde baskıları çok iyi yaptılar hem skora da katkı sağladılar. Orta saha oyuncularımızın mücadelesi de rakip orta saha oyuncularının da çok üstüne çıktı" diye konuştu. "Osimhen, takım içindeki gizli kaptanlardan biri" Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen’in hem saha içinde hem de antrenmandaki performansının takım arkadaşlarının performansını yukarıya çektiğini belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Osimhen bizim için önemli ve değerli. Arkadaşlarının performanslarını çok yükselten bir karakter. Bugün ligde 11’deki 17. maçıydı. Neredeyse yarısına kadarını oynamamış. Onsuz olmak da zor. Onsuz olduğumuz bazı maçlarda iyi sonuçlar aldık, bazı maçlarda da çok zorlandığımız bölümler oldu. Çok lider bir oyuncu. Takım içindeki gizli kaptanlardan biri" diyerek sözlerini tamamladı.
26 Nisan 2026 Pazar - 23:57 Victor Osimhen: "Bu maçta antrenmanlardakinden daha az yorulduk" Galatasaray’ın Nijeryalı futbolcusu Victor Osimhen, 3-0 kazandıkları Fenerbahçe derbisinin ardından yaptığı açıklamada, "Tabii ki rakibimize saygım var ama gerçekten antrenmanlardakinden daha az yorulduk bu maçta" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Galatasaray, derbi maçta konuk ettiği Fenerbahçe’yi 3-0’lık skorla mağlup etti. Müsabakanın ardından sarı-kırmızılı Nijeryalı futbolcusu Victor Osimhen, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sakatlık sürecinde kendisiyle yakında ilgilendiği için Doktor Yener İnce ve ekibine teşekkür eden Osimhen, "Çok iyi bir iş çıkardılar ve en iyi şekilde geri dönmemi sağladılar. Ve tabii ki de yüzde yüz olarak dönmem imkansız, hemen başlamak istedim. Fakat psikolojik olarak da beni çok iyi bir şekilde hazırladılar. Takım arkadaşlarım da bana inandılar. Bugün aslında benim sadece dönüşümle ilgili değil tüm takım olarak da iyi bir şekilde mücadele etmemiz ve taraftarımızla da ilgiliydi. Çünkü kupadayken onları hayal kırıklığına uğratmıştık ve şu anda takımla birlikte oynadığım oyundan dolayı gurur duyuyorum ve galibiyetten dolayı da mutluyum" dedi. "Gol atmak benim işim ve bu işi iyi yaptığımı düşünüyorum" Şans gelirse her takıma karşı gol atabileceğini söyleyen Nijeryalı futbolcu, "Bu benim işim ve bu işi iyi yaptığımı düşünüyorum. Yüzde yüz takımı tebrik etmek lazım öncelikle. Mental olarak nasıl hazır olduğumuzu gösterdik. Çok daha yaklaştık şu anda hedefimize, şampiyon olmaya diyebiliriz" diye konuştu. "Bu maçta morallendikten sonra bundan sonraki her maçı kazanmak isteyeceğiz" Ligde gelecek hafta oynayacakları Samsunspor maçı ile ilgili konuşan Osimhen, "Samsunspor çok kaliteli bir rakip ve onu biliyoruz. Bu maçta morallendikten sonra bundan sonraki her maçı kazanmak isteyeceğiz. Şampiyonluğun dışında da sezonun iyi bitmesi açısından her maçı kazanmak istiyoruz. İsteklilikle mücadele edeceğimize inanıyorum ve her rakibi önemseyeceğiz. Çok iyi bir maç olacak Samsunspor’a karşı da. Zor bir rakip olduklarını biliyorum ama iyi bir şekilde hazırlanacağız onlara karşı" ifadelerini kullandı. "Golümü attım en iyi