Yerel Haberler
İstanbul
61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 2. gününü Tom Crabbe kazandı 27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:32:50 Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 152.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabını Team Flanderrs-Baloise takımından Tom Crabbe 3.35.33 ile kazandı. Böylece Crabbe üst üste ikinci zaferini elde etmiş oldu. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 152.8 kilometrelik Aydın - Marmaris etabını Team Flanders-Baloise takımından Tom Crabbe, 3 saat 35 dakika 33 ile kazanıp üst üste ikinci zaferini elde etti. Crabbe, ilk etapta da kazanmış ve böylece Türkiye Turu’nun 2007 senesinden beri en genç etap galibi olmuştu. TUR’da yarın genel klasman birinciliğini etkileyecek kraliçe etabı olarak adlandırılan 133.7 kilometrelik Marmaris - Kıran tırmanışı koşulacak. Turkuaz mayoyu Team Flanders- Baloise takımından Tom Crabbe giyecek. Marmaris’teki finişte Alpecin-Premier Tech takımından Sente Sentjens, üçüncü ise Burgos Burpellet BH takımından Meksikalı Cesar Macas oldu. TUR’da ilk kez Aydın’dan start verildi Çeşme - Selçuk etabında tekerlek farkıyla dördüncü olan Ramazan Yılmaz’ın bu başarısı Türk Takımları arasında büyük sükse ve moral oldu. 21 yaşındaki Ramazan Yılmaz, Brüksel’de katıldığı pist yarışından sonra ayağının tozuyla Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na gelerek pedal basmaya başladı. Ramazan’ın bu sonucu alması 2018’de Marmaris finişinde Ahmet Örken’in 5. oluşundan bu yana en iyi sonuç olarak gösterildi. 157 bisikletçi yarış tarihinde ilk kez Aydın’dan start aldı. Bu yıl Marmaris 28’inci kez TUR rotasında yer alarak erişilmesi kolay olmayan bir finiş etabına daha ev sahipliği yaptı. Turkuaz mayoyu Crabbe giydi Damalı bayrağın sallanması sırasında Aydın Vali Yardımcısı Uğur Kolsuz, Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Celal Tekin, Aydın İl Emniyet Müdür Yardımcısı Satılmış Karakaya, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat, hazır bulundu. 12.46’da gerçek start öncesi Çeşme - Selçuk etabının birincisi olan Tom Crabbe’nin Turkuaz mayoyu giymesinden sonra pedallar dönmeye başladı. Kaan Özkalbim puanı kaptı Kaçış grubundaki bisikletçi Kaan Özkalbim beyaz mayoyu hedefliyor. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na dördüncü defa katıldığını söyleyen Spor Toto takımının sporcusu Kaan Özkalbim bu sabahki yarış öncesinde "Tek hedefim beyaz mayo için puan almak. Bu yüzden kaçış grubunu kovalayacağım" dedi. İzmirli bisikletçi bunu başardı ve Türkiye Güzellikleri sprint çizgisini üçüncü sırada geçti. Dördüncülük Ramazan’ı kesmedi Ramazan Yılmaz, dün 4. olarak, Ahmet Örken’in 2018’de Marmaris’te, burada, 5. gelmesinden bu yana TUR’Un bir etabında ilk 5’e giren ilk Türk bisikletçi oldu. Konya Büyükşehir Belediyesi sporcusu "Bu derece benim için yeterli değil, tek isteğim bir etabı kazanmak" dedi. Tom Crabbe: "Bu zaferin keyfini çıkaracağım" 61. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nda ilk günün galibi Belçikalı sporcu Tom Crabbe, Aydın-Marmaris etabını da kazanarak duble yaptı. Böylesine bir başarı kazandığı içi çok mutlu olduğunu söyleyen Team Flanders-Baloise sporcusui "Annem ve babam da Marmaris’te. Hem tatil yapmak hem de yarışı seyretmek için buradalar. 