Yerel Haberler
İstanbul
22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:49 Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk durumuna ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı, 3 tutuklu sanığın tahliyesini talep etti. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar’ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk durumu ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Duruşma savcısı, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi’nin tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti. Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin’in aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıkların ise kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep edildi. Tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesi talep edildi. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:35 47 girişim arasından seçilen RareSum, Cenevre’de Türkiye’yi temsil edecek Akbank’ın inovasyon merkezi Akbank LAB ile Birleşmiş Milletler’in telekomünikasyon ajansı International Telecommunication Union (ITU) iş birliğiyle ikinci kez düzenlenen AI for Good Innovation Factory Türkiye programında kazanan girişim RareSum oldu. 47 girişim arasından seçilen girişim, Cenevre’de Türkiye’yi temsil edecek. Akbank LAB’in lokal partnerliğinde, ReFi Türkiye çatısı altında ikinci kez hayata geçirilen AI for Good Innovation Factory Türkiye, bu yıl da girişimlerin yapay zekâyı sağlık, tarım ve su yönetimi gibi insan hayatına doğrudan temas eden alanlarda çözüm üretme kabiliyetlerini değerlendirdi. Program, Türkiye girişimcilik ekosisteminin küresel yapay zekâ gündemiyle daha güçlü biçimde entegre olmasına ve yerel çözümlerin uluslararası görünürlük kazanmasına zemin hazırladı. AI for Good Innovation Factory Türkiye’ye bu yıl başvuran 47 girişim arasından seçilen 5 finalist, geliştirdikleri çözümleri jüri karşısında sunarak Türkiye’yi Cenevre’de temsil edecek girişim olmak için yarıştı. Jüri değerlendirmesi sonucunda nadir hastalıklar alanında sağlık profesyonellerine yapay zekâ destekli araştırma ve karar destek çözümleri sunan RareSum birinci seçildi. Girişim, dünyanın farklı ülkelerinden teknoloji liderleri, yatırımcılar, kamu temsilcileri ve girişimcilik ekosistemi paydaşlarını bir araya getiren AI for Good Global Summit’te Türkiye’yi temsil edecek ve 20 bin dolarlık büyük ödül için yarışacak. Girişimler, yapay zekâyı tarımdan sağlığa uzanan alanlarda çözüm üretmek için kullanıyor Programa başvuran girişimler arasından seçilen diğer finalistler; su yönetimi platformu Blueit; konuşma ve dil terapisi süreçlerini yapay zekâ ile destekleyen Diltigo; tarımda dijital dönüşümü destekleyen, veri odaklı hassas tarım çözümleri sunan FarmLabs ve uzaktan algılama ve yapay zekâ alanlarında öncü teknolojilerle sürdürülebilir ve akıllı çözümler sunan Smart City & Partners oldu. AI for Good Innovation Factory Türkiye, güçlü jüri kadrosu ile küresel platformda Türkiye’yi temsil edecek girişimi seçti Programın jürisinde Akbank LAB İnovasyon Merkezi Müdürü Osman Emre Geredeli; Parton Big Data Kurucusu ve Türkiye Yapay Zekâ Platformu Eş Başkanı Profesör Altan Çakır; Founder One Genel Partneri Ali Şahin; Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Görevlisi, AU INOVA Araştırma Merkezi ve INOVA NeuroLab Direktörü Dicle Yurdakul ve Türkiye Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Öztürk yer aldı. AI for Good Innovation Factory Türkiye Spotlight Session ismi verilen sunum gününde, 5 dakikalık sunumlarının ardından jürinin sorularını yanıtlayan finalistler, jüri puanlaması ile değerlendirildi. Yarışmanın birincilik ödülüne