Yerel Haberler
İstanbul
Oğuz Murat Aci’nin anne ve babasından, gelinlerine ’torun görebilme’ davası 26 Şubat 2026 Perşembe - 12:51:47 Eyüpsultan’da 2024 yılında 17 yaşında olan Timur Cihantimur’un neden olduğu trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci’nin annesi ve babasının, gelinleri Şükriye Aci’nin torunlarını kendilerine göstermediği iddiasıyla açtığı davanın görülmesine devam edildi. Duruşma sonrası baba Özer Aci, ‘’Bu saatten sonra çocuk beni tanıyacak mı? 29 yaşında bir evlat kaybetmişiz, gömmüşüz toprağa. Evladın evladına sahip çıkmaya çalışıyoruz, suç mu işliyoruz?’’ dedi. Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’de 17 yaşında olan Timur Cihantimur’un neden olduğu trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci ile annesi Pervin Aci’nin, gelinleri Şükriye Aci hakkında torunlarını kendilerine göstermediği iddiasıyla açtıkları davanın görülmesine devam edildi. İstanbul Aile Mahkemesi’nde görülen ön inceleme duruşmasında davacı Özer Aci ile Pervin Aci hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı. Tedbiren şahsi ilişki kurulmasını talep etti Duruşmada davacı avukatı Hacı Orhan, dava dilekçelerini tekrar ettiğini söyleyerek tedbiren şahsi ilişki kurulmasını talep ettiklerini söyledi. Davalı avukatı ise çocuk psikiyatristinin de bulunduğu bir heyetten yeni bir rapor alınmasını istedi. Heyete bir çocuk psikiyatristinin de dahil edilmesine hükmedildi. Ara kararını açıklayan mahkeme, davalı avukatının itirazlarını değerlendirmek üzere dosyanın Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne gönderilmesine ve heyete bir çocuk psikiyatristinin de dahil edilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca, tedbiren şahsi ilişki kurulması talebinin ek rapor geldiğinde değerlendirilmesine de hükmederek duruşmayı erteledi. "Aradan geçmiş 2 yıl. Bu saatten sonra çocuk beni tanıyacak mı" Duruşmanın ardından mahkeme önünde konuşan Özer Aci, "Rapor alınacakmış, o rapora istinaden karar verecekmiş hakime hanım. Bu saatten sonra, aradan geçmiş 2 yıl. Bu saatten sonra çocuk beni tanıyacak mı? Gözden uzak olan gönülden de uzak oluyor. Benim soyadımı taşıyan insan, mahkeme nasıl bir karar veriyor ben anlamıyorum. 3-4 yıl sonra ben bu çocuğu görsem ne olacak görmesem ne olacak? 29 yaşında bir evlat kaybetmişiz, gömmüşüz toprağa. Evladın evladına sahip çıkmaya çalışıyoruz, suç mu işliyoruz? Kusura bakmasınlar" dedi. "Evladımın çocuğunu görmek benim hakkım değil mi?" Pervin Aci ise "Ben çocuğumu istiyorum, başka kimseyi istemiyorum. Soyadımı taşıyan çocuğumu istiyorum. Evladımın çocuğunu görmek benim hakkım değil mi?" ifadelerini kullandı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:37 Güngören’de uyuyan babalarını silahla öldüren 2 kız ve anne ilk kez hakim karşısında: Anne tutuklandı Güngören’de, uyuyan babalarını silahla öldürdükten sonra anneleriyle olaya intihar süsü veren anne ile 2 kızı ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada, tutuksuz yargılanan anne tutuklanırken, savunma yapan 14 yaşındaki sanık, "Olay günü babam kendi odasında yatıyordu. Ben bizim odada uyanıktım, ağlıyordum, ne yapacağımı bilmiyordum. Elim kolum bağlıydı. Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Sonra arka odaya gittim, çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Silah zaten kullanmayı biliyordum. Gittim başında bekledim, oturdum. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" dedi. Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi’nde 5 katlı binanın 2’nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz’in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz’in yanında silah da bulmuştu. Dilsiz’in cenazesi için aile Diyarbakır’a gitmiş, cenaze sonrası kuzeni ile sohbet eden E.D., kuzenine olayı annesi ile beraber yaptığını anlatmış, bunun üzerine kuzen B.D., polise giderek ihbarda bulunmuştu. İhbar üzerine herekte geçen ekipler, E.D.’yi gözaltına almıştı. Tutuksuz yargılanan E.D. ile anne Eylem Dilsiz ve kızları Rojin Dilsiz hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame kapsamında 3 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Eylem Dilsiz, Rojin Dilsiz, suça sürüklenen çocuk E.D. (14) ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya hayatını kaybeden Murat Dilsiz’in müşteki kardeşleri de katıldı. "Ben yapmasaydım o bize daha büyük zararlar verirdi, veriyordu zaten" Duruşmada E.D., babasının annesini boğmaya çalıştığını belirttiği savunmasında, "Annem zar zor elinden kurtuldu, bizim odaya geldi. Gece saat bir iki gibiydi. Ben tek uyanık olduğum için anneme sordum ne oldu diye. Bana, ‘baban beni zorla boğmaya çalıştı, zar zor kurtuldum’ Ben de ağlamaya başladım. Annem de köşeye geçti, uzandı. Gece boyunca uyudu, sonra ben de ağlamaktan bir şey yapamadım. Olaydan çok kısa bir süre önce amcam bize, ‘keşke onu öldürseniz de, siz de kurtulsanız, biz de kurtulsak’ dedi. Benim de aklıma, babamın bana taciz ettiği geldi. Yapacak bir şeyim yoktu, mecbur kaldım. Daha önce de karakola şikayette bulunduk. Babam şikayetimizden vazgeçtiriyordu, tehdit ediyordu beni. Kardeşlerimi, annemi zorla şikayetten vazgeçtirdiğimiz için, bizim yapacak bir şeyimiz olmadığı için mecbur kaldım. Ben yapmasaydım o bize daha büyük zararlar verirdi, veriyordu zaten. Kavga anında zaten, silahın yerini biliyordum. Kavga anında her şey yaptığı için, korktuğum için silahı koltuğun altına aldım, kendi çekmeceme koydum, ani hareketler yapmasın diye. Çekmecemde kaldı gün boyu. Sonrasında kavgalar başladı, ben de bir anda sıkmaya karar verdim" ifadelerini kullandı. "Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi" Savunmasının devamında olay günü izlediği filmde birilerinin öldürüldüğünü ve eldiven takarak parmak izi bırakmadığını gördüğünü belirten tutuksuz sanık E.D., "Olay günü babam kendi odasında yatıyordu. Ben bizim odada uyanıktım, ağlıyordum, ne yapacağımı bilmiyordum. Elim kolum bağlıydı. Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Sonra arka odaya gittim, çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Silah zaten kullanmayı biliyordum. Gittim başında bekledim, oturdum. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" dedi. Savunma sırasında mahkeme başkanı sanığa, "Silah kullanmayı nereden biliyorsun?" şeklinde soru yöneltti. Sanık, E.D., "Babam öğretmişti. Biz bazen köye gittiğimizde ateş ettiriyordu. Neresine ateş ettim bilmiyorum. Silahtan ses çıkmadı. Ses çıksaydı, komşumuz gelip, müdahale ederdi. Komşumuz, babamın bize zarar vermesinden çok korkuyordu. Silahı sıktıktan sonra etraf barut koktu banyoya gittim, saçımı yıkadım, üzerimi değiştirdim. Silahı babamın eline tutuşturdum, eldivenleri bina boşluğuna attım. Babamdan ses çıkmayınca annemi uyandırdım. Çok korkuyordum, anneme ‘babamı öldürdüm’ dedim. Kardeşlerimin hepsi odadaydı, 6 kardeşiz, büyük abim Diyarbakır’daydı, evde değildi. Babam, ben işten geldiğimde sürekli özel bölgelerime dokunurdu. Ben üç yıldır çalışıyorum, bu olay ise 1 kaç yıldır sürüyor. Kuzenimin, annemle kardeşlerimin beni yönlendirdiği iddialarını kabul etmiyorum, onun bu şekilde ifade vermesini babasının yönlendirdiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Kızım E.D. geldi bağırdı, ağladı. Sabah da bana olayı anlattı, gittim baktım, onu ölü buldum" Duruşmada savunma yapan maktulün eşi tutuksuz sanık Eylem Dilsiz, "Eşim daha önceden Suudi Arabistan’a gitmişti iş için. Oraya gitmeden önce aramız çok iyiydi. Altı ay