20 yaşında böylesine bir yarış kazandığım için çok mutluyum. Aileme de bu gururu yaşattığım için ayrıca sevinçliyim. Bugünkü etabın daha zor olacağını biliyordum. Geriden geldim ama öndekileri yakalamayı başardım. Bu akşam takım arkadaşlarımla bu zaferi kutlamak çok keyifli olacak. Belçika’daki yarışlarda olduğu gibi burada da kazanmak kendime olan güvenimi artırıyor" dedi. Crabbe, Türkiye Turu’nda birçok etap zaferine imza atmış olan Mark Cavendish, Sam Bennet ve Andre Griepel gibi isimleri geçme hedefinin olup olmadığı sorusuna ise, "Burada iki etap kazandım, diğerlerini de kazanmalıyım diye kendimi strese sokmak istemiyorum. Turkuaz Mayo’yu taşımaktan dolayı çok mutluyum" ifadelerini kullandı. Gözler Kraliçe etapta Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 3. gününde Marmaris - Kıran arasında 133.7 kilometrelik tırmanış etabı koşulacak. Sprinterlerin pek hoşlanmadığı, ancak tırmanış sporcuların klasını ve dayanıklılığını ortaya koyacak bu kraliçe etabını kazanan sporcu, Genel Klasman birinciliği yolunda önemli bir zafer elde etmiş olacak.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:26 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: "2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla başladı. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvede açılış konuşmasını yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, " OECD tarafından 2016’da Norveç’te başlatılan Beceriler Zirvesi’nin altıncısına; Portekiz, Slovenya, Kolombiya ve Belçika’nın ardından Türkiye olarak biz ev sahipliği yapıyoruz. Ülkemizin beceri politikalarında karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunmaktadır. Geleceğimizi belirleyen, yetiştirdiğimiz insan kaynağı ve ona kazandırdığımız becerilerdir. Bugün burada, her yaştan insanın potansiyelini hayata geçirebildiği, fırsatların kuşaklar arasında adil biçimde paylaşıldığı ve kimsenin geride kalmadığı bir geleceği birlikte inşa etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır" Bakan Işıkhan, önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranının tarihi seviyelere ulaşacağını söyleyerek, " Dünyamız; yaşlanan nüfus, dijital ve yeşil dönüşümün iç içe geçtiği derin bir değişim sürecinden geçmektedir. Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır. Bu durum; iş gücü piyasalarını, beceri politikalarını, sosyal koruma sistemlerini, kamu maliyesini ve toplumsal dayanışmanın temellerini doğrudan etkileyen küresel ölçekte bir kırılma noktası olacaktır. Bu dönüşüm yeni fırsatlar sunmakla birlikte, bu fırsatlardan kimlerin nasıl yararlanacağı, büyük ölçüde toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Bu nedenle dijital ve yeşil dönüşümle birlikte beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemeliyiz. Özetle, bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur" Ahilik geleneğinin asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olduğuna değinen Bakan Işıkhan, " Türkiye olarak bu konuda fazlasıyla tarihi tecrübemiz bulunmaktadır. 13. yüzyılda Anadolu’da doğan ve mesleki yetkinliği ahlaki sorumlulukla harmanlayan Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur. Bu köklü gelenek; usta-çırak ilişkisi üzerinden sağlam temeller kurmayı, değişen ihtiyaçlara göre kendini yenileyerek uyum kapasitesini canlı tutmayı ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiyle sürdürülebilir bir beceri mirası oluşturmayı esas almıştır. Günümüzde Ahilikten yapay zekaya uzanan dönüşüm sürecinde temel mesele, yalnızca becerilerin nasıl geliştirileceği değil; bu becerilerin güven, adalet ve sorumluluk ilkeleri temelinde nasıl şekilleneceğidir. Türkiye’nin beceri ekosistemi, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ehil ellerde, geçmişin tecrübesiyle geleceğin ihtiyaçlarını buluşturan bir anlayış üzerine yükselmektedir" ifadelerini kullandı. "3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz" Bakan Işıkhan, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon genci istihdama ve üretime kazandırmayı hedeflediklerini belirterek, " Bu kapsamda Ulusal İstihdam Stratejimiz yoluyla OECD ile uyumlu ve beceri temelli bütüncül bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bu çerçevede demografik fırsat penceremizi en iyi şekilde değerlendirmek ve özellikle kadın ve genç istihdamını artırmak için çaba sarf ediyoruz. Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. Bu ilerlemede önemli katkılar sağlayan ve iki yıl önce başlattığımız İş Pozitif programı ile eğitim, istihdam ve destek mekanizmalarını entegre ederek, 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık. Bu projeyle teşvikler, mesleki eğitim ve bakım destekleriyle istihdamda kalıcılığı hedefledik. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, zatıalinizin liderliğinde Ocak ayında hayata geçirdiğiniz Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile gençlerimizin nitelikli istihdama daha erken ve daha hızlı katılımını artırmayı hedefliyoruz. Bu süreci; İŞKUR’un dijitalleşme adımları, açık iş haritası, aday havuz sistemi ve yapay zeka eşleştirme altyapısıyla güçlendiriyoruz. Beceri envanteri yaklaşımı ve meslek standartları, beceri odaklı proaktif ve teknoloji temelli bir istihdam ekosistemi kurarak, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, kıymetli misafirler; artık şunu çok net biliyoruz: Gelecek, kaynakları en fazla olanların değil, insanına en doğru becerileri kazandıranların olacaktır" dedi.
Trendyol, Anadolu’nun ürünlerini Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nda dünya sahnesine çıkarıyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:26 Trendyol, Anadolu’nun ürünlerini Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nda dünya sahnesine çıkarıyor Trendyol, Anadolu’daki yerel üreticilerin tasarlayıp ürettikleri Olimpiyat koleksiyonunu Türkiye ile birlikte tüm uluslararası platformlarında satışa sundu. Türkiye’de üretilen Olimpiyat Koleksiyonu, Milano’da açılan resmi Olimpiyat mağazalarında da yerini alacak. Koleksiyon ayrıca Lozan’da bulunan Olimpiyat Müzesi’nde de olimpiyat tutkunlarıyla buluşacak. Milano-Cortina Kış Olimpiyatları için sınırlı sayıda üretilen Trendyol’un Olimpiyat Koleksiyonu; sweatshirt, eşofman altları, tayt, yağmurluk ve balaklava gibi ürünlerle toplam 6 bin 500 parçadan oluşuyor. Modern hatlar ve ikonik Olimpiyat detaylarının yer aldığı koleksiyon, günlük stile uyum sağlayan konforlu, fonksiyonel ve zamansız parçalar sunuyor. Türkiye’nin tasarım ve üretim gücü dünya sahnesinde Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin, Trendyol’un yerel üreticileri uluslararası pazarlarla buluşturma hedefinde Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) partnerliğinin önemine dikkat çekti. Çetin, "Dünya sporunun en prestijli organizasyonlarından biri olan Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile iki yıldır yürüttüğümüz iş birliği, yerel üretim gücümüzü uluslararası pazarlarda görünür kılıyor. Milano-Cortina Kış Olimpiyatları için Anadolu’nun emeğiyle hazırlanan Olimpiyat koleksiyonumuzun, Türkiye ile birlikte tüm uluslararası platformlarımızda, kullanıcılarla buluşacak olmasından büyük mutluluk duyuyoruz" açıklamasında bulundu. Trendyol, Uluslararası Olimpiyat Komitesi kapsamındaki tüm etkinliklerde olduğu gibi Milano-Cortina 2026 Kış Olimpiyat Oyunları’nın da destekçileri arasında yer alacak. Ulusal ve uluslararası arenada spora tam destek 2021 yılından bu yana Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin de (TMOK) resmi sponsoru olan Trendyol, IOC’nin resmi "E-Ticaret Hizmetleri Partneri" olarak Türkiye’yi Paris 2024’te temsil etmiş ve yine IOC ile yürütülen iş birliği sayesinde yerel üreticiler tarafından üretilen Olimpiyat Koleksiyonu’nu sporseverlerle buluşturmuştu.
