Yerel Haberler
İstanbul
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:49 AK Parti, İstanbul’da yeni nesil teşkilat modeli ’Her Site Bir Teşkilat’nı tanıttı AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, ’Her Site Bir Teşkilat’ programında yeni nesil teşkilat modelini tanıttı. Özdemir, "İstanbul’da mahalle hamilerimizle, sokak gönüllülerimizle ve şimdi de site temsilcilerimizle değişen hayat ritmine uygun yeni bir temas modeli inşa ediyoruz" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "Her Site Bir Teşkilat" programı gerçekleştirildi. Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları ve teşkilat üyeleri katıldı. AK Parti’nin İstanbul’da hayata geçirdiği yeni nesil teşkilat modelinin detaylarının anlatıldığı programda, pilot ilçe Başakşehir’de yürütülen çalışmalar ele alındı. İlçedeki 659 sitenin 181’ine site temsilcisi atanırken, teşkilatlanma sürecine ilişkin yönerge ve eğitim materyalleri de tamamlandı. Site yönetim kurullarının oluşturulmasına devam edilen modelde, seçim işleri, teşkilat yapısı, sosyal faaliyetler ve idari süreçlere ilişkin görev dağılımları netleştirildi. "İstanbul yeni bir şehir sosyolojisinin merkezine dönüşüyor" Nüfusunun yüzde 70’inin sitelerde yaşadığı Başakşehir’in planlı şehirleşme yapısı ve genç nüfus profiliyle İstanbul genelindeki 8 bin 674 siteye örnek teşkil edecek modelin merkezi olarak seçildiği belirtildi. Programda yaptığı konuşmada İstanbul’un yalnızca fiziki olarak büyüyen bir şehir olmadığını belirten AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, "İstanbul, bugün yalnızca fiziki olarak büyüyen bir şehir değildir. Aynı zamanda yeni bir şehir sosyolojisinin merkezi haline gelmiştir. Yükselen her yeni siteyle birlikte şehirlerin silueti kadar insanların birbirine temas etme biçimi, komşuluk anlayışı ve toplumsal hayatın ritmi de değişiyor. Mahalle kültürüyle büyüyen nesillerin yerini ekranların içine sıkışan, dijital yalnızlık içerisinde büyüyen yeni kuşaklar almaya başladı. Oysa bizim medeniyetimizde komşuluk vardır. Selam vardır. Kapı çalma vardır. Birbirinin derdiyle dertlenmek vardır. ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ diyen bir anlayışın mensupları olarak; bu gidişata kayıtsız kalamayız. İşte ‘Her Site Bir Teşkilat’ çalışması tam da bu ihtiyaçtan doğmuştur" ifadelerini kullandı. Pilot bölge Başakşehir Pilot uygulamanın Başakşehir’de başlatıldığını açıklayan Özdemir, "Metrokent Sitesi 20 dönüm arazi üzerinde, 8 bin 300 vatandaşımızın ikamet ettiği ve 15 seçim sandığı ile birlikte başlı başına değerli bir mahallemizdir aslında. Amacımız, yaşayan, temas eden, takip eden güçlü bir organizasyon modeli kurmaktır. Her 15 günde bir yapılacak toplantılarla sitelerde yalnızca siyasi değil. sosyal hayatta ele alınacak" dedi. "Önce İstanbul’a, ardından tüm Türkiye’ye yayılacak" Yeni modelin geleceğin şehir hayatına hazırlanmış güçlü bir teşkilat vizyonu olduğunu ifade eden Özdemir, "Her Site Bir Teşkilat modeli geleceğin şehir hayatına hazırlanmış güçlü bir teşkilat vizyonudur. Her siteyi bir temas noktası, her haneyi bir gönül kapısı, her komşuluğu güçlü bir dayanışma alanı olarak görüyoruz. Bugün İstanbul’da mahalle hamilerimizle, sokak gönüllülerimizle ve şimdi de site temsilcilerimizle; şehrin her noktasına dokunan güçlü bir saha ağı kuruyoruz. ‘Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul’ diyerek çıktığımız yolda mahallede hami, sokakta gönüllü, sitede temsilci anlayışıyla İstanbul’un değişen hayat ritmine uygun yeni bir temas modeli inşa ediyoruz" diye konuştu.
