Yerel Haberler
İstanbul
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:36 Lazer işlemlerinde dikkat: "Öncesi ve sonrası sauna, deniz, güneşten uzak durmalı" Lazer uygulamalarında mevsimin etkisi, kişisel özellikler, öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gerekenler gibi birçok durumun süreci etkilediği vurgulanırken dikkat edilmesi gerekenler sıklıkla yineleniyor. Vücuttaki istenmeyen tüylerden kurtulmak adına yapılan lazer uygulamalarında mevsimin etkisi, kişisel özellikler, öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gerekenler gibi birçok durumun etken olduğuna dikkat çekilirken uzmanlar, işlemlerin gerekli donanımları sağlayan noktalarda yapılması gerekliliğini sıklıkla vurguluyor. Dr. Cinik Polikliniği Yöneticisi, Estetisyen Burcu Yiğit de lazer uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. "Kişiyi analiz etmek çok önemli" ’Lazer epilasyon teknolojisi tamamen pigmentasyon odaklıdır’ diyerek sözlerine başlayan Yiğit, "Ten ve kıl rengi çok önemli. Direkt pigment okuduğu için en uygun gördüğümüz beyaz ten siyah kıl. Bu ten ve kıl yapısında çok daha iyi sonuçlar alıyoruz. Öncelikle kişiyi analiz etmemiz çok önemli. Kılı, ten rengi uygun mu, hormonel bir bozukluk, kullandığı bir ilaç var mı? Hepsi sürecin devamında lazer epilasonla ilişkili ve her seans hasta geldiği zaman kontrol dahilinde bakıyoruz. Antibiyotiklere dikkat ediyoruz, bazı ışığa duyarlılığı arttıran ilaçlarda lazer epilasyon yapılamıyor, sivilce tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar yine epilasyonla ilişkili bu süreçte ara veriyoruz. Dünyaca onaylı 3 tane cihaz tipi var" dedi. "İşlemler doktor kontrolünde olmalı" Lazer uygulamasında seans aralıklarına ilişkin konuşan Yiğit, "Yüz bölgesinde 4 hafta öneriyoruz, vücut bölgesinde 6 hafta. Her bölgenin kıl döngüleri ve evreleri farklı olduğu için hastaya özel bir programla ilerliyoruz. Seanslar ilerledikçe kıl yapısı azaldıkça seans süresini uzatıyoruz. Bu işlemler doktor kontrolünde olmalı, polikliniğimizde doktorla çalışıyoruz. Kişi geliyor, bütün analizleri yapılıyor, bir rahatsızlığı, vücudunda dövme var mı, ben sayısına kadar bakıyoruz. Kişiye özel bir protokolle işlem yapıyoruz. Uygulayıcının kesinlikle uzman olması gerekiyor. Kişi gelmeden önce kılları kökten almamış olması gerekiyor. İşlem sonrası güneşlenme, sauna, solaryum gibi sıcak ısılı işlemleri en azından 1 hafta kadar istemiyoruz" diye konuştu. "Yüzde 100 bitirmez, yanlış lazer epilasyon yanıklar, kalıcı lekeler oluşturabilir" Kişilerin tam donanımlı, güvenilir noktalarda işlem yaptırması gerektiğini söyleyen Yiğit, "Cihazın orijinal olmadığı yerlerde işlem yaptırılmış olması bizi çok etkiliyor çünkü hasta mağdur olup geliyor. Bu konuda dikkat etmelerini öneririm. Lazer epilasyon yüzde 100 bitirmez, belli oranda azalma sağlar, gerçekçi yaklaşmak gerekiyor. Tamamen bitmesi mümkün değil. Bir de belli bir oranda bittikten sonra yılda birkaç defa hatırlatma seansı öneriyoruz. Kişiler doktor olmayan hiçbir kurumda kesinlikle yaptırmamalı. Yanlış yerde yapılan lazer epilasyon sonuçlarında yanıklar, ciltte kalıcı lekeler oluşabilir, dikkat etmekte fayda var. Uygun bölgeye uygun olmayan lazer epilasyon yaptırmış hastalarda kıllarda ters tepki olarak artış söz konusu, onu düzeltmemiz de bir süreç alıyor. Ev tipi epilasyonlar daha çok modern ağda sistemi dediğimiz yoğunlaştırılmış ışık sistemi, sadece kılları uyutur ve dönemsel olarak çıkmasını geciktirir. Herhangi bir bitiş sağlamaz, düzgün kullanılmadığında yanık ve lekenmler söz konusu olur. Ben ve dövme ikilisinde pigment yoğunluğu olduğu için herhangi ışık sistemi geldiği zaman