kaldı orada. Orada beraber çalıştığı arkadaşını çok seviyordu, o ani şekilde vefat edince psikoloji bozuldu. Sabahları ben ve çocuklarım işe gidiyorduk. Akşam eve geliyorduk, daha ayakkabımızı çıkartmadan hemen bize saldırıyordu. Olay günü yine kavga ettik, zaten her akşam kavgaydı. Her akşam polisler kapımızdaydı. Mahalleden herkes pencereden balkona çıkıyordu. Beni, bir de çocuklarımı dövüyordu. Bizi odaya koyuyordu. Kabloyla dövüyordu. Çok işkence yapıyordu, tehdit ediyordu. Beş, altı defa ben memlekete gittim. Çocukları aldım gittim. Ailemden kimse bize destek vermedi. Olay günü iki elimi tuttu. Bir elini de ağzımı burnumu kapattı. Beni boğmaya çalıştı. Kendimi zorla onun eline kurtardım. Beni odadan kovdu. Ben de, çocuklarımın odasına gittim. Kızım E.D. geldi bağırdı, ağladı. Sabah da bana olayı anlattı. İnanmadım, gittim baktım, onu ölü buldum. Çocuklar okula gidince, Ambulansı çağırmadık. Polisi çağırdık. Bağırdık çağırdık. Komşular ve akrabalarımız geldi" dedi. "Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım" Savunmasında babasının sürekli alkol aldığını belirten tutuksuz sanık Rojin Dilsiz, "Babam hep alkol içiyordu. Madde bağımlısıydı. Uyuşturucu kullanıyordu. Zaten uyuşturucu kullandığında iyice bir kendini kaybediyordu. Sürekli tartışma çıkardı, 2023 yılından beri kullanırdı. Olay günü de kavga olduğu için ben artık her gece odama çekiliyordum. Odama çekildiğimde de gelip babam uyandırmaya çalışıyordu, uyanmıyordum. Son zamanlarda kulaklığımla takıp uzanıyordum. O kavga sesini duymak istemediğim için. Sonra sabah da kalktım, odaya gittim. Sürekli her sabah kalkıp bizi uyandırıp bağırıp bize, ‘siz niye işe gitmiyorsunuz?’ derdi. Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım. Komşumuz geldi. Her şey zaten bir anda geliştiği için o günü çok fazla hatırlamıyorum. Annem kızını korumak için sessiz kalmış. Sabah 07.30 civarlarında annem babamı gördüğü için çocuklar da korkmaması için bir şey söylememiş" diye konuştu. Tutuksuz yargılanan anne tutuklandı Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan maktulün eşi Eylem Dilsiz’in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tutuksuz yargılanmasının yetersiz olacağı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmederek, diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Bahçelievler’de pedallar sağlık ve çevre için döndü: 38’inci bisiklet çekilişi yapıldı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 09:27 Bahçelievler’de pedallar sağlık ve çevre için döndü: 38’inci bisiklet çekilişi yapıldı Bahçelievler’de sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak ve çevre duyarlılığını artırmak amacıyla düzenlenen aylık Bisiklet Çekilişi ve Dağıtım Töreni’nin 38’incisini gerçekleştirdi. 100 çocuk daha bisiklet sahibi oldu. Bahçelievler Belediyesi, sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak ve çevre duyarlılığını artırmak amacıyla düzenlediği aylık Bisiklet Çekilişi ve Dağıtım Töreni’nin 38’incisini gerçekleştirdi. Yoğun katılımla düzenlenen programda 100 çocuk daha bisiklet sahibi oldu. Etkinlik Hürriyet Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Çocuklar ve ailelerinin yoğun ilgi gösterdiği törende, sosyal medya üzerinden yapılan başvurular arasından kura ile belirlenen 100 çocuk bisikletlerine kavuştu. Belediyeden yapılan açıklamaya göre proje kapsamında bugüne kadar toplam 3 bin 701 bisiklet çocuklara ulaştırıldı. Her ay düzenli olarak sürdürülen çekiliş uygulamasıyla 100 çocuğa bisiklet verilmeye devam edileceği bildirildi. Törende konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, bisikletin yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın ve çevre bilincinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Bahadır, "3 