Yerel Haberler
İzmir
FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası Fuar İzmir’de başladı 07 Mart 2026 Cumartesi - 16:33:51 Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu Ulusal Turnuvası, Fuar İzmir’de başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım yer aldı. Her yıl, 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" amaçlayan ve dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuğun katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezon Ulusal Turnuvası bu yıl İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. UNEARTHED temasıyla düzenlenen turnuvada takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken tasarlayıp kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda öğrenciler robot tasarımı, yazılım geliştirme, problem çözme ve ekip çalışması gibi becerilerini ortaya koyuyor. 74 takım yarışıyor Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilen Ulusal Turnuva’ya Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım, yaklaşık 750 öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Turnuvanın açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Bilim Kahramanları Derneği ve İZFAŞ yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, 22 yıldır düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldiklerini belirterek, "Bugünse hepimiz için bir kutlama günü. Bu sezon 501 takım ve 4 bin 500’ü aşkın çocuk ve gencin katıldığı bir programı mümkün kılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. "Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, "10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Fuar İzmir’de biz hep ticaret, sanayi fuarları yapıyoruz, ama hiçbiri bu kadar neşeli, hiçbiri bu kadar bilim dolu, hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda da burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İki gün boyunca hepinize bol şans, bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu, tadını çıkaracağınız zaman diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık" dedi. Turnuva programında dönüşüm Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ise önümüzdeki yıldan itibaren First Lego League Challenge turnuvalarında yeni bir modele geçileceğini belirtti. Değişen ve gelişen dünyaya uyum sağlamak amacıyla programda dönüşüm sürecinin başlayacağını ifade eden Yurtsever, yapay zekanın da dahil olacağı yeni uygulamalarla programın daha katılımcı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini vurguladı. Turnuva kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren 6 takım, ülkemizi uluslararası turnuvada temsil edecek.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:45 İzmir’e tarih damgalı sevgi yolu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın öncülüğündeki Güzel İzmir Hareketi, Bayraklı Sevgi Yolu’nu baştan aşağı yeniliyor. Smyrna Höyüğü’nden ilham alan proje ile 335 metrelik aks, hem kültürel vitrin hem de ticari cazibe merkezi olacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay öncülüğünde başlatılan Güzel İzmir Hareketi tarafından Bayraklı Sevgi Yolu tasarım projesi hazırlandı. Bayraklı’daki Smyrna Höyüğü’nden (eski Smyrna) referans alınarak oluşturulan tasarımların yer alacağı yol, kentin simge noktalarından biri haline gelecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol, Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile ilgili diğer daire başkanlıkları tarafından sahada uygulama süreçleri sürdürülen proje kapsamında Bayraklı Sevgi Yolu, tarihin izlerini