şekilde mesajımı verdiğimi düşünüyorum" Kolunda sargı ile ilgili eleştirilere cevap veren Victor Osimhen, "Şahsen çok internet araştırması yapmıyorum, çok fazla bakmıyorum diyebiliriz. Ama tesise geldiğim zaman kulüpten biri bana bundan bahsetti. Bu insanlar anlamıyorum, sonuçta ligin en iyi takımına karşı mücadele edecekler fakat böyle bir şeyden şikayet etmesi bana çok mantıklı gelmemişti. Ama ben buraya geldim, golümü attım, işimi yaptım ve en iyi şekilde mesajımı verdiğimi düşünüyorum. Önemli olan da buydu benim için" cümlelerine yer verdi. "Bu armayı her şekilde korumak istiyorum" Galatasaray’a karşı saygı ve sevgi duyduğunu sözlerine ekleyen 27 yaşındaki oyuncu, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Çok kez söyledim aslında ama söylemekten de sıkılmayacağım. Tekrar tekrar söyleyeceğim. Bu kulüp yönetimiyle, hocasıyla, taraftarıyla, etrafındaki her bağı ve bağlamıyla saygıma ve sevgime sahip bir kulüp. Ve fırsat olduğu zaman bu armayı da her şekilde korumak istiyorum. Ve bunu gerçekten kalbimden gelerek söylüyorum. Bunu en iyi şekilde istekli bir şekilde mücadele etmek istiyorum her maçta ve armayı her zaman da korumak istiyorum. Aynı zamanda takım arkadaşlarım için de mücadele etmek istiyorum." "Bu maçta antrenmanlardakinden daha az yorulduk" Ziraat Türkiye Kupası’nda Gençlerbirliği’ne mağlup oldukları maçın ardından takım olarak iyi hazırlandıklarını vurgulayan Osimhen, "Açıkçası kupada mağlup olduktan sonra sonraki maça daha bir hırslı bir şekilde hazırlanmamız gerekiyordu. Soyunma odasında konuştuk, bu maç oldu bitti artık geçti, arkamızda kaldı ve kendimizi bu şekilde motive etmeyi istedik. Onun üzerine tabii hocamız bizi motive etti kendi ekibiyle birlikte. Son üç antrenmanda da bu maç öncesindeki her antrenmanda gerçekten çok iyi mücadele ettiğimizi düşünüyorum. Özellikle bu maçtan bile daha hırslı ve daha istekli olduğumuzu, daha yüksek şiddetli ve yorucu bir antrenman geçirdiğimizi söyleyebilirim onlar için. Tabii rakibimize saygım var ama gerçekten antrenmanlardakinden daha az yorulduk bu maçta. Galatasaray olarak bir takım olarak iyi hazırlanıp sezon sonuna da bu şekilde devam etmek istiyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.
Yemeksepeti, 2025 Pizza Endeksi’ni açıkladı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:39 Yemeksepeti, 2025 Pizza Endeksi’ni açıkladı Yemeksepeti, 7 Şubat Dünya Pizza Günü kapsamında Türkiye’nin 2025 yılı pizza haritasını ve tüketim alışkanlıklarını açıkladı. Hazırlanan rapora göre Türkiye, Avrupa genelindeki fiyat artışlarına göre kıtanın en lezzetli ve hesaplı pizza rotası olmayı sürdürüyor. Tek kişilik tüketimden kalabalık sofralara geçişin hızlandığı 2025 yılında, zengin malzemeli "karışık" lezzetlere olan tutku ve ekonomik avantajlar, pizzayı sosyalleşmenin merkezine taşıdı. Türkiye’nin önde gelen online yemek sipariş markalarından Yemeksepeti, 7 Şubat Dünya Pizza Günü kapsamında, kullanıcıların tüketim alışkanlıklarını ve Türkiye’nin 2025 yılı pizza haritasını açıkladı. 