Yerel Haberler
İstanbul
Esenyurt’ta ücretsiz KPSS ve DGS kursları başladı 21 Nisan 2026 Salı - 12:46:43 Esenyurt Belediyesi, eğitim alanındaki çalışmalarını genişletmeye devam ediyor. Ücretsiz olarak verdiği lise ve üniversiteye hazırlık kurslarıyla dikkat çeken belediye, şimdi de kamu personeli olmak ve lisans eğitimine devam etmek isteyen vatandaşlar için KPSS ve DGS hazırlık kurslarını başlattı. Esenyurt Belediyesi Sürekli Eğitim Merkezi bünyesinde açılan kurslar, sınav takvimine uygun programları, uzman eğitmen kadrosu ve rehberlik hizmetleriyle öğrencilerin yoğun sınav sürecinde yanında olmayı hedefliyor. Hafta içi ve hafta sonu seçenekleriyle sunulan eğitimler, tamamen ücretsiz olarak veriliyor. "Eğitimlerimiz hızla devam ediyor" Esenyurt Belediyesi Eğitim Koordinatörü Mesut Parlak, eğitimde fırsat eşitliğine vurgu yaparak şunları söyledi: "Esenyurt Belediyesi Sürekli Eğitim Merkezi olarak eğitimde fırsat eşitliğini önemsiyoruz. Devam eden LGS ve YKS kurslarımızın ardından, kamu personeli olmayı hedefleyen vatandaşlarımız için KPSS kurslarımızı, lisans tamamlama hedefi olan vatandaşlarımız için ise DGS kurslarımızı başlattık. Tüm eğitimlerimiz hızla devam ediyor. Kurslarımız ücretsiz olup hafta içi ve hafta sonu programlarıyla sürüyor." "Bizim için önemli bir fırsat" Kurslardan faydalanan vatandaşlar da sunulan hizmetten memnuniyetlerini dile getirdi. Anestezi programı mezunu Mahmut Aktaş, kursların planlı ve verimli ilerlediğini belirterek ücretsiz olmasının büyük avantaj sağladığını ifade ederek bu imkanı sağlayan Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’a teşekkür etti. Daha önce YKS hazırlık sürecinde de aynı merkezden yararlanan Buse Savaş ise eğitmenlerin ilgisinden memnun olduğunu belirtti. Savaş, özel kurs ücretlerinin yüksekliğine dikkat çekerek bu imkanın önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Önlisans mezunu Sinem Çelik de hedeflerine ulaşma yolunda ücretsiz eğitim desteği almanın kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi. KPSS ve DGS kurslarına katılmak isteyen vatandaşlar, Sürekli Eğitim Merkezi’ne bizzat başvurarak kayıt yaptırabilirler. Detaylı bilgiye ise belediyenin 444 0 411 numaralı çağrı merkezi üzerinden ulaşılabilir.
21 Nisan 2026 Salı - 12:44 Hakim İzzet Durak’tan okulda şiddet uyarısı: "Çocuk sinyal verir, bu sinyali yakalayacak uzmanlardır" Uyuşturucu ile mücadele ve bağımlılık konularında yazdığı kitaplarla dikkat çeken Hakim İzzet Durak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarını değerlendirdi. Suçun bir "birikim ürünü" olduğunu vurgulayan Durak, akran zorbalığından medya diline, aile yapısından dizi senaryolarına kadar şiddeti körükleyen nedenleri sıraladı. Durak, "Çocuk sosyal medyada veya arkadaş ortamında planlarını anlatarak aslında sinyal verir. Bu sinyalleri yakalayacak olan uzmanlardır" açıklamalarında bulundu. Türkiye gündemini sarsan okul saldırıları, gözleri suçun sosyolojik ve psikolojik temellerine çevirdi. Uyuşturucu ile mücadele ve bağımlılık konularında yazdığı kitaplarla dikkat çeken Hakim İzzet Durak, yaşanan olayların anlık bir patlama değil, yıllar süren bir ihmaller zincirinin sonucu olduğunu belirtti. Durak, "Dünyada suç işleyen kişi kadar sebep vardır ancak çocuklar için en büyük faktör aile yapısıdır" dedi. "Sorunlu aile yapısı, suçlu adayı yetiştiriyor" Suça itilen çocukların profilini analiz eden Durak, parçalanmış aile yapısı ve aile bireylerinden birinin kriminal geçmişe sahip olmasının riski artırdığını belirtti. Sevgi eksikliğinin en temel tetikleyici olduğunu ifade eden Durak "Çocuğun ailede sevgi görmemesi, varlığının farkına varılmaması onu başka yollarla kendini ispat etmeye itiyor. Çocuk kendisini dışlanmış ve değersiz hissettiği an, bir suçlu adayı yetiştiriyoruz demektir. Sokakta geçirilen vaktin artması ve kriminal çevrelerle temas da bu süreci hızlandırıyor" şeklinde