geleceğe taşıyan nitelikli ve modern bir görünüme kavuşacak. Kültürel aks oluyor Bayraklı Sevgi Yolu Sokak Düzenlemesi Projesi alanı Bayraklı’da 335 metre uzunluğunda, yaya öncelikli bir ticaret aksı olarak hizmet veriyor. Doğu tarafında Ord. Prof. Ekrem Akurgal Caddesi ile kesişen sokağın batı ucunda Zeki Yavaş Sokak bulunuyor. Yolun doğu girişi Smyrna Bayraklı Höyüğü girişine 240 metre uzaklıkta yer alıyor. Smyrna Höyüğü, İzmir’in tarihi çekirdeğini oluşturan en eski yerleşim alanları arasında. Proje; Bayraklı Sevgi Yolu çevresinde yer alan modern kentsel dokunun, binlerce yıllık bir yerleşim sürekliliği üzerine kurulu olduğunu ortaya koyacak. Böylece Sevgi Yolu, yalnızca günümüz Bayraklısında bir yaya aksı değil, aynı zamanda İzmir kentinin tarihi gelişim hattına doğrudan temas eden bir kültürel aks niteliği taşıyacak. Sevgi Yolu yeni haliyle İzmir için kültürel, tarihi, turistik ve ticari bir cazibe merkezi haline gelecek. Arkeolojik buluntulardan referans alındı Aks üzerindeki belirli odak noktalarında uygulanan podima (yürüme yolu) zemin kaplamalarında, Antik Smyrna Höyüğü kazılarında ortaya çıkarılan arkeolojik buluntulardaki bezeme ve motif repertuvarından referans alındı. Bu zemin dokusu, modern malzeme kullanımıyla yeniden yorumlandı. Podima yüzeylerdeki desen geçişleri, Smyrna’nın farklı dönemlerine ait kültürel katmanları sembolik biçimde yansıtacak. Ayrıca doğal taş zemin kaplaması üzerine, tarihi referans noktalarına yönlendirme sağlayan mesafe bildirimli yer işaretleri entegre edildi. Höyükteki prehistorik oval planlı ev tipolojisinden ilham alınarak tasarlanan çağdaş üst örtü ve oturma birimleri ile höyükten çıkarılan buluntulardaki desenlerden ilham alınan üçgen formlu kentsel donatılar, geçmişteki barınma biçimlerinin mekânsal hafızasını ve kültürel izlerini günümüze taşıyor. Bu elemanlar hem gölgelik hem de dinlenme alanı işlevi görüyor; form ve malzeme dili açısından tarihi referansları çağdaş kent mobilyasına dönüştürüyor. Aydınlatmasıyla öne çıkacak Proje kapsamında aynı zamanda sokak aydınlatma sisteminin; enerji verimliliği yüksek, homojen ışık dağılımı sağlayan ve yaya güvenliğini artıran armatürlerle yenilenmesi öngörüldü. Aydınlatma elemanları, aks boyunca görsel konforu destekleyecek şekilde konumlandırılarak gece kullanım senaryolarına uygun, süreklilik arz eden bir aydınlatma kurgusu oluşturuldu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:26 30 yıllık emeğe ‘uluslararası’ onur Dünyanın en etkili bilim insanları listesine seçilen sayılı Türk akademisyenden biri olan İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, uluslararası ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Haberleşmeden sağlık teknolojilerine, jeofizikten uzay sistemlerine kadar birçok alanda kullanılan sinyal işleme üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Akan, Avrupa Sinyal İşleme Birliği (EURASIP) tarafından ‘2026 Üstün Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. Dünyanın en saygın bilimsel kuruluşları arasında yer alan Avrupa Sinyal İşleme Birliği, 2000 yılından bu yana çalışmalarıyla fark oluşturan ve gelecek kuşaklara ışık tutan bilim insanlarını, ‘üstün hizmet ödülü’ ile onurlandırıyor. Bu ödül, her yıl sadece bir kişiye takdim ediliyor. Bilim camiasındaki liderliği ile örnek gösterilen İEÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, 31 Ağustos-4 Eylül 2026 tarihleri arasında Belçika’nın Bruges kentinde gerçekleştirilecek törende ödülünü alacak. "Yazdığım kitap yurt dışında