Yerel Haberler
İstanbul
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:53 Kariyer Günlerinde öğrencilere staj ve iş imkanı İstanbul Arel Üniversitesinde 16’ncısı düzenlenen Kariyer Günlerinde 150’den fazla firma, 300’den fazla sektör temsilcisi öğrencilerle bir araya geldi. Öğrenciler, iş ve staj başvurusunda bulunma imkanı buldu. İstanbul Arel Üniversitesi Kariyer Planlama, Uygulama ve Araştırma Merkezi (ArelKAM) ile Arel Profesyonel (ArelPRO) tarafından düzenlenen 16’ncı Kariyer Günleri, Tepekent Kemal Gözükara yerleşkesinde gerçekleştirildi. Ünlü firmalarla bağlantı kurma ve iş başvurusunda bulunma fırsatı yakalayan öğrenciler, stantlardaki oyun alanlarında ise eğlenceli anlar yaşadı. "Amacımız sadece istihdam değil, ekosistem kurmak" Kariyer Planlama, Uygulama ve Araştırma Merkezi (ArelKAM) Müdürü İclal Sağanak, "Biz bu yıl 16’ncı Kariyer Günleri için bir aradayız. Tüm alanlarla ilgili 150’yi aşkın firma, 300’den fazla sektör profesyonelimiz var. Hem öğrencilerimiz hem de mezunlarımız alandalar. Amacımız sadece istihdam ve farkındalık oluşturmak değil, aynı zamanda da bu kariyer ekosistemini kurmak, onların etkileşim içerisinde olmasını sağlamak" dedi. Sağanak, etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını belirterek, "Üniversite olarak istihdam konusunda başarılı üniversitelerin içerisindeyiz. Çünkü öğrencilerimizin daha mezun olmadan önce yapmış oldukları stajlarla, kazanmış oldukları yetkinliklerle ilk 6 ay içerisinde iş bulma ihtimali çok yüksek oranda" diye konuştu. İş fırsatı ve eğlence bir arada Bilgisayar Mühendisliği 3’üncü sınıf öğrencisi Merve Yarız, "Kariyer Günleri bence yılın en güzel günlerinden biri. Kariyer ve geleceğe yönelik hedeflerimiz için toplanan tüm şirketlerin burada bulunduğu bir ortam. Staj bulma süreçlerinde çoğu şirketin bize yardımcı olacağını düşünüyorum. Etkinliğin en büyük avantajı bu. Çoğu öğrenci staj bulmakta zorluk çekiyor, o yüzden bu bize sağlanmış bir avantaj. Onun dışında oyunlarımız var, eğlenceli geçiyor, çok mutluyum" dedi. "Birçok arkadaşımız staj imkanı buluyor" Yönetim Bilişim Sistemleri öğrencisi Aziz Çağrı Çil, "Üniversitemizin her yıl düzenlediği Kariyer Günleri her zaman verimli geçiyor. Burada olay ücretsiz ürünler almaktan ziyade firmaları tanımak, onlarla iletişime geçmek. Bu organizasyonda birçok öğrenci staj imkanı buluyor. İletişim bilgilerimizi ve CV’lerimizi firmalara bırakıyoruz. Burada sadece 3-5 firma değil, yüzlerce firma aynı anda bulunuyor. Firmaların kendi fırsatlarından ve avantajlarından bahsettiği bir gün. Öğrencilerin network gelişimi için, sektörel bilgi kazanması için mükemmel bir gün. Burada arkadaşlarımızın akademisyen hocalarımızın çok emeği var" diyerek düşüncelerini dile getirdi. Zumba dans gösterisi ve DJ performansıyla öğrencilerin eğlenceli anlar yaşadığı etkinlikte şarkıcı Eypio sahne aldı. Etkinlik, coşkuyla geçen konserin ardından sona erdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:50 Yaşlı bakım merkezinde hastaya şiddet iddiasına 4 gözaltı Beylikdüzü’nde bir yaşlı bakım merkezinde şiddet uygulandığı iddiaları üzerine 4 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Konuya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise, "İlgili personelin iş akdi derhal feshedilmiş ve hakkında adli süreç başlatılmıştır. Olaydan etkilenen engelli bireyin hastaneye sevki sağlanmış, gerekli tıbbi müdahalesi gerçekleştirilmiş olup tedavi ve takip süreci titizlikle sürdürülmektedir" denildi. Öte yandan iddialara ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde kafası sarılı olan yaşlı vatandaşın yakınlarının ağladıkları