Yerel Haberler
İstanbul
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:56 Kadınlar Euroleague’de rekorlarla dolu sezon Kadınlar Euroleague’in resmi sosyal medya kanallarında toplam etkileşim 5,5 milyondan, 7,6 milyona yükselerek yüzde 38 arttı. Kadınlar Euroleague, 2025-2026 sezonunda dijital etkileşim, internet sitesi trafiği ve salonlardaki seyirci sayılarıyla büyümesini sürdürürken, sezon da Zaragoza’da düzenlenen Altılı Final’de Fenerbahçe’nin şampiyonluğuyla tamamlanmıştı. Organizasyonun Facebook, X, TikTok ve Instagram’daki resmi sosyal medya kanallarında toplam etkileşim 5,5 milyondan, 7,6 milyona yükselerek yüzde 38 arttı. Video görüntülenmeleri yüzde 40 artışla 120 milyondan 168 milyona çıkarken, gösterimler 230 milyondan 256 milyona ulaştı. Tüm sosyal medya kanallarındaki takipçi sayısı ise 1 milyon barajını aşarak 2023’ten bu yana iki katına çıktı. Kadınlar Euroleague’in resmi internet sitesinde de önemli bir büyüme kaydedildi. Sayfa görüntülenmeleri 2,7 milyondan 4,3 milyona yükselerek yüzde 59 arttı. Oturum sayısı 634 binden 904 bine çıkarken, editoryal içeriklerle etkileşimde yüzde 53 artış yaşandı. Site kullanıcılarında İspanya ilk sırada yer alırken, Türkiye Fransa’yı geride bırakarak ikinci büyük kitle oldu, ABD ve İtalya ise Türkiye’yi takip etti. Resmi Kadınlar Euroleague uygulaması da 8 bin yeni kullanıcı kazanarak oturum sayısını 260 bine taşıdı. Altılı Finalde tribünler doldu Zaragoza’daki Altılı Final, bu büyümenin önemli parçalarından biri oldu. Organizasyon döneminde sosyal medya etkileşimi yüzde 32 artışla 3,3 milyona ulaştı, gösterimler ise 80 milyona yaklaştı. Pabellon Principe Felipe’de oynanan üç maç gününün hepsinde 10 bin 828 taraftar tribünleri doldurdu. Sezon genelinde maç başına seyirci ortalaması 2.607 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Kadınlar Euroleague salonlarında sezon boyunca toplam 286 bin 830 taraftar yer aldı. Altılı Final ev sahibi Casademont Zaragoza ise organizasyonda ilk kez podyuma çıkarken, 10 iç saha maçında 7 bin 947 seyirci ortalaması yakaladı. Altılı Final, Türkiye’de TRT tarafından yayımlandı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:55 Bayraktar Kızılelma, Endonezya yolcusu Baykar ile Endonezya Savunma Bakanlığı arasında Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağının ihracatına yönelik anlaşma imzalandı. Anlaşma kapsamında 12 adet KIZILELMA 2028 yılından itibaren Endonezya’ya teslim edilecek İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık, Uzay Sanayi Fuarında tarihi bir anlaşma imzalandı. KIZIELMA’nın ilk ihracatı olarak tarihe geçen anlaşmaya Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ve Endonezya adına Repuklikorp Grup Başkanı Norman Joesoef imza attı. Anlaşma kapsamında 12 adet Bayraktar Kızılelma, 2028 itibaren Endonezya’ya teslim edilecek. İmza töreninde konuşan Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, "Bugün burada BAYKAR adına tarihi bir anlaşmaya imza atmış olduk. Bayraktar TB2 dünyada kendi kategorisinde en çok ihraç edilen insansız hava aracı sistemi. Dünya piyasasının yüzde 65’i Baykar tarafından karşılanıyor. 40 kadar ülkeye bu platformlar ihraç edildi. Dünyanın ilklerinden olan Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağı teknolojisi 2022 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirmişti. O zamandan bu yana çok yoğun şekilde uçuş faaliyetleri devam ediyordu. Hedefimiz bu sene içerisinde ülkemizin hizmetine sunmaktı. Bugün bu anlaşmanın tarihi önemi şu. KIZILELMA için ilk defa bir ihracat anlaşmasına imza atmış olduk. Bundan dolayı gururluyuz" ifadelerini kullandı. Anlaşma kapsamında 12 adet Bayraktar KIZILELMA’nın 2028 yılından itibaren Endonezya’ya teslim edileceğini söyleyen Haluk Bayraktar, "Bu anlaşmada opsiyonel olarak 4 filo uçak da yeralmakta. Sadece uçak tedariği değil yerel olarak da uçakların bakımına yönelik bakım merkezinin kurulması da bu anlaşmanın kapsamı içerisinde. Geçtiğimiz yıl Endonezya ile Akıncı ve TB2 kontratlarını imzalamıştım. Bu da 3’üncü tip ürün oluyor oraya gönderdiğimiz. Ben bu vesileyle anlaşmanın ülkelerimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:54 Tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt: "Maaşım dışında herhangi bir para almadım, para transferi yapmadım" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 33. oturumunda, savunma yapan Yağmur Cansu Yeşilyurt "Murat Gülibrahimoğlu, Güney Cebeci şirketinde beni genel müdür olarak tayin etti. Herhangi bir imza yetkisi kullanmadım. Maaşım dışında herhangi bir para almadım, para transferi yapmadım. Şirket adına toplantılarda temsil görevi üstlenmedim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 33. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt savunma yaptı. Yağmur Cansu Yeşilyurt hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt yöneticisinin örgüte dahil olduğu ilk süreçten beri yanında yer aldığı belirtilmişti. Yeşilyurt’un kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı, 2021-2022 yılları arasında bir başka örgüt üyesi Ali Nuhoğluna ait şirkette "harita mühendisi" unvanı ile göstermelik görev yaptığı iddianamede kaydedilmişti. Yeşilyurt’un, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin tüm saha koordinasyonunu yürüttüğü hem de şirkette yürütülen naylon fatura işlemlerine dahili olduğu iddianamede açıklanmıştı. İddianamede tutuklu sanık Yeşilyurt’un kaçak döküm sahasına İBB iştiraki olan İSFALT görselleri asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriyormuş izlenimini sağladığı, örgüt liderinin de dahil olduğu gizli toplantılara katılabildiği, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun firarından sonra bile aktif görüşmeye devam ettiği ve talimatlar aldığı iddianamede kaydedilmişti. Tutuklu sanık Yeşilyurt iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında "Henüz kanıtlanmamış bir örgüte üye olduğum gerekçesiyle haksız bir şekilde tutukluyum. Hayatım boyunca hiçbir örgüte üye olmadım. Hiç suç teşkil edecek bir eylemim olmadı. Benim para transferim, alışverişim olmadı. Ben Ekrem İmamoğlu ile resmi ya da olmayan hiçbir toplantıya katılmadım. Örgüte üye olmak suçlamasıyla maddi hiçbir delil olmadan tutuklu bulunduğumu düşünüyorum. Bir örgütten bahsediyoruz ancak biz 15 kadın tutukluyduk ve ben 14’üyle aşağıdaki nezarethanede tanıştım. Maden ocaklarının ölçülmesi, takiplerinin ve hesaplamalarının yapılması ile madencilik faaliyetleri kapsamında kullanılacak tesisler ve ofislerin inşasında görev aldım. Görevlendirmem, Murat Gülibrahimoğlu’nun beni harita mühendisi olmam sebebiyle görevlendirmesi üzerine oldu. İşçi işveren ilişkisi dışında suç teşkil edebilecek ya da suça delalet edebilecek herhangi bir eylemim olmadı. Daha sonra Murat Gülibrahimoğlu, Güney Cebeci şirketinde beni genel müdür olarak tayin etti. Güney Cebeci’de genel müdür olmam 2024 yılının Haziran ayında gerçekleşti. Şirkete ise 2025 yılının Mayıs ayında kayyum atandı. Bu süre zarfında herhangi bir imza yetkisi kullanmadım. Maaşım dışında herhangi bir para almadım, para transferi yapmadım. Şirket adına toplantılarda temsil görevi üstlenmedim. Tüm çalışma hayatım boyunca edindiğim izlenim, Murat Gülibrahimoğlu’nun tüm bakanlıklar, valilikler ve kamu kurum kuruluşlarıyla koordineli şekilde çalıştığı, çalışanlarına da yalnızca bilmeleri gereken konular ve mesleki uzmanlık alanlarıyla ilgili bilgi verdiği, bunun dışındaki konularda diyalog dahi kurmadığı yönündeydi. İddianamede benim Kuzey İstanbul isimli şirketin genel müdürü olduğum yazılmış. Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum çünkü Kuzey İstanbul’da çalıştığım 10 yıl boyunca harita mühendisliği dışında herhangi bir sıfat almadım. Bu sebeple iddianamede yer alan bilgilerin ne benimle ne de görevimle ilgisi bulunmaktadır. Harita mühendisliği dışında herhangi bir işe dahil olmadım. Cebeci Maden Sahası’nın maden bölgesi olması sebebiyle buradaki en yetkili kurum Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, ardından da yönetmelikle belirlenen valilik makamıdır. Kaldı ki söz konusu şirkete kayyum atandıktan sonra da aynı faaliyetlere devam edildi. Kaçak döküm şüphesi olsaydı bu faaliyetlere devam edilmezdi diye düşünüyorum. Anında kayyum bu faaliyetleri durdururdu. Bahsettiğim bu kadar kamu kurum ve kuruluşunun denetlediği bir yerde kaçak hafriyat sisteminin kurulmasında nasıl bir görev almış olabilirim? Müdahil olmadığım bir işte kamu savunma makamlarının bu kadar rahat bir şekilde ortaya bir iddia atıp, herhangi bir delile dayandırmadan beni suçlamalarını anlamlandıramıyorum" ifadelerini kullandı. Duruşmaya sanık savunması ile devam edilmek üzere öğle arası verildi.