2024 ve 2025 verilerinin karşılaştırmalı analizine göre, pizzanın Türkiye’de sadece bir yemek değil, sosyalleşmenin ve paylaşılan keyfin lezzetli aracı olduğunu ortaya koydu. Özellikle son bir yılda artan sipariş adetleri ve değişen tüketim kalıplarıyla birlikte Türk halkının pizzayı tek başına tüketmekten ziyade sevdikleriyle paylaştığı izlendi. Avrupa genelindeki fiyat artışlarına rağmen Türkiye’nin hâlâ en erişilebilir pizza destinasyonlarından biri olması da, bu lezzete olan tutkunun katlanarak büyümesindeki en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık yüzde 20’lik büyüme Yemeksepeti verilerine göre, 2025 yılında pizza sipariş trafiğinde istikrarlı bir yükseliş yaşanırken, asıl çarpıcı detay sofraya gelen ürün adedindeki artışta gizli. Sipariş sayısındaki genel artışa kıyasla, sipariş edilen toplam pizza adedinin yaklaşık yüzde 20 oranında büyüme kaydetmesinin, pizzanın artık tek kişilik bir tercih olmaktan çıkıp kalabalık sofralarda paylaşılan bir lezzete dönüştüğünü kanıtladığı belirtildi. Pizza haritasında şampiyon değişmedi Pizza haritasında liderlik koltuğu yine değişmedi. Megakent İstanbul, 2024 yılına oranla adet bazında pizza tüketimini artırarak "Pizza Başkenti" unvanını 2025’te de korudu. Ancak ikincilik yarışı bu yıl tam bir rekabete sahne oldu. Ankara, 2024 yılına göre sipariş sayısını artırarak İzmir’i burun farkıyla geride bıraktı ve Türkiye’nin en çok pizza siparişi veren ikinci şehri oldu. Tüketilen ürün adedinde ise İzmirliler gerçek bir iştah patlaması yaşadı. İzmir, 2024 yılına kıyasla sofraya gelen pizza sayısını ciddi bir oranda artırarak bu alanda Ankara’yı geride bıraktı. Bu verilerle birlikte İzmir, sipariş başına düşen pizza sayısında Ankara’yı geçerek "En Kalabalık Sofra" unvanının yeni sahibi oldu. Türkiye’nin tercihi "karışık"tan yana 2025 yılı, pizza tercihlerinde zengin malzeme tutkusunun yılı oldu. Sipariş verilerine göre, Türkiye’nin en çok tercih ettiği ilk 5 pizza çeşidinin 4’ünü "karışık" seçenekler oluşturdu. Farklı içerik kombinasyonlarıyla sunulan karışık pizzalar listenin zirvesine yerleşirken, sucuklu çeşitler de ilk 5’te kendine yer bularak popülerliğini korudu. En çok sipariş edilen bu favori lezzetlerin tamamının "Orta Boy" olması ise ideal porsiyon tercihinin değişmediğini gösterdi. Türkiye, Avrupa’ya göre yüzde 46 daha avantajlı Yemeksepeti’nin global ortağı Delivery Hero bünyesindeki foodora tarafından hazırlanan "Avrupa Pizza Endeksi" ile Türkiye verileri karşılaştırıldığında ekonomik tablo netleşiyor. Avrupa genelinde (Avusturya, Macaristan, İsveç gibi ülkelerde) ortalama bir pizzanın medyan fiyatı 2025 yılında 610 TL civarında seyretti. Yemeksepeti verilerine göre Türkiye genelinde restoran siparişlerinin medyan tutarı ise 330 TL olarak gerçekleşti. Raporda, Türkiye’deki pizza severlerin Avrupa ortalamasına göre pizzaya yaklaşık yüzde 46 daha uygun fiyatla ulaştığı belirtildi. Türkiye içinde ise pizzaya en uygun fiyatla ulaşılan büyükşehirlerin 320 TL medyan tutar ile İzmir ve Bursa olduğu kaydedildi.