ve çalışanlara tepki gösterdikleri görülüyor. Beylikdüzü’nde bulunan Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde görüntülerdeki hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü. Olayın ortaya çıkmasının ardından videoya çekenlerin, kurumun mesul müdürünün ve 2 çalışanın gözaltına alındığı öğrenildi. Ayrıca konuyla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan açıklama yapıldı. Öte yandan bu iddialara ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde kafası sarılı olan yaşlı vatandaşın yakınlarının ağladığı ve "müdür nerde" diye sorduğu görülüyor. Öte yandan kurum yetkililerinin, olaydan sorumlu olan kişilerin işine son verildiği yönünde açıklama yaptığı öğrenildi. "İlgili personelin iş akdi derhal feshedilmiş ve hakkında adli süreç başlatılmıştır" Konuya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, "Bazı sosyal mecralarda yer alan, İstanbul’da bir özel bakımevindeki görüntülere ilişkin aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur. 27 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen olayın Bakanlığımıza intikal etmesiyle birlikte ivedilikle teftiş başlatılmıştır. Yapılan ilk tespitte olayın, İstanbul Beylikdüzü Kavaklı bölgesinde faaliyet gösteren Özel Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde meydana geldiği belirlenmiştir. Görüntülerde yer alan kişinin kimlik tespitleri yapılmış; ilgili personelin iş akdi derhal feshedilmiş ve hakkında adli süreç başlatılmıştır. Olaydan etkilenen engelli bireyin hastaneye sevki sağlanmış, gerekli tıbbi müdahalesi gerçekleştirilmiş olup tedavi ve takip süreci titizlikle sürdürülmektedir. Bakanlığımız tarafından söz konusu kuruluşa yönelik teftiş süreci başlatılmıştır. İncelemeler tüm yönleriyle devam etmekte olup, engelli bireylerimize yönelik her türlü kötü muameleye karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilmektedir. Sürecin tüm aşamaları Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerine yer verildi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:46 Okan Özkan: "Ülkemi 5 büyük ligde temsil etmek istiyorum" Polonya temsilcisi Pogon Szczecin’de futbol koordinatörü olarak görev yapan Okan Özkan, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Türkiye’yi 5 büyük ligde temsil etmek istediğini söyledi. Polonya temsilcisi Pogon Szczecin’de görev yapan Fenerbahçe’nin eski futbol koordinatörü Okan Özkan, Polonya ekibinde yürüttüğü yapılanma süreci kapsamında transfer stratejileri ve veri odaklı futbol planlaması üzerine değerlendirmeler yaptı. Kulübün hedefleri ve ligdeki rekabete değinen Özkan, Fenerbahçe dönemi, mevcut kadro yapısı ve teknik süreçlere ilişkin görüşlerini de paylaştı. "Ülkemi yurt dışında temsil ettiğim için çok mutluyum" Polonya Ekstraklasa’da son haftalara girilirken Avrupa kupalarına katılma yarışı içinde olduklarını belirten Özkan, kulüpte hızlı karar alınabilen ve veriyle desteklenen bir yapı kurduklarını ifade etti. Özkan, "Türkiye’de doğmuş büyümüş bir Türk olarak yurt dışında böyle pozisyonlarda çalışmak gerçekten çok zor. Her kulüpte Portekizli, İspanyol, İngiliz görebilirsiniz ama Türk yok denecek kadar az. O yüzden öncelikle ülkemi yurt dışında temsil ettiğim için çok mutluyum. Sürece gelecek olursak; Fenerbahçe’den ayrıldıktan sonra yurt dışında çalışmak istiyordum. Birkaç kulüple görüştüm, ilk adımda hata yapmak istemiyordum ve ilk adımı güvenli bir alana atmam gerektiğine karar verdim. Pogon Szczecin CEO’sunun Tan Kesler olması, sahibi Alex Haditaghi’nin Türkiye geçmişi olması bana güvenli alan hissi verdi. Kulübü ziyaret ettim; tesisleri, şehri, stattaki atmosteri gördüm; başkan Alex Haditaghi ve CEO Tan Kesler ile fikirlerimiz vizyonumuz uyuştu ve onlar da benim katabileceklerime ikna oldu. Nihayetinde Ocak 2026’da beraber çalışmaya başladık" dedi. "Kalan maçları kazanırsak UEFA organizasyonlarına katılma şansımız var" Polonya ekibi Pogon Szczecin ile ilgili bilgiler de veren Özkan, "Son 5 sezonda ligi 3. ya da 4. bitirdi. Bu sezon yeni bir sahip, yeni bir hoca ve yeni profesyonellerle birlikte bir geçiş senesi oluyor. Başkanımız Alex Haditaghi başarılı bir iş insan. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri var ve bir operasyonu devralıp büyütmek uzmanlık alanı. Tan Kesler futbolcu ve antrenör babanın oğlu olarak futbolun içine doğmuş, kendisi basketbol oynamış ve işin business tarafına da hakim çok tecrübeli bir futbol yöneticisi. Hocamız Thomas Tomasberg son olarak Midtjylland’de şampiyonluk yaşamış, ekip yönetmeyi iyi bilen, babacan ve tabir-i caizse kurt hoca. Çok hızlı karar alıp, uygulayabildiğimiz, transferlerde verilerle çalıştığımız, hem oyuncu satıp hem yarışmaya çalıştığımız bir ortamdayız. Şu ana kadar çok memnum. Ekstraklasa’da eşsiz bir sezon yaşanıyor. Pazar günü önemli bir galibiyet aldık. Şimdi son 3 haftaya girdik, puan tablosu çok sıkışık, kalan maçları kazanırsak UEFA organizasyonlarına katılma şansımız var. Gerçekten çok enteresan bir sezon oluyor. 2 hafta öncesine kadar tüm takımların küme düşme ve şampiyon olma şansı matematiksel olarak devam ediyordu" ifadelerini kullandı. "Pogon Szczecin’in tüm takımlarına oyuncu alımının başındayım" Pogon Szczecin’deki görevinin futbol takımlarına oyuncu almak olduğunu aktaran Okan Özkan, "A takım, B takım ve Kadın Takımımız mevcut. Tüm bu takımlara oyuncu alımının başındayım. Tabii burada Thomas Thomasberg ve Tan Kesler’in yol göstermesi önemli ve son kararı her zaman Alex Haditaghi veriyor. Şu an scout ekibi kurma, gelecek senenin kadrosunu planlama ve transfer listesi oluşturma, o oyuncuların temsilcileri ile görüşme aşamasındayız. Bu süreçleri de mümkün olduğunca veri destekli bir hale getirmeye çalışıyorum. Veri günümüzde çok önemli. Hocamızın Midtjylland’den gelmesi ve orada veriyle çok iç içe bir dünya olması beni rahatlattı. Çünkü her hoca bu konulara açık olmuyor. Bizim oyun planımız için önemli metrikleri ve bu ligde son yıllarda başarı ile korelasyona sahip metrikleri belirledik. Maç maç bunları takip ediyoruz. Hedefleri ve o hedeflere neden ulaşamadığımızı tespit etmek önemli. Bu sayede teknik ekip ona göre antrenmanları şekillendirirken, biz de oyuncu profillerindeki yönelimlerimizi bu eksikliklere göre şekillendiriyoruz. Yeni sezonla birlikte yine verilere dayalı olarak her oyuncumuzun gelişmesi gereken yönlerini tespit edip; bireysel analizleri ve bireysel antrenmanları da ona göre şekillendirmeyi planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Burada Türk oyuncular için Avrupa’ya ilk adım açısından çok uygun bir ortam var" Türkiye’den de oyuncu transfer etmek istediklerine değinen Özkan, "Türkiye’de maalesef 5-6 takım taraftarı hariç insanlar maçlara çok ilgi göstermiyor. Burada ise her takımın stadyum doluluk oranı çok yüksek. Düşündüğümün çok üzerinde bir futbol kültürü var. İnsanların maç günü kültürü çok yüksek. Aileler hep birlikte seviye fark etmeksizin maçları stadyumdan takip ediyor. Polonya UEFA ülke sıralamasında da 12.’liğe yükseldi. Sağlam adımlarla yükseliş devam ediyor. Futbol ekonomisi de her geçen gün büyüyor. Buraya kış transfer döneminde katıldım, sol stoper arayışı vardı ve ülkemizde yakınen tanınan Attila Szalai’nin aramıza katılmasına vesile oldum. Burada çok mutlu ve iyi performans