Kas yapayım derken sağlığınızdan olmayın
18 Ocak 2026 Pazar - 09:16 Kas yapayım derken sağlığınızdan olmayın Spor salonlarında elden ele dolaşan protein tozları ve kulaktan dolma bilgilerle kullanılan takviyeler, kas yapmak isteyenleri hasta edebilir. Piyasada denetimsiz satılan bazı ürünlerde ağır metal ve hormon tespit edildiğini belirten Fonksiyonel Tıp Medipol Sağlık Grubu’ndan Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, takviyelerin güvenli kullanımının haritasını çizdi. Daha hızlı kas gelişimi ve yüksek performans arzusu, sporcuları takviye gıdalara yönlendiriyor. Ancak ne kadar çok, o kadar iyi mantığıyla kullanılan ürünler ciddi sağlık sorunlarına kapı aralıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Fonksiyonel Tıp Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, sporcu beslenmesinde yapılan hataları ve doğru stratejileri anlattı. "Protein ihtiyacı önce beslenmeden karşılanmalı" Protein desteğinin temel bir kas beslenmesi olduğunu vurgulayan Dr. Sarıkaya, "Protein desteği hepimizin ihtiyacı olan bir destek ama öncelikle bunu beslenmeden almamızı öneriyoruz. Eğer beslenmeyle yeterince karşılayamıyorsak o zaman protein tozu olarak whey ya da bitkisel protein takviyeleri alabiliriz. Protein ihtiyacı kişiye göre değişiyor. Fiziksel aktivitesi olmayan bireylerde kilo başına günlük yaklaşık 1 gram, orta düzey egzersiz yapanlarda 1,5 gram, profesyonel sporcularda ise 2 grama kadar protein alımı uygun olabilir" dedi. "Her ürün masum değil" Takviye ürünlerinin içeriğine özellikle dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dr. Sarıkaya, "Piyasadaki birçok üründe ağır metal ya da hormon tespit edilebiliyor. Bu nedenle içeriği temiz, güvenilir ürünler tercih edilmeli. Kreatin, doğru kullanıldığında kas yapımını destekleyen önemli bir molekül. Toplumda bu konuda yanlış bir algı oldu. Kreatin uygun şekilde kullanılırsa kas yapımını çok iyi destekler. Günlük 3-5 gramla başlanabilir. Profesyonel sporcularda doz artabilir ama mutlaka bol sıvı tüketimi şart" ifadelerini kullandı. Yoğun spor yapanlar için destekler Ağır ve yoğun egzersiz yapan sporcularda kas onarımı ve toparlanma sürecine dikkat çeken Dr. Sarıkaya, glutamin, iyot, magnezyum, omega3 ve D3K2 takviyelerinin önemine değindi. "Özellikle çok terleyen ve yoğun spor yapanlarda glutamin ve iyot takviyesi kas ve bağırsak mukozası onarımı için çok kıymetli. Magnezyum kas gevşemesi ve onarımı açısından önemli, omega3 spor sırasında oluşan mikroinflamasyonları azaltırken, D3K2 hem kemik sağlığı hem hormonları desteklemesi açısından çok önemlidir" şeklinde konuştu. Herkes için tek formül yok Dr. Sarıkaya, sporcu takviyelerinin kişisel ihtiyaçlara göre planlanması gerektiğini vurgulayarak, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları veya performans düşüklüğü yaşayan kişilerin mutlaka uzman kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bilinçsiz takviye kullanımının uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Havalimanında kalbinden rahatsızlanan hastaya şehir hastanesinde ’hayat’ dokunuşu