konuştu. "Okul saldırılarında en büyük motivasyon akran zorbalığı" Türkiye’de yeni görülmeye başlanan ancak dünyada yaygın olan okul saldırılarının arkasındaki en büyük motivasyonun "akran zorbalığı" olduğunu vurgulayan Hakim Durak, "Okulda alay edilen, lakap takılan ve dışlanan çocuk, intikam duygusuyla şiddete yöneliyor. Bu saldırılar aslında birer intihar saldırısıdır; çünkü çocuk eylemden sonra başına ne geleceğini bilerek bu işe kalkışıyor" ifadelerini kullandı. "Güvenlik sayısı değil, rehber öğretmen sayısı artırılmalı" Toplumun her olay sonrası "güvenlik önlemleri artırılsın" talebinin eksik bir yaklaşım olduğunu savunan Durak, çözümün rehberlik servislerinde olduğunu ifade ederek "Dünya standartlarında bir rehber öğretmen en fazla 250 öğrenciye bakmalıdır, bizde bu sayı çok üzerinde. Çocuk sosyal medyada veya arkadaş ortamında planlarını anlatarak aslında sinyal verir. Bu sinyalleri yakalayacak olan uzmanlardır" açıklamalarında bulundu. Medyada haberlerin veriliş biçimi ve dizi senaryolarının suçu özendirdiğine dikkat çeken Durak, "Medya kendi oto sansür uygulamalı. Kanlı görüntüler paylaşılmamalı ve fail asla kahraman gibi sunulmamalıdır. Bu, başkalarında ’gündeme gelme’ isteği uyandırır. Son 25 yılda çeteleri ve mafyayı yücelten senaryolarla ’ne olursan ol güçlü ol’ mesajı verildi. Etik ve manevi değerler hiçe sayıldı, bu da genç nesilde suç işleme oranını artırdı" dedi. Hakim İzzet Durak, ailelerin çocuklarını takip etmesi gerektiğini belirterek, "Klinik yardım önerildiyse mutlaka üzerine gidilmeli. ’Benim çocuğum yapmaz’ demek yerine, çocukla bağ kurmak ve ona sınırları hatırlatmak hayati önem taşıyor. Türkiye’de bu olaylar artık yaşanmaya başladıysa, yarın tekrar etmeyeceğinin garantisi yok" şeklinde konuştu.
21 Nisan 2026 Salı - 12:28 Yeni nesil bilgisayarlar, hızlı işlem gücüyle zaman kazandırıyor Teknolojik kullanım ömrünü tamamlayan cihazların performans kaybı, kurumsal ve bireysel verimlilikte doğrudan bir düşüşü de beraberinde getiriyor. Yeni nesil bilgisayarlar ise daha hızlı işlem gücü, gelişmiş donanım ve kesintisiz kullanım deneyimiyle günlük işlerden profesyonel süreçlere kadar her alanda verimliliği artırıyor. Bahar ayları, kullanıcı alışkanlıklarında yenilenmenin hız kazandığı dönemler arasında yer alıyor. Teknolojik kullanım ömrünü tamamlayan bilgisayarlar ise performans kaybı nedeniyle hem bireysel hem kurumsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Yeni nesil cihazlar, gelişmiş donanım ve hız avantajıyla bu kaybı ortadan kaldırarak kullanıcı deneyimini yeniden şekillendiriyor. Yeni nesil bilgisayarlar hız ve akıcılığı yeniden tanımlıyor Uzun süre kullanılan bilgisayarlar; donanımsal eskime, dolu depolama alanı ve güncel yazılımlarla uyumsuzluk nedeniyle performans kaybı yaşayabiliyor. Açılış sürelerinin uzaması ve uygulama gecikmeleri, zaman kaybına dönüşüyor. Yeni nesil bilgisayarlar ise; güçlü işlemci, yüksek RAM kapasitesi ve hızlı depolama çözümleriyle çoklu görevlerde kesintisiz performans sunuyor. Bu sayede kullanıcılar daha kısa sürede daha fazla iş tamamlayabiliyor. Eski ve yeni cihaz arasındaki fark belirginleşiyor Eski bilgisayarlar temel ihtiyaçları karşılamakta zorlanırken, yeni nesil cihazlar kullanıcı beklentilerini aşan bir performans sunuyor. Uzaktan çalışma, online eğitim ve içerik üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte güçlü donanıma olan ihtiyaç artıyor. Bu noktada cihaz seçimi, yalnızca konfor değil aynı zamanda verimlilik ve zaman yönetimi açısından kritik hale geliyor. Excalibur ile yüksek performanslı deneyim Excalibur, yüksek performansı ince ve taşınabilir formda sunarak kullanıcıların hız ve verimlilik beklentilerine yanıt veriyor. Yeni nesil işlemci ve ekran kartı kombinasyonu, yoğun iş yüklerinde akıcı bir deneyim sağlarken; gelişmiş soğutma sistemi ve hızlı depolama çözümleri kesintisiz kullanım imkânı sunuyor.