gösteriyor. İyi ki geldi. Bunun yanında kimisi genç, kimisi tecrübeli 5 oyuncu daha aramıza katıldı. Şimdi ise yaza en iyi şekilde hazırlanıp gelecek sene çok daha iddialı olmayı hedefliyoruz. Türkiye’de bağlantılarımız var. Attila Szalai’de olduğu gibi önümüzdeki dönemlerde de hem Türk hem yabancı oyuncular için temaslarımız olacaktır. Burada Türk oyuncular için de Avrupa’ya ilk adım açsısından çok uygun bir ortam var" cümlelerine yer verdi. "Ülkemi 5 büyük ligde temsil etmek istiyorum" Kariyer hedeflerini paylaşan Okan Özkan, "Pogon Szczecin ile şampiyon olan ve UEFA organizasyonlarında mücadele eden ekibin içinde yer almayı çok istiyorum. Ligdeki takımların seviyeleri birbirinden uzak değil. Her sene başka bir takım şampiyon oluyor. Umarım yakın gelecekte o takımlardan biri biz oluruz, buna inanıyorum. Buradan sonra ise ülkemi 5 büyük ligde temsil etmek istiyorum. İtalyan kültürüne ve futboluna çocukluktan beri ilgim var. Acelem yok. Zamanı geldiğinde en iyi ve en hazır şekilde orada olacağım" dedi. "Her şeye rağmen ligde şans matematiksel olarak devam ediyor" Eski görev yaptığı takım olan Fenerbahçe’nin Süper Lig’de hala şampiyonluk şansının devam ettiğini dile getiren Özkan, "Maç ve sezon sonuçları üzerine yorum yapmak daha kolay ancak hep şunu söylüyorum; Bizim oyun anlayışımız ne? Bu oyunu hangi oyuncular oynar? Bu oyunu hangi hoca oynatır? Bütçe dahilinde bu uyumu yakalamak şart. Bu soruların cevabını bilirsek, işler iyi gitmediğinde sorunu tespit etmek de kolay. Bu sezon bir bütçe olmadığını ve sahada uyumun yakalanamadığını düşünüyorum. Özetle kadronun yetersizliğinin yanında, uyumsuz olduğunu ve ödemelerin ederinin üzerinde olduğunu söyleyebilirim. Her şeye rağmen ligde şans matematiksel olarak devam ediyor. Her an her şey olabilir. Futbolu biraz da bu yüzden seviyoruz" ifadelerini kullandı. "Umarım Tedesco ile bir noktada yollarımız kesişir" Fenerbahçe’nin Teknik Direktör Domenico Tedesco ile yol ayrımına gitmesini yorumlayan Okan Özkan, "Hoca destek görüyor çünkü her krizde sakin kaldı, oyuncularına kalkan oldu ve sağlam bir duruş sergiledi. Hocayla yolların ayrılmasını da anlıyorum çünkü Fenerbahçe ligin bitimine 3 hafta kala 7 puan geri düşüp kupadan elendi. Avrupa Ligi’nde daha ileriye gidebilirdi ve sahadaki oyun da geriye gitti. Tabii içeride olmadığım için geriye gidişin sebebini bilemiyorum. Tedesco, hem gözlemlerim hem duyduklarım açısından söyleyebilirim ki iyi bir insan. Umarım bir gün onunla bir noktada yollarımız kesişir" diye konuştu. "Fenerbahçe camiasının hızlı aksiyon alması gerekiyor" Seçim sürecine giren Fenerbahçe’nin hızlı aksiyon alması gerektiğini vurgulayan Özkan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Fenerbahçe’nin önünde muhtemel Şampiyonlar Ligi ön eleme süreci var. Sezon erken açılacağından kulübün zaman kaybı yaşamaması ve yeni sezon yapılanması için şimdiden harekete geçmesi elzem. Bu sebeple şartlar oluşabiliyorsa seçim tarihinin öne alınması fikrini destekliyorum. Fenerbahçe camiasının burada hızlı aksiyon alması gerekiyor." "Türk insanı çok çalışkan, tutkulu ve pratik zekalı" Son olarak Türk futbolcuların Avrupa sahnesinde ön plana çıkmasının çok önemli olduğunu söyleyen Okan Özkan, "Türk insanı çok çalışkan, tutkulu ve pratik zekalı. Bu özelliklerle Avrupa’da fark oluşturmak çok mümkün. Günümüzde Arda Güler, Zeki Çelik; geçmişte Arda Turan, Nihat Kahveci gibi birçok başarılı örnek mevcut. Hem futbolcu hem spor yöneticisi olarak Avrupa futbolunda daha fazla yer almamız lazım ki fark oluşturabileceğimizi gösterelim. Hayal etmeye ve çalışmaya devam" diyerek sözlerini noktaladı.
