Yerel Haberler
İstanbul
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:16 Pro-Am’de Noyan 1 takımı zirvede Turkish Airlines Open öncesi düzenlenen ikinci Pro-Am’de Paul Waring ve Tom McKibbin’in oynadığı Noyan 1 takımı şampiyon oldu. DP Dünya Turu Asya Serisi’ndeki Turkish Airlines Open, yarın start alacak. 2 milyon 750 bin dolar toplam ödüllü turnuvada dört Türk oyuncu da sahaya çıkacak. DP Dünya Turu takvimindeki Turkish Airlines Open öncesi düzenlenen ikinci Pro-Am turnuvası golfün yıldızları ile amatör Türk oyuncuları buluşturdu. Organizasyonda biri profesyonel, üç amatör oyuncudan oluşan 24 takım mücadele etti. 2018 Britanya Açık şampiyonu ve Avrupa Ryder Cup ikinci kaptanı Francesco Molinari, 2024 Abu Dabi Açık şampiyonu Paul Waring, son şampiyon Martin Couvra ve Ryder Cup Avrupa takımı oyuncularından Rafa Cabrera Bello da Pro-Am’e katılarak Türk oyuncularla deneyimlerini paylaştı. Dışişleri eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Regnum Carya Onursal Başkanı Fikret Öztürk, Turkish Airlines Pazarlama Başkanı Ömer Faruk Sönmez, Türkiye Golf Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri Hasan Akçakayalıoğlu, Anıl Tetik, Mehmet Evyap ve Yasin Akkanat ile TGF Genel Sekreteri İhsan Gencay Asan, THY Pazarlama Başkanı Ömer Faruk Sönmez, KKTC Golf Federasyonu Başkanı Soner Yetkili, Ataşehir Golf Kulübü Başkanı Murat Karaduman, Cullinan Golf Kulübü Başkanı Mehmet Aygün, Regnum Bodrum Golf Kulübü Başkanı Serdar Dağıstan da organizasyonda mücadele etti. Şampiyonluk yine Noyan takımının Turkish Airlines Open’ın ikinci Pro-Am gününde yine bir Noyan takımı birinci oldu. DP Dünya Turu yıldızları Paul Waring ve Tom McKibbin ile birlikte oynayan, Onur Tekcan, Ercan Çek ve Ali Kuş’tan oluşan Noyan 1 takımı toplamda -32 ile birinci oldu. Eugenio Chacarra ve Romain Langasque’nun yer aldığı Murat Erdoğan, Mehmet Saraçoğlu ve Serdar Dağıstan’dan kurulu Regnum Bodrum takımı da toplamda -30 ile turnuvayı ikinci sırada tamamladı. Turnuvada üçüncülüğü ise THY 6 takımı elde etti. Jorge Campillo ve Dylan Naidoo ile oynayan, turnuvayı -28 ile bitiren ekipte Yavuz Küçük, Birand Kaya ve Louis Jean oynadı. Pro-Am’in ikinci gününde erkekler Nearest to the Pin kupasını Serdar Dağıstan aldı. Erkeklerde Timothy Sudman, kadınlarda ise milli oyuncu Deniz Sapmaz longest drive ödüllerinin sahibi oldu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:00 Kaçak hafriyat dökümüyle 80 milyar liralık kamu zararı oluşmuştu, Cebeci Maden sahası sanığı savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, Cebeci’deki boş maden sahasının sahte döküm alanı yapılarak bölgeye yatması gereken paranın kendi ekosistemlerine aktarılmasıyla ilgili kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol alan Cebeci Maden sahasındaki kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlusu tutuklu sanık Adem Başer, "Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 29. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Güney Cebeci Madencilik Şirketinde Genel Müdür Yardımcısı olan tutuklu sanık Adem Başer’in savunması alındı. İddianamede sanık Adem Başer’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlu olduğu belirtilmişti. Başer’in kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı da iddianamede aktarılmıştı. Öte yandan iddianamede Alibeyköy Havza Koruma Kuşağı içerisinde yer alan Cebeci Maden Bölgesi’ndeki kaçak hafriyat dökümü ve atık döküm işlemleri sonucu insan sağlığı, can ve mal emniyeti açısından riskli durumların oluştuğu ve bu usulsüz, kontrolsüz işlemler nedeniyle maden alanının ciddi oranda daraldığı kaydedilmişti. 