Cirque du Soleil’in böceklerin dünyasını anlatan dev yapımı İstanbul’da sahne alacak
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:19 Cirque du Soleil’in böceklerin dünyasını anlatan dev yapımı İstanbul’da sahne alacak Dünyanın en büyük sirk topluluklarından biri kabul edilen Cirque du Soleil, en büyük prodüksiyonlarından "OVO" ile 10 yıl aradan sonra İstanbul’da sahne alacak. Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, böceklerin renkli dünyasını ve doğanın ekosistemini konu alan gösteri 21-24 Mayıs tarihleri arasında Ülker Arena’da sanatseverlerle buluşacak. Toplam 8 kez sahnelenecek gösterinin biletleri, etkinlik platformu Biletinial üzerinden satışa sunuldu. Portekizce "yumurta" anlamına gelen OVO, doğanın gücünü hareket, renk ve akrobasiyle harmanlayarak sahneye taşıyor. Gösteri, izleyicileri böceklerin dünyasına davet ederken, biyoçeşitliliğin güzelliğini kendine özgü bir anlatımla sunuyor. Kostümlerde organik dokunuşlar Gösterinin görsel dünyası, ünlü tasarımcıların teknikleriyle şekillendi. Liz Vandal tarafından tasarlanan kostümlerde, Pierre Cardin’in grafik çizgileri ve Japon modacı Issey Miyake’nin plise tekniklerinden esinlenildi. Vandal’ın doğadan ilham alarak hazırladığı, hareket özgürlüğü sağlayan özel kumaşlı kostümler, görsel şölene katkı sağlıyor. Sahnede 8,5 metrelik dev yumurta Gösterinin müzikleri ise Berna Ceppas imzasını taşıyor. Bossa nova, samba, funk ve elektronik öğelerin birleştiği bestelerde, gerçek böcek seslerinden ilham alındığı belirtildi. Gringo Cardia tarafından tasarlanan sahnede ise 8,5 metre büyüklüğünde dev bir yumurta yer alıyor. OVO dünyasının merkezini oluşturan bu dekor, bazen dev bir ormana bazen de gizemli bir mağaraya dönüşerek hikayenin ana eksenini oluşturuyor.
UKABDER eli ile Afrika Çad’da Türk Sancağı dalgalanıyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:16 UKABDER eli ile Afrika Çad’da Türk Sancağı dalgalanıyor Kardeşlik Seferberliği Uluslararası İnsani Yardım Derneği (UKABDER) tarafından Afrika ülkelerinden Çad’da 19-30 Ocak tarihleri arasında "Kardeşlik Seferberliği Haftası" kapsamında gerçekleştirilen insani yardım çalışmaları, kalıcı eserlerin açılışıyla taçlandı. Türkiye’den uzanan iyilik eli, başkent Encemine başta olmak üzere farklı bölgelerde eğitim, sağlık, barınma ve ibadet alanlarında hayata geçirilen projelerle somut karşılık buldu. Programın merkezinde yer alan Darüsselam Kız Yetimhanesi, gerçekleştirilen çalışmaların en dikkat çeken projelerinden biri oldu. Uzun süredir devam eden inşaat sürecinin ardından tamamlanan yetimhane, Afrika’da ailesini kaybetmiş kız çocukları için güvenli bir yaşam alanı sunmayı hedefliyor. Kardeşlik Seferberliği Haftası boyunca açılışı yapılan eserler, belirlenen bir program çerçevesinde art arda hizmete alındı. Açılışlar, sağlık alanında bölge için önemli bir ihtiyaca cevap verecek olan Hazreti Eyüp Hastanesi ile başladı. Hastanenin açılışı, Çad devlet protokolü ile birlikte Çad Sağlık Bakanlığı temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Resmi düzeyde yapılan bu açılış, Türkiye ile Çad arasındaki insani işbirliğinin sahadaki en güçlü örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Sağlık yatırımlarının ardından yetim çocukların barınma ve temel yaşam ihtiyaçlarına yönelik Darüsselam Sevgi Evi Yetimhanesi açıldı. Devamında ise bölge halkının uzun süredir