Can Koç: "Galatasaray benim için bir hayaldi"
27 Ocak 2026 Salı - 19:16 Can Koç: "Galatasaray benim için bir hayaldi" Galatasaray Erkek Voleybol Takımı oyuncularından Can Koç, "Galatasaray benim için bir hayaldi. İlk başta Galatasaray’a gelmeyi hiç beklemiyordum. Galatasaray’da olmak bana harika hissettiriyor. Bir hayalin içinde yaşıyor gibiyim. Sarı-kırmızılı formayı giydiğim için çok ama çok gururluyum" dedi. Galatasaray Erkek Voleybol Takımı oyuncularından Can Koç, sarı-kırmızılı kulübün uygulaması olan GSPlus’a açıklamalarda bulundu. Transferi ve takıma adaptosyon sürecine ilişkin konuşan Can, "12 Haziran 2025’te Galatasaray’a transfer oldum. Açıkçası buraya geleceğimi beklemiyordum. Benim için sürpriz oldu. Tabii ki büyük bir kulübe geldiğim için adaptasyon sürecim ilk başta zordu ama sonrasında alıştım. Takım arkadaşlarımdan ve abimden birçok şeyi öğrenmeye çalışıyorum. Şu an çok iyiyim, keyfim oldukça yerinde diyebilirim" ifadelerini kullandı. "Galatasaray benim için bir hayaldi" Sarı-kırmızılı formayı giydiği için çok gururlu olduğunu belirten Can, "Galatasaray benim için bir hayaldi. İlk başta Galatasaray’a gelmeyi hiç beklemiyordum. Sürpriz oldu benim için. İyi ki de oldu, çok güzel oldu. Galatasaray’da olmak bana harika hissettiriyor. Bir hayalin içinde yaşıyor gibiyim. Şampiyonlar Ligi’nde oynayacağım için çok heyecanlıydım. Sarı-kırmızılı formayı giydiğim için çok ama çok gururluyum" diye konuştu. Can Koç, voleybolun hayatının en önemli parçası olduğunu da sözlerine ekleyerek, "Voleybol dışında sadece futbola ilgim var. Futbol oynamayı değil, maçları izlemeyi seviyorum" dedi. "Lakabım Keşanlı Patry" Aynı pozisyonda forma giydiği takım arkadaşı Jean Patry hakkında konuşan 22 yaşındaki oyuncu, "Jean Patry hakkında birçok şey söyleyebilirim. Özetlemem gerekirse ondan çok şey öğreniyorum. Ona sürekli soru soruyorum. Bir şey sorduğum zaman beni hiç geri çevirmiyor ve öğretmeye çalışıyor. İdmanlarda da sürekli gözüm üstünde. Lakabım da Keşanlı Patry. Bu lakabı ben taktım aslında. Aramızda komik diyaloglar da geçiyor. Sezon başında bir muhabbetimiz olmuştu. Ben ona ’Jean abi’ diyorum o da bana ’Can abi’ diye cevap veriyor. Böyle ufak tefek şakalar aramızda dönüyor. Kendisini çok seviyorum" şeklinde konuştu. "Karşı takımın yerinde olmak istemezdim" Yardım etmeyi seven bir kişiliğe sahip olmasıyla ilgili ise Can, taraftarlara da mesaj vererek şunları söyledi: "Her an herkese mental anlamda yardım ediyorum. Yardım etmeyi seviyorum diyebilirim. Yeri geldiği zaman arkadaşlarım ve takımım için elimden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyorum. Açıkçası ben böyle bir karaktere sahibim. Elimden geleni her zaman yapmak isterim. Geldiğim günden beri taraftarların bana gösterdikleri ilgiye minnettarım. Çok güzel mesajlar alıyorum. Ben de onları çok seviyorum. Maçlarımıza gelmelerini bekliyorum. Düşünsenize bir gün Burhan Felek full çekiyor, salon dopdolu aynı futbol maçı gibi. Bunu görmeyi çok isterim. Hayal etmesi bile çok güzel, karşı takımın yerinde olmak istemezdim. Böyle bir salonda maça çıkmayı, bunu görebilmeyi çok isterim."