okutuluyor" EURASIP içerisinde daha önce de çeşitli kademelerde görevler üstlendiğini belirten Prof. Dr. Akan, "Sinyal işleme alanında 1990’lı yıllardan bu yana çok sayıda çalışma yürüttüm. Alanımla ilgili iki ders kitabı kaleme aldım. ‘Signals and Systems Using Matlab’, dünyanın birçok farklı yükseköğretim kurumunda ders kitabı olarak okutuluyor. EURASIP Biyomedikal Görüntü ve Sinyal Analitiği Teknik Komitesi’nde de önceki dönem başkanlık görevini üstlenmiştim. Mühendislik alanındaki çalışmalarımı, ilk günkü heyecan ve kararlılıkla sürdüreceğim" dedi. "Üretmeye devam edeceğim" Prof. Dr. Akan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 30 yıldır sinyal işleme alanında eğitim verip, bu alanda 38 doktora ve 57 yüksek lisans öğrencisi mezun ettim. Çok sayıda bilimsel araştırma eseri yayınladım. Bu çabalarımın, böylesine anlamlı bir ödülle taçlandırılması benim için son derece keyifli ve mutluluk verici oldu. Bundan sonra da İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin güçlü akademik ekosistemi içinde üretmeye ve bilime katkı sunmaya devam edeceğim." Bir başarı öyküsü Akademik hayatına 1996 yılında başlayan Prof. Dr. Aydın Akan’ın bugüne kadar uluslararası indeksli dergilerde yayımlanmış 93 makalesi, 142 uluslararası konferans bildirisi, 2 ulusararası kitabı, 10 uluslararası kitap bölümü bulunuyor. Akademik çalışmaları şimdiye dek 5 bin 552 atıf alan Prof. Dr. Akan, 2023 yılında Stanford Üniversitesi’nden özel bir araştırma ekibinin açıkladığı ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’nde yer alarak ülkemizi gururlandırdı. Geçmişte EURASIP Biyomedikal Görüntü ve Sinyal Analitiği Teknik Komitesi Başkanlığı yapan Prof. Dr. Akan, Institute of Electrical and Electronics Engineers (IEEE) bünyesinde faaliyet gösteren Engineering in Medicine and Biology Society (EMBS) Türkiye Kolu Başkanlığı görevini de sürdürüyor.
Klaros Antik Kenti, Saya Holding’in sponsorluğunda gün yüzüne çıkıyor
28 Kasım 2025 Cuma - 12:11 Klaros Antik Kenti, Saya Holding’in sponsorluğunda gün yüzüne çıkıyor Saya Holding’in ana sponsorluğunu üstlendiği Klaros Antik Kenti’ne düzenlenen özel gezide, binlerce yıllık kehanet merkezi yerinde incelendi. Holding yönetimi Ege’nin kültürel mirasına sahip çıkma vizyonuyla Klaros’taki çalışmalara destek verdiklerini belirtirken, gezide bulunan Folkart, Volt Teknoloji ve Humanis yöneticileri İzmir odaklı kültür stratejisini paylaştı. İzmir’in Menderes ilçesindeki Klaros Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle Ege Üniversitesi’nin bilimsel liderliğinde devam ediyor. Klaros Antik Kenti’nin ana sponsorluğunu ise kültürel mirasa yatırım yapmayı uzun yıllardır sürdürdüğü toplumsal sorumluluk yaklaşımının merkezine alan Saya Holding üstlendi. Hem bölgenin arkeolojik değerlerine dikkat çekmeyi hem de kentin kültür ve turizm vizyonuna katkı sunmayı hedefleyen holding, bugüne dek bağlı şirketleri aracılığıyla yürüttüğü toplumsal ve kültürel faaliyetleri artık doğrudan holding çatısı altında sürdürmeye başladı. Antik kente düzenlenen gezi programına Klaros Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. Onur Zunal, Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak ve İnsan Kaynakları Direktörü Kezban Sancak Elay katıldı. Gezide açıklamalarda bulunan Klaros Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. Onur Zunal, ana sponsor olan holdinge teşekkür ederek, bu desteğin büyük emeklerle ortaya çıkarılan kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda büyük bir güvence olduğunu