Yerel Haberler
İstanbul
Bakan Işıkhan ve Bakan Göktaş, Darülaceze sakinleriyle iftarda buluştu 27 Şubat 2026 Cuma - 23:55:00 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde düzenlenen ’Çınarlarımızla Vefa İftarı’ programına katıldı. İstanbul Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde "Çınarlarımızla Vefa İftarı" programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Darülaceze sakinleri katıldı. Bakanlar, buradaki vatandaşlarla aynı sofrada buluştu. Darülaceze’yi kurarak geçmişten bugüne kimsesizleri yuvaya kavuşturan 2. Abdülhamid Han’ı yad eden Bakan Işıkhan, "SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize daha iyi imkanlar sunabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız. Sosyal güvenlik gelirlerinin giderleri karşılama oranı yüzde 100,64’e, prim gelirlerinin giderlerini karşılama oranımız ise yaklaşık yüzde 80 seviyesine yükselmiş durumdadır. SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize yakın zaman içinde daha iyi imkanlar sunabilmenin, onların refah seviyesini kısa zamanda daha yukarıya taşıyabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. İşte bu güçlü zemin sayesinde, önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız" diye konuştu. Vatandaşların refahını artırmak için birçok adım attıklarını belirten Bakan Işıkhan, "Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk kez kanser ilaçlarını geri ödeme kapsamına aldık. Yurt dışından ilaç teminine yönelik düzenlemeleri hayata geçirdik. İlaç rapor sürelerini uzattık, aile hekimlerimizin yazabileceği ilaç sayısını artırdık. Her bir düzenlememizin merkezine insanı koyarak, ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ diyerek 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızın güvencesi ve sığınağı olmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Darülaceze’nin devletin güvenli bir limanı olduğunu söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bu mübarek günlerin milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bizi şefkatiyle saran, duasıyla yolumuzu aydınlatan değerli büyüklerimizin ellerinden öpüyorum. Devletimizin kimseyi yalnız bırakmadığının en kıymetli göstergesi olan Darülaceze, ihtiyaç sahibine önce ’hoş geldin’ diyen koşulsuz bir şefkat kapısıdır. Darülaceze hiçbir ayrım gözetmeden herkese aile sıcaklığını sunan güvenli bir limandır. Barınmadan sağlığa, eğitimden sosyal desteğe kadar geniş bir hizmet ağı bulunuyor. Dünyada bir eşi ve benzeri olmayan bu hayır kurumunu modern imkanlarla güçlendirerek hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Bugün Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri; geniş yaşam alanları, rehabilitasyon merkezleri, hasta poliklinikleri, çocuk yuvası ve atölyeleriyle örnek bir yaşam modeli sunuyor. Avrupa’nın en büyüğü ve ödüllü bu kurumumuzla 130 yıllık köklü sosyal hizmet geleneğimizi büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Türkiye’nin ilk resmi Alzheimer ve Demans Bakım Merkezi’nde özel ihtiyaçlara yönelik sağlık, rehabilitasyon ve sosyal destek hizmetleri sunuyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl ilk öğrencilerini kabul eden Arnavutköy Darülaceze Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile yaşlı ve engelli bakımı alanında nitelikli insan kaynağının yetişmesini sağlıyoruz. Düzenlememiz yürürlüğe girdiğinde, Darülaceze’nin bakım tecrübesini İstanbul’dan bütün Türkiye’ye, ardından inşallah dünyaya yaygınlaştıracağız. Darülaceze, sosyal devlet vizyonumuzun en seçkin örneklerinden biri olarak güven ve huzur veren bir yuva olmaya devam edecek" diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:54 TBMM Başkanı Kurtulmuş STK’lar için düzenlenen iftar programına katıldı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, STK’lar için düzenlenen iftar programı kapsamında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terör örgütlerinin kendini feshi ve silahların bırakılma sürecinin barış ve kardeşlik içerinde yürütülmesinin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu süreçte şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir" dedi.Olağan üstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, "Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu.Çözüm sürecine değinen Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonunun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu.Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkânlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi.İmralı’dan yapılan ikinci açıklama da örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir.Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi.Suriye’deki devrimden sonra ortaya çıkan gelişmelerin Türkiye’deki bu süreci olumlu etkilediğini ifade eden Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi.Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır.Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar"İmralı’dan yapılan açıklamanın ardından sürecin daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümidinde bulunan başkan Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:49 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulmasıyla birlikte her alandaki duruşu güçlenecektir" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek, barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filizi Köşk’te sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Olağanüstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu. "Bu raporun gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular. Ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu. Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkanlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi. "Süreç tamamen siyasetin kontrolündedir" İmralı’dan örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi. Suriye’deki gelişmelere değinen Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi. Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır. Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar." "Bugün 27 Şubat’ta yapılan ikinci İmralı açıklamasıyla birlikte sürecin bundan sonra daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümit ediyorum" diyen Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.