Çöp konteynerinde cesedi bulunan kadın cinayetinde 2 şüpheli tutuklandı
27 Ocak 2026 Salı - 18:00 Çöp konteynerinde cesedi bulunan kadın cinayetinde 2 şüpheli tutuklandı Şişli’de, çöp konteynerinde uzuvları kesilmiş halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova cinayetine ilişkin soruşturma kapsamında yabancı uyruklu 2 şüpheli, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı, 1 şüpheli adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. İstanbul Şişli’de 24 Ocak’ta Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova’nın bıçakla öldürülerek üzerindeki değerli aksesuarların yağmalandığı ve cesedinin parçalara ayrılıp bavullara koyulmuş vaziyette çöp konteynerinde bulunduğu iddiasına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında 2’si Özbekistan uyruklu 3 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılığa ifade veren yabancı uyruklu şüpheliler Gofurjon K. ile Dilshod T., çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe ’kadına karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ ve ’beden bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yağma’ suçlarından tutuklandı. Diğer şüpheli Ekrem K. ise ’yurt dışına çıkış yasağı’ ve ’imza atmak’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan Ekrem K.’nın olayın medyada haber olması sonrası ölen kadının telefonunu, kadının eşini arayan şahıs olduğu olduğu ortaya çıktı.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 1’inci gün sona erdi
27 Ocak 2026 Salı - 17:16 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 1’inci gün sona erdi Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Bir kısım tutuklu sanıklar, dosyanın tefrik edilmesini talep etti. Talebi değerlendiren mahkeme, taleplerinin reddedilmesine hükmetti. Heyet, duruşmayı yarına ertelerken, görevinden uzaklaştırılan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ceyhan Kayhan, mahkemede savunma yapacak. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülen duruşmada, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Sanıklardan mahkemeye yetkisizlik talebi Duruşmada mahkeme heyetine taleplerini ileten Adıyaman Büyükşehir Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin avukatları, dosyada yetkisizlik kararı verilerek, davanın Adıyaman’da görülmesini talep etti. Aziz İhsan Aktaş Avukatı, "Bu dava, tarihin en büyük yolsuzluk davası, dava ayrı ayrı tefrik edilirse, karar ayrı ayrı mahkemelerde değerlendirilemez. Yetkisizlik kararı verilmeden davanın bu mahkemede görülmesini talep ediyoruz" dedi. Mahkeme tarafından tefrik talebi reddedildi Duruşmaya avukat taleplerinin değerlendirilmesi için verilen 1 saat aranın ardından heyet, bir kısım sanık avukatlarının dosyanın tefrik edilmesine ilişkin taleplerinin reddedilmesine hükmetti. Kimlik tespitleri sırasında Aziz İhsan Aktaş aylık gelirinin 250 bin lira olduğunu mesleğinin iş adamı olduğunu beyan etti. Öte yandan, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Rıza Akpolat ise, kimlik tespiti sırasında tüm mal varlığına el konulduğunu belirterek, gelirinin olmadığını söyledi. 6 Ocak günü CHP İl Başkanlığı seçimine muhalefet karıştırdığı iddiasıyla yargılandığı davada Akpolat, aylık gelirinin 300-500 bin lira civarı olduğunu aktarmıştı. Duruşmada, kimlik tespitlerinin sona ermesinin ardında, mahkeme başkanı tarafından iddianame özeti okundu. Yarın sanık savunmalarına başlanacak Duruşmada, kimlik tespitinin sona ermesi ve iddianamenin okunmasının ardından mahkeme, duruşmayı yarına erteledi. Yarın görülecek olan duruşmada ilk olarak görevinden uzaklaştırılan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ceyhan Kayhan’ın savunma yapacağı öğrenildi. Kayhan’ın ardından diğer sanıkların da savunmalarının alınması bekleniyor.