ihtiyaç duyduğu ibadet alanları olan Bilal-i Habeşi Camii ve Nasrullah Camii dualarla hizmete açıldı. Program kapsamında ayrıca Dar’ül İhsan Umutevi Yetimhanesi, meslek edindirmeye yönelik Hazreti İdris Dikiş Atölyesi, Hazreti Nuh Marangoz Atölyesi, Rabiat’ül Adeviyye Dikiş Atölyesi ile Bokoro’daki kız okuluna iki sınıf ilavesi de tamamlanarak eğitim ve üretim odaklı projeler hayata geçirildi. Açılan atölyelerin özellikle kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımına katkı sunması bekleniyor. "Adını Recep Tayyip Erdoğan koyacağımız bir okul projemiz var" Darüsselam Kız Yetimhanesi’nin açılış töreninde konuşan Dernek Başkanı Murat Uğur, yapılan çalışmanın sadece bugünü değil, geleceği de inşa etmeye yönelik olduğunu vurguladı. Birçok projenin açılışı için Çad’da bulunduklarını belirten Uğur, "Burası 96 yetim kız çocuğumuzun kalacağı bir yetimhane. Burayı bitirmek yaklaşık iki yıllık bir sürecimizi aldı. Açılışını yaptık. İnşallah önümüzdeki günlerde yetim oldukları resmi olarak belgelendirilmiş kız çocuklarımızı buraya alacağız. Burada barınmalarını sağlayacağız. Çocuklar sadece yetimhanede kalmayacak, eğitimlerini alacak, okula gidecek. Tüm bunların hepsi bağışçılarımızın destekleriyle gelişecek. Buranın aynısı yan tarafta erkek yetimhanesi olarak da var. Orada 120 erkek çocuk var. Bu çocukların bütün giyim, kuşam ve yemek gibi imkanları sağlarken aynı zamanda biz bu çocukları okula da gönderiyoruz. Burada da aynı uygulamayı yapacağız. Daha öncesinde de burada Fatih Sultan Mehmet Han Camii inşa edildi. 11 dönümlük alan üzerine kurulu UKABDER Külliyesi içerisinde Dar’ül Ferah Erkek Yetimhanesi, Darüsselam Kız Yetimhanesi yapıldı. Burada sağlık ocağı ve iki adet yarı açık alanda Kur’an kursu yapılacak. Bundan sonraki aşamada bütün bunları tamamladıktan sonra kalan alana da 3 bloktan oluşan ilkokul, ortaokul, lise şeklinde adını da Recep Tayyip Erdoğan koyacağımız bir okul projemiz var. Okul projemiz daha kapsamlı maliyeleri olan bir proje olduğu için onu en sona bırakıyoruz" dedi. Uğur, gönüllülere ve bağışçılara teşekkür etti. Afrika Çad’da bir hafta boyunca süren bu çalışmalarla birlikte, yalnızca binalar değil, umut, kardeşlik ve dayanışma da inşa edildiğini; su kuyusu açılışları, erzak, yemek ve kıyafet dağıtımları ile dolu dolu bir ‘kardeşlik haftası’ programı düzenlediklerini ifade eden dernek yetkilileri, "Türk sancağının dalgalandığı bu topraklarda atılan her adımın, bölge halkının geleceğine kalıcı katkılar sunmasını hedefliyoruz. Amacımız her zaman mazlum kardeşlerimizin yanında olmaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ismine burada böyle güzel bir projede yer verecek olduğumuz için de ayrıca heyecanımızı dile getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Rıza Akpolat’ın eşinin kardeşi: "Bozdurduğum her dövizin Rıza Akpolat’a ait varsayılmasını kabul etmiyorum"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:30 Rıza Akpolat’ın eşinin kardeşi: "Bozdurduğum her dövizin Rıza Akpolat’a ait varsayılmasını kabul etmiyorum" Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında Rıza Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat’ın erkek kardeşi Kazım Gökhan Yankılıç savunma yaptı. Yankılıç, "Bir yıl içerisinde bozdurduğum büyüklü küçüklü paraların iddianameye suçlama olarak konulmasını, bozdurduğum her dövizin de Rıza Akpolat’a ait varsayılmasını kabul etmiyorum. Döviz bozdurma işlemlerinin tamamı yasal kayıtlı, izlenebilir şekilde döviz bürosu ve banka aracılığıyla yapılmıştır. Ayrıca sanki bizim Rıza Akpolat’tan önceki bir hayatımız yokmuş gibi bir bakış açısı var" dedi. Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşma, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Duruşma salonunda görülüyor. "Taşınmaz ve yaşam alanları, ablam Rıza Akpolat ile evlenmeden çok önce edinildi" İddinamede, soruşturma kapsamında Rıza Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat’ın erkek kardeşi olan tutuklu sanık Kazım Gökhan Yankılıç’ın evine düzenlenen operasyondan sonra ’para ve değerli ziynet eşyaları, şüpheliler Yeşim Akpolat, Kazım Gökhan Yankılıç ve Burak Kangal organizesinde bazı şoförlerle çıkarıldığı ve Rıza Akpolat’ın topladığı rüşvet paralarının ilkini buraya getirdiği, bu kişiler aracılığıyla paranın bozdurulması, dağıtılması işlemlerini yaptığı’ öne sürülen Yankılıç, duruşmada savunma yaptı. Savunmasında Yankılıç, "Burak Kangal ile aile bağımız bulunmaktadır. Acar kentteki taşınmazın satın alınması sırasında bir gün önce beni arayarak yarın ne yapacağı bilgisini verdi. Ben de işlemler sırasında yanında bulundum. Orada bulunmam tamamen aile içi refakat nedeniyledir. Bu hususta başka da ekleyeceğim bir şey yoktur. Maya sitesindeki daireyi Aralık 2022 tarihinde bir gece 16 milyon lira bir bedelle satın aldım. Satın aldığım kişiyi tanımıyorum, emlakçı aracılığıyla gerçekleştirdim bu satışı. Bu taşınmaz ve yaşam alanları, ablam Rıza Akpolat ile evlenmeden çok önce edinildi. Daire zaten 1+1, 50 metrekare ve 20 yıllık bir site içerisinde" ifadelerini kullandı. Aile olarak maddi durumlarının iyi olduğunu, sayısız taşınmazın alım satımına aracılık ettiklerini ve kiraladıklarını söyleyen Yankılıç, "MASAK raporlarında da bunlar zaten bellidir. Bursa’da sattığım arsalar var. Bunlar tapuda her ne kadar rayiç bedelden gösterilse de büyük kâr marjlarıyla edinildi ve bu şekilde ticaretimiz gerçekleşti. Eşim Sibel Yankılıç avukattır. 14 yıllık da çalışma hayatı ve ofisi bulunmaktadır. Mülkçü birçok firmaya da danışmanlık hizmeti vermektedir. Düğünümüzü 2017 yılında Ataşehir’de bir otelde yaptık. Bin davetli vardı. Gelen hediyeler kayda değerdi. O dönemde de yine Çilem isimli ablamdan 30 bin dolar gibi bir para almıştık. Aslında bu daireyi tercih etme sebebimiz, hem yatırım amaçlı hem de eşimin ev ofisi olarak konumuna uygunluğuydu. Daha sonra eşim orayı ev ofisi olarak kullanmak istemedi. Bu daireden herhangi bir kira talep etmedim ablamdan çünkü zaten ben de Çiğdem ablamın dairesinde şu an hali hazırda kira vermeden oturuyorum. Bu husus, iddiaların doğru olmadığını açıkça göstermektedir. Yeşim ablam Rabil Bey’in bir araç alındığını bana iletti. Ben de onun üzerine daha önce de zaten Yeniköy’de motor aldığım için buraya geçerek kendisine destek oldum. Rabil Bey’in bir yakını tarafından para bankaya getirildi. Ben de şube içerisinden Rabil Bey adına Yeniköy’de hesabına parayı gönderdim. Ben kendi hesabıma da geçirmedim bu parayı. Parayı yatırdıktan sonra Rıza Akpolat taşıdı. Benim burada maddi olarak herhangi bir kâr ya da çıkar amacım olmamıştır. Bu araç ve daireyi ablam Rıza Akpolat ile evlenmeden önce edindi. Hatta 50 bin lira kaporayı da ben Yeşim Yankılıç’a gönderdim. Daha sonra da kendisi bana bu tutarı iade etti. Araç ve ev