yıldır bisiklet dağıtıyoruz. Bugün 38’incisini düzenliyoruz. Her ay 100 komşumuza bisiklet hediye ediyoruz. İlçemizde bisiklet yolları inşa ettik. Karbon salınımını azaltmak ve sağlıklı yaşamı teşvik etmek bizim görevimiz. Hedefimiz, Bahçelievler’de sporun hayatın doğal bir parçası haline gelmesidir" dedi. Velilere de seslenen Bahadır, "Çocuklarımızı mükemmel değil merhametli yetiştirmemiz gerekiyor. Yetiştirme tarzı farklı olabilir ancak çocuklarımızı merhametli yetiştirirsek hayatta zaten başarılı olurlar" ifadelerini kullandı. Dağıtım sürecinin şeffaflık esasına göre yürütüldüğünü belirten Bahadır, başvuruların belediyenin sosyal medya hesapları üzerinden alındığını ve kazananların kura yöntemiyle belirlendiğini söyledi. Amaçlarının tüm çocuklara ulaşmak olduğunu ifade eden Bahadır, projeyle birlikte ilçede bisiklet kullanım kültürünü kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Yurtta hava durumu
18 Şubat 2026 Çarşamba - 09:15 Yurtta hava durumu Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, yurdun genelinin yağışlı geçeceği, yağışların genellikle yağmur ve sağanak, yurdun güney ve batı kıyılarında gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile zamanla Trakya, Batı Karadeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun kuzeyi ile Toroslar mevkiinde karla karışık yağmur ve yükseklerinde kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Yağışların, İç Anadolu’nun güney, Doğu Anadolu’nun batı, Güneydoğu Anadolu’nun batı kesimleri, Orta ve Doğu Akdeniz ile Bitlis çevrelerinde kuvvetli, Adana’nın kuzey ile Kahramanmaraş’ın batı çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda buzlanma ve don olayının görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi ile kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Doğu Akdeniz’in doğusu ile Güneydoğu Anadolu’da toz taşınımı bekleniyor. Yurdun batı kesimlerinde yağış ile birlikte azalması beklenen hava sıcaklıklarının, yurt genelinde mevsim normalleri üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle güneyli, Marmara, Kıyı Ege ve Batı Karadeniz kıyılarında kuzeyli yönlerden orta, Güneydoğu Anadolu dışındaki yerlerde yer yer kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde (40-75 km/saat) eseceği tahmin ediliyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, zamanla kuzey çevrelerinin yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı 10 İstanbul: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 9 İzmir: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 13 Adana: Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, kuzey çevrelerinde yer yer şiddetli olması beklenen yağışların yüksek kesimlerde zamanla karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görülmesi bekleniyor. 17 Antalya: Çok bulutlu, doğusunda yer yer kuvvetli olmak üzere, sağanak ve gök gürültülü sağanak olması beklenen yağışların yüksek kesimlerde zamanla karla karışık yağmur ve yer yer şeklinde görülmesi bekleniyor. 17 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 19 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde sağanak yağışlı 20 Erzurum: Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı 6 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 15