TMOK Başkanı Ahmet Gülüm: "Kış sporlarını geliştirmek adına alınan organizasyonlar önemli"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:24 TMOK Başkanı Ahmet Gülüm: "Kış sporlarını geliştirmek adına alınan organizasyonlar önemli" Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Ahmet Gülüm, "Türkiye’de kış sporlarını geliştirmek adına buraya daha çok büyük çapta organizasyon alıyor olmamızın önemli olduğunu çıkan sonuçlardan biliyoruz. Daha gidecek epey yolumuz var" dedi. 25. Kış Olimpiyat Oyunları, 6-22 Şubat 2026 tarihlerinde İtalya’nın Milano ve Cortina kentlerinde düzenlenecek. Ay-yıldızlılar 2’si kadın, 6’sı erkek toplam 8 sporcuyla mücadele edecek. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Ahmet Gülüm, turnuva öncesi açıklamalarda bulunarak, bilgiler aktardı. Kış Olimpiyat Oyunları’nın önemine dikkat çeken Başkan Gülüm, "Milano Cortina Kış Oyunları bizim uzunca bir dönem yakın coğrafyamızda olan ender kış oyunlarından biri olacak. Bu anlamda Paris Olimpiyat Oyunları’nın ülkemizde oluşturduğu etkiyi hepimiz biliyoruz. Çünkü coğrafi açıdan 2-3 saatlik mesafede olan organizasyon Türk halkına yansıyor ve pozitif değerler olarak katkı sağlıyor. Kış Olimpiyat Oyunları’nın da Milano’da olması, hatta bir sonrakinin Fransız Alplerinde olacak olması kış sporumuzun gelişmesi açısından çok değerli. Bu açıdan Milano’nun Türkiye’de kış oyunlarının biraz daha ilgiyi artıracak organizasyon olacağını medyamızın da saat farkı olmaksızın daha fazla ilgi göstereceğini, rekorlara, organizasyondaki büyük müsabakalara ilgi göstereceğini düşünüyorum. Türkiye’de sporun kış bölümüyle ilgili branşların gelişimi adına çok önemli bir organizasyon olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Kış sporlarını geliştirmek adına alınan organizasyonlar önemli" Kış sporlarının Türkiye’de gelişme düzeyinde olduğunu belirten TMOK Başkanı Gülüm, "Burada kesin olan bir şey var; kendi ülkenizde yapmış olduğunuz organizasyonlar bir branşın veya bir sporun gelişmesi adına çok değerli oluyor. Biz Türkiye Olimpiyat Komitesi olarak 2027 Avrupa Oyunları’nın İstanbul’da olmasını çok arzuluyoruz ve İstanbul’da olacak. 26 farklı branşın yapılacağı bu mücadele Los Angeles’a da kota verecek. Aynı şeyi Kış Olimpiyat Oyunları için de düşünüyor ve değerlendiriyor olmamız gerekiyor. 2011 yılında yapmış olduğumuz Üniversite Kış Oyunları ile birçok sporcu kazandık. Bugün Curling takımımız dünya çapında bir takım. Maalesef talihsiz birkaç müsabaka nedeniyle şu anda Kış Oyunları’nda yer alamıyorlar ama Curling Milli Takımımız var Erzurum’dan çıktı. Çünkü Kış Olimpiyat Oyunları Erzurum’da yapılmıştı. Biz de kış sporlarını geliştirmek adına buraya daha çok büyük çapta organizasyon alıyor olmamızın önemli olduğunu çıkan sonuçlardan biliyoruz. Daha gidecek epey yolumuz var" diye konuştu. "Sporcularımıza desteklerimiz devam ediyor" Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin sporun geliştirilmesi adına çalışmalar yapıldığını sözlerine ekleyen Başkan Gülüm, "Biz TMOK olarak olimpiyatlara sporcuların katılımı sırasında onların kendilerini iyi hissedecekleri ortamları oluşturmaya ve