2020- 2025 yılları arasında maden sahasına toplam 185 milyon ton kaçak hafriyat dökülerek yaklaşık 80 milyar TL kamu zararına yol açıldığı iddianamede açıklanmıştı. "Kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır" Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Başer iddianamedeki suçlamalara karşı, "Genel Müdür Yardımcısı olarak sınırlı yetkilere sahiptim. Şirketteki mali sorumluluk ve yetki bana ait değildi. Cebeci maden sahasındaki izin işlemleri Murat Gülibrahimoğlu tarafından yürütülmekteydi. Ben dökümden sorumlu olmadığım için sınırlı bilgiyi sizinle paylaşacağım. Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu. Maden sahalarında kontrolden sorumlu kurum MAPEK’tir. MAPEK maden çukurunun doldurulmasına izin verdiği için bir tutanak tutmamıştır, bir işlem başlatmamıştır. Ben kayyum ile 4 ay çalıştım. 4 ayın 3 buçuk ayında döküm faaliyetine devam ettiler. Ben bir kaçak döküm sistemi kurmadım, yönetmedim bu sebeple suçlamayı reddediyorum" dedi. "Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı plaket almayı umuyorduk" Tutuklu sanık Başer, "Murat Gülibrahimoğlu’ndan izin alınır ve satın alma işlemleri gerçekleştirilir. Bazı satın almaları Gülibrahimoğlu kendisi gerçekleştiriyordu. Murat Gülibrahimoğlu’nun sosyal çevresini tanımadan, çıkarım olmadan nasıl müşterek faillik yapabilirim? Bu iddiayı kabul etmiyorum. Bana göre örgüt üyeliği de ağır bir suçlama. Çalıştığım süre boyunca dürüst, kimseyi kırmadan tırnaklarımla geldim. Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı bir teşekkür yazısı, plaket almayı umuyorduk. Ama şu an yaptığımız işlerden dolayı buradayız. Ben maaşlı bir çalışanım, görevimi yerine getirdim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Duruşma sanık avukatlarının savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başlıyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:57 SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başlıyor Türkiye’nin önde gelen doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri gruplarından SOCAR Türkiye, enerji sektöründe sürdürülebilirlik odaklı dönüşümü hızlandırmak ve havacılık kaynaklı karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başlıyor. Şirket, düşük karbonlu çözümleri iş modelinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda, SAF alanındaki ilk ticari operasyonunu 29 Ocak 2026 tarihinde hayata geçirdi. SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ekosisteminin gelişimini destekleme yaklaşımı doğrultusunda, sektör paydaşlarıyla iş birliklerini güçlendirerek havacılıkta emisyon azaltımına yönelik dönüşüm adımlarına katkı sağlamayı hedefliyor. Bu kapsamda SOCAR Türkiye ile Türk Hava Yolları arasında 13 Ağustos 2025 tarihinde Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) alanında iş birliğini kapsayan bir "Mutabakat Zaptı" imzalandı. İki kurum enerji ve havacılık sektörlerinde sürdürülebilirlik odaklı stratejik adımlar üzerinde uzlaşmıştı. Hayata geçecek ticari operasyon, bu iş birliğinin önemli bir aşamasını oluşturuyor. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin temel unsurlarından biri olarak görüyor; çevresel ve toplumsal etkileri gözeten bir dönüşüm anlayışıyla hareket ediyoruz. Enerji sektöründeki geniş bilgi birikimimiz ve entegre iş modelimiz, sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmamıza olanak sağlıyor. Grup şirketimiz STAR Rafineri’nin kapasitesi, Ar-Ge gücü ve dijital yetkinliği ile yürüttüğümüz Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) girişimimiz de bu vizyonun önemli bir yansıması. Jet yakıtı alanındaki çalışmalarımızın önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine ve yeni iş birliklerinin önünü açacağına inanıyoruz. SOCAR Türkiye olarak çevresel ve toplumsal faydayı merkeze alan çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." Yenilenebilir kaynaklardan üretilen SAF, emisyon azaltımına yönelik önemli bir seçenek Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ve ICAO tarafından belirlenen sürdürülebilirlik kriterlerine uygun olarak üretilen Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF), uygun hammaddeler ve yaşam döngüsü değerlendirmesi (LCA) koşullarına bağlı olarak geleneksel jet yakıtına kıyasla önemli ölçüde daha düşük yaşam döngüsü emisyonu sağlayabiliyor. Kullanılmış kızartma yağları ve diğer biyolojik atıklar gibi uygun yenilenebilir kaynaklardan elde edilen HEFA bazlı SAF, havacılık sektöründe emisyon azaltımına yönelik uluslararası çerçevelerde tanımlanan önemli araçlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Esenyurt’ta okullar yeni eğitim dönemine hazır
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:18 Esenyurt’ta okullar yeni eğitim dönemine hazır Esenyurt’ta sömestir tatilinde okullarda kapsamlı temizlik çalışması gerçekleştirdi. Çalışmalarla ilgili açıklama yapan Başkan Vekili Can Aksoy, "Çocuklarımızın temiz ve sağlıklı bir ortamda eğitim görebilmesi için ekiplerimiz sömestir tatili boyunca sahadaydı. Eğitim öğretim yılının ikinci döneminde sevgili öğrencilerimize ve kıymetli öğretmenlerimize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Esenyurt Belediyesi, sömestir tatilini fırsata çevirerek ilçe genelindeki okullarda kapsamlı temizlik çalışması gerçekleştirdi. Çocukların ikinci döneme daha sağlıklı ve hijyenik bir ortamda başlaması için yürütülen çalışmalar, tatil boyunca aralıksız sürdü. Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un öncülüğünde yapılan çalışmalar kapsamında sınıflar, tuvaletler, kütüphaneler, koridorlar ve okul bahçeleri detaylı şekilde temizlenerek yeni eğitim öğretim dönemine hazır hale getirildi. Ekipler, öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenli ve temiz bir ortamda eğitim alabilmesi için titizlikle çalıştı. Çalışmalarla ilgili açıklama yapan Başkan Vekili Can Aksoy, "Çocuklarımızın temiz ve sağlıklı bir ortamda eğitim görebilmesi için ekiplerimiz sömestir tatili boyunca sahadaydı. Eğitim öğretim yılının ikinci döneminde sevgili öğrencilerimize ve kıymetli öğretmenlerimize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Çocuklara spor ve kültür sanat dolu sömestir Esenyurt Belediyesi, yalnızca okullardaki hazırlıklarla sınırlı kalmayarak sömestir tatili boyunca çocuklar için birbirinden renkli etkinlikler de düzenledi. Spor müsabakaları ile enerjilerini atma imkanı bulan çocuklar, kültür ve sanat etkinlikleriyle de hem eğlendi hem öğrendi. Belediyenin hazırladığı bu etkinlikler sayesinde çocuklar sömestir tatilini verimli ve keyifli geçirirken, ailelerden de olumlu geri dönüşler alındı. Esenyurt Belediyesi, yeni dönemde de eğitim ve çocuklara yönelik projelerine devam edeceğini belirtti.