İstanbul’da kan donduran cinayette katil zanlısının ifadesi ortaya çıktı: "Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti"
27 Ocak 2026 Salı - 17:03 İstanbul’da kan donduran cinayette katil zanlısının ifadesi ortaya çıktı: "Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti" İstanbul İstanbul Şişli’de çöp konteynerinde uzuvları kesilmiş halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova cinayetine ilişkin gözaltına alınan katil zanlısı ve suç ortağının emniyetteki ifadeleri ortaya çıktı. Katil zanlısı D.A.U.T. ifadesinde cinayeti kıskandığı için işlediğini itiraf ederek, "Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti" dedi. 24 Ocak akşam saatlerinde Şişli Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta meydana gelen olayda bir çöp konteynerinde çarşafa sarılı halde ceset bulunduğu ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, cesedin başı ve bacaklarının kesildiğini tespit etmiş, yapılan incelemelerde cesedin, 37 yaşındaki Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’ya ait olduğu belirlenmişti. Çalışmalar doğrultusunda Khokimova’nın sevgilisi olduğu iddia edilen Özbekistan uyruklu D.A.U.T.’nin (31) cinayeti işlediği; G.A.K.’nın (29) ise yardım ettiği belirlenmiş, yurt dışına kaçmak isteyen D.A.U.T. ve G.A.K. gözaltına alınmış, cesede ait diğer parçalar aynı bölgede farklı çöp konteynerlerinde bulunmuş, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen E.K. isimli bir kişi daha gözaltına alınmıştı. Katil zanlısının ifadesi kan dondurdu Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen yabancı uyruklu 2 şüpheli çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanırken, 1 şüpheli ise adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı. Katil zanlısının ve suç ortağının emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Şüpheli D.A.U.T. ifadesinde Türkiye’ye geliş amacının Durdona Khakımova ile birlikte yaşamak olduğunu belirtirken, "Bana sormuş olduğunuz Durdona Khakımova isimli şahıs benim sevgilimdir, kendisiyle 1 yıldır ilişkimiz bulunmaktadır. TikTok üzerinden canlı yayında tanıştık, bu yayında 5-6 arkadaş, grup kurarak konuşmaya başladık. Bu grupta ben ve Durdona da vardı. 2025 senesinin Ocak ayı ya da Şubat ayının ilk haftalarında görüştük. Bu tarihten itibaren kendisiyle ilişkimiz başladı. İstanbul Şirinevler’de Hürrem olarak hatırladığım bir yerde ilk görüşmemiz oldu. 3-4 gün kadar sonra da kendisiyle birlikte otele gittik. Mayıs ayına kadar gezdik, görüştük, otellerde birlikte kaldık. Mayıs ayında eşim benden şüphelenmeye başladı, eşim bu esnada Özbekistan’daydı. Mayıs ayında eşim Özbekistan’dan Türkiye’ye geldi. 2 gün sonra da eşime Durdona ile olan ilişkimi söyledim. Sonra eşim ile birlikte Özbekistan’a geri döndük. Özbekistan’da bulunduğum süreç içerisinde Durdona ile telefondan internet üzerinden görüşüyorduk. Özbekistan’da 6 ay kadar kaldıktan sonra İstanbul’a Durdona için döndüm. Durdona’nın ismini ben Medine olarak biliyordum. Telefon rehberimde kalp simgesiyle kayıtlıdır. Durdona bildiğim kadarıyla askeri malzemeler satıyor. İş yerini bilmiyorum. Fatih’te yaşadığını biliyorum, kaldığı eve de gitmişliğim oldu. Eşinden boşanmış olduğunu biliyorum. Durdona bu evde 2 kızı, E. ve E. isimli kişilerle birlikte yaşar. Durdona ile aramda herhangi bir alacak verecek meselesi yoktur" dedi. "Evin kapısını açar açmaz Durdona’nın kafasına ütüyle vurdum" D.A.U.T olay günü yaşanılanları şu sözlerle aktardı: "O sabah saat 10.00 sıralarında kalktım. Arkadaşım G.A.K ile birlikte Aksaray bölgesine gittik. Bir telefon sattık. Onun parasının bir kısmını alıp ben