alımları sırasında ben yanında bulundum kardeşi olarak. Gayrimenkul ve emlak işiyle uğraştığım için bu alımları sırasında benim onlara destek olmam normaldir" dedi. "Sanki bizim Rıza Akpolat’tan önceki bir hayatımız yokmuş gibi bir bakış açısı var" Suçlamaları kabul etmeyen sanık Kazım Gökhan Yankılıç, "Tek bir dayanağı bile olmadan döviz bozdurma işlemleri üzerinden suçlama yapılmaktadır. Bir yıl içerisinde bozdurduğum büyüklü küçüklü paraların iddianameye suçlama olarak konulmasını, bozdurduğum her dövizin de Rıza Akpolat’a ait varsayılmasını kabul etmiyorum. Döviz bozdurma işlemlerinin tamamı yasal kayıtlı, izlenebilir şekilde döviz bürosu ve banka aracılığıyla yapılmıştır. Ayrıca iddianameye göre de sanki bizim Rıza Akpolat’tan önceki bir hayatımız yokmuş gibi bir bakış açısı var. Yani hiç tatile de gitmemişiz, hiçbir şey de yaşamamışız, hiçbir şey de almamışız, hiç yokmuşuz gibi bir bakış açısı var. Bu bakış açısı beni ve ailemizin gururunu incitmektedir" diye konuştu. Duruşma, diğer sanıkların savunmaları ile devam ediyor.
İDSO DenizBank Konserleri’nde Bringuier kardeşler aynı sahnede
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:30 İDSO DenizBank Konserleri’nde Bringuier kardeşler aynı sahnede İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), 13 Şubat Cuma akşamı Fransız şef Lionel Bringuier yönetiminde, piyanist Nicholas Bringuier’i ağırlamaya hazırlanıyor. İDSO DenizBank Konserleri kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek bu özel program, Bringuier kardeşlerin müzikal uyumunu Beethoven ve Berlioz’un zamansız eserleri eşliğinde sahneye taşıyacak. DenizBank’ın 21 yıldır desteklediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri, 13 Şubat’ta Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda müzikseverleri özel bir gecede buluşturacak. Parlak kariyerleriyle dikkat çeken iki kardeş, şef Lionel Bringuier ve piyanist Nicholas Bringuier, bu konserde aynı sahneyi paylaşarak izleyicilere güzel bir müzik deneyimi sunacak. Konserin ilk bölümünde Fransız şef Lionel Bringuier yönetimindeki orkestra, piyanist Nicholas Bringuier’e, Ludwig van Beethoven’ın görkemli 5. Piyano Konçertosu’nda eşlik edecek. Beethoven’ın en anıtsal eserlerinden biri olarak kabul edilen bu konçerto, Napoleon Bonaparte’ın ordularının bombardımanı altındaki Viyana’da, zorlu koşullar altında tamamlanmış olmasıyla tarihsel bir derinlik de taşıyor. Konserin ikinci bölümünde ise Fransız besteci Hector Berlioz’un Fantastik Senfoni’si seslendirilecek. Bestecinin otobiyografik izler taşıyan eseri, hayal gücü, tutku ve dramatik anlatımıyla romantik dönem müziğinin en özgün örnekleri arasında yer alıyor. Berlioz’un sınırları zorlayan orkestrasyonu, Lionel Bringuier’in güçlü yorumuyla buluşarak, konseri etkileyici bir kapanışa taşıyacak. Şef: Lionel Bringuier Solist: Nicolas Bringuier, Piyano Program: Ludwig van Beethoven, Piyano Konçertosu No.5 Mi Bemol Major Op.73 Ara Hector Berlioz, Fantastik Senfoni Op.14