SYS Grup ihracat şampiyonluğunu korudu
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:17 SYS Grup ihracat şampiyonluğunu korudu Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), Türk savunma sanayisinin ihracat rekoru kırdığı 2025 yılında zorlu küresel şartlara rağmen bir kez daha "Türkiye’nin en büyük özel sektör ateşli silah ihracatçısı" oldu. Türk savunma sanayisinin uluslararası pazarlardaki güçlü temsilcilerinden SYS Grup, 30–31 Ocak 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen 5. Savunma & Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı kapsamında başarılarına bir yenisini ekledi. Savunma ve havacılık sanayisindeki ihracat stratejilerinin kapsamlı şekilde ele alındığı konferansta, dünya genelinde ticaret dengelerinin hızla değiştiği, bölgesel çatışmaların ve küresel kutuplaşmanın arttığı bir dönemde sektörün küresel arenadaki yeri ve yeni hedefler değerlendirildi. Konferans kapsamında sektörün geneli ve çeşitli kategorilerde ihracata en fazla katkıda bulunan firmalara ödülleri verildi. Sektörün lider ateşli silah ihracatçısı Türkiye’de özel sektör ateşli silah üretimi alanında en büyük firma ve Türkiye’nin savunma ihracatındaki lider temsilcisi olan SYS, "Silah Sistemleri ve Mühimmat Ürün Grubu" kategorisinde ikincilik ödülüne layık görüldü. Söz konusu kategoride yer alan firmalar arasında silah üreticisi unvanıyla öne çıkan SYS, aldığı bu ödül ile özel sektörün lider ateşli silah ihracatçısı olduğunu bir kez daha teyit etti.SYS Grup adına ödül, İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Gençay Gençer’e Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından verildi. SYS Grup CEO’su Cahit Utku Aral, ödüle ilişkin değerlendirmesinde, SYS’nin Samsun’daki üretim merkezinde başlayan yolculuğunun; bugün Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’deki tesislerle küresel boyut kazandığını ve CANiK markasının bugün 80’den fazla ülkede kalite, güven ve mühendislikte Türkiye markasını gururla temsil ettiklerini vurguladı. Aral, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız yıl, dünya genelinde ticaret dengelerinin hızla değiştiği, jeopolitik kutuplaşmanın derinleştiği ve belirsizliklerin arttığı son derece zorlu bir yıl oldu. Böyle bir dönemde, ülkemizin savunma sanayii ihracatında en büyük özel sektör ateşli silah üreticisi konumunda yer almanın gururunu yaşıyoruz. Türk savunma ve havacılık sanayisinin rekor kırarak ilk kez 10 milyar dolar sınırını aştığı yılda bunu bir kez daha başarmaktan ayrıca mutluluk duyuyoruz. CANiK ve SYS Grup olarak, yalnızca bugünü değil, geleceği de planlayan; sürdürülebilir, yüksek katma değerli ve ihracat odaklı bir büyüme stratejisiyle ilerliyoruz. 2026 yılı için belirlediğimiz 300 milyon doların üzerindeki konsolide ciro hedefi, hem küresel pazarlardaki iddiamızın hem de ülkemize olan sorumluluğumuzun açık bir göstergesidir."