layık görülen RareSum, Birleşmiş Milletler tarafından atanmış, alanında uzman isimlerden mentorluk desteği, Hızlandırma Programı kapsamında önceki girişimlerle deneyim paylaşımı, iş birliği ve karşılıklı destek için bağlantı kurma imkânı ve AI for Good Innovation Factory Büyük Finali’nde yarışma imkânlarının sahibi oldu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:34 Rönesans Enerji ilk batarya yatırımını başlattı Rönesans Holding ve TotalEnergies ortaklığıyla faaliyet gösteren ve Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefiyle yatırımlarını sürdüren Rönesans Enerji, enerji depolama alanındaki ilk yatırımını hayata geçiriyor. Şirket, Alarko Gotion Green Enerji ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, Sibel Rüzgar Enerji Santrali (RES) için batarya enerji depolama sistemi (BESS) tedarikine yönelik sözleşme imzaladı. Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarını çeşitlendirerek güçlendiren Rönesans Enerji, bu adımıyla üretim süreçlerini daha esnek, verimli ve öngörülebilir hale getirmeyi hedefliyor. Rönesans Enerji portföyünde yer alan, İzmir’de bulunan 88 MWm kurulu güce sahip Sibel RES bünyesinde kurulacak batarya sistemi sayesinde, rüzgar enerjisinin doğası gereği oluşabilen üretim sapmalarından kaynaklanan dengesizlik maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor. Üretim profilinin daha esnek ve kontrol edilebilir hale gelmesini sağlayacak bu yatırımla, şirketin toplayıcılık portföyünün daha etkin, öngörülebilir ve optimize edilmiş bir şekilde yönetilmesi mümkün olacak. Enerji depolama sisteminin devreye alınmasıyla birlikte, piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalardan faydalanılarak gelir optimizasyonu sağlanması, kesinti (curtailment) kaynaklı üretim kayıplarının ve dengesizlik maliyetinin azaltılması, genel portföy kârlılığı ile operasyonel verimliliğin artırılması hedefleniyor. Bu adım, yenilenebilir enerji üretiminin piyasa koşullarına daha uyumlu ve yönetilebilir hale gelmesine katkı sağlayan yeni nesil enerji yönetimi yaklaşımının önemli bir örneğini oluşturuyor. Depolamalı yatırımların portföydeki ağırlığı artacak Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, enerji depolama yatırımlarının önümüzdeki dönemde portföy içinde daha geniş yer tutacağını belirterek, şunları söyledi: "Önümüzdeki beş yılda önceliğimiz enerji depolama yatırımları olacak. Kapasite artışı bizim için kritik önem taşıyor. Bu kapsamda temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımıza da devam edeceğiz. Bunun yanı sıra türbin yenileme yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Depolamalı rüzgar ve güneş projeleri öncelik verdiğimiz alanlar arasında yer alıyor. Ayrıca hibrit santrallere yönelik yatırımlarımız da devam edecek. Bu süreçte dijitalleşme ve yapay zeka destekli bakım ve işletme çözümlerine odaklanıyoruz. Amacımız aynı altyapıdan daha fazla, daha verimli ve daha esnek üretim sağlamak. Bugün itibarıyla kurulu gücümüz 577 MW seviyesinde. İki yılda kurulu gücümüzü 3.5 katına çıkardık. Proje portföyümüz ise 1.400 MW’a ulaşmış durumda. 2027 yılında kurulu gücümüzü 1.000 MW’a, 2028 yılında ise 2.000 MW’a çıkarmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki iki yılda yatırımlarımız ağırlıklı olarak rüzgar, güneş, depolamalı ve esnek üretim içeren projelerde yoğunlaşacak. Güvenilir enerjiyi esnek üretim çözümleriyle birleştirip entegre enerji üretimi sağlamayı amaçlıyoruz." Söz konusu yatırım, şirketin enerji üretimini ileri teknoloji çözümlerle destekleyerek daha entegre ve esnek bir yapıya dönüştürme stratejisinin önemli bir adımı olarak öne çıkıyor.