oradaki yapıyı bozabilir. Kişinin bir dövmesi, benleri varsa kesinlikle işlem öncesi kapatıyoruz" ifadelerini kullandı. "Cildi derinden etkileyen işlemlerden uzak durmaları gerekiyor" Yaz aylarında lazer işlemlerine yönelik konuşan Yiğit, "Kışın tabi ki çok daha konforlu, yaz aylarında da devam ediyoruz. Hastalarımızla birebir görüşerek, özel bir programı, tatili varsa 1 hafta önce epilasyonu yaptırıyor. Zaten 2-3 ay çıkmayacağı için o süre içinde de kişi rahat ediyor. Bol güneş koruyucu önemli. Ya da çok bronzsa özel bölge ve koltuk altı gibi güneş görmeyen bölgelerde devam ediyoruz. Lazer epilasyon ciddi bir operasyondur, yapan kişi de bunu bilerek hastaya yaklaşmalı. Yaptıran kişi de ciddiye alarak yaptırmalı. Tamamen doktordan bir onay, bilgi alarak ilerlemeli. Seansı boyunca düzenli gitmeye özen göstermeli. Çünkü orada yakalamak istediğimiz kılın evresi var. Biz o evrede işlem yaparsak sonuç alabilirsiniz. O evreyi yakalayamazsak, keyfi nedenlerden dolayı gelmezseniz, o seansa ara verirseniz tabii ki başa dönebilir. Yaz kış fark etmeksizin, lazer epilasyon öncesi ve sonrasında ısılı işlemler çok istemiyoruz. Hamam, sauna, solaryum, deniz, güneş, cildi derinden etkileyen, kimyasal peelingler gibi işlemlerden uzak durmamız gerekiyor. Yanık oluşur, zaten hastayı gördüğümüz zaman uygulama yapmıyoruz, direkt denizden veya güneşten geldiyse işlem yapmıyoruz" şeklinde konuştu.
TAV İşletme Hizmetleri, Forbes Travel Guide iş birliğiyle küresel öğrenme ve gelişim stratejisini güçlendiriyor
23 Ocak 2026 Cuma - 15:14 TAV İşletme Hizmetleri, Forbes Travel Guide iş birliğiyle küresel öğrenme ve gelişim stratejisini güçlendiriyor TAV İşletme Hizmetleri’nin 20 ülkede 70 lokasyondaki operasyonlarını kapsayan program, yüz yüze eğitimler, çalışanların bir araya geleceği buluşmalar ve düzenli çevrim içi oturumlarla tamamlanarak hizmet kalitesinde sürekli gelişim sağlamayı hedefliyor. Dünyanın önde gelen havalimanı misafirperverliği hizmet sağlayıcılarından TAV İşletme Hizmetleri (TAV OS), Forbes Travel Guide’ın misafir deneyimi eğitim ve kalite danışmanlık birimi ATELIER CX ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle küresel öğrenme ve gelişim yolculuğunu ileri bir aşamaya taşıyor. Mevcut eğitim ve hizmet kültürü programlarını temel alan bu iş birliği, TAV İşletme Hizmetleri’nin operasyonlarında hizmet mükemmeliyeti, insan odaklı yaklaşım ve tutarlılığı küresel ölçekte güçlendirme hedefinin yeni bir fazını temsil ediyor. TAV Havalimanları Ticari İşler Grup Başkanı (CCO) ve TAV İşletme Hizmetleri İcra Kurulu Başkanı (CEO) Aude Ferrand "Halihazırda oluşturduğumuz güçlü temeller üzerine inşa edilen bu yeni dönemde hizmet kültürümüzü pekiştirmeyi amaçlıyoruz. ATELIER CX ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, misafir deneyiminin gerçek değerini havalimanına taşımamıza katkı sağlarken, küresel operasyon ağımız geneline yayılan kalite standartları oluşturmamıza imkan tanıyor." ATELIER CX ile yürütülen çalışma küresel ölçekte kabul gören misafir deneyimi ve hizmet kalitesi metodolojilerinin havalimanı ortamına entegre edilmesini, hizmet standartlarının uyumlandırılmasını ve ileri seviye yetkinlik geliştirme programlarının hayata geçirilmesini amaçlıyor. İş birliği, TAV İşletme Hizmetleri’nin mevcut öğrenme ve gelişim ekosistemini daha da güçlendirerek operasyonel mükemmeliyet ve deneyimsel öğrenmeyi destekliyor. Forbes Travel Guide’ın danışmanlık ayağını oluşturan Atelier CX, yaklaşık 20 yıllık birikimle lüks tüketim, havacılık, moda gibi endüstrilerinde müşteri deneyimi mükemmeliyeti konusunda çalışıyor. Şirket hizmet kalitesi standartlarının