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 2’inci hafta yarın başlıyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:04 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 2’inci hafta yarın başlıyor Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine yarın devam edilecek. Yargılamanın 2’inci haftasında, sanıkların savunmalarına devam edilecek. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmanın ilk haftasında milletvekilleri, siyasi parti yöneticileri de izleyici olarak hazır bulundu. 200 sanıklı davanın ilk gününde kimlik tespitleri yapılarak sanıklara iddianamedeki suçlamalar anlatıldı. Yargılamada 2’inci hafta Soruşturma kapsamında görülen dava, 2’inci haftasında yarın görülmeye devam edilecek. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde ki duruşmada, sanıklarından savunmalarının alınmasına devam edilecek. Öte yandan duruşmanın yaklaşık 1 ay süreceği tahmin edilirken, geçtiğimiz hafta görülen duruşmalarda toplam 20 tutuklu sanığın savunmaları alınmıştı. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 578 sayfalık iddianamede, Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi Ticaret A.Ş., İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü ‘suçtan zarar gören’ sıfatıyla yer aldı. Ayrıca, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın da bulunduğu 200 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla, 19 kişi ise ‘mağdur’ sıfatıyla yer aldı. Aktaş, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında tahliye edilmişti Soruşturma kapsamında sanık Aziz İhsan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise ‘konutu terk etmemek’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti. Örgüt liderine 450 yıla kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede, şüpheli Aziz İhsan Aktaş’ın ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 42 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 4 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırma’, 5 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 21 kez ‘özel belgede sahtecilik’, ‘kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, 10 kez ‘rüşvet verme’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘gerçeğe aykırı fatura düzenleme’ suçlarından toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Utku Caner Çaykara’nın 2 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘rüşvet alma’ suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Ahmet Özer için 2 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve 2 kez ‘özel belgede sahtecilik’ suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar Oya Tekin, Kadir Aydar, Zeydan Karalar ve Abdurrahman Tutdere için ‘rüşvet alma’ suçundan 4’er yıldan 12’şer yıla kadar hapis cezası talep edilirken, şüpheli Rıza Akpolat’ın ise ‘suç örgütüne üye olma’, 26 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 3 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘rüşvet alma’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘haksız mal edinme’ suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
İstanbul’da kız öğrenci yurdundaki yağma olayına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 14:54 İstanbul’da kız öğrenci yurdundaki yağma olayına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul Cevizlibağ’daki Atatürk KYK Öğrenci Yurdu’nda, öğrencilerin eşyalarının yağmalanması ve dolaplara taciz içerikli mesajların yazılması iddialarına yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, 1 sanık hakkında 21 yıla kadar, diğer 3 sanık hakkında ise 14 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İstanbul Cevizlibağ Atatürk KYK Öğrenci Yurdu’nda 2025 yılı yaz aylarında öğrencilerin eşyalarının yağmalanması ve dolaplara taciz içerikli mesajların yazıldığı iddialarına ilişkin, Gençlik ve Spor Bakanlığı İstanbul Gençlik ve Spor il Müdürlüğü’nün şikayeti üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Gençlik ve Spor Bakanlığı ’suçtan zarar gören’, aralarında yurtta kalan öğrencilerin de bulunduğu kişi müşteki, 4 şahıs ise ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Gençlik