Türk Eximbank, ICIEC sigortası altında 100 milyon euro finansman sağladı
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:47 Türk Eximbank, ICIEC sigortası altında 100 milyon euro finansman sağladı Türk Eximbank, ICIEC sigortası altında uluslararası bankalardan oluşan bir konsorsiyum ile 100 milyon euro tutarında ve 10 yıl vadeli sendikasyon kredi anlaşması imzaladı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu Türk Eximbank, İslam Kalkınma Bankası Grubu’nun bir üyesi olan ICIEC iş birliğiyle 100 milyon euroluk uzun vadeli finansman sağladı. Sağlanan bu 10 yıl vadeli finansman, Türk ihracatçılarının işletme sermayesi ve yatırım finansmanı ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılacak. Söz konusu kaynakla, özellikle ihracatçı firmaların üretim kapasitelerinin artırılmasına, yeni pazarlara erişimlerinin desteklenmesine ve küresel değer zincirlerindeki konumlarının güçlendirilmesine katkı sağlanması hedefliyor. ICIEC sigortası altında gerçekleştirilen bu son işlemle birlikte, Türk Eximbank’ın benzer şekilde sağladığı toplam uzun vadeli finansman tutarı 500 milyon euroyu aşmış oldu. Katılım finans ilkeleriyle uyumlu olarak temin edilen bu kaynak, finansal çeşitliliğin artırılması ve farklı yatırımcı gruplarının Türkiye ekonomisine erişiminin kolaylaştırılması açısından da önemli bir rol üstleniyor. Bu yönüyle söz konusu işlem, yalnızca bir finansman temini değil; aynı zamanda uluslararası finansal mimaride çeşitlilik ve derinliğin artırılmasına yönelik stratejik bir adım olarak da öne çıkıyor. "İhracatçılarımızın büyüme stratejilerini destekliyoruz" Kredi anlaşmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, "Günümüzde uluslararası ticaret yalnızca mal ve hizmet akışından ibaret olmayıp, aynı zamanda finansman yapılarının niteliğiyle şekillenen çok katmanlı bir ekosisteme dönüşmüş durumda. Bu çerçevede ihracatın sürdürülebilir biçimde artırılması; uzun vadeli, uygun maliyetli ve çeşitlendirilmiş finansman kaynaklarına erişimle doğrudan ilişkilidir. Banka olarak biz de bu anlayışla, ihracatçılarımızın finansmana erişimini güçlendirirken, aynı zamanda finansman araçlarımızı küresel eğilimlerle uyumlu şekilde çeşitlendirmeye büyük önem veriyoruz. İslam Kalkınma Bankası Grubu’nun önemli kuruluşlarından ICIEC ile uzun yıllara dayanan köklü iş birliğimiz; fonlama, alıcı kredileri ve sigorta alanları gibi geniş bir yelpazede olup uluslararası birlik ve platformlar çatısı altında da devam eden güçlü ortaklığımız bulunmaktadır. Bu son işlem de söz konusu stratejik yaklaşımın güçlü bir yansımasıdır. Bu süreklilik hem kurumsal iş birliklerimizin derinliğini hem de Türkiye’ye duyulan güveni ortaya koymaktadır" dedi. Genel Müdür Güney, "Sağlanan bu finansman; ihracatçılarımızın işletme sermayesi ihtiyaçlarının karşılanmasının ötesinde, yatırım odaklı büyüme stratejilerinin desteklenmesine de hizmet edecektir. Özellikle üretim kapasitesini artırmaya, katma değerli ihracatı geliştirmeye ve firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü kalıcı biçimde yükseltmeye yönelik yatırımların finansmanında etkin bir şekilde kullanılmasını öngörüyoruz. Önümüzdeki dönemde de uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birliklerini çeşitlendirerek, ihracatçılarımıza sunduğumuz finansman imkanlarını daha da genişletmeyi ve Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme vizyonuna güçlü katkı sağlamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.