söyledi. Doç. Dr. Zunal, "Yatırımlarının büyük bölümünü kendi filizlendiği, yaşadığımız şehre yapan Saya Holding’in desteğinin bir diğer önemi ise özellikle İzmir ve çevresinin sahip olduğu kültür turizmi potansiyelini ortaya çıkarma konusunda özel sektörün de katılımına öncülük etmesidir. Bu anlamda Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izinleri ve desteğiyle yürüttüğümüz Klaros kazısına vermiş olduğu destekten dolayı kendilerine çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Klaros’a verilen desteğin bu yeni yönelimin ilk örneklerinden biri olarak öne çıktığını ifade eden Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, Ege Bölgesi’ndeki tarihsel ve kültürel değerleri sahiplenmeyi bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı. Klaros ile binlerce yıllık bir mirasa dokunduklarını, bunun yalnızca geçmişe saygıyı değil kültürel kalkınmanın gelecek vizyonuyla buluşturulmasını da içerdiğini söyleyen Mengi, holdingin Klaros’a sağladığı destekle yalnızca bir kazı alanının değil bir hafıza mekanının yeniden görünür kılınmasına katkı sunulduğuna dikkat çekti. Mengi, bu katkının aynı zamanda Türkiye’de özel sektörün kültürel alanla kurduğu ilişkinin gelişimine örnek teşkil ettiğini ifade etti. Klaros’tan Smyrna’ya uzanan kültürel vizyon Cem Mengi, antik kentlerin yalnızca arkeolojik değil, ekonomik ve kültürel kalkınmada da itici bir güç olduğunu vurguladı. Ege’nin incisi İzmir’in neolitik dönemden Osmanlı’ya kadar uzanan kesintisiz yaşam izleriyle adeta katman katman bir açık hava müzesi niteliği taşıdığını hatırlatan Mengi, bugün İzmir sınırları içinde tam 875 arkeolojik sit alanı bulunduğuna, bu alanların 17’sinde hala aktif kazıların sürdüğüne işaret etti. İzmir’in elinde Smyrna gibi bir Helenistik başkent, Teos gibi sanatçıların şehri, Metropolis gibi kadınlara adanmış kutsal alanlar, Efes ve Bergama gibi dünya çapında bilinen UNESCO hazineleri ve kehanetleriyle öne çıkan Klaros gibi mitolojik bir merkez bulunduğunu dile getiren Mengi, tüm bu zenginliğin İzmir’in tam kalbinde yer aldığını ifade etti. Bu nedenle İzmir’in kültürel zenginliklerini bugünün diliyle yeniden anlatmak gerektiğini ifade eden Mengi, sadece kazı çalışmalarıyla yetinilmeyip bu mirasın herkesin görebileceği, deneyimleyebileceği alanlara dönüştürülmesinin önemini vurguladı. "Kentin yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlıyoruz" Geziye eşlik eden Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, firmaları için gayrimenkul geliştirmenin yalnızca binalar üretmekten ibaret olmadığını, şehirleri şekillendirirken yaşam kültürünü ve estetik bilincini geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Sancak, İzmir’de attıkları her adımı, mekanı sanat ve yaşam kalitesini bir araya getiren bütüncül bir bakışla ele aldıklarını ifade etti. Bir kentin ruhunun ürettiği sanat, koruduğu değerler ve paylaştığı estetik anlayışıyla ortaya çıktığını vurgulayan Sancak, firma olarak kültürü ve sanatı kent yaşamının merkezinde yer alması gereken bir toplumsal gelişim unsuru olarak gördüklerini belirtti. Sancak, "Kent estetiği güçlendikçe yaşam standardı yükselir; yaşam standardı yükseldiğinde ise şehirle kurulan bağ daha da güçlenir. Folkart olarak tüm projelerimizde bu döngüyü besleyen bir yaklaşımı benimsiyoruz. Folkart yalnızca gayrimenkul üreten bir şirket değildir; İzmir’in kültürel geleceğine yatırım yapan, estetik anlayışını güçlendiren ve kentin yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen bir markadır" dedi.