U20 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası’nda ikinci gün tamamlandı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 20:47 U20 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası’nda ikinci gün tamamlandı U20 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası’nda ikinci gün karşılaşmaları, Yenimahalle Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü Spor Kompleksi’nde yüksek tempoda tamamlandı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç sporcular, şampiyonluk hedefiyle mindere çıktı ve ilk altı sıklette dereceye giren isimler belli oldu. Final müsabakalarını Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ile birlikte yerinde takip etti. Organizasyonda ayrıca Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, Spor Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Hakan Bebek, Spor Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Uysal, Spor Federasyonları Daire Başkanı Erbil Yiğitbaş, Ragbi Federasyonu Başkanı Nahit Şahin ve dünya şampiyonu Rıza Kayaalp de yer aldı. Madalyaların ardından Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, Spor Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Uysal’a güreşe sağladığı katkılardan ötürü plaket takdim etti. 60 kg 1. Furkan Öden (Hendek Olimpik Spor Kulübü) 2. Halil Çınar (Sakarya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü) 3. Abdulsamet Uçar (Kayseri Şeker Spor Kulübü) 3. Tunahan Karabulut (Kayseri Şeker Spor Kulübü) 67 kg 1. Ömer Altaş (TEDAŞ Spor Kulübü) 2. Hacı Ahmet Altan (Selçuklu Belediyesi Spor Kulübü) 3. Yunus Emre Canpolat (Levent Kanyonu Spor Kulübü) 3. Orçun Akduman (TEDAŞ Spor Kulübü) 77 kg 1. Alkan Akar (Sakarya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü) 2. Ömer Hamza Sezer (Bahçelievler Belediyesi Spor Kulübü) 3. İbrahim Hayri Aydemir (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü) 3. Ahmet Bilal Akbaş (Erzincan İl Özel İdaresi Spor Kulübü) 87 kg 1. Ali Poyraz Ayvat (Karatay Belediyesi Spor Kulübü) 2. Abdulvahab Kalafat (Bahçelievler Belediyesi Spor Kulübü) 3. Burak Akdağ (Karatay Belediyesi Spor Kulübü) 3. Berat Binici (Kasımpaşa Spor Kulübü) 97 kg 1. Emir Ömer Bozbağ (Levent Kanyonu Spor Kulübü) 2. Ahmet Enes Uzun (ASKİ Spor Kulübü) 3. Serkan Yakup Bakır (ASKİ Spor Kulübü) 3. Alihan Bereket (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü)
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "CHP İstanbul’daki yolsuzluğu aklama makinesine dönüştü"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 18:16 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "CHP İstanbul’daki yolsuzluğu aklama makinesine dönüştü" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, "Bütün bir siyasi partinin, bütün bir siyasi hareketin, Cumhuriyet Halk Partisi açısından söylüyorum, İstanbul’daki yolsuzluk çetesini aklamak için bir makineye dönüştüğünü gözlemliyoruz. Davaları açanlar Cumhuriyet Halk Partililer, mahkemelere bilgileri, belgeleri ulaştıran Cumhuriyet Halk Partililer, itirafçı olup mahkemeye müracaat edenler yine Cumhuriyet Halk Partililer" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından parti çalışmaları ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, CHP’yi İstanbul’daki yolsuzluk soruşturmaları üzerinden sert sözlerle eleştirerek, "Bütün bir siyasi partinin, bütün bir siyasi hareketin, Cumhuriyet Halk Partisi açısından söylüyorum, İstanbul’daki yolsuzluk çetesini aklamak için bir makineye dönüştüğünü gözlemliyoruz. Mahkemelere bilgileri, belgeleri ulaştıran Cumhuriyet Halk Partililer, itirafçı olup mahkemeye müracaat edip ben üzülerek bu yolsuzluk sürecinin parçası oldum diyenler yine Cumhuriyet Halk Partililer. Bakıyorsunuz yargılananlar da Cumhuriyet Halk Partililer. Ama özellikle CHP Genel Merkezi başta olmak üzere çıkıp ’Ya bu iş soruşturulmasın, bu iş araştırılmasın’ gibi akla ziyan bir tutum içerisinde olduklarını gözlemliyoruz" şeklinde konuştu. "Üye sayımızı Türkiye genelinde 600 binden fazla bir rakamla arttırmış olduk" Üyelik çalışmalarıyla ilgili de konuşan Büyükgümüş, "Yıl başından itibaren bizim açımızdan en önemli husus üyelikle ilgili yürüttüğümüz çalışmalardı. Üye sayımızı Türkiye genelinde 600 binden fazla bir rakamla arttırmış olduk. Tüm Türkiye’de