onlara yol göstermeye, yön vermeye çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızı federasyonla birlikte yürütüyoruz. Aynı durum Los Angeles Yaz Olimpiyat Oyunları için de sürüyor. Çeşitli sporcularımıza katkı ve desteklerimiz devam ediyor. TMOK hedefleri açısından, Türkiye’de sporun geliştirilmesi ve mevcut performans sporunda, güçlü sporcuların performanslarını daha yüksek yapabilmesi konusunda federasyonlarla işbirliği içerisinde çalışan bir kurum. Biz de bu çalışmalarımızı yürütmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu. "Sporcularımız var olan rekorlarını tazeleyeceğine inanıyorum" TMOK Başkanı Ahmet Gülüm, Kış Olimpiyat Oyunları’nda 8 kişilik bir kafile ile yer alacaklarını ifade ederek, şunları söyledi: "Kayaklı atlama, sürat pateni, alp disiplini, kayaklı koşu gibi branşlarımız var. O branşlarda yer alan sporcularımız; Team Türkiye burada böyle bir kadro olarak gidecek. Madalya konusu çok zorlu. Sporcularımız biliyorum ki mücadelelerini her zaman en üstte, bir öncekinden bir sonrakine çıkabilmek, var olan rekorlarını tazelemek adına yapıyorlar. Ben o mücadelelerini sürdüreceklerini düşünüyor ve inanıyorum."
Boyun çıtlatma felce kadar götürebilir
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:58 Boyun çıtlatma felce kadar götürebilir Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Bayram, bilinçsiz ve ani boyun çıtlatma hareketlerinin çok nadir de olsa boyun damarlarında yırtılmaya neden olabileceğini belirterek, bu durumun inmeye kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Bayram, boynun sert ve ani şekilde çevrilmesiyle oluşan manipülasyonların, beyne giden karotis ve vertebral arterleri etkileyebildiğini ifade ederek, "Boyun çıtlatma çoğu zaman masum bir alışkanlık gibi görülse de, kontrolsüz ve zorlayıcı hareketler damar duvarında yırtılmaya yol açabilir. Bu yırtık pıhtı oluşumuna, pıhtı da beyin damarlarının tıkanmasına neden olabilir" dedi. "Belirtiler gecikmeden ciddiye alınmalı" Arter diseksiyonunun nadir görüldüğünü vurgulayan Doç. Dr. Muhammed Bayram, buna rağmen belirtilerin önemine dikkat çekti. Ani ve alışılmadık şiddetli boyun ya da baş ağrısı, baş dönmesi, denge kaybı, konuşma bozukluğu, yüz, kol veya bacakta uyuşma ve güçsüzlük gibi şikâyetlerin acil değerlendirme gerektirdiğini belirtti. "Günlük hafif hareketlerle karıştırılmamalı" Kişinin kendiliğinden yaptığı hafif gerinmelerle çıkan eklem seslerinin genellikle tehlikeli olmadığını söyleyen Doç. Dr. Muhammed Bayram, "Risk; ani, sert ve zorlayıcı manevralarda artar. Özellikle altta yatan damar duvarı hassasiyeti olan bireylerde bu tür uygulamalar daha sakıncalı olabilir" diye konuştu. "Boyun ağrısında güvenli yöntemler tercih edilmeli" Doç. Dr. Muhammed Bayram, boyun ağrısı ve tutulmalarında bilinçsiz manipülasyonlardan kaçınılması, şikâyetlerin sürmesi halinde hekim değerlendirmesi sonrası uygun tedavi yöntemlerine yönelinmesi gerektiğini vurguladı. Bayram, toplumda yaygın olan "çıtlatınca rahatlama" algısına karşı, kontrollü egzersiz, duruş düzenlemesi ve uzman önerilerinin esas alınmasının, muhtemel riskleri en aza indireceğini sözlerine ekledi.
