Yerel Haberler
İstanbul
28 Şubat zulmünün sembol ismi Yakup Köse: "Hu der Allah diyen çocuklara tahammülsüzlük 28 Şubat refleksidir" 26 Şubat 2026 Perşembe - 10:13:09 Gazeteci-Yazar Yakup Köse, "Hu Der Allah" ilahisini çocukların söylemesini hazmedemeyenlerin 28 Şubat zihniyetini yeniden diriltmeye çalıştığını savunarak, "Hu der Allah deyince kaos diyenler 28 Şubat’ı hortlatmak istiyor. 28 Şubat bitmedi, sadece uyuyor" dedi. 28 Şubat ‘Postmodern Askeri Darbe’ olarak bilinen süreçte henüz 14 yaşında İmam Hatip öğrencisi olan Yakup Köse, Çeçenistan ile ilgili katıldığı bir gösteri nedeniyle tutuklandı ve idam cezası aldı. Yaşadığı zorlu süreçte dönemin sembol isimlerinden olan Köse, küçük yaşlarda soğuk zindanlarda işkenceler gördü. Gazeteci-Yazar Yakup Köse 28 Şubat’ta zihniyetinin bitmediğini sadece uyuduğu konusunda uyarılarda bulundu. Çocukların "hav hav" diyerek şarkı söylemesinden rahatsız olmayanların, çocukların ilahi ve Allah demesinden rahatsız olanların 28 Şubat’ı yeniden ayağa kaldırmak isteyenler olduğunun altını çizdi. "Hu Der Allah deyince birden kaos diyorlar" Son dönemde Ramazan ayıyla birlikte çocukların ve Türkiye’nin dilinden düşmeyen" Hu Der Allah" ilahisi üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Köse, "Hu Der Allah, deyince birden bu iş kaos haline dönüştürülüyor. ‘Gençlerin beyni yıkanıyor’ deniliyor. Oysa mübarek Ramazan ayıyla birlikte neredeyse bütün okullarda, sınıflarda, parklarda çocukların ağzında bu ilahi var. Bir çocuğun ilahi söylemesi, oruç tutması, Kur’an okuması ya da namaz kılması kime ne zarar verebilir" dedi. Geçmişte gençlerin bazı şarkılarla farklı söylemlere yönlendirildiğini hatırlatan Köse, "Birkaç yıl önce gençlere ‘hav hav’ diye şarkılar söyletildi. O zaman kimse çıkıp ‘Çocuklarımızı niye hayvan yerine koyuyorsunuz?’ demedi. Ama Allah deyince birileri ayağa kalktı. Bu yaklaşım Türkiye’nin gençliğine yakışmıyor. Bu açıkça bir 28 Şubat refleksidir" ifadelerini kullandı. "28 Şubat uyuyor ama hortlamaya hazır" 28 Şubat sürecinde 14 yaşında tutuklandığını, yaklaşık 10 yıl cezaevinde kaldığını ve daha sonra beraat ettiğini hatırlatan Köse, "Türkiye mahkemelerinde beraat etmiş bir insanım. Beraat eden insan suçsuzdur. Ama bugün resmi bir işlemim olduğunda arşiv kayıtlarından 28 Şubat fişlemeleri çıkıyor ve birçok işimi çözemiyorum. Bu da 28 Şubat’ın hala bitmediğini gösteriyor. 28 Şubat’ın sadece geçmişte kalmış bir süreç değildir. 28 Şubat artıkları ve 28 Şubat’ın uyuyanları var. Şu an uyuyor olabilirler ama fırsat bulduklarında Hu Der Allah diyen çocuklara ve ailelerine aynı zulmü yaşatmak isterler. 28 Şubat zulümdü; çocuklara, kadınlara, yaşlılara yönelik baskıydı. 28 Şubat’la gerçek anlamda hesaplaşmak darbeyle hesaplaşmaktır" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:10 Diz protezi ameliyatları ağrısız bir yaşam için son çözüm Genç yaşlarda bağ ve menisküs yaralanmalarının kapalı yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirten Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, kireçlenmenin ilerlediği ve diğer yöntemlerden fayda sağlanamayan hastalar için diz protezi ameliyatının en etkili çözüm olarak öne çıktığını söyledi. Medicana Çamlıca Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, diz protezi ameliyatına yönelik "Diz protezi aslında bir kaplama ameliyatıdır. Bozulmuş eklemi çıkartıp yerine suni bir eklem yerleştirilir. Bu yöntem dizde olduğu gibi kalça ve diğer eklemlerde de uygulanabilir. Diz protezi; diğer tedavilerden fayda görmeyen, kireçlenmenin son aşamasına gelmiş hastalar için önerilir. Özellikle gece ağrısı olan, yürüyüş mesafesi 500 metrenin altında olan, ayakta yarım saat iş yapamayacak durumda olan hastalar için ameliyat zamanı gelmiş demektir" açıklaması yaptı. İleri yaş tek başına ameliyat kriteri değildir Protezin uygulanacağı hastaların; yaşa bağlı kireçlenme, mekanik kusurlar ve günlük