geliştirilmesi, özelleştirilmiş eğitim programları ve ölçümlemeyle sürekli gelişim imkanları sunuyor. Üç ayaklı küresel öğrenme ve gelişim çerçevesi ATELIER CX iş birliği, TAV İşletme Hizmetleri’nin üç temel bileşenden oluşan küresel öğrenme ve gelişim stratejisini pekiştiriyor: Ortak Hizmet Kültürü ve Misafirperverlik Yaklaşımı: Empati, saygı, kapsayıcılık ve insani bağlar üzerine kurulu ortak bir hizmet kültürü oluşturulurken, farklı bölgelerdeki yerel dinamikler ve kültürel hassasiyetler gözetiliyor. Hizmet Mükemmeliyeti ve Küresel Standartlar: Lounge işletmeciliği, hızlı geçiş, karşılama ve ağırlama, porter hizmetleri ve havalimanı otelleri dâhil olmak üzere tüm üst düzey temas noktalarında tutarlı ve yüksek standartlı hizmet sunumu hedefleniyor. Küresel ölçekte kabul görmüş hizmet ve kalite standartları günlük operasyonlara entegre ediliyor. Sürekli İç Öğrenme ve Yetkinlik Gelişimi: Farklı görevler, deneyim seviyeleri ve kariyer gelişim yollarına göre tasarlanmış; yüz yüze, sanal ve dijital eğitimleri kapsayan, yıl boyu devam eden kapsamlı bir öğrenme programı uygulanıyor.
Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz"
23 Ocak 2026 Cuma - 15:09 Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz" İstanbul Valiliği himayesinde hayata geçirilen "Gönülden Bir Öğün" projesiyle, ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına eğitim öğretim yılı boyunca okulda beslenme ihtiyaçlarını karşılamaları için destek sağlanacak. Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek" dedi. İstanbul Valiliği himayesinde, İstanbul Çocukları Vakfı tarafından İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İstanbul Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş birliğinde "Gönülden Bir Öğün" projesi hayata geçiriliyor. Proje kapsamında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına kayıtlı ihtiyaç sahibi ailelerin çocukları arasından belirlenen öğrencilere, başta öğle yemeği olmak üzere temel beslenme ihtiyaçlarını okul ortamında karşılayabilmeleri amacıyla İstanbul Valiliği ve hayırseverlerin desteğiyle eğitim öğretim yılı boyunca aylık maddi destek sağlanacak. "Tüm bu çalışmaların temel amacı koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır" Şişli’de bir otelde düzenlenen "Gönülden Bir Öğün" projesinin tanıtımı programı İstanbul Üniversitesi Itri Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencileri tarafından mini bir konser ile başladı. Proje tanıtım video gösteriminin ardından konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "2025 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, İstanbul’da dezavantajlı kişilere toplam 22 milyar liralık sosyal destek sağladı. Bu rakamı özellikle vurgulamak istiyorum. Çünkü bugün sizleri bir araya getirerek ortak bir proje için birlikte yol almayı hedefliyoruz. Elbette içinizden bazıları, ’Biz bu çalışmayı yapıyoruz ama devlet ne yapıyor, bakanlık ne yapıyor, valilik ne yapıyor?’ diye düşünebilir. İşte tam da bu noktada, hakkı teslim etmek adına ifade ediyorum ki, sadece bir bakanlığımızın sosyal hizmetler kapsamında İstanbul’da ayırdığı ödenek 22 milyar lirayı buluyor. Bizler de yerel ölçekte, yaklaşık 1 ila 1,5 milyar liralık bir kaynak oluşturarak bu güçlü desteklere katkı sunmayı amaçlıyoruz. Toplumun meselelerini kendi meselemiz olarak görüyor ve bu anlayışla projeler geliştiriyoruz. Tüm bu çalışmaların temel amacı; çocuklarımızın boşlukta kalmaması, suça sürüklenmemesi ve koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır" dedi. "20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak" 20 bin öğrencinin yemek ihtiyacının İstanbul Valiliği tarafından karşılanacağını söyleyen Vali Gül, "Şartlar değiştikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmakta. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve liderliğinde sağlanan kaynaklarla, Milli Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonunda ikili eğitim oranını yüzde 26 seviyelerine kadar düşürmüş bulunuyoruz. Amacımız bu oranı tamamen sıfırlamaktır. İkili eğitimin yüzde 26 seviyelerine düşmesi, çocuklarımızın okulda daha fazla vakit geçirmesi anlamına geliyor. Bu durum, öğrencilerin öğle saatlerinde de okulda kalmasını gerekli kılıyor. Bu çerçevede, dezavantajlı çocuklarımıza yönelik yemek desteği gündemimize alındı. Yaklaşık 2 milyon 800 bin öğrencinin yüzde 4’üne yakınını kapsayacak şekilde, 100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, 20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak. 80 bin çocuğumuzun yemek ihtiyacını ise Sosyal Yardımlaşma Vakıflarımız, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, hayırseverlerimiz, kurumsal firmalarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte karşılamayı hedefliyoruz. İnanıyorum ki bu adımları attığımızda, çocuklarımızın önünde sorun olarak görülen bu mesele İstanbul’unda gündem olmaktan çıkacaktır" diye konuştu. "Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak" Vali Gül, proje kapsamında belirlenecek olan öğrencilerin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacağını belirterek, "Peki, dezavantajlı çocuklarımızı nasıl tespit edeceğiz? Her ilçemizde faaliyet gösteren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız bulunuyor. Bu vakıflar aracılığıyla ailelerin tüm gelir durumları kayıt altında. Dolayısıyla, şeffaf ve objektif kriterlere dayalı bir tespit sistemiz var. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek. Çünkü temel hedefimiz, çocuklarımızın okula devamını sağlamak, okul saatleri içerisinde dışarıda bulunmalarını önlemek ve her bir çocuğumuzun okul ortamında sıcak yemek yiyebilmesini temin etmektir. Kantinlerimizde, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün koordinasyonunda çocuklarımıza verilen kartlara bakiye yüklenecek. Böylece hiçbir çocuğumuzu rencide etmeden, çocuklar yemeğe ulaşabilecekler. Bu uygulamanın birkaç önemli ve pratik faydası bulunuyor. En temel fayda; ekonomik nedenlerle varsa okula gitmeyen ya da gitmek istemeyen çocuklarımızın yemek sorununu ortadan kaldırmak. Böylece İstanbul’da devamsızlığın gündemimizden çıkmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu proje ile çocukların fasf food alışkanlığının azaltılması hedefleniyor Bu proje kapsamında çocukların fast food alışkanlığının azaltılması ve obeziteyle mücadeleye katkı sağlanacağına değinen Gül, "2 milyon 800 bin öğrencimizden bırakın yüzde birini, binde birini dahi gözden kaçırmamız 2 bin 800 çocuğumuzun risk altında kalması anlamına gelir. Bu çocuklarımızdan herhangi birinin başına olumsuz bir durum gelmesi, İstanbul gibi 16 milyonluk bir şehirde hepimizi hem vicdanen hem de hukuken rahatsız eder. İşte bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bunun yanı sıra, çocuklarımıza sıcak yemek sunarak fast food alışkanlığını azaltmayı ve bu yolla obeziteyle mücadeleye de katkı sağlamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. Vali Gül, konuşmasında ayrıca İstanbul Çocukları Vakfı tarafından yürütülen Türkiye Yüzyılı Çocukları, Kardeş Aile ve İstanbul Valiliği Ödev evi projeleri başta olmak üzere devam eden sosyal projelere de değindi. Program, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. Öte yandan programa; 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, bazı protokol üyeleri ve davetliler katıldı.
Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz"
23 Ocak 2026 Cuma - 15:06 Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz" İstanbul Valiliği himayesinde hayata geçirilen "Gönülden Bir Öğün" projesiyle, ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına eğitim öğretim yılı boyunca okulda beslenme ihtiyaçlarını karşılamaları için destek sağlanacak. Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, " 100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek" dedi. İstanbul Valiliği himayesinde, İstanbul Çocukları Vakfı tarafından İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İstanbul Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş birliğinde "Gönülden Bir Öğün" projesi hayata geçiriliyor. Proje kapsamında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına kayıtlı ihtiyaç sahibi ailelerin çocukları arasından belirlenen öğrencilere, başta öğle yemeği olmak üzere temel beslenme ihtiyaçlarını okul ortamında karşılayabilmeleri amacıyla İstanbul Valiliği ve hayırseverlerin desteğiyle eğitim öğretim yılı boyunca aylık maddi destek sağlanacak. "Tüm bu çalışmaların temel amacı koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır" Şişli’de bir otelde düzenlenen "Gönülden Bir Öğün" projesinin tanıtımı programı İstanbul Üniversitesi Itri Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencileri tarafından mini bir konser ile başladı. Proje tanıtım video gösteriminin ardından konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "2025 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, İstanbul’da dezavantajlı kişilere toplam 22 milyar liralık sosyal destek sağladı. Bu rakamı özellikle vurgulamak istiyorum. Çünkü bugün sizleri bir araya getirerek ortak bir proje için birlikte yol almayı hedefliyoruz. Elbette içinizden bazıları, ’Biz bu çalışmayı yapıyoruz ama devlet ne yapıyor, bakanlık ne yapıyor, valilik ne yapıyor?’ diye düşünebilir. İşte tam da bu noktada, hakkı teslim etmek adına ifade ediyorum ki, sadece bir bakanlığımızın sosyal hizmetler kapsamında İstanbul’da ayırdığı ödenek 22 milyar lirayı buluyor. Bizler de yerel ölçekte, yaklaşık 1 ila 1,5 milyar liralık bir kaynak oluşturarak bu güçlü desteklere katkı sunmayı amaçlıyoruz. Toplumun meselelerini kendi meselemiz olarak görüyor ve bu anlayışla projeler geliştiriyoruz. Tüm bu çalışmaların temel amacı; çocuklarımızın boşlukta kalmaması, suça sürüklenmemesi ve koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır" dedi. "20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak" 20 bin öğrencinin yemek ihtiyacının İstanbul Valiliği tarafından karşılanacağını söyleyen Vali Gül, "Şartlar değiştikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmakta. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve liderliğinde sağlanan kaynaklarla, Milli Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonunda ikili eğitim oranını yüzde 26 seviyelerine kadar düşürmüş bulunuyoruz. Amacımız bu oranı tamamen sıfırlamaktır. İkili eğitimin yüzde 26 seviyelerine düşmesi, çocuklarımızın okulda daha fazla vakit geçirmesi anlamına geliyor. Bu durum, öğrencilerin öğle saatlerinde de okulda kalmasını gerekli kılıyor. Bu çerçevede, dezavantajlı çocuklarımıza yönelik yemek desteği gündemimize alındı. Yaklaşık 2 milyon 800 bin öğrencinin yüzde 4’üne yakınını kapsayacak şekilde, 100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, 20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak. 80 bin çocuğumuzun yemek ihtiyacını ise Sosyal Yardımlaşma Vakıflarımız, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, hayırseverlerimiz, kurumsal firmalarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte karşılamayı hedefliyoruz. İnanıyorum ki bu adımları attığımızda, çocuklarımızın önünde sorun olarak görülen bu mesele İstanbul’unda gündem olmaktan çıkacaktır" diye konuştu. "Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak" Vali Gül, proje kapsamında belirlenecek olan öğrencilerin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacağını belirterek, "Peki, dezavantajlı çocuklarımızı nasıl tespit edeceğiz? Her ilçemizde faaliyet gösteren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız bulunuyor. Bu vakıflar aracılığıyla ailelerin tüm gelir durumları kayıt altında. Dolayısıyla, şeffaf ve objektif kriterlere dayalı bir tespit sistemiz var. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek. Çünkü temel hedefimiz, çocuklarımızın okula devamını sağlamak, okul saatleri içerisinde dışarıda bulunmalarını önlemek ve her bir çocuğumuzun okul ortamında sıcak yemek yiyebilmesini temin etmektir. Kantinlerimizde, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün koordinasyonunda çocuklarımıza verilen kartlara bakiye yüklenecek. Böylece hiçbir çocuğumuzu rencide etmeden, çocuklar yemeğe ulaşabilecekler. Bu uygulamanın birkaç önemli ve pratik faydası bulunuyor. En temel fayda; ekonomik nedenlerle varsa okula gitmeyen ya da gitmek istemeyen çocuklarımızın yemek sorununu ortadan kaldırmak. Böylece İstanbul’da devamsızlığın gündemimizden çıkmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu proje ile çocukların fasf food alışkanlığının azaltılması hedefleniyor Bu proje kapsamında çocukların fast food alışkanlığının azaltılması ve obeziteyle mücadeleye katkı sağlanacağına değinen Gül, "2 milyon 800 bin öğrencimizden bırakın yüzde birini, binde birini dahi gözden kaçırmamız 2 bin 800 çocuğumuzun risk altında kalması anlamına gelir. Bu çocuklarımızdan herhangi birinin başına olumsuz bir durum gelmesi, İstanbul gibi 16 milyonluk bir şehirde hepimizi hem vicdanen hem de hukuken rahatsız eder. İşte bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bunun yanı sıra, çocuklarımıza sıcak yemek sunarak fast food alışkanlığını azaltmayı ve bu yolla obeziteyle mücadeleye de katkı sağlamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. Vali Gül, konuşmasında ayrıca İstanbul Çocukları Vakfı tarafından yürütülen Türkiye Yüzyılı Çocukları, Kardeş Aile ve İstanbul Valiliği Ödevevi projeleri başta olmak üzere devam eden sosyal projelere de değindi. Program, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. Öte yandan programa; 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, bazı protokol üyeleri ve davetliler katıldı. (OE-RU
Dursun Özbek: "Organize saldırılarla karşı karşıya kaldığımız bir ortamdayız"
23 Ocak 2026 Cuma - 14:57 Dursun Özbek: "Organize saldırılarla karşı karşıya kaldığımız bir ortamdayız" Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, organize saldırılarla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu dönemde birlik, beraberlik ve sevgi ortamının korunması gerektiğini söyledi. Özbek, ayrıca Sportif AŞ’nin 1 Haziran 2025-30 Kasım 2025 dönemini 1 milyar 374 milyon TL net karla kapattığını açıkladı. Galatasaray divan kurulu ocak ayı olağan toplantısı, Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park Özhan Canaydın Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor. Toplantıda Galatasaray Başkanı Dursun Özbek açıklamalarda bulundu. Galatasaray Sportif AŞ’nin 1 Haziran 2025 - 30 Kasım 2025 dönemini 1 milyar 374 milyon TL net karla kapattığını ifade eden Özbek, "Daha da önemlisi bu kara ulaşırken tesis ve benzer yatırımlarımızdan da ödün vermedik. Tesislerimiz için 60 milyon Dolar yatırım yaptık. Bu sonuçlar, rakiplerimizle kıyaslandığınızda başarının boyutunu çok daha net ortaya koymaktadır. Esas hedefimiz bu başarıyı 12 aya yayarak sürdürülebilir bir performansla devam etmek. Bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlıkla sürdürüyoruz" diye konuştu. "Sezon başında bize inanmayanlar vardı ancak biz Galatasaray’ın gücüne inandık" Galatasaray’a saldırılar yapıldığını dile getiren ve bunun nedenlerini anlatan Başkan Özbek, "Geçtiğimiz divan toplamızda ’Bizi yolumuzdan alı koymak için dört bir koldan saldırılar devam ediyor’ demiştim. Yönetici arkadaşlarımla birlikte bizlere emanet ettiğiniz bu onurlu görevi yaklaşık 3.5 yıldır sürdürüyoruz. Bu süreçte futbol takımımız 3 seneyi şampiyonlukla tamamladı. Lig tarihine geçen birçok rekora da imza attı. Bu sezon takımımıza ve Teknik Direktör Okan Buruk’a inancımız tamdır. Şampiyonluğa emin adımlarla da ilerliyoruz. Şampiyonlar Ligi’nde de bir aksilik yaşanmazsa son 24 takım arasında kalıp, yolumuza devam edeceğiz. Futbol takımımızı Şampiyonlar Ligi seviyesinde rekabetçi ve kalıcı hale getirmek için çok çalıştık. Çalışmaya da devam ediyoruz. Sezon başında bize inanmayanlar vardı ancak biz Galatasaray’ın gücüne inandık. Bu inançla dünyanın en önemli oyuncularından biri olan Victor Osimhen olmak üzere takımıza doğrudan katkı veren çok önemli transferlere de imza attık. Başarı sadece futbol A takımıyla sınırlı değil. Burada kupaları görüyorsunuz. Divan başkanımız yüzmede, judodaki başarılarımızdan bahsetti" ifadelerini kullandı. "Aslantepe Vadisi’ndeki tesislerinin temelini atmak için gün sayıyoruz" Tesisleşme konusunda önemli adımlar