Spor yayıncılığının deneyimli isimleri gençlerle buluştu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:51 Spor yayıncılığının deneyimli isimleri gençlerle buluştu Spor yayıncılığının deneyimli isimleri Erdoğan Arıkan ve Erbatur Ergenekon, Esenler’de gençlerle buluşarak medya dünyasında başarılı olmanın yollarını ve yayıncılığın değişen yüzünü anlattı. Esenler Belediyesi’nin Spor Akademisi kapsamında düzenlediği "Spor Spikerliği Söyleşisi"nde Erdoğan Arıkan ve Erbatur Ergenekon gençlerle bir araya gelerek spor medyasında kariyer imkanları, yayıncılığın değişen yapısı ve meslekte fark oluşturmanın yollarını anlattı. Deneyimlerini paylaşan ikili, gençlere özgün olmaları, kendilerini sürekli geliştirmeleri ve medya dünyasındaki dönüşümü doğru okumaları gerektiğini vurguladı. "Başarı geçmişte kalır, hedefler gelecektedir" Michael Schumacher ile yaptığı bir röportajdan örnek vererek başarı kavramının çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Erbatur Ergenekon, "Schumacher’in geçmiş şampiyonluklarını değil, içinde bulunduğu anı ve yeni hedefleri düşündüğünü söylüyor. Bunun beni de çok etkiledi. Büyük başarılar bile zamanla geçmişte kalıyor ve insanın sürekli yeni hedeflere odaklanması gerekiyor. Hayatı bölümler hâlinde görmek ve her dönemde yeniden gelişmeye çalışmak gerekiyor. Sporcu biyografileri mücadele ve başarı hikâyeleri açısından önemli dersler içeriyor. Johan Cruyff, Allen Iverson ve Marcovan Basten gibi isimlerin biyografileri gençler için ilham verici; muhakkak izlemelisiniz" ifadelerini kullandı. Spor ve gazetecilik tutkusu okul yıllarında başladı Spor ve gazeteciliğe olan ilgisinin lise yıllarında başladığını söyleyen Ergenekon, "Okul maçları için arkadaşlarımla duvar gazetesi hazırlardım. Hem sporun içinde yer alıyor hem de yayıncılığa ilgi duyuyordum. Üniversite yıllarında zorunlu stajı beklemeden TRT’de gönüllü staja başladım. Medya merkezlerinde de gönüllü olarak çalıştım. Mesleğe erken adım atmak büyük avantaj sağladı" dedi. Dijitalleşme yayıncılığı dönüştürüyor Yayıncılık dünyasının hızla değiştiğine dikkat çekerek dijital ve ana akım medya ayrımının yakın gelecekte ortadan kalkacağını söyleyen Ergenekon, şu sözleri söyledi: "Büyük dijital platformların spor yayıncılığına yatırım yapması bu dönüşümün en önemli göstergesi. Önemli olan hangi platformda yayın yapıldığı değil, içeriğin kalitesi ve yayıncının özgünlüğü. Spor yayıncılığında sık yapılan hatalardan biri de iyi maç anlatan herkesin iyi bir program sunucusu olabileceği düşüncesidir. İki alan farklı beceriler gerektiriyor." Geçmişten ders alın, ama gözünüz hep önünüzde olsun Erdoğan Arıkan ise konuşmasında geçmiş deneyimlerin insan için önemli birer ders olduğunu ancak sürekli geriye bakmanın ilerlemeyi zorlaştırdığını dile getirerek bunu araç kullanırken dikiz aynasına fazla bakmanın kazaya sebep olmasına benzetti. Başarıya ulaşmanın ve meslekte kalıcı olmanın yolunun sürekli kendini geliştirmekten geçtiğini vurgulayan Arıkan, hayatın herkese fırsatlar sunduğunu ve önemli olanın bu anlara hazır olmak olduğunu ifade etti. Sporcu biyografilerinin de başarıların arkasındaki mücadeleyi gösterdiğini söyleyen Arıkan, meslek hayatında yapılan hataların ve yaşanan zor anların da kişiyi geliştiren, olgunlaştıran önemli deneyimler olduğunu sözlerine ekledi.