aktivitelerinde ciddi kısıtlılık yaşayan bireylerden oluştuğunu belirten Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, "Fizik tedavi, enjeksiyonlar veya aks düzeltme ameliyatları gibi yöntemlerden artık fayda görmeyen hastalar için diz protezi, ağrısız ve fonksiyonel bir yaşamın kapısını açıyor" dedi. Diz protezi gerektiren durumlar Diz protezi ameliyatının diğer tedavi seçeneklerinden yeterli fayda alınamadığı durumlarda değerlendirilebildiğini belirten Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, "İleri derece osteoartrit ve kıkırdak hasarı, dinlenme sırasında bile devam eden şiddetli diz ağrısı, yürüme mesafesinin ciddi biçimde azalması, gece ağrılarının artması, fizik tedavi, ilaç tedavisi ve eklem içi enjeksiyonların etkisiz kalması gibi klinik belirtiler bulunur. Bu kriterler, ameliyat kararının bilimsel olarak belirlenmesinde temel rol oynar"dedi. Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, "Belirli bir yaşın üzerine gelmiş olmak tek başına ameliyat kararı kriteri olmamalı; hastanın fonksiyonel kapasitesi ve yaşam kalitesindeki düşüş daha önemli bir parametredir" açıklamalarında bulundu. Sıvı diz protezi: Popüler ancak onaylanmamış yöntem Son dönemde sosyal medyada sıkça gündeme gelen "sıvı diz protezi" yöntemi, halk arasında merak uyandırsa da bilimsel literatürde standardize edilmiş etkinliği ve uzun dönem verileri olan bir tedavi şekli değildir" diyen Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu şu değerlendirmeyi yaptı: "Sıvı diz protezi popülerlik kazanmış bir kavram. Ancak mevcut bilimsel kanıtlar, bu yaklaşımın diz kireçlenmesinin tedavisinde protezin yerini alabilecek bir yöntem olduğunu göstermemektedir. Geleneksel tedavi algoritmaları ve kanıtlanmış cerrahi yöntemler halen altın standarttır." Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, hastaların ameliyat öncesi tüm tedavi seçeneklerini değerlendirmesi ve bilinçli karar vermesi gerektiğinin altını çizdi.
Bakırköy’de otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 01:24 Bakırköy’de otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi İstanbul Bakırköy’de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 11’e yükselmişti. Şüphelilerden 9’u tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat’ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı’nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına 11 kişi alınmıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan 11 şüpheli, emniyetteki işlemleri tamamlanarak Bakırköy Adliyesine sevk edilmişti. Savcılık ifadelerinin ardından şüphelilerden K.K. "örgüt kurmak ve yönetmek", "nitelikli hırsızlık", "nitelikli hırsızlığa teşebbüs", "suç delillerini yok etme, değiştirme veya gizleme", R.S. isimli şahıs ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "nitelikli hırsızlık" ve "nitelikli hırsızlığa teşebbüs", E.K. "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "nitelikli hırsızlığa teşebbüs", Ş.K. isimli şüpheli "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "nitelikli hırsızlık" suçlarından, E.K, M.G, B.B, R.K, O.D. ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etmek" suçlarından tutuklamaları talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. Sevk edilen şüphelilerden 9’u gözaltına alınarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman "Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 00:50 KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman "Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Sarıyer’de bir otelde gerçekleşen toplantıya katıldı. Toplantıda söz alan Erhürman, "Kıbrıs Rum Liderliğinin bakış açısına göre Kıbrıslı Türkler azınlık. Kıbrıslı Türklere bakıldığı zaman sadece azınlık haklarını kullanabilirler bakış açısıyla hareket ediliyor" dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Sarıyer’de bir otelde gerçekleşen toplantıya katıldı. Söz alan