Spor İl Müdürlüğü, Merkez Efendi ve Vali Muammer Güler Öğrenci Yurdu ve Cevizlibağ Atatürk Yurdunda yaz ayında yapılan tadilatlar sırasında işçilerden bir kısmının yurtta konakladıkları, yaz tatili döneminde yurtta kalması amacıyla dolapların kitlendiği, yurt yönetimine bırakılan kilitli dolaplardaki eşyaların kilitleri kırılıp, karıştırıldığı, bazı eşyaların alındığı, bazı iç çamaşırlarına çeşitli figürler çizildiği, yurttaki bazı ranzalara işçiler tarafından sosyal medya hesapları yazılmak suretiyle zarar verildiği, öğrencilerin kişisel eşyaları karıştırılarak üzerinden ele geçirilen GSM hatlarına mesaj atıldığı ve öğrencilerin rahatsız edildiği aktarıldı. İddianamede, soruşturmanın Gençlik ve Spor Bakanlığının şikayetini içerir dilekçe ile başlatıldığı vurgulandı. Şüphelinin sosyal medya hesabından yurt ranzasına yazılar yazdığı görselleri paylaştığı tespit edildi İddianamede, Mohamadamın R. isimli sanığın telefonunda yurt öğrencilerine ait iç çamaşırı ve pijamayı kendi üzerine giydiği fotoğrafın bulunduğu aktarıldı. Öte yandan, olaya dair kamera kayıtlarının toplanmasının işçilerin yurtta çalışmasının aylarca sürmesi sebebiyle uzun sürdüğü belirtildi. Toplanan delillerin incelenmesi için kayıtların fiziki olarak başsavcılığa ulaştığında, bilirkişi görevlendirmesi yapıldığı, ancak bilirkişinin telefon imajlarını incelenmesini tamamlamasına rağmen kamera kayıtlarının incelenmesinin tamamlanmadığı iddianamede yer aldı. Kolluk tarafından detaylı rapor düzenlenmek üzere kayıtların Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğüne gönderildiği, dosyanın tutuklu iş olduğu ve dosyada toplanan deliller itibariyle yeterli şüphe oluştuğu, kamera kayıtlarının uzunluğu itibari ile incelenmesinin de uzun süreceği ve soruşturmanın geldiği aşama dikkate alındığında kayıtların dönüşünün beklenilmesinin soruşturmayı gereksiz olarak uzatacağı anlaşıldığından kayıtların dönüşünün ve raporun beklenilmediği bilgisi iddianamede yer aldı. Hazırlanan iddianamede, her ne kadar sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeseler de, medyaya yansıyan ve araştırma raporu ile tespit edilen resimler incelendiğinde sanık Orhan D.’ye ait ve şahıs tarafından kendisinin kullandığı sosyal medya hesabından yurt ranzasına yazılar yazdığı görselleri paylaştığını tespit edildiği aktarıldı. 1 sanık hakkında 21 yıla kadar hapis cezası talebi İddianamede, sanık Hacı Ü. hakkında ’kamu kurum ve kuruluşlardaki eşya hakkında hırsızlık’ ve ’kamu malına nitelikli olarak zarar verme’ başta olmak üzere toplam 5 suçtan 8 yıl 4 aydan 21 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Diğer 3 sanık hakkında ise, ’kamu kurum ve kuruluşlardaki eşya hakkında hırsızlık’ ve ’bina içerisinde muhafaza altına alınmış eşya üzerinden nitelikli hırsızlık’ ile ’mala zarar verme’ suçlarından toplam 6 yıldan 14 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianame, Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Büyükçekmece Belediye Meclisi Şubat ayı toplantısını gerçekleştirdi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 14:40 Büyükçekmece Belediye Meclisi Şubat ayı toplantısını gerçekleştirdi Büyükçekmece Belediye Meclisi Şubat ayı toplantısı gerçekleştirildi. Büyükçekmece Belediye Meclisi Şubat ayı toplantısını Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi başkanlığında gerçekleştirdi. Gündemde yer alan maddeler müzakere edilerek karara bağlanırken, 21.11.2024 onay tarihli Tepecik Al Havzası, Ulus ve Hürriyet mahallelerinin bir kısmına ilişkin 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planının kuzeyindeki alana ait 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı konusu İmar Komisyonu’na sevk edildi. "Ramazan ayı sağlık, huzur ve bereket getirsin" Büyükçekmece Belediye Meclisi Şubat ayı toplantısında konuşan Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, sözlerine Berat Kandili’ni kutlayarak başladı. 