Bahçeşehir Koleji’ne The ONE Awards’tan "Yılın İtibarlısı" ödülü
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:25 Bahçeşehir Koleji’ne The ONE Awards’tan "Yılın İtibarlısı" ödülü Bahçeşehir Koleji, The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nin Özel Temel Eğitim Kategorisi’nde "Yılın İtibarlısı" ödülünün sahibi oldu. Marketing Türkiye ve Akademetre Research and Strategic Planning iş birliğiyle bu yıl 12’ncisi düzenlenen The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri sahiplerini buldu. Türkiye genelinde 12 ilde, bin 200 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen "İtibar ve Marka Değer Performans Ölçümü" araştırması sonuçlarına göre; Bahçeşehir Koleji, Özel Temel Eğitim Kategorisi’nde "Yılın İtibarlısı" ödülüne layık görüldü. "Bu başarı büyük bir ailenin ortak emeği" Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Koç, ödüle ilişkin yaptığı değerlendirmede eğitimin sadece bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını vurguladı. 30 yılı aşkın süredir her çocuğun biricik olduğu bilinciyle hareket ettiklerini belirten Dr. Özlem Koç şunları söyledi: "Bahçeşehir Koleji olarak, öğrencilerimizi yalnızca sınavlara değil hayata hazırlayan bir eğitim anlayışıyla yol alıyoruz. Bizim için eğitim; özgüveni yüksek, düşünen, sorgulayan ve insanlığa değer katan bireyler yetiştirme sorumluluğu demektir. Tamamen bağımsız bir araştırmaya dayanan bu ödül; eğitimde kaliteyi, güveni ve sürdürülebilir değeri merkeze alan yaklaşımımızın toplum nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor." Elde edilen başarının bir ekip işi olduğunun altını çizen Dr. Özlem Koç, "Bu gurur; öğrencileriyle, öğretmenleriyle, velileriyle ve yöneticileriyle aynı vizyonda buluşan büyük bir ailenin ortak emeğinin sonucudur. Bu anlamda ödülümüzü; öğrencilerimize, onların hayallerine eşlik eden öğretmenlerimize ve bizlere güvenen velilerimize armağan ediyoruz" dedi.
Erken teşhis hayat kurtarır: Kanserde görüntülemeyle tespit edilebilen 5 önemli uyarı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:13 Erken teşhis hayat kurtarır: Kanserde görüntülemeyle tespit edilebilen 5 önemli uyarı Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kanser vakalarının yaklaşık üçte biri erken teşhis edildiğinde kontrol altına alınabiliyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Mehmet İncedayı, görüntüleme yöntemlerinin kanserde erken tanının en güçlü araçlarından biri olduğunu vurguladı. Kanser, günümüzde hem dünyada hem de Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri, her yıl milyonlarca kişiye yeni kanser tanısı konulduğunu ortaya koyarken, bu vakaların önemli bir bölümünde hastalığın ileri evrede tespit edilebildiğini gösteriyor. Oysa kanserle mücadelede en kritik adım, hastalığın erken dönemde tanınması olarak kabul ediliyor. Her yıl 4 Şubat’ta anılan dünya kanser günü, erken teşhisin ve farkındalığın önemini bir kez daha gündeme taşıyor. Bu özel gün kapsamında uzmanlar, kanserin erken evrede çoğu zaman belirti vermeden ya da hafif bulgularla seyredebildiğine dikkat çekiyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet İncedayı, görüntüleme yöntemlerinin, göz ardı edilen