Akıllı yangın algılama sistemine Avrupa’dan patent
28 Kasım 2025 Cuma - 09:14 Akıllı yangın algılama sistemine Avrupa’dan patent Yapay zekâ destekli çok sensörlü yangın algılama sistemi, üniversite-sanayi iş birliğinin güzel bir örneği olarak Yaşar Üniversitesi ve EDS Elektronik iş birliğiyle geliştirildi. Yeni yöntem, iç mekânlarda yanlış alarm oranını önemli ölçüde azaltarak daha güvenilir bir yangın tespit süreci sunuyor. Çalışma, Bilgi ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin desteğiyle Avrupa Patent Ofisi tarafından uluslararası patentle tescillendi. Yaşar Üniversitesi, EDS Elektronik Destek Sanayi ve Ticaret Ltd. ve Yaşar Üniversitesi Mezunu, Polonya Bilimler Akademisi, Teorik ve Uygulamalı Bilişim Enstitüsü’nde görev yapan Dr. Mert Nakıp’ın ortak başvuru sahibi olduğu yeni nesil çok sensörlü yangın algılama yöntemi, Avrupa Patent Ofisi tarafından tescil edildi. "Çok Sensörlü Yangın Algılama için Tekrarlayan Trend Tahminli Sinir Ağı" başlıklı uluslararası patent, özellikle iç mekânlarda sıkça yaşanan yanlış alarmları önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Yenilikçi proje Patent ekibinde yer alan Yaşar Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş, geleneksel yangın dedektörlerinin çoğunun yalnızca dumanı algıladığı için sigara dumanı, yemek buharı veya toz gibi durumlarda hatalı alarm verebildiğini belirtti. Bu durumun hem kullanıcıları rahatsız ettiğini hem de itfaiye ekiplerinin gereksiz yönlendirilmesine yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Güzeliş, yapay zekâ destekli çok sensörlü yeni sistemin hem yanlış alarm ihtimalini düşürdüğünü hem de gerçek bir yangının gözden kaçırılmasını engellediğini söyledi. Bu kapsamda, Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş’in kurucu ortağı olduğu, Yaşar Üniversitesi çıkışlı yenilikçi bir girişim olan Thales AI Ltd. Şti., üniversitede geliştirilen yapay zekâ tabanlı teknolojilerin ticarileşmesine örnek gösterilen şirketlerden biri olarak Kuzey İzmir TEKMER’de yer alıyor. Güvenilir tespit Uluslararası tescil alan bu yenilikçi çalışmaya liderlik eden ve Polonya Bilim Vakfı (FNP) tarafından Polonya’daki en iyi genç bilim insanlarına verilen START bursu alan Dr. Mert Nakıp da son yıllarda çok sensörlü ve akıllı yangın algılama sistemlerine duyulan ihtiyacın arttığını vurguladı. Nakıp, mevcut çalışmaların çoğunun dış mekân ve orman yangınlarına odaklandığını; geliştirilen yeni yöntemin ise özellikle bina içi kullanıma yönelik daha güvenilir bir çözüm sunduğunu belirtti.
Çatlakların gölgesinde bir yaşam: Atamer sakinleri çözüm istiyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 17:03 Çatlakların gölgesinde bir yaşam: Atamer sakinleri çözüm istiyor İzmir’de Onat Tüneli inşaatı nedeniyle hasar gören Atamer Mahallesi’ndeki bazı evlerde başlayan yıkımlar, vatandaşlarda derin bir korkuya yol açtı. Evlerdeki çatlaklar her geçen gün büyürken, mahalle sakinleri can güvenliklerinin tehlikede olduğunu söyledi. Tüm çağrılarına rağmen muhatap bulamadıkları belirten mahalleli, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile bir an önce görüşmek istiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce yapımı süren Buca Onat Tüneli, Atamer Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların tepkisine neden oldu. 2018’de temeli