Kartal’da tarihe yolculuk: "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi açıldı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:17 Kartal’da tarihe yolculuk: "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi açıldı Kartal Belediyesi, Anadolu’nun derin hafızasını sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında hazırlanan "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi, Kartal Belediyesi Fuaye Alanı’nda gerçekleştirilen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Kartal Belediyesi’nin desteği, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Gül, Dr. Öğr. Üyesi Kader Altın ve Erzincan 24 Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Cemal Çiçek’in iş birliğiyle hazırlanan sergi; 19. yüzyıl Erzincan’ını fotoğrafın tanıklığında gün yüzüne çıkarıyor. 1939 depremiyle büyük bir yıkım yaşayan kentin; sosyal yaşamından mimari estetiğine, çarşılarından mahalle dokusuna kadar pek çok tarihi katmanı, görsel bir köprü kurarak bugüne taşıyor. Sergi, bir şehrin hafızasına tanıklık etme imkânı sunuyor Açılışta konuşan Erzincan 24 Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Cemal Çiçek, serginin sadece bir görsel şölen değil, aynı zamanda bir şehrin ruhuna tanıklık etme imkânı sunduğunu ifade etti. Çiçek, konuşmasında şunları kaydetti: "Bu kareler, artık var olmayan mekânların ve unutulmaya yüz tutmuş yaşam biçimlerinin belgesidir. Erzincan, 19. yüzyılda doğu ile batı arasında bir merkezdi. Amacımız, bu medeniyet mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır." Kartal Belediyesi Meclis Üyesi Özkan Özdemir ise konuşmasında Erzincan’ın kültürel zenginliğine dikkat çekerek; "Erzincan, dostluk ve muhabbetin bir arada yaşandığı, ülkemizin siluetini yansıtan çok özel bir kenttir. Bu sergiyi Kartallı komşularımızla buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Özdemir, konuşmasının ardından Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in sevgi ve selamlarını ileterek Cemal Çiçek’e günün anısına Kartal heykelciği takdim etti. Sergiye yoğun katılım Açılış törenine; Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları Adem Uçar ve Mustafa Ağdaş, Sancaktepe Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Kılıç, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, başkan danışmanları, birim müdürleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Satın aldığı change araca orijinal raporu veren ekspertiz firmasından şikayetçi oldu
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:13 Satın aldığı change araca orijinal raporu veren ekspertiz firmasından şikayetçi oldu İstanbul Bağcılar’da 4 ay önce 680 bin liraya satın aldığı aracın change olduğunu öğrenen Arif Akyüz, büyük şok yaşadı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğüne giden Arif Akyüz, aracın bilgilerini değiştiren kişilerden ve ekspertizden şikayetçi oldu. İddiaya göre, Bağcılar’da, geçtiğimiz Aralık ayında bir araç satın almak isteyen Arif Akyüz, oto galerici olan akrabası E.A. ile görüştü. E.A. durumu ortağına belirtti. Bunun üzerine ortağı F.A. ise elinde bir araç olduğunu söyledi. Fiat Doblo marka aracı görmeye giden Akyüz ve E.A., aracın çalışır halde olduğunu gördü ve ekspertize sokmak istedi. Akyüz, ekspertizde kusur tespit edilemeyen aracı 680 bin lira ödeyerek satın aldı. Arif Akyüz ve F.A., satın alma işlemi için notere gitti ve işlemleri gerçekleştirdi. Akyüz, plaka değişikliği yaparak, aracı kendi üzerine tescil ettirdi. Aracı satın aldıktan sonra ünlü bir ekspertiz firmasına götüren Akyüz, burada aracın tüm parçalarının orijinal olduğuna dair rapor aldı. 4 ay satın aldığı araç change çıktı İddiaya göre, aracı kullanmaya başladıktan yaklaşık 4 ay sonra Akyüz’ü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri aradı. Ekipler Akyüz’e, aracın change olduğunu belirtilerek Oto Hırsızlık Büro Amirliğine ifadeye çağırdı. Ekipler, çalıntı olduğunu belirterek araca el koydu. Araç, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi’nde incelendi. Üniversite tarafından hazırlanan raporda, aracın klima ve bazı yerlerinin hatalı olduğu, aracın motor numarasının bir kamyonete ait olduğu, araç ve sicil numarasının birbiriyle uyumlu olmadığı ve araç motorunun, yakalamalı haciz kaydı bulunan bir başka araca ait olduğu ortaya çıktı. Raporda, aracın orijinal şase numarasının yerinden sökülerek, yerine sonradan takılan bir numara eklendiği, araç ve sicil numarasının birbiri ile uyum sağlamadığı, marka, tip, model yılı, parça imalat tarihleri, özel güvenlik numarası ve orijinal motor numarası bakımından üzerine yakalamalı haciz kaydı bulunan bir başka plakalı aracın sicil numarası ile uyum sağladığı aktarıldı. Şikayetçi oldu Arif Akyüz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğüne giderek, aracın bilgilerini değiştiren kişilerden ve son gittiği ekspertiz firmasından şikayetçi oldu. Akyüz, aracı satın aldığı kişilerin de mağdur olduğunu belirterek, bu kişilerden şikayetçi olmadı. "Orijinal dediler, change çıktı" Yaşanan olayla ilgili konuşan mağdur Arif Akyüz, "Kendime bir araba aldım. İlk olarak notere götürdüm, ünlü bir ekspertize de koydum. Bir şey demediler, orijinal dediler, sonra emniyet geldi. Change çıktı diye elimden alındı. Aldığım kişiler de mağdur, biz de mağduruz, Onlarda şikayetçi change yapanlardan. Aldığım kişilerde ayrı bir ekspertize koymuş, onlara da orijinal demişler, onlar da mağdur" şeklinde konuştu. Mağdurun avukatı Mehmet Akyüz ise, "Müvekkilim Arif Akyüz, bundan yaklaşık 4 ay önce bir araç satın alıyor, satın aldıktan sonra kendisi aracı çok ünlü bir ekspertiz firmasına götürüyor. Aracın tüm parçalarının orijinal olduğuna dair rapor alıyor, daha sonrasında aracın ruhsatına bakıyor, muayeneden geçtiğini görüyor, notere giderek bu aracın satışını gerçekleştiriyor. Aracı aldıktan yaklaşık 4 ay sonra polis ekipleri kendisini arıyor ve aracın change şüphesi olacağı gerekçesiyle Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğüne davet ediyorlar. Oto hırsızlık ekiplerince araca el koyma işlemi gerçekleştiriliyor. Araç, İstanbul Teknik Üniversitesi laboratuvarına gidiyor ve orada aracın change olduğu, başka ağır hasarlı bir aracın şasesinin kazılarak, enjektör yöntemiyle takıldı. Aracın, hacizli, yakalamalı bir araç olduğu ortaya çıkıyor" diye konuştu.
NASA Bilim İnsanı Sidd Bikkannavar öğrencileri ile buluştu
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:43 NASA Bilim İnsanı Sidd Bikkannavar öğrencileri ile buluştu Uzun yıllardır NASA’da görev yapan bilim insanı Sidd Bikkannavar, Yakın Doğu Koleji’nde öğrencilerle buluşarak Hubble ve James Webb teleskopları üzerinden uzay teknolojilerinin gelişimini ve NASA’daki deneyimlerini paylaştı. Artemis II görevinin devam ettiği günlerde gerçekleşen seminer, öğrencilere ilham veren bir bilim buluşmasına dönüştü. Artemis II, 1 Nisan 2026’da dört astronotla başarıyla fırlatılarak insanlığı 50 yılı aşkın bir aradan sonra yeniden Ay çevresine taşıdı. İniş içermeyen bu görevde Orion kapsülü Ay’ın etrafında dolanıp yerçekimini kullanarak dönüşe geçti ve şu anda Dünya’ya geri yolculuğunu sürdürüyor. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’da uzun yıllardır uzay teleskop programlarında çalışan bilim insanı Sidd Bikkannavar ise aynı günlerde Yakın Doğu Koleji öğrencileri ile buluştu. Yakın Doğu Koleji’nde gerçekleştirilen seminerde öğrencilerle buluşan Bikkannavar, "Hubble" ve "James Webb" teleskopları başta olmak üzere NASA’nın geçmişten günümüze geliştirdiği uzay görüntüleme teknolojilerini anlattı. Dünya yörüngesinde görev yapan Hubble Uzay Teleskobu’nun, evrenin derinliklerinden elde ettiği yüksek çözünürlüklü görüntülerle astronomi alanında çığır açtığını belirten Bikkannavar, James Webb Uzay Teleskobu’nun ise kızılötesi gözlem yeteneği sayesinde evrenin ilk oluşum dönemlerine dair daha önce ulaşılamayan verilere erişim sağladığını söyledi. Bu teleskopların geliştirilme süreçlerini ve uzay gözlem teknolojilerinin yıllar içindeki evrimini sade ve anlaşılır bir dille aktaran Bikkannavar, aynı zamanda bu projelerde karşılaşılan mühendislik zorluklarını ve bu zorluklara yönelik geliştirilen çözümleri örneklerle paylaşarak öğrencilerin konuyu daha iyi kavramasına katkı sağladı. Raif Asvaroğlu: "Geleceğin bilim insanlarını yetiştirmeyi hedefliyoruz" Etkinliğin öğrenciler üzerindeki etkisine dikkat çeken Yakın Doğu Koleji Müdürü Raif Asvaroğlu, "Dünyanın en saygın bilim kurumlarından biri olan NASA’da uzun yıllardır görev yapan Sayın Sidd Bikkannavar’ı okulumuzda ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduk. Öğrencilerimizin böylesine değerli bir bilim insanıyla bir araya gelerek uzay teknolojileri hakkında doğrudan bilgi edinmeleri, onların bilimsel meraklarını ve gelecek vizyonlarını güçlendiren son derece kıymetli bir deneyim oldu" ifadelerini kullandı. Öğrencilerini akademik bilgiyle donatırken onları küresel gelişmeleri takip eden, bilimsel düşünceyi benimseyen ve geleceğin dünyasında söz sahibi olabilecek bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Asvaroğlu, "Sayın Bikkannavar’ın paylaştığı deneyimlerin ve ilham verici anlatımının öğrencilerimiz üzerinde uzun vadeli etkiler bırakacağına inanıyorum. Başta Sayın Bikkannavar olmak üzere bu anlamlı buluşmanın gerçekleşmesine katkı sağlayan herkese içten teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
Fatih’te cezaevinden izinli çıkarak ailesinin yanına gelen şahıs kendini ateşe verdi
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:38 Fatih’te cezaevinden izinli çıkarak ailesinin yanına gelen şahıs kendini ateşe verdi İstanbul’un Fatih ilçesinde cezaevinden izinli çıkarak ailesinin yanına gelen şahıs kendini ateşe verdi. O esnada balkona çıkan şahıs dengesini kaybederek beton zemine düştü. O anlar kameraya yansıdı. Olay, saat 10.30’da Fatih ilçesi Akşemsettin Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre cezaevinden izinli çıkan M.K., isimli şahıs ailesinin yaşadığı eve geldi. Burada kendini ateşe veren M.K., kaldığı dairenin penceresinden dengesini kaybederek aşağıya düştü. M.K.’nın düştüğünü görenler, durumu polis, itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, M.K.’yı ambulansla hastaneye götürdü. İtfaiye ekiplerinin yaptıkları çalışmalar sonrası evdeki yangın tamamen söndürülürken, yangın esnasında M.K.’nın camdan düştüğü anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay ile ilgili konuşan Halit Balcı, "Herhalde içeride yatıyormuş. Biz de detayları tam bilmiyoruz. Pat diye arkama düştü. O anda arkadaşları yetişti. İtfaiye ve ambulans hepsi geldi" dedi. Komşusu Gülseren Deniz, "Benim karşı komşum ama ne oldu ben de bilmiyorum. Oradan buradan öğreniyorum. Çocuk kendini yakmış. Allah hidayet eylesin, ben de bilmiyorum geçen hafta taşındılar buradan gittiler ve anahtarı almışım" diye konuştu. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
İstanbul’da dev gösteri için geri sayım
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:10 İstanbul’da dev gösteri için geri sayım Dünyaca ünlü sahne sanatları topluluğu Cirque du Soleil, en iddialı prodüksiyonları arasında gösterilen "OVO" ile 10 yıl aradan sonra İstanbullu sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, izleyiciyi böceklerin renkli ve hareketli dünyasına davet eden gösteri, 21-24 Mayıs tarihlerinde Ülker Arena’da toplam 8 performansla sahnelenecek. Biletleri Biletinial platformu üzerinden satışa sunulan etkinlik, görsel şovlarıyla sezonun öne çıkan sanat etkinlikleri arasında yer alıyor. Yüksek tempolu akrobasi performansları, etkileyici sahne tasarımı ve dinamik müzikleriyle doğanın ritmini sahneye taşıyan OVO, izleyicilere yaşamı mikro ölçekte yeniden keşfetme imkanı sunuyor. Doğadan ilham alan formların modern grafik detaylarla birleştiği gösterinin kostüm tasarımı Liz Vandal imzası taşıyor. Hareket özgürlüğü sağlayan özel kumaşlar ve plise teknikleri, akrobatik performansların görsel etkisini artırıyor. Gringo Cardia tarafından hayata geçirilen sahne tasarımında ise dev bir ağaç gövdesini andıran zemin ve gösterinin merkezinde yer alan 8,5 metrelik yumurta figürü öne çıkıyor. Gösterinin müzikleri ise Berna Ceppas tarafından bestelendi. Bossa nova, samba, funk ve elektronik ögelerin bir araya geldiği, doğadaki seslerden ilham alan kompozisyonlar sahnedeki hareketlilikle bütünleşerek izleyiciye çok katmanlı bir deneyim yaşatıyor.
ING Türkiye, çalışanlara yönelik Yapay Zekâ Zirvesi düzenledi
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:09 ING Türkiye, çalışanlara yönelik Yapay Zekâ Zirvesi düzenledi ING Türkiye, çalışanlara yönelik Yapay Zekâ Zirvesi düzenledi. Etkinlikte ING’nin yapay zekâ stratejisi, organizasyonel dönüşüm yaklaşımı ve insan-makine iş birliğine dayalı geleceğe bakışı kapsamlı biçimde değerlendirildi. ING Türkiye, yapay zekâ dönüşümünü stratejisinin merkezine alarak hem teknoloji yatırımını hem de kültürel dönüşümü önceliklendiriyor. Bu yaklaşım doğrultusunda Genel Müdürlük binasında çalışanlara yönelik düzenlenen Yapay Zekâ Zirvesi, yapay zekânın dönüştürücü gücünü farklı perspektiflerle ele alan önemli bir platform oldu. Etkinlikte ING’nin yapay zekâ stratejisi, organizasyonel dönüşüm yaklaşımı ve insan-makine iş birliğine dayalı geleceğe bakışı kapsamlı biçimde değerlendirildi. Zirve, ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz ve İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen’in açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmalarda ING’nin yapay zekâ dönüşümünü en erken benimseyen kurumlar arasında yer aldığı, bu alanda öncü olma hedefiyle ilerlediği ve yapay zekânın karar mekanizmalarına entegrasyonunu organizasyonel dönüşümün önemli bir parçası olarak konumlandırdığı vurgulandı. Gün boyunca düzenlenen panellerle yapay zekâ çağı uzman isimler, ING yöneticileri ve çalışanların katılımıyla çok yönlü bir şekilde ele alındı. "Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmak" başlıklı oturuma konuk olan Doç. Dr. Şebnem Özdemir, yapay zekâ alanındaki güncel gelişmeleri ve insan üzerindeki etkilerini değerlendirdi. ING Türkiye’nin farklı iş birimlerinden sorumlu üst düzey yöneticiler ise gerçekleştirdikleri panellerde yapay zekânın kurum içindeki rolünü ve dönüşüm etkilerini paylaştı. ING Türkiye, yapay zekayı stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyor Zirve kapsamında sunulan içeriklerin, ING Türkiye’nin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, iş modeli ve kurum kültürünü dönüştüren stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırdığını ortaya koyduğu belirtildi. Yapılan açıklamaya göre; ING, müşteri deneyiminden risk yönetimine, operasyondan pazarlamaya kadar geniş bir alanda yapay zekâdan etkin şekilde yararlanıyor. Ayrıca operasyon tarafında geliştirilen projeler, yapay zekânın iş sonuçlarına yansıyan somut etkilerini gösteren güçlü örnekler sunuyor. Ajan tabanlı yapay zekâ gibi yeni nesil teknolojiler yakından takip edilerek geleceğin iş modelleri için güçlü bir hazırlık yapılıyor. İnsan Kaynakları alanında yürütülen çalışmalar ise ING’nin yapay zekâyı insanın yetkinliklerini güçlendiren bir yardımcı olarak konumlandırdığını gösteriyor. Bu doğrultuda simbiyotik zekâ yaklaşımı temel alınarak, çalışanların yapay zekâ ile birlikte daha etkili, üretici ve verimli çalışmasını destekleyen bir kurum kültürü inşa ediliyor. Ayrıca karar alma süreçlerinde yapay zekâdan gelen çıktılara güven duyan ve insan-makine iş birliğini sistematik biçimde güçlendiren bir yapı oluşturuluyor.