belirtilerin nedenini ortaya koymada kilit rol üstlendiğini belirtti. Doç. Dr. İncedayı, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Kanserin erken evrelerinde belirtiler çoğu zaman özgül değildir. Bu nedenle pek çok hasta, şikâyetlerini önemsemeyebilir. Görüntüleme yöntemleri sayesinde, bu belirtilerin altında yatan nedenler erken aşamada tespit edilebiliyor ve tanı süreci hızlanıyor." Nedeni açıklanamayan kilo kaybı Beslenme düzeninde ya da günlük yaşam alışkanlıklarında belirgin bir değişiklik olmaksızın ortaya çıkan kilo kaybı, çoğu zaman fark edilse de önemsenmeyebiliyor. Ancak bu durum, bazı kanser türlerinde erken dönemde görülebilen bulgular arasında yer alıyor. Bu konuda değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Mehmet İnce Dayı, "Açıklanamayan kilo kaybı, özellikle sindirim sistemi ve akciğer kanserlerinde erken bir uyarı olabilir. Görüntüleme yöntemleri, bu tür durumlarda vücudun ayrıntılı değerlendirilmesine imkan tanır" ifadelerini kullandı. Vücutta ele gelen kitle ve şişlikler Vücutta fark edilen kitle ya da şişlikler, ağrısız olduğu için çoğu zaman ihmal edilebiliyor. Ancak bu bulgular, kanserin erken evresinde ortaya çıkabilen önemli işaretler arasında bulunuyor. Doç. Dr. İncedayı, "Meme, boyun, koltuk altı veya karın bölgesinde ele gelen kitleler, görüntüleme yöntemleriyle ayrıntılı olarak incelenmelidir. Erken yapılan değerlendirmeler, iyi huylu ve kötü huylu oluşumların ayrımında önemli rol oynar" dedi. Uzun süredir devam eden ve nedeni açıklanamayan ağrılar Ağrı, pek çok farklı hastalığın ortak belirtisi olabilse de, uzun süredir devam eden ve nedeni açıklanamayan ağrılar dikkatle ele alınmalı. Özellikle kemik, sırt ve karın ağrılarının kronikleşmesi durumunda altta yatan nedenin araştırılması gerekiyor. Bu noktaya dikkat çeken Doç. Dr. İncedayı, "Bazı kanser türlerinde ağrı, erken dönemde ortaya çıkabilir. Görüntüleme yöntemleri, ağrının kaynağının belirlenmesinde yol gösterici olur" şeklinde konuştu. Bağırsak ve idrar alışkanlıklarında değişiklik Bağırsak düzeninde ya da idrar alışkanlıklarında meydana gelen ve uzun süre devam eden değişikliklerin çoğu zaman geçici sorunlar olarak değerlendirilse de bazı kanser türlerinin erken belirtisi olabileceğini belirten Doç. Dr. Mehmet İncedayı, şöyle konuştu: "İdrarda kan görülmesi, dışkılama alışkanlıklarında belirgin değişiklikler ya da uzun süren sindirim sorunları, görüntüleme ile değerlendirilmesi gereken önemli bulgulardır." Tarama ve görüntüleme yöntemleri erken tanının anahtarı Kanserde erken teşhisin yalnızca belirtilerin fark edilmesiyle sınırlı olmadığına dikkat çeken uzmanlar, düzenli tarama ve görüntüleme programlarının önemini vurguluyor. Yaş, cinsiyet ve risk faktörlerine göre planlanan görüntüleme tetkikleri, henüz belirti vermemiş kanserlerin bile erken evrede tespit edilebilmesine imkan tanıyabiliyor. Doç. Dr. İnce dayı, sözlerini şöyle tamamladı: "4 Şubat Dünya Kanser Günü, erken teşhisin önemini hatırlatmak için önemli bir fırsat. Görüntüleme yöntemleri, kanserin erken evrede tespit etmek katkı sağlayarak tedavi sürecini olumlu yönde etkileyebilir. Bu nedenle düzenli kontroller ve tarama programları ihmal edilmemelidir."