atılan ve 2026’da hizmete açılması planlanan tünelin kazı ve delme çalışmalarının ilerlemesiyle birlikte çevredeki evlerde çatlak ve yapısal hasarlar artmaya başladı. Son haftalarda özellikle gece yapılan derin kazı çalışmalarının ardından yaklaşık 100 evde çeşitli düzeylerde hasar tespit edilirken, riskli bulunan bazı yapılar tahliye edildi. Mahalle sakinleri, sürece ilişkin yeterli bilgi verilmediğini belirterek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a tepki gösterdi. Dün akşam sloganlar eşliğinde tünel şantiyesine yürüyen kalabalık, "Atamer burada, Cemil Başkan nerede?" diyerek açıklama ve çözüm talep etti. "Bir sorumlu bulamıyoruz, geceleri uyuyamıyoruz" Mahalle sakini Oğulcan Kula, evlerindeki hasarın her geçen gün arttığını belirterek yaşanan tehlikeyi şu sözlerle anlattı: "Gün geçtikçe sıkıntılarımız artıyor, hiçbir sorumlu muhatap bulamıyoruz. Dün gece koltuk olmasaydı duvar üstümüze yıkılıyordu. Evde bebeğimiz var, nöbetleşe uyuyoruz. En ufak bir artçı depremde bile dayanamayız. Mahallenin yarısı gitti, esnaf olarak da büyük zararımız var. Biz evimizi terk etmek istemiyoruz; yetkililer artık gelsin, bizi duysun." "Bir can kaybı olursa sorumlusu belediye başkanıdır" Erman Akkuş ise hem psikolojik hem fiziksel baskı yaşadıklarını söyleyerek, "Bir yıldır bu sıkıntının içindeyiz. Evlerde büyük çatlaklar var. Polisle karşı karşıya getirildik, insanlar çatılara çıktı. Otizmli oğlum çalışmanın gürültüsünden evden kaçtı, gece 4’te komşumla sokaktan aldık. Belediye başkanından randevu bile alamıyoruz. Burada birinin başına bir şey gelirse bunun sorumlusu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’dır" açıklamasında bulundu. "Evimizi başımıza yıktılar, aynı şekilde yapılmasını istiyoruz" Bir başka vatandaş ise evinin ağır hasarlı olduğunu belirterek, "Her taraf çatlak. Gece tüneldeki gürültüden deprem oluyor sandım. Ben evimin yerinde yapılmasını istiyorum. 6 aydır kendi sağlığımı unuttum, yemek yemeyi bile unutur hale geldim. 10 gündür hiç uyumadık. Yer altından gelen ‘güm güm’ sesleriyle yaşıyoruz" dedi. Mahalleli, talepleri karşılanmazsa protestolarına devam edeceklerini belirtti.
ALJ Türkiye, İzmir’de 312 bin fidanı toprakla buluşturdu
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:35 ALJ Türkiye, İzmir’de 312 bin fidanı toprakla buluşturdu ALJ Türkiye’nin, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Ağaçlandırma Seferberliği’nin ilk büyük adımı bugün İzmir’de atıldı. Dikilmesi planlanan yaklaşık 1.4 milyon fidanın ilk aşaması olarak Buca’da 312 bin fidan toprakla buluşturuldu. ALJ Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt’un ev sahipliğinde Buca’nın Yıldızlar Mahallesi’nde düzenlenen etkinlik panelle başladı. Panelde projeye destek veren Orman Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma Daire Başkanı ve Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Mutlu Turan, Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, Reysaş Yönetim Kurulu Başkan Vekili Egemen Döven ve Oyuncu Burcu Biricik de konuşmacı olarak yer alırken, etkinliğe Özge Özacar ile Ümit Erdim de katıldı. Yaklaşık 1 saat süren panelin ardından katılımcılar ilk fidanların dikileceği alana geçerek dikim çalışmalarına başladı. Fidan dikiminde 65 öğrenci de katılımcılara eşlik etti. Bölgeye toplamda 312 bin fidan