Beyoğlu’nda yangında ölen kedisinin başında sinir krizi geçirdi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:28 Beyoğlu’nda yangında ölen kedisinin başında sinir krizi geçirdi İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde 5 katlı binanın giriş katında çıkan yangın paniğe neden oldu. Yanan dairede dumandan etkilenen ’Sütlaç’ isimli kedi, itfaiye ekiplerince dışarı çıkarıldı. ’Sütlaç’ sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak ölürken, kedisinin yerde cansız şekilde yattığını gören kadın sinir krizi geçirdi. Beyoğlu ilçesi Keçeci Piri Mahallesi Toygar Sokak’ta bulunan 5 katlı binanın giriş katında saat 10.00 sıralarında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Edinilen bilgiye göre, üst katlara duman dolması nedeniyle daire sakinleri kendi imkanlarıyla dışarıya çıkarak durumu 112 Acil Çağrı Merkezi ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Dairenin yandığı binanın sakinlerinden bir kadın ’Refy’ adlı kedisini alarak panikle dışarıya çıktı. O anları anlatan kadın, "Yangından çıktık. Çok şükür bunu kurtardık" dedi. Dumandan etkilenen ’Sütlaç’ kurtarılamadı, sahibi sinir krizi geçirdi Kısa sürede olay gelen itfaiye ekipleri dairenin camını kırıp içeriye girerek yangına müdahale etti. Yangın çıkan dairede mahsur kalan ’Sütlaç’ isimli kedi itfaiye ekipleri tarafından daireden çıkarıldı. Hareket etmeyen kediye sağlık ekipleri oksijen maskesiyle dakikalarca oksijen vererek kalp masajı yaptı. Kedi tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak öldü. Kedinin sahibi ve ev arkadaşı ise uzun süre ’Sütlaç’ın başında sinir krizi geçirerek gözyaşı döktü. Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Müvekkillerini dolandıran avukata 13 milyon TL para, 10 yıl hapis cezası
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:18 Müvekkillerini dolandıran avukata 13 milyon TL para, 10 yıl hapis cezası Müvekkillerini dolandıran ve suçüstü yapılarak tutuklanan avukat Serkan Korkmaz hakim karşısına çıktı. Korkmaz, 13 milyon 500 bin lira para cezası ve 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca, Korkmaz’ın 2 yıl süreyle avukatlık hak ve yetkilerini kullanmaktan kısıtlamasına karar verdi. Avukat Serkan Korkmaz, 16 Haziran 2025 tarihinde sahte tahliye evraklarıyla bir vatandaşı dolandırmış ve yapılan ihbar ile suçüstü yapılarak gözaltına alındıktan sonra ’resmi belgede sahtecilik’ ve ’nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından tutuklanmıştı. Cezaevine giren avukat, cezaevinde bulunan mahkum Ferhat S.’ye tahliye sözü verdi. Bir süre sonra tahliye olan avukat Serkan Korkmaz, tahliyesine söz verdiği tutuklu Ferhat S.’nin ailesinden, müştekilere verilecek vaadiyle bir milyon 300 bin TL para aldı. Serkan Korkmaz, aldığı paraları 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne yatırdığına dair sahte evraklar oluşturarak aileye gösterdi. Müştekiler, avukatın kendilerinden 600 bin TL daha para istemesi üzerine dolandırıldıklarını anlayarak savcılığa başvurdu. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yapılan soruşturma kapsamında, Avukat Serkan Korkmaz adliyede para aldığı esnada polis ekipleri tarafından suçüstü yakalanarak gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık Serkan Korkmaz, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. 13 milyon TL para, 10 yıl 6 ay hapis cezası verildi İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Serkan Korkmaz hakkında "kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan 10 yıl 6 ay hapis ve 45 bin gün karşılığı 13 milyon 500 bin TL adli para cezası verilmesine hükmetti. Mahkeme, sanık hakkında tutukluluk halinin devamına karar verdi. Kararda ayrıca sanığın 2 yıl süreyle avukatlık hak ve yetkilerini kullanmasının kısıtlanmasına hükmedildi.