attıklarını hatırlatan sarı-kırmızılıların başkanı, sözlerine şöyle devam etti: "Diğer branşlarda da sürdürebilir başarı için yapılması gerekenler vardı. Bu doğrultuda önemli adımlar attık. Tesisleşme göreve geldiğimiz ilk günden itibaren olmazsa olmaz hedeflerimizden biriydi. Kemerburgaz’da futbol takımımız için herkesin gıpta ile baktığı modern tesis inşa attık. Şimdi sıra altyapıya geldi. Altyapı tesislerini de Kemerburgaz’da hayata geçirmek için çalışmalarımıza başladık" şeklinde konuştu. Göreve geldiğimiz Galatasaray Ası kullanılamaz durumdaydı. Bugün ise İstanbul’un en gözde tesislerinden biri haline geldi. Stadımızın ortak alanlarından, basın tribününe, çim besleme ışıklarından, led ekranlara kadar görülen, görülmeyen çok ciddi değişiklikler yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Kalamış tesislerimiz için de çalışmalarımıza başladık. Galatasaray’ın geleceği olarak gördüğümüz Aslantepe Vadisi’ndeki tesislerinin temelini atmak için gün sayıyoruz. İnşallah hep beraber temel atma töreninde bulaşacağız, gururla hep beraber temeli atacağız." "Şu an üzerimize oynanan oyunu doğru okumamız gerekiyor" Sorumluluklarının farkında olduklarını vurgulayan Dursun Özbek, "Camiamızın en önemli özelliklerinden biri, her zaman daha iyisini istemesidir. Şu an üzerimize oynanan oyunu da doğru okumamız gerekiyor. Bu yalnızda bir yönetim meselesi değil, tüm Galatasaray camiasının meseledir. Galatasaray’ı dışarıdan yıkmanın mümkün olmadığını bilenler, bu kez içimize nifak sokarak bizi birbirimize düşürmeye çalışmaktadır. Geçmişimize baktığınızda benzer girişimlerin daha önce de denendiğini göreceksiniz. Düşünün ki bize hırsız denilen dönemleri yaşadık. Ne zaman ki Galatasaray rakiplerinin önüne geçecek projelerde sona yaklaşsa o projeleri engellemek kafa karıştırmaya yönelik bir süreç başlatılıyor. Amaç net; Galatasaray’ın aklını bulandırmak ve birbirine düşürmek. Galatasaray Spor Kulübü’nde bir tane başkan vardır, bir tane de yönetim kurulu vardı. Ben başkan olarak herkesle konuşurum, istişare ederim ama burada karar veren kişi nettir, yönetim kurulu nettir. Başka tartışma yapmaya gerek yoktur" değerlendirmesinde bulundu. "Eray Yazgan bu sürecin herhangi bir yerinde yoktur" Özbek, son dönemde gündemde olan iki konuya açıklık getirdi. ’M.g.news’ ile yaşanan süreci anlatan Başkan Özbek, "Bir medya ajansı aracılığıyla pazarlama departmanımızın önüne bir sponsorluk anlaşması geldi. Bu anlaşmanın uygun olup olmadığını Türkiye Futbol Federasyonu’na soruyoruz ve onay aldık. İşlemlere başlıyoruz, daha sonra aynı merciler bu sponsorluğunun yapılamaması yönünde görüş bildiriyor. Biz de derhal iptal ediyoruz. Kulübümüz kursağına bu işlerden dolay delikli kuruş girmemiştir. Bunu açıkça ifade etmeme rağmen sırf ortamı bulandırmak için ’Galatasaray bu anlaşmadan para aldı’ algısı yapılmaya çalışıyor ve bazı mihraklar devamlı bunu kaşıyor. İmza yetkilisi olduğu için genel sekreterimiz ceza alıyor. İmza atmak dışında Eray Yazgan bu sürecin herhangi bir yerinde yoktur. Tam da bu nedenden dolayı cezanın üst mercilerden döneceğine de hukuka inancım tamdır. Buna inanıyorum. Eray kardeşimin görevi gereği imza attığı bir süreç üzerinden bu cezaya muhatap kalması da beni gerçekten üzüyor. Ben yönetim kurulundaki diğer arkadaşlarım gibi onunla da çalışmaktan memnuniyet duyuyorum" açıklamasın yaptı. "Transfer süreci; uyum, performans ve olası riskler nedeniyle çok bilinmeyenli bir denklemdir" Transfer dönemi için yapılan eleştiriler için ise Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, "3 yıldır şampiyon olan, her kulvarda devam eden bir takımdan bahsediyoruz. Bu süreci ben, sorumlu yönetici arkadaşlarım, teknik direktörümüz ve teknik ekibimiz tam bir koordinasyon içinde yürütüyoruz. İsimler değişse de sistem bu şekilde devam ediyor. Transfer süreci; uyum, performans ve olası riskler nedeniyle çok bilinmeyenli bir denklemdir. Bu ekip, hata payını en aza indirmek için gece gündüz çalışan bir ekiptir. Başta Abdullah Kavukcu kardeşim olmak üzere bu süreçte emek veren tüm arkadaşlarıma gayretleri için teşekkür ediyorum. Transfer dönemi, bu pozisyondaki yöneticiler için en zor dönemdir. Bu zor dönemde verdikleri emeğin karlığını sezon sonu yaşayacağımız mutlulukla fazlasıyla alacağımıza da inanıyorum. Abdullah kardeşim sadece futbol tarafında değil, Mağazacılık AŞ’nin halka arzı ve sermaye artımı gibi konularda da yaptığı çalışmalarla kulübümüze büyük destek vermiştir. Bunlar için de