dikileceği ifade edildi. Satılan her 1 araç için 10 fidan dikiliyor Türkiye’de Toyota, Lexus ve BYD markalarının distribütörlüğünü yürüten ALJ Türkiye, ülke çapında ağustos ayında başlattığı "Ağaçlandırma Seferberliği" kapsamında "Satılan her 1 araç için 10 fidan" kampanyası ses getirdi. Destekçiler ve araç satışlarıyla birlikte kasım ayı itibarıyla 310 bini aşan fidan dikim seviyesine ulaştı. Yangın sonrası zarar gören 185 hektarlık alan yeniden hayat buluyor 2024 yazında yangınla zarar gören Buca’daki 185 hektarlık alan, bilimsel temelli bir ağaçlandırma planıyla yeniden doğaya kazandırılıyor. Seferberlik kapsamında dikilen türler, mavi servi, kara servi ve kızılçam gibi bölgeye uygun ve yangına dayanıklı ağaçlardan seçildi. ALJ Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, "Çok heyecanlıyız. Geçtiğimiz ağustos ayının sonunda başlattığımız ağaçlandırma seferberliği kampanyamız vardı. Satacağımız her bir araç için 10 ağaç fidanı dikeceğimizi söylemiştik. Eylül dikim döneminde 310 bin ağaca ulaştık. Bugün ilk dikim zamanı geldi. Bundan dolayı çok mutluyuz. Önümüzdeki her 6 aylık dikim döneminde yaklaşık olarak hedefimiz 650 bin fidan dikerek yılda 1 milyon ağaca ulaşmak. Bu bir yıllık seferberlik değil, bunun devamlı olmasını istiyoruz. Başka firmalara, sektörlere de ilham vermesini istiyoruz. Burcu Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Kampanyamızın elçisi oldu. Bize büyük destek veriyorlar." şeklinde konuştu. Seferberlik fikrinin orman yangınlarının giderek artması sonrası ortaya çıktığını kaydeden Bozkurt, "Fikir çok zor değil aslında. Baktığınızda son yıllarda tüm dünyanın derdi, ülkemizin de derdi iklim değişiklikleri nedeniyle orman yangınlarında artış yaşanıyor. Her yaz sadece ülkemizde değil dünyada da aynı yangınlar yaşanıyor. Geçtiğimiz yaz çok büyük orman alanlarımızı kaybettik. Bu işin yapılması gerekiyordu, zorunluydu. Dediğim gibi bunun böyle bir seferberliğe dönüşmesi gerekiyordu. Bir araya geldiğimizde ne kadar güçlü olduğumuzu, birlikte neleri başardığımızı görüyoruz. Geç bile kalındığını düşünüyorum. Barajlarımızda yoğunluk oranları çok düşük seviyelerde. Biz bu bölgede daha fazla yeşile ihtiyaç olduğunu düşündük. Onun için sadece ormanlık alanlarda, açık alanlarda değil kent ormanlarıyla şehir merkezlerine bu yeşillendirme çalışmalarını taşımak gerekiyor bunun için de ilgili kurumlarla iletişim halindeyiz. Tüm Türkiye genelinde hem kentlerimizde hem açık alanlarımızda daha fazla ağaçlandırma yapılmasını istiyoruz." dedi. Burcu Biricik seferberliğin kampanya elçisi oldu Toplumsal duyarlılığıyla tanınan ünlü oyuncu Burcu Biricik, projenin kampanya elçisi olarak seferberliğin ilk gününden itibaren destek verirken, kampanya elçisi olarak sahada fidan dikimine de katıldı. Toplumun her kesimine ulaşarak farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Burcu Biricik, "Yani böyle bir şey için herhalde kim olsa benim yerimde seve seve katılırdı. Çünkü içeride de aslında onu söyledim yani seminerde bu kadar yangın çıkarken ciğerimiz bu kadar yanarken içsel olarak hiçbir şey yapamazken şu an Ali Haydar Bey’in önder olduğu bir ağaçlandırma seferberliği ilanı yapıldı. Bir seferberlik olması gibi iyi niyetle ortaya çıkan bir proje. Bir vatandaş olarak, bir anne olarak bu zaten benim görevimdi." diye konuştu.