Erhürman, "Öncelikle şunu söyleyeyim. Cumhurbaşkanlığı görevini üstleneli daha dört ay oldu aşağı yukarı. Onun öncesinde seçim döneminde ben Kıbrıs Türk halkı çözüm ister istiyor dediğimde aslında şu soruyla karşılaştığımı hatırlıyorum. Neden Kıbrıs Türk halkı çözüm istiyor? İşte şu anda zaten ortamda bir sorun yok. İnsanlar birbirinden memnun. Bizim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimiz var. Onun yasama, yürütme, yargı organı var. Bakanlıkları var, milletvekilleri var, meclisi var. Orada bir problem yok. Problem şudur. Kıbrıs Türk halkının bu adadaki hakları bundan ibaret değil. Kıbrıs Türk halkının bu adada başka hakları da var. Ne gibi hakları var? Adanın tamamının üzerindeki güvenlik, enerji, deniz yetki alanları, hidrokarbonlar Uluslararası ticaret yolları ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Avrupa Birliği olduktan sonra bir de Avrupa Birliği vatandaşlığı yani altı tane konu başlığında Kıbrıslı Türler iki eşit kurucu ortaktan biri. Bu şartla ortak haklardan egemenlik haklarına sahip ve eşit egemenlik haklarına sahiptir" ifadelerini kullandı. "Kıbrıslı Türkler onlar için azınlık" Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erhürman, "Biz seçim döneminde bunu anlattık, şimdi söyleyeceklerimi halkımıza. Bunu anlatarak oy aldık ve göreve geldikten sonra da ne anlattıysak onları masaya koyduk. Masaya koyduğumuz şuydu. Bu benzetmeyi yapalım. Hani maça çıkmadan önce kurallara biliriz ya yani futbol maçıysa işte doksan dakika sürecek. Sonra şöyle olur böyle olur dedik ki biz Birleşmiş Milletlere kuralları net olmasını istiyoruz. Çünkü kaç defalık maç yapıyoruz? Golümüzü atıyoruz. Geçersiz sayıyorsunuz. Beraberlik ilan ediyorsunuz. Bizde Dört maddelik bir metodoloji ortaya koyduk. Dört maddeden birinci maddesi Türkiye Cumhuriyeti’nin açıklamalarında da gördüğümüz bizim açıklamalarımızda da görebileceğimiz bir noktanın altını çiziyordu. O nedir? Türkiye Cumhuriyeti’nde biz de her defasında şu tespiti yaptık. Neden çözüme ulaşılamıyor? Cevap tektir. Çünkü Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor. Tespit net. Baktıkları yerden söylüyorum. Kıbrıslı Türkler onlar için azınlık" ifadelerine yer verdi. Öte yandan toplantı ödül takdimiyle sona erdi.
CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi: SSC Palmberg Schwerin: 1 - Zeren SK: 3
17 Şubat 2026 Salı - 23:50 CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi: SSC Palmberg Schwerin: 1 - Zeren SK: 3 Zeren Spor Kulübü, CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi Play-Off turu ilk maçında deplasmanda Alman temsilcisi SSC Palmberg Schwerin’i 3-1 mağlup etti. Zeren SK, CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi Play-Off turu ilk maçında Alman temsilcisi SSC Palmberg Schwerin ile deplasmanda karşı karşıya geldi. Palmberg Arena’da tribünlerin tamamen dolduğu atmosferde oynanan mücadelede kazanan taraf 3-1’lik skorla Zeren Spor Kulübü oldu. Karşılaşma dengeli başladı. İlk bölüm 9-9 eşitlikle geçilirken, set ortasında 19-16 ile üç sayılık farkı yakalayan Zeren Spor oyunun kontrolünü eline aldı. Kontrolü kaybetmeyen Başkent ekibi, seti 25-21 kazanarak 1-0 öne geçti. İkinci sete ev sahibi ekip 8-4’lük seriyle başladı. Ancak Zeren Spor oyun disiplininden kopmadı. 16-19 ile öne geçen Zeren, Alman ekibinin geri dönüşü ile skor 20-19 ev sahibi lehine çevrilse de setin son bölümünde hata yapmayan Zeren Spor Kulübü, ikinci seti de 25-21 alarak skoru 2-0’a getirdi. Üçüncü sette Schwerin etkili hücum performansıyla öne çıktı. 18-13’lük üstünlüğü yakalayan Alman temsilcisi, tempoyu belirledi ve set 25-21 ev sahibi ekibin oldu. Dördüncü sete 4-2 geride başlayan Türk ekibi, devam eden bölümde rakibin hatalarını iyi değerlendirdi ve 12-8 üstünlüğü yakaladı. Kalan bölümde geri dönüşe izin vermeyen Zeren Spor, seti 25-14, maçı ise 3-1 kazanarak rövanş öncesi önemli bir avantaj elde etti.