ayrıca teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Organize saldırılarla karşı karşıya kaldığımız bir ortamdayız" Organize saldırılarla karşı karşıya kaldıkları bir ortamda olduklarının altını çizen Özbek, "Bu saldırılar karşınızda sizlerden ricam; sakin kalmanız ve bir anda durup bu ortamdan kimin fayda sağladığınınız düşünmeniz gerekmektedir. Amaç açıktır, Galatasaray’ın birlik ve beraberliğini bozmak, kulübün geleceğini şekillendirecek projelerini engellemektir. Böyle zamanlarda verilecek en güçlü cevap; birlik, beraberliğimizi ve sevgi iklimini korumaktır. Siz bizim yanımızda olun, kim ne yaparsa yapsın Galatasaray’ın yürüyüşünü durduramazlar" diyerek sözlerini tamamladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde, Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı gerçekleştirildi
23 Ocak 2026 Cuma - 14:34 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde, Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı gerçekleştirildi Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde Beşiktaş’ta Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda Bakan Fidan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya ve Sırbistanlı mevkidaşlarıyla ikili görüşmelerde bulundu. İlk toplantısı geçtiğimiz yılın Temmuz ayında yapılan Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde İstanbul Beşiktaş’ta bulunan Çırağan Sarayı’nda gerçekleşti. Toplantıya Bakan Fidan’ın yanı sıra Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Elisa Spiropali, Bosna-Hersek Dışişleri Bakanı Elmedi Konakoviç, Karadağ Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ervin İbrahimoviç, Kosova Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Diaspora Bakanı Donika Gervalla-Schwarz, Kuzey Makedonya Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Timco Mucunski, Sırbistan Dışişleri Bakanı Marko Curiç katıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakoviç, Kosova Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Diaspora Bakanı Donika Gervalla-Schwarz, Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Elisa Spiropali, Kuzey Makedonya Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Timco Mucunski, Sırbistan Dışişleri Bakanı Marko Curiç ve Karadağ Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ervin İbrahimoviç, Balkan Barış Platformu ikinci toplantısı öncesinde aile fotoğrafı çekildi. Toplantıda önemli başlıklar ele alındı Türkiye’nin öncülüğünde tesis edilen platform, bölgesel sahiplenme anlayışıyla, bölge ülkeleri arasında diyaloğu, güveni ve iş birliğini artırmak ve bölgesel meselelere kalıcı çözümler üretilmesine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilmişti. Platformun bu toplantısında, bölgesel meseleler, müşterek sınır yönetimi ve düzensiz göçle mücadele, AB süreçlerinde iş birliği ve eş güdüm, enerji güvenliği, dijitalleşme, sanayi, gençlik, teknoloji, ulaşım koridorları ve bağlantısallık dahil olmak üzere geniş yelpazede çeşitli başlıklar ele alındı. Toplantıda ayrıca; bölgesel sahiplenme ilkesinin önemi, Balkan Barış Platformu’nun, mevcut bölgesel ve uluslararası süreçlerin alternatifi değil, tamamlayıcısı ve destekleyicisi niteliğinde olduğunun teyiti, Türkiye’nin Balkanlar’da barış, diyalog ve refaha katkı sağlayacak somut projelere dayanan bir iş birliği zemini oluşturma yönündeki iradesi, AB’nin genişleme sürecinin, bölgesel hassasiyetleri gözeten ve birleştirici bir çerçevede yürütülmesi konuları konularına değinildi. Türkiye’den Balkanlar’da çok taraflı iş birliği Türkiye’nin, Balkan Barış Platformu’na katılan ülkelerle toplam ticaret hacmi yaklaşık 7 milyar Dolar, bu ülkelerdeki toplam yatırımların ise yaklaşık 8,9 milyar Dolar tutarında olduğu kaydedildi. Türkiye’nin, 13 Balkan ülkesini bir araya getiren tek platform olan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci’nde (GDAÜ) aktif şekilde yer aldığı ve bölgesel iş birliğini teşvik ettiği ifade edildi. Türkiye’nin öncülüğünde kurulan Türkiye-Bosna-Hersek-Hırvatistan ve Türkiye-Bosna-Hersek-Sırbistan üçlü danışma mekanizmalarının, Türkiye’nin Balkanlar’da diyalog, uzlaşı ve güven inşasına verdiği önemin somut örneklerini oluşturduğu belirtildi. Türkiye’nin ayrıca, NATO Kosova Gücü (KFOR) ve Bosna-Hersek’teki EUFOR Althea Harekatı gibi askeri mevcudiyetlere katılarak, bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğü ifade edildi. Türkiye’nin KFOR Komutanlığı görevini bir yıllığına 2025 Ekim ayında İtalya’dan devraldığı belirtildi.