teşkilatlarımız çok büyük bir özenle, gayretle çalışmalarını sürdürüyorlar. Partimize yeni katılmış üyelerimiz olabileceği gibi kuruluştan ilk günden itibaren bizimle beraber yol yürüyen, parti tabanımızı teşkil eden isimlerle de buluşma imkanımız olacak. Ve buradan elde ettiğimiz aslında insan kaynağıyla, güçle özellikle mahalle teşkilatlanmamızı güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "Terörü kaynağında yok etmeye dönükte çok önemli merhaleler katettik" Terörsüz Türkiye ile ilgili çalışmaları kararlılıkla sürdüklerini dile getiren Büyükgümüş, "Terörsüz Türkiye’ye dair yürüttüğümüz çalışmaların burada önemli bir bize fırsat penceresi açtığını gözlemliyoruz. Başından itibaren her buluşmamızda teşkilatlarımızla ve aziz milletimizle şu çerçeveyi paylaştık. Biz son 10 yılda Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile birlikte Türkiye’de üç büyük stratejik kazanım elde ettiğimizi düşünüyoruz. Bunlardan ilki Malazgirt ruhu olarak tarif ettiğimiz Türk, Kürt, Arap bu coğrafyada barışı, huzuru, adaleti birlikte savunduğunda ne gibi büyük işler başarıldığının tarihte çok fazla örneği vardır. Ve bununla beraber ikinci önemli olarak değerlendirdiğimiz stratejik kazanımımız ise; Türkiye’nin savunma sanayiinde özellikle son 10 yılda geldiği aşamadır. Özellikle İHA ve SİHA teknolojisinde geldiğimiz aşama burada bizim çok önemli bir stratejik kazanımımız haline geldi. Bununla beraber üçüncü bizim kazanım olarak değerlendirdiğimiz stratejik başarımız da terörü kaynağında yok etme stratejimizdi. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen ardından Cumhurbaşkanımız dünyaya bir mesaj verdi; ’Biz artık terör tehdidinin sınırlarımıza yaklaşmasını beklemeyeceğiz. Ve kimden gelirse gelsin terörle kaynağında mücadele edeceğiz.’ Ve düzenlediğimiz sınır ötesi harekatlarla, Barış Pınarı’yla, Fırat Kalkanı’yla buradaki etkin çalışmalarımızla terörü kaynağında yok etmeye dönükte çok önemli merhaleler katettik. Ve burada bütün bu başarılarımızın sonucunda terör örgütü artık varlığını sürdüremeyeceğini ve kendini feshedeceğini ilan etti" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den seçim mesajı 360 derece bir iletişim hedefi ile yola çıktıklarını ifade eden İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise, 2025’te çok yönlü bir medya ve saha iletişimi yürüttüklerini, 2026’da ise bunu büyüteceklerini ifade etti. Özdemir, "’Senin Hayatından Gidiyor’ başlığıyla İstanbullunun hayatından nelerin gittiğini bizzat fotoğrafladık. Muhatabımız vatandaşımızdı ama hedef tabii ki İstanbul’u yönetemeyenlerdi. 2028 seçimlerinde İstanbul’umuz Cumhurbaşkanımızı 1’inci olarak, 2029’da ise hem Büyükşehir Belediyemizi, aynı zamanda ilçe belediyelerimizin büyük bir çoğunluğunu AK Parti hanelerine kavuşturmuş olacağız" dedi. Teşkilat çalışmalarında üyelik hedeflerine de değinen Özdemir, "İstanbul’da 150 bin yeni üyeyle 2025 yılımızı kapattık. 2026’da hedefimizi 250 bin olarak belirleyerek AK Partimize yeni taze kanları kavuşturacağız" dedi. Özdemir, İstanbul’da 4 milyon 750 bin hane bulunduğunu belirterek, "Ramazan ayı sonrasında İstanbul’daki tüm hanelere hem partimizin İstanbul’a dair yaptıklarını hem de 2019’dan bugüne İstanbul Büyükşehir Belediyesi nezdinde İstanbul’un kaybettiklerini anlatacağız" dedi. "Daha dinamik, pres yapan bir yapıyı İstanbul’da oluşturma gayreti içinde olduk" Özdemir, teşkilat çalışmalarına dair mahalle teşkilatlarının önemini vurgulayarak, "Mahalle teşkilatlarının ne kadar doğru kurgulanır, doğru bir yapılanması olursa bizzat vatandaşa değen temsil boyutu olarak katkısı da çok yüksek olur. Daha dinamik ve daha çok koşan, sahanın her yerinde olan, futbol tabiriyle pres yapan ve devamlı atağa kalkan bir yapıyı İstanbul’da oluşturma gayreti içerisinde olduk" ifadelerini kullandı. İSKİ’ye ‘su’ eleştirisi İstanbul’daki su yatırımlarına ilişkin de konuşan Özdemir, "2019’dan bugüne İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir damla dahi topluma fayda sağlayacak bir su kazanım çalışması olmadı. Baraj 2026 yılında DSİ tarafından tahkim edilecek. Ondan sonra İstanbul’un tüm su ihtiyacını Melen Barajı’ndan İstanbul’a taşımış olacağız" diye konuştu. Toplantı, değerlendirmelerin ve soru cevap bölümünün ardından sona erdi.