Adm Elektrik Dağıtım’dan 500 milyon dolarlık yatırım finansmanı
30 Ocak 2026 Cuma - 16:13 Adm Elektrik Dağıtım’dan 500 milyon dolarlık yatırım finansmanı Aydem Enerji’nin elektrik dağıtım alanında faaliyet gösteren şirketlerinden Adm Elektrik Dağıtım; Aydın, Denizli ve Muğla illerine yapacağı yatırımları artırmak için 500 milyon dolarlık Eurobond ihracını gerçekleştirdi. 5 yıl vadeli, yüzde 9,5 kupon oranına sahip tahvil ihracında yaklaşık 100 uluslararası yatırımcıdan 1,2 milyar dolar talep toplanırken, uzun vadeli yatırımcıların oranı yaklaşık yüzde 65 oldu. Adm Elektrik Dağıtım, uluslararası piyasalarda 500 milyon ABD doları tutarında Eurobond ihracı yaptı. Adm Elektrik Dağıtım’ın ilk kez gerçekleştirdiği ihraç işlemi 5 yıl vadeli ve yüzde 9,5 kupon oranına sahip. İrlanda borsası Euronext Dublin’de işlem görecek tahvilin ihracında, hisse senedinden birinci derecede sorumlu finans kuruluşları Morgan Stanley ve Citigroup oldu. Yaklaşık 100 uluslararası yatırımcıdan 1,2 milyar dolar talep toplanırken, uzun vadeli yatırımcıların oranı yaklaşık yüzde 65 oldu. Böylece işlem, ihraç büyüklüğünün yaklaşık 2,4 katına ulaştı. Adm Elektrik Dağıtım, ihraçtan elde edilen finansmanı büyük oranda bölgedeki altyapı yatırım harcamaları (CAPEX) için kullanacak. "5 yılda 2 milyar doların üzerinde yatırım yapacağız" Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, Eurobond ihracıyla ilgili şunları söyledi: "Gdz Elektrik Dağıtım şirketimiz için 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz 500 milyon dolarlık Eurobond ihracının ardından, Adm Elektrik Dağıtım şirketimiz için de uluslararası piyasalarda hayata geçirdiğimiz bu işlemi de başarıyla tamamlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Küresel yatırımcılardan gelen yüksek ve nitelikli talep, dağıtım iş kolumuzun finansal gücüne ve uzun vadeli yatırım yaklaşımımıza duyulan güvenin önemli bir göstergesi oldu. Elde edilen kaynağı yatırım harcamaları ve bilanço yapımızı daha da sağlamlaştırmak için kullanacağız. Önümüzdeki 5 yılda dağıtım grubu şirketlerimiz ile; Aydın, Denizli, Muğla, Manisa ve İzmir şehirlerine 2 milyar doların üzerinde elektrik dağıtım şebekesi yatırımı gerçekleştireceğiz. Bölgemize yapacağımız bakım bütçesini yaklaşık 3 katına çıkardık. Bu 5 şehirdeki iyileştirme faaliyetleri için de 5 yılda yaklaşık 500 milyon dolar bütçe ayırdık. Ülkemizin enerji altyapısına uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında “işte bizim meselemiz” diyebilecekleri hiçbir icraatları yok"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:13 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında “işte bizim meselemiz” diyebilecekleri hiçbir icraatları yok" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye tepki göstererek "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete takoz benzetmesi yapınca birilerinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlenen, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz Merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi.Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde olan bu kardeşlerimiz, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet, Hakka hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu.Türkiye’nin direksiyonuna geçtiğimiz 2002’den bu yana ülkemize her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman "takoz" benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine, sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu."Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı"Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; "Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz" dediler. "Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar" dediler. "Petrol lobisine hizmet ediyorlar" dediler. "Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter" dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi."Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık"Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. "Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen; irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen; "Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır" diyen çapsızlara rağmen; milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe "Durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık; aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu."Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar"Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu."Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?"Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Murat Aksu, Dünya Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkan Yardımcısı seçildi