19 Şubat tarihinde Ramazan Ayı’nın başlayacağını hatırlatan Çebi, Büyükçekmece’nin ve tüm İslam Alemi’nin Ramazan Ayı’nın hayırlara vesile olmasını temenni ederek şunları söyledi: "Bu mübarek ayın, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesini; sevgi, saygı ve kardeşlik duygularını pekiştirmesini temenni ediyor, ilçemize, ülkemize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesini diliyorum." "Gurur ve coşkuyla kutluyoruz" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Federe Devleti’nin kuruluşunun 51. yıl dönümünü gurur ve coşkuyla kutladığımızı belirten Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, "Bu anlamlı günün yıl dönümünde; varoluş mücadelesinde emeği geçenleri, canları pahasına bu topraklarda özgür bir gelecek bırakan aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyorum. Yaşamlarını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklı davasına adayan başta merhum Dr. Fazıl Küçük ve KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş’ı, geçmiş dönem başbakanlarımızdan merhum Bülent Ecevit’i, dönemin Başbakan Yardımcısı merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum" diye konuştu. Başkan Vekili Hakan Çebi’nin ardından CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan ve Ak Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Yazıcı söz alarak gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan, Büyükçekmece Belediyesi’nin tüm baskılara rağmen çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek şöyle konuştu: ‘’Kültür Müdürlüğü’nün çok güzel bir projesi var. ‘’Evden Yeniden Okula Projesi’’. İlkokul, ortaokul, lise okulunu yarım bırakmış veya hiç okula gitmemiş, okuma yazma bilmeyen ve çok acıdır ki üç bine yakın insan var Büyükçekmece’de okuma yazma bilmeyen. Bunlara biz birebir ders veriyoruz. Bugün bu kürsüde rakamları okumak kadar o rakamların hangi koşullarda, hangi baskılar altında üretildiğini de konuşmak zorundayız. Çünkü 2025 yılı, Büyükçekmece Belediyesi için sıradan bir hizmet yılı değil, hukuksuzluklara rağmen ayakta kalınan bir direniş yılıdır. Açık ve net söylüyorum. Büyükçekmece Belediyesi’ni çalışamaz hale getirmek isteyenler başaramamıştır. 61 bin ton asfalt yapmışız. Bunun 29 bin tonu Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmış. 59 cadde ve sokakta asfalt yapmışız. 83 bin metrekare parke taş yapmışız. 20 kilometrenin üzerinde yeni yol açmışız. 12 bin metrekare acil yol tamiratı yapmışız. Tüm bunlar "Belediye çalışmıyor" diyenlere tokat gibi bir cevaptır." ‘’İddiaların kara bir propaganda olduğu açıktır’’ CHP Belediye Meclis Üyesi Alev Orak, geçtiğimiz günlerde Eyüpsultan Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi’nde yaşandığı iddia edilen olaya ilişkin bir açıklama yaptı. Orak, konuya ilişkin olarak tüm kamuoyunun önünde kara bir propaganda yürütüldüğünü belirterek şunları söyledi: "Söz konusu olayda da aileyle düzenli görüşmeler yapılmış, kamera kayıtları incelenmiş ve şeffaf biçimde aileyle paylaşılmıştır. Olay, ailenin başvurusu üzerine değil; öğretmenin dikkatiyle, çocuğun üzerindeki morluğun fark edilmesiyle ortaya çıkarılmıştır. Durum tutanak altına alınmış ve aynı gün aile bilgilendirilmiştir. İddialar ciddiyetle ele alınmış; kamera kayıtları aileyle ve tüm ilgili adli ve idari makamlarla eksiksiz paylaşılmıştır. Öğretmen ve ilgili personelden yazılı savunmalar alınmış, İBB Teftiş Kurulu tarafından derhal iç soruşturma başlatılmış; adli sürecin sağlıklı yürütülmesi için ilgili öğretmen geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştır. Merkezde bulunan 35 kameranın kayıtları eksiksiz biçimde Emniyet’e teslim edilmiştir. Emniyet birimlerince yapılan incelemelerde de kamera kayıtlarında olağan akışa aykırı bir bulguya rastlanmamıştır. Tüm bunlar karşın ısrarla bu kara propagandayı sürdüren ve bir çocuğu siyasete malzeme etmeye çalışanları şiddetle kınıyoruz. 2019 yılında İstanbul’da sayısı 0 olan merkezlerimiz bugün 127’ye ulaşmıştır. İddia edilen olay dışında da 6 yılda tek bir şikayetle karşılaşılmamıştır. Bu yuvalar; hem halkın vicdanında hem de hukukun önünde tertemizdir. İstanbullu çocukların geleceği bizim en temel önceliğimizdir. Bu vizyonu büyütmeye, çocuklarımıza umut olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."