taksiyle geri döndüm. Bir süre sonra G.A.K beni telefonla arayarak Durdona ile buluştuklarını yanlarında bir çocuk olduğunu benim bulunduğum eve doğru geldiklerini söyledi. Aradan bir süre geçtikten sonra yine arayıp bu kez ’Ben çocuğu dolaştıracağım. Siz evde buluşursunuz. dedi. Daha sonra Durdona anahtar ile kapıyı açıp eve girdi. Evin kapısını açar açmaz Durdona’nın kafasına ütüyle vurdum. Kafasına vurmamla Durdona yere düştü. Ben de mutfaktan aldığım bıçak ile sırt kısmına 4 defa vurduğumu hatırlıyorum. Bu esnada evde sadece ikimiz vardık" dedi. Şüpheli D.A.U.T. kadının hareketsiz kalması üzerine arkadaşını aradığını belirterek, "Bu olaylar olurken telefon açıktı ve arkadaşım G.A.K bütün olanları zaten duymuştu. Ona çocuğu hemen geri göndermesini ardından yanıma gelmesini söyledim. O da çocuğu bir taksiye bindirip, Fatih’e geri gönderdi. Bu sırada ben cesedi evin banyosuna taşıdım. 15-20 dakika sonra G.A.K yanıma geldi. Olayı gördükten sonra tekrar dışarı çıkıp iki bıçakla geri döndü. Cesedi birlikte parçalara ayırdık. Siyah çöp poşetlerine koyduktan sonra bavul ve çantalara koyduk" dedi. Cesedi parçaladıktan sonra taksi çağırarak Şişli’ye gittiklerini belirten D.A.U.T. "Oraya gitmemizin sebebi evden mümkün olduğu kadar uzaklaşmaktı. O bölge kalabalık bir bölge olduğu için kolay kayboluruz sandık. Taksiden indikten sonra çanta ve bavuldaki ceset parçalarını paylaştırarak çöp konteynırlarına attık" ifadelerini kullandı. "Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti" Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini belirten D.A.U.T, "Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti. Öldüreceğimden G.A.K’nın da haberi vardı. Eve gelir gelmez öldüreceğime yönelik plan yapmıştım. Bu plandan onun da haberi vardı. Durdona’yı öldürdükten sonra Durdona’nın telefonunu ben üzerime almıştım. Havalimanına giderken ihtiyaç amaçlı durduğumuz yerde telefonu attım. Ben Durdona’yı beni aldattığı için öldürdüm. Kendisi beni başka erkeklerle aldattı. Kendisinin yüzünden ailem dağıldı. Memleketimde adım çıktı. Eşime de rezil oldum. Durdona ile dini nikahlıydık. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. En son bavul bölünüp çöp kutusuna attıktan sonra 50-60 metre kadar yürüdük. 5-10 dakika sonra caddenin başında gördüğümüz taksiyi çevirdik. Bu taksiyle Gofurjon ile birlikte Aksaray’a 15-20 dakika kadar sonra gittik. Aksaray’da arkadaşımla ile birlikte gittiğimiz aynı günün sabah saatlerindeki telefonu sattığı şahsın yanına gittik. Buraya bilezikleri, kolyeleri ve küpeleri satmak için gitmiştik. Ancak satamadık; bilezikler, kolyeler ve küpeler G.A.K’da kaldı. Sabah telefonu sattığı şahıstan para aldık. Bu parayla Gürcistan’a gitmek için uçak bileti aldık. Bilet aldığımız yerde bulunan G.A.K’nın arkadaşı bize siyah renkli bir araba ayarladı. Biz bu araçla 25.01.2026 günü saat 01.00 sıralarında İstanbul Havalimanı’na gittik. Bu araçta ben ve arkadaşım haricinde aracın şoförü vardı. Havalimanına giderken ihtiyaç gidermek için bir defa durduk. Durduğumuz yerde evler yoktu, sadece bir durak vardı. Durduğumuzda ben, G.A.K ve taksi şoförü aşağıya indik. Burada birer sigara içtik. Sigaraları içtikten sonra tekrar arabaya binip havalimanına gittik. Havalimanında uçak saatimizi beklediğimiz esnada polisler gelerek bizi aldı" dedi. Diğer şüpheli G.A.K. ise ifadesinde cinayete yardım ettiği iddialarını reddederek, "Beni eve çağırdığında, zaten her şey olup bitmişti. Cesedi parçalara ayırmış ve poşetlere koymuştu. Ben o işlere yardım etmedim. Daha sonra onun çağırdığı taksiye binerek ceset parçalarını attık" ifadelerini kullandı.