Bakırköy’de otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 01:24 Bakırköy’de otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi İstanbul Bakırköy’de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 11’e yükselmişti. Şüphelilerden 9’u tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat’ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı’nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına 11 kişi alınmıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan 11 şüpheli, emniyetteki işlemleri tamamlanarak Bakırköy Adliyesine sevk edilmişti. Savcılık ifadelerinin ardından şüphelilerden K.K. "örgüt kurmak ve yönetmek", "nitelikli hırsızlık", "nitelikli hırsızlığa teşebbüs", "suç delillerini yok etme, değiştirme veya gizleme", R.S. isimli şahıs ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "nitelikli hırsızlık" ve "nitelikli hırsızlığa teşebbüs", E.K. "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "nitelikli hırsızlığa teşebbüs", Ş.K. isimli şüpheli "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "nitelikli hırsızlık" suçlarından, E.K, M.G, B.B, R.K, O.D. ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etmek" suçlarından tutuklamaları talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. Sevk edilen şüphelilerden 9’u gözaltına alınarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman "Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 00:50 KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman "Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Sarıyer’de bir otelde gerçekleşen toplantıya katıldı. Toplantıda söz alan Erhürman, "Kıbrıs Rum Liderliğinin bakış açısına göre Kıbrıslı Türkler azınlık. Kıbrıslı Türklere bakıldığı zaman sadece azınlık haklarını kullanabilirler bakış açısıyla hareket ediliyor" dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Sarıyer’de bir otelde gerçekleşen toplantıya katıldı. Söz alan Erhürman, "Öncelikle şunu söyleyeyim. Cumhurbaşkanlığı görevini üstleneli daha dört ay oldu aşağı yukarı. Onun öncesinde seçim döneminde ben Kıbrıs Türk halkı çözüm ister istiyor dediğimde aslında şu soruyla karşılaştığımı hatırlıyorum. Neden Kıbrıs Türk halkı çözüm istiyor? İşte şu anda zaten ortamda bir sorun yok. İnsanlar birbirinden memnun. Bizim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimiz var. Onun yasama, yürütme, yargı organı var. Bakanlıkları var, milletvekilleri var, meclisi var. Orada bir problem yok. Problem şudur. Kıbrıs Türk halkının bu adadaki hakları bundan ibaret değil. Kıbrıs Türk halkının bu adada başka hakları da var. Ne gibi hakları var? Adanın tamamının üzerindeki güvenlik, enerji, deniz yetki alanları, hidrokarbonlar Uluslararası ticaret yolları ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Avrupa Birliği olduktan sonra bir de Avrupa Birliği vatandaşlığı yani altı tane konu başlığında Kıbrıslı Türler iki eşit kurucu ortaktan biri. Bu şartla ortak haklardan egemenlik haklarına sahip ve eşit egemenlik haklarına sahiptir" ifadelerini kullandı. "Kıbrıslı Türkler onlar için azınlık" Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erhürman, "Biz seçim döneminde bunu anlattık, şimdi söyleyeceklerimi halkımıza. Bunu anlatarak oy aldık ve göreve geldikten sonra da ne anlattıysak onları masaya koyduk. Masaya koyduğumuz şuydu. Bu benzetmeyi yapalım. Hani maça çıkmadan önce kurallara biliriz ya yani futbol maçıysa işte doksan dakika sürecek. Sonra şöyle olur böyle olur dedik ki biz Birleşmiş Milletlere kuralları net olmasını istiyoruz. Çünkü kaç defalık maç yapıyoruz? Golümüzü atıyoruz. Geçersiz sayıyorsunuz. Beraberlik ilan ediyorsunuz. Bizde Dört maddelik bir metodoloji ortaya koyduk. Dört maddeden birinci maddesi Türkiye Cumhuriyeti’nin açıklamalarında da gördüğümüz bizim açıklamalarımızda da görebileceğimiz bir noktanın altını çiziyordu. O nedir? Türkiye Cumhuriyeti’nde biz de her defasında şu tespiti yaptık. Neden çözüme ulaşılamıyor? Cevap tektir. Çünkü Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor. Tespit net. Baktıkları yerden söylüyorum. Kıbrıslı Türkler onlar için azınlık" ifadelerine yer verdi. Öte yandan toplantı ödül takdimiyle sona erdi.