30 Ocak 2026 Cuma - 16:12 Murat Aksu, Dünya Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkan Yardımcısı seçildi Türkiye Milli Paralimpik Komitesi (TMPK) Başkanı Dr. Av. Murat Aksu, Dünya Bedensel Engelliler Spor Federasyonu (World Abilitysport) Başkan Yardımcısı seçildi. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Av. Murat Aksu, World Abilitysport Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevini sürdürürken, İstanbul’da yoğun bir gündemle gerçekleştirilen Yönetim Kurulu toplantısında Başkan Yardımcılığı görevine seçildi. Bu seçimle birlikte Aksu, federasyonun üst yönetiminde daha geniş kapsamlı bir sorumluluk üstlenmiş oldu. World Abilitysport Yönetim Kurulu çalışmalarında aktif rol alan Dr. Aksu’nun Başkan Yardımcılığına seçilmesi, federasyonun önceliklerinin hayata geçirilmesi sürecinde koordinasyon ve temsil kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Aksu’nun Paralimpik sporlar alanındaki uzun soluklu çalışmaları, uluslararası spor yönetişimindeki deneyimi ve kapsayıcı spora ilişkin kararlı yaklaşımı, bu yeni sorumluluğun temel dayanakları arasında yer alıyor. Göreve ilişkin açıklamada bulunan Aksu, "World Abilitysport Yönetim Kurulu’nda yürüttüğüm çalışmaları, Başkan Yardımcılığı sorumluluğuyla daha güçlü bir biçimde sürdürmek benim için büyük bir onur. Engelli bireylerin spora erişimini güçlendiren, sporcuların gelişimini destekleyen ve kapsayıcılığı uluslararası ölçekte ilerleten çalışmaları; ortak akıl ve iş birliğiyle, somut sonuçlara dönüştürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
U23 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası sona erdi
30 Ocak 2026 Cuma - 16:04 U23 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası sona erdi Trabzon’da gerçekleştirilen U23 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası sona erdi. Trabzon Ortahisar Beşirli Spor Salonu’nda devam eden U23 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası’nın son gününde dereceye giren sporcular belli oldu. Türkiye’nin dört bir yanından 69 kulüpten 310 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, genç güreşçiler finale giden yolda kıran kırana mücadelelerini gerçekleştirdi ve dereceye giren sporcular belli oldu, kupalar sahiplerini buldu. Dereceye giren takım sporcular şu şekilde: 1.Ankara ASKİ Spor Kulübü - 200 puan 2.Ankara Keçiören Belediyesi - 98 puan 3.İstanbul Bahçelievler - 95 puan 55 Kilogram 1.Sercan Kesgin (Kayseri Şeker Spor) 2.Şervan Çınar (Ankara ASKİ Spor) 3.Berati İnaç (Ankara Keçiören Belediyesi) 3.Muhammet Emin Çakır (Ferdi Sporcu) 63 Kilogram 1.Enes Ülkü (Ankara ASKİ Spor) 2.Servet Angı (Kayseri Şeker Spor) 3.Furkan Erken (İstanbul BB) 3.Mete İsa Aydın (Bursa Büyükşehir Belediyesi) 72 Kilogram 1.Muhammed Ali Göçmen (Ankara ASKİ Spor) 2.İbrahim Özdemir (İzmir Büyükşehir Belediyesi) 3.Ramazan Can Aktaş (Sakarya Büyükşehir Belediyesi) 3.Mesut Söğüt (Ankara ASKİ Spor) 82 Kilogram 1.Yusuf Gölbaşı (İstanbul Bahçelievler) 2.Bünyamin Özcan (Bursa Büyükşehir Belediyesi) 3.Abdurrahman Çadır (İstanbul BB) 3.Emre Bacaksız (Ankara Keçiören Belediyesi) 130 Kilogram 1.Hüseyin Avni Çil (İzmir Büyükşehir Belediyesi) 2.Cemal Yusuf Bakır (Ankara ASKİ Spor) 3.Atalay Aydemir (İstanbul Güreş İhtisas Kulübü) 3.Üzeyir Ayberk Bostan (Ankara Keçiören Belediyesi)
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalışıyorlar"
30 Ocak 2026 Cuma - 15:58 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalışıyorlar" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye tepki göstererek "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete takoz benzetmesi yapınca birilerinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlenen, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz Merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi.Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde olan bu kardeşlerimiz, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet, Hakka hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu.Türkiye’nin direksiyonuna geçtiğimiz 2002’den bu yana ülkemize her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman "takoz" benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine, sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu."Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı"Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; "Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz" dediler. "Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar" dediler. "Petrol lobisine hizmet ediyorlar" dediler. "Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter" dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi."Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık"Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. "Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen; irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen; "Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır" diyen çapsızlara rağmen; milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe "Durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık; aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu."Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar"Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu."Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?"Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.