Yerel Haberler
İzmir
İzmir belediyelerinde maaş krizi: 3 ilçede memurlar iş bırakma eyleminde 27 Nisan 2026 Pazartesi - 13:00:33 İzmir’de ilçe belediyelerinde patlak veren Toplu İş Sözleşmesi (TİS) krizleri giderek büyüyor. Karşıyaka, Bayraklı ve Buca belediyelerinde görev yapan memurlar, kazanılmış haklarının mevcut rakamların altına çekilmek istenmesine karşı iş bırakma eylemleri gerçekleştiriyor. Özellikle Bayraklı Belediyesinde 2 haftadır devam eden krizde, memurların tepkisi çığ gibi büyürken, Karşıyaka ve Buca belediyelerindeki emekçiler de seslerini yükseltmek için eylem sürecine dahil oldu. Teklif yarı yarıya düşürüldü, memurlar eylem yaptı Bayraklı Belediyesinde, belediye yönetimi ile Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube arasında yürütülen TİS görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması krizi derinleştirdi. Memurların mevcut 24 bin 465 TL olan TİS haklarının, belediye yönetimi tarafından sunulan yeni teklifle 13 bin 328 TL’ye düşürülmek istenmesi ipleri kopardı. 2 haftadır iş bırakma eylemi yapan memurlar, bugün de belediye binası önünde bir araya gelerek sloganlar eşliğinde tepkilerini dile getirdi. "Kazanılmış haklar pazarlık konusu yapılamaz" Belediye binası önünde memurlar adına açıklamalarda bulunan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Filiz, Bayraklı Belediyesinde yürütülen sürecin çözüm üreten bir müzakere zemini olmaktan çıkarıldığını savundu. Filiz, "Bugün burada, yaşanan hak gasplarına ve dayatmalara karşı sesimizi yükseltmek için bir aradayız. Emekçilerin kazanılmış haklarının tartışmaya açıldığı bir dayatma sürecine dönüştürülmüştür. Gelinen noktada belediye yönetimi tarafından sunulan teklif, mevcut toplu sözleşmenin dahi gerisine düşmüştür. Bu teklif, emeği yok sayan, kazanılmış hakları ortadan kaldırmayı hedefleyen bir anlayışın ürünüdür. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Kazanılmış haklar pazarlık konusu yapılamaz. Mevcut sözleşmenin altına düşen hiçbir teklifi kabul etmiyoruz" diye konuştu. "Haklarımız hedef alınıyor" "Toplu sözleşme bir lütuf değildir" diyerek eylemlerin sadece Bayraklı ile sınırlı kalmadığını ve İzmir’in diğer metropol ilçelerine sıçradığını vurgulayan Filiz, şu ifadelere yer verdi: "Toplu sözleşme anayasal ve demokratik bir haktır. Bu hak, keyfi yorumlarla daraltılamaz, idari tasarruflarla ortadan kaldırılamaz. Buradan Belediye Başkanı İrfan Önal’a da sesleniyoruz: Masaya, mevcut sözleşmenin üzerinde, emekçiyi koruyan, İzmir’in gerçek yaşam şartlarını gözeten, adil ve gerçekçi bir teklif ile gelin. Aksi halde bilinmelidir ki, bizler yasal, demokratik ve meşru tüm haklarımızı kullanmaktan geri durmayacağız. Bu bir tehdit değil, demokratik hukuk düzeninin bize tanıdığı hakkın açık bir ifadesidir. Sadece burada değil, Bayraklı’da, Karşıyaka’da, Buca’da ve Narlıdere’de TİS haklarımız hedef alınmaktadır. Bunu asla kabul etmiyoruz."
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:02 Göztepe, 4 büyüklerden sonra en başarılı iç saha takımı Göztepe; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un ardından ligin en başarılı iç saha takımı konumunda bulunuyor. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, bu sezon iç sahada sergilediği performansla dikkatleri çekmeye devam ediyor. Sarı-kırmızılılar şu ana kadar 16 maça çıkarken; 7 galibiyet, 7 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. İzmir ekibi, toplayabileceği 48 puanın 28’ini hanesine yazdırmayı başardı. Böylece Göztepe; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un ardından ligin en başarılı iç saha takımı konumunda bulunuyor. Göztepe, sezonun son iç saha maçında Gaziantep FK’yi mağlup ederek taraftarı önündeki başarılı performansını galibiyetle tamamlamayı hedefliyor. Sadece Galatasaray ve Beşiktaş’a kaybedildi Bu sezon taraftarı önünde etkili bir performans ortaya koyan Göztepe, sadece 2 kez mağlubiyet yaşadı. Gürsel Aksel Stadyumu’nda Beşiktaş, Başakşehir, Gençlerbirliği, Samsunspor, Çaykur Rizespor, Karagümrük ve Antalyaspor’u mağlup eden İzmir ekibi; Konyaspor, Fenerbahçe, Kocaelispor, Kayserispor, Eyüpspor, Alanyaspor ve Kasımpaşa ile ise berabere kaldı. Sarı-kırmızılılar iç sahada bu sezon yalnızca lider Galatasaray ve ikincilik mücadelesi veren Trabzonspor’a mağlup oldu. Evinde 22 gol attı, 13 gol yedi Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynan maçlarda zaman zaman taraftarına bol gollü maçlar izleten Göztepe, evinde oynadığı 16 maçta 22 kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. İzmir ekibi, bu süreçte rakiplerinin attığı 13 gole ise engel olamadı. Stanimir Stoilov’un öğrencileri, iç sahadaki 9 maçta ise kalesini gole kapatarak önemli bir başarıya imza attı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:37 Zeytinin zirvesi İzmir’de kuruluyor İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan da başlıyor. İzmir Fuar Alanında 2 Mayıs 2026 tarihine kadar açık kalacak organizasyon C Hol’de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı bir etkinlik programıyla da katılımcılara önemli fikirler ve bilgiler sağlayacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği imkanlarını geliştirmek maksadıyla düzenleniyor. Zeytinin bahçede üretimden, işleme ve tüketimine kadar uzanan geniş bir yelpazede, faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. Fuara üretici 85 firma katılıyor. Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılacak üreticeler var. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, makine tanıtımları, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği fuar programı, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech’in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00’de gerçekleştirilecek açılış töreni ve 12 de başlayacak panel ile starta alacak. Panelde "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirilecek. "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" başlığı ile zeytin üretiminde katma değer sağlama konusu ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30’da gerçekleştirilecek "Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler" başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, lezzet analizi ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45’te düzenlenecek "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" panelinde ise üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin genç müteşebbislerin tecrübeleri paylaşılacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech’te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00’de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı’nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir’in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’nın gastronomi ile entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs’ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, "Üretim - Emek - Değer Zinciri" temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00’de düzenlenecek "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15’te gerçekleştirilecek "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, "Tüketim - Deneyim - Algı" temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00’da gerçekleştirilecek "Dr. Zeytin" oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00’de düzenlenecek "Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15’te gerçekleştirilecek "Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri" başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı "Olivbar" alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan "Köstem Zeytinyağı Müzesi" özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 - 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:27 Yusuf Şimşek: "Bu hikayede herkesin emeği var" Altınordu Teknik Direktörü Yusuf Şimşek, TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta sezonun tamamlanmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, düşmesi beklenen kırmızı-lacivertli ekibin ligde kalmasında kulüpteki herkesin emeğinin bulunduğunu ifade etti. TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, sezona kötü bir başlangıç yapmasının ardından aldığı sonuçlarla küme düşmesi muhtemel takımlar arasında gösterilmeye başlandı. Ancak İzmir ekibi, teknik direktör Yusuf Şimşek’in göreve gelmesiyle birlikte çıkışa geçerek elde ettiği başarılı sonuçlarla ligde kalmayı başardı. Ligin tamamlanmasının ardından Yusuf Şimşek sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yaptı. Deneyimli çalıştırıcı, kendisine destek olan herkese teşekkür ederken Altınordu’nun hak ettiği yerlere mutlaka ulaşacağına inandığını ifade etti. "Birlikte başardık" Zor bir dönemde devraldıkları bu büyük camiada, ilk günden bu yana kendilerine destek olan herkese gönülden teşekkür ederek sözlerine başlayan Altınordu Teknik Direktörü Yusuf Şimşek, "Başta Sayın Başkanımız Mehmet Seyit Özkan’a; güveni, desteği ve duruşuyla bu sürecin en önemli yapı taşlarından biri olduğu için... Barış Bey’e, Semih Bey’e ve Ozan Bey’e; her an hissettirdiğiniz destek ve katkılarınız için... Sahada mücadeleyi büyüten teknik ekibimize ve karakteriyle, inancıyla son ana kadar vazgeçmeyen oyuncularımıza... Ve çoğu zaman görünmeyen ama her gün bu yapıyı ayakta tutan tesis çalışanlarımıza... Her şartta takımının arkasında duran, iyi günde de zor günde de desteğini esirgemeyen büyük Altınordu taraftarına... Bu camiada görev almaktan ve takımın ligde kalma mücadelesine katkı sağlayarak bu sürecin bir parçası olmaktan büyük onur duyduk. Altınordu Futbol Kulübü’nün çok daha iyi yerlere layık olduğuna ve bunun gerçekleşeceğine olan inancımız tam. Bu hikayede herkesin emeği var. Birlikte inandık, birlikte mücadele ettik ve birlikte başardık" ifadelerine yer verdi.
İzmir’de intihar denilen olay cinayet çıktı
25 Ocak 2026 Pazar - 11:36 İzmir’de intihar denilen olay cinayet çıktı İzmir’de evinde asılı halde bulunan 18 yaşındaki genç kızın, erkek arkadaşı tarafından öldürüldüğü ve olaya intihar süsü verildiği ortaya çıktı. Tutuklanan cinayet zanlısının ise cezaevinde intihar ettiği öğrenildi. Olay, 12 Aralık 2025 günü saat 11.00 sıralarında Bornova ilçesi Zafer Mahallesi 4303 Sokak’taki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, intihar ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kapıyı çilingir yardımıyla açarak eve giren polis ekipleri, Dilan Geyik’i (18) holdeki demire asılı halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi. Geyik’in cenazesi, savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay yerinde inceleme yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, genç kızın duruş pozisyonu ve asılı olduğu demirin konumunu şüpheli bularak soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturma kapsamında Geyik’in erkek arkadaşı Mustafa Bingöl’ün (27) ifadesine başvuruldu. Bingöl’ün çelişkili ifadeleri üzerine olayın cinayet olabileceği şüphesi ağırlık kazandı. Toplanan deliller, detaylı inceleme için Asayiş Daire Başkanlığı koordinesinde Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne teslim edildi. 450 saatlik görüntü cinayeti aydınlattı Cinayet Büro ve Suç Analiz Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki 40 güvenlik kamerası ve 15 Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kamerasından alınan toplam 450 saatlik görüntüyü saniye saniye inceledi. Yapılan çalışmada, ifadesinde olay günü binaya bir kez geldiğini öne süren Mustafa Bingöl’ün, aslında 4 kez giriş-çıkış yaptığı tespit edildi. Ayrıca zanlının, olayın yaşandığı saatlerde işlettiği börekçi dükkanında olduğunu beyan etmesine rağmen, yaklaşık 1 saat boyunca binanın içinde bulunduğu belirlendi. İntihar notunu katil zanlısı yazmış Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan incelemelerde, Dilan Geyik’in bıraktığı değerlendirilen intihar notunun Mustafa Bingöl tarafından yazıldığı tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren polis, ikili arasında kıskançlık nedeniyle sık sık tartışma yaşandığını belirledi. Zanlının olay günü kapıyı pet şişe kullanarak açtığı, Geyik’i boğarak öldürdükten sonra intihar süsü verdiği ortaya çıktı. Bingöl’ün cinayetin ardından genç kızın teyzesini arayarak kendisine ulaşamadığını söylediği ve cesedin bulunmasını sağladığı da saptandı. Cezaevinde intihar etti Eldeki deliller doğrultusunda 20 Aralık’ta gözaltına alınan Mustafa Bingöl, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bingöl’ün, 22 Aralık tarihinde cezaevinde yaşamına son verdiği bildirildi.
İzmir’de intihar denilen olay kadın cinayeti çıktı
25 Ocak 2026 Pazar - 11:26 İzmir’de intihar denilen olay kadın cinayeti çıktı İzmir’de evinde asılı halde bulunan 18 yaşındaki genç kızın, erkek arkadaşı tarafından öldürüldüğü ve olaya intihar süsü verildiği ortaya çıktı. Tutuklanan cinayet zanlısının ise cezaevinde intihar ettiği öğrenildi. Olay, 12 Aralık 2025 günü saat 11.00 sıralarında Bornova ilçesi Zafer Mahallesi 4303 Sokak’taki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, intihar ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kapıyı çilingir yardımıyla açarak eve giren polis ekipleri, Dilan Geyik’i (18) holdeki demire asılı halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi. Geyik’in cenazesi, savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay yerinde inceleme yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, genç kızın duruş pozisyonu ve asılı olduğu demirin konumunu şüpheli bularak soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturma kapsamında Geyik’in erkek arkadaşı Mustafa Bingöl’ün (27) ifadesine başvuruldu. Bingöl’ün çelişkili ifadeleri üzerine olayın cinayet olabileceği şüphesi ağırlık kazandı. Toplanan deliller, detaylı inceleme için Asayiş Daire Başkanlığı koordinesinde Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne teslim edildi. 450 saatlik görüntü cinayeti aydınlattı Cinayet Büro ve Suç Analiz Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki 40 güvenlik kamerası ve 15 Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kamerasından alınan toplam 450 saatlik görüntüyü saniye saniye inceledi. Yapılan çalışmada, ifadesinde olay günü binaya bir kez geldiğini öne süren Mustafa Bingöl’ün, aslında 4 kez giriş-çıkış yaptığı tespit edildi. Ayrıca zanlının, olayın yaşandığı saatlerde işlettiği börekçi dükkanında olduğunu beyan etmesine rağmen, yaklaşık 1 saat boyunca binanın içinde bulunduğu belirlendi. İntihar notunu katil zanlısı yazmış Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan incelemelerde, Dilan Geyik’in bıraktığı değerlendirilen intihar notunun Mustafa Bingöl tarafından yazıldığı tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren polis, ikili arasında kıskançlık nedeniyle sık sık tartışma yaşandığını belirledi. Zanlının olay günü kapıyı pet şişe kullanarak açtığı, Geyik’i boğarak öldürdükten sonra intihar süsü verdiği ortaya çıktı. Bingöl’ün cinayetin ardından genç kızın teyzesini arayarak kendisine ulaşamadığını söylediği ve cesedin bulunmasını sağladığı da saptandı. Cezaevinde intihar etti Eldeki deliller doğrultusunda 20 Aralık’ta gözaltına alınan Mustafa Bingöl, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bingöl’ün, 22 Aralık tarihinde cezaevinde intihar ederek yaşamına son verdiği bildirildi.
Amfizemli hastalara taze nefes: Cerrahisiz tedaviler
25 Ocak 2026 Pazar - 11:10 Amfizemli hastalara taze nefes: Cerrahisiz tedaviler Akciğerlerdeki hava keseciklerinin geri dönüşü olmayan şekilde hasar görmesiyle ortaya çıkan ve hastalarda şiddetli nefes darlığına yol açan amfizem, hayat kalitesini ciddi biçimde düşüren önemli bir solunum yolu hastalığı olarak biliniyor. Günümüzde, cerrahi işleme gerek olmadan uygulanabilen coil ve valv tedavileri hastalar için yeni bir umut oluyor. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, cerrahisiz yöntemlerle akciğerlerin daha verimli çalışmasının sağlanabildiğini ve hastaların yaşadıkları nefes darlığında belirgin rahatlama yaşadığını belirtti. Akciğerde oluşan kalıcı yapısal hasar nedeniyle hava keseciklerinin genişlemesi ve solunum kapasitesinin giderek azalmasıyla seyreden amfizem, hastaların günlük hayatını ciddi biçimde kısıtlayan önemli bir solunum yolu hastalığı olarak öne çıkıyor. Geleneksel cerrahi yöntemlerin yanı sıra, son yıllarda bronş içinden kesisiz uygulanan coil ve valv tedavileri, özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalar için yeni bir umut kapısı olarak görülüyor. Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, bu modern yaklaşımların hava tuzaklanmasını azaltarak akciğerin daha etkin çalışmasını sağladığını ve hastalarda belirgin nefes rahatlaması sunduğunu belirtti. Katgı, "Son yıllarda, amfizem tedavisinde cerrahi dışı, daha hedefe yönelik yöntemler ön plana çıkmaktadır. Özellikle cerrahiye uygun olmayan ya da cerrahiden kaçınan hastalar için geliştirilen bronkoskopik volüm düşürücü yöntemler, güncel tedavi seçenekleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Coil (spiral) tedavisi ve endobronşiyal valv uygulamaları, kesi gerektirmeden bronkoskopi yoluyla uygulanan cerrahisiz yaklaşımlar olarak dikkat çekmektedir. Bu işlemler, hasarlı akciğer alanlarının solunum üzerindeki olumsuz etkisini azaltmayı ve daha sağlıklı bölgelerin daha etkin çalışmasını hedeflemektedir" diye konuştu. "Cerrahiye uygun olmayan hastalar için iyi bir seçenek" Bronkoskopik volüm düşürücü işlemlerin, özellikle ileri evre amfizem tanısı bulunan ve optimal ilaç tedavisi ile solunum rehabilitasyonuna rağmen nefes darlığı devam eden hastalarda gündeme geldiğini dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, "Bunun yanı sıra açık cerrahi açısından yüksek risk taşıyan, ileri yaşta olan veya ek hastalıkları nedeniyle cerrahiye uygun bulunmayan hastalar için önemli bir tedavi alternatifi oluşturmaktadır. Ayrıca akciğer nakli için sıra bekleyen hastaya vakit kazandırmak için de iyi bir yöntemdir. Hasta seçimi, multidisipliner bir değerlendirme süreci sonunda, bireysel klinik özellikler dikkate alınarak yapılmaktadır" dedi. Söz konusu yöntemlerin hastalığı ortadan kaldırmadığını ancak semptom kontrolü sağlayarak, yaşam kalitesini iyi bir noktaya taşımada önemli rol oynadığını dile getiren Katgı, "Bronkoskopik volüm düşürücü yöntemler, amfizemin temel patofizyolojik sorunlarından biri olan hava tuzaklanmasını azaltmayı hedefler. Aşırı şişmiş ve solunuma katkısı azalmış, bununla birlikte sağlıklı akciğer dokusunun da genişlemesini engelleyen akciğer bölgelerinin etkisinin azaltılmasıyla, diyafram ve solunum kaslarının daha verimli çalışması sağlanır. Bu durum klinik olarak hastalara nefes darlığında azalma, efor kapasitesinde artış ve günlük aktivitelerde daha rahat hareket edebilme şeklinde yansır. Bronkoskopik yöntemler, açık cerrahiye kıyasla daha düşük komplikasyon riski, daha kısa hastanede yatış süresi ve daha hızlı iyileşme süreci sunmaktadır. Özellikle cerrahi sonrası risklerin yüksek olduğu hasta gruplarında, daha güvenli ve daha konforlu bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca kesi gerektirmemesi, hastaların günlük yaşama daha kısa sürede dönebilmesine imkan tanır" ifadelerine yer verdi. "Her amfizem hastası coil tedavisi için uygun değil" Her amfizem hastasının coil tedavisi için uygun olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Nuran Katgı, hastanın akciğer dokusunun yapısı, eşlik eden hastalıklar ve genel solunum kapasitesinin mutlaka detaylı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Katgı, "Uygun hasta seçimi ve işlemin deneyimli ellerde gerçekleştirilmesi, tedavinin başarısını belirleyen en önemli faktörler arasında yer almaktadır" dedi. Coil tedavisinin hangi amfizem tiplerinde tercih edildiği hakkında da bilgi veren Katgı, "Coil tedavisi, akciğer hasarının daha yaygın ve homojen dağılım gösterdiği amfizem tiplerinde tercih edildiği gibi en iyi etkisi bölgesel hasarlı, heterojen amfizem tipinde görülür. Akciğerin yalnızca tek bir bölgesinin değil, geniş alanlarının etkilendiği hastalarda coil tedavisi, solunum mekaniklerini genel olarak iyileştirmeyi amaçlayan etkili bir seçenek sunmaktadır" diye konuştu. Öte yandan akıllı tel olarak da adlandırılan spirallerin işlevine değinen Katgı, "Akıllı tel olarak da adlandırılan spiraller, bronkoskopi sırasında akciğer dokusu içine yerleştirildikten sonra kendi doğal şeklini alarak kendi ekseni etrafında kıvrılır. Bu kıvrılma etkisi, hasarlı ve aşırı şişmiş akciğer alanlarının hacmini azaltır. Böylece akciğer dokusu daha kompakt hale gelir, hava hapsi azalır ve solunum mekanikleri daha dengeli çalışmaya başlar" dedi. Valv mi, coil mi? Valv tedavisi hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Nuran Katgı, ‘valv mi, coil mi’ sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Endobronşiyal valv tedavisi, akciğer hasarının belirli bir bölgede yoğunlaştığı amfizem hastalarında daha uygun bir seçenektir. Hedeflenen akciğer bölgesinin anatomik özellikleri ve solunum üzerindeki etkisi, hasta seçiminde temel kriterler arasında yer alır. Valv tedavisinin başarılı olabilmesi için hedeflenen akciğer bölgesine yan yollardan hava girişi olmaması gerekir. Çünkü tedavideki asıl amaç hasarlı bölgeyi mekanik olarak tıkama yoluyla hava girişinin engellenmesi, sekresyon çıkışına izin verilmesidir. Kollateral ventilasyonun varlığı, valv uygulamasının etkisini azaltan en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle işlem öncesi yapılan detaylı değerlendirmeler, tedavi başarısı açısından kritik öneme sahiptir. Valv mi yoksa coil mi uygulanacağına; amfizemin akciğer içindeki dağılımı, kollateral ventilasyon durumu ve hastanın genel klinik özellikleri değerlendirilerek karar verilir. Bazı hastalarda valv tedavisi daha uygunken, bazı hastalarda coil uygulaması daha iyi sonuçlar sağlayabilir. Valv uygulaması sonrasında hedeflenen akciğer bölgesinde hacim küçülmesi sağlanır. Bu durum, daha sağlıklı akciğer alanlarının solunuma daha etkin katılmasına imkan tanır. Sonuç olarak nefes darlığında azalma, efor kapasitesinde artış ve yaşam kalitesinde iyileşme gözlenir."
Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor
25 Ocak 2026 Pazar - 11:01 Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor Doğa dostu bir yaklaşımla tasarlanan Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı, akıllı enerji sistemleri ve dijital su takibiyle LEED Yeşil Bina Sertifikası yolunda ilerleyen örnek bir yapı olarak öne çıkıyor. Sürdürülebilir kampüs hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı ve akıllı enerji sistemleriyle doğa dostu mimarisi ile dikkat çekiyor. LEED Yeşil Bina Sertifikası alma yolunda ilerleyen yapı, her damla suyun dijital olarak takip edildiği sistemiyle geleceğin eğitim alanları için de örnek oluyor. İklim krizi ve su kaynaklarının korunması küresel bir gündem maddesi haline gelirken, Yaşar Üniversitesi bu alanda somut ve öncü bir adım atmış oldu. Üniversitenin yeni eğitim binası M Blok, sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlandı. Çatıya düşen her damla yağmurun depolandığı, enerjinin güneşten sağlandığı ve sensörlerle israfın önüne geçildiği bina, İzmir’de sürdürülebilir kampüs anlayışına örnek oldu. Yağmur hasadıyla su tasarrufu Çatısına kurulan sifonik yağmur sistemi aracılığıyla toplanan suların 420 ton kapasiteli dev bir sarnıca iletilmesiyle dikkat çeken binada arıtılan sular; peyzaj sulamasından ortak kullanım alanlarına kadar binanın pek çok noktasında yeniden kullanılıyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, muhtemel sızıntılar uzaktan izlenebilir akıllı sayaçlarla anında tespit edilerek müdahale ediliyor. Enerjiyi üreten ve yöneten bina Yaşar Üniversitesi M Blok, su tasarrufunun yanı sıra enerji verimliliğiyle de öne çıkıyor. Binanın anlık enerji ihtiyacının yüzde maksimum 30’u, üzerine kurulu güneş panellerinden sağlanıyor. Yapı içerisindeki 862 adet varlık sensörü, insan yoğunluğunu takip ederek aydınlatma, iklimlendirme ve akıllı tahta sistemlerini optimize ediyor. İnsan bulunmayan alanlarda sistemlerin otomatik olarak kapanması sayesinde gereksiz enerji tüketimi tamamen ortadan kaldırıyor. Teknolojik ve çevreci bina, Yaşar Üniversitesi’nin karbon ayak izini azaltma vizyonunun hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. "Doğaya saygılı bir iş yapıyoruz" Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’nda mimarı olduğu yeni eğitim binasını örnek gösteren Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş de projenin felsefesini şu sözlerle anlattı: "Kentlerimizi betonlaştırdık ve yağmurun toprağa ulaşmasına engel olduk. M Blok projesinde bu döngüyü tersine çevirmeyi hedefledik. 32 bin metrekarelik bu yapıda sürdürülebilirliği, ekonomiyi ve çevre duyarlılığını merkeze aldık. İç mekânlarda sistem tasarımları ve seçilen ürünlerle yüzde 50 su tasarrufunu hedefledik. Hem enerjiyi verimli kullanmak hem de insan konforunu sağlamak adına doğaya saygılı bir işe imza attık." LEED Yeşil Bina Sertifikası hedefi Yaşar Üniversitesi İnşaat Bakım-Onarım Yatırım Daire Başkanı Yetkin Türk ise sürecin prestijli bir ödülle taçlanacağını belirterek, "Gezegenin kaynaklarını koruma motivasyonuyla çıktığımız bu yolda, M Bloğu üst seviye bir skorla LEED Yeşil Bina Sertifikası ile belgelendirmek için çalışmalarımız sürüyor" dedi.
İEÜ ile Karşıyaka buluştu, kazanan çocuklar oldu
25 Ocak 2026 Pazar - 10:55 İEÜ ile Karşıyaka buluştu, kazanan çocuklar oldu İzmir Ekonomi Üniversitesi ile Karşıyaka Belediyesi, anaokulu çağındaki çocukların akılcı ve sosyal gelişimini, ailelerin ve eğitimcilerin bilinçlenmesini desteklemek amacıyla Rektör Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ve Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın imzaladığı bir iş birliği protokolü hayata geçirdi. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) ile Karşıyaka Belediyesi, anaokulu çağındaki çocukların, ailelerin ve eğitimcilerin gelişimini desteklemek amacıyla örnek bir iş birliği gerçekleştirdi. Çocukların akılcı ve sosyal yönden güçlenmesine, ailelerin de sağlıklı birey yetiştirme konusunda bilgilenmesine zemin hazırlayacak protokol, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ve Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal tarafından imzalandı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile Karşıyaka Belediyesi arasında 2 yıl süreyle geçerli olacak protokol, üniversite-şehir bütünleşmesinin güçlü bir yansıması olacak. İEÜ Çocuk Gelişimi Programı’ndaki öğretim görevlileri, Karşıyaka Belediyesi’ne bağlı anaokullarında eğitim gören çocuklara ve ebeveynlere yönelik eğitimler düzenleyecek. Uygulama temelli eğitimler Anaokullarında görev yapan öğretmenlere ilişkin yeterliliklerin, uygulama temelli eğitim faaliyetleriyle geliştirilmesi için çalışmalar yapılacak. Bunun yanı sıra İEÜ Çocuk Gelişimi Programı öğrencileri de belediyeye bağlı anaokullarında uygulama ya da staj yapabilecek. İEÜ’nün ev sahipliğinde gerçekleşen imza töreni, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ve Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Sevinç İnan, Rektör Danışmanı Dr. Burçin Önder ve öğretim görevlilerinin katılımıyla gerçekleşti. "Toplumsal katkıya devam edeceğiz" Törende konuşan Prof. Dr. Abacıoğlu, toplumsal katkıyı merkezine olan proje ve iş birliklerine büyük önem verdiklerini söyleyerek, "Üniversite olarak en büyük sorumluluklarımızdan biri, ürettiğimiz bilgiyi toplumun her kesimi için erişilebilir ve faydalı hale getirmek. Karşıyaka Belediyesi ile imzaladığımız protokol de bunun somut bir örneği oldu. Bu iş birliği sayesinde çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesine katkı sunacağız. Biliyoruz ki, çocuklarımız için atacağımız her adım, hayata geçireceğimiz her proje, aynı zamanda ülkemizin geleceğine yapılan değerli bir yatırımdır. İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak, yaşadığımız kentin ihtiyaçlarına duyarlı, sürdürülebilir ve nitelikli iş birlikleriyle toplumsal katkı üretmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Güçlü bir eğitim modeli olacak" Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ise, belediyeye bağlı 8 anaokulunun bulunduğunu ifade ederek, "Anaokulu eğitimi, yaşam boyu öğrenmenin ve kişilik gelişiminin ilk ve en önemli basamaklarından biri. Bu süreçte bilimsel bilgiye dayalı profesyonel destek almak; alanında uzman akademisyenlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak büyük önem taşıyor. Çocuklarımız, bizim en kıymetli hazinemiz. İzmir Ekonomi Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz bu değerli iş birliği sayesinde, hem çocuklarımızın gelişimini çok yönlü olarak destekleyecek hem de ailelerimizi ve eğitimcilerimizi güçlendiren bir eğitim modeli oluşturacağız" diye konuştu.
Bayındır’da yetişen nergis, bilimde öne çıkıyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:50 Bayındır’da yetişen nergis, bilimde öne çıkıyor Türkiye’nin önemli çiçek üretim merkezlerinden biri olan İzmir’in Bayındır ilçesinde yetiştirilen nergis çiçeği, yalnızca kokusu ve görsel güzelliğiyle değil, bilimsel araştırmalara konu olan tıbbi bileşenleriyle de dikkat çekiyor. Uluslararası bilimsel çalışmalara göre nergis (Narcissus) türlerinde bulunan bazı doğal alkaloidler, Alzheimer başta olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların geliştirilmesinde önemli rol oynuyor. Nergisten ilaca: Galantamin etken maddesi Bilim dünyasının nergise olan ilgisinin temelinde, Amaryllidaceae familyasına ait bazı bitkilerde bulunan galantamin adlı alkaloid yer alıyor. Galantaminin, beyinde sinir iletiminde görev alan asetilkolin maddesinin düzeyini artırıcı etkisi sayesinde, Alzheimer hastalığının hafif ve orta evrelerinde kullanılan onaylı bir ilaç etken maddesi olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, galantamin doğada sınırlı sayıda bitkide bulunurken, nergis türleri bu yönüyle farmasötik araştırmalar açısından büyük önem taşıyor. Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede nergis türleri, bu etken maddeye yönelik bilimsel çalışmaların merkezinde yer alıyor. Klinik kullanımda yer alıyor Galantaminin etkisinin yalnızca laboratuvar çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını belirten uzmanlar, söz konusu maddenin dünya genelinde sağlık otoritelerince onaylı olarak kullanılan bir ilaç etken maddesi olduğunu vurguluyor. Hafif ve orta dereceli Alzheimer vakalarında kullanılan bu etken madde, modern tıpta önemli bir yere sahip bulunuyor. Araştırmalarda nergis bitkisinde bulunan likorin ve narsiklasin gibi diğer alkaloidlerin de antikanser, antiviral ve antimikrobiyal özellikleri açısından bilimsel çalışmalara konu olmaya devam ettiği ifade ediliyor. Uzmanlardan uyarı Öte yandan, uzmanlar, nergis bitkisinin özellikle soğan kısmı başta olmak üzere tüm bölümlerinin zehirli alkaloidler içerdiğini hatırlatarak, evde hazırlanan kür ve karışımların ciddi sağlık riskleri taşıdığı uyarısında bulunuyor. Tıpta kullanılan etken maddelerin tamamının, kontrollü dozlarda ve laboratuvar ortamında elde edildiği vurgulanıyor. Bayındır için katma değer potansiyeli Mis kokulu çiçekleriyle festivallere renk katan Bayındır nergisinin, bilimsel araştırmalar ve doğru tarımsal yatırımlarla değerlendirilmesi halinde, estetik değerinin yanı sıra sağlık ve biyoteknoloji alanında da katma değer üreten bir ürün haline gelebileceğine dikkat çekiliyor.
Birlikte parlayalım minik izleyicileriyle buluşuyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:16 Birlikte parlayalım minik izleyicileriyle buluşuyor Aliağa Belediyesi’nin sömestr özel olarak düzenlediği Tiyatro Günleri kapsamında sahnelenen "Birlikte Parlayalım" oyunu, ilk gösteriminde yoğun ilgi gördü. Çocukların büyük beğenisini kazanan oyun, 24 Ocak-1 Şubat 2026 tarihleri arasında her gün Aliağa’nın merkez ve çevre mahallelerinde ücretsiz olarak sahnelenmeye devam ederek minik izleyicilerine tiyatro dolu bir ara tatil yaşatacak. Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu, Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET)’in bünyesinde faaliyetlerine başladı. Tiyatronun ilk projesi, yazar ve yönetmenliğini Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET) Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt’un yaptığı ‘Birlikte Parlayalım’ oyunu oldu. "Birlikte Parlayalım", rekabet duygusuna kapılmadan dostluğu ve paylaşmayı merkeze alıyor. Oyun, çocuklara her bireyin kendine özgü yeteneklere sahip olduğu ve bu yetenekler doğru şekilde bir araya geldiğinde harika işler başarılabileceği mesajını veriyor. Tiyatroya özel şarkı bestelendi Oyuncu kadrosu Aliağa Sanat Evi (ASEV) kursiyerlerinden oluşan oyun, üç kişilik bir ekip tarafından sahnelenirken, performansa oyuncuların canlı olarak çalacağı ukulele ve marakas eşlik ediyor. Müzikal ögelerin de ön planda olduğu oyunda, sözü ve bestesi Demet Bozkurt’a ait "Parla" adlı şarkı da seslendirilerek izleyicilere ritim ve tiyatronun iç içe geçtiği keyifli bir sahne deneyimi sunuluyor. Aliağa’da tiyatro için yeni bir dönem ALBET Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt, Aliağa Belediyesi’nin Orman Tiyatrosu projesi hakkında şu sözleri söyledi: "Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu kendi içimizde oluşturduğumuz yeni bir oluşum. ‘Birlikte Parlayalım’ oyunumuzu ve gelecekteki diğer oyunlarımızı çocuklarla buluşturmak istiyoruz. Oyunumuzda yaş sınırı yok. Çok küçük seyircimiz için de görsel bir şölen oluşturabilir, hatta ebeveynlerin bile keyifle izleyebileceği bir oyun. Her konuda bize destek olan, çocuk tiyatrosunun gelişimine öncülük eden ve minik seyircimizi sanatla buluşmamıza yardım eden Belediye Başkanımız Serkan Acar’a ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz."
İzmir’deki korkunç cinayetin görgü tanığı konuştu: "Silah sesine koştuk, kanlar içinde bulduk"
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:09 İzmir’deki korkunç cinayetin görgü tanığı konuştu: "Silah sesine koştuk, kanlar içinde bulduk" İzmir’in Menemen ilçesinde uzaklaştırma kararı bulunan saplantılı kişi tarafından pusuya düşürülerek öldürülen 26 yaşındaki Gözde Akbaba cinayetine ilişkin konuşan görgü tanığı esnaf Fatih Şahin, "Silah seslerini duyunca koştuk, hanımefendiyi yerde kanlar içinde bulduk. Ekipler çok hızlı geldi ama kurtarılamadı. Ülkece neden bu kadar vicdansız olduk?" dedi. Menemen İnönü Mahallesi’nde 19 Ocak akşamı saat 20.20 sıralarında meydana gelen olayda, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Lokman E. (33), saplantılı olduğu Gözde Akbaba’nın ikamet ettiği sitenin girişinde pusu kurdu. Akbaba’yı silahla yaralayan saldırgan olay yerinden kaçarken, ağır yaralanan genç kadın ise kaldırıldığı Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2 gün süren yaşam mücadelesini 21 Ocak günü kaybetti. Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından olaydan 1,5 saat sonra bir akaryakıt istasyonunda suç aletiyle birlikte yakalanan zanlı Lokman E., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hayatını kaybeden Gözde Akbaba’nın cenazesi ise İzmir Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsinin ardından yakınlarına teslim edildi ve toprağa verildi. "Silah seslerini duyup olay yerine koştuk" Olay anına tanıklık eden bölge esnafı Fatih Şahin, yaşanan dehşet dolu dakikaları ve hissettiklerini anlattı. Olayın yaşandığı sırada yakınlardaki bir binadan çıktığını belirten esnaf Fatih Şahin, silah sesleriyle irkildiklerini ifade etti. Şahin, "Olay yaşandığı sırada çaprazdaki binadan çıkıyordum ve iki üç el ateş sesi duydum. İlk başta ne olduğuna anlam veremedik ancak olay yerine yaklaştığımda hanımefendiyi yerde kanlar içinde bulduk. Hemen jandarmaya ve gerekli mercilere haber verdik. Sağ olsunlar, ekipler gerçekten çok hızlı davrandılar; yaklaşık 2-3 dakika içinde jandarma olay yerine ulaştı. Ambulans da aynı hızla gelerek hanımefendiyi hastaneye götürdü fakat ne yazık ki vefat ettiğini öğrendik" dedi. "Tüylerimiz ürperiyor" Cinayetin ardından büyük üzüntü duyduklarını dile getiren Şahin, "Olayın görüntülerini izlediğimizde gerçekten kalbimiz sızladı. ’Neden bu kadar vicdansız olduk?’ diye düşünmeden edemiyoruz. Hepimizin annesi, kız kardeşi, çoluk çocuğu var; yaşananlar karşısında tüylerimiz ürperiyor. Bu tür olayların bir an önce son bulması için yetkililerden kesin bir çözüm bulunmasını rica ediyoruz. Bu kişilerin hangi psikolojiyle bu eylemleri gerçekleştirdiklerini anlamak gerçekten mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Dikili Umut Tiyatrosu, umut olmaya devam ediyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:56 Dikili Umut Tiyatrosu, umut olmaya devam ediyor İzmir’in Dikili İlçesi’nde faaliyet yürüten Dikili Umut Tiyatrosu ’Umutlu Mahkumlar’ adlı projesiyle örnek bir adım attı. Dikili’de kurulan, sanat yönetmeni ve tiyatro eğitmeni Mine Atlatmaz’ın öncülüğünde çalışan Dikili Umut Tiyatrosu, ’Cinayet ve Çay Partisi’ adlı kısa komedi oyununu Dikili ve çevresindeki komşu ilçelerde sergiledikten sonra şimdi de ’Umutlu Mahkumlar’ projesiylr cezaevlerinde kalan mahkumlara sergilemeye başladı. 16 Ocak’Ta Aliağa Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, 22 Ocak’ta da Bergama Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan mahkumlara sergilenen oyun büyük beğeni topladı. Mine Atlatmaz’ın yazıp, yönettiği ve ekip arkadaşlarıyla oynadığı ’Cinayet ve Çay Saati’ oyunu 3 Şubat Salı günü Ayvalık Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda sahne alacak. Mine Atlatmaz proje ile ilgili şunları söyledi; "2000 yılında Umut Hep Var sloganıyla kurduğumuz tiyatro topluluğumuz bugüne kadar bir çok projeye imza attık. Umutlu Çocuklar, Umutlu Kadınlar ve Umutlu Patiler en önemlileriydi. Şimdi ise cezaevlerinde sevdiklerinden uzak, topluma kazandırılmayı bekleyen mahkumlar için "Umutlu Mahkumlar" adlı projemizle sahne alıyoruz. Amacımız tüm kardeşlerimize umut ışığı olmak, bir nebze tebessüm etmelerini sağlamaktır. Bu projemizi Adalet Bakanlığı’nın desteği ile tüm Türkiye’deki cezaevlerine yaymak istiyoruz."
Bergama’da pazar yeri çilesi: Yağmurda gölet, çamurda geçiş işkencesi
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:17 Bergama’da pazar yeri çilesi: Yağmurda gölet, çamurda geçiş işkencesi İzmir’in Bergama ilçesi Maltepe Mahallesi’nde her cumartesi kurulan semt pazarında, yağış sonrası oluşan su birikintileri ve pazar sonrası biriken çöpler mahalle sakinlerinin tepkisine neden oluyor. Bergama’nın Maltepe Mahallesi’nde kurulan cumartesi pazarında, otopark alanı ve vatandaşların geçiş güzergahı yağışlı havalarda kullanılamaz hale geliyor. Yağmur sonrası oluşan derin çukurlar ve göletler nedeniyle bölgede ulaşım güçleşirken, mahalle sakinleri ve pazarcı esnafı duruma çözüm bulunmasını istiyor. Çevre kirliliği hat safhada Söz konusu alanın Maltepe Tümülüsü sit alanı sınırları içerisinde yer alması sebebiyle bölgeye asfalt veya beton dökülemiyor. Daha önce belediye ekiplerince mıcır dökülerek geçici iyileştirme yapılan alanda, yaklaşık bir yıldır herhangi bir çalışma yürütülmediği ifade ediliyor. Özellikle yaşlı, çocuk ve engelli vatandaşlar, çamur ve su birikintileri nedeniyle alandan geçmekte zorlandıklarını belirterek, düzenli bakım çalışması talep ediyor. Bölge sakinlerinin bir diğer şikayet konusu ise pazarın kurulmasının ardından ortaya çıkan çevre kirliliği. Pazarın sona ermesiyle birlikte tezgâhlardan geriye kalan sebze, meyve ve ambalaj atıklarının çevreye gelişigüzel bırakılması mahallede kirliliğe neden oluyor. Vatandaşlar, pazar sonrası temizlik çalışmalarının daha titiz yapılması ve denetimlerin artırılmasını talep ediyor. Esnaftan ’toplu çöp alanı’ talebi Pazarcı esnafı ise kirliliğin önüne geçilmesi için pazar alanı içerisinde belirli bir ’toplu çöp alanı’ oluşturulmasını öneriyor. Atıkların tek bir noktada toplanması halinde temizlik çalışmalarının daha hızlı ve verimli yapılabileceğini ifade eden esnaf, belediyeden bu konuda adım atmasını bekliyor.