18 Ocak 2026 Pazar - 09:08 Havalimanında kalbinden rahatsızlanan hastaya şehir hastanesinde ’hayat’ dokunuşu Kuveyt’te çalışan 61 yaşındaki Bernd Brockmeyer, yeni yılı Almanya’daki ailesiyle birlikte karşılamak için yapacağı uçuş öncesi İstanbul Havalimanı’nda kalbinden rahatsızlandı. Hasta, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ndeki tedaviyle yaşama tutunurken sağlık ekibi, "Tetkiklerde hem aort kapağında ciddi darlık hem de sol ana damarında yüzde 95’e varan çok ciddi bir darlık tespit ettik. Eşyalarını bile alamamıştı, yanında hiçbir şeyi yoktu. Refakatçileri gelemediği için tüm bakımları hastanemiz, çalışanlarımız tarafından üstlenildi. Türkiye’nin misafirperverliği ve ekibimizin de güler yüzü sayesinde tedavisine devam ettik. Oldukça şanslı, havada olsaydı daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalma durumu olabilirdi" dedi. Kuveyt’te çalışan 61 yaşındaki Bernd Brockmeyer, yeni yılı Almanya’daki ailesiyle birlikte karşılamak için İstanbul aktarmalı olarak uçuş yapacağı sırada 19 Aralık’ta İstanbul Havalimanı’nda rahatsızlandı. Havalimanında yapılan müdahalenin ardından Brockmeyer, ambulans ile hızla Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan ekokardiyografi gibi işlemlerde aort kapak darlığı ve koroner arter hastalığı tespit edildi. Hastaya durumu hakkında bilgi verilirken yeni bir uçuşu bu şekilde yapamayacağı bildirildi. Yapılan görüşmeler sonrası ameliyat kararı alındı. Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından 30 Aralık’ta gerçekleştirilen, yaklaşık 6 saat süren operasyon başarıyla tamamlandı. Brockmeyer ve hastane ekibi büyük mutluluk yaşadı. Eşyaları bile havalimanında kaldı, sağlık çalışanları destek oldu Öte yandan, neredeyse tüm eşyaları havalimanında kalan ve yanında ailesinden herhangi biri bulunmayan hastanın ihtiyaçlarının da şehir hastanesi ekibi tarafından karşılandığı öğrenildi. Bir dönem Türkiye’de de çalıştığını söyleyen Brockmeyer, havalimanında uçuşa yetişmek için acele ettiğini ve bir anda yaşadığı rahatsızlıkla sarsıldığını söyledi. Her şeyin çok hızlı geliştiğini aktaran Brockmeyer, tedavisi sonrası hastane ekibine teşekkür etti. Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi ise taburcu edilen hastanın rahatsızlığı ve tedavisi hakkında bilgi verirken hastanede adeta Türk misafirperverliğinin bir örneğinin yaşandığını aktardı. "Tüm bakımları, her şeyi hastanemiz, çalışanlarımız tarafından üstlenildi" Hastasıyla ilgili konuşan Prof. Dr. Nihan Kayalar, "Noel tatili için Almanya’ya İstanbul Havalimanı aktarmalı giderken havalimanında bir baygınlık geçiriyor, göğüs ağrısı oluyor. Tetkiklerde hem ciddi aort kapağında darlık hem de sol ana damarında yüzde 95’e varan çok ciddi bir darlık tespit ediyoruz. 2 lezyonun birleşimiyle tekrar ani bir uçuş yapması çok riskli olacağından müdahalelerini burada yapmaya karar verdik. Yılbaşından hemen önce 3 damarına by pass yaptık. Aort kapağını da değiştirdik, hastamız iyi seyretti. Onun için çok zor bir süreç oldu, geldiğinde havalimanından eşyalarını bile alamamıştı, yanında hiçbir şeyi yoktu. Telefonunun bulunması, eşyalarının getirilmesi, asistanlarımız özellikle ilgilendi. Refakatçileri gelemediği için tüm bakımları, her şeyi hastanemiz, hemşirelerimiz, asistanlarımız, çalışanlarımız tarafından üstlenildi. Biz onu yalnız bırakmadık, o da uyumlu bir hasta oldu" şeklinde konuştu. "Hiçbir şikayeti olmadan, aniden bu şikayetle geliyor" Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Kayalar, "Koroner arter hastalığı var, bunun bir sürü risk faktörü var; kolesterolün yüksek olması, hipertansiyon olması, aile hikayesi gibi. Yıllar içinde yavaş yavaş gelişmiş ve sonunda semptom vermeye başlamış bir hastalık. Hastamızın aort darlığının sebebi; yaşla birlikte zamanla kapağın bozulması olarak söyleyebiliriz. 1 yıl önce eşini kaybetmiş, sonrasında çok stresli bir dönem yaşadığını ifade ediyor. Bu da belki semptomlarının biraz daha artmasında rol oynamış olabilir. İkisinin kombinasyonu daha da riskli hale geliyor. Oldukça şanslı bir hastaymış, olay geliştiği anda çok daha olumsuz sonuçlanabilirdi, neyse ki buraya kadar ulaşabildi. Kalp durması gibi bir şey yaşamış olsaydı ki bu hastalarda olabiliyor o zaman bu tür bir hastayı hastanede bile olsa geri döndürme çok zor olur. İnsanlar, semptom vermeden böyle şeylerle karşılaşabiliyor, rutin kontrollerin yapılmasını bu yüzden öneriyoruz. Hastamız, daha önce hiçbir şikayeti olmadan, aniden bu şikayetle geliyor. Bütün ekibimize gerçekten teşekkür ederim, bakımında herkesin çok emeği ve rolü oldu. Neyse ki hastamızı sorunsuz bir şekilde gönderebileceğiz, ekip olarak gayet mutluyuz" dedi. "Şanslı, havada olsaydı ameliyata bile yetiştiremeyebilirdik" "İstanbul Havalimanı’na en yakın hastanelerden biri olduğu için ambulansla hastanemize getiriliyor" diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Sinan Erkut ise, "Transit uçuş sırasında İstanbul Havalimanı’nda şikayetleri gelişiyor. Bütün eşyaları havalimanında kalmıştı, kendisi oldukça şok geçirmiş gibi diyebiliriz, üzülmüştü. Tabi Türkiye’nin misafirperverliği ve ekibimizin de güler yüzü sayesinde burada tedavisine devam ettik. Operasyon yaklaşık 5-6 saat kadar devam etti. Gayet de başarılı bir şekilde işlemleri tamamladık. Özellikle asistan arkadaşlarımız her konuda yardım etti, her türlü desteği sağladılar. Hastanemiz de gereken bütün desteği gerçekleştirdi, tüm bakımları da hastane personeli tarafından yapıldı. Şanslı bir kişi, belki bu krizi havada geçirmiş olsaydı daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalma şansımız olabilirdi, hastayı ameliyata bile yetiştiremeyebilirdik" ifadelerini kullandı. "Uçağa yetişmenin heyecanı mı derken, bir anda bayılıyor" Hastaya olabildiğince destek olmaya çalıştıklarını anlatan Asistan Dr. Orhan Açıl, "Hastamız Kuveyt’te bir mühendis olarak çalışıyor, yılbaşı için Almanya’ya ailesinin yanına giderken İstanbul Havalimanı’nda aktarma yapıyor. Süreci hastadan sorduğumda daha önceden hiçbir hastalığının olmadığını, kendisine dikkat etmeye çalıştığını söylüyor. ’nefes nefese kaldım’ acaba uçağa yetişmenin heyecanı mı derken, bir anda bayılıyor. Hasta, burada kalmak ve ameliyat olmak istediğini söyledi. Detaylarını istedi, ’kalırsam nasıl bir süreç beni bekliyor’ diye. Bir şekilde telefonuna, eşyalarına ulaştık. En hızlı şekilde hastayı hazırlamayı başardık. Hep